• 827
    bugün koyu beşiktaş'lı bir çocukluk arkadaşımla uzun uzun konuştuğumuz turnuva. bahsettiğim arkadaşım eski tinercilerden olup, son yıllarda ise tineri bırakmasından mütevellit, galatasaray'ın avrupa'da ne kadar başarılı olduğunu, yaptığı işlerin ne kadar zor ve taktir edilmesi gerektiğini hep söyler sağ olsun. garibim bu seviyelere o kadar uzak ki* şampiyonlar ligi logosunda bulunan 8 adet yıldızdan bir tanesinin galatasaray'ı temsil ettiğini zannediyormuş. daha doğrusu galatasaray'lı başka bir ortak arkadaşımız logonun hikayesini kendisine bu şekilde anlatıp, beynine işlemiş.*

    aslında bu vesileyle belirtmek ve bilenlere hatırlatmak isterim ki; o sekiz tane yıldızdan bir tanesi gerçekten bir dönem galatasaray'ı temsil etmiştir. turnuvanın şimdiki formatında bu logo artık espirisini kaybetmiştir çünkü turnuva mevcut formatında grup aşamasında 32 takımla oynanmakta. turnuvaya ilk kez bir türk takımının katıldığı sezon olan 93-94 sezonunda ise grup aşaması 8 takımla oynanmaktaydı. bir başka deyişle manchester united'i elediğimiz tur, bir ön eleme değil, son 16 turu idi. velhasıl 93-94 sezonunda katıldığımız çeyrek final gruplarında logoda bulunan 8 adet yıldızdan bir tanesi, evet efendim doğru bildiniz, galatasaray'ı temsil etmektedir. 93-94 sezonu, grup aşamasının 8 takımla oynandığı ikinci ve son sezon olmuştur. haliyle sonra da başka hiç bir türk takımına nasip olmamıştır bu yıldız temsil etme durumu.

    buradan 93-94 kadrosuna da selam ederim bu vesileyle.

    (bkz: avrupa fatihi)

    edit: anlaşıldığı kadarıyla logodaki yıldızlar konusunda kafalar karışık, dolayısıyla bu edit şart oldu. öncelikle belirteyim ki şampiyonlar ligi ilk kez 92-93 sezonunda düzenlenmiştir ve bu ilk düzenlendiği sezonda herhangi bir türk takımı yer almamıştır. turnuva düzenlenmeden önce uefa, görkemli ve kapsamlı bir tanıtım organizasyonu düzenlemiş, bu tanıtımda turnuvanın müziğinden, logosuna, başlama saatinden yayıncı kuruluşlarına kadar tüm detayları ayrıntılı ve çok düzenli bir kurallar bütünüyle futbol alemine sunulmuştur. bu tanıtımda insanların aklına ilk kazınan, avrupa'nın 1 numaralı kupasının artık, o dönemler örneğini sadece nba'de görebileceğimiz bir kurumsallık içinde yönetileceği olmuştur. konumuza dönersek, bu tanıtımda sıra logo tanıtımına geldiğinde uefa yetkilileri şöyle bir cümle kullanmışlardır; "logomuzda gördüğünüz 8 yıldız, grup aşamasına katılacak 8 takımı temsil etmektedir." uefa hiç bir zaman, , "dünya kupasını üç kez kazanan takıma jules rimet (jul rime) kupası ebedi olarak verilir" örneğinde olduğu gibi, logodaki yıldızlar, turnuvaya katılan ilk 8 takımı ebedi olarak temsil eder gibi bir cümle kullanmamıştır. logonun, böyle bir "espirisi" hiç olmamıştır. dolayısıyla, çıkartacağımız sonuç, her yıl turnuvaya katılan takımlar arasındaki son 8 takım, o sezon logodaki yıldızlardan bir tanesi tarafından temsil edilir yani çeyrek final aşamasıdır bu ve halen devam etmektedir. entrinin orijinalinde anlatılmak istenen ise şudur ki: logodaki yıldızların grup aşaması seviyesindeki temsil edilme durumu, türk takımlarından sadece galatasaray'a nasip olmuştur, onun da sezonu 93-94 sezonudur. o dönem 13 yaşında bir çocuk olan bendeniz ise, görüldüğü üzere bu durumu hala hatırlamakta ve espirisinin benim nazarımda kaybolmadığını sizlere aktarmaktayım.
  • 828
    2018-2019 sezonundan itibaren uefa sıralamsında ilk 10 sırada yer alan takımların tüm temsilcilerinin doğrudan gruplarda yer alacağı iddia edilen organizasyon. şu an 10. sırada yer alan türkiye'nin avusturya ve isviçre'nin gerisine düşmesi halinde bu sezon ligi şampiyon olarak tamamlayan takım bile eleme maçları oynamak zorunda kalacak. tabi bu durumda da ilk akla gelen tottenham, arsenal, sevilla vb. büyük liglerin baş altı takımlarının eleme turlarında bölüm sonu canavarı gibi takılma olayı ortadan kalkmış olacak.

