• 5
    rize ve sebat maçından sonra bjk'ye husumet besleyen bir grup, öncesinde dostlukları muhteşemdi sorunsuz bursa gidiş gelişleri.. sakarya - bursa meydan muharebesini birebir yaşamış biriyim (bursa'da yaşanılan 2 sene sonucunda).. sevdiğim kadar nefret ediyorum dostlukları kaypaktır ve sahte insanlardır..
  • 12
    tam anlamıyla çapulcu diyebilecegimiz insanlardan oluşmaktadır. arka toplamak için ülkü ocağına giren liseli gençlerin başvurduğu diğer kapıdır. bursa'da istedikleri gibi borularını öttürürler ve yaptıklarından ötürü ne polis ne de bursa halkından bir tepki görmezler. yaptıkları arasında deplasman takımlarının ve taraftarlarının otobüslerini taşlamak, maçtan önceki gece stad çevresinde toplaşıp içmek-sıçmak-küfür etmek, stadlara ve deplasmanlara döner bıçağı gibi bilimum kesici delici aleti götürmek ve bundan marifetmiş gibi bahsetmek, bursa sokaklarında gezen kendilerinden farklı gördükleri kesimlere sataşmak, bursanın yeşili ve uludağ'ın beyazı dışındaki hiçbir renge tahammül edememek ve şehirde dolaştırmamak, altıncı dakikada ankaragücü lehine tezahürat yapmak ve özellikle stadyum çevresinde oturan insanları bursa'dan soğutmak vardır. küçük çöplüğün küçük krallarıdır. tiksinçlerdir.
  • 17
    6 mart 2010 diyarbakirspor bursaspor maci ile ilgili olarak yazdıkları yazı;

    --- alıntı ---
    spor kamuoyu başta olmak üzere tüm ülke kamuoyunun dikkatine;

    canımızdan çok sevdiğimiz değerimiz bursaspor'umuzun, deplasmanda konuk olduğu diyarbakır şehrinde olan olayları hepberaber seyrettik, bu olaylara tanık olduk.öncelikli olarak yaşanılan olayları kınıyor ve takımımıza yönelik yapılan çirkin saldırıları insanlığa sığdıramadığımızı belirtmek istiyoruz.

    bursa'da oynanan ilk maçta çıkan ve büyük çoğunluğunu bizlerin de tasvip etmediğimiz olayların ardından ortamı yumuşatmak ve olayların daha da büyümemesi , karşılıklı husumete varmaması için elimizden gelen çabayı gösterdiğimize inanıyoruz. gerek tribün liderlerimiz gerekse dernek başkanlarımız bu yönde çeşitli demeçler vererek bu konudaki hassasiyetlerini göstermişlerdir.

    tüm ülke şahittir ki; bursa'da iki kulübün taraftarları arasında yaşanan ve olduğundan daha fazla şekilde medyaya yansıtılan olaylar sahaya taşmamış ve taraftarlarımız tarafından fiilen ve fiziken diyarbakırlı spor emekçilerine herhangi bir saldırı gerçekleşmemiştir. ancak, diyarbakır'da istiklal marşı'nın tüm stadyumca ıslıklanmasıyla başlayan rezalet, futbolcularımıza yönelen saldırılarla devam etti.bizler, diyarbakır şehrine gidişimiz konusunda yasak konmamış olsaydı ve orada yerimizi alabilseydik yaşanabilecek olayları ve maruz kalabileceğimiz saldırıları bir süre sonra unutabilirdik.ancak takımımıza yönelik bir saldırı olmaması konusunda da daha önceden herkese gereken uyarılarımızı yapmış ve görevimizi yerine getirmiştik.

    ana haber bültenlerinde milyonlara seslenerek bizleri kürt halkına düşmanmış gibi gösterenlere, diyarbakır halkına haksızlık yapıldığını savunarak diyarbakırspor formasıyla bülten sunanlara, kısa bir zaman zarfında meydana gelen kavga olaylarını saatlerce televizyonlarda yayınlayarak bizleri faşist diye damgalayanlara karşı şu ana kadar üslübumuzu bozmamış ve beklemelerini söylemiştik.ve dediğimiz gibi, zaman tekrar bizi haklı çıkarmıştır.

