• bu çocuk çok az kişinin atlatabileceği travmaları atlattı. çok ciddi sakatlıklar yaşadı. kiralık olarak gönderildi. işe yaramaz denildi. bir köşeye atıldı.

    kuyruğundaki alev sönmek üzere olan bir charmander'dı.
    http://i.imgur.com/4Aa1WeZ.png

    sonra imparator geldi. poke topunu fırlattı ve semih'i korumaya aldı. onu eğitti, yeniden hayata döndürdü. güçlü ve sağlıklı bir charmander haline getirdi.
    http://i.imgur.com/RVeGqmv.gif

    1-2 yıl sonra evrim geçirerek charmeleon'a dönüşecek.
    http://i.imgur.com/wtISTLP.png

    3-4 sene sonraysa tahmin edeceğiniz gibi mükemmel bir charizart'ımız olacak.
    http://i.imgur.com/0hUt8xw.gif
  • kendisine sormak istediğim birkaç soru var.

    bence 1 yabancı yeterli demişsin semih.

    kim olsun o 1 yabancı?

    saçmasapan hatalar yaptığında arkanı toplayan dünyanın en temiz insanı muslera mı?
    yedirdiğin gollerde isyan eden hollanda'nın 10 numarası sneijder mı?
    alamadığın tüm kafa toplarını alan, takımın her şeyi melo mu?
    sana futbolu ogretmeye calisan ujfalusi mi?
    yanında olmasından hoşnut olmadığın ama kıçını toplayan chedjou mu?
    takımın en skoreri podolski mi?
    ileride canla başla mücadele eden elmander mi? (kurban ol elmander'e allah'ın tıfılı)
    sağ bekte yarım yarım yardıran eboue mi?
    son 10 yılın en iyi sol beki olan riera mı?
    ya da drogba mı?
    baros mu?
    kewell, keita, lincoln ?

    kim olmalı mesela sence? o 1 yabancı kim olmalı? cevabın var mı tıfıl stoper?

    bence o 1 yabancı sensin semih. sen futbola yabancısın. adamlığa yabancısın. işte 1 yabancı sensin. inan çok haklısın.
    oldum sanmışsın ama işte orada yanılmışsın. sen olmamışsın, olmazsın da.

    istiyorsun ki 1 yabancı olsun. tüm paraları biz cukkalayalım. yetmedi mi la? yetmiyor mu?

    galatasaray'ın evladı, o şakşakçıların sorusuna öyle cevap vermez. "o beni ilgilendirmez, ben işime bakarım" der geçerdi ama sen?
    bir galatasaraylı olarak sana güvenen, bel bağlayan kendimden utanıyorum tembel herif.
  • galatasaraylı semih yemeğini fatih terim evlatçılığı sosu ile ısıtıp önümüze koyan aslan parçası. galatasaraylılığına, adamlığına falan söylenecek laf yok elbette. pırıl pırıl, daha yaş gruplarındayken kafasını gözünü tekmeye sokup beyin travması falan geçiren bir çocuktu. hatta beyin travması geçirmiş olmasa guerrero'lu meşhur hamburg maçında belki de kewell ile birlikte stoperde oynayıp 2011-2012'deki patlamayı iki yıl önce yapmış olacaktı.

    oraları tabi ayrı bir hikaye. ancak galatasaray'dan ayrılırken tek gözü net gören, fiziken rüzgardan yıkılan, saha-hava ayırt etmeksizin her maç birkaç kere kayıp kendini yerde bulan bir adam haline gelmişti. bu sezon hemen her takım defans ile orta saha hattımızın arasında biraz canlı oynayıp çok kolay pozisyon yakalıyor. 6-0 biten 20 ocak 2019 galatasaray ankaragücü maçında bile kenan özer tek başına driplingleriyle bir dolu pozisyona girdi. eğer kaleyi cepheden gören bir yere geldiğinde kendini yere atmak yerine kaleye gitmeyi düşünseydi muhtemelen gol ya da goller de bulabilirlerdi.