    edit: amisos şurda güzel anlatmış:

    (bkz: #2360778)
  • 829
    logosundaki 8 yildiz aslinda ilk sezon olan 1992-1993'teki 8 takimi temsil etmektedir. daha genel olarak 8 takimla oynanan yillardaki katilimcilari temsil eder diye yorumlarsak 93-94 sezonundaki katilimimizla kendimize paye bicebiliriz. orijinalde ilk sampiyonlar ligi sezonu olan 92-93 sezonunda bu turnuvaya katilan ac milan, club brugge, cska moscow, ifk goteborg, marseille, porto, psv eindhoven ve glasgow rangers simgelenmektedir.
  • 830
    adını euroleague falan olarak değiştirsinler çünkü italya 4.sünün şampiyon sıfatıyla oynaması garip olacak. ayrıca portekiz'i çiğ çiğ yemişler. zira önceden 3 takım gönderebilen portekiz yeni formatta 2 takım gönderebilecek uefa sıralaması aynı olmasına rağmen. futbol artık büyük bir sektör ve her sektörde olduğu gibi imkanları ve parası daha başarılı oluyor. o yüzden ben fazla yadırgamıyorum bu değişikliği. bize seyir zevki açısından pozitif katkı verecektir. çünkü bate gibi, astana gibi takımların gelme olasılığı düşmüş zira eski formatta ön elemeden 10 takım gelirken yeni formatta 6 takım gelebilecek. yani ligler bittiğinde gelecek sezon şampiyonlar ligine katılacak 26 takım belli olmuş olacak. geri kalan 6 takımlık boşluk hayvani bir ön eleme turu sonucunda dolacak.

    ön eleme turunu da basit sözcüklerle özetleyeyim. şampiyonlar yolu ve lig yolu diye ikiye bölmüşler.
    şampiyonlar yoluna; uefa sıralamasında 11. ülkeden itibaren en alttaki ülkeye kadar tüm şampiyonlar katılacak. ülkelerin sıralamasına göre ön elemeye daha üst turdan katılarak devam edecekler. buradan 4 takım bilet alacak.
    lig yoluna; 5.6 sıradaki ülkelerin 3.leri ile 7.ve.15. sıradaki dahil, lig 2.leri katılacak. buradan 2 takım bilet alabilecek.

    kısacası lig 2.mize geçmiş olsun. :)

    soru: eğer şampiyonlar ligini veya europa ligi zaten gitme hakkı kazanan takım almışsa ne olacak?
    cevap: şampiyonlar ligini örneğin bir ingiliz takımı kazandı ve aynı takım ligini de ilk 4 içinde bitirdi. bu durumda ingiltere 5.si katılma hakkı kazanmayacak, hak uefa sıralamasında 11.sırada bulunan ülkenin şampiyonunun olacak. şu an çekya.
    cevap 2: avrupa ligini örneğin bir ingiliz takımı kazandı ve aynı zamanda liginde ilk 4'e girdi. katılım hakkı uefa ülke sıralamasında 5.sırada olan ülkenin 3.sünün olacak. o da şu an fransa gözüküyor.
  • 832
    bence futbol açısından üzücü bir formata geçilmiş ne yazık ki.. yayın gelirleri ve diğer kıtalardan izleyicileri, kısaca markalarını korumak adına belirli liglerin ilk 4ünü her halükarda direk lige alıyorlar. aslında bu durum bazı kulüplerin geçmiş yıllarda "süper lig" kurup şampiyonlar liginden çıkmakla tehdit etmesi sonucu oldu biraz da.

