• 4
    yakın zamanda olan iki olay ve ikisinde de beşiktaş olması kendilerine çeki düzen vermeleri konusunda ciddi bir uyarı. biri alen markaryan'ın vurulması diğeri de 5 aralık 2010 beşiktaş bursaspor maçı .

    diğer takım taraftarları sütten çıkmış ak kaşık mı?

    son maçlarda yönetimi protesto etmeye çalışan gruplara ve kişilerin başına gelenleri maça gidenler biliyor (ben gitmediğim için bilmiyorum).

    bunun dışında sedece maç esnasında değil maç başlamadan önce ve sonra olanlar da var. hem de aynı takımı desteklediğini söyleyen kişiler arasında bile oluyor bunlar. bir şekilde egemen olma güdüsüyle yapılıyor. dışarıdan biri olarak bana çok mantıklı gelmiyor bu. tribünlerin gruplaşmasına sıcak değilim. tribünün -bu haliyle- maça etkisi hakkında bile emin değilim. futbolun gösteri olduğunu kabul ettiğimizde taraftar ve ondan müteşekkil tribün bu gösterini en önemli parçalarından biri oluyor. takıma destek durumundan çok bu gösterinin dönmesi için gereken parayı harcayan kesimdir taraftar.

    şiddet olaylarında da "bir kısım taraftar", "kendini bilmez bir avuç kişi" gibi küçültmelerle tanımlandı hep. bu olayların kimler tarafından çıkarıldığının bilindiğini ama bir şey yapılmadığını düşünüyorum, inanıyorum. bu tribün olayında nasıl bir rant varsa artık her takımda bir grup çıkıyor, örgütleniyor ve egemen grup olmaya çalışıyor tribünde ( burada yıllardır maçlara gidenler var bir gruba bağlı veya değil, bu şekilde değilse olaylar düzelteyim burayı).

    bir yasanın kağıt üzerinde kalması değerini düşürüyor sadece.

    http://www.mevzuat.gov.tr/...amp;sourceXmlSearch=
    (4. bülüm uygulanması gereken bölüm sanırım)

    http://www.cnnturk.com/...te.olsaydi/598511.0/
  • 6
    bugün türkiye büyük millet meclisi gündemine gelmiş olan yasadır.

    o kadar gürültü koparıldı bu yasa için ama basından okuduğum kadarı ile sadece göz boyama için hazırlanmış gibi. bir kere karaborsa ile ilgili kesin bir madde yok. bu bile ne kadar özensiz hazırlandığının bir kanıtıdır.

    bence böyle bir yasayı milletvekilleri değil sporda şiddetten muzdarip insanlar yapmalıydı.

    aç ne anlar tok'un halinden.
  • 8
    bu yasanın içeriğini tam olarak okumadım, en yakın zamanda okuyup görüşlerimi bildireceğim. o vakte kadar şu şekilde birincil yorum getirebiliriz:

    yasanın çıkması asla tek başına yeterli olmayacaktır. amaç suçu cezalandırmak değil, suçu engellemek olmalı. eğer emniyet müdürlüğü, deplasman maçına giden taraftarların can güvenliğini sağlayamıyorsa, şiddet sonrası bıçaklanan taraftarların kulübüne seyircisiz maç cezası vermek kadar saçma bir uygulama olamaz. bu bakımdan önce tarafların mağduriyetleri sınıflandırılmalı. hatta yasadan önce sosyolojik açıdan incelenmeli tribün şiddeti.

