• 2759
    yabancı oyuncu sayısıyla ilgili lig başladıktan sonra yapılan her kural değişikiliği iptal edilene kadar hergün kulüp resmi kanallarından açıklama yapılması ve kendine getirilmesi gereken federasyon. biz kabul etmiyoruz, kim ettiyse açıklamasını istiyoruz diye bas bas bağırmak lazım. ben hakemlerce doğrandığımız ve suyun karşı yakasının kollanıp utanmadan bir de ağlamasını, karadeniz tarafını, ağlayan başkanları 1 sene daha çekemem, galatasaray taraftarının genelinin de sabrının kaldığını sanmıyorum.
  • 2468
    federasyonun basinda her kamu ihalesinde gordugumuz besliden limak’in nihat’i adeta bir kayyum gibi. her isleri komisyon olan bu kisiler elbette futbolda da olabildigince parayi iceride tutmak ister, bu yerli zorunluluguyla para iceride donecek, komisyon da anadolu kuluplerinin esnaf irisi tasra kurnazi yoneticileriyle menajer sebekesinde kalacak.

    futbolun katililer evet, ve yanlislikla degil, bile isteye.
  • 2250
    https://www.tff.org/...687&ftxtID=33890

    "türkiye futbol federasyonu yönetim kurulu, ilgili kurum ve kurullarla görüşerek yaptığı değerlendirme sonucunda tff sağlık kurulu'nun protokolü ile belirlenen tüm sağlık tedbirleri uygulanmak şartıyla, lig ve kupa müsabakalarında locaların yüzde 50 kapasitesi kadar seyirci alınmasına karar vermiştir."

    bizim stadın loca koltuk sayısı sanırım 2000. bu da demek oluyor ki 1000 kişi alınabilecek maçlara. hiç yoktan iyidir ama az. en azından stadın da %10'una izin vermeliler. kulüplerde para kalmadı. seyirci geliri çok önemli.
  • 1299
    2015-2016 sezonu ziraat türkiye kupası yarı final maçlarının programını şöyle ayarlamışlar:
    bir gün arayla maç mı olur? neden 29 nisan ve 20 mayıs çarşamba günü maç yok.
    ilk maçlar:
    -(bkz: 28 nisan 2015 bursaspor fenerbahçe maçı) öncesinde 25 nisan eskişehir deplasmanı,sonrasında 2 mayıs balıkesir ile içerde.
    -(bkz: 30 nisan 2015 galatasaray sivasspor maçı) öncesinde 26 nisan anteple içerde, sonrasında 4 mayıs akhisar deplasmanı.

    ikinci maçlar:
    -(bkz: 19 mayıs 2015 sivasspor galatasaray maçı)öncesinde 16 mayıs gençler içerde, sonrasında 24 mayıs beşiktaş derbisi.
    -(bkz: 21 mayıs 2015 fenerbahçe bursaspor maçı)öncesinde 17 mayıs mersin deplasmanı, sonrasında 25 mayıs başakşehir deplasmanı.

    sanırım çarşamba günleri atv de yayınlanan kara para aşk etkisi bu.
  • 1769
    başkanı gider ayak bir teknik direktörle sözleşme imzalamış ve saatler sonra istifa etmiştir. (bkz: 28 şubat 2019 yıldırım demirören'in istifa etmesi) normal bir ülkede garip karşılanacak bir durum bu ancak bizim gibi her işin siyasetin talimatıyla yapıldığı, siyaset tarafından göreve atanan kişinin göstermelik bir seçimle göreve geldiği ve milli takım teknik direktörünü de siyasetn belirlediği bir ülkede garip karşılanmıyor.
  • 2469
    "lahanayı yerken kıtır kıtır, sapına gelince mee." derler ya, o hesap. kulüplerin hiçbir itirazını ciddiye almayacak olan federasyon. almaz, gereği yok.

    bunu ısrarla yazacağım. bugün türkiye'de sahipli kulüpler hariç (ki dolaylı olarak onlar da dahil) bütün kulüpler devletin oyuncağıdır. bunun sebebi de sadece devlet değil, bizzat bu kulüpleri yönetmiş olan neredeyse tüm yönetimlerdir.