    buradan yıllık puanlara bakılabilir.
    https://kassiesa.home.xs4all.nl/...thod5/crank2018.html

    elemeler bizim ligin 2.cisi için belki birazcık daha kolaylaşmış diyebiliriz. en üst sıradaki liglerden gelen takımlar korkutucu olabiliyordu. ama o da kura şansına ve takımın yapısına/formuna/durumuna bağlı şimdi. sonuçta bu sene bizim ligdeki takımları eleyenlere baktığımızda pek hoş tablo çıkmıyor ortaya.
  • 834
    fm oynayanlar zaten yeni formata alışıktı. yorumlamak gerekirse ilk 10dan düşmediğimiz sürece bizim açımızdan daha iyi olmuştur. 2. sıradaki takımımızın ön elemede ingiltere ispanya almanya italya ekipleri ile karşılaşma ihtimali kalmadı. yabancı sınırı kalkması ile birlikte denk konumda olduğumuz liglerin takımları ile yarışıp gruplara kalmaya çalışacağız. kusura bakmayın da sikeyim mariboru astanayı falan ya. kaliteli futbol izlemeye para veriyoruz.
  • 835
    adını yansıtmayan organizasyon.

    devler ligi olarak geçse, büyükler ligi olarak geçse anlarım da, şampiyonlar ligi diyorsun, önceki sene kupa falan kazanamamış takımı oynatıyorsun. neyin şampiyonu pardon?

    bana kalsa her ülkenin kupa şampiyonunu ve lig şampiyonunu alır, böyle bir format yaratmaya çalışırım. buradan gelecek kazanımlarla zamanla isveç, azerbaycan, hırvatistan şampiyonu olan takımlar da kasasına üç beş bir şeyler koyar, daha mücadeleci kadrolar yaratır hem. gerçi bunun da olması için finansal fair play'in düzgün işlemesi lazım. çakalın birisi benim emmi oğlu şeyh benim stadıma 300 milyar bitcoin'e sponsor oldu dediğinde hadi oradan çılgın diyebilmek gerek. bunu demediğin vakit adam sağ ve sol kanadına 400 milyon euro harcıyor, draxler gibi kaliteli adamları yedek bırakıyor çünkü.

    italyan liginin 4.sünün hiçbir şey kazanmadan gittiği organizasyon devler ligi olur, büyükler ligi olur, başarılılar ligi olur ama şampiyonlar ligi olamaz ya. neyin şampiyonusun ki? finansal fair play düzgün işlese; sabırla çekya, hırvatistan, kazakistan, isveç v.s. gibi ülkelerin takımlarının da şampiyonlar ligi gelirleriyle v.s. daha rekabetçi olması sağlansa güzel olacak ama işte hayat...

    avrupa'da tanınan 58 ülke var sanırım. ülke puan sıralamasına göre 29 tanesini şampiyonlar ligine, 29 tanesini uefa avrupa ligine alırsın, lig ve kupa şampiyonlarına da şampiyonlar ligi oynatırsın. çok üstünkörü yazdım ancak gerçekten adının hakkını veren çok güzel organizasyonlar planlanabilir.

    ha o zaman milyar eurolarla oynayan adamlar milyon eurolarla oynamak zorunda kalır, çok fakirleşirler, kıyamam onlara.
  • 838
    yeni formatı ile beraber aslında bir nevi başaltı takımları kendi arasında çarpıştırıyor ve bir nevi güçlü olan, üstünlük kuran geçsin diyor. çünkü özellikle ingiltere başta olmak üzere almanya, italya ve ispanya 4.leri her halükarda playoff aşamasını geçiyordu ve bu takımların playoff eşleşmesinde seri başı olması haksız rekabet yaratıyordu. arsenal, liverpool, tottenham, sevilla, leverkusen gibi takımların playoff'ta elendiğini ben hatırlamıyorum.

    diğer bir avantaj ise şampiyonlar ligi ve uefa avrupa ligi şampiyonu'nun yüksek ihtimalle ülke sıralamasında ilk 4'te yer alan liglerden birinde yine ilk 4'te kalarak şampiyonlar ligi katılım hakkı kazanacağından burada 11. sırada bulunan ülke (şu anda çekya) şampiyonu katılım hakkı elde ediyor.

    yani bir nevi bu 4 büyük lig 4.lerine "sen nasıl olsa geçiyorsun, playoff oynamadan gel" denilmiş. playoff'taki takımları da bu takımlarla oynamaktan kurtarmış. tek handikap champions routeda toplam 40 takım yer alacak olup bunlardan yalnızca 2 tanesinin grup aşamasına katılabilecek olması.

    ama lig 2'miz artık nispeten daha rahat bir ön eleme aşaması geçirecek.
  • 839
    uzun zamandır bu konuda yazmak istiyordum ama yeterli zamanı bir türlü bulamamıştım… kısmet bugüneymiş.

