resim
Umut Bulut
Görev:Yardımcı Antrenör
Takım:-
Yaş:42
Uyruk:Türkiye
  • 4440
    kendisini iyi falan hatırlamam.

    bu adam trabzonspor'un bile kapı dışarı ettiği, toulose'da 2009-2015 arasının en kötü transferi seçilmiş bir futbolcuydu. yabancı sınırı ve fatih terim'in 4-4-2 sevdası sebebiyle adeta yeniden doğdu, burak'ı kesip milli takımın as forveti olacak kadar iyi oynamaya başladı. fatih terim takımını herkes gibi 4-4-2 değil 4-2-3-1 oynatsaydı, hepimizin tahmin edeceği üzere umut bulut yedek kulübesinden dışarıyı nadiren görürdü. çünkü tek forvet oynayabilecek hiçbir vasfı yoktu. ama 4-4-2 dizilişinde, elmander ve burak gibi partnerlerle yanyana oynayacak ve onu besleyen selçuk-melo gibi isimlere sahip olacak kadar şanslıydı. bu sayede parladı ve galatasaray onun bonservisini aldı. kiralık olarak oynadığı ilk sezonunda şampiyonluk yaşadı, bitiriciliği 20 üzerinden 4 olmasına rağmen galatasaray forması giydiği için şampiyonlar ligi'nde gol atabildi. eğer 2012 yazında fatih terim onu aldırmasaydı umut bunları ancak rüyasında görürdü. toulouse'da oynayan bu kabiliyetsiz adamı, ludogorets-bate borisov ayarındakiler hariç hiçbir şampiyonlar ligi takımı para verip de almazdı.

    galatasaray'ın umut'a kıyağı bununla da kalmadı. 2013'te bu adamı transfer ederken, dört sezon boyunca rüyasında göremeyeceği bir meblağ (sezon başına 1.800.000 euro) verdik. yabancı sınırı kalkmasına rağmen takımdan göndermedik, eğer fenerbahçe forması giyseydi 2015 yazında seve seve bir arap ülkesi takımına kiralanmıştı. "hayır ben fenerbahçe'de kalmak istiyorum" demeye kalksaydı, bütün medyasıyla taraftarıyla inanılmaz bir lince kurban giderdi. aziz yıldırım, bu kadar kötü oynayan ve 1.800.000 euro maaş alan bir adamı takımda barındırmamak için her türlü baskıyı kurardı. ama tanman-hamzaoğlu-özbek üçlüsünün gözüne ibrahimovic gözüken umut, takımdan kovulmak şöyle dursun, sneijder'in podolski'nin alamadığı övgüleri aldı. akılalmaz bir biçimde takımın en iyi oyuncusu muamelesi gördü.

    gelelim son sezona. yaşlanmasının da etkisiyle resmen mide bulandırıcı bir performans göstermesine rağmen taraftar umut'a fenerbahçelilerin güiza'ya yaptıklarını yapmadı. umut'a saldırmadı, tribünlerden topluca küfür etmedi. başka hiçbir büyük takım taraftarı bu adama karşı bu kadar müsamaha göstermezdi, ama galatasaray taraftarı kabahatin hamzaoğlu'nda ve çapsız yöneticilerde olduğunu bildiği için umut'un üzerine gitmedi. sonra umut'un yaşadığı korkunç olay sebebiyle taraftar bütün olumsuzlukları unuttu, umut'u bağrına bastı. kısacası galatasaray camiası, umut'a yapabileceği maddi manevi her türlü babalığı yaptı.

