• 1
    bu yaz yine gazetelerde göreceğimiz bitmeyen şarkı. x türk futbol takımı büyük bir futbolcuyu almak ister ama oyuncu çok para ister doğal olarak. x takımının "muhtemelen" parası yetmez. ama yine bu x takımının yöneticisi açıklama yapar:

    - takım içi dengeleri bozmak istemiyoruz.

    hayatta herşeyde iyi mal iyi para değil mi ? ne kadar ekmek o kadar köfte değil mi? dünya kulüplerinde takım içi denge kavramı yok mu? man city de robinho ,milan da kaka fazla para alıyor diye takımda kavga mı çıkıyor, takım birbirine mi giriyor? hayır, biz başarısızlıklarımıza bahane bulan bir milletiz ne yazık ki. alamadık neden? eşi gelmek istemedi. alamadık neden ? son anda vazgeçti. alamadık neden ? takım içi dengeleri bozmak istemiyoruz.

    bozun artık şu dengeleri de sizde bizde rahat edelim.
  • 8
    galatasaray erkek basketbol takimi'na cok uber bir yildiz gelirse su asamadan sonra galatasaray taraftarinin davranislarina gore bozulup-bozulmayacagini dusundugum denge.belli bir oran tutturmusken bize gelecek bir superstar takima adapte olursa bizi avrupa'da iyi yerlere tasir,kadromuzla da sorun yaratmaz bence.ama eger bizim taraftar bu muthis destegi kesip futbolda bir zamanlar oldugu gibi sadece bu yildiza tezahurat falan yaparsa,o zaman ciddi sorunlar cikabilir,adam gittikten sonra da bitmez bu sorunlar.bu zor bir karar ve biz ne soylesek bos.bu isin bir tane master'i var o da zaten su an ne derse o olacak,bize dusen desteklemek ve inanmak.(bkz: oktay mahmuti )
  • 10
    avrupanın ilk 10 kulübü arasına girmek istiyorsun ve bir futbolcuya 5 milyon € veremem takım içi dengeler bozulur diyorsun.

    1. yıllık 5 m € vermen gereken adamları almadan avrupanın ilk 10 kulübü arasına nasıl gireceksin, hadi girdin diyelim nasıl istikrar sağlayacaksın ?
    2. o civarda para vereceğin kaç tane türk statüsünde futbolcu var ? mesut, nuri, gökhan inler'den başka ?
    3. eğer o kalibrede bir takım olmak istiyorsan bu tür futbolcuları alacaksın , ama o parayı vermeden önce sporcunun anneannesinin adını bile öğrenip getireceksin, senin takımında tek amacı para olan adamlar olmadığı sürece takımın başında fatih terim varken zaten o takım içi dengeler bozulmaz.

    yani anlatmaya çalıştığım olay şu. yabancı sınırlaması olduğu sürece avrupanın ilk 10 kulübü arasına girmek veya istikrar sağlamak imkansız oğlu imkansızdır.

    dipnot : yıllık 5 m € sembolik bir rakamdır.

    edit: ha şunu da söyleyeyim yanlış anlaşılma olmasın. sen gidip selçuk inan çapında oyuncuyu getirip ona 5-6 m € da vermeyeceksin. ya selçuk kadar alacak yada hiç gelmeyecek. *
  • 11
    oyuncuların yıllık ücretlerinden ziyade fiyat/performans oranı göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gereken dengelerdir. tabi ki bir takımın bütün futbolcularının aynı ücreti alması mümkün değil ama sürekli ilk 11de oynayan oyuncunuz kulübede oturup 3 maçta 1 oyayan yabancı futbolcunun yarısından az maaş alırsa bu dengeler bozulur. bunu önlemenin kuralı hak edene hak ettiği kadar para vermek.
  • 15
    allah'ın belası dengedir. türk toplumunun yarattığı hayali değerlerden bir tanesidir. bir müessesede çalışan garsonlar veya bir çağrı merkezi çalışanları için geçerli olabilir. ama yüz milyonlarca dolar değeri olan kulüplerde top koşturan futbolcular için geçerli olmamalıdır. olması saçmadır. bu, yönetimlerin uydurduğu bir şey de değildir. tamamen türk kafasının işleyişle alakalı bir durumdur.

    en basit haliyle;
    türk olan x futbolcu, yabancı olan y futbolcunun aldığı paranın üçte birini alıp "bakın buna bu kadar para ödeniyor ama ben daha fazla gol atıyorum" mantığını devreye sokar. bu mantık taraftardan yönetime, futbolcudan köşe yazarlarına kadar yayıldıkça yayılır, takım içerisinde gruplaşmaya kadar giden bir süreç yaşanır. bunlar olduktan sonra da tabi ki kayserispor genel menajeri 15m euro bonservis bedeli belirler, taraftarlarımız muhasebeci kesilir, yöneticilerimiz "takım içi dengeler"den bahseder.

    tekrar belirtmekte fayda var, bu türk insanının yapısıyla alakalıdır, bu sorunu da minimumda tutmak için uydurulan bir kriterdir ve bazı şeyleri çözüyormuş gibi göstermektedir.
  • 17
    bence oyuncu gruplarının kendi içlerindeki durumuna göre yapılması gereken dengedir. madem mesele oyuncunun aldığı para diğerleri ile aynı olmalı meselesi o zaman şöyle değerlendirmek gerekir. şimdi elimizdeki oyuncu gruplarına bakarsak:
    1. grup oyuncular: aykut, yiğit, servet, serkan, mehmet batdal, sercan, çağlar, yekta gibi varlığıyla yokluğu farkedilmeyen oyunculardan oluşan grup. bunların kendi içinde düşük ücrette denge kurması gerekir.