    şampiyonlar ligi resmi olarak 92-93 sezonundan önce thomas kurth g-14 olarak bilenen avrupa'nın önde gelen 14 takımını bir araya getirdi ve şampiyonlar ligini eleme turundan ziyade, grup aşaması ile başlayacak bir lig olarak dizayn etti ve o günden sonra futbolun en büyük organizasyonunu, dünya kupasının elinden aldı. bazı oyuncular için dünya kupasından önemli hale geldi.

    92-93 resmi olarak ilk sezon olsa da, bir çok kişi bunu kabul etmez. sebebi va-om skandalıdır. va-om skandalı; bernard tapie döneminde marsilya kulübü dört lig, bir şampiyonlar ligi şampiyonluğu kazandı. ancak valenciennes ile oynanan lig maçında marsilya'dan jean-jacques eydelie'nin rakip takımdan jacques glassmann, jorge burruchaga ve christophe robert ile temasa geçip 1993'te milan'ı yendikleri şampiyonlar ligi finali öncesi hem oyuncuların sakatlanmaması hem de maçı kaybetmeleri için şike teklif ettiği ortaya çıktı. bunun üzerine marsilya ikinci lige, valenciennes ise üçüncü lige düşürüldü.

    bu nedenle asıl tarih 93-94 olarak düşünülür. ve bu tarihte de başka bir değişikliğin önü açılır. seri başı sisteminin… gruplar sekiz takımdan oluşur ve kimse seri başı değildir. herkes eleme oynamak zorundadır ve galatasaray, manchester united’ı eleyerek şampiyonlar ligi formatını değiştirmiştir. önce sekiz, sonra on altı takımlı lig her geçen sezon ilgiyi arttırmayı başarmıştır..

    ta ki 2003-04’e kadar.. jorge mendes’in kurduğu imparatorluk, devamında bu turnuvada ki bazı düzenlerin değişmesine neden olmuştu.. seri başı sistemi sayesinde portekiz takımları iki takımla yer alıyor ama hiç ciddi bir rakiple karşılaşmıyorlardı. bunu şöyle açıklamama izin verin ;

    bir portekiz takımı (genellikle benfica ve porto’dur bu, diğerleri kaale pek alınmaz) şampiyonlar ligi kurası çekiyorsa şöyle olur; seri başı değilse en dişine göre ikinci torba takımı çeker.

    mesela 2016-17’de benfica, atletico, dortmund, city varken napoli’yi çekmesi gibi.
    portekiz'in ikinci takımı, ikinci torbada yer alırken en kötü birinci torba takımını çeker ve ya iyi bir seri başı çekmişse üçüncü ve dördüncü torba takımları çok kolaydır. mesela yine 2016-17’de barcelona, real, psg, juventus, bayern varken leicester city’ yi çekmesi gibi.

    portekiz'in üçüncü takım kim olursa olsun iki büyüğün arasına düşer. bu birinci ve ikinci torba takımlarının en güçlülerinin olduğu gruptur. mesela sporting 2017-18'de barcelona ve juventus ile aynı grupta olması gibi. bir sezon öncede real ve dortmund’lu gruptaydı…

    bir iskoç, bir ukrayna takımı gruplarında olmazsa olmazdır.

    neyse ;

    porto'nun 2003-04 şampiyonluğundan sonra ne benfica, ne de porto başarılı olamamıştı… ancak bir anda üç takımla katılır duruma gelmişlerdi.. porto (jorge mendes’in kulübü) arsenal, cska, hamburg’lu gruba düşerken, benfica kopenhag, manu, celtic’li gruba düşüyordu (2006-07). (yukarıda belirttiğim kura formülü devrede..)

    bir sonraki sezon 2007-08’de ise 2. torbadan iki takımı vardı (porto ve benfice) 3. torbadan ise sporting.. porto, liverpool, beşiktaş ve marsliya’nın grubuna düştü. dengeli gruptan lider çıktı. chelsea, schalke, valencia ise aynı gruba düştüğü, bir sezondu.. benfica ise milan, celtic ve shaktar’lı gruba düşmüştü. bir önceki sezonda manchester yerine milan, kopenhag yerine shaktar gelmişti. ve yine top 16’da elendiler.

    porto’nun olmadığı sezonda 2010-2011’de, benfica efsane lyon ve schalke’nin grubuna, braga ise coşmaya başlamış shaktar ile arsenal’in grubuna düşmüştü.. hata o braga sezon sonunda porto ile uefa finali oynamıştı..

