• 3
    galatasaray'ın 2011-2012 sezonun da şampiyon olması halinde, şampiyonlar ligine gidebileceği en erken sezondur.

    bir zamanlar 7 sene üst üste (97-98, 98-99, 99-00, 00-01, 01-02, 02-03. 03-04) şampiyonlar ligine giden takım, son olarak 2006-2007 sezonunda oynamıştır.

    şampiyonlar ligi müziği en erken 2012'de çalacaktır tt arena'da.
  • 5
    galatasaray'ımızın spor toto süper lig 2011-2012 sezonu şampiyonu olması durumunda* direk katılmaya hak kazanacağı, final maçı ingiltere'nin başkenti londra'da bulunan yeni wembley stadyumu'nda oynanacak olan, uefa şampiyonlar ligi'nin 21. sezonudur. final maçının 2 yıl aradan sonra tekrar yeni wembley stadyumu'nda oynanacak olmasının sebebi ise, football association'un (fa) 150. kuruluş yıldönümüne denk gelmesinden dolayı kaynaklanan bir vefa borcudur.

    galatasaray, 2012-2013 futbol sezonunda uefa turnuvalarına toplam 38.615 puan ile başlayacaktır. şayet, ağustos ayında 2012 uefa süper kupa finali'nden önce monaco'da çekilecek olan grup kuralarında, son 3 uefa şampiyonlar ligi sezonu grup kuralarındaki gibi bir denge oluşursa, galatasaray bu şampiyonlar ligi sezonuna dahil olduğu takdirde çok yüksek bir ihtimalle grup kuralarına 3. torbadan girecektir.
  • 7
    bir şanssızlık olmazsa önümüzdeki yıl yer alacağımız şampiyonlar ligi'nin bu sezonunda, mevcut ve gelecek transferlerle şekillenecek kadromuzu düşünmeden edemiyorum. kültürel açıdan olmasa da illa ki bir çekingenliğimiz bir acemiliğimiz olacak. yeni sayılabilecek bir takımda bunu en aza indirmek için uluslararası tecrübeli oyuncularla -ki bunlar genelde yabancı oluyor- tekniği ve oyun zekası yüksek yerli oyuncuları kaynaştıran bir kadro kurmak gerektiğini sanırım fatih hoca da biliyor. işte biraz kırkpınar cazgırları gibi olacak ve hatalar varsa şimdiden affola ama sesli düşünürsek;

    kalede copa america ve italya ligi kariyeri olan ve henüz bitmese de 2011-2012 sezonundaki performansıyla şimdilik ligin açık ara en iyi kalecisi fernando muslera...

    savunmada 2011-2012 sezonunun çoğunda hatasız oynamış, kalite ve tecrübenin birleşimi, sırasıyla dörder yıl bundesliga ve serie a, arkasından 3 yıl la liga'da yer almış çek milli takımından tomas ujfalusi... onun yanında canımız aslanımız, zaman zaman ujfalusi'nin pozisyonlarına bile başarıyla müdahale ederek ön plana çıkan; ama asla onun yönlendirmesi ve disiplininden kopmayan geleceğin yıldızı semih kaya var. üstelik yabancı kontenjanı düşünülünce bizim için büyük bir şans. belki abarttığımı söyleyenler olur; ama mesela uğur uçar da bize aynı hisleri vermiş fakat olmamıştır. bu ikisine alternatif servet ve gökhan'dan daha iyi oyuncular mutlaka alınmalıdır.

    sağ bekte 6 yıllık arsene wenger ve premier league tedrisinden geçmiş, fildişili aslan eboue... psikoloji, fizik ve teknik açıdan güçlü, şampiyonlar ligi için yeterince soğukkanlı bir oyuncu.

    sol bekte performansı takımla birlikte yükselen, belki de efsane ergün'den sonra 2. buz adam hakan balta. beğenmeyenler için söylüyorum onun tecrübesinde yerli bir alternatifini henüz ben göremedim ve dile getirmesek de yabancı kontenjanı büyük bir sorunumuz olduğundan şu an vazgeçilmezdir. üstelik fatih hoca kendisini sezon öncesi değerlendirip yerine üst düzey bir transfer yapsa bile mükemmel bir alternatif olacaktır.

    orta sahada selçuk melo ikilisini artık beğenmeyen yoktur herhalde. biri türkiye'nin belki de dünya çapındaki en nitelikli oyuncusu, diğeri dünyanın en kalifiye liglerinden ispanya'da 4 italya'da 2 yıl ve brezilya milli takımında oynamış, hırsı, çalışkanlığı ve selçuk'la birlikte bizde yakaladığı golcü kimliğiyle şampiyonlar ligi için yeterli bir oyuncu.

    kanatlara gelirsek herkesin gördüğü bir sıkıntı burada giderilmeyi bekliyor. bizim gibi hızlı, yüksek kalitede ve çok sayıda pas yaparak sürekli hücum oynama düşüncesinde olan bir takım için(en azından imparatorun ve bizim temennimiz bu yönde ve bölüm bölüm başarıyla sergiledik bu sezon) beklerle birlikte sorunsuz işleyen kanatlar olmazsa olmaz niteliktedir. dolayısıyla riera ile sezon sonu vedalaşıp yerine elbette bulmak zor ama bir dönemin overmars'ını sola, yine zamanın joaquin'i, ljungberg'i gibi bir hızlı hücumcuyu(yine bulmak çok zor ama) sağa almak zorundayız. buralarda oynatmaya çalıştığımız engin ve çok sevsem de emre seneye 3 kulvarda mücadele edeceğimiz sezonda anca mükemmel birer alternatif ve kadro derinliği yaratabilirler. ayrıca yeri gelmişken belirteyim real madrid'te yeni zidane olma yolunda hızla ilerleyen mesut özil'in almanya'daki ilk yıllarına çok benzettiğim emre'nin sürekli 11'de oynamasını istediğim halde söylüyorum bunu. onun dışında solda overmars tipi çizgiye bağlı kalan bir kenar hücumcusu alırsak sağda tam bir kanat gibi oynamayıp daha çok içeri kateden; ama eboue ile mükemmel bir zeka sergileyeceklerini düşündüğüm hamit altıntop %100 alınmalı. çünkü kendisi malum sol bek, orta göbek, kanat, forvet arkası gibi mevkilerde belli bir standartta oynayabilen harika bir oyuncu ve yerli statüsünde.

    golcülere gelirsek, elmander'i gerçekten çok sevdik, özverili, kaliteli ve çok güçlü bir futbolcu. premier league ve isveç milli takımı etiketi var ve hayır olumsuz bir şey söylemek için önce övgüyle başlamadım cümleye; elmander kesinlikle kalmalı ve ilk 11'de yer almalı. çünkü güçlü ve tecrübeli stoperlerle, sağlam kalecilerle dolu o ligde elmander her zaman bir silahtır. ayrıca takımda ikinci sezonu olacağından iyice konsantre biçimde oynayacaktır.

    necati'yle yerli ve kendini ispatlamış eski bir oyuncumuz olarak sözleşme yapılması terim'in tercihine bağlı olarak uygundur. baroş ise biraz muamma, çünkü belli ki asla hocanın kafasındaki ilk forvet olamayacak, o yüzden bu ikileme hiç girmeden teşekkür ederek uğurlanabilir; ama kalırsa da kariyeri ve kalitesi ortada olan bu usta golcüye her zaman kapımız, gönlümüz açık. sercan ise kesinlikle bizim oyuncumuz değil, yedek oyuncu olmak içinse bir solskjaer ve hatta ayhan mentalitesi bile yok. üstelik golcü için elzem olan şansı da yanında görünmedi bizim takımda. belki başka kulüpte şansı döner ve yıldızlaşır; ama olmadı deyip göndermeli.

    gelelim yerine alınacak oyuncuya, şimdi kadromuzda şampiyonlar ligi'nin temposu ve düzeyini kaldırabilecek oyuncular olarak muslera, eboue, ujfalusi, selçuk-melo ve elmander'i saydık; ama kabul edelim ki hiçbiri cl'deki her takımda mutlaka bir iki tane bulunan ve süperstar gibi ünvanları münferit maç performansları dışında kazanmamış oyuncular. dolayısıyla kanatlardan biriyle birlikte buraya da paraya kıyıp, ulusoy gibi işadamlarının, sponsorların ikramını geri çevirmeyerek uluslararası alanda yıldız bir golcü almalıyız. fatih terim'in olduğu yerde bu bir mecburiyet diyemem; ama rakip teknik direktör kadromuzu tahtaya yazdığında, isminden çekinip ekstra önlem alacağı, belki 2 oyuncuyu onun için yönlendirerek diğer golcümüze istemeden de olsa avantaj vereceği bir bitirici almak bana mecburiyet gibi geliyor. çünkü kim ne derse desin şampiyonlar ligi'nde yedek kulübesinde yıldızları oturtan takımlar var. isme gelirsek basında da yer almış berbatov tek vuruşları, fırsatçılığı ve duruşuyla elmander'in yanında ne kadar uygun olacağı hakkında çekincelerim olsa da bu niteliğe sahip. tabi transfer sezonu yaklaştıkça yeni ve belki daha büyük isimleri cl'de oynayacak olmamızı(bir aksilik yaşanmazsa) bir ikna faktörü olarak kullanıp alabiliriz.

    biri çok zorlu üç alanda yer alacağımız için geniş bir kadroya ihtiyaç duyduğumuz bir klişe olsa da doğru; ama ben örneğin 18 adet üst kalite, 5 adet orta düzey ve 7-8 vasat veya komple yetersiz toplam 30 oyuncuyu kadroda bulundurmak yerine, ilk 11'de en az 2-3 dünya çapında star denilen(berbatov, tevez, ronaldinho gibi) 4-5 adet türkiye ligi'nin yıldızı(selçuk, muslera, elmander, melo, eboue gibi) ve geriye kalanın tamamı emre, engin, necati, semih (mesela culio ve romanya milli takımında da iyice sivrilmeye başlayan stancu) kalibresinde istikrarlı, kimi çok büyük yıldız adayı futbolculardan oluşan bir kadro olmasını tercih ederim. tüm galatasaraylıların da yönetim ve teknik ekip dahil böyle düşündüğüne inanıyor ve bir gün mutlaka kazanacağımız şampiyonlar ligi kupasına ulaşmanın en erken yolunun bu formülden geçtiğinde ısrar ediyorum. yani 1 as takım ve yedek oyuncular değil; bi' anlamda en az 20 kişilik bir as takım olmalı(kaleci özel bir mevki olduğundan değiştirmek uygun olmasa da, ufuk da yetersizse sinan bolat alınmalı mesela), ilk 11'in maç içinde ve her hafta değişmesi oyun standardımızı hiç düşürmemelidir. ikinci takımda, en az 30 maç istikrarla oynayabilecek muslera dahil savunma hattımızdaki semih-ujfa ve selçuk-melo ikililerinden en az birini sabit tutarak şablon yaparsak;

    birinci takım:

    ----------------------- muslera ---------------------
    --------------------------------------------------------
    eboue ------- semih ------ ujfalusi ------- hakan
    --------------------------------------------------------
    h. altıntop --- selçuk ------- melo --------- emre
    --------------------------------------------------------
    ------------- berbatov ------- elmander ----------

    ikinci takım:

    ----------------------- muslera ---------------------
    --------------------------------------------------------
    ? --------------- semih/ujfa ------ ? --------- ? ---
    --------------------------------------------------------
    ? ----------- selçuk/melo ------- ? ---------- ? ---
    --------------------------------------------------------
    ---------------- ? ------- necati --------------------

    görüldüğü gibi özellikle kaleciye yabancı kontenjanı ayırdığımız için sözü edilