• 1
    bugün vatan gazetesi'nde yayınlanan "arda turan'a kahır mektubu" başlıklı yazısıyla adeta hislere tercüman olan yazar.

    --- alinti ---
    güzel kardeşim arda;

    şimdi sana söyleyeceklerimi ne olur nasihat olarak alma. zaten haddime düşmez. ne de olsa “star” olan sensin, ben değil.

    ama bu memlekette senden daha fazla yaşamış birinin tavsiyeleri olarak al. çünkü tam şu anda, hayati bir yol ayrımındasın. kendine sorman gereken çok önemli bir soru var.

    ***

    bir gün “yaş otuz beş, yolun yarısı-kariyerin tamamı eder” dediğinde...

    yani gençlik denen nazlı kuş avcundan uçup gittiğinde...

    yani şimdiki hızın ve çevikliğin azalıp da adın artık dünya kulüplerinin transfer listelerinde geçmediğinde...

    “jübile” denen o acıklı kelime ufukta belirdiğinde yani...

    işte o zaman hasan şaş ağabeyin gibi mi olacaksın, yoksa tugay kerimoğlu ağabeyin gibi mi...

    işte bütün mesele...

    ***

    ikisi de kuşağımın efsane isimleri. ikisi de senin gibi büyük futbolcu. aralarında tek fark var.

    tugay vaktiyle uefa kupası’nı almaya koşan bir takımı bıraktı ve tuttu adanın yolunu...

    hasan ise brezilya’ya gol atıp adını afrika kabilelerindeki bebelere bile ezberlettiği devirde aynı treni kaçırdı.

    sonuçta ne oldu görüyorsun: tugay hâlâ saygı görüyor, neredeyse takımının teknik patronlarından biri olacak.

    ama hasan buradaki sıradan bir sezonun sonundaki dandik bir maç kaybedildi diye linç edilmek üzere...

    ***

    arda, güzel kardeşim.

    güzel ülkemiz maalesef böyle. biraz unutkan, biraz eğitimsiz, biraz da mutsuz bir toplumuz.

    burada her şeyi çabuk unuturuz. kadir kıymet pek bilmeyiz.

    bu yüzden sen de vakti gelince git. artık ingiltere mi olur ispanya mı, orasını ailenle siz bilirsiniz.

    illa chelsea olsun, bayern, barça olsun diye de hiç kasma... ne bileyim shalke’ye git, villareal’e git, boro’ya git...

    ama git allah’ını seversen. bizim gibi sevgisiz ve vefasız insanların bugün hasan’a yaptığımızı yarın sana da yapmamıza izin verme.
    --- alinti ---

    http://haber.gazetevatan.com/...id=4&wid=141
  • 4
    --- alinti ---
    i love you tugay

    herkes takım tutar, bu fakir oyuncu tutuyor. tuttuğu oyuncuların başında da tugay kerimoğlu var.

    bugün son maçına çıkıyor tugay.

    rovers formasını son defa giyecek, kramponları son defa bağlayacak, takıma son kez ağabeylik yapacak.

    trabzon altyapısında filizlenip galatasaray’da yeşeren ve en bereketli dönemini britanya’da yaşayan efsane, noktalanıyor böylece.

    artık rovers taraftarları kaptanlarına şarkı besteleyemeyecek. herhalde rovers maçlarını aynı ilgiyle izlemeyiz biz de.

    ama tugay rol modeli olmaya devam edecek. özellikle türkiye’nin tuhaf şartlarında, spor dışı nedenlerle yıpranmak istemeyen genç futbolcular için.

    mesela, on beş yıl sonra kafasına cep telefonu yemek istemyorsa, arda turan’ın ondan alacağı çok ders var.

    aslında, mesleğimiz ne olursa olsun bakmamızda fayda var tugay’ın kariyerine. yaratıcılık nedir, özgüven ne işe yarar, evrensel standartlar nelerdir gibi açılardan...

    pazarlama okulları tugay üzerine çalışabilir. yerel bir marka nasıl uluslararası yapılır ve o platformda yaşatılır diye...

    ne de olsa uefa kupası’nı almaya koşan bir takımı, üstelik 30 yaşında bırakıp dünya sahnesine sıçramak, sonra da orada yepyeni bir hikâye yazmak az şey değil.

    tugay’ın adadaki ilk takımıı glasgow rangers’la çıktığı ilk maçı hatılıyorum. girdikten beş dakika sonra, 25 metreden çektiği şut direği sıyırıp çıktı diye nasıl sinirlenmişti.

    o an anlamıştık ki dönmeye niyeti yok.

    onun futbolu bırakması, beni bir nedenle daha üzüyor.

    biz erkekler, yaşlandığımızı ne zaman anlarız? futbolcular artık bizden genç olduğu zaman.

    kendimi hâlâ biraz delikanlı saymamı sağlayan son mohikanlardan biri, iki yaş büyüğüm tugay’dı.

    artık bana moral verecek sadece rüştü’yle maldini kaldı. onlar da emekli olduğunda oturup düşünmeye başlamak gerekiyor.
    --- alinti ---

    böyle de güzel bir yazı yazmıştır.
    *