• bazen gerçekten hayret ediyorum bizim taraftara. bugün patrick vieira futbola 31-32 yaşlarında geri dönse bizimde kiralama gibi bir opsiyonumuz olsa, taraftar ona bile burun kıvırcak diye korkuyorum. birde bizim seviyemizde değil diye bir laf tuturmuşlar. arkadaş sizin seviyeniz yeni malatyaspor- alanyaspor-kayserispor üçgeni. hangi seviyeden bahsediyoruz, real madrid-barcelona-bayern munih mi ? bu sene avrupada 2 galibiyet alalım ekstradan 5.4m € hesaba atarsak öpüp başımıza koyalım. yoksa bu tip söylemlerle konu biraz daha devam ederse, fenerbahçenin büyüklüğünün adı konulmamış gibi bir duruma doğru gidiyor. galatasarayın seviyesi öyle bir seviyedirki adı konulmamış gibi.
  • şu açılardan da mükemmel bir transfere konu olmuş yeni futbolcumuz..

    - 1 günde dedikodusu çıktı.
    - ertesi gün geleceği yazıldı çizildi ve akşamında kap bildirimi geldi.
    - bir sonraki gün istanbul'a geldi.

    ne basının işi laçkalaştırması, ne ne idüğü belirsiz duyumcuların ortalığın ırzına geçmesi ne de rakiplerin işe burnunu sokması.. üstelik "asla olmaz, mümkün değil, gelmez" denilen bir futbolcunun bu süreçten geçrilmiş olması...

    tek kelimeyle muazzam. transfer dediğin böyle olur arkadaş.
  • ne diyordu fentezilerinde feriştah ;

    --- alıntı ---

    "gapıdan içeri evvelâ edeleleri girdi. ondan takribi yarım saat sonra da kendisi geldi."

    --- alıntı ---

    kendisi benim için şuanda yukarıdaki fentezide belirtilen kişidir. hakkında tek bir bilgiye sahip değilim. bıraktık tabi fm işlerini uzak kaldık piyasadan ama fransa milli takım futbolcusu olması, sevilla ve roma görmüş olması yeterde artar. hayırlı uğurlu olsun inşallah. uzun boylu geniş omuzlu insan.

    ve kendisi anlatılana göre şu şekildede tanımlanabilir, yine bir feriştah fentezisinden yapılan alıntı ile.

    --- alıntı ---

    "gapıdan girer girmez, gözüm onun sırt gısmına dakıldı. sonradan adının steven enzonzi olduğunu öğrendiğim kişinin sırtı, bazı ülkelerin dağlık kesimlerine benzetilebilecek kadar engebeliydi. misal, himalayalar veyahut dağlık karabağ bölgesi. allahım! bunun sırtı böyleyse, cepheden bahmaya yürek mi dayanır! beyle dayanıklı yürek nerde?"

    --- alıntı ---
  • futbolculuğu dışında en çok yorum yapılan yönü yaşı olan futbolcu. hemen net bilgileri vereyim ki kimse oturgacından bir şeyler sallamasın.

    - nzonzi beyefendinin gün itibariyle yaşı 30 yıl 8 ay.

    - yerine geldiği fernando reges kendisinden 1 yıl 5 ay büyüktür.

    - ilgilendiğimiz söylenen morgan schneiderlin kendisinden 11 ay küçüktür.

    - ilgilendiğimiz söylenen josef de souza dias kendisinden 2 ay küçüktür.

    - ilgilendiğimiz söylenen victor wanyama kendisinden 1 yıl 7 ay küçüktür.

    pozisyonu itibariyle transfermarkt verilerine göre dünyanın en değerli 35. oyuncudur.

    ilgili sıralamda üstünde yer alan oyunculardan miralem pjanic, sergio busquets, axel witsel, nemanja matic, javi martinez, idrissa gueye, asier illarramendi gibi oyuncular kendisiyle aynı yaş aralığındadır (+1-1).
  • hakikaten ölçümüz yok. takım boy ortalaması olarak biraz kısaldı, uzun adam lazım diyoruz hemen 1.96'lık nzonzi gündeme geliyor *.

    kendisi 31 yaşında. takıma katılırsa takımın yaş ortalamasını düşürecek. o derece yaşlı bir takımız.