    yine konuya paralel olarak kulüp başkanlarının, eski teknik direktörlerin, eski futbolcuların, gazetecilerin fikirlerine başvurulduğu gibi taraftarların da görüşleri alınmalıdır. aslında ilk olarak taraftarların görüşlerine başvurulmalıdır. özellikle daha önce şiddet olaylarına karışmış ve şu anda cezasını çekmekte olan taraftarlar, meclis araştırma komisyonu tarafından dinlenmelidir. tesisten takım otobüsüne binip, 10 araçlık polis eskortuyla rakip stada giden bir futbolcunun sporda şiddet hakkında söyleyeceği şeylere ben gülerim arkadaş. ne kadar şiddet görmüş olabilir ki? türkiye'de futbolcular, en kötü ihtimalle kendi taraftarları tarafından şiddet görür, rakip taraftarlardan saha dışında şiddet görmez. sahada kafasına 3 tane su şişesi yiyen futbolcu ile kafasında bira şişeleri patlayan taraftar arasında dağlar kadar fark var. şiddet engellenmek isteniyor ama şiddete maruz kalan ve şiddet uygulayan kişiler hariç herkes konuşuyor. yasanın, mevcut sorunları çözemeyeceği baştan belli zaten.
  • 10
    ne olursa olsun sonucunda sadece ama sadece taraftarın ceza alacağı bir yasadır.
    bu yasa tamamen medyanın şişirme gündemlerinden dolayı çıkmıştır.

    artık spor medyası daha özgür daha boşboğazdır.
    en ufak bir tepkide "al al al" durumları cereyan edecektir.

    tribünde kemik tayfanın varlığına son verilip bilinçsiz taraftar profili oluşturulacaktır.
    (bilinçsizden kastım nerede nasıl tepki verileceğini bilmiyenler)

    bu medyanın en çok istediği taraftar profilidir.
    ermanlar şansallar serhatların sayısının arttığı takımına kayıtsız şartsız gönül verenlerin azaldığı bir futbol endüstrisi yaratılmaktadır.

    hal böyleyken 26 aralık 2010 galatasaray fenerbahçe u17 maçında çıkan olaylar şahsımca provakatif bir eylemdir.
    bunun dışında maddelere bakıldığında tamamen şişirme bir yasa olduğu apaçık ortadadır.

    "biletsiz olarak spor alanına girenler ve onlara yardım edenler, hapis cezası ile cezalandırılmalı…"
    mesela bu madde de söz konusu suç bugüne kadar serbestmiydi?
    veyahut yakını akrabası arkadaşı vs. olan ve o gün maçın oynanacağı stadda görev yapan emniyet elemanları polis yeleği giydirip içeri birini soktuğunda o polis hapis yatacakmı? ya da bunu kim tespit edecek?

    "elekronik kartı yetkisiz olarak üreten, satan, devreden, satın alan ve bulunduran kişilere ağır cezalar verilmeli…"
    benim kombine kartımı kardeşim, babam veyahut yakın bir arkadaşım kullanmayacakmı?
    mesela çalıştığım şirket yeni stadımızdan 60 adet kombine aldı.
    bazı maçlarda iş ortaklarını davet etmek için kullanacaklar. şimdi burda kim kimi hapse atacak ya da ceza verecek?

    "karaborsa bilet satışı yasaklanmalı, bu şekilde satış yapanlara ağır cezalar verilmeli…"
    neredeyse ben çocukkende bu suçtu ve cezası vardı.
    ama bugüne kadar bir defa uygulandığı görülmedi.
    öyle bir madde ki sanki daha önce bunun suç olmadığı lanse ediliyor.

    yani demem o ki bu yasa tamamen düzmece ve kuyruğu sıkışanların üst tarafa buyruğudur.
  • 17
    stada alkollü girilemeyecekmiş. ozaman sevmediğim yasadır.

