• 8
    işkembeden sallayan yazar eleştirisini yapan ve nesildaşı olan yazara 'sözlükte bugüne kadar sergilediği duruşu bozmayarak' misilleme yapmak yerine gülüp geçen yazardır. neticesinde sözlük, buraya mensup olan ve olacak her yazarın galatasaray hakkında görüş ve düşüncelerini özgür iradesiyle paylaşarak kulübe değer katmaya çalıştığı platform, bir aile ortamıdır. insan ailesinden olan birisinden nefret eder mi? etmez. onun için ben de her ne kadar dili sürçmüş olsa da bu eleştiriyi yapan yazar kardeşimi hoşgörüyle, 2. ailem olarak gördüğüm değerli sözlüğü de sevgiyle selamlıyorum.
  • 9
    (bkz: 2019-2020 sezonu yaz transfer dönemi/#2652574)

    entrysinde övgüsüne mahzar olduğum yazar.
    kendisine çok teşekkür ederim.

    ancak, galatasaray kulübünde yer almak, hele ki hocanın yanı başında karun kadar zengin olsanda para ile satın alamayacağın bir eğitimi almak için sadece burada kendince fikrilerini beyan etmekten fazlasını yapmak gerekir. galatasaray kulübü futbol tarihinin en köklü kulüplerinden biri, doğduğu lise ise ülkenin ordudan sonraki en eski kurumdur. orada görev almak, o sorumluluğu taşımak elbette her yiğidin harcı değildir.

    eminim ki hocanın yardımcılığını yapan çok değerli isimler fikir beyan ediyordur.
    belki sahadaki oyun onların eseridir.. bu konuda hiç bir fikrim yok ancak şunu iyi biliyorum ki yüksek donanıma sahip olmadan orada olmanın imkansıza yakın bir şey olduğudur.

    hasan şaş, ümit davala, levent şahin gibi isimler, hatta bir dönem çok eleştirilen hocanın arkasında durup, sonra italyan kondisyoner ile değiştirdiği yasin küçük de dahil olmak üzere çok değerli isimler. alanlarında kariyer yapmış, liyakat ile orada olduklarından hiç şüphemin olmadığı isimlerdir. onların yerinde olmayı her galatasaraylı istesede, onların yerinde olmak kolay bir iş değildir. yeri geldiğinde adam kovalayıp yedi maç ceza almak benim yapabileceğim bir şey değil mesela.

    sonuç olarak kendisine bana duyduğu güvene teşekkür ediyorum.
    kendisi de umarım en güzel yerlerde olur.
  • 10
    bayram tatilini geçirmek için geldiği marmara adası'nda yangın tehlikesini bizzat yaşayan yazar. olaylar hiç de haberlerde aksettirildiği gibi değil adanın yarısı gözgöre göre yandı kaç saat müdahale edilmedi. insanlar evlerini terketti bulunduğumuz bölgeye geldi. biz de yangının bulunduğumuz bölgeye ulaşması durumunda yapılacakları planladık. feribot limanları kilit oldu. ancak rüzgarın aksi yöne esmesinden dolayı kurtulduk. ancak çok zaiyat var. askeri lojmanlar yandı. birkaç ev ve ahırlar. üzülme duvarı kapalı olduğu için affınıza sığınarak kendi başlığıma yazdım.
  • 13
    (bkz: #2858743)

    yüzde yüz haklı bir entry girmiş yazar.
    sanki, bu ve önceki yönetimlere baskı ile oyuncu aldırmadı bu taraftar... yok yani ilk kez olacağı için facia bir istek bu.