    şaka bir yana çok iyi olur. seneye de başkasını kiralarız. bedelsiz kira hele baldan tatlı olur.

    edit: haber kaynağı di marzio olunca çakal türk muhabirler yavaştan gazlanmaya başladı. haluk yürekli "steven nzonzi galatasaray'da" şeklinde çıkış yaptı bile. gelecekse 1 gün içinde gelsin, yoksa yarın emre kaplan'dan başlayarak daha sonra volkan kılıç falan herkes birinci elden haber almış gibi yalan yanlış haber yaymaya başlayacaklar.
  • 1 yıl kiralamakla 1+1 kiralamak arasında dağlar kadar fark olan futbolcu. eğer roma'yı bedelsiz 1+1'e ikna ettiysek jet fadıl misali bir vurguna imza attık demektir. memnun kalırsak seneye defansif orta sahayla hiç uğraşmayıp tertemiz beklere odaklanırız, ki bu bizim gibi kuruş hesabı yapan bir kulüp için inanılmaz bir rahatlık olur.

    eğer transfer bahsedilen şartlarda sonuçlanırsa bir sezon önce 27 milyon euro'luk transfer yapmış 30 yaşındaki bir oyuncuyu nasıl bu şartlarda kiralamayı becerdiler sevgili yöneticilerimizden dinlemek isterim açıkçası.*
  • 18 eylül 2019 club brugge galatasaray maçında tertemiz oynadı.
    galatasaray adına sahanın en iyisiydi.
    oynadığı seviyeyi şöyle tarif etmek istiyorum:
    eğer tüm mevkiier n'zonzi gibi kendi mevkisinin hakkını verse galatasaray şampiyonlar ligi'nde en az yarı final oynar.
    finale de çıkabilir.
    şampiyon da olabilir.
    çünkü oynadığı pozisyonun bütün gerekliliklerini neredeyse kusursuz yapıyor sn!..
  • dinamik bir orta saha ihtiyacı olduğu anlaşılana kadar selvi boylum al yazmalım muamelesi gören ama iki stoperin önünde boyun değil işlevin önemli olduğunun fark edilmesiyle birlikte gözden düşen deep-lying playmaker... kimilerine göre anchor...

    galatasaray gibi kulüpler yani belli bir sistemi yıllardır oynamayan takımlarda iş yapabilmesi mümkün değil. sevilla, roma gibi 4-3-3 üzerine bir yapı kurgulayan, pozisyon oyunu oynamaya gayret gösteren pas üzerine kurulu takımlarda hayati öneme sahip olabilecek kadar yetenekli bir adam.

    ama... kocaman bir ama..

    sezon başında dile getirdiğim bir şey vardı.
    dinamik orta saha, dinamik ön hücum hattı ve target man(pivot santrafor).

    bunu neden dile getirmiştim? bizim gibi ekonomik yapıları belli olan takımların pozisyon oyunu oynama şansı yok. ya para ya zaman diye bir denklemden de bahsetmiştim. abdullah avcı’nın pozisyon oyunu oynayan başakşehir’ini (kısmet tabi) yıllar içinde kura kura belli bir seviyeye getirdi. parası olan city ise pep’i bünyesine kattıktan 1,5 sene sonra tam anlamıyla bu oyunu oynayabildi ve bu dönemde de transfere 700 milyon pound ödedi.. liverpool’da benzer bir şekilde pasa dayalı bir oyun oynamak zorunda olduğunda orta sahasını 6 aynı kalitede oyuncu için bir o kadar para döktü.

    bu özel bir oyun.
    bu oyunu oynamak kolay değil hele ki bu kısa zamanda. hasan şaş’ın ajax’ı örnek vererek, “onlar yaptıysa bizde yaparız” dediği şey gerçekle bağdaşmıyor. çünkü ajax zaten altyapısından belli bir yapıyı dikte ederek total futbol oynayan bir kulüp. bunun üzerine pozisyon oyunu ilave edebilir ama galatasaray edemez.

    son iki sezonun şampiyonu olmak sizi yanıltmamalı. çünkü iki sezonda kolay geçmedi.

    3. sezonun başında pozisyon oyunu üzerine kurgulanırken pas hızı dikkate alınmadığı gibi pozisyon oyunu takımlarının merkezdeki 3’lü orta saha kurgusunun dinamikliği denkleme dahil edilmedi. pep boşuna 10 numarasız iki serbest 8’li bir oyun tercihinde bulunmuyor. serbest 8 demek zaten iki hareketli orta saha oyuncusu demek. kanatlardaki hareketli yapı bu merkeze ilave edilince dinamik bir takım, yüksek pas hızı ve dikine bir oyun ortaya çıkıyor.