    edit: ofsayt oyu gelmiş. banane arkadaş alkol almasamda kafam güzel girerim ben o stada. yalnız hangi sporu gelişmiş büyük dünya ülkesi baz alınarak yapıldı acaba bu yasalar. hangisinde alkol alınmıyor. sen bu ülkede en cok galatasaray fb maçlarının olduğu gün zam yap, sonra şiddet var diye alkolü yasakla. e iyi öptüm kaçtım ben ozaman. cennetten el sallamayı unutmayın çocuklar.
  • 18
    stada alkollü girilmeyecek diye bir maddesinin olmadığını düşündüğüm yasa. "alkolün ve uyuşturucunun etkisinde olan taraftarlar stada alınmayacak" gibi bir ibare var, bu da anca taraftarın kafasının çok güzel olması durumunda stada alınmayacaklarını gösteriyor benim anladığım kadarıyla.
  • 19
    tam adı "sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesi yasası"dır. cumhurbaşkanının onayına gönderilecek yasa, resmi gazete'de yayınlandıktan sonra yürürlüğe girecektir .olumlu maddeler de barındırmakla birlikte bazı hususların nasıl uygulanacağı belirsizdir. örneğin elektronik bilet uygulamasının zorunlu hale gelmesi nasıl olacak? tüm elektronik kartların üstünde kişinin ismi, tc kimlik no’su ve fotoğrafı olacağından bahsediliyor. bu durumda sadece tek maçlığına şehir dışından veya yurtdışından gelenler nasıl maça girecek? sonra, alkol veya uyuşturucunun etkisindeki taraftarların stada alınmaması olayı var bir de? bunun kriteri nedir, her polis bunu kafasına göre uygularsa nasıl olacak? kime göre neye göre alkollü diye sorarlar adama..ayrıca örneğin ben gidemediğim bir maç için kombinemi kimseye vermem bundan sonra, elemanın çıkardığı olaydan ben sorumlu tutulabilirim ve sicilime işlenmesinden korkarım. sonuçta maaşlı çalışan insanlarız. sonuç olarak, ilk başlarda çok dikkatli olmakta fayda var.

    --- alıntı ---
    şike ve teşvike ağir cezalar verilecek

    sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesi yasası, tbmm genel kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.

    yasaya göre şike ve teşvik primine ağır cezalar getiriliyor. bir spor müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla, bir başkasına kazanç veya sair menfaat temin eden kişi 5 yıldan 12 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezasına çarptırılacak. kendisine menfaat temin edilen kişi de bu suçtan dolayı müşterek fail olarak cezalandırılacak. şikeye katkıda bulunan kişiler de aynı cezaya mahkum edilecek.

    hakaret olarak algılanacak tarzda aleni olarak söz ve davranışlarda bulunan taraftarlara, şikayet şartı aranmaksızın, 15 günden az olmamak üzere adli para cezası verilecek. spor alanlarında veya çevresinde toplum kesimlerini din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet veya mezhep farkı gözeterek hakaret edici söz ve davranışlarda bulunan kişi 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. bu suçların, yazılı pankart taşınarak ve asılarak ya da duvarlara yazı yazılarak işlenmesi halinde ceza yarı oranında arttırılacak.

    öte yandan bileti olmadan spor alanlarına giren kişi adli para cezasına mahkum edilecek. maçlara girmesi yasaklanan kişi, maça biletsiz girerse 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına mahkum edilecek.

    bu arada maçlara elektronik biletle girilecek.

    çocuklar ve engellilerin müsabakaları izleyebilmeleri için yer tahsis edilecek. seyircilerin oturma yerleri numaralandırılacak, kapasitenin üzerinde ve biletsiz seyirci alınamayacak.

    maç günü görevde olmayan kolluk görevlileri, günlük harcırahın iki katı kadar ödenekle maçlarda görevlendirilebilecek. bu harcırah, günlük 50-60 tl arasında değişecek.

    kesici, ezici, bereleyici veya delici aletler ile patlayıcı, parlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddeleri spor alanlarına sokan kişi, 3 aydan 1 yıla kadar hapis; müsabaka düzenini bozabilecek veya çevreyi kirletebilecek nitelikte her türlü maddeyi sokan kişi ise 20 günden az olmamak üzere adli para cezasına mahkum edilecek. bu alet veya maddeleri seyircilere vermek amacıyla spor alanına sokan veya spor alanında seyircilere temin eden kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

    bu alet veya maddeleri spor alanında kullanan kişi, bu nedenle maç düzeninin bozulması halinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına mahkum edilecek.

    şiddeti teşvik edecek açıklamaları yayımlayan basın ve yayın organı işleticisine 100 bin tl'den 500 bin tl'ye kadar idari para cezası uygulanacak
    --- alıntı ---
  • 22
    --- alıntı ---

    taraftar temsilcileri

    madde 10- spor kulüpleri, taraftarları arasından yeterli sayıda taraftar temsilcisi belirleyerek, bu kişilerin açık kimliklerini, adres ve adlî sicil bilgilerini spor kulübünün bulunduğu yerdeki il veya ilçe emniyet müdürlüklerine bildirir.