    bölücü terörle arasına mesafe koyamayan, milli marşı yuhalama cesaretini kendinde bulabilen, çoğu ilde zaten sık sık karşı karşıya kalınan su şişesi saldırılarını taş ile saldırılara dönüştürebilecek ve böylece cana kastedecek kadar gözü dönmüş bir taraftar yapısının olduğu bir şehrin takımının bırakın süper lig, ülke liglerinde dahi barındırılmaması gerektiğine inanıyoruz.
    diğer bir husus ise güvenlik hususudur.sene başına bir geri dönüş yaparsak, yine aynı şehirde fenerbahçe klübünün maruz kaldığı olayların ardından verilen demeçlerde; güvenlik önlemlerinin arttırılacağından ve bölücü örgütten tribün içine sızma olabileceği ihtimalinden bahsediliyordu.
    ama görüyoruz ki zaman ve yaşanmış olan olaylar hiçbir şeyi değiştirmemiş aksine güvenlikteki zaafiyet daha da artmıştır.torba torba stadyuma sokulan taşları engelleyemeyen ve yaşanan provakasyona engel olamayan emniyet görevlileri hakkında da inceleme başlatılması gerektiğini düşünüyoruz.

    ve bu soruyu sorma hakkımız olduğunu düşünerek şu soruyu sormak istiyoruz, faşist diye nitelendirdiğiniz bizler mi yoksa diyarbakır şehrindeki olayları yaratan ve ne yazıkki yaşanan küfürlere taşlarla karşılık vererek cana kasteden o kişiliksizler mi asıl faşistlerdir?

    bakalım pazartesi günü bursaspor formasıyla haber bülteni sunanları görebilecekmiyiz? ve bakalım bursa'da yaşanan olaylar tüm bursaspor taraftarına mal edilip bir şehir zan altında bırakılmışken, bu olaylar her zamanki gibi bir grup provakatöre mi mal edilecek?

    son olarak nazım hikmet'ten şu dizelerle sesleniyoruz herkese;

    bu türkü diyor ki,
    çizmişiz rotamızı
    dostların alkışlarıyla değil
    gıcırtısıyla düşmanın dişlerinin.
    bu türkü diyor ki, dövüşmek.
    bu türkü diyor ki, «ışıklı büyük
    ışıklı geniş ve sınırsız bir limana
    dümen suyumuzda sürüklemek denizi..»
    bu türkü diyor ki, «yıldızlar
    rüzgâr
    ve su..
    --- alıntı ---
  • 18
    benim çocukluğumda dolmabahçe stadı'nın deniz tarafındaki kale arkası tribününden (sonradan misafir takım tribünü oldu) bu adla bahsedilirdi. nedeni (hımmm.. nasıl söylenir lan bu.. öhm) çok az para kazanabilen insanların oraya girebilmesi olmalı. (oh be)

    (acaip fakirlik vardı. hemen hemen herkes yamalı giyinirdi o zamanlar. özellikle ceketlerin dirsekleri ile pantolonların dizlerinde kocaman kocaman yamalar olurdu. ya ayaktaki lastik ayakkabılara ne demeli. lastik ayakkabı diyip geçme hacım. yanından beykoz kundura giymiş bir adam geçerken yutkunarak bakıyordun. beykoz kundura 25 lira, lastik ayakkabı 2,5 lira. hiç kullanılamaz hale gelmiş eski lastik ayakkabılar çöpe atılmaz, en son alınan lastik ayakkabı yırtıldımı, eski ayakkabıdan kesilen parça kömür ateşinde ısıtılan bir şiş vasıtası ile yapıştırılarak ayakkabı giyilmeye devam edilirdi. lastik ayakkabılar en az on tane yama görmeden eskimiş sayılmazdı. bu ayakkabılar önceleri siyah lastikten yapılırken 1968 te renklileri çıkmaya başladı. her renkten lastik ayakkabı üretiliyordu. herkes bir hevesle saldırdı ama işin rengi ayakkabılar yırtılınca ortaya çıkmaya başladı. tamirciler senin ayakkabının renginin ne olduğuna bakmadan çuvalın içine ellerini atıp ilk gelen ayakkabıdan bir parça keserek çubuğu közde kızdırıp yapıştırıyorlardı. dolayısı ile örneğin ayakkabın kahverengi ise üzerindeki yamalardan birisi yeşil, diğeri mavi, bir diğeri kırmızı, sonraki mor gibi rengarenk bir renk cümbüşü ile geziyordu insanlar.şimdi ne gzel di mi, kalörüferli ev, okula serviz, elinin altında internet, ferrari arabalı yatak. öf ülen öffff...)
  • 20
    bursaspor'a forma reklamı konusunda teklif götüren taraftar grubu.