    2011-12 mendes’in güçlendiği sezon..
    manu ile benfica aynı gruptaydı ve sürprizi yapan basel’di. rumen galeti ise son takımdı. porto ise zenit, apoel ve shaktar’lı kek gruptaydı. buna rağmen onlarda elendi.

    2012-13’de porto, psg, kiev, zagreb ile benfica ise şampiyonlar liginde olmayacak bir şey ile yine ve yeniden celtic ile aynı gruptaydı ve yine arkalarında kaldılar. barcelona ve spartak bu grubu tamamlayanlardı. braga ise bizim gruptaydı..
    ve yine yeniden top 16’da elendiler.

    2013-14’de benfica jorge mendes barışı sağlandı.
    psg, oly, andelecht grubundan yine çıkamadılar. porto, zenit, a. wien ve a. madrid’li gruptan çıkamadılar.

    2014-15’de ise monaco, zenit, leverkusen ile aynı gruba düştü benfica. porto ise bilbao, shaktar, bate ile aynı gruptaydı… buraya not düşmek gerek. portekiz takımı varsa grupta bir ukrayna takımı, bir iskoç takımı ve de dördüncü torbanın en kötü takımı mutlaka vardır. mesela aynı sezon sporting’in grubunda dördüncü torba takımı maribor’du. porto çeyrek final yaptı. ama buraya sonra geleceğim..

    2015-16’da benfica, galatasaray, a. madrid ve astana (en kötü dördüncü torba takımı) porto, chelsea, kiev (ukrayna takımı) macabbi ( en kötü dördüncü torba takımı) benfica çeyrek final yaptı ama ona da sonra gelicem.

    2016-17’de benfica, kiev (aha ukrayna takımı) beşiktaş (kötü olması beklenen takım) napoli (göreceli en kötü ikinci torba takımı) porto ise leicester city’i çekti birinci torbadan. kopenhag ve brugge. sporting ise dortmund, real’li gruba düştü yazık yavrum…top 16’dan ileriye gidemediler.

    bu sezon ise yani 2017-2018’de benfica cska, basel, manu’lu grupta sonuncu oldu.. yine tutturdular ama olmadı. çok kötü bir benfica vardı. sporting ise yine iki büyüğün arasına düştü, barcelona ve juventus..

    porto ise beşikta, leipzig, monaco’lu gruptaydı.. portekizler için kura formülü yine tutmuştu. porto ve benfica kolay, üçüncü takım ise en babayı çekerdi. yani üçüncü takımı oyuncusu genellikle menajer bağlantısı yoktu. bu takımda c. ronaldo ve q7 yüzünden kavgalı oldukları sporting olurdu.

    tabi bu takımların kura şansları sadece gruplarda değil, top 16’da devam eder zaman zaman..
    2008’de schalke ile (penaltılar ile kaybettiler), 2009’da (sporting’in yasaklı olmadığı yıllar) iyi bir seri başı, ukrayna takımı (shaktar) ve kötü dördüncü torba takımı (basel).. ama top 16’da harcamışlar. bayern ile..
    porto ise dişine göre a. madrid ile.

    2010’da arsenal.. (barcelona ikinci turları gelmeden hemen önce)… diğerleri grup aşamasında bitmiş.
    2011’de, kimse top 16’ya kalamamış.
    2012’de, benfica, zenit ile.. çeyrek final’de chelsea ile.. elendiler.
    2013’de, porto, malaga ile.. malaga’ya elendiler.
    2014’de, yine top 16’ya kalan yok.
    2015’de, porto’ya basel gelmiş. çeyrek final’de bayern..
    2016’da, benfica’ya zenit gelmiş yine. çeyrek finalde bayern.
    2017’de, benfica’ya dortmund, porto’ya juventus..