    ülkede insanlar istediği kadar gaza gelebilir. hayır sanki herkes istediği gibi davranmıyor bu ülkede. herkes olması gerektiği yerde, olması gerektiği makamda o yüzden gaza gelip beğendiği bir oyuncuyu "alınsaydı keşke" demesi onu kendini scout sanmasıyla eş değer...

    bende analiz yazıyorum, kendimi teknik direktör sanıyorum. hatta ekşi de vardı "kendini mourinho sanan" diye * bir tabir. bu ülkede kendini beceremediği herhangi bir şeyi ucundan kıyısından başaran herkese bir yafta takma adettendir. seviye olarak yukarı çıkma aşağı çek mantığı her yerde..

    ilginç..
  • 14
    (bkz: #2858743)

    mevcut galatasaray yönetiminin takdir edilecek pek çok iyi yanı olduğu gibi eleştirilebilecek en bariz yönü de sosyal medyadan aşırı etkilenmesidir. başkan cengiz pek çok açıklamasında da bunu üstü kapalı, açık itiraf etmiştir.

    sözlükte, sosyal medyada taraftarın istediğini açıkça belli ettiği bir futbolcuya kayıtsız kalamıyorlar. taraftarın isteğinin yerine getirilmeye çalışılması, doğru zaman, doğru yer formulüyle zaman zaman işe yarayan bir şeye de dönüşebiliyor ancak yazarın iddiasında haklılık payı da var.
  • 15
    (bkz: #2858743)

    serzenişinde kısmen haklıdır ama hedefi yanlıştır. şöyle ki; ben takımların scout ekibinden olsam bu tarz platformları mercek altına alırım. sadece türkiye değil, dünyada bu tarz yıldız adaylarının, kıyıda köşede kalmış potansiyelli gençlerin konuşulduğu paylaşıldığı forumlar mevcut. yani burda ya niye gündem yaratmadıktan ziyade naçizane zaten işe yaramayan scout ekibimiz niye bu tarz platformları takip etmiyor demek daha doğru olur.

    etmiyorlar kardeşim, emre utkucan ve ekibi, hem işe yaramıyorsunuz, hem de işe yarayacak bilgilere kulak tıkıyorsunuz. burda konuşulan 100 ismin 90ını biliyor, takip ediyor olabilirsiniz de. ama işte o kalan 10 kişi bile bizi potansiyel yıldızlardan edebilir. çok zor değil, açın günde 1 saat göz gezdirin bu tarz yerlere.
  • 16
    bir entry üzerinden dalga konusu yapılmaya çalışılıyor oluşu gerçekten enteresan. ki değindiği konu, taraftar baskısı ile çok ciddi kararlar alındı bu kulüpte hem de bana sorarsan olmaması gereken kadar.

    bir kere dursun özbek yönetiminin devrilmesi, özbek döneminde igor tudor'un göreve getirilmesi ve gönderilmesi, devamında fatih terim'in yeniden takımın başına getirilmesi, emre akbaba ve falcao transferleri, latovlevici'nin gönderilmesi, onyekuru'nun yeniden kiralanması gibi bir çok karar, taraftarın sosyal medya üzerinde yarattığı büyük baskı ve talep sebebiyle verilmiştir. hatta, pek çokları için efsane başkan statüsüne konan ünal aysal kendi ağzından şu cümleleri kurmuştur transfer ile alakalı; 'taraftar ne istiyorsa o olacak'. bundan kısa bir süre sonra da sneijder ve drogba transferleri açıklanmıştı nitekim.

    kısaca bugüne kadar galatasaray taraftarının sosyal medya üzerinden yarattığı talepkar tepkiler çoğunlukla şartların da müsade ettiği ölçüde yerine getirilmiştir. açıkçası bir futbol takımının dizayn meselesinde, olaylara daha duygusal bakma eğiliminde olan taraftarın taleplerini körü körüne dikkate almayı da, profesyonellik anlamında çok da doğru bulmuyorum.

    sörloth meselesine gelecek olursak; galatasaray taraftarı muhtemelen 2011 yılında elmander'in transferini pek istemezdi. forlan taraftar için daha cazip olabilirdi. ama elmander o kadar büyük bir etki yarattı ki kimse de forlan'ı aramadı. aynı şekilde, sörloth'a da şüpheyle bakılır ve istenmezdi. şekilcilik konusunda zirveyiz.