    bilmem farkında mısınız ama bu kadar kabiliyetsiz bir adamın bu kadar süre boyunca as oyuncu olarak galatasaray forması giymesi, bu kadar şampiyonluk yaşaması tarihte ender görülen bir olaydır, milyonda bir ihtimaldir. ancak inanılmaz tesadüflerin peşpeşe yaşanmasıyla mümkün olabilir, ki umut'un bu kadar sene galatasaray'da oynamasını sağlayan tesadüfler zinciri şaban filmlerinde bile olmazdı. terim'in 4-2-3-1 yerine 4-4-2 ısrarı, türk futbolunda son 20 yılın en az yerli forvet çıkan döneminin yaşanması, futboldan anlamayan bülent tulun'un umut'a 1.800.000 euro'dan 4 senelik kontrat vermesi, sonra hamzaoğlu gibi çapsız bir adamın galatasaray'ın başında olması, özbek gibi başka bir çapsızın da galatasaray'ın başkanı olması, bu ikilinin umut'u 2015-16 sezonu boyunca galatasaray'ın yegane forvet oyuncusu yapması. inanılmaz ama gerçek.

    bu ahval ve şeraitte, umut efendi utanmadan "gerekirse bir sene a2'de takılırım ama paramı kuruşu kuruşuna alırım" diyorsa bu adamı iyi falan hatırlamam, kimse kusura bakmasın. sana kariyerinin sonunda rüyanda bile göremeyeceğin bir itibar ve para kazandıran bir kulübe karşı bile bu kadar bencilce davranıyorsan hangi karakterden, hangi efendilikten bahsedebiliriz?

    umut galatasaray'ı azıcık sevseydi, geçen sene boyunca sadece 4 gol atabildiği için utanıp "hangi takım istiyorsa giderim, ben bu takımda oynamayı hak etmiyorum" derdi. ben umut'un yerinde olsaydım gerekirse futbolu bırakırdım ama galatasaray'ın benim yüzümden başarısız olmasına müsaade etmezdim.

    umut galatasaray'ı sevdiğinden çok parayı sevdi. bu yüzden benim gözümdeki yeri de okan buruk'tan farklı değildir.
  • 3110
    türkiye futbol altyapısının ingiltere futbol altyapılarını taklit etmesinden ama bunu 10 sene geriden gelerek yapmasından mıdır nedir halen milli takım forması dahi giyen kötü forvettir.

    "ne alaka lan" diyeceksiniz haklı olarak. ne var ki farklı olsun istedim biraz.

    hatırlarsanız ingiltere de 2000-2010 yıllarının özellikle orta döneminde yabancı forvete o kadar abandı ki altyapılardan forvet çıkmaz oldu. hal böyle olunca bir sürü kazma (carlton cole, jermain defoe vb.) ingiltere premier liginden ekmek yedi ve hatta milli takımda oynadı. özellikle 1980'li yıllardan başlayan bryan robson, alan shearer, david platt, robbie fowler ve michael owen dönemi sonrasında kayda değer çıkartılabilen tek forvet wayne rooney idi ve bu nedenle zaman zaman gol yollarında sıkıntı yaşadılar. bu sırada, normal şartlarda milli forma giymiş olması gereken bir sürü isim, lampard, gerrard, scholes, carrick, gareth barry gibi adamların arasından sıyrılamadığı için milli forma giyemedi. bazı adamlar forvet oldukları için "kısmetli" iken bazıları tamamen o dönem dünyanın en iyilerinin oynadığı kadroya giremeyecek kadar "kısmetsiz" adamlardı yani.

    "kısmet" aslında umut bulut'un kariyerinin yapı taşı.

    kariyeri öyle bir döneme denk geldi ki, milli takım açısından genç yaşta iken kalite olarak zorlayamayacağı forvetler kendisi 24-25 yaşlarına geldiğinde futbolu bıraktılar, aradan geçen 7 yılda da bu ülke takımları zaten "1 tane var amk, iyi kullanalım" mantığı ile az olan yabancı hakkını (mantıklı hareket ile) yabancı forvetlere yatırım yaparak kullandı. haliyle bu süreçte yerli forvet yaratmadık. yarattığımız bazı forvetler ise büyük takımlara gidip yabancıları yedeklemeyi seçtiklerinden milli takım konusunda burak'tan başka ciddi rakibi yoktu. nasıl bir dönem sabri'nin yoktu ise, bugün dahi burak ve cenk'ten başka rakibi yok. muhammet diyenler olabilir ama muhammet milli takım için biraz fazla bireysel ve fatih hoca kendine oynayan topçuyu sevmez.

