• 7
    kedisini kaybetmiş, başı sağolsun, acısını anlayabiliyorum. benim de bir kedim var, sahiplendiğimde 2 aylıktı, sokaktan aldım, şu anda 5 yaşında, çok şükür sağlık durumu yerinde, bir kaç kere idrar yollarıyla ilgili sıkıntı yaşadı tedavi oldu, bir daha olmaması için sadece üriner özellikli mamalar kullanıyoruz, biraz kilo sıkıntımız var, 7.3 kg kendileri.*

    son zamanlarda biraz kişilik bozukluğu yaşıyor, karnındaki ve patilerindeki kıllarını yaladıktan sonra yolup yara yapmaya başladı, veterinerimiz stres yaşadığı için bu kişilik bozukluğu olduğunu söyledi, klasik kendisiyle uğraşma hareketiymiş. evde tadilat yaptırmıştık geçen ay, bu sebepten 10-15 gün özgürlüğü biraz kısıtlandı, bundan kaynaklı sanırım, çözmeye uğraşıyoruz, bu konuyla ilgili tavsiyesi olanlar varsa mesajlarını bekliyorum.

    yazar arkadaşımızın tekrardan başı sağolsun, zaman zaman benim de aklıma geliyor kedimi kaybettiğim gün geldiğinde ne yapacağım şeklinde, inşallah uzun, güzel ve sağlıklı bir ömrü olur. kendi canımdan bir parçaymış, kendi evladımmış gibi görüyorum, hayvanlarla bir arada yaşamayan kişilerin bunu anlaması biraz zor oluyor. bir çok insandan daha fazla değer veriyorum kedime.
  • 11
    ses çıkaran komsusundan rahatsız olmasından dolayı intihar etmeyi düşünüyorsa bu hayatta başarılı olmasının çok zor olduğunu kendisine hatırlatmak isterim.

    kendisi okulu bitirince anladığım kadarıyla veteriner olacak. belki kariyeri boyunca ameliyat masasında, yoğun bakımda gözlerini hayata kapayan binlerce hayvana şahit olacak. yapacağı meslek bu kadar ince ruhu kaldırmaz malesef.

    umarım hayatın pis ve ters yüzü kendisini üzmez.
  • 12
    ses konusunda hassas yazar. ben de ogrencilik doneminde bu dertten cok cektim. hatta okudugum universitenin kampusunde özel ogrenci evlerinde kaldigimda hemen yan tarafimdaki oda tv odasiydi. surekli bir gurultu, ciyak ciyak bagrismalar, borazan gibi ötmeler vs vs. birinde final doneminde 3 gunluk uykusuzluk sonrasi bir sinava calisirken elimde bicakla o odaya dalip ya o sesinizi kesersiniz ya da ben sizin dilinizi keserim demisligim vardir. tabii nereye kadar. bir tane hayvani uyarip duzeltince tum binayi duzeltemiyorsun. defalarca bina gorevlisine bu durumu aksettirmeme ragmen pasif tipler oldugundan sonuc alamamistim. yine birinde sinifta kaldigim kesinlestikten sonra, final zamani yemisim finallerini diyerek bilgisayarin hoparlorlerini sessizlikten kirilan binada bangir bangir son ses acmis, uyarmaya gelen gorevliye jandarma gelirse kapatirim demistim. neyse ki jandarma bosuna gelmisti.*

    tek cozum sessiz sakin kalabilecegi bodrumdan hallice bir eve tasinmak. ciddiyim -1 , -2 gibi katlarda mis gibi sessizlik oluyor. hem ucuz olur kiralar. ben oyle yapmistim.

    ya da baska bir cozum onerisi olarak oturdugu yerden kalkip bir zahmet en yakin kutuphaneye giderek derslerine orada calisabilir. ınteraktif dersler haricinde rahatlikla online derslere katilabilir.

    bu tur durumlarda hemen kaçış planini devreye sokmak yerine imkanlari zorlamak ya da pratik zekayi konusturmak gerekir. sonucta veterinerlik en az tip kadar zor bir bölüm. o zor derslerin ustesinden gelebiliyorsa zeki adamdir. bu isin de ustesinden kolayca gelecektir.
  • 14
    ıçtenlikle icinde bulundugu zor durumu paylaşmiş olan yazar. aşiri hassas falan değil bana kalirsa, kimini cok etkileyen sorun kimine vız gelebiliyor, bünye meselesi.

    gürültüden ömrü boyunca çok cekmiş biri olarak oncelikle icinde bulunduğu koşulları kabullenmesini öneriyorum. çözüm yolu yok gibi görünebilir ama var. insan bir konuya saplandı mı çıkış yollarını göremeyebiliyor. bu memleketin gençler için ne kadar zor olduğunu da hesaba katınca karamsarlık gayet anlaşılabilir bir durum.

    taşınmak şimdilik opsiyon değilse adaptasyon sağlanabilir. öküzle öküz olmak veya muhatap olmak işleri daha kötü hale getirir, o yüzden 3m turuncu kulak tıkacı + beyaz gürultü ile bir adaptasyon denemesi öneriyorum. olmazsa yalıtim için ev sahibiyle konuşulabilir. anladigim kadariyla gürültü yan daireden geliyor, ortak duvar tek taraflı da olsa yalıtılabilir. ev sahibine bağli tabii.
  • 15
    yaşadığı sorunun adını doğru koyması gereken yazar. bu sorunun adı "ses sorunu" veya "ses hassasiyeti" değil. bu sorun saygısızlık sorunu.

    saygısızlık sorunu bu ülkedeki insanların yarısından azının muzdarip olduğu bir sorun. bu ülke geniş ailelerin bir arada harala gürele yaşadığı, kimsenin sessiz kalmaya tahammülünün olmadığı, sessiz kalıp tefekküre dalanın derdi varmış gibi düşünülüp car car başının etinin yendiği bir ülke. bizim milletimiz çıkardığı sesin çevresine verdiği rahatsızlığı hesap edebilen bir millet değil. hatta çoğu kez, uyarıldığında "ben ne yaptım ki?" diye sorar, yaptığı gürültünün zarar verdiğini anlayamaz.

    hele ki beyninizi patlatmanız gereken bir işiniz veya uğraşınız varsa geçmiş olsun. çünkü bu milletin çoğuna göre sizinki iş bile değildir. siz de onlar gibi, beyninizi yormadan sabah dokuz akşam beş mesai yapıp geri kalan zamanda geviş getirdiğiniz sürece iş yapıyorsunuz demektir. sessiz kalıp çalışmak ne açık mert korkusuz? filozof mu olacanız başımıza?

    kendisini çok iyi anlıyorum. üç sene y.l. tez sürecimde, üzerine iki yıl da çevirilerle uğraşırken çevreden gelen gürültünün yarattığı o beyin şişmesini (tam anlamıyla şişme hissi) iyi bilirim. odaklanamamak, tam odaklanmışken saygısızca çıkarılan gürültü, hem sesten rahatsız olmak hem saygısızlıktan dolayı bunalmak, modun düşmesi, berbat bir durum.

    arkadaşımız "ya belalı biriyse" diyor. belalı olması bir şeyi değiştirmez. belasız da olsa, o yaşına dek bu saygısızlığı yapmayı öğrenememişse hiçbir şeyi değiştiremezsin. bu toplumsal bir eğitim sorunu. çünkü büyük ihtimalle o kişi anasından, babasından, çevresinden bunu görmüş. bu ülkenin çoğu da bu kafada. bizde bağırarak konuşmak bir alfalık göstergesidir. sessiz, sakin kalırsan ezik oluyorsun. hele de çevrene gürültüyle rahatsızlık vermemek için kırk takla atan biriysen gelsin ömür boyu minör depresyon.

    çözümlerden biri kuzey'e yerleşmek. çünkü emin olun bu akdeniz civarında bütün ülkeler aynı. istanbul'da tramvay kullananlar bilir, eğer tramvaya italyan turistler bindiyse kulaklarınızın anasını ayrı, babasını ayrı bellerler. ikincisi psikiyatr yardımı almak. bu psikolojik bir vaka ve bir şekilde yardım almak faydalı olabilir. "o gürültü yapıyorsa sen de yap" diyemem çünkü bu iş böyle çözülmez. adam zaten tınlamaz, tınlasa da sen bir de kendi karakterin dışına çıktığın için psikolojik olarak kötü etkilenirsin.

    kısacası bu ülkede yaşıyorsan bu lanetle yaşamaya alışacaksın. ama bu sorunu yaşayan çok fazla insan var. yalnız olmadığını bilsin en azından. çünkü psikolojik rahatlama dışında ne kadar faydalı çözümler sunulabilir, meçhul.
  • 16
    3 kuruş maaşla ev geçindirmeye çalışan işsiz insanları düşünmesini tavsiye ettiğim yazar arkadaş.

    intihar etmek için sebep yarıştırmak gibi olsun istemiyorum ama bir şekilde fedakarlıkla çözülebileceğini düşündüğüm bir problemi var.

    böyle bir nick sahibinin kolay yıkılacağını düşünmüyorum. winnersın kardeşim sen, az sal. rahatla.
  • 17
    ses çıkaran komşusundan rahatsız olmasından dolayı intihar etmeyi düşünüyorsa psikolojik tedavi görmesini tavsiye ettiğim yazar. tamam bak bu durum seni çok mutsuz edebilir, rahatsız edebilir ama böyle bir şey için intiharı düşünmek nedir? yarın bir gün iş hayatında mobbinge maruz kalarak çalışmak zorunda kalacaksın belki, ya da ay sonunu getiremediğin için ev sahibi sürekli evimi boşalt diye huzurunu kaçırmaya çalışacak, veya hastalıklar, kayıplar olacak. maaşını almakta zorlandığın bir kuruma denk geleceksin belki... o zaman bu durumlarda ne yapacaksın? bunlar rastgele aklıma gelen herkesin bir gün yaşayabileceği ya da yaşıyor olduğu zorluklar. hayat böyle bir şey, binbir türlü zorluk barındırır. zorlukların üstesinden gelerek yaşamayı öğrenmek zorundasın. hepimiz zorundayız. komşum ses yapıyor, acaba intihar mı etsem ne demek?

    kendisinin biraz evhamlı bir insan olduğunu düşünüyorum. bu kadar hassas olmamalı hayata karşı. hele türkiye'de sürekli gardını alarak yaşamak zorundasın, zorundayız. aksi takdirde daima sömürülürüz. bu ülkede bağıra çağıra hak aramak gerekir. yoksa naifliğini zayıflık beller, ezmeye kalkarlar mazallah.

    gerekirse evini değiştirirsin, olmadı gider kütüphanede falan çalışırsın. mezun olana kadar sıkarsın dişini. böyle geçici bir durum için hayatından vazgeçmeyi düşünmek nedir? hayatta daima gidilecek başka bir yol, çözüm yaratacak bir çare, çıkış yolu vardır.

    öte yandan o büyük kariyer hedeflerine gelince... büyük hedefler, sonsuz sabır ve sonsuz azim ister. güçlü ve dayanıklı psikoloji ister. o yüzden o yoldan çok dönen olur. çünkü büyük hedefler kısa vadede gerçekleşmez. zaman, sabır ve emek ister. aşamalardan oluşur. bu yüzdenasla pes etme, zorluklarla başa çıkabilecek şekilde yaşamayı öğren ve ne olursa olsun hiçbir şeyin hedeflerinden seni uzaklaştırmasına izin verme. herkese kulak tıka.

    bir daha da abuk subuk insanlar yüzünden ve incir çekirdeği nedenlerden intihar mı etsem diye sorgulama yapma.

