• 1
    günümüz modern futbolunda, iki sistem ön plana çıkıyor. bunlar 4-3-3 ve 4-2-3-1. her ne kadar üçlü defans ile 3-5-2 de oynanmakta ise de hem çok az tercih edilmesi hem de bana göre diğer sistemlere nazaran büyük handikaplar taşıması nedeniyle inceleme dışı bırakıyorum. (barcelona ve bir iki takımın daha uyguladığı 4-3-3'ü de irdelelemeye gerek duymuyorum. çünkü bu sistem için özel futbolcularınız olmalı)

    3-5-2'nin en büyük handikapı, hızlı kanatların olduğu takımlara karşı büyük dezavantaja sahip olmasıdır ki bugünün en popüler sistemi olan 4-2-3-1 hızlı kanat adamlarının varlığını esas alan bir sistem olduğunu belirtmeliyiz.

    4-2-3-1'de;

    defansın nasıl olacağını anlatmaya gerek yok diye düşünüyorum. hava toplarında etkin iki çabuk ve geriden oyun kurabilen stoper ve git gel yapabilecek iki bek.

    orta sahada, birisi 3. bölgeye top taşıyan, diğeri iyi bir kesici iki ön libero.

    işte bizde eksik olan bölge burası. çünkü selçuk ne kesici rolünü üstlenebiliyor ne de adam eksilterek 3. bölgeye top taşıyabiliyor. kesici rolünü n. d. jong yapıyor hem de bayağı iyi yapıyor. ancak onun da adam eksiltip 3. bölgeye top taşıma özelliği yeterli değil. genellikle, kestiği ya da stoperlerden aldığı topları dikine tek paslara çeviriyor. tolga ise hem iyi bir kesici hem de adam eksiltebilen bir futbolcu. dikine pas ta yapabiliyor. tek eksiği final paslarında çok iyi olmaması. josue ise iyi pas yapabiliyor ancak adam eksiltip 3. bölgeye top taşıyamıyor. üstelik selçuk gibi savunma özelliği de hemen hemen hiç yok.

    hücum hattımız ise bence türkiye liginin en iyisi. en iyi on numara ve kanat oyuncusu bizde. (sneijder ve bruma) yasin, rodriguez ve sinan da diğer takımlardaki oyuncularla aynı seviyede diyebilirim. forvette ise muhteşem bir şutorümüz ve pasörümüz var. podolski şut imkanı bulduğu anda %85 goldür. şut yollarını kapatmışlarsa en iyi pası çıkarır. üstelik içeri kat eden kanat oyuncuları ve virtiöz sneijder ile müthiş uyumu var. eren de oyunun sıkıştığı anlarda hava toplarında iyi bir alternatif.

    sonuç olarak üç mevkide dünya çapında yıldız oyunculara sahibiz. (muslera-sneijder-bruma) hücum hattında da türkiye'nin en iyisiyiz.

    en kötü olduğumuz alanlar ise sağ bek ve adam eksilten, 3. bölgeye top taşıyan bir ön libero. sağbek konusu içimizde bir yara ama ön libero da çözümüzün olduğuna inanıyorum.

    n. d. jong ve tolga ciğerci bu sorunumuza çözüm olabilir. n. d. jong ve tolga ciğerci her ikisi de iyi birer kesici ve dikine oynayabilen oyuncular. tolganın adam eksiltme özelliği de var. eksik olduğu final paslarında ise sneijder ve podolski gibi iki önemli seçeneği kullanabiliriz. yani final paslarını bu iki futbolcuyla rahatça yapar, tolga'nın bu eksiğini kolayca kapatabiliriz.

    unutmadan yazayım; stoperlerde ahmet çalık ve chedjou olabilir. ancak serdar aziz döndüğünde serdar aziz ve ahmet çalık daha faydalı olur diye düşünüyorum. chedjou maç ritmi kazanıncaya kadar da hakan balta ya da rakibe göre semih kaya'yı kullanmak akıllıca olur.

    not: başlığım aslında, "adam eksilterek üçüncü bölgeye top taşıyan ön libero" olacaktı ama çok uzun olduğundan biraz kısalttım. umarım uygun bir başlık olmuştur!
  • 5
    göbekten dribling ile top taşımak her zaman için risklidir. mesela 2012'de, arkadaşlarla melo ile fernandesi kiyaslarken öne sürdüğüm en büyük tez buydu. melo ve selcugun paslarak 10 saniyede geçtiği bölgeyi fernandes dribling ile 30 saniyede geçiyordu. hele rakibin pres bölgesini 2. bölge olarak ayarladiysa bu daha da risklidir. bize uzak olsun. bize lazım olan orta saha daha çok wes ve poldi'nin topsuz oyundaki sorumluluğunu azaltacak halk dilinde ''adam yiyen orta saha'' tipidir. ah sezon başında tolga'nin yanında de jong yerine delaney'i getirseydik.
  • 7
    bu tip oyuncunun aklıma gelen ilk örneği lassana diarra. müthiş seri, sağlam fizikli ve dribling özelliği olan bir oyuncu. bizde de yakın geçmişte bunu en iyi melo yapıyordu. rakipten pres yediğimiz, çıkmakta zorlandığımız bölümlerde gerek dribling, gerek uzun pas, gerek dikine pasla oyunu açıp takımı ileri taşıyordu.
  • 8
    üçüncü bölgeye adam eksilterek top taşıyan ön libero için dünyada birçok örnek sayılabilir. asıl olan modern futbol anlayışında nasıl bir yapılanmaya gitmen gerektiğini, 4-2-3-1 sisteminde hangi özelliklere sahip futbolcuları bünyene katman gerektiğini bilmektir.

    bir futbolcu ne kadar hızlı olursa olsun, ne kadar yetenekli olursa olsun, sisteme uymuyorsa ondan verim alamazsınız. ya da özelliklerine uygun bölgede oynamıyorsa verimli olamaz.