    semih tek hamlelik bir oyuncu. sermayesi de cesareti ve görece(!) çevikliği. toplu ya da topa doğru yardıran rakip oyuncunun koşu yolu üzerinde bir noktaya doğru yardırır, semih-rakip-top üçlüsü aynı noktada buluşursa sakatlanıp sakatlanmayacağına aldırmadan bir uzvunu araya sokup topu dışarı vurur.

    semih altyapıda da buydu, altyapıdayken de buydu, en istim üzerinde olduğu zamanlarda da böyleydi, taraftarın artık gitsin diye tempo tuttuğu dönemlerde de böyleydi. yıllar geçtikçe hep güzel şeylerin hatırlanması gibi, 2011-2013 döneminde sanki hiç arkasına adam kaçırmıyormuş gibi hatırlanıyor şimdiki zamanda yapılan analizlerde. oysa o dönemde de diğer sezonlardakinden çok çok iyi değildi performansı. yine çiroz fiziğiyle ha düştü ha düşecek bir oyuncuydu. yine tek hamleyi tutturamadığında rakip oyuncu geçip gidiyordu, yine zaman zaman olmadık yerlerde kayıp düşüyordu.

    tabi o dönemde işini kolaylaştıran demeyelim hatalarını ölümcül olmaktan çıkarabilecek bir sistemimiz vardı. en önemlisi yanında tomas ujfalusi gibi dosta güven düşmana korku veren bir adamın varlığıydı. bunun yanında rakip takımların hücum varyasyonlarını kısıtlayabilen bir sistemimiz vardı. maç boyunca deli gibi bindiren, defans yapamasa da rakip kanat oyuncusunun yerini terkedip öne çıkmasını engelleyen kenar adamlarımız vardı. ek olarak önde elmander ile başlayan, arkasından melo-selçuk hatta engin baytarla falan rakibi boğan meşhur "göbek" savunmamız vardı. bu da rakiplerin hem hücum opsiyonlarını kısıtlıyor, hem de hücumcuların bizim yarı sahanın ortalarına yanaştığında zaten yorulmuş olmasını sağlıyordu.

    2011-2013 arası dönemdeki semih'in iyi anılmasının, hatta şimdilerde hala daha o günlerin hatırının tutulmasının nedeni buydu. aslında performans olarak çok gerilemiş gibi görünse de aslında olduğu yerde sayan bir semih vardı 2013-2017 arası dönemde. ancak bu rakibi bayıltan takım oyunu yerini daha sıradan bir sisteme bırakınca, rakipler hem kanat hem de göbekten istediği gibi hücuma kalkabilir hale geldikçe, hatta popüler tabirle ikinci bölge-üçüncü bölge arasındaki bölgeye diri şekilde gelip patlayıcı kuvvetini oralarda kullanabilmeye başlayınca semih ciddi anlamda bocalamaya başladı. çünkü karşılayacağı rakibin nereden geleceğini kestiremiyordu, karşısına çok daha güçlü şekilde geliyordu ve de yanındaki oyuncunun durumu toparlamasına imkan verecek kadar yavaşlatamıyordu takım savunması rakip hücumları. bunun üzerine bir de mangalda gözünü yakmasıyla yaşadığı en azından iddia edilen görme kaybı da eklenince en son adebayor kafayı vurup golü atarken yarım metre ilerisinde havaya kafa atan bir adam olup çıkmıştı.

    hatta zaman zaman sol bekte denenmesi ve orada kısmen beğenilmesinin temel sebebi de sorumluluk alanının daralması ve adam kaçırsa bile en azından stoperlerin ikinci bir müdahale şansının olmasıydı...

    2018-2019 sezonunun ikinci yarısında galatasaray forması giyecekmiş. yıllardır fiziken aynı yerde sayıyor, üzerine iyi ya da kötü yaş da aldı biraz. geçtiğimiz sezon sadece deplasmanlarda yaşadığımız kendi yarı sahamızın ortasında rakip takım presiyle bocalama problemi iç saha maçlarında da yaşanır oldu. bu şartlarda kendisinden ne beklenebilir merak konusu. tek bir ihtimal marcao ya da maicon ile süpriz şekilde yakalayabilecekleri bir uyum ki onun da ne kadar işe yarayabileceği muamma...

    yine de severiz böyle hikayeleri yemeyi. bugün güzel de bir klip patlatır eski yürüyedurcu abimizin prodüksiyon şirketi, baktın işler çok boka sardı kafanı sokarsın bir tekmenin önüne kaşın gözün patlar kanlı formana destanlar yazılır...

    hadi geçmiş olsun. pardon yuvana hoşgeldin galatasaraylı semih...
  • bazılarının komik video diye izlediği, birilerini küçük düşüren, rezil oldukları, sakarlıklarından mizah çıkaran, onların utançlarına kahkaha efekti eklenen kliplere bakamam ben.

    onlar adına utanırım. o kliptekiler yerine mahcup olurum.

