• 1
    hep oyunlar senaryolar tezahüratının en trajikomik mısrası. "sustuysak bir yere kadar" ne zaman duysam çileden çıkıyorum "nereye kadar ulan nereye kadar!" diye bağırıyorum. nereye kadar birader? daha ne kadar susulacak? daha ne kadar haksızlıklara boyun eğilecek? adamlar her türlü oyunu senaryoyu bağıra çağıra gerçekleştiriyorlar. 3 penaltı pozisyonuyla unuttuk geçti gitti fenerin penaltısı. 2014/15 sezonunda bu kaçıncı puan? penaltılar olmasa ligde kaçıncı olurdu fenerbahçe mesela? var mı bunu yazan bir gazete? yok.

    aman dikkat beyler taraftar "sustuysak bir yere kadar" diyor. akıllı olalım.
  • 4
    susup içine atmayı ve bu esnada da çile çekmeyi bir erdem zannedip bu asaletli (!) susma merasiminin son raddesinde artık eşyanın da tabiatından dolayı* ayarsızca "patlayıp" etrafına da kendisine de zarar veren kezban türk insanımıza yakışan bir tezahürat cümlesi.

    oysa yapılan yanlışlara karşı en baştan medeni bir insan gibi hakkını arasa ve tepki gösterse böyle olmayacak ama olur mu hiç öyle şey kat'iyen olmaz! susar bizim insanımız, içine atar. bok var ya ondan. sebebi ne acaba? hatta bakışlarıyla, böyle saçma sapan ağız yüz ve el kol hareketleriyle ilkelce ima etmeye çalışır da beceremez, ya da kötülüğe meyilli olan karşı tarafın zaten işine gelir bu tutum. belki karşı taraf da aptaldır anlamaz yani bu da bir seçenek tabi ki. hani içine atar gibi durur ama mutasyon gibi zaten bir şekilde kendini belli eder bu sıkıntı. burada da "karşı tarafın" yapması gereken bu garip triplerden olayı çakması ve geri adım atmasıdır ama bilindiği üzere şu sebepten ya da bu sebepten yüzde doksan dokuz böyle olmaz ve o efsane kısım devreye girer;

    "artık bir yere kadar dedim ve patladım"

    iyi bok yedin canım aferin. hep böyle yap e mi? inşallah çok geç kalmazsın susmakla ve saçma sapan triplerle kaybettiğin zamandan dolayı.

    anasını satayım skandal şu söz ya tam bir skandal. yazanı da yazdıranı da bulup kulübümüzü rezil ettiği için yargılamak lazım. bak diyor ki "oyunlar, senaryolar" hahaha ulan neyi bekliyorsun o zaman arkadaş? illa ana bacı ya da allah kitap mı karışmalı yani mevzunun içine tepki göstermek için? haksızlığa uğramak yeterli değil mi?

    neyse, durup durup bir salvo daha atasım geliyor. milli düzeydeki* kezbanlığımızın özeti bu cümlede gizlidir.

    (bkz: herkes akıllı olsun)
    (bkz: sustuysak bir yere kadar)
  • 5
    dünyanın en içi boş tezahüratı. susma arkadaş susma o zaman.
    yıllardır çubuklu rakibinin yemediği bok kalmadı, sen hep sustun. şike yaptı, gerekli sesi çıkaramadın. şikeden mahkum oldu, mahkum olmasına rağmen 1 puanı dahi silinmedi, tık yok.
    sonra ortamlarda "sustuysak bir yere kadar" dersin, nereye kadar kardeşim nereye kadar?
    hakem gelmiş maçta seni doğruyor, sen sustuysak bir yere kadar diyorsun. hadi susma, o an yap yapacağını da görelim.
    "bak susuyorum ama patlarsam fena patlarım, tersim çok kötüdür" tribinden başka bir şey değil yapılan.
    neyse zaten ultraslan'ın koreografi dışında hiç bir halt beceremediğini bilmeyen yok. elinde hiç bir gücü olmayanların etrafa dayılanması konseptini de kimden kopyaladıkları belli.
  • 6
    afedersiniz beyler ama bu amk yeri neresidir, birisi söylesinde bilelim ona göre bekleyelim artık. sikilmedik bir kulağımızın arkası kaldıydı onuda 18 şubat 2018 kasımpaşa galatasaray maçında sikip attılar.

    yani neresi bu hani sustuk ta nereye kadar sustuk, şimdi haykırmayacaksak ortalığı yakıp yıkmayacaksak daha ne kadar hakkımızın yenmesi gerekiyor.
  • 8
    tee 2009 şubat ayında kulübün yayınladığı bir bildiriye dayanan tezahüratın en içi boşalmış mısrası.
    şu pezevenk hakemler cim bom bom'dan ne isterin söylenmesi küfür-ceza olayları sebebiyle ütopik kalsa da zamanında o şekilde tepki verebilen bir tribünün 10 senedir bıkmadan usanmadan aynı ezberi dayatması, üstelik 10 sene önceki gelmiş geçmiş bir gündeme dayandırarak dayatması gerçekten bomboş bir iş oluyor.

    şunu duyunca benim bile götten penaltı uydurasım geliyor, o derece baydı artık...