    galatasaray kariyerine bakalım. elmander'in yerine geldi umut. fatih hocanın kaleyi sağlama alması, orta sahada basan ve her türlü pozisyon yaratan 4-4-2'sinde burak'ın yanında, onun defansif zaaflarını kapatması, amiyane tabirle "onun yerine koşması" ve "karambol yaratıp burak'ın üzerindeki baskıyı azaltması" için alındı. tamamen elmander'in yerli muadili mantığı ile yapılan bir transferdi. hakkını yemeyelim, tüm kariyeri boyunca çok koşan ve çok çalışan bir forvet oldu ama forvet meziyetleri maalesef bunlarla sınırlı kaldı. gençliğinde kabul edilebilir olan hız ve atiklik kendisine + değer yazarken, yaşının ilerlemesi ile kaçınılmaz olarak kaybedilen bu özelliklere rağmen, hamza hocası ve basın mensupları ile arasının iyi olması nedeniyle taraftar dışında kimsenin kendisinin geçmiş kredisini yediğini görmemesinin sebebi de aslında artık var olmayan eski özellikleri.

    yukarıda bahsettiğim gibi çift forvetken bir nebze + katan özellikleri bir yana dursun, bitirici güç, top saklama ve takımın toplu oyununa katkı (pozisyon yaratma) gibi tek forvetli sistemde forvetin sahip olması gereken en kritik özelliklere sahip olmaması nedeniyle tek forvette oynadığı her maç taraftara saç baş yoldurtmaktadır. ne var ki, hamza hocasının sevgili kuludur, bu nedenle modern futbolun gereksinimleri kendisi için göz ardı edilerek duygular ile sahaya çıkılmakta, kadro planlanmaktadır; planlanmıştır diyelim daha doğrusu.

    çünkü aklı selim ve ileriyi hedefleyen herhangi bir yönetim / hoca kombinasyonu bu takımın farklı meziyette, daha doğrusu modern futbolda tek forvet oynama kapasitesine sahip, gol atabilen, top tutabilen, pozisyon hazırlayabilen bir forvet ihtiyacı olduğunu görebilirdi. ibrahimoviç de ibrahimoviç diyen ve bu nedenle "şımarık" olarak addedilen tayfayı bir kenara bırakırsak, hemen her taraftarın isim vermeksizin yukarıda saydığım özelliklere sahip bir forvete ihtiyacımız olduğunu bir şekilde, bir mecrada dile getirdiği de düşünülürse, bu ihtiyacı görmek için atom parçalamaya gerek olmadığı, üç adet maçı gözlükleri çıkarıp izlemenin yeterli olduğu açıktır. hamza hoca tarafından kadro mühendisliği o kadar ustaca yapılmıştır ki, emre çolak'ı alternatifi olduğu için 35. dakikada sahadan çıkartan taraftar, kendisi kaç maçtır gram top oynamamasına rağmen "lan bu çıksa kim girecek amk?" düşüncesi ile kendisine sabretmeye zorlanmaktadır.

