• 756
    geldiği nokta içler acısıdır.

    10-11 galatasaray juventus maçları sırasında bir kez daha gördük ki yanlı tutumları artık iyice yoldan çıkmıştır. bundan 15 sene önce de galatasaray'ın türkiyede'ki rakipleri yurtdışı müsabakalarında yabancı takımları tuttuklarını dile getirirler, pankartlar, bayraklar açarlardı. ama bu son maçımız tarzındaki kriz durumlarında basın her zaman türk takımını desteklerdi. juventus maçı sonrası atılan manşetlerde açıkça görüyoruz ki bu destur kaybedilmiştir. ,

    ilk maç sonrası saha durumu nedeniyle yönetime saldıran basın, ikinci maç sonrası da italyan basınının sızlanmalarına genişçe yer ve daha da fazlası olarak destek vererek aldığı iğrenç pozisyonunu bir kez daha gözümüze sokmuştur. öyle ki, maçın saha durumu ile ilgili galatasaray'ın kasıtlı davrandığı yönünde uefa'ya başvuran juventus'un bu hareketini "maç iptal edilebilir" manşetiyle duyuruyorlar. eskiden olsa tepki gösterilir, "aciz italyan," "saçmaladılar" gibi manşetler atılırdı. o zamanlardan hatırladığımız "dingiltere" ve "yendik mi lan" gibi manşetleri düşünün.

    aslında bu işi bizim taraftar olarak temizlememiz lazım. yönetim ve camianın temsil organları yükümlülükleri olduğu için her türlü ceza ile yıldırılabiliyor. ama taraftar hem sorumlu oldukları, yönlendirebildikleri hem de kontrol etme zorunluluğu olmadıkları ve hareketlerinden sorumlu tutulamayacakları bir kitle. bu her kulüp için böyle. tribünde ceza verebilmelerine karşın, maç dışında kulübe resmi olarak ceza veremezler.

    gerek iktidar üyeleri gerek federasyon ve fenerbahçe yalakalarına sert tepki vermemiz gerekir. bu olanların çok azı fenerbahçe'ye yapılsa taraftarı bağdat caddesi'ni 2 gün kapar, sağı solu yakar yıkardı. tabii ki bunu yapmak doğru değil ama yıllar yılı gördükleri müsamaha ile bu raddeye geldiler. otoriteler "aman bi de bunların saçmalamasıyla uğraşmayalım, ne istiyolarsa yapsınlar bırakın" kafasına yerleştiler. bizim taraftarımızın bu karakterde olmadığını ve bu noktaya gelemeyeceklerini/getirtilmeyeceklerni bildiğimden bu opsiyonu geçiyorum.

    geriye tek bir seçenek alıyor. ülkenin üzerinde bir otorite: uefa. bugün türk futbolunu fenerbahçe rezilliğine kurban eden tüm organlar uefa'dan gelecek bir talimatla bertaraf edilebilirler. üzücü ama tek çözüm yolu bu adamlara verilecek küme düşürme cezası. bunun için uefa'dan hareket bekleyeceğiz ne yazık ki.
  • 758
    şemsiyenin yaklaştığını görünce polyannacılık oynamaya başlamışlar yine.

    --- alıntı ---

    türk futbolunu yakından ilgilendiren "şike davası"nda tetkik hakimin ön inceleme raporu sonrasında yargıtay 5. ceza dairesi cezayı onamazsa bu kez yeni bir süreç başlayacak. fenerbahçe'nin yeniden avrupa kupalarına dönüş yolu açılabileceği gibi, tazminat davaları da tekrar devreye girebilir.