    2. grup oyuncular: gökhan, ceyhun, aydın, ufuk, riera, baros, engin, sabri gibi diğerlerine göre daha fazla şans bulan ama garanti ilk 11 oynar da diyemeyeceğimiz oyuncular. bunlar da kendi içlerinde dengeli bir şekilde para almalı.

    3. grup oyuncular ise muslera, eboue, selçuk, hakan, melo ve elmander'den oluşan bir grup oyuncu var. bildiğim kadarıyla aldıkları paralar hemen hemen aynı. ekstralar ile birlikte 3 milyon ile 4 milyon arasında dolaşıyor. mevkilerinden farklı düşünürsek futbol seviyeleri hemen hemen aynı. takımın bankoları.

    4. grup oyuncular ise takımın bankosu ya da maçın genellikle ilk 11 oynayan dediğimiz semih ve emre. onlar daha genç ama üçüncü gruba girebilecek kapasitedeler. ancak gençlerde para mevzusu daha farklı işliyor. onları kenara koyalım.

    3. gruptaki adamların kendi içlerinde dengeyi bozmadan aldıkları paraya 1. ve 2. gruptaki adam hangi mantıkla itiraz edebilir? aykut'un muslera'nın aldığı paraya itirazı varsa etsin de görelim. dünya şeyinde olmayan sercan, elmander'in aldığı paraya laf etsin bakalım. şimdi bizim olası drogba ya da dzeko transferimizde onlara verilecek 5.5 milyon euro'ya(eğer beklenen performansı gösterirse) kim hangi mantıkla itiraz etsin? onlar ekstra bir süperstar 5. grubunu oluşturur zaten.

    bazen istisnalar olabiliyor. biz riera'yı banko oyuncu diye aldık ama değilmiş. baros eskiden olsa ilk 11'e adı yazılacak ilk adamdı. ama şimdi değil. böyle istisnalar olabilir ama genel olarak oyuncu gruplarının kendi aralarında dengeyi sağlaması lazım.

    biraz detaylı analiz oldu ama yukarıda da kısaca anlatıldığı gibi gökhan zan'ın ronaldinho'ya(beklenen performansı gösterirse eğer) neden 5 milyon alıyorsun deme hakkı yoktur.

    3 senede 4er milyon euro banko para alan güiza fenerin dengesini bozmamışsa daha ne dengesinden bahsediyoruz?
  • 18
    ben bu dengeleri fazlasıyla bozabilirim. zira ben takımda oynamak için haftalık para bile verebilirim. en fazla 15 tl haftalık. en pahalı halı saha 12-13 tl bak ben 15 verdim kıymetimi bilin. sonra da neden elmander hazretleri para alıyor diye takım içinde hizipçilik yaratıp tüm dengeleri bozabilirim.
    en iyisi ben uzak durayım bu oynama fikrinden zira izlemesi de zevk vermekte.

    not: türk spor kültüründen takım içi denge diye bir zırt icat edilmiştir lakin böyle bir şey vardır. olmayadabilir. esas konuya not kısmında değinmek de enfes oldu. neyse kafam karıştı. http://alkislarlayasiyorum.com/...ardes-ne-diyosun-sen
  • 19
    takım içi ücret dengesinden ziyade takım içi kalite dengesinin dert edilmesi gerekiyor. yakın tarihte örneklerini bolca yaşadık malumunuz. siz keitaların elanoların yanına, selçukları, meloları monte etmeye bakın, melo nun aldığı ücreti kırpıp gökhan zan ve muadili oyuncuları memnun etmek yerine.

    tanım: çok güzel giden maçta son dakikalara doğru hata yapıp gole sebebiyet veren stoperin ruh hali misali her şey güzel giderken her zaman karşımıza çıkmak durumunda olan denge politikası.

    not: isimlerin önemi yoktur.
  • 20
    tamamiyle gelen oyuncunun ozverisiyle alakali bir durumdur. misal, hagi'nin aldigi parayi sorun edecek adami basta takim arkadaslari tokat manyagi yapardi. ama lincoln pasa gibi 2 mac oynayip 3 mac yatan birinin aldigi para herkese dert oldu. o yuzden, rondaldinho da gelse 5 milyon eurosuna degil, takima ne verdigine bakilir.
  • 21
    yıllardır en çok değer verdiğim ve desteklediğim olgulardan biridir.ama bazı renkdaşlarımız bunu anlamamakta ısrar ediyorlar.ve takımın muhasebecisi olmakla suçluyorlar.zaten bu muhasebecilik olayı hakkında söylenenlerden o kadar rahatsızlık duyuyorum ki daha özgürce birşeyler söyleyebilmek için yazar olmayı dört gözle bekliyorum.
  • 25
    "bu adama bu parayı vermek işimize gelmedi" nin kulbudur. takımdaki bir futbolcunun "şu benden çok alıyor ben oynamam" dediği nadir görülmüştür. takımdan düşen oyuncuların dertleri genellikle daha başkadır (klüp genelinin mental olarak düşmesi, başka takıma gitme isteği, parasını alamamak gibi).her transfer dönemi bol bol duyduğumuz ancak sezon içerisine sirayet ettiğini çok az gördüğümüz transfer etmeme klişesidir.