• 2
    budamı girdi topa dediğimdir. eskiden unkapanı aleminde bir inanış vardı. sanatçı televizyona çıktımı ertesi gün 10000 kaset satılır diye. bu adamla bedri baykam'ı televizyonda gördüm mü aklıma hep o söz gelir. her televizyona çıkışında mensubu olduğu partiye 10.000 oy kaybettirecek adamdır. allahın yarattığı en antipatik adamlardandır. bu adam bizi savunursa haklıyken haksız duruma düşeriz. o kadar diyim.
  • 6
    dik duran taraftarı falan desteklememiştir.

    şu adamın yaptığının tayyip'in yaptığından ne kadar farkı var allasen? tayyip kendi propagandası için galatasaray'ı kullanmıştır hakkettiği cevabı almıştır. bu adam da tribün protestosundan kendisine ve partisine pay çıkarmaya çalışmaktadır. ortada taraftarın bir protestosu var ve kendisi bizzat protesto edilen tarafın siyasi rakibi olduğu için bu konuda söz söylememelidir. nereden bilebilirm süheyl batum söylediklerini siyasi kimliğiyle mi yoksa taraftar kimliğiyle mi söylüyor? cidden yazık, taraftarın omurgalı duruşunu koruması için kavgadan nemalanmaya çalışan insanlarla da arasına bir mesafe koyması gerekir.

    bu arada, akp destekçisi falan değilim.
  • 8
    galatasaray kulübü kongre üyesi ve divan kurulu üyesi süheyl batum, adnan polat'ı çok sert eleştirdi.

    işte batum'un polat'a mesajı:
    galatasaray başkanina birileri başbakanin parali adami olmadiğini hatirlatmali

    birinin adnan polat'a şunu hatırlatması gerek. o akp'nin üyesi ya da başbakan'ın paralı adamı değil, 106 yıllık galatasaray'ın başkanı. bu nedenle, onun haddine değil, 200 kamera ile izlediğini ve protesto edenlerin bir daha stada sokulmayacağını söylemek. adnan polat bunları bilmeyebilir, başka bilmediğimiz, bilmek istemediğimiz nedenleri de olabilir, ama şunları mutlaka bilmesinin hatırlatması gerek ona;

    1) türkiye'de yapılan ilk stad türk telekom arena değil, bu nedenle iki lafın birinde "başbakanımız bu stadı yaptı" demesinin bir anlamı yok.

    2) akp'liler ve yandaşları öyle bir hava yayıyorlar ki, sanki daha önce galatasaray'ın stadı yoktu, çadırda futbol oynuyorduk, sayelerinde ilk kez bir stadımız oldu. oysa arena'nın karşılığında neleri verdiğimizi, onlara ne kadar büyük bir para kazandırdığımızı, daha önce, bırakın bizleri, toki başkanı'nın bizzat kendisi söylemişti. şimdi bunları akp bilmeyebilir, başbakan bilmeyebilir, ama 106 yıllık galatasaray'ın başkanının bilmemesi mümkün değildir, olmamalıdır.

    3) toki başkanının daha söze başlar başlamaz devirdiği çamları duyan bir kişinin, akp'nin bu açılışı, bir stad açılışından çok kendi propagandasına alet etmek istediğini anlamaması mümkün değildi. bu
    nedenle buna tepki göstermeyen birinin, akp'li olduğu için teki göstermemiş olması haklı görülebilir, ama galatasaray başkanı'nın bu sözleri yutması, en azından şu andaki makamı için mümkün değildir. ve haddine de değildir.

    4) bugüne kadar türkiye'de kaç stad yapılmıştır. inönü stadını beşiktaş mı yapmıştır, beşiktaş'ın ihlamur'daki tesislerini beşiktaş mı yapmıştır, ali sami yen'i galatasaray mı yapmıştır, ki bugüne kadar yapılan bu stadların hiç birine "sayın başbakanımız bize bunu yaptı" diye saymıyoruz da, ilk kez "arena" için bu tür konuşmaları dinlemek zorunda bırakılıyoruz. haydi bugün içinde bulunduğumuz siyasal durum bunu zorunlu kılıyor diyelim, ama yine de adnan polat, bulunduğu makam gereği, böyle bir "anlamsızlığı" yapabilir mi? bir galatasaray başkanı'nın, "eskilerden bana ne, ben onları bilmem, bilmek zorunda da değilim" diye düşünmek ve böyle söylemek hakkı var mıdır? olabilir mi?

