• 1601
    vedalaşma bakanlığı kurması gereken ülke. ülkeden artık bıkan, iktidarla da anlaşamayan insanları dünya’da bir çok ülke ile temasa geçip oralara postalama işlemlerini yürütmesi gerekiyor. bu kadar vergi veriyoruz bari bu kadarını yapın. zaten siz de bizden memnun değilsiniz. biz sizden hiç değiliz. bari gönderme işlemlerini kolaylaştırın. cahil cühela kitle ile mutlu mesut yaşayın. bu vedalaşmayı kendi başımıza yapmamız çok zor. kurun bir bakanlık. 10 bin tane de teşkilat memuru alın. yazışsınlar abi şu kadar yetişmiş elemanım var postalamak istiyorum. şu şu ülkeler için başvurmuş. şu şu meziyetleri var. ne diyorsunuz? gelen cevaba göre bizi postalama işlemlerine başlasınlar.
  • 1602
    seçimi kaybetmenin verdiği hayal kırıklığıyla kendisiyle alakalı bazı analizlerin yanlış yapıldığı güzide ülkem. en başta ülkenin kaderini belirleyen çok kritik %5-6 ülkeye bir şekilde sokulan kaçak göçmenlerin oyuyla geldi. herkes bas bas bağırıyorken bu insanların ülkeye sokulmasının bir sebebi vardı. deprem bölgesindeki oy oranlarıyla bile alakalı onlara müstehak gibi çok üzücü twitler okuyorum şu anda, sanki bu oyları verenler gerçek depremzedelermiş gibi.

    aylarca kazanacak aday kılıçdaroğlu değildir dedik, herkes dedi ama kemal kılıçdaroğlu bunları hiç dinlemedi. diğer yandan yok ümit özdağ haklıydı, yok o demişti bu demişti demenin de bir lüzumu yok çünkü bu sonuç herkesin eseri, bu başarısızlıktan pay çıkarmaya çalışacakları da tarihin affedeceğini sanmam. artık son umudumuz 28 mayıs ama bu moral motivasyonla kazanma ihtimalimiz yok demek istemesem de bir mucizeye ihtiyacımız olduğu kesin.
  • 1606
    deprem, mülteci sorunu, hayat pahalılığı, ötekileştirme, hukuktan uzaklaşma,konut krizi vs vs. bunlardan rahatsız olan birisiyim ve bunlardan rahatsız olan her kesimden bir sürü insan var. ama olmayan insanlarda var. ben burada onlara da bir şey söylemiyorum. biz bunu yaşadığımıza inanıyoruz. o insanlar bunu yaşamıyorlarsa bize yazık, o insanlar bunları yaşadığına rağmen bu kararı veriyorsa hepimize yazık. ama dediğim gibi ben onlara bir şey demiyorum. ben sadece muhalif kesime özellikle sol, ortanın solu, yenilikçi kesime bir şeyi hatırlatmak istiyorum. bu seçimlerde çıkan aritmetiğe göre 3 siyasal islam merkezli parti (akp,bbp,yrp) yüzde 39.3 oy, 3 milliyetçi parti (mhp,iyip,zafer) yüzde 22.06 oy oranına sahip. chp'nin içindeki saadet, deva, gelecek filan onları da hadi içinizde tutun yüzde 25'siniz. türkiye'nin 62 si türk-islam sentezi ile yaşayan, kendini böyle tanımlayan insanlar. öyle özgürlük getireceğim, ferah ortam olacak, liyakat olacak, insan hakları filan boşuna kafa şişirmeyin. seçmen profili bunları kendi partileri yaparsa hoş bulur, destekler ve hatta bunları yapmaları ile övünür ama bu partiler bunları yapmazsa da çok umurunda olmaz. türk siyaseti demografisi 1992 yılında da böyleydi şimdi de böyle. kendinizi kandırmayın.
  • 1607
    aday falan fark etmiyor. kim aday olursa olsun bu sonuç üç aşağı beş yukarı alınırdı diye düşünüyorum. devletin sınırsız imkanlarıyla propaganda yağdı yıllarca, seçim döneminde de bunun yoğun halini gördük zaten yine. hayat pahalılığı, barınma ihtiyacı, güvenlik, sağlık, hukuk bir kesimin gözünde bunların hiç değeri yok. en azından sandığımız gibi yok. en basit örnek “eskiden azarlıyorlardı, şimdi doktor dövüyoruz. bundan öte özgürlük mü var?!” diyen vatandaş. ne olursa olsun fikri değişmeyecek kemik bir kitle var.