    şimdi semih için yazılanları okumaya başlayınca yine öyle hissettim. elimizde büyüyen, elinden geldiğince hizmet eden, bir çok iyi maç çıkaran, tekmeye kafa atan, bu yüzden çok sayıda ciddi sakatlık geçiren, meslek ahlakı ve galatasaraylı duruşuyla bizi hiç mahcup etmeyen, verimli olamadığını gördüğünde kulübüne para kazandırıp vasat bir takıma gitmeyi göze alan bu adam ne etti size?

    parasını alıp yattı mı? zam mı istedi? maç mı seçti? sakatım deyip kaytardı mı? gece hayatı mı var? disiplinsiz mi? galatasaray asaletine mi uzak? konuşmayı mı bilmiyor? kıyafeti mi utanç verici? grupçuluk mu yapıyor? çok büyük bir paraya mı geliyor? taraftarla mı kavga etti?

    yazılanları, hakaretleri, aşağılamaları, nefret dilini okuyamadım. utandım... yazanlar adına mahcup oldum.

    gerçekten bu kadar vefasızlığı ve insafsızlığı hak edecek ne yaptı bu çocuk?
  • 3 ocak 2012 galatasaray ibb maçını 10 kişi falan izliyoruz bizim evde fenerlisi de var beşiktaşlısı da.maç esnasında devamlı tartışmalar oluyor.ben hiç topa girmeyi sevmiyorum maç izlerken.neyse kırmızı kart pozisyonu oldu.

    fenerli arkadaş:bir bok yok lan bu pozisyonda yuh ya

    beşiktaşlı arkadaş1:nasıl bir bok yok adam taban girmiş görmüyor musun ?

    beşiktaşlı arkadaş2:ne tabanı birader sarı bile verilmez buna.

    sessizce maçını izleyen o esnada pozisyonu kaçıran galatasaraylı arkadaşım birden patlar.

    galatasaraylı arkadaş:sikerim kırmızı kartınızı lan semih'e bir şey oldu mu ?

    işte böyle seviyoruz biz seni semih.sen yerde acılar içinde kıvranırken o pozisyonda her galatasaraylının kafasından geçen şey buydu sikerim kartını semih'e bir şey olmasın.şükürler olsun olmadı da.
  • semih kaya 24 şubat 1991 bergama doğumludur. boyu 1.82 metre, kilosu ise 66 kg'dir. stoper mevkisinde oynamakta olup genç yaşta* katılmış olduğu galatasaray altyapısından yetişmiştir. ihtiyaç duyulan bazı maçlarda idareten sağ bek olarak görev almışlığı da vardır. daha önce petkimspor*, aliağa belediyesi helvacı gençlik spor* ve altay* altyapılarında oynamıştır.

    2006/2007 sezonunda paf liginde biri ilk onbir olmak üzere 4 maça çıkmış, toplam 160 dakika sahada kalırken 1 sarı kart görmüştür.

    2007/2008 sezonunda paf liginde 12'si ilk onbir olmak üzere 14 maçta görev almış, 10 maçta 90 dakikayı tamamlarken 1 gol atmış, 1 kez de sarı kart görmüştür. bir maçta henüz ilk yarı tamamlanmadan, diğerinde ise devre arasında kenara alınmıştır. bu sezon içerisinde profesyonel sözleşme imzalamış ve a takımla idmanlara çıkmaya başlamıştır.