    kimse unutmasın ki dünya berbat bir yer olsa da, hayat her türlü zorluğa rağmen ecel kendiliğinden gelinceye dek vazgeçilemeyecek kadar güzel ve değerli olan bir şeydir.
  • 18
    ses yapan komşusundan çok daha büyük problemleri olduğunun farkında olması gereken genç kardeşimiz.
    insanın sadece huzur beklediği evinden bunu alamaması gerçekten katlanılmaz olabiliyor. bunu zaten biliyoruz ve hemen herkesin hayatının bir döneminde buna benzer sıkıntılar başına gelmiştir. burada yazarın bu probleme işaret etmesi, nasıl katlanılmaz bir şey olduğunu söylemesi gayet makul olarak algılanabilecekken, okurken gözlerinizi silip tekrar bakmanıza sebebiyet veren "intihar" sözcüğünü görünce ister istemez bir "hadi lan oradan" diyorsunuz. yani hakkaten bir sözcük bir konuya anca bu kadar yakışmaz.

    hatta bence burada yazar, aksine komşusuna teşekkür etmeli. çok daha büyük psikolojik problemleri gün yüzüne çıkarmış olabilir. ciddi bir ilgi açlığı, dikkat çekme isteği göze çarpıyor ki bu kişilik bozukluğudur, tedavi gerektirir. ya da bunların hiçbiri olmayıp hayatında bilinç altının derinliklerine süpürdüğün görmezden geldiğin başka travmalar olabilir, yine bunlarla yüzleşmen için bir fırsat olabilir. yoksa yan duvardan ses geldi, hadi ben intihar ediyorum, bu biraz şey olmuş...
  • 19
    eğer cebinde 1000 dolar gibi bir ekstra parası varsa ses izolasyonu konusunda kendisine yardımcı olabileceğim yazar arkadaşımız. benim tavsiyem hiç o leş komşuyla iletişimde bulunmaması, evinde bir odayı çalışma ortamınolarak seçmesi ve o odaya ses izolasyonu yapması şeklinde. kadıköy’ün ortasında ayı gibi davul, gitar, yaylı kayıtları aldık yıllarca bir kişi bile kapıyı çalıp da napıyorsunuz demedi. çözüm ses izolasyonunda bence. ama maliyetli mi evet maalesef.
    edit: izolasyon yerine başka bir muhit de düşünebilir ama ses konusu maliyetli bir konu maalesef.
  • 20
    en yakın zamanda profesyonel destek almasını umduğum yazar.

    istanbul, çapa'da oturuyorum. caddenin hemen orasında. bilenler bilir. ambulans seslerinin durmadığı, tramvay sesinin sabah erken saatlerde başlayıp geceye kadar sürdüğü, cadde trafiğinden gelen korna seslerinin bitmek bilmediği, en az her iki haftada bir illa bir inşaat, matkap sesinin falan duyulduğu bir mekan.

    bunu böyle örneklendirerek yazıyorum, hatta buralarda oturan varsa eminim bu söylediklerimi de onaylayacaktır. ses ve gürültü dediğimiz olayı durdurmak bazen elimizde olmuyor. yalanım varsa iki gözüm önüme aksın geçen gün gecenin 2'sinde mi 3'ünde mi ne matkap çalıştırıp duvar delmeye başladılar caddedeki iş yeri inşaatında. ben böyle bir yerde oturuyorum ve yapabileceğim bir şey yok. ha, o gece fazla anormal bir durum olduğu için polisi aradım ama neyse.

    ben covid döneminin dışında bile evden freelance olarak çalışan biriyim ve işim tamamen kafamın üzerine kurulu. kafam ne kadar iyi çalışırsa o kadar iyi kazanıyorum. kira muhabbetinden ben de buraya hapsoldum fakat sırf bu sesler için intihar etmek de hiçbir zaman aklımın ucundan bile geçmedi. diyeceğim odur ki kardeşim, sırf sesten dolayı intiharı düşünüyorsan senin olayın daha başka ve daha büyük. profesyonel destek almaya bak.