    --- alıntı ---
    yeşil-beyazlı fanatikler sembolik ücret karşılığında 'teksas'ın isminin forma reklamı yapılmasını talep etti.

    bursasporum.com radyo'da yayınlanan tam saha pres isimli program ilginç bir öneriye ev sahipliği yaptı. yayına bağlanan bursaspor tribünlerinin tanınmış isimlerinden raif balkan'ın henüz forma reklamı alınmamış olmasından dolayı sunduğu öneri herkes tarafından beğeniyle karşılandı.

    forma reklamı olarak sembolik bir ücrete teksas bursasporlular derneği ile anlaşılmasını isteyen balkan, "formalarımızın önüne teksas yazılsın. hem taraftarımız onore edilmiş olur, hem de herkese tokat gibi bir cevap yollanır'' dedi.

    bir çok kişinin destek verdiği kampanya daha sonra yayına bağlanan pazarlamadan sorumlu yönetim kurulu üyesi ilhan uslu'ya aktarıldı.

    ilhan uslu böyle bir girişimden dolayı taraftarlara teşekkür ederek, ''taraftarlarımızın bu kadar duyarlı olmaları bizler için son derece önemli. ben bu teklifinizi alıyorum. yönetim kurulu toplantımızda başkanımız ibrahim yazıcı ile paylaşacağım. inşallah güzel bir netice alırız. özellikle vurgulamak istiyorum ki taraftarımızın aşırı duyarlılığı bizleri çok memnun ediyor. yönetim kurulumuz ile paylaşmadan bu konuda net bir cevap veremem ama güzel bir fikir olduğu ortada'' şeklinde konuştu.

    radyoda başlatılan kampanyanın ardından bazı taraftarlar isimlerini açıklayarak yapacakları bağış miktarını bildirdiler.

    http://www.ajansspor.com/...s_olsun_onerisi.html
    --- alıntı ---
  • 24
    yanlış adresi çökerttiler
    bursaspor taraftar grubu teksas'a bağlı bir grup hacker, beşiktaş sitesi http://www.besiktas.com.tr'yi çökertti.

    siteye bursaspor tribünlerinden texas afişi de belirgin olan bir fotoğraf koyan hacker'lar ayrıca ağıza alınmayacak küfürlü bir karşılama mesajı koydular.
    işin ilginç kısmı ise teksas grubuna bağlı hackerların http://www.besiktas.com.tr'nin beşiktaş’ın resmi yayın organının sanması oldu.

    bursaspor taraftarının yapmış olduğu bu gafın ardından, beşiktaş kulübünden şöyle bir açıklama geldi;
    bugün çeşitli basın organlarında yer alan, kulübümüze ait olmayan bir internet sitesinin çökertilmesi ile ilgili haberlerde hatalı ifadeler yer almaktadır.
    kulübümüzün resmi internet sitesi http://www.bjk.com.tr ve http://www.besiktasjk.com.tr'dir.
    basında belirtilen ve çökertildiği ifade edilen http://www.besiktas.com.tr sitesi ile kulübümüzün ilgisi bulunmamaktadır.
    kamuoyunun bilgilerine saygılarımızla sunarız.