    örneğin eskiden sağiç ve soliç mevkileri vardı. bugün için bu mevkiler tarihe karıştı ama hala bu mevkilere uygun yetiştirilmiş futbolcular oynatılabiliyor. tabi haliyle de yetersiz kalıyorlar.

    iki ön liberodan birinin iyi bir kesici diğerinin adam eksilten, driplingle topu üçüncü bölgeye taşıyabilen bir futbolcu olması şart. aksi halde ne kanatlar, ne forvet arkası ne de forvet yeterince top alamaz ve hücumda sorunlar yaşanır. tabi bu orta sahanın aynı zamanda savunma özelliğinin de olması kaçınılmaz bir gereklilik. çünkü savunma sertliği ve orta sahadaki ikili mücadelelerin kazanılması başka türlü imkansız.

    neresinden bakarsanız bakın bizde şu anda en iyi alternatif n. d. jong tolga ciğerci ikilisi. selçuk ve josue ise iyi birer hamle oyuncusu olabilirler.
  • 9
    galatasaray'da oynaması mümkün olmayan futbolcu türü, sahanın dışına çıkar bu adam...

    bizde 1. bölge olmadığı için otomatikman 3. bölge de olmuyor, en uç bölge 2. bölge, 3. bölgeye top taşıyan orta saha topu kale arkası tribününe taşıyacağından top toplayıcı falan olması gerekiyor mantık çerçevesinde...

    (bkz: galatasaray'da defans hattı olmaması)
    (bkz: espri kasmak)
  • 12
    bizim futbol takımının 3 eksiği vardır.. stoper, başlığın sebebi olan orta saha ve bir adet hoca.. ilk 11 için iki futbolcuyu alırsak, elimizde ki diğer futbolcularla beraber, iyi bir hoca ile çok iyi takım oluruz. beklerimiz bence gelişebilecek kalitede futbolcular, stoper için ahmet çalık'ın yanına çok yaşlı olmayan ama iyi bir stoper (vitor hugo gibi) tolga'nın yanına (kendisi sakat değil, para alamadığı için oynamıyor) ferri ayarında bir 8 numara.. kanatlar ve wes zaten tamam.. ön tarafta poldi kalırsa tamam ama eğer kalmazsa benim adayım lois diony. gerçi sezon sonu onu da almak zorlaşabilir. o yüzden bence umutsuz olmak için bir sebep yok. akıllı hamlelerle 5 seneyi kurtarabiliriz.
  • 13
    bu sıkıntı ile ilgili daha önce bir şeyler karalamıştım. ama bu başlık altında tolga ciğerci'nin topu üçüncü bölgeye taşıyan oyuncu kategorisinde değerlendirildiğini okudum ve benim izlediğim tolga başka birisiydi herhalde diye düşünmeye başladım. yazının ilgili kısmını yapıştırıyorum.

    "...selçuk ve de jong işin yalnızca savunma tarafıyla alakadar olurken; hücumda fırtına estiren bruma – sneijder – yasin üçlüsünü savunmaya yardım ederken görmek, dört yapraklı yonca bulmaktan daha düşük bir ihtimal. aslına bakarsanız galatasaray’ın topu hep hücum bölgesinde tutmasına rağmen yeteri kadar üretken olamamasının sebebi de bu kopukluk. ne selçuk, ne de jong ne de bek oyuncuları kesinlikle rakip ceza alanı ve çevresine girmiyor. rakip ceza sahası bu oyuncular için adeta bir “51. bölge”. bu da rakip savunmanın konsantrasyonunu kalan dört galatasaraylı’ya yaymasını sağlayarak hata şansını azaltıyor.

    tolga ise oynama şansı bulduğu 10 maçta bu sıkıntıyı zaman zaman gideriyor gibi oldu. türkiye ligi standardının üzerindeki koşu mesafesi sayesinde rakip ceza sahası ve kendi ceza sahası arasında mekik dokuyabiliyordu. bu da hücumcuların rakip savunma arasında boşluklar bularak etkili olmasını sağlıyordu. ancak bu dahi galatasaray seviyesinde bir takımın orta sahası için yeterli olamaz. çünkü tolga da sınırlı hücum becerileri el vermediği için ileri taşıdığı topları olumlu kullanamayan, gol-asist katkısı ise hiç olmayan bir oyuncu. ayrıca oyunun belirli bir noktaya sıkıştığı anlarda, daha önce melo’dan görmeye alışık olduğumuz, 30-40 metrelik diyagonal uzun topları kullanabilecek ve oyunun yönünü bir anda değiştirebilecek bir oyuncunun da yokluğu zaman zaman hissediliyor. bana kalırsa galatasaray kompakt bir takıma sahip olmak istiyorsa, emre belözoğlu tipinde, dikine çalım atarak topu hücuma taşıyabilen, uzun topları kullanma becerisine sahip delici bir orta saha bulmak zorunda. aksi durumda; statik oynayan, çalım becerisi olmayan ve temposu düşmüş olan selçuk ve de jong tipi orta sahalar kullanılarak, hücumcular ile savunmacılar arasındaki bağlantının kurulabilmesi çok zor."

    yazının tamamını okumak isteyen olursa, buraya bırakıyorum. http://www.oyunkurucu10numara.com/...rli-bir-tutarsizlik/