    2003-2004’den itibaren sistematik olarak gruplarda ve top 16’da alenen kollanmışlar.. benfica üç top 16’sı var bunlardan ikisinde zenit ile eşlemiş… birinde ise dortmund. porto ise sadece bir kere basel gelince çeyrek final yapabilmiş… bu düzenin sebebi ne? futbolcu satışları.

    peki, önce bakalım jorge mendes ile küs iken benfica, 127 milyonluk oyuncu satmış ve karşılığında 100 milyon para harcamış.. 27 milyon euro kar elde etmiş.. 2010-11 ile birlikte jorge ile küslük bitmiş. ve başlamış oyuncu satmaya. 8 sezonda 705 milyon euro’luk oyuncu satmışlar.

    porto ise ortaklığın başladığı 04-05 sezonundan itibaren;
    (milyon euro)

    04/05 -95
    05/06- 48
    06/07- 10
    07/08- 78
    08/09- 55
    09/10- 72
    10/11- 38
    11/12- 46
    12/13- 73
    13/14- 81
    14/15- 81
    15/16- 133
    16/17- 21
    17/18- 69

    toplam 900 milyon euro..

    iki takımında ne çok futbolcu aldığı kulüp a. madrid (jorge mendes'in arka bahçesi. costa'yı haberi olmadan a. madrid'e satmışlığı var). toplamda iki kulüpte 100 milyon euroluk oyuncu almış… ama asıl brezilya'lı ve güney amerikalı oyuncuların dahil edildiği, sistemin işlemesi için 1994’de kurulan iki takım var.

    paraná soccer technical center ve j.malucelli futebol.. buradaki oyuncular önce rio ave’ye ve ya maritimo’ya ya da cf belenenses’ye ve ya vitoria sc'ye geliyor. bunların dışında brazilya’da özelilkle cd nacional’den çok sayıda oyuncu geliyor. alt takımlarda oynuyorlar. cüzi miktarda bonservis ile porto, benfica ikilisinden birine transfer oluyor ve sonrası malum..

    şampiyonlar ligi bu yüzden artık eskisi gibi değil. 2000’li yılların başında ve 90’ların sonunda muazzamdı ama artık öyle değil. şampiyonlar liginin yeni formatı ile birlikte portekiz takımlarının önü kesiliyor. böylece fransız ve belçika takımlarının önü açılacak. zira artık eskisi gibi lyon’un sattığı oyuncuların benzerlerini görmeye başlayacağız. artık para birazda kuzeye kaysın. yeni donörler fransız ve belçika takımları olacak. bundan sonra onların grupları daha kolay olacak ve portekiz takımlarının kura formülü devreye girecek. yeni sistemin gelmesinin tek nedeni bu.. zengin takımların donölere para vermeyi ret etmesi.
  • 842
    https://twitter.com/...s/977551563072983041

    katılmak 15 milyon €, beraberlik 900 bin €, galibiyet 2.7 milyon €, gruptan çıkmak 9.5 milyon €.

    kaba bir hesapla gruptan çıkmak için minimum 8 puan yeterli. 2 galibiyet 2 beraberlik almak lazım yani. bu da şu demek şampiyonlar ligine gidip 2. tura kalsak, en az 31.7 milyon € girecek kasamıza.

    daha bunun maç günü ve marketing gelirlerini katmadım. onları da dahil etsek sadece 2. tura kalmanın getirisi 50 milyon €'dan fazla beyler. günümüz kuruyla 250 milyon tl'den fazla para yapıyor. sadece 1 senede yahu, düşünün.

    bizim ne yapı edip şampiyon olmamız lazım. mutlaka şampiyon olmamız lazım. 20'yi 21 yapmak için değil şu pastayı başkasına kaptırmamak için.
  • 843
    gelecek sezon mücadele etmemiz ve gruptan çıkmamız durumunda primler + tv yayın geliri + gişe hasılatları + sponsorluk gelirleri ile birlikte en az 50 milyon eur gelir elde etme potansiyeli olan turnuva. bu açıdan gereksiz paralar harcanmazsa kulübü mali anlamda rahatlığa kavuşturacaktır. taraftar olarak umarız uefadan herhangi bir ceza almayız ve umutlarımız sonunda mutluluğa ve heyecana dönüşür.
  • 844
    --- alıntı ---

    uefa'dan son dakika açıklaması! uefa, şampiyonlar ligi, avrupa ligi, süper kupası'nda yeni sezonda uygulanmak üzere kural değişiklikleri yaptı. uefa'nın açıklamasına göre 2018-19 sezonundan itibaren bu organizasyonlarda uzatmaya gidecek maçlarda 4. oyuncu değişikliği yapılabilecek.

