• 4
    lig şampiyonu efes pilsen'e kupayı vermeden salondan çıkan, kupa törenine katılmayan federasyon başkanı. aynı zamanda fenerbahçe yöneticisi gibi maçı aziz yıldırımla izlemiş, maç bitiminde de beraber salondan ayrılmışlardır.
    http://www.ntvmsnbc.com/id/24976654/
    2007-2008 sezonunda fenerbahçenin kazandığı şampiyonlukta bizzat törende bulunmuş ve kupayı kendisi vermiştir.
    http://arsiv.sabah.com.tr/...7ED7F3369653041.html
  • 6
    meriç tunca'nın yazısına göre bildiğin fener'e haksızlık yapıldığını, herşeyin efes pilsen ve onun antrenöründen kaynaklandığını söylemiştir. zaten fenerbahçeli yöneticilerin "onları biz oraya getirdik" dediği bir ligde federasyon başkanı neden böyle açıklamalar yapamasın değil mi? yazık! bir de avrupa'da basketbolun başına geçmeye oynuyor. yazık!

    ilgili yazı:
    http://www.hurriyet.com.tr/...11895936.asp?gid=229
  • 12
    yillarca nasil parcali formamizi tasidigina inanamadigim basketbolcu eskisidir. halen turkiye basketbol federasyonu baskani oldugunu zanneder, halbuki kafasini kaldirsa, iplerinin kimin elinde oldugunu net bir sekilde gorebilir. tam bir kukladir. bilgin gokberkin alman lisesinden sinif arkadasidir. bilgin gokberk de ona olan antipatisini neredeyse her hafta geleneksel olarak milliyet gazetesindeki kosesine tasir. oyle basarilidir ki, gecen yil efes pilsen'e sampiyonluk kupasini vermemistir, hatta mac bitiminde kupa torenini beklemeden tasmasindan cekilerek salondan cikarilmistir. heba ettigimiz onca turnuvaya ragmen bogdan tanjevic denen basarisiz hocayi basimizda tutmaya devam etmistir, ettirilmistir. gecen yilki final serisinde bariz bir sekilde hakemlere kufur ettigi kameralara yansiyan bogdan tanjevice ceza falan vermemistir. tam tersi ulkemizde yapilacak dunyanin en buyuk basketbol turnuvasinda takimin basinda kalmaya devam etmesini saglamistir.
    2 hafta once kayseri'de oynanan tbl all star macini da sudan bahanerlerle izlememistir yerinde. marka degerini arttirmaktan bahseder, fakat bunun icin yapilan bir etkinlige dahi katilmaz.
    tez elden turk basketbolunun yakasini yandaslari ve sahipleriyle birakmasi dilegiyle..
    (bkz: aziz yildirim)
    (bkz: bogdan tanjevic)
  • 13
    her gecen gun nefretimin daha da arttigi sozde spor adami, basketbol federasyonu baskani. son vukaati, bir dergiye verdigi demecde, kerem gonlum olayini tekrar acip, efes pilsen kulubunu acikca suclamasidir. tarafsizligini tamamiyle kaybetmistir, bu aciklamalar uzerine efes pilsen kulubu de resmi bir yazi yayinlayarak, turgay demirel'i kinamistir.
    olmaz ya, sozluk yazarlari arasinda, fenerbahce kulubune ve yonetimine yakin olan bir arkadas sahibi varsa, cok rica ediyorum, aziz yildirim'a turgay demirel'i gorevden almasi icin yalvarsin..
  • 14
    anti fb gözlüğü ile olaya yaklaşmayarak soru yönelteceğim spor adamıdır.peki siz efes pilsen kulübünü oyuncularına doping veren,kazanmak için her yolu deneyen bir kulüp olarak gösteriyorsunuz,hiç aklınıza gelmiyor mu bu insanların asıl işi biracılık marka değerlerine zarar gelmemesi için gerekirse bu şubeyi kapatırlar diye.efes pilsen olmadan ne olur türk basketbolunun hali.olmaz demeyin çünkü en güçlü zamanında tofaş aynı şeyi yapıp kapatmamış mıydı basketbol şubesini.