    5) adnan polat, başbakan'ın yapımında kendisine çok yardımcı olduğu bir gökdelenin açılış töreninde, böyle neden söylendiği açıkça belli olan, mübalağlı takdir ifadelerinde bulunabilir, "sayın başbakanımız olmasaydı, ben bu gökdeleni dikemezdim" diyebilir. ama daha önceki başkanlar tarafından üst hakkı alınmış, yine başka başkanlar zamanında yanına yeni yerler katılmış (mülkiyeti alınarak) bir ali sami yen stadının tamamen bedelsiz olarak devredilmesi karşılığı yapılan bir stadın açılışında, böyle ifadeler kullanabilir mi?

    6) dün toki başkanının daha söze başlar başlamaz, kullandığı ve "tüm galatasaray başkanlarını, yönetimlerini, geçmişini aşağılayan ifadelerine" (her ne kadar maalesef bazıları doğru olsa bile), her şeyden önce galatasaray'ın şu andaki başkanı olarak adnan polat'ın karşı çıkması gerekirdi. galatasaray kulübü'nün onurlu üyeleri ve taraftarları, "sadaka mantığının" kendileri için asla geçerli olmayacağını açıkça ortaya koymuşlardır. bu mantığa ilk önce karşı çıkması gereken başkan'ın bunları duymazdan gelmesi, hiç söylenmemiş varsayması, kabul edilebilir bir davranış değildir. nedeni ne olursa olsun, bir galatasaray başkanı, bu sözleri duymazdan gelerek, tam tersine tepki gösterenleri cezalandıramayacağı gibi, böyle bir "yanlışlık içine girmeye" cesaret bile etmemelidir. dediğim gibi gerekçeleri ve bildiğimiz ya da bilmediğimiz nedenleri ne olursa olsun!

    7) son olarak, dün arena'nın açılışına gelenlerin tümü, kombine bilet alanlar, üyeler ve divan üyeleri idi. hariçten bilet satılmamıştı. ve onların en azından yarısı protesto etti. şimdi "avrupa'ya açılan
    pencere" diye baktığımız galatasaray'ımızın üyelerini ve kombine bilet alan taraftarlarını, stadı yakıp yıktıkları, şiddet olaylarına neden oldukları için değil, sadece başbakan'ı ve anlamsız sözleri arka arkaya anlamsız bir biçimde yuvarlayan toki başkanını protesto ettikleri için, kameralardan izleyerek cezalandıracaklarını söylemek, adnan polat'ın kesinlikle haddine değildir. o, kendisini başbakan'ın koruması zannedebilir ama unutmasın ki 106 yıllık galatasaray kulübünün şu anda başkanıdır. ve düşünce ve ifade özgürlüğünün her zaman savunucusu olmuş galatasaray'ın başkanı, hiç bir zaman, karşılığı ne olursa olsun, kendini bu duruma düşüremez. düşürmemelidir. en azından başkanlık görevi devam ederken...

    sonuç olarak, "galatasaray'ımıza neden batı'ya açılan pencere" dendiğini bir kez daha gördük. son yılların "sadaka mantığına" sırt çeviren onurlu taraftarlarımızla ve üyelerimizle, bir kez daha gurur duydum. aralarında olmaktan da onur duydum. ve tüm bu geçmişi, tarihi bilmeyen ve başbakan'ına tepki gösterildiği için, onları kameralardan izleyip cezalandırabileceğini zanneden bir başkan'a sahip olmaktan da büyük üzüntü duydum.

    süheyl batum

    odatv.com
  • 9
    hakikaten, sözüm meclisten dışarı o kadar ilginç bir taraftar topluluğuna sahibiz ki.. bazı yorumları okuyunca düşünüyorum, insanlar ciddi ciddi şu yazdıklarını nasıl düşünüyorlar, hangi ruh haliyle yazabiliyorlar diye.. adam 7 maddelik bir açıklama yapmış, eksikleri yok mu var, ama bir galatasaraylı'ya yakışır şekilde, anayasa profesörü olmasının da verdiği avantajla gayet güzel cümlelerle süslemiş yazısını, bizim düşündüklerimizin çoğunu çatır çatır söylemiş..