    kontenjanda değişiklik

    uefa'nın duyurduğu diğer bir değişiklik ise, şampiyonlar ligi final, avrupa ligi finali ve süper kupa'da 18 futbolculuk olan maç kadrosu kontejanı, 23 futbolcuya yükseltildi. yani finale çıkan takımlar yedek kulübesinde 7 değil, 12 futbolcuyu oturtabilecek.

    saatlerde değişiklik

    uefa, şampiyonlar ligi'nin saatinde de değişikliğe gitti. uefa, avrupa saatine göre önceden 20:45 olan klasikleşen saati, 21:00'a çekti. uefa'nın yaptığı değişiklikle birlikte şampiyonlar ligi maçları, gelecek sezondan itibaren tsi 23.00 ve 00.00'da başlayacak.

    --- alıntı ---
  • 847
    günümüz futbolunda beni derin düşüncelere sürükleyen uefa organizasyonudur.şöyle ki yeni sezon yaklaşıyor transfer hayalleri kuruluyor.ama şl de ki 5 takımın yedeklerinin neredeyse hepsi bizde as oynar.peki bu şartlar altında biz nasıl onlarla mücadele edeceğiz?bence burda en önemli faktörler iç saha taraftar baskısı ve fatih hoca ancak karşımızda da aykut hoca gibi hocalar olmayacak.yani fatih hoca avantajı biraz nötrlerniyor gibi.o yüzden keşke maddi getirleri denk olsa da avrupa liginde final falan oynasak.öbürtürlü işimiz çok zor çok.
    peşin edit:daha önceden makas bu kadar açılmadığı için süprizler başarı hikayeleri falan çıkıyordu ancak yakın dönemde böyle bir şey de hatırlamıyorum.
  • 848
    her sene kendini tekrarlamaya bayılan ve bayan bir organizasyon. her sene aynı takımlar maç yapıyor. real madrid - juventus, real madrid - dortmund... bu real madrid hiç chelsea ile maç yaptı mı? hatırlamıyorum bile. bu yetmezmiş gibi bir de aynı ülkenin takımları çeyrek finalde karşılaşıyor, liverpool- manchester city gibi. saçmalık. detaya inmeye gerek yok, düpe düz saçma sapan organize edilen turnuva.
  • 849
    gözümüzü korkutmaması gereken turnuvadır. realist bir adamımdır. ama rakiplerin yedekleri bile bizde as oynar denilerek çekinilmesini de bir galatasaraylı'ya yakıştırmam. mesele onların yedeklerinin bizde 11 oynaması değil. elit takımlarda 2-3 futbolcu hariç geri kalan 20-21 futbolcunun tamamı neredeyse aynı seviyede zaten. yani aslında yedeklerinin bir çoğunu isteseler kendi 11'lerinde kullanabilirler de.

    2000 uefa zaferini elde ettiğimizde arsenal'de sonradan oynayan davor suker bizde as oynamaz mıydı? veya kanu. ya da 2013'de schalke'de sonradan oyuna giren fuchs, meyer veya obasi bizde 11 oynasalar kim itiraz ederdi. çıkıp yeniyorsun işte gene de.

    fizik olarak ayakta kalabildiğimiz sürece öyle ezici mağlubiyetler falan almayız. alan paylaşımı konusunda da kendimizi geliştirirsek 2018-2019 sezonunda minimum çeyrek finale kalırız diye düşünüyorum. galatasaray'lıyım diye yazmıyorum. 2-3 tane( sol bek, 8 numara ve sol açık) fernando ayarında takviyeyle gruptan çıkamamak başarısızlık olarak bile görülebilir.

    sonuç olarak; evet piyasa çok arttı, fiziksel olarak çok farklı bir noktaya geldi futbol. ama parasal olarak olmasa da fizik ve pratik gerektiren çalışmalar yaklaşılamayacak şeyler değil. korkmayınız.
  • 850
    son yıllarında hafızalara kazınacak, uzun yıllar boyunca unutulmayacak eşleşmelerin pek yaşanmadığı organizasyon. evet geçen sezonki* barcelona-psg eşleşmesi tarihe geçti ancak seyir keyfi olarak 2002/03'deki manchester united-real madrid, 2003/04'deki deportivo la coruna-ac milan, 2004/05'deki liverpool fc-chelsea fc, 2005/06, 2008/09 ve 2011/12'deki chelsea fc-fc barcelona, 2011/12'deki bayern münih-manchester united eşleşmelerinin yanına yaklaşabilen bir eşleşme olmadı.