    --- alıntı ---

    http://spor.haber7.com/...rupa-yolu-acilabilir
  • 759
    bütün gazetelerde hep bir ağızdan "biz bu fener'i yeneriz", "biz bunları yakalarız", "yaptım yine yaparım" haberleri bir anda patlak verdi, şike sürecini mi saklamaya çalışıyorlar nedir, cumhuriyet gazetesi dışında şike ile ilgili bir haber göremedim, haydi hayırlısı sözlük...

    http://img-cdn.ntvspor.net/...anatik_001_SXDDR.jpg
    http://img-cdn.ntvspor.net/..._Bugun_022_C5OZ4.jpg
    http://img-cdn.ntvspor.net/...zetesi_001_011WC.jpg
    http://img-cdn.ntvspor.net/..._Aksam_026_LJ8SF.jpg
    http://img-cdn.ntvspor.net/..._Posta_036_BYA5L.jpg

    başka haber kalmadı her halde halı altına süperecekleri konular için, daha şimdiden ligin ikinci yarısının 11.haftasında oynanacak karşılaşma üzerinden haberler yapmak. ço'ilginç !
  • 760
    2013 2014 sezonunda galatasaray'ı karıştırmak için elinden geleni yapmış, başlangıçta başarılı da olmuş, ancak sonrasında çuvallamıştır. dikkat ederseniz futbol takımı rayına oturma yoluna girdiğinden beri kolpa haberlerde bariz bir düşüş var.

    yapacakları daha ne kaldı bilmiyorum. yakında sneijder, drogba, muslera, burak, melo, selçuk ve mancini'yi ergenekon davasına bağlamaya çalışabilirler.
  • 766
    türk spor basını, birilerine midesinden bağlı aziz gazetecilerden oluşur. fenerbahçe sivasa yenildikten sonra, 5 dakikada türkiyenin gündemini fenerbahçenin verilmeyen penaltısı yaptılar. fitili rıdvan yaktı, ardından ahmet çakar komplo sıçtı, en son da maratonda sansalla tümer sıvadılar. ve sabah gazetelerin halleri. ne bir gün önce penaltının daha barizinin, üstelik de kırmızı kartlık olanının galatasaraylı burağa verilmediği yazıyor, ne egemenin hakeme attığı göğüs. öyle bir senaryo yazılmış ki. hakem penaltıyı vermemiş, vermeyindce fenerliler kafayı yemişler, caner gitmiş bu yüzden rakibinin ayağını kırmaya çalışmışmış da sarıyı görüp cezalı duruma düşmüş, egemen bu yüzden hakeme gidip göğüs geçirmiş, egemen atılınca da maç bitmiş. hakem gaspetmiş fenerin alınterini.

    bir kere bariz penaltının verilmemesi sadece fenerin başına gelmiyor ama hakkı yenen fener, penaltıyı vermeyen yunus yıldırım olunca hoca artık bu işi bırak deniyor, hakkı yenen galatasaray, penaltıyı vermeyen cüneyt çakır olunca, hoca türkiyenin en iyi hakemi oluyor.

    orta sahada bir faul kararının tartışmalı olması da sadece fenerin başına gelmiyor ama fenerli futbolcular öyle güzel alışmışlar ki her kararın lehlerine olmasına, ters birşey oldu mu işi hakeme saldırıya kadar götürüyorlar. egemen hakeme göğüs atmasa maç onbire onbir devam etse muhtemelen fenerbahçe bu maçı kaybetmeyecekti belki de kazanacaktı ama egemen hakeme niye bunu yaptı takımını on kişi bıraktı demiyor kimse. hala pozisyonu kırk kere yavaş oynatıp, efendim hakem de egemene şöyle koşmuş, elini cebine götürmüş sonra bir tereddüt etmiş kırmızıda bilmem ne. bir kere o maçı fenerbahçenin on kişi bitirmesi mucize. egemenin atıldığı pozisyonda emrenin hakemin elini tutması kartı çıkarmasın diye, daha sonra maç içerisinde sinirle yaptıkları, canerin sarı kartı varken avantaj kesildi diye allah belanı versin edalarıyla hakeme doğru yaptığı 20 metre depar, meirelessin tekmesi. ama bunların hiçbirisi görülmez konuşulmaz, cüneyt çakırın yaptığı da emek hırsızlığı denmez. hele hakkın, hukukun, adaletin olduğu bir ülkede sivasla fener bu sene bu maçı yapsa yapsa ptt liginde yaparlardı da kimse demez. fenerin penaltısı verilmedi ya, zamanlaması manidar, 9 şubat opersyonu, cemaat var bu işin arkasında, paralel yapılanma, atatürk, kurtuluş savaşı.