    biz yine sandığa küsmeyelim, elimizden geleni yapalım. 5 yıl kahır çekeceğime 2 hafta daha kahır çekerim.
  • 1610
    ben pazarlamacıyım. marka yönetirken hedef kitle belirlerken "acceptor" ve "rejector" tabirleri kullanırız. mesela kola kategorisinin rejectorları, yani reddedenleri vardır. bu insanlara kola içirmek istiyorsanız, ciddi bir değişikliğe ihtiyacınız vardır. şekersiz kola nitekim böyle bir inovasyondur.

    muhalefet bu seçimde reddedenlerini yeterince yakından dinlemedi, bariyerlerini anlamadı veya anlamak istemedi. bir insan, bir kategoriyi veya insan profilini baştan reddediyorsa ikna etmek imkansıza yakındır. "sünepe", "liderlik vasfı yok", "teröristlerle aynı masaya oturuyor" gibi kalıplar bir kere oturdu mu zor değişiyor; bunu çok pahalı şekilde tekrar öğrendik ama hepimize yazık oldu.

    ben dahil hepimiz bir yanılgıya katılıp ortak olduk ama bu bizim suçumuz değil. elinin altında araştırma şirketleri var, saha örgütleri var. gidip objektif şekilde en geniş kitlelere adayları sordunuz mu? taşrayı, göçmenleri vs eklediniz mi? 2023 yılında çok mu zor bunları yapmak?

    yazık, çok yazık. büyük işbilmezlik.
  • 1611
    14 mayıs 2023 seçimleri'nin sonuçlarını hala aday üzerinden yorumluyorsanız çok yanılıyorsunuz, kemal kılıçdaroğlu yerine ekrem imamoğlu veya mansur yavaş gelseydi de bundan fazlasını alamazdı, hatta bu kadarını bile alacağı meçhuldü. sorun ülkenin cehaleti ve ben dahil birçoğumuz bu cehaleti maalesef küçümsüyoruz. mevcut iktidar yıllardır cahil, sorgulamayan bir kesime hitap etmekte ve her geçen gün bu kesimi arttırmak üzere plan yapmakta. açlıktan ağzın kokarken, sığınacak bir ev bulamazken bunların sebebini sorgulayamıyorsan her şey müstahaktır.

    hep diyoruz ya güzel ülkemiz bunları hak etmiyor diye evet haklısınız bu cehalet ile çok daha fazlasını hak ediyoruz.
  • 1613
    sandık görevlisi idim. hiçbir soru işareti bırakmayacak şekilde yürüttük. sonuçlar bende hayal kırlıklığı yaratsa da beklediğimden iyi geldi. ben açıkçası ilk turda biter diye düşünüyordum. neyse artık 2 hafta daha umutlarınız sonra yine aynı finali izleriz gibi. sağcı muhafazakar kesimin önüne kimi getirirsen getir sonuç değişmez. x olsaydı, y olmasaydı, z ile itiifak yapılsaydı, recspzxvd ile arasına mesafe koysaydı, filanca kesim ile ortak olsaydı. vs. hepsi teferruat. sonuç değişmezdi. çünkü daha önce mevcut iktidar ortağı, iktidara karşı mahalefetle ortaklık kurmuş ve sonuç benzer olmuştu. ülkem adına daha güzel yarınları yaşamak dileğiyle...
  • 1614
    iyiye gitme ve düzelme süreci değişik, fakat mutlaka işleyen ülkemiz.

    galatasaray kulübü, en baskıcı ve zor iktidarlardan biri olan 45 yıllık abdülhamit iktidarında
    baskıya rağmen kuruldu.
    atatürk, doğduğundan itibaren 38 yaşına kadar
    abdülhamit rejiminden başka bir rejim görmedi.

    enseyi karartmayın. türkiye ve dünya tarihi okuyun, matematik ve istatistik ile inceleyin.