    umut'un -bu sezon için konuşuyorum- eleştirdiğimiz sabri ile şöyle bir farkı var; sözleşmesi zaten devam ediyordu ve bildiğim kadarıyla -haliyle- isteyeni yoktu. yani kadroda duracaktı. ancak umut'un bu sene üstlenmesi, daha doğrusu kendisine verilmesi gereken yegane görev geçen seneki pandev'in üstlendiği "kupa maçlarının oyuncusu" olmak ve azalarak bitmekti. işte duygular dışında herhangi bir kriter dikkate almadığına inandığım hamza hamzaoğlu "benim (türk) topçum" diyerek kendisini 3. forveti olması gereken takımın 2. forveti olarak, 2. forvet olması gereken burak'ı da 1. forvet olarak düşündü. çünkü ikisi de türk. burak sakatlanınca takım umut'a kaldı, ancak an itibariyle ne fizik gücü ne teknik kapasitesi bu takımı ve ligi sırtlamaya yetecek umut oynadığı dakikalarda takıma sadece zarar verdi. gol attı diye çıkıp pişkin pişkin konuştuğu antep maçında kendisi yerine forvet gibi forvet olsa maç 5 olurdu ama bir allah'ın kulu da çıkıp bunu gündeme getirmedi. neden? 1 kendisi türk, 2 skor taraftarı bir ülkenin vatandaşlarıyız.

    kendisi iyi niyetlidir, bu nedenle sözleşmesi sonuna kadar kadroda kalmasına ses etmem, ama lig ve avrupa maçlarında bırak 11'i, 18'de dahi olmaması gereken bir adamdır. eray'ı koysam forvete en azından o boyla 2 top indirir.

    peki bunlar tamamen umut'un suçu mudur? değerlendirelim. evet umut yeteneksiz. evet, umut kötü, çok kötü hatta. peki elde ne var?

    - kendisinin eksikleri görmeyen veya göremeyen, görse de göz ardı eden; kendisi ve burak'ın kümülatif etkisinden daha fazla etki yapan podolski'yi kötü oynadığı her maçta ismen eleştiren ancak kendisine toz dahi kondurmayan, bir kere dahi eleştirmeyen bir adet hamza hamzaoğlu

    - bonservissiz gignac'ı meksika takımına, bonservissiz izlandalı burak sigthorsson'u nantes'a kaptıran, forvet sandıkları ayew için (ki forvet oynasa burak ve umut'tan daha etkili olurdu) girişimde dahi bulunmayan bir grup yönetici ve yönetim kurulu

    - cenk tosun, muhammet demir gibi kendisinden gözle görülür derecede iyi adamlar dururken kendisini halen milli takıma çağıran bir adet fatih terim

    - podolski, şıno fernandao, van persie es kaza kötü oynasın diye apartta bekleyen ama kendisi aleyhine kazara dahi bir kere olumsuz haber yapmayan passat medyası ile kendisini sürekli olarak "iyi niyetli" olarak nitelendirerek savunan tv yorumcuları

    hal böyle olunca herif de lan herkes benden memnun taraftar ne istiyor der. beni kimse eleştirmiyor demek ki kötü değilim der. zaten özeleştiri yapacak kapasitesi olsa idi 20 senedir top oynayan bir adamın x bir şeyi, herhangi bir şeyi iyi yapabiliyor olması gerekirdi.

    umut azalarak bitmesi gereken bir adam iken bütün bu saydıklarım nedeniyle halen galatasaray ve milli takım forması giymektedir. burada en az suçlu umut'tur. ocak ayına kadar pergel açılmaması halinde bir forvet alınması ve kendisinin azalmadan, anında bitmesi dileğiyle.
  • 4820
    iki haftadır -10 derece ortalama ile ağzımızı burnumuzu dağıtan eskişehir'de bugün itibari ile perdeyi açmamla içeri harika bir güneş ışığı süzüldü. hava durumuna baktım 3 derece yazıyor. dedim ki bu ne sıcak ? çok keyifli bir gün olacak gibiydi, güzel bir kahve içtim, ofise doğru yürümeye başladım. girdim, bilgisayarı açtım, bir yazar arkadaşımızın kedi evi projesi için bir modelleme yapıp iyice keyiflendikten sonra başlıklara göz gezdirirken bu adamı gördüm. ve bir anda şu köpeğe dönüştüm;

