• 1
    galatasaray'ımızın sembol olmuş ve galatasaray aşkından kaçmaz olan soyadını 'mahkeme kararı' ile özcimbom'lu olarak değiştiren galatasaray amigosu.

    kendisinin bu konuda ki açıklamaları ise şöyledir;

    "yıllardan bu yana galatasaray'ı takip ediyorum. galatasaray sevgisi benim için her şeyden üstün. karda kışta iç saha da dış sahada hep takımımın yanındaydım. ben amigo sezgin olarak mezar taşıma hep galatasaray adını yazdırmak istedim. çünkü benim bütün her şeyim galatasaray. yıllarca da benim lakabım özcimbomlu olarak geçiyordu. 6-7 yıl önce soy ismimi değiştirmeyi yani mezar taşıma cimbom yazısını yazdırma kararı aldım. imkanlarım olsa ilkem cimbom olsun. doğum tarihim 1905, ilim galatasaray, ilkem florya olsun isterim. ama ben yalnızca elimden geleni yani soyadımı değiştirdim. attığım adım galatasaray yürüdüğüm adım galatasaray evimin rengi galatasaray" diye konuştu.

    sezgin, en sevdiği futbolcunun prekazi olduğunu belirterek, "prekazi bana sevgisini emeğini ve her şeyini verdi. bu arada galatasaray taraftarı da bana çok büyük güç veriyor. soğuk havalarda hareketsiz duruyorum ama o taraftarın sıcaklığı beni güçlendiriyor. bu arada benim için fatih terim sevgisi bambaşka. hem takımımızı 4 yıl üst üste şampiyon yaptı. bu arada lucescu'nun ilk şampiyonluğu benim için önemli. bu arada hagi, okan, hakan şükür gibi futbolcular içinde jübile yapılmasını isterim. her şey bir yere kadardır ama onların yalnız bırakılmasını istemem. galatasaray kulübü vefasız değildir bunların karşılığını verecektir" şeklinde konuştu.

    sezgin, galatasaray sevgisi için hastaneden kaçarak maça geldiğini belirterek, "ben bir gün kalp krizi geçirdim kalbime stent taktılar. o gün de olimpiyat stadı'nda galatasaray'ın maçı var. hava da çok soğuk. dayanamadım ve elimde serumla maça gittim. her tarafım mosmordu ama ölüm de olsa beni galatasaray'dan ayıramazdı ve ben o halde o maça gitmiştim. hayatımda o maça gittiğim günü unutmuyorum" diye konuştu.

    amigo sezgin, bu sene galatasaray'ın şampiyonlar ligi'nden elenmesine çok üzüldüğünü belirterek, "bu sene şampiyonlar ligi'ne çıkamadık. fakat uefa'da tekrar kupayı alacağımıza inanıyorum. en önemlisi de uefa kupası'nın finali bu yıl türkiye'de hatta şükrü saraçoğlu stadı'nda oynanacak. biz ilk aldığımız uefa kupası'nın tesadüf olmadığını göstereceğiz ve bunu ezeli rakibimizin sahasında yapacağız. bu arada türkiye milli takımı'na da başarılar diliyorum" dedi.
    http://img310.imageshack.us/...4/gskayseri40kk8.jpg
  • 11
    bir an önce çocuk yapması gereken taraftar. soyadını değiştirmek için yıllar boyu savaş verdi mahkemelerde, bari bir işe yarasın soyadı ve şanı yürüsün. ileride yaşlandığımız da sağda solda, devlet dairesinde, karakolda, iş görüşmesinde bu soyadı görüp gururlanalım, "eskiden buralar dutluktu be" diyelim.
  • 16
    galatasaray maçlarına gitmeye başladığım çocukluk günlerimde ilk gözüme çarpandı sezgin. ve gittiğim son maçta da gözüme çarpan. ve hiç bir taraftar yoktur ki gittiği bir maça sezgin gitmemiş olsun.

