1693
geleceği için endişe ettiğim ve artık ileriye dönük umutlarımın iyice tükendiği canım ülkem. ekonomi, göçmenler, adalet, siyaset, liyakat gibi bir sürü sebepler sayabilirsiniz bu durum için ama sanırım en önemlisi toplumsal ahlakın giderek yok olması. haramın helal sayıldığı, hırsızın ev sahibini bastırdığı, güçlünün zayıfı ezdiği, yanlışın doğruya üstün geldiği, geçmişini unutan, rüzgarın estiği yöne savrulan, ne idüğü belirsiz bir toplum olduk çıktık. utanma duygusu toplumun büyük bir kesiminde etkisini yitirdi maalesef. allah sonumuzu hayır etsin. gidişatımız çok ama çok kötü. inşallah fabrika ayarlarımıza döneriz diyeceğim ama sanmıyorum.
1694
bazı insanlar, kurumlar adına, kazanmak için her şeyin mübah olduğu ülke. sporda da aynısı. bu zihniyete karşı yarışıyoruz galatasaray olarak. kazanmak için elimizde olan tek şey birlik olmak. o yüzden kendi yönetimize, teknik ekibimize ve oyuncularımıza sahip çıkmalıyız.
1695
kendisine faydası olacak olan insanları göç etmeye zorlayan ve yakın gelecekte geri dönüşü olmayan bir facia yoluna girecek olan ülke. sokakta top oynayan ve hiçbir şeyden habersiz bir şeyler yapmaya çalışan yeni nesil için çok üzülüyorum. bir ülke nasıl adım adım eliminize edilir ancak bu alanı, devletler bilimini hakkıyla icra edenler teferruatıyla anlayabilir. alanın içinden biri olarak yazıyorum bunu. birkaç sene sonra bu yazıya bakıp bakıp “maalesef yazmışım bunu” diyeceğimden adım gibi eminim.