    bütün futbol kulüpleri batık. bitmiş, iflas etmiş hepsi. spk çoktan bunlara el koymasına koyardı. bunu yapacağı zibil gibi sebep var. fakat öyle saçma yasalara tâbi ki bu kulüpler, yönetici olup kulüpleri borç batağında kulaç atmaya mahkum eden ama kendi servetini dağ gibi büyüten adamlar bugün hala o kulüplerin has adamları. dursun özbek gibi bir adam hala elini kolunu sallaya sallaya geziyor. ünal aysal'a bir kişi bile hesap soramadı. canaydın hala saygın adam olarak anılır. faruk süren bu kulübü borçsuz devralıp anasını ağlattı. fatih terim'in insanüstü başarısıyla avrupa kupası gelince temize çıkıverdi, efsane başkan oldu, bugün hala konuşuyor her yerde.

    diğer kulüplerde de aynı şeyler var, tek tek saymaya gerek yok. bu yöneticiler onyıllardır bu kulüplerin içini boşalttılar. gelirler borcun faizini ödeyemez hale gelmiş. bankalar birliği anlaşması olmasa hepsi batacaktı. bu anlaşmayla "biz batmayalım ama bir süreliğine ipotek koyun bize." dedi bütün kulüpler ve buna mecburdular.

    o yüzden kimse ağlamasın. burada haldun üstünel, cenk ergün gibi transfer sihirbazlarını(!) öve öve bitiremedi insanlar. o topçular o şişik ücretleri alırken o para gökten yağmıyordu. sen yıllarca paranı çarçur edersen, vergi cezaların affedilirse, garibandan söke söke alınan vergi senden lütfen alınırsa ve bütün bunların sonucunda süper lig'de izlenen futbol kiribati beşinci ligi seviyesinde olursa günü gelir, o devlet artık o futbolu avcunun içine alır, oyuncak gibi oynar.

    yok yabancı sınırı, yok yerli serbestisi, yok bilmem ne... değeri üç iken beşe transfer edilip yıllık on verilen düşmüş yıldızları hava alanlarında karşılarken iyiydi. eninde sonunda iş bilmez adamların elden ele dolaştırdığı top olur çıkarsın böyle. onlar da seni el altından menajer kliklerine satarlar. en ufak tereddüt de duymazlar.

    beğensen de bu, beğenmesen de bu. itirazı olan bu ligi izlemesin. sonuçta bu tip bir yerli zorunluluğu en çok fatih terim'in işine gelir. adam bunu bilmesine rağmen yabancı serbestisi getirdi. işte terim vizyonu > tüm türk futbolunun vizyonu. bunu da ekleyeyim.
  • 1389
    2-3 yil önce yabanci sayisini dü$ürerek ciddi ciddi galatasaray'in önünü kesmek istediklerini ve bunda ba$arili olduklarini dü$ünüyorum.

    gs istedigi her oyuncuyu alacak kapasitede. hem madden, hem manen. hatirlarsaniz, ünal aysal $öyle bir sözü vardi: galatasaray, arzu edilmesi gereken, seksi bir kulüptür.

    hamit, sneijder ve drogba gibi transferler bu sözün dogrulugunu ispatlar.

    galatasaray köklü, bir kültürü olan, mazisi ba$arilarla dolu bir avrupa kulübüdür. galatasaray avrupa'da tanidik bir simadir ve bunda kesinlikle uefa ve süper kupa'nin etkisi vardir.

    daha önce muhakkak yazmi$imdir ama tekrar etmekte bir zarar yok. ha, fayda da yok, zira i$ i$ten geçti artik.

    deginmek istedigim nokta $u:

    pe$pe$e gelen $ampiyonluklardan sonra birileri el frenini çekti ve saçma sapan bir yabanci kurali getirdi. bu dönemde n'oldu? iç piyasa hareketlendi, güç kaybetmek istemeyen galatasaray tarik çamdal gibi vasat bir oyuncuya sirf bu kural yüzünden 4.75 milyon euro vermek zorunda kaldi. onun öncesinde 2.75 milyon avro'ya gelen salih dursun a hiç deginmiyorum bile! bir de bu adamlara euro üzerinden maa$ baglandi, oooh, kebap!

    tek sorumlu tabii ki tff degil. yönetimlerinde elbet hatalari oldu fakat onlari yanilgiya dü$üren yine tff'nin sürekli degi$tirdigi yabanci kararlari oldu.

    bakin bakalim bjk ve fb o dönemlerde kaç tane yerli transfer yapmi$?