    değişim loading..
  • 1615
    adaydan bağımsız bu ülkede artık azınlık bir muhalefet oyu olduğunu kabul etmemiz lazım. kk bence mükemmel bir kampanya yürüttü ama medyanın ve ülkenin %99 u bir partinin elinde ve ne yaparsa yapsın bu eşiği aşmak için oy verecek insan bu kadar. düşünün gökhan zan’ın meclise giremediği ama 80 yaşına gelmiş hans, herkel diyen bir adamın % 10 oy aldığı bir seçimden bahsediyoruz. ülkede erdoğanizm diye bir gerçek var ve 21 yıldır bu ülkeyi yönetiyor. partisi ciddi kan kaybetmiş % 35 lere düşmüş ama kendi oyu maalesef düşmüyor.
  • 1617
    taşralı cahilin eğitimli kesimi yendiği ülke. her seçim sonucu bize bunu kanıtlıyor, kanıtlamaya devam edecek. tek adam sevgisi yüzünden cebindeki paranın pul olmasını bile göremiyorlar, ülkeye doldurulan mültecileri göremiyorlar, hizbullahın siyası ayağını göremiyorlar yeter ki tek adamları başta olsun hiçbir şey umurlarında değil. bir de muhalif kesimin hatası var ki o da daha deprem felaketi olmadan enflasyon iyice fırlamadan anketlerde 51 alan milliyetçi aday mansur yavaş'ı aday yapmamak. işin içine demirtaş'ı hdp'yi sokarsan taşradaki muhafazakar milliyetçi seçmen gider ekmeği 5 lira yapana oy verir.
  • 1618
    https://youtube.com/...MHZRBc?feature=share

    yersen demokratik bir ülkedir. insanlar; işine geldiği gibi demokrasi, egemenlik ve özgürlük kavramlarını bu ülke insanına dikte eder. seçime gelecek olursak; her şeyi anlarım ama deprem bölgelerinde iktidarın bu kadar fark atmasını anlayamam. bu ciddi manada tuhaf bir durum. yahu orda canınızla sınandınız daha ötesi var mı? bir insanın canından daha kıymetli neyi var ki? iki gün sonra yine canınla sınanmak için taraf oluyorsun. çünkü canının bir kıymeti yok bu insanlar için, belli ki senin için de yok o canın kıymeti.
  • 1619
    suçlu aramanın yanlış ve gereksiz olduğu ülkemiz. demokrasi böyle bir şey beğenilmiyorsa beğenmeyenlere aristokrasi ve ya meritokrasi öneririm tabi bu grupların da kimlerden oluşacağını sabaha kadar tartışırsınız.

    kırsal kesimden baskın oranda oy almak başka cehaletle bunu bağdaştırmak bakşa , ayrıca cehalet ile ile ilgili düşüncelere, cehaleti mevcut eğitim sistemine bağlayanlara gülüyorum, bu insanın yapısının ve doğasının muhafazakarlığa yakın olmasıyla ilgilidir, en muhafazakarlar da kendi halinde yaşayanlardır, sadece ekonomi ile isyan edilmemesi de bu yüzden normaldir. dinler bile ilk ortaya çıktıkları zaman ve ilgili yerlerde o dönemin muhafazakarları tarafından büyük tepki almışlardır. yani muhafazakarlığın da sadece dinle ilgisi de yoktur.

    ülkeden eğitime gelirsek, bu ülkede mevcut iktidarın kazandığı ilk üç seçim artan oranda olacak şekilde 5 sene içinde oldu ve ne ara eğitim sistemini bozup bahsettiğiniz şekilde cahil nesil yetiştirip oy aldılar anlatacak olursa sevinirim. 0'dan bu iktidar döneminde yetişmiş olan nesil 2000 ve sonrası doğanlardır ki bu neslin ağırlıklı olarak oy verdiği partinin iktidar ve ittifakı olduğunu düşünmüyorum. ayrıca eğitim sistemini bozan kişiyi arıyorsanız 28 şubat sonrası asker talimatıyla hareket etmiş, anadolu liselerinin orta bölümlerini kapatan, diğer rizeli başbakandan hesap sormak gerekir diye düşünüyorum.

    bu durum 50 seçimlerinden beri aynıdır, özellikle 90larda ayrışmasının sebebi merkez sağın 2 parça halinde hareket etmesidir. mevcut iktidarın partisi de catch-all parti olmaktan uzaklaştıkça gördüğünüz üzere oy oranını kaybedecektir. bu seçim değil ama önümüzdeki genel seçimde değişiklik görebiliriz.
  • 1620
    halkı arasında en sık kullanılan cahil, cehalet, hırsız, soysuz, terörist, şunun adamı, bunun maşası vb. ötekileştirici ifadeler olunca ne bugünden ne de yarından demokrasiye ilişkin bir ışık verebilen ülkedir. bu nedenle, hiçbir zaman demokratik bir ülke olabileceğimizi zannetmiyorum. dolaysıyla ülkedeki en elit tartışma da ‘sen abdulhamiti savundun’ minvalinde. senin görüşünden olmayan adam ne terörist ne de cahil. belki öncelikleri farklı belki düşünceleri farklı. oturup anlamaya çalışmak ve saf değiştirmesini sağlamak yerine fil dişi kulelerinde rahatını bozmayanlar ve kişisel hırslarını dayatmak isteyenler nedeniyle, evet belki de 5 yıl daha mevcut hükümetle devam edilecek. ‘köylü milletin efendisidir’ düşüncesinden ‘taşralı cahiller’e nasıl gelindi diye herkes oturup düşünmeli.
  • 1621
    yarısının diğer yarısını cahil olarak suçladığı, cehaletle suçlanan yarının da diğer yarıyı vatan haini olarak suçladığı bir garip ülke.