    belirlenen kişiler, haklarında yürütülecek soruşturma sonucunda, bu görevi yerine getirmeye engelleri bulunmamaları halinde, en büyük mülkî idare amiri tarafından taraftar temsilcisi olarak seçilir ve ilgili yerin il veya ilçe emniyet müdürlüklerine bildirilir. taraftar temsilcileri, müsabaka öncesinden müsabakanın sonuçlanmasına kadar sorumlu bulundukları seyir alanında her türlü silâh, kesici veya delici alet, sis bombası, ses bombası veya maytap gibi patlayıcı, parlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddeler ile taş, metal gibi fırlatılabilecek veya yaralayıcı nitelikte sert cisim veya tehlike arz edebilecek diğer maddeler ile alkollü içecekler ve çevreyi kirletecek nitelikte konfeti ve benzeri cisimlerin kullanılmasının, ferdi veya toplu olarak, rakip takım ile taraftarlarını söz veya hareketlerle aşağılayıcı veya tahrik edici nitelikte hakaret ve sövme, kötü söz veya sloganla çirkin tezahüratta bulunulmasının engellenmesine yönelik önlemlerin uygulanmasında güvenlik güçlerine yardımcı olur.

    --- alıntı ---

    yukarıdaki madde onaylanmış yasadan alınmıştır. maddenin açıklaması; taraftar temsilciliği adı altında ispiyoncu ajan belirlemektir. bu ajanlar kulüpler tarafından belirlenecek, polis ve valilik tarafından kabul gördüğü taktirde, müsabakalarda, maçın başlamasından bitimine kadar emniyet güçleriyle irtibatta olacak ve çervelerindeki olup biteni direk aktaracaklardır. çözüm bu mu ? *
  • 23
    söylenildiği şekilde işe yarayacağına zerre inanmadığım, laf olsun diye hazırlanmış olan yasa. zira mevcut ortamda türkiye'nin x stadındaki y reisin "tayfa"sından biri meşale yaktı diye gözaltına alınabilme ihtimali, aşağı yukarı ordu'nun derelerinin yukarı akması kadardır. ha olur da öyle birşey yapılırsa; o zaman çomolokkodur, messidir, ronaldodur, çölde bir vaha kutupta yaz gibidir...
  • 24
    fena halde polisin insafına bırakıldığınız yasadır. çok gereksiz uygulamalarının olacağına adım gibi eminim. spor büro yelekli polislerin işlerini profesyonelce yapma konusunda yeterince eğitildiklerinden şüpheliyim.

    şöyle söyleyeyim. asla bir fenerbahçe maçında fenerbahçeli taraftarlara bir galatasaray maçında galatasaraylı taraftarlara olduğum kadar anlayışlı olmazdım mesela polis olsaydım. polis kim? onlarda sen ben. yeterince adil olabilecekler mi bu kadar büyük yetkilerle ve güçle şüpheliyim.

    ayrıca sürekli etrafımda kameralar varken gerçekten işin zevkine de varamıyorum. sürekli bir gerginim. ulan bir hata yaparızda alınırmıyız korkusu. hayır arkadaş burası isviçre değil türkiye. akdenizliyiz biz. bazen aşırıya kaçmak ruhumuzda var. buna rağmen isviçreli olmaktansa akdenizli olmayı yüz kere yeğlerim.

    sözün özü sporda şiddet sporda şiddet yasası çerçevesinde kendilerine verilen sonsuz gücü elinde barındıran spor büronun genç ve acar polisleriyle çözülmez diye düşünüyorum. olsa olsa renkten bağımsız sıkıntılı günler taraftarları beklemekte.

    sporda şiddetin birçok bacağını atlayıp işin cezasını gariban taraftara yüklemek çok doğru değil.
  • 25
    madde 14 – (2) spor alanlarında veya çevresinde toplum kesimlerini din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet veya mezhep farkı gözeterek hakaret oluşturan söz ve davranışlarda bulunan kişi, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

    "rıza efendi 2 ekmek 1 süt" pankartı şimdi açılsa ne olacak? din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet ve mezhep farkı dışındadır ama hakaretlerin en büyüklerinden birisidir. sosyal statüye yönelik hakaretler suç oluşturmaz mı?