    $imdi gelde fbjk tff i$birligi deme.

    zira fb ve bjk zaten avupa'dan men yemi$ti, yani $ampiyon olsalar bile avrupa'da oynayamiyorlardi. cimbom almi$ ba$ini gitmi$, üst üste gelen $ampiyonluklar, $ampiyonlar liginde çeyrek final..

    ne yapilmaliydi? önce yabanci kurali getirilip, galatasaray'in daha da farki açmasi engellenecek, ardindan da fatih terim'e milli takim için teklif götürülecekti.

    komplo teorisi falan degil, bunlar ya$andi. amaca ula$ildiginda ise yabanci kurali tekrardan kalkti. $imdi bu 4.75, 2.75 milyon avro, uzun süreli mukaveleler ve tonla maa$ yükünün hesabini kim verecek?

    yabanci kuralindan en fazla zarara ugrayan takimin galatasaray olmasi bir tesadüf mü yoksa..
  • 1789
    kurul üyelerinin tamamına yakını akp ve mhp’ye yakın isimlerden oluşan özerk kuruluş.

    --- alıntı ---
    ankara’da haziranda gerçekleştirilen olağan seçimli genel kurul sonrasında türkiye futbol federasyonu (tff) başkanı seçilen nihat özdemir, beraber çalışacağı kurulların üyelerini belirledi.

    futbol camiasının nihat abi’si olarak adlandırılan özdemir, tff’nin en çok tartışılan kurulu olan merkez hakem kurulu (mhk) başkanlığına zekeriya alp’i atadı. özdemir, federasyonun diğer kurullarına da geçen hafta itibarıyla görevlendirmeleri gerçekleştirdi.

    federasyonun internet sitesinden de yayımlanan kurul listelerinde ilginç isimlere rastlamak mümkün.

    kurullarda görev alan isimleri açık kaynaklardaki bilgilerden inceledim. bazı isimlerin sadece hukukçu ve spordan gelme kimlikleriyle kurullarda yer aldığı görülüyor.

    ancak bazı isimlerin ise, hukukçu kimliklerinin yanı sıra siyasi konumları da öne çıkıyor.

    bu kurul üyelerinin geçmişte ya da şimdilerde özellikle akp ve mhp’de siyaset yapmaları dikkat çekiyor.

    mesela, profesyonel futbol disiplin kurulu (pfdk) başkanı avukat aytaç yüksel ile tahkim kurulu başkanı avukat murat balcı, 301 madencinin yaşamını yitirdiği soma faciasında sanık avukatları olarak yargılamada yer aldılar.

    mesela, uyuşmazlık çözüm kurulu başkanı celal candan, akp konya milletvekili aday adayı.

    mesela, temsilciler kurulu başkanı abdurrahman arıcı, spor adamı olmakla birlikte 23. dönem akp antalya milletvekili.

    mesela, amatör futbol disiplin kurulu başkanı avukat selçuk akgün, darbe girişimi yargılamalarında tbmm ve milli savunma bakanlığı’nın vekili. kurulun diğer üyesi avukat esin gürel, mhp’den ankara milletvekili aday adayı. kurul üyesi avukat hasan oymak ise, son seçimlerde akp’den denizli’den milletvekili aday adayı ve eski bakan nihat zeybekçi’nin de avukatı.

    mesela, pfdk üyesi avukat veli tolu, konya’dan akp milletvekili aday adayı. aynı kurulun yedek üyesi avukat zuhal bereket baş, 2015 seçimlerinde akp’den istanbul milletvekili aday adayı.

    mesela, tahkim kurulu üyesi avukat haluk sonsuz, mhp istanbul il eski yöneticisi. aynı kurulun üyelerinden avukat yusuf öksüzömer, fetö’den el konulan denizli’deki uğur soğutucu firmasında ceo olarak görev yaptı.

    mesela, uyuşmazlık çözüm kurulu üyesi başbuğ pınarbaşı mhp istanbul eski il sekreteri.

    mesela, pfdk’nın yedek üyelerinden tamer sağcan ise, başkan nihat özdemir şirketi limak’ın çalışanı.

    mesela, dopingle mücadele kurulu üyesi prof.dr. yunus söylet. hatırlanacağı gibi, prof. dr söylet, akp’in ilk döneminde yaşanan tartışmalı bir süreç sonunda istanbul üniversitesi rektörü olarak atanmıştı.

    tff’nin amatör futbol disiplin kurulu’nda iki ilginç isim daha göze çarpıyor. ilki, yargıtay başkanı ismail rüştü cirit’in oğlu avukat muzaffer enes cirit.

    eski savcı tamöz de kurul üyesi

    ikinci isim ise, ankara’daki yargı çevrelerince yakından tanınan emekli savcı mehmet tamöz. emekli savcı tamöz, 2008’de aralarında tff başkanı nihat özdemir’in de şüpheli olarak yer aldığı mavi hat soruşturmasının da savcısıydı.

