• 76
    scout31 tayfanın galatasaray’a yaptırmaya çabaladığı transfer çeşidi. kimsenin izlemediği allah’ın danimarka ligine 30 milyon euro sıktırmaya çalışanlar var.

    yirenkyi, mandela, onyedika vs. her biri en fazla 10 milyon euro edecek adam. 2-3 top kapıp yan pas yapan adamlara skills videoları dolu ortalık.

    30 milyon euro dediğiniz parayla son 1-2 sene içinde mctominay’lar, khephren thuram’lar alınabiliyor. yirenkyi kim allah aşkına?

    scout31 tayfanın bugüne kadar diline pelesenk olan adamları bir bir gördük. alexis beka beka, ghendouzi, shamar nicholson, benjamin tetteh ve aklıma gelmeyen diğerleri.

    scout ekibi apayrı rezalet olan bir takımda bu şekilde bir transfer görmek istemem. 5-6 milyon euro’lara oulai, batagov, boey bulabiliyorsanız buyurun. ama 30-35 milyon euro’lara tek yönlü, kendini ispatlamamış dümdüz yan pasçı adamları itelemenize karşıyım.
  • 77
    galatasaray'in bugune kadar cok az sayida yapabildigi (ribery, boey, kerem a., baris alper vs) cok gozunde olmayan futbolculari daha kimseler bilmezken bulup, ucuza aldigin transfer tipidir. su anda medyada donen, 20ler 30larin konusuldugu isimler scout degil manajer cakmasi sayilan transfer ozneleridir. biz yetistirici kulup olamadik, muhtemelen de olamayacagiz o yuzden ben scout transferinden de kulubun bu biriminden de umutsuzum.
  • 78
    ısrarla niye eleştirildiğini anlamadığım transfer tipi. scout transferi %100 garanti vermez. ismini dünyanın bildiği oyuncuların transferi de vermez. çünkü transfer işinde başarı, binbir şeyin bir araya gelmesiyle olur.

    olumsuz örnekler gibi birçok olumlu örnek de var dünyada. örneğin 2023'te libertad'da oynarken adı galatasarayla anılan diego alexander gomez amarilla bugün brighton'da oynuyor. üstelik o geçişi inter miami üstünden yapmıştı. o günlerde de paraguay ligi'nin zayıf olmasından bahsedenler vardı. futbolcuların bir anda tepe liglerde belirmesini bekliyoruz heralde. 19 yaşındaki oyuncu elbette alt liglerde olabilir. potansiyeli varsa transfer edersin. gheorghe hagi de 21 yaşına kadar muteber bir takımda oynamıyordu.

    işin maddi kısmı ise elbette bambaşka bir konu. suudilerin piyasayı altüst edişi, istatistiki verilere ulaşmanın yayılması, dünyada futbol kulüplerinin ve organizasyonların iyice şirketleşmesinden sonra bonservisler ve maaşlar da hızla yükseldi. yetiştirici ve satıcı durumdaki kulüpler de kendi değerlerinin farkına iyice vardı ve artık tok satıcıyı oynuyorlar. özellikle afrika pazarını iyi kullanan kulüpler var. orada kurdukları akademilerden ötürü sistemi kurmuş durumdalar. daha ucuz oyuncu alınacaksa seviye olarak daha da düşük liglere gitmek gerekiyor. bugün ingiltere 3.lig takımlarının bile 10m£ talep ettiği oyuncuları var artık.
  • 79
    bugün arkadaşla konuşurken rafa'nın bjk'yi nasıl kopardığına geldi konu.
    çok fazla aldı adam bunlardan ve geri döndüğünde yarısından daha azına oynamaya başladı benfica'da.
    arkadaş avustralya'da yaşıyor ve çocukluk arkadaşım. futbolla alakası çok. futbol dinamikleri üstüne çok tartışıyoruz. onun dediği şu ki bu paralar acayip paralar, nasıl veriliyor bunlar?
    benim de bunun üstüne düşünme fırsatım oldu.
    derinlere, geçmişe gittim.
    3 yıllık planlama dedik, scout dedik, romenler geldi, kuzeyden adam geldi, fransa liginden adam geldi. mısır'dan bulduk getirdik. portekiz'in küme düşmemeye oynayan takımından stoper getirdik. türk alt liglerden adamlar bulduk getirdik. tutan da oldu tutmayan da. para kazandıran da oldu, zarar yazanda.
    sürekli birilerini bulduk ve getirdik.
    ancak gördük ki bu arama bulup ve getirme işlemini yaparken büyük takımlar için yarışmacı olmak zor. bize bunların yanında olmuş adam da lazım. bu dengeyi iyi sağlamak lazım.
    ve şu an bizim takımımız tam da buna örnek teşkil eden bir takım. on birde oynayan adamlarımız üst düzey adamlar. sağlıklı olduklarında ve konsantre çıktıklarında yenemeyeceğimiz takım yok diyoruz. işte şu an bize lazım olan 2 tane ateş gibi scout transferi. birilerine gidip 30 bayılmak zorunda değiliz. bir forvet, bir orta saha alıp transferi kapatabiliriz. 3 milyona, 5 milyona bitiririz belki de.
    bruma geliyor misal benim aklıma. 11 milyon gibi bir para vermiştik potansiyel yetenek adına ve portekiz alt milli takımının yıldızıydı aldığımızda.
    bu örnek gibi 2 adam bulamayacaksak, getirmeyeceksek, oynatmayacaksak o zaman 30 milyon verirsin ve 2 sene sonra ilk başarısızlıkta bileklik satmaya başlarsın.
    transfere çözüm net. olmuşların içine 2 ham at ve olması için sabret.
    mesela garry rodriguez bile scout transferiydi. kim tanıyordu kendisini? ondan bile kar ettik.
  • 82
    bizim seviyemizdeki takımlar için 20-30 milyona yapılan transfer yapılmaması gereken transfer şekli. taş çatlasın 15 vermemiz lazım hatta o bile 12-13 limitimiz olmalı. hoş gerçi mesele transfer yapmakta değil o alınan gençleri kadronun bir parçası yapmak önemli olan. eyüp,gökdeniz,jelert,yusuf gibi isimler geldi asla kadronun bir parçası olamadılar ama barış,kerem gibi isimler geldikleri ilk sezondan itibaren o rotasyona girdiler. sonrasında doğal gelişim eğrileri devam etti zaten önemli olanda takımında oynayabilecek o genç ismi bulmak. aldığın oyuncu en azından 15-16. oyuncu olmalı, sahaya 86’da değil 60.dk da atabilesin aksi takdirde bir önemi yok yukarıda yazdığım isimler gibi vadesini doldurup giderler.
  • 85
    son zamanlarda kendi takımlarında yeni yeni parlamış 20 yaş altı genç oyuncuların başlıkları altında biz neden böyle oyuncuları bulamıyoruz tarzı scout ekibine yönelik eleştirileri sıkça görüyoruz. bu durum artık yaygın bir mantık hatasına dönüşmüş durumda. çünkü bahsedilen oyuncuların çoğu takımlarında henüz kendini göstermeye başlamış maç sayıları çok sınırlı oyuncular. yani yüzlerce örnek içinden belki de o oyuncunun takımına vurmuş bir piyango gibi adeta. örneğin trömso takımının 15 maçtır oynayıp kendini yeni göstermeye başlamış 19 yaşındaki oyuncusunu galatasaray'ın gidip parlamamışken bulma şansı yok çünkü o oyuncunun kendini göstermek için trömso'de bulduğu 15 maç forma sansını bizim verebilip tabiri caizse o piyango biletini satın alabilme lüksümüz yok. yani bu durum topraktan yeni filizlenmiş bir tohumu yeşilken görüp neden toprağın altında tohumken bulamıyoruz demek gibi bir şey.