    https://www.youtube.com/watch?v=B0uh0oXktvU

    en keyifli anımda bile ismini duyunca, bir yerde görünce moralim sıfırlanıyor. yukarıdaki köpek gibi aklıma seninle ilgili şeyler geliyor flashback olarak. takımda tek forvet kaldığın zamanlar, o hava topuna çıkışların, o boş kaleye atamadığın goller, 60'lardan kalan ilginç gol sevinçlerin... seni ilk 11'de oynatanı suçluyorum genel olarak ama bu dünyada futbolun katili diye biri varsa o da sensin umut bulut. senin kadar yeteneksizini görebilecek miyim bilmiyorum.
  • 711
    hakkari'de şehit olan umut bulut'un kendi ismini taşıyan küçük oğlu umut'un ilk doğum gününe galatasaralı futbolcu umut bulut da katıldı.

    samsunlu 21 yaşındaki umut bulut, koyu bir galatasaray taraftarıydı. kendisiyle aynı adı ve soyadını taşıyan golcü futbolcu umut bulut'a hayrandı. er umut bulut, 19 haziran'da hakkari'de bir karakola düzenlenen saldırıda oğlunu göremeden şehit oldu.

    küçük adaşını "gel bakalım adaşım. sen bize babanın emanetisin" diyerek kucağına alan umut bulut, mumları da birlikte üfleyip doğum günü pastasını birlikte kesti. bu buluşmadan ve isim benzerliğinden büyük mutluluk ve onur duyduğunu belirten futbolcu umut bulut, ilk doğum gününün anısına adaşına imzalı formasını hediye etti.

    http://sphotos-c.ak.fbcdn.net/...164_1676265384_n.jpg
  • 3170
    allah aşkına hava toplarına yükselme
    muhammed askına hava toplarına yükselme
    inandıgın baska bir din varsa onlar adına da hava toplarına yükselme
    azıcık bizde hayat enerjisi bırakmak istiyorsan
    birazcık da olsa galatasaray taraftarını düşünüyorsan
    sokaktaki yetimi
    evlerde galatasaray kazansın diye dua okuyan neneleri
    hiç anlamasa da 2 yaşında stadyuma götürülen bebeğin futbol zevkini başlamadan bitirmemek için

    insanlık için hava toplarına yükselme

    sen her hava topuna yükselip topa dokunamayınca kendimi öldüresim geliyor. kendime intihar planları düzenleyesim geliyor. uyku hapı içesim geliyor umut.

    en iyisi hava topunu da geçtim sen bu ülkeye bir daha gelme.
  • 4960
    ufkunuzu açıyorum:

    umut bulut takımımızda oynadığı son sene “yarınlardan ümitli” cümlesini kuruyorduk adını anmamak için.

    o kadar kötü bir zamanlaması var ki, kendisine atılan her hava topuna 2 defa çıkıyor ve bundan sonra dikkat edin, kendisinin bu zamanlama hatası rakibi de bozuyor. rakip, “ulan bu çıktığına göre bir şey ver herhalde” diyip topa yükseliyor, o sırada yükselmiş olan umut düşüşe geçerken, rakip dengesizce topa vuramadığından top umut’un önüne düşüyor.
  • 4307
    bir futbolcu şanssız olur anlarım
    ayağı çok iyi değildir topa iyi vuramaz anlarım
    korkaktır mücadele etmez hadi onu da anlarım
    ama bir futbolcunun havaya atılan istisnasız tüm toplara erkenden yükselip top daha gelmeden yere inmesini anlayamıyorum. kesinlikle bunun yaşlılıkla teknikle yetenekle açıklanacak bir tarafı yok. bunun açıklanabileceği aslında hiç bir şey yok çünkü ben kötü top oynarım futbolcu değilim ama top gelmeden zıplamam. nasıl zıplıyor anlayamıyorum. bu çok trajikomik bir olay.
App Store'dan indirin Google Play'den alın