    edit:tofaş şubeyi başka nedenlerden ötürü kapatmıştı verdiğim örnek sadece şube kapatmakla,iş dünyasının olaya nasıl yaklaştığı ile ilgiliydi.
  • 15
    aynı yasaklı maddenin kurayla çekilmiş iki sporcuda da olmasının sorgulanması gerektiğini söyleyen basketbol federasyonu başkanı. yarın iki arkadaşla sorgulamaya gitmeyi planlıyoruz... yahu bir şey biliyorsan sorgula o zaman, senden daha yetkili bir mercii var mı ülkede. resmen f.ülker basketbol şube sorumlusu gibi konuşmuş. töhmet altında bıraktığı kulüp de efes pilsen. hani yarın efes çeyrek finale çıksa zaten efes eurolig'in ana sponsorlarından diyebilir. bunu bir fenerbahçe yöneticisi söylese anlarım; adamlar finalde kaybetmiş ve böyle bir olay boy göstermiş. benim anlamadığım acaba demirel kime sorgulatmayı düşünüyor olayı. ben talibim en azından.
  • 18
    --- alıntı ---

    muhteşem federasyon başkanımızın her takıma bir devşirme kampanyasıyla, efes’ te dudley( allah var hem ülkede bulunma süresiyle hemde kriterliğe uygunluğuyla dudley haketti vatandaşlık ), galatasaray’ da shumpert, fenerbahçe’ de preldzic’ i izlicez bu sene. sn. demirel’ in haberi var mı; hırvatların yeni kurallı gereği her takım aktif beşinde en az 1 adet 89 ve alt doğumlu oyuncu oynatmak zorunda. bu ne demek; oyunculara resmi maç pratiği kazandırmak gerek. bizde de büyük ihtimalle seneye her takımın aktif beşinde en az bir devşirme oyuncu bulundurma zorunluluğu oluşur. yazık ki ne yazık.

    yazıldı mı çizildi mi başkan içimizdeki irlandalılar maça gelmesin diyor. biraz orjinal ol başkan, bu espri ilkokul çocuklarının dilinde artık. eleştiriyorum seni sn. demirel, 20 yıldır federasyon başkanı olmana rağmen fıba üzerinde zerre ağırlığımız olmadığı için eleştiriyorum. milli takım her sene ileri gitceğine koşar adım geri gittiği için eleştiriyorum. en lazım olan zamanda milli takım head coachsuz 5 ay geçirdiği için eleştiriyorum. başkan olarak her kulübe aynı mesafede duramadığın, uşaklık yaptığın için eleştiriyorum. eleştiriye daha doğrusu doğrulara tahammulün olmadığı için eleştiriyorum. tarihimizin en büyük turnuvasını organize edemediğin için, salonları ucu ucuna yetiştirdiğin için, milli takımla halkın arasındaki bağı kopardığın için eleştiriyorum.

    --- alıntı ---

    http://tamsaha.wordpress.com/...i-basiniza-devsirin/
  • 19
    çek o pis ellerini galatasaray'ın üzerinden!

    "24.6. türkiye basketbol liglerinde en az üç (3) sezon resmi müsabaka takım kadrosunda bulunan tc vatandaşlığına geçmiş yabancı sporcularda, ümit, genç ve yıldız takımlardan yetişmiş olma şartı aranmaz. bu sporcular türk oyuncu statüsünde sözleşme imzalayabilirler. sonradan türk vatandaşlığına geçerek türk a milli takımının formasını giyen sporcularda da aynı şekilde, ümit, genç ve yıldız takımlardan yetişmiş olma şartı aranmaz. bir takımın maç kadrosunda bulunan bu tip sporcuların sayısı biri geçemez."

    sonuç: fenerbahçe ülker'in oyuncusu emir preldzic 3 yıl süresi dolunca alel acele türlü senaryolar ve dalaverelerle vatandaşlığa geçirildi. fenerbahçe ülker takımı oyuncunun vatandaşlığa geçirilmesinin ardından fenerbahçe takımı yabancı oyuncu transferi yaptı.