    sorunun -bir nevi- çözümüne gelince de ses yalıtımı güzel bir headset al. ilevsiz bir inşaat kulaklığı değil. hem o headseti online derslerde de kullanabilirsin.
  • 21
    (bkz: #3253858)

    dostum, sana katılıyorum büyük bir problemin var. bence komşunla gün içerisinde karşılaşmaya çalış. merhaba, iyi günler, iyi akşamlar gibi basit selamlaşma yöntemlerini kullanıp komşunu başta dış görünüş olaral tanımaya çalış. ilerleyen zamanlarda zilini çalıp annem köyden göndermiş diyerek marketten aldığın meyveyi ver. tanışma safhasını biraz ilerlet. baktın sorunlu bir tip, evet uzak dur. iyi niyetli biri olduğunu fark etmeye başlarsan küçük bir sorunun olduğunu, ona söylemeye çekindiğini belirterek söze gir ve derdini anlat. hatta duygu sömürüsü bile yapabilirsin. tatlı dilli olmaya özen göster. ben çözülebileceğine inanıyorum. çözülmezse üzerine tekrar düşünürüz. yaşadığın problem intihar ettirecek seviyede bir problem değil bana kalırsa.

    selamlar.
  • 22
    (bkz: supercup2000winner/#3253858) entrysini okurken önce toplanıp kapı komşumu dövelim çağrısını beklerken bi an da intihar edeceğimi okudum şaşırıp kaldım. yan komşun gürültü yapıyor diye intihar mı edilir be güzel kardeşim. bilim adamı olacağım diyosun. daha yan komşunla konuşma cesaretini gösteremeyen adam yüksek lisans ve doktora savunmasında ne yapacak. en yakın lavaboya gidip bileklerini dik keser herhalde. maddi imkanım yok kiralar arttı taşınamıyorum diyor. ona da hakveriyorum gerçekten ülkenin şu dönemi öğrenci olmak için özelliklede farklı bi şehirde öğrenci olmak için çok kötü bi dönem gerçekten. yurt bulamadığı için sokakta yatan öğrenci kardeşlerimizin olduğu bi dönemde, 10 kişinin aynı evde bi şekilde yaşamak zorunda kaldığı bi dönemde yan komşu ses yaptı gidip konuşsam başım belaya girecek diye çekinip en iyisi intihar edeyim demek çok saçma gerçekten. şunu da kabul ediyorum her insan zorluklarla aynı şekilde baş edemez bu da ayrı bi yetenektir ama en azından direk pes etmez.
  • 23
    belli ki entry'sinde (bkz: #3253858) kaleme almadığı başka sorunları da olan yazar. yoksa hiçbir normal insan, her şey güllük gülistanlıkken yan komşusu ses yapıyor diye intihar fikrini kafasından geçirmez. bu olay sadece bu fikrin kafadan geçmesi için tetikleyici olmuş ben öyle bir izlenim edindim. yoksa zaten bir şeyler içinde birikmiş, dolmuş yazar arkadaşımızın. yani, yan komşusu ses yaptı vs. diye hiç bu düşünülür mü diye değerlendirme yaparken bir daha düşünmekte fayda görmekteyim bu yüzden. bunun haricinde, hiçbir şey intihar fikrini meşrulaştırma zeminini hazırlayamaz tabi ki de o konuda ben de herkesle aynı fikirdeyim.
  • 24
    bu hayvanlar için canına kıymayı ne düşünüyorsun. dünyaya 1 kez geliyoruz canım kardeşim. şu an bunu yazdığımda bile zaman geçti ve geri gelmeyecek. sen gitmişsin canına kıymayı düşünüyorsun. sanırım seni asıl sıkıntıya sokan ders, hayat ve gündelik yaşamın sıkıntısının verdiği büyük yük. destek alman bu dönem senin için çok iyi olacaktır. olayın tamamen yaşanılan stresin dışa vurumu olduğunu düşünüyorum. normal şartlarda barzo bir komşum var diye kimse intiharı düşünmez.
App Store'dan indirin Google Play'den alın