    bunu bir kere deneyebilme şansını sacha boey gibi oyuncularla bulduğumuz fatih terimli sezonda 13. olduk. barış alper bile neredeyse 2 sene sonra kendini tam anlamıyla farklı mevkilerde şans bulup özverisi ve çalışkanlığıyla gösterebildi. denenen diğer futbolcuların akibetini de herkes biliyor. hatta sacha boey'in küllerinden doğma hikayesi olmasa o bile yitip gidecekti. bizim scout ekibi olarak yapabileceğimiz şey ise bu oyuncuların gelişimini takip edip potansiyel transfer ihtiyacı çerçevesinde değerlendirmelerini güncel tutmaktır.

    güncel transfer piyasası enflasyonu yüzünden renato nhaga gibi yeni filizler dahi neredeyse 10 milyon avro altında alınamayacak duruma geldi. trabzonspor olai'yi 6 milyon avro ve %20 sonraki satıştan payla aldı. yani en kötü ihtimalle daha no name bir oyuncuyken bile 10 milyon avroluk bir maliyeti oldu trabzona. hem de biz norwich'ten herkesin gözü önündeki gabriel sara'yı 20 milyon avroya almışken. kaldı ki o bile maliyeti sebebiyle eleştirildi.

    bir tek kendimizi akıllı sanarsak işin sonunda dolandırılan biz oluruz bunu da unutmamak gerekiyor. bu tarz oyuncuların takımları da finansal olarak çok güçsüz takımlar olmadıkça oyuncularını kolay kolay ucuza bırakmaya yanaşmıyor. keçiörengücü gibi bir 2. lig takımı dahi barış alper yılmaz için %20 satıştan pay maddesi imtiyazını senden koparabiliyor. bizim yapacağımız en faydalı şey kendi durumumuzu ve mevcut transfer piyasası maliyetlerini kabullenip toprağa tohumları kendi altyapımızda da atıp en azından her yıl 1 tane oyuncu rotasyona sokabilmek ya da bu oyuncuların yunus akgün örneği gibi uygun takımlarda gelişimini sürdürmesini sağlamak olmalıdır.
  • 86
    scout transferi tartışılırken bir noktayı özellikle atlıyoruz.
    risk alamayız diye her genç profili baştan silip, sonra gidip lig içinden kaleciye büyük bedeller ödemek çelişki oluyor. genç ve gelişime açık oyuncuya sabır göstermeyi lüks sayıp, aynı paraları hazır ama tavanı belli profillere vermek scout transferinden daha meşru değil. aksine, bu refleks scouting felsefesinin tamamen terk edildiğini gösteriyor.

    büyük kulüp olmak risk almamak değildir. büyük kulüp, hangi riski nerede alacağını bilendir. bunu başaramayınca iş zaten olmazdı cümlesine sığınıyor. scout transferi masal değildir ama korku hikayesi de değildir. asıl masal, bütçeyi yerli piyasaya gömerken bunun daha akıllıca bir yol olduğuna kendini inandırmaktır.
App Store'dan indirin Google Play'den alın