    ama burada bile biri çıkıp, yüzde yüz eminim ki yazıyı bile okumadan bu adamdan ne kadar nefret ettiğini anlatıp, gidip bedri baykam'la kıyaslıyor.. ya bir oku allah aşkına, yazmış olmak için boş boş bilgiler vermeden bir oku adam ne demiş, o kadar yazıyı niye yazmış, galatasaraylılıkla alakalı, galatasaraylı duruşuyla alakalı neler söylemiş, ama yok "haaa bu mu yazmış yine, amaaaaan antipatik adam işte koyver gitsin" mantığıyla entry giriyor.. bana ne senin bu adamı sevmemenden, bana ne chp'ye kaybettireceği oylardan, bana ne chp'nin kaç milletvekili çıkaracağından..

    öbürü de diyor ki tayyip'den ne farkı var bunun yaptığının.. be adam, herif o kadar yazısının neresinde yapmış siyasi propogandayı, bak adam kimlere mail atmış, galatasaray spor kulübü üyelerine yani bir galatasaraylı sıfatıyla.. zaten yazının genelinde değindiği konu bizim 3 gündür bahsettiğimiz gibi galatasaray başkanının başında bulunduğu makamın ağırlığını kaldıramayarak kendisini küçük duruma düşürmesi, galatasaraylılık'ı ayaklar altına alması.. ama yok chpli ya nasıl olsa, başla hemen "kesin siyaset yapmıştır" diye..

    ondan sonra da diyoruz ki medya bizim yanımızda değil, kimse bizim haklarımızı savunmuyor.. ee adam daha nasıl savunsun bizi, son paragrafı oku bir önce, ama her şeyi biz biliyoruz zaten, eleştirinin de sevmenin de kralını biz yaparız.. bu adamların bir bok bildikleri yok, tek bildikleri ota boka sallamak..
  • 14
    tff'nin tavrı ve fatih terim'e verilen ceza sonrası twitter'dan çatır çatır doğruları dile getirmekte.

    şuan kuş beyinli fb'li taraftarların safsataları ve saçmalıklarına maruz kalıyor.
    lan bunlar ciddi ciddi kendilerinin ülkeyi kurtardıklarını falan sanıyor...

    zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışan "başbakandan yeniden yargılama sözü aldık" diyerek "ak'lanan" şikecileri ciddiye almamasını tavsiye ediyorum.
  • 15
    https://twitter.com/...404145590743040?s=19

    zirve twiti budur. fenerbahçe'nin fethullahçılar ile öyle futbolcu falan değil direk yönetim düzeyinde defalarca gerçekleşmiş ve sürekli hale gelmiş ilişkilerini birilerinin dile getirmesi gerekiyordu artık.

    ayrıca kendisi söz konusu twitte saksıya fesleğen gibi oturturum demek istediği gibi, işbu twitten ben adama bilezik gibi geçiririm dediği anlamını da çıkarabiliriz.

    atatürkçü düşünce derneği başkanı, galatasaraylı hukukçu kişi.
  • 17
    chp'li fenerbahçelilerin ve beşiktaşlıların saldırısına uğrayan kişi. olayın özü şu. siyasi yapılanmada neredeyse her parti ya fenerbahçelinin ya da beşiktaşlının elinde kaldı, medya da aynı durumda. hal böyle olunca hem yıldırım demirören hemde ali koç bu gücü galatasaray düşmanlığına çevirdi. siyasi partilerdeki ve derneklerdeki adamlarını da katarak inanılmaz bir algı oyunu oynamaya başladılar. özellikle fatih terim üzerinde. fatih terim'i ve galatasaray'ı türk futbolundan silmek istiyorlar. komik gibi geliyor ama amaçları bu. recep tayyip erdoğan'ın da fenerbahçeli olması onlar için çok önemli ve değerli bir durum. bu sayede iktidarın gazabından kaçmaya çalışan galatasaray muhalefetten de destek bulamıyor hiçbir alanda. o yüzden şenol güneş küfür ederken ceza almazken, fatih terim bir şey yapmadığı halde 10 maç ceza alabiliyor. beşiktaş veya fenerbahçye veremedikleri her cezayı galatasaray'a verebiliyorlar çünkü galatasaray'ın şikayet edebileceği bir platform yok. işte sühely batum bunu kırdı. kırdığı gibi de bu yapılanma kendini bir anda gösterdi. ister medyada, ister siyasi partide ister herhangi bir kuruluşta olsun galatasaraylı üst düzey yöneticiler aforoz ediliyor bu şike çetesi tarafından.
  • 18
    https://twitter.com/...404145590743040?s=19