    2010-2011 tbf yönergesi

    24.6.: türkiye basketbol liglerinde en az üç (3) sezon aynı takımda peş peşe resmi müsabaka takım kadrosunda bulunan tc vatandaşlığına geçmiş yabancı sporcularda, ümit, genç ve yıldız takımlardan yetişmiş olma şartı aranmaz. bu sporcular türk oyuncu statüsünde sözleşme imzalayabilirler. sonradan türk vatandaşlığına geçerek türk a milli takımının formasını giyen sporcularda da aynı şekilde, ümit, genç ve yıldız takımlardan yetişmiş olma şartı aranmaz. bir takımın maç kadrosunda bulunan bu tip sporcuların sayısı biri geçemez.

    sonuç: galatasaray café crown'un yeni transferi preston shumpert bu karar sonrasında en azından 'şimdilik' türk statüsüne geçemiyor.

    --- alıntı ---
    yukarıda görüldüğü üzere basketbol federasyonu artık türk basketbolunun çıkarlarını değil, fenerbahçe ülker'in çıkarlarını gözetmekte, basketbolu fenerbahçe ülker'in tekeline bırakmak istemektedir. galatasaray cafe crown takımının sezon başında transfer ettiği preston shumpert'i türk yapma girişimlerinin önüne doğrudan taş konulmuş ve galatasaray'ı doğrudan engelleyecek hareketler, kararlar, yasalar çıkarılmıştır. emır preldzic adlı oyuncuyu 10 günde türk yapanlar ve hatta dünya şampiyonasında türk olarak oynayacağını iddia edenler oyuncunun oynamayacağının sonrasında saçma sapan senaryolar, hikayeler yazmışlardır.

    bütün galatasaraylı taraftarlarının, basketbolseverlerin bu konuya sessiz kalmaması gerekir. üye olduğunuz platformlara, hayran sayfalarına, basketbol portallarının yanı sıra galatasaray taraftar portallarına, forumlarına, bloglarına bu durumu belirtin.

    fcn blog önderliğinde galatasaray basketbol şubesi fan sayfası olarak tepkinin ilk kıvılcımını yakalım. galatasaray taraftarları olarak, basketbol severler olarak yumruğumuzu masaya vuralım ! oynanan senaryolara seyirci kalmayalım !

    --- alıntı ---
  • 20
    sacma sapan islerin adami..

    --- alıntı ---

    spora siyaset bulaştı !

    türkiye cumhuriyeti başbakanı recep tayyip erdoğan’ın a milli basketbol takımı’nın dün (26.08.2010) yaptığı akşam idmanını ziyaret ederek oyunculara moral verdiğini haberimizde belirtmiştik. ancak o ziyarette yaşanan bir detayı ancak bu gün televizyon kanallarının ana haber bültenlerini izleyince öğrenebildik. sayın turgay demirel hangi ruh haliyle, hangi düşünceyle söyledi bilinmez ziyaret esnasında başbakan recep tayyip erdoğan’a “12 eylül’de inşallah çifte zafer” deyivermiş !

    türkiye cumhuriyeti basketbol federasyonu başkanı sıfatı taşıdığı müddetçe turgay demirel’in herhangi bir partinin temsilcisi gibi konuşmaya hakkı yoktur ! demirel kamuoyuna “çifte zafer” demekle neyi kast ettiğini derhal açıklamak zorundadır. hoş ayan beyan ortada olan bu rezaletin, hangi niyetle söylendiği aşikar olan bu cümlenin bir açıklamaya ihtiyaç duymadığı çok açık. fiba’da arzu ettiği göreve seçilemeyen turgay demirel bu seçimlerde de tbf başkanlığı’na aday olamayacak. acaba bu ifadelerle politikaya mı göz kırpıyor ? evet her türk vatandaşı gibi sayın demirel’inde bu ülkede siyaset yapma özgürülüğü vardır. ancak üzerinde türkiye basketbol federasyonu başkanı titrini taşırken değil ! görev süresi dolduğunda amacı siyaset yapmaksa hangi parti görüşlerine uygun düşüyorsa gider orada siyaset yapar tbf başkanı koltuğunda değil. hele dünya şampiyonası ve referandum gibi 2 önemli olaya günler kala spora siyaset karıştırmanın hiçbir özrü hiçbir mazereti olamaz. hep örnek gösterilen batı ülkelerinde bu skandal başlı başına bir istifa nedenidir. demirel’in böyle bir tasarrufta bulunmayacağı aşikar ancak çıkıp özür dilemesi bir zorunluluktur.