    işte bunların hepsinden yoksun bir takım olarak nzonzi bu denklemde teorikte doğru adam. ancak pratikte o kadar çok hata var ki nzonzi ne yazık ki yanlış adama dönüşüyor. sonunda hoca “pas hızı” yerlerde olan takımın build-up play için nzonzi’yi, olmadı seri’yi, o da olmadı belhanda’yı stoperlerin arasına göndererek oyun kurmaya çalışınca zaten önde dinamik olması gereken serbest 8’ler pas oyununa katkı için stoperilerin arasına gelen birer 6 numaraya dönüştüler.

    nzonzi’nin bu konuda gram suçu yok. hocaya yaptığını ayrı tutuyorum. saha içinde bu adamın yapabileceği hiç bir şey yok... çünkü oyun yapısı ona hiç uygun değil. 50 pas bile yapsak en sonunda doğru adamı bulacağız sözüyle başlanan sezon bugün nzonzi’nin kadro dışı kalmasıyla son buldu.

    sorun sende değil bizde nzonziciğim...

    yazar notu : oynamıyorsam gideyim bir noktada saygısızlık gibi olsada üzerine düşününce avrupa şampiyonasının olduğu bir sezonda oynamak isteyen bir oyuncu olarak bir nebze anlaşılır bir serzeniş. o da sahaya bakıp benim “selçuk xavi inan”dan neyim eksik diye sormuştur çok normal olarak. yani o oynuyorsa ben neden oynamıyorum sorusu bana göre çok normal... tarık çamdal gibi “bu parayı verin gitmem gerekirse oynamam ama o parayı alırım” demedi. öyle de diyebilirdi.
  • http://gss.gs/Bzs.jpg

    hoş gelmiş, sefalar getirmiş futbolcumuz. bir twitle ortalığı yakan, bir takip bırakmayla coştukça coşan güzide sözlüğümüz, uyuyor sanırım. adam iki gün içerisinde hem açıklandı, hem de türkiyeye geldi... aloo, sadece kriz anlarında mı varsınız? gerçekten sözlükte hakkettiği ilgiyi görmedi(gerçi bu başarılı olacağının en önemli kanıtıdır.) adam dünya şampiyonunun düzenli rotasyonunda yer alan, bir yıl önce 30 milyona transfer yapmış ve bizi tercih etmiş, farkında mısınız?
  • kendisine ağır diyen net ezbere konuşuyordur.

    "nzonzi-çok uzun-e ağırdır bu" tarzı düz mantığın sonucu.

    kime göre ağır? onyekuru'yla falan kıyaslarsanız ağır, doğru.

    ama kendisi profilindeki 6 numaraların ortalama hızından düşük bir hızı yoktur. bunu kendisini azıcık izlemiş herkes fark eder.

    demek yarın bir gün, bir takım busquets'i türkiye'ye getirse "ay ayağı çok iyi de, ağır bu adam ya" denecek. busquets ne kadar ağırsa, nzonzi de o kadar ağır. hatta ve hatta bacak uzunluğu sebebiyle avantajı var.

    hadi diyelim bana inanmıyorsunuz*, hız konusunda daha isabetli bir veri olmadığı için bakalım football manager nzonzi ve dünyanın sayılı 6 nolarını, ya da o bölgede oynatılan oyuncuları, nasıl puanlandırmış :

    nzonzi hiz 13 hizlanma 14
    busquets hiz 12 hizlanma 10
    casemiro hiz 14 hizlanma 12
    fernandinho hiz 13 hizlanma 13
    fabinho hiz 15 hizlanma 14

    umarım transferi gerçekleşir, aradığımız oyuncu olduğunu düşünüyorum.
  • futbol kariyerinde büyük oranda ön libero olarak görev yapmış futbolcu.

    zaten fiziksel özellikleri ve oyun stiliyle de bu iş için biçilmiş kaftan. mevcut kadroda da kendisine en çok benzeyen oyuncu donk.

    şimdi benim anlmadığım şu. bir takım, nzonzi'yi almışsa, ama nzonzi'nin olmadığı maçlarda da ona en çok benzeyen oyuncu olan donk'u kullanmayacaksa nzonzi'yi niye almıştır?
  • kendisi üç hafta önce takımın muslera ile birlikte en iyi oyuncusu olarak adlandırılırken , dehşet güzellemelerin başrol oyuncusu iken ; ne yaptı da böylesi bir linçe maruz kalıyor anlam veremiyorum.

    adam çok iyi performans sergilerken birden kesik yedi. peki ne yaptı bu adam? teknik ekip kendisinden neden vazgeçti? taraftar neden sırtını döndü.

    üç hafta önce bu adama methiyeler döşerken, lemina'ya gamsız, narin, kırılgan adam diyorduk. şimdi işler 180 derece değişti. vallahi anlamıyorum ben bu işi.