    fetöcü savcılarla halı saha maçı yapanların, yönetim kuruluna bizzat aziz yıldırım ricası (veya emri) ile alınanların, şikeden dolayı içeri alınan başkanın 'ben fethullah gülen' in böyle bir şey yapacağını sanmıyorum' diyip, sonra dönemin siyasi konjonktürü ile ters düşmesi sonucu bütün ihaleyi ona yıkanların takımı da anlayamaz bunları.

    mesele sporcu olmakla eş tutuluyorsa, geçtiğimiz günlerde fetöden ifadeye çağrılıp itirafçı konumunda olmaları da var. bir kulüpte uefa kupası kazanmamaları onların da kendi camialarında bal gibi de böyle olduklarını değiştirmiyor.

    hakan şükür galatasaray'da oynadıysa bekir irtegün, tuncay şanlı, emre belözoğlu, bilmem kim fetöspor'da mı oynuyordu?

    yoksa atatürk'e suikastten idam yiyen doktor nazımlar, hatta stadına ismini verdikleri şükrü saraçoğlular falan da mı mektebi sultani mezunuydular?
  • 21
    tatar ramazan edasıyla tabağı masaya vurup "ben bu oyunu bozarım" demiştir. o kadar yerinde o kadar sağlam sözler söylemiştir ki cevabını veremezsin.

    adamdır;

    1- çobansız köyde itlik taslayanları kovalamıştır.
    2- galatasarayın sahadaki mücadelesi dışında, dışarıdan mücadeleye başlamıştır.
    3- artık galatasaraya karşı yapılacak her harekete bir karşılık geleceğini herkese kabullendirmiştir.

    kendisine somut desteğimizi göstermeli ve arkasında durmalıyız.

    not: batum gürcistana bağlıdır ama hopaya komşudur. hakimiyet daima lazlardadır.

    yürüyedur hocam.
  • 22
    günümüz futbolunda hiç bir takımın 'halkın takımı', 'atatürk'ün takımı' veya 'xyz'nin takımı' diye adlandırılması mümkün değildir. zira bahsi geçen camialar 20-30 milyon taraftarı olan ve bunların da içinde her fikir, görüş ve düşünceden insanları var olduğu, heterojen birer örgüttürler.

    özellikle şike süreciyle beraber, daha önce bir çok organizasyonda fetö mensuplarıyla beraber çalışan, ergenekon kumpası döneminde kumpası kuranlarla halı saha maçları düzenleyen fenerbahçe , ulu önder'i kendine kalkan edinmek istemiş, özellikle medya ve siyasetteki ilişkileri sayesinde de ortalama bir vatandaşın benliğinde bir son kale algısı oluşturmuştur.

    ancak bizler biliyoruz ki, tarihimizin en onurlu eylemlerinden birisi olan, basketbol final serisinde 7.maça çıkmadığımızda, suyun karşı tarafının o günkü yöneticileri* ellerine mikrofon alıp tribünlere dönemin başbakanı*ndan tekrar yargılanma sözü aldıklarını gururla duyurmuştu. işte son kale dedikleri, böyle bir kaleydi.

    o yüzden sayın süheyl batum hocama ilgili süreçte yaşananları tüm türkiye'ye hatırlattığı için teşekkür ediyorum.
  • 23
    neyci, kimci oldugu umrumda olmayip ta$ak agirligi nerden baksan torbasi ile birlikte rahat bir 300 okka çeken galatasarayli $ahsiyet. valla helal olsun, alnindan öpmek lazim böyle degerli insanlari! adam çikarip masaya birakmi$, ilk olarak da ali koç denilen mini me aziz yildirim eline almi$. ne demi$, çok konu$an, çok hata yapar. alicigim, biz genelde mayis aylarinda konu$uruz, çok iyi bilirsin. baban aziz ba$kanligi döneminde buna defalarca $ahit oldu. bu sadece mayisin fragmani idi. bu arada duyamiyorum seni, sesin çok uzaklardan geliyor, yaninda rize'mi var senin?