    eskişehir maçından dönüyoruz kafilelerle, daha doğrusu dönemiyoruz. hatırlayan çıkacaktır, bozüyük girişinde tarlalara yatırılışımızı. o maçtan dönen, bir minübüs dolusu taraftarın içindeydi sezgin. onlar da adapazarı dolaylarında kaza yaptılar. minübüs dağıldı, taraftarlar yola saçıldı. sezgin de minüsün içindeki arabasından fırladı yere düştü. o sırada hafif haralanan bir taraftarın yanına yardıma gidenler of çeken bir taraftarın yanında gülmekte olan sezgin'i gördü. '' ulan şuna bak, kolundan azıcık yaralanan ağlarken bacakları kopmuş şu adam gülüyor'' dedi. ne bilsin sezgin'in durumunu.
    sezgin'in arabası prekazi'yle anıldı bir zaman. gevur gol attığında arabaya koşardı. soyadını özcimbom'lu yaptı. şimdi sezgin'e, ''arabadan ineceksin ve sabri'den daha hızlı koşacaksın ama fenefbahçe'li olacaksın'' deseler, sezgin yine de kabul etmez.
    gün geldi hepimiz takıma küstük, benim bile, held zamanında bir sezon maça gitmediğim oldu. aylar yıllar geçti takımda en ufak bir kıpırtı olmadı. soğuk oldu, kardan adam oldu, sıcaklarda kavruldu, en dandik, en önemsiz maçlarda bile arabasındaydı.
    sezgin'in aşağıdan çektirdiği 3 lüye icabet etmeyenimiz yok, çekilen 3 lülere de sezgin icabet eder. sezgin kapalının sahanın kenarından maç seyredeni.
    sezgin tek bir taraftar gibi hür, ve bir ali sami yen stadı gibi kardeşçesine yaşlandı. sezgin'den daha fazla galatasaray maçı seyretmiş insan yoktur. hatta iddia ederim guiness kitabına bile girer, sezgin'den daha fazla maç seyretmiş insan yoktur. biraz daha iddialı konuşayım televizyondan seyretmek dahil bile olsa, daha fazla maçı canlı izlemiştir.
    ameliyat bile olsa masadan kaçar maça gelir sezgin. aman sezgin ben seni takip ediyorum. aynı yaşlardayız, bir gün gittiğim bir maçta seni göremezsem benim de bittiğimin resmidir. karacaahmet çevresinden uzaklaşmıyoruz, stadyum yapılsa bile. giderken arabanda bana da bir yer ayır kardeşim.
    çok yaşa sezgin, kendim için istiyorsam namerdim! sen yaşa ki ben her galatasaray maçında sezgin'in arabası önümden ne zaman geçecek diye heyecanlanayım.
  • 18
    hani bazı insanlar vardır, dışarıdan bakarsınız, gözünüze mükemmele yakın görünür. kendisi de benim için öyle idi, halen de galatasaray aşkına saygı duymaktayım. ancak onunla yaşadığımız bir diyalog ve arka masasında otururken insanlarla diyalogları bende hayal kırıklığı bıraktı. yoğun bir maç çıkışı, trafik rahatlasın diye mecidiyeköy'de bir kafede oturmuş, çay içiyoruz. yan masamızda da özcimbomlu, arkadaşlarıyla çay içiyor. gelen gidene de nüfüs cüzdanını gösteriyor, genelde bakanlar "biliyoruz" deyip geçiyor. bizlere de gösteriyor "ben bu takım için iki bacağımı verdim" diyor, "biliyoruz" diyoruz, gülümsüyoruz. ama sürekli atıp tutuyor ortaya "her deplasmana gidiyorum ben", "bu takım bana çok şey borçlu". oldum olası inandığım alçakgönüllüğe ters sözler bunlar, belki de küçüklüğümden beri "bırak karşındaki söylesin iyi şeyleri" eğitiminin etkisi, bir insan kendisinden övgüyle bahsederken ikinci cümleyi kurarsa geriliyorum, eğer ki amaç sadece şaka değilse. kulağıma çalınıyor sezgin'in "sorun bakalım, benden başkası göze alır mıydı" diye lafları, "insanlar ayağını incitse maça gelmez maça" diyor bir taraftan. hani ortamın tanıdık olur, insanlar seni bilir de yine söylersin, ama yoldan gelen geçen kişilere söylüyor. evet hayal kırıklığı yaşamıştım bunları duyunca, ben kafamda mükemmel kurmuştum, mesela o otururken insanlar ona seslenmeliydi "sezgin abi" diye, insanların zaten farkında olduğu bir şeyi defalarca söylemeye ve herkesden daha cimbomlu olduğunu belirtmeye bence gerek yoktu, tarif edemeyeceğim tuhaf bir hisse kapıldım o konuşmalarda. bu da böyle bir anım...
  • 20
    bir inönü deplasmanında yanına giden birkaç galatasaraylı genci küfürlerle yanından uzaklaştırması dahil benzer davranışları hakkında pek çok gözlem yapılabilecek kişi. eskiden o tribünleri dolaşırken, bizler de daha bir saf ve temiz duygular içindeyken onu çağırmalarımız aklıma gelince yazılanlara fazlasıyla hak veriyorum aslında. buna ek olarak, galatasaray tribününde bildiğim pek çok kişinin sevmediği biri olarak da tanımlanabilir.
  • 22
    reis tayfasının yalakalığını yapan şahsiyet zavallısı oportünist elemandır... iki bacağını galatasaraya vermiş sanki galatasarayı çanakkale savaşı ile aldık .. evini alırken prekazi baya ciddi bir yardım yapmıştı buna.. bu tarz adamlar başka işleri gücleri olmadığı için sülük gibi topçu , yönetici , reis peşinde dolanırlar avanta lavanta için her türlü cambazlığı yaparlar. utanmazların en büyük gafları ise çoluk çocuğa en büyük galatasaraylı benim biz olmasak siz burada güvende maça gelemezdiniz biz hayatımızı bu uğurda feda ettik gibi deli saçması laflarla inandırmalarıdır. koskoca galatasaray taraftarı bu tarz adamlar olmasa maca bile gelemezmiş .. yapma ya .... ali sami yenler metin oktaylar simoviçler hagiler fasa fiso bunlar gercek .. allah sizden razı olsun sayenizde maç seyredebiliyoruz ... şaka gibi vallahi ..