    beşiktaş jk

    *
  • 25
    beşiktaş tribünlerine barış daveti yollayan grup:
    http://www.teksas.org/
    bursaspor taraftarları olarak, gündemdeki 'şike ve teşvik primi' soruşturması ile ilgili daha önce yayınlamış olduğumuz açıklamalarımız ve görüşlerimiz doğrultusunda, beşiktaş tribünlerince yapılan çağrıya yanıt vermek için bir kez daha açıklama yapma gereği hissetmiş bulunuyoruz. futbolun endüstriyelleşme evresinde olduğu ve bu evrimi büyük ölçüde tamamladığı yadsınamaz bir gerçektir. bu evrim öyle bir evrimdir ki, her şeyden önce artık yüz binlerce insanın bir yaşam biçimi haline getirdiği bu ‘zevkin’ odağına futbolu değil, parayı adapte eder. ve bu evrenin tamamlanmasına karşı durmamak ve bunu kabullenmek, işten çıkarmalar arttığında seyirci ortalaması düşen yani halkın takımı konumundaki hiçbir takımın onuruyla bağdaşmaz, bize yakışmaz. bu kapsamda, bursaspor taraftarı geçmişte olduğu gibi bugün de üzerine düşeni yapacaktır. yeşil beyaz sevdalıları olarak bizler, “temizlik ve temiz lig istiyoruz” sloganıyla çıktığımız bu yoldan asla dönmeyeceğiz. bursaspor ile beşiktaş tribünleri arasındaki sorunun, neye dayandığı hepinizin bilgisi dâhilindedir. takımımızın küme düştüğü 2003-2004 sezonunda yaşanan çeşitli saha içi ve saha dışı olaylar, iki takım taraftarları arasındaki sorunun bu raddeye gelmesine neden olmuştur. ancak bu sorunun asıl sebebi, bugün yayınladığı çağrı ile takdir toplayan beşiktaş tribünlerinin, aynı tavrı o dönemde, aynı bugün olduğu gibi kanıtlarla ortaya konan bazı gerçeklere karşı gösterememiş olmasıdır. bunu, sadece beşiktaşlıların değil, tüm spor kamuoyunun değer verdiği bazı beşiktaşlı merhum ve yaşayan spor yazarları da pek çok kez dile getirmiştir. beşiktaş tribünlerinin daha önce açtığı bazı pankartlarla bu sorun giderilemez, önemli olan o pankartlarda ismi geçen kişilerin değil, beşiktaş tribünlerinin gerçeklerle yüzleşmesidir. bu konu, beşiktaş tribünlerinin bir samimiyet sınavıdır. ya geçecek, ya kalacaklardır. bursaspor tribünleri, bu açıklamasıyla üstüne düşeni fazlasıyla yapmıştır. 2004 yılından kalan ve o gün kurulmadığı için bugün 51 renktaşımızın, kardeşimizin, ağabeyimizin cezaevinde olmasına sebebiyet veren o bir cümle ‘2004 senesiyle yüzleşiyoruz, bursaspor ve tribünlerinden özür diliyoruz’ cümlesidir. bu cümle, 7 yıldır kurulmadığı için büyük olaylar yaratan bir cümle olarak değil de, bu büyük gerilimi bir noktaya indirgemek için kurulan bir cümle olarak hatırlanabilir. bu fırsat, hiç olmadığı ve bir daha hiçbir zaman olamayacağı kadar önümüzdedir. gün, bizleri tel arkasında duran birer maymun olarak gördüğü ortaya çıkan kişilere ve oluşumlara karşı birlik günüdür. stadyumda bir meşale yakıldığı için kulüplerin ceza aldığı bu devirde, ‘şike’ suçlaması delillendirilen kulüplerin ismi ve rengi ne olursa olsun tff tarafından cezasız bırakılması, 2004 yılında ‘şike yapmadığı için düşen’ bizlerce kabul edilemez. bizler, soruşturmanın odağında görülen kulüplerin sağduyu sahibi taraftarlarının da böyle düşündüğünü adımız gibi biliyoruz.geçrek taraftarlar, hiçbir kupa veya başarıyı, onurunun önünde tutmamıştır, tutmayacaktır, tutmamalıdır. son olarak, kulüpler birliği vakfı’ndan çıkan ve altında tüm lig takımlarının imzasının bulunduğu bildirilen açıklamanın altına bursaspor kulübü imza atmışsa bile bursaspor taraftarı asla imza atmamaktadır. bunu bir kez daha tekrarlıyoruz. teksas