    --- alıntı ---

    http://www.pota6.com/...ora-siyaset-bulasti/
  • 23
    iktidara bağlılığını "12 eylül’de inşallah çifte zafer" açıklamasıyla başbakanın karşısında zaten göstermişti. "ponpon kızlara, seyircilerin konsantresini bozmaması için müdahale ettik" açıklamasına ise hiç gerek yoktu. başbakanın hoşlanmadığı, spordan sorumlu devlet bakanının karşı olduğu bir gösteriyi savunmasını zaten kimse beklemiyordu...

    konu açılmışken belirteyim, federasyonun daha mühim bir konuda da tedbir alması gerekiyor... ponpon kızlar konsantrasyon bozuyorsa, sahadaki yarı çıplak erkek basketbolcular da haydi haydi konsantrasyon bozabilir. tribündeki kadınları tahrik edebilecekleri gibi tribündeki erkeklerin eşcinsel eğilimler göstermesine de neden olabilirler... maaşallah, hepsinde boy pos yerinde, kaslar meydanda... aman dikkat!!!

    neyse, uzatmayayım, benim asıl merak ettiğim konu, 28,5 milyon lira gibi anormal yüksek bir prim verilmesinde bu tip açıklamaların etkisi...

    (bkz: seyircilerin konsantresini bozmak)
    (bkz: konsantre meyve suyu)
  • 24
    bu adamın ülkemiz basketbolu adına yaptığı tek güzellik 2010 dünya basketbol şampiyonasının ülkemize alınmasını sağlamasıdır. onda da gerekli organizasyon düzeninin sağlanamaması, yapılması gereken projelerin yerine getirilmemesi yüzünden son seneye kadar elimizden alınma riski vardı. misal, ankara arenanın yapımına şampiyonanın başlamasına bir yıl kala başlandı. yine de bu organizasyondan alnımızın akıyla çıkıtığımız için tebriklerimizi gönderiyoruz turgay demirel'e.

    bunun dışında bu beyefendinin tek bildiği o sımsıkı yapıştığı koltuğu kimselere bırakmamak, karşısına aday olarak çıkanları da bertaraf etmek oldu. basketbol kariyerinde galatasaray'da oynasa da, galatasaraylı olduğu söylenen biri olsa da koltuğunu kimselere bırakmamak adına aziz yıldırım ile kanka olmuştur beyefendileri. gelir getirebilecek gerekli projeleri ortaya koyamamış, basketbol kulüplerini rahatlatacak gerekli kaynakları yaratamamıştır. bugün tv yayın gelirleriyle basketbolda acb liginin ardından avrupadaki ligler arasında 2. sırada olduğumuzu iddaa ediyor. yalnız dünya 2. olmuş bir ülkenin lig maçlarını yayınlayacak yayıncı kuruluş hala belli değil. neye göre avrupada 2. sıradayız yayın gelirlerinde, bunu son derece merak ediyorum. o kadar plansız programsız hareket edildiği görülüyor ki, türkiye kupasının yayın hakları maçların başlamasına 2 gün kala belli oluyor. bu işlerin aylar öncesinden sonuçlandırılması gerekmez mi? bence biraz bu konularda son yıllarda tff'de yapılan çalışmaları örnek alsın turgay bey. futbolda kaynak yaratma adına uygulanan projeleri incelesin. yoksa baktığımız zaman çoğu kulübümüz kendi yarattıkları sponsor gelirleriyle, kulüp adlarının başına ya da sonuna ekledikleri sponsor adlarından elde ettikleri gelirlerlerle ayakta durmaya çalışıyor. en azından benim düşüncem bu yönde.