    tamöz, hakkındaki yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları nedeniyle özdemir’i tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etmiş, ancak ünlü müteahhit mahkemeden serbest kalmıştı.

    dosya şüphelisi özdemir’in soruşturma sürecinden yıllar sonra tff başkanı olduğu bir dönemde federasyon kurulunda yer almasını nedeniyle tamöz’le görüştüm.

    tamöz’e açıkça “eski soruşturmada şüphelisi olduğu bir kişinin başkanlığındaki federasyonun alt kurulunda görev yapmasını” nasıl açıklayacağını sordum.

    yanıtı şöyle oldu:

    “kurul üyeliği için teklif nihat özdemir’den gelmedi. ben nihat özdemir’in listesinden girmedim. ben daha önce eski yargıtay başkanı hasan gerçeker döneminde spor tahkim kurulu üyeliğim var. spor genel müdürlüğü’nün teklifiyle kurulda yer aldım. ben amatör sporu ve futbolu seviyorum. savcıyken aynı zamanda adliye spor’da yöneticiydim. pfdk’da yer almayı ben istemedim. görev yaptığım dönemde de bana kimse ‘şunu yap, bunu yap’ diyemedi. bu görevde de diyemezler. taviz vermem.”

    --- alıntı ---
    tolga şardan
    t24
  • 1231
    mevcut olanı taş koyma konusunda oldukça ustaca hamleler yapıyor 2 yıldır.

    en iyi hoca galatasaray'da, teklif götürüldü.

    en iyi yabancıları getiren galatasaray, yabancı sınırı konuldu.

    en etkili taraftar galatasaray'da, passolig çıkarıldı.

    yaralayıcı olaylarda seyircisiz oynama cezası veriyoruz dediler, burak yılmaz'a rize'de yapılanı para cezasıyla geçirdiler.

    ırkçılık ve şikeyi örtbas edip, türkçe bilmeyen adamın retweetini 3 maçla cezalandırdılar.
    hem de daha 10 gün öncesinde "emsali yok" diye volkan'ı atamayan bi hakeme sahip federasyon.

    zaten aynı melo için inisiyatif kullanıp "ülkeyi terk etmeli" diyebilen ve ceza alsın diye kendi kuruluna baskı yapan bir federasyon.

    saymakla bitmeyecek, akla gelmeyen daha birçok eylemleri...

    bazıları diyebilir yabancı sınırı, passolig sadece galatasaray'ı mı kapsıyor diye. görmezden gelmeye gerek yok. hepsi en çok galatasaray'ı vurdu. passolig öncesi bile gitgide müşterileşmeye başlanmıştı tribünlerde. bunu da en net yaşayan galatasaray'dı. artık bir kısmın istediği "tiyatro seyircisi" profili oluştu galatasaray'da. ama artık kötü oyun olduğunda da tıpkı tiyatro seyircisi gibi ıslıklayacak bir kesim.
  • 3623
    yabancı sayısını teoride kısıtlamadan pratikte kısıtlamışlar. dünyanın en mantıksız yolu ile.
    https://www.tff.org/...687&ftxtID=47346

    olay şu: 14 yabancı devam ama önümüzdeki sezon 2 tanesi, sonraki sezonlardan itibaren 4 tanesi 21 yaş ve altında olacak demişler.

    1) mesela galatasaray'ı ele alalım. aynı kadro devam etmiş olsun, elimizde önümüzdeki sezon kriterlerine uyan jelert ve yusuf demir var. e tamam güzel, ama sonraki sezon? sırf yusuf ve jelert 22 yaşına geldiler diye sonraki sezon en az 4 yabancı göndermemiz gerekecek. ve her sezon için bu öyle olacak.

    2) e zaten doğru dürüst genç oynatan yok. pratikte çoğu takım 10 yabancıda kalacak. 21 yaş kuralıyla gelen "yabancı" genç ise türk gencinin önüne geçecek. bu takımların çoğu zaten kötü yönetiliyor, şampiyonluk mücadelesi veya küme savaşı veren bi takım kaç tane genç oyuncu oynayır ki? 1 tane oynatırlar 2 tane oynatırlar. eğer yabancıysa önceliği ona verirler.

    teoride yabancı hâlâ 14 ama bu kural devam ederse pratikte ya 14ten az olacak ya da türk gençlerinin önü kapanacak.
App Store'dan indirin Google Play'den alın