    2008/2009 sezonunda paf liginde tümü ilk on bir olmak üzere 8 maçta görev almış, bunların ikisinde henüz ilk yarı tamamlanmadan kenara alınırken diğerlerinde 90 dakikayı tamamlamıştır. toplamda 2 kez sarı kart ile cezalandırılmıştır. sezonun ikinci devresinde a takımda stoper sıkıntısı ortaya çıktığı için kadroda kendisine yer bulmuş, süper ligde üçü de ilk on bir olmak üzere üç maça çıkarken ikisinde 90 dakikayı tamamlamış, birinde ise 89. dakikada oyundan alınmıştır. bu maçlarda galatasaray bir galibiyet, bir beraberlik ve bir mağlubiyet alırken toplam 3 gol yemiştir.

    türkiye kupasında ise bir maçta son iki dakikada oyuna dahil olmuş, güzel bir kafa şutu direğe takılmıştır.

    2009/2010 sezonunda ciddi diz sakatlığı yüzünden kadroya girememiş, uzun süre topa bile dokunamamıştır. ikinci devre gaziantepspor'a kiralanmış, süper ligde yalnızca bir maçta oynayabilmiştir. o maça ilk onbirde başlarken 36 dakika sonunda takımı 2-0 geriye düştüğü için 41. dakikada oyundan alınmıştır. bunun dışında paf liginde bir maçta, o da ilk on bir olmak üzere oynama fırsatı bulmuş, o maçın da 89. dakikasında direkt kırmızı kart görmüştür. bu sezonda oynamış olduğu bir milli maçı da eklersek bir sezon boyunca sadece 220 dakika sahada kalabilmiştir.

    2010/2011 sezonunda kiralık olarak gittiği kartalspor forması ile bank asya 1. lig'de on sekizi de ilk on bir olmak üzere 18 maçta görev almış, bu maçların on yedisinde 90 dakikayı tamamlarken birinde ise 63. dakikada kenara alınmıştır. toplam 1592 dakika sahada kalırken üç kez de sarı kart görmüştür. oynadığı maçlarda kartalspor toplam 21 gol yemiştir.

    a2 ligi'nde ise dördü de ilk onbir olmak üzere dört maçta görev almış, ikisinde 90 dakika sahada kalırken diğer ikisinde 70. ve 78. dakikalarda oyundan çıkmıştır. toplam 328 dakika sahada kalırken bu süreye iki gol, bir de sarı kart sığdırmıştır. bu maçlarda takımı dört gol yemiştir.

    türkiye kupası'nda ise bir maçta 120 dakika forma giymiştir. bu maçta takımı iki golü kalesinde görmüştür.

    2011/2012 sezonu öncesinde yuvaya geri dönmüş ve 26 numara ile kadroya katılmıştır.

    ilk olarak sezon öncesi hazırlık kampında 8 temmuz 2011 galatasaray türkiyemspor maçında görev almış ve kaptan olarak çıkıp 90 dakika oynadığı bu maçta gökhan zan ile çarpışarak şanssız bir golü kalemizde görmemize sebep olmuştur. 28 temmuz 2011 galatasaray liverpool maçı ve 24 ağustos 2011 real madrid galatasaray maçının son bölümlerinde sembolik olarak süre alırken 13 ağustos 2011 galatasaray istanbulspor maçı ve 28 ağustos 2011 galatasaray pendikspor maçında ilk on birde başlama fırsatı bulmuştur.

    30 ekim 2011 kayserispor galatasaray maçına ilk on birde başlamış ve uzun bir aradan sonra resmi bir maçta giyme fırsatı bulduğu galatasaray forması ile oldukça başarılı bir performans ortaya koymuştur. 90 dakika sahada kalan semih 2-0 galatasaray galibiyeti biten bu maçta bir de sarı kart görmüştür.

    bunların dışında u15 ile 2, u16 ile 9, u17 ile 25, u18 ile 7, u19 ile 5 ve son olarak u21 milli futbol takımı ile de 4 maça çıkmıştır. u17 milli futbol takımı formasıyla bir golü bulunmaktadır.