    benim anlamadığım birşey de bu atatürkün teskereli neferi nasıl elini kolunu sallayarak dolaşıyor, maça gidiyor.
  • 767
    yine her zamanki gibi fenerbahçenin şampiyonluğunun elden gideceğini anlayınca ortalığı velveleye verme görevini üstlenmiş basındır. her takımın başına gelen penaltı verilmeme durumu üstelik (bkz: 29 eylül gençlerbirliği fenerbahçe maçı) 'nda da egemenin eline çarpan topta penaltı verilmemişti ilk anda aklıma gelen bu olduğu için o maçı örnek verdim dünkü maçta ki şekilde penaltı verilmeyen bizim ligimizde şu haftaya kadar en az 20 tane pozisyon vardır. hakem elbette hatalıydı elbette maçı kötü yönetti egemene çaldığı faul tartışmalı diyebiliriz ancak egemenin horozlanarak hakemin üstüne çıkmaya çalışmasına en ufak tepki yok bu güzide basınımızdan. yahu 2 sene önce sabri gaziantep maçında bizi katleden hakeme karşı topu yere çalıp tepki gösterdi diye atıldığında sabri tecrübesindeki birinin yapmaması gereken hata diyordunuz ayarınız olsun biraz ayarınız aynı şeyleri egemen için de ya söyleyeceksiniz ya da ben sizi her zaman satılık basın olarak anacağım. gerçi türk basınında ne kadar hayır var ki türk spor basınında hayır olsun.
  • 769
    basında son zamanlarda en sinir olduğum laflardan birisi "bu sene en değerli ikincilik olacak" lafı idi. peşinen fenerbahçe'yi şampiyon ilan etmeye ne kadar meraklı idi eşsiz spor basınımız. eminim bu kalıbı kullananların çoğu bilerek kullanıyordur; insanların bilinçaltına "bu sene kesin olarak fenerbahçe şampiyon olacak" algısını yerleştirmek istiyorlardı. nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz arkadaş fenerbahçe'nin şampiyon olacağından veya ilk ikiye gireceğinden.

    ne var ki son 2 haftada yaşananlar, galatasaray'ın futbolundaki ilerleme ve sonuçta puan farkının 4'e inmesi hepsinin gözünü korkutmaya yetti. bu sinsi ve gereksiz kalıbı kullanmamaya başladılar. umuyorum sene sonunda bu tarz lafların hepsine sahiplerine iade edeceğiz.
  • 770
    şampiyonluk şansımızın imkansızdan öte bir hal alması ile birlikte bir takım güçler tarafından haftalardır ve özellikle son bir kaç gündür gerek taraftarı yönetime karşı kışkırtmak gerekse oyuncularımızın sezon sonu gideceği kulüpleri kendilerince haber ederek taraftarın sinir uçlarını gıdıklamaktalar.

    yok efendim fener arenaya bayrak dikecek, yok alper potuk saçlarını kesecek, drogba şu kulüp ile anlaştı, wesley manu ile söz kesti chelsea ye öpücük attı ajax a kalbim seninle dedi, uefa dan yazı geldi, lucescu geliyor, terim içeriyi karıştırıyor vs.vs. uzar gider bu liste.

    hani çok güzel bir tezahüratımız var ya basın yalan yazıyor şampiyon olmayınca işte tam karşılığını yaşadığımız günler. pazar günü sadece fenerbahçeye karşı değil başka kurumlara karşıda mücadele edeceğiz. umarım futbolcularımızda bunun farkındadır.