    güya herkes demokrasi istiyor ama kimse demokrasiye saygı duymayı bilmiyor.

    alp,hdp, chp, zafer partisi ve diğerleri neredeyse her partiye her adaya oy veren arkadaşım yakınım var. hepsine de ayrı ayrı saygı duyuyorum.
  • 1622
    celladına aşık olmuş, hiç düşünmeyen insanlara sahip olan ülkedir.
    mültecilere, hırsızlıklara, ekonominin, işsizliğin, eğitimin , adaletin kötü durumu vatandaşların hiç umrunda değil ya o insanı sinir ediyor. insan bile bile ateşe elini basar mı vallahi basıyormuş.
    kümesi tilkilere emanet etmeyi seçmiştir. doğum günümde çok güzel bir hediye vermiştir. bu milletin ferasetine de aklına da ahlakına da inanmıyorum.
    ahlaki açıdan gelenek öncesi dönem olan saf çıkarçı eğilimli milyonlar yaşıyor bu ülkede. ahlaklı olmak kar etmiyor.
  • 1623
    bir seçimi daha geride bırakan güzel ülkem, cennet vatanım.

    hayırlısı olsun diliyorum öncelikle. 21 senedir iktidar başımızdaydı zaten, 5 sene daha devam kararı alındı. bunun, getirileri kadar götürüleri de olacak elbette. her seçim, bir vazgeçiştir aslında. umarım getirileri, götürülerinden fazla olur, ülkenin hali belli sonuçta. 89 iq’ya sahip biri bile ülkedeki sorunları biliyor şu an.

    hepimizin bir siyasi görüşü var, ya da bazılarımızın hiç yok, apolitik olan var, küskün olan var, hatta sandık nedir bilmeyen bile vardır aq. bu süreçte, sizin gibi düşünmeyenlere saygı göstermenizi öneririm. belki haksızlığa uğradınızı ya da hakettiğiniz gibi yönetilmediğinizi düşünüyorsunuz (ki bence de öyle) ama sonuçta demokrasiye inanıyorsak, bu verilen karara saygı duymak gerekir.

    oran olarak baktığımızda, siz vermeseniz bile kardeşiniz karşı tarafı seçti. anneniz a tarafı seçtiyse, babanız b tarafına oy verdi. o yüzden, duruma üzülüp ağzınızdan, yakınlarınızı üzebilecek şeyler çıkmasın. özellikle depremzedelere yönelik çirkin ifadelerde bulunmayın hiç. aklımızdan bile geçmeyecek kadar kötü bir felaket yaşayan, yakınlarını kaybeden, kalacak yerleri bile olmayan insanlara laf söylemek tek kelimeyle akıl noksanlığıdır. lütfen böyle şeyler yapmayın. yarın bir gün onlardan biriyle yüz yüze bakmak zorunda kalınca utanacak durumda bırakmayın kendinizi.

    sözlükte böylesine aşırı tipler görmedim hiç ama ben genel olarak söylüyorum zaten bunları. gerçekten değmez.

    son olarak; hükümetler geçici, galatasaray sonsuz.
  • 1624
    son bir haftada iki buçuk yaşındaki bebek tecavüz dolayısı ile öldü. 12 yaşındaki kız çocuğu bir işyerinde ses geçirmez odasında istismar edildi. bir markette küçük bir kız çocuğu taciz edildi. bu ülkede çocuk olmak, kadın olmak çok daha zor. her şeye rağmen umudumuzu kaybetmek yok. merve dizdar'ın aldığı ödül ve konuşma bize umut olsun.
  • 1625
    onlarca seçim kaybetmiş kişinin hala koltuk davasına kazanabilecek adayların önünü tıkadığı, liyakatsizliğin her alana kanser gibi yayıldığı ülke. kemal dede seçimi kazansın diye eşi dostu memleketten getirdik, yol paralarını karşıladık, olmadı, olmuyor, olmayacak.
    biz üzerimize düşeni yaptık, sıra sende.

    aday olma demiştik. hayatımızdan bi 5 yıl daha gitti.
App Store'dan indirin Google Play'den alın