    bu istatistiklerden bir sonuca varmak güç, keza kendisini çok fazla olmasa da izlemiş biri olarak söyleyebilirim ki mental açıdan yeterli, yani pozisyon almasını, nerede duracağını ve oyunu okumasını bilen, fakat süper lig şartları için şimdilik fazla naif ve kırılgan bir oyuncudur. zamanında arsenal tarafından izlenmiş olması kendisinin yetenekli olduğuna bir başka kanıt olarak gösterilebilir. topu kullanma becerisi gayet iyidir ve yaşının da avantajı ile bir stoper için oldukça seri bir profil çizmektedir. özellikle kafa toplarında zamanlaması ve isabetli vuruşları ile dikkat çekmektedir. lakin hem tecrübesizliği, hem de fizik gücü gerektiren türkiye şartları için hala yeterli kalıba sahip olmamasından gerek kısa kariyeri boyunca bazı maçlardan oyundan alınması, ki bir kısmı daha ilk yarıdan, kimi zaman yetersiz maçlar çıkardığının göstermektedir. zira maçlarda stoper değişikliklerine sakatlık olmadığı sürece pek sık rastlanmaz.

    kendisi tarih itibariyle galatasaray futbol takımının hata yapmaya en az tahammülünün olduğu ve yıllar süren uyumsuzluklardan ötürü taraftarı artık kanser etme noktasına getirmiş bir bölge olan defansın ortasında oynamaktadır ki bu bölgede yıllardır aranan istikrar ve uyum hala ve hala tam olarak sağlanabilmiş değildir. şu şartlar altında defansın ortasında ujfalusi'nin yanına en çok yakışacak oyuncudur. bu durumun ortaya çıkmasında da genç ve gelecek vaadediyor oluşu kadar galatasaray altyapısının bir ürünü olması da yatmaktadır. her ne kadar ujfalusi dışındaki stoper adaylarının neredeyse tümü bir şekilde hata yapmaya meyilli isimler olsa da semih kaya artılarından dolayı taraftar nezdinde öncelikli olarak tercih edilecektir. çünkü yanında çek cumhuriyeti patentli, deneyimli ve yetenekli bir savunmacı, kenarda ise vaktin başarılı defanslarından, günümüzün ise en başarılı türk teknik direktörü olan fatih terim bulunmaktadır. gökhan zan bildiğimiz gökhan zan, servet çetin ise bildiğimiz ve bilemediğimiz servet çetin işte... en azından elimizde değişmeye ve gelişmeye meyilli pırıl pırıl bir evladımız var, hem de birçok doğrunun bir araya geldiği şu şartlarda...

    zamanında kendisi için karamsar düşüncelerim vardı, hatta geçirdiği ağır sakatlıktan ve dikiş tutturamamasından ötürü gönderilmesini bile düşünmüştüm ama şanslı çocuk kefeni yırttı ve hayata geri döndü. şu azmi gösterdikten sonra her daim desteklerim kendisini... keza kariyerinin başları ciddi şanssızlıklarla dolu... ayrıca semih kaya nedense hep barcelona'nın uzun yıllar sonu çılgın oyun sistemi ile oluşturduğu ve sayesinde yeni gençleri rahat rahat piyasaya sürdüğü çiçek bahçesi gibi değil de oldukça stresli ve kendisine gerçekten bel bağlanılan anlarda forma şansı bulmakta... bunun da üstesinden zamanla gelirse çok iyi bir oyuncu kazanırız.

    bir de çok efendi ve düzgün bir görünüşü var, bence formamıza gerçekten yakışıyor. oynadığı oyuna zerre kadar etkisi olmasa da insan güzeli olması ister istemez gülümseten bir detay olarak hafızalarda yer ediyor... sarışın mavi gözlü siması ile kuzey avrupalı gibi durması ve daha genç yaşından saçlarının hafif hafif dökülmeye başlamış olması "tecrübeli isveçli stoper" havası veriyor ki türkücü kılıklı sümüklü babanın yanında brad pitt kalıyor*. kendisine altyapımızdan çıkan her evladımıza olduğu gibi ayrıca bir sempatim var. bu isimleri hep ayrı tutar, ayrıca desteklerim...

    ne diyelim, kaderde kendisine güzel bir kariyer, içinde yer alacağı takımımıza da nice başarılar vardır inşallah...