    (bkz: konsantrasyon)
  • 771
    öylesine yavşaklardır ki; emre belözoğlu denilen futbol teröristinin ağzından salyalar saça saça rakip takım futbolcularına ve yedek kulübesine ana avrat küfür etmesine, sahada hakemlere ve futbolculara eşkiyalık yapmasına "biz emre'yi tanıyoruz sahada biraz agresif davranıyor ama saha dışında pırlanta gibi çocuk" gibi şerefsizce yorum yaparlar. volkan demirel denilen ne idüğü belirsizin yaptığı iğrenç iğrenç açıklamalara, sahada futbolcularla kavga etmesine hiç takılmazlar milli kaleci deyip geçiştirirler. ama söz konusu galatasaray olunca mangalda kül bırakmazlar. dün 6 nisan 2014 galatasaray fenerbahçe maçını biz mi kazandık yoksa fener mi hala çözmüş değilim. hala melo konuşuluyor.
  • 773
    yine klasikleşen felipe melo'yu karalama kampanyasına başlamışlardır. melo'nun kahkahalarla gülüp dilini çıkarmasının , bir futbolcunun kışkırtmak için bilerek kasığını tutması , kasti tekme sallaması , eliyle hakeme top işareti yapması , veya rakip takım yedek kulübesine , teknik direktörüne ve oyuncularına ana avrat küfretmesinden çok daha kötü birşey olduğunu iddia etmektedirler.
    boşuna uğraşmayın satılık kalem'ler ! melo'yu size yedirmeyeceğiz ulan!
  • 774
    dünyadaki en şerefsiz, çirkef spor basınıdır. çok değil 1 sene bile geçmedi bu olanların üstünden: rakip hocaya sahanın ortasında ana avrat söven mi dersin, durduk yere rakibine saldıran mı dersin, yere düşen rakibine tekme üstüne tekme atan mı dersin... ne ararsanız var. hiç sesleri solukları çıkmaz, geçiştirirler hep. ama mevzubahis galatasaray'ın oyuncusuysa sabah akşam yardırırlar, her boku manşetlerine taşırlar. ayıptır ayıp. bu kadar şerefsizleşmeye hiç gerek yok. sanki memlekette hangi kurum kaldı ki işini doğru düzgün yapan, basına falan sallıyoruz biz de. çivisi çıkmış ülkenin...
  • 775
    yine bir fenerbahçe derbisini kazanan galatasaray ve yine tüm hedefte galatasaray ve galatasaraylı oyuncular var. klasik artık. sürekli eski-mevcut oyuncularla röportajlar patlatılıyor arka arkaya. semih avrupaya mı gidecek, engin ne dedi, eski yönetici kimi suçladı vs. vs. ve bunların hepsine kanan galatasaraylılar. yapacak yorum yok. en kısa zamanda galatasaray yönetiminin maç yayınları dışında hiçbir basın mensubunu kulübe sokmaması gerekiyor. sosyal medyada bu kadar takipçin var diye övünürken her yerde gstv reklamını yaparsın, gerekiyorsa kendi basılı yayın organını kurar orda istihdam yaparsın ama taraftara da dersin ki bu basın yavşak. bunları takip etmeyin. yöneticilerini ve futbolcularına gözdağı verirsin bizim dışımızda hiçbir yayına konuşmayacaksın. eski futbolcuların konuşursa onları suçlayacaksın "bizim yayın organımız varken sırf magazin olsun diye başka basına konuşuyorsun, galatasarayın adını ağzına almaya yüzü olmaması gereken çirkin insanlara röportaj veriyorsun." bunu çok kolay bir şekilde yapabilecek güç var elinde. neden yapmıyorsun? kimden korkuyorsun? ali kırca'yı tv'nin başına getirdin sonra? bu şerefsiz, haysiyetsiz basından nefret ediyorum da kulübe de çok sinirleniyorum.

    edit: anlam bozukluğu düzeltmesi.
App Store'dan indirin Google Play'den alın