    http://1.bp.blogspot.com/.../s400/semih-kaya.jpg *

    http://1.bp.blogspot.com/.../s400/semih-kaya.jpg *

    http://4.bp.blogspot.com/...600/semih_kaya_3.jpg *

    http://www.gazeteyenigun.com.tr/.../h_bucasemih_c4c.jpg *

    http://1.bp.blogspot.com/.../s320/semih-kaya.jpg *

    http://www.tff.org/...9854c78f906f70f4.jpg *

    http://www.galatasaray.org/...rler/61/B_5192_b.jpg *

    http://www.ajansspor.com/resim/smh_hbr_ks2.jpg *

    http://2.bp.blogspot.com/...04F18479D958BC2x.jpg *

    http://1.bp.blogspot.com/...epmKmy1s/s400/11.jpg *

    haydi be aslan parçası... yürüyedur!
  • kendisi türk futbolunun en büyük sorunu olan "oldum" hastalığına yakalanmış futbolcumuzdur.

    yetenekleri: çabukluk, öz güven, cesaret

    tüm sahip olduğu buydu. yanında ujfa varken, takım inanılmaz baskılı bir pres oyunu oynarken bu özellikleriyle iyi gözüktü. ve oldum dedi. sen olamazsın semih. pozisyon almayı 19 yaşında öğrenen bir stoper hiçbir zaman "olamaz"

    gitmişsin fiziğini geliştirmişsin. iyi hoş, ama bahçelievler fitness center'a mı gittin naptın amk. bizim fitnessta bile gelen futbolcular her idmandan sonra ip atlıyor çabukluğunu kaybetmesin diye. vücudun yazın denize girmek için çok güzel olmuş; ama resmen ağırlaşmışsın. sıçraman bile etkilenmiş. bu durumu bire bir sormayı o kadar istiyorum ki. profesyonel bir futbolcu bunu nasıl yapar? nasıl vücut yapıp ağırlaşırsın en büyük numaran buyken.

    gençlere sahip çıktığında sevinmiştik ama "abi"lerinden görüp ben de "abi" oldum, ben artık oldum dediğini tahmin edemedik..
    drogba gibi ülkesinde idol olup her idman sonrası ekstra çalışan bi adamdan hiç mi etkilenmedin?

    biz en çok alt yapıdan çıkan çocuğumuz olarak sen "ol" isteriz. ama sen olmadan oldum dersen, "olmaz'
  • belki mavi değil, belki uzağı tam göremiyor ama iki tane gözüm var. biraz yavaş bazen de kesiliyor ama internetim de var. 4 yıldır galatasarayı takip ediyorum, ben semih'in hiçbir yönünü geliştirebildiğini görmedim. tam aksine gittikçe daha da kötü oluyor. bu arkadaşı savunanlar bana bir tane geliştirdiği yönünü söylesin ben asla eleştirmeyeceğim. kweuke'nin bile sırf fiziğiyle üstünlük sağladığı, 35 yaşındaki eto'nun hızıyla ezdiği bir adam semih kaya. neredeyse yakın tarihte oynadığı her maç gol yediren bu adam nasıl galatasaray stoperi olabilir?
  • eğer sağ bekte çakılı kalmak gibi bir misyonu olacaksa kendisine ihtiyacımız olmayan oyuncudur.

    o göreve ben talibim, full akbil + sodexo + kalacak yer varsa ben fitim.

    not: boyum 1.87, kilom 90, fitim %14 yağ oranım * ayrıca bülent korkmaz ile nesta ile maldini ile en önemlisi stam ile büyüdüm. gözünüz arkada kalmaz. hafif esmerim, arkama adam kaçırmam, kaçırırsam adamı muhakkak tutar reklam panolarına fırlatırım.

    (bkz: ne iş olsa yaparım abi)
  • yetenekleri olan bir futbolcuydu. ancak türk insanının zihinsel defolarının çoğunu taşıdığı için yerinde saydı. aynı semih kaya alman falan da demiyorum, atıyorum macar olsaydı, orada yetişseydi eminim çok daha iyi bir futbolcu olurdu.

    madem veda vakti, madem galatasaray'a para kazandırdı, madem geçmişte güzel günlerimiz oldu bize başarılar dilemek düşer. daha iyi bir futbolcu olduğu gençlik dönemlerini hatırlasın ve o günlerin peşinden koşsun.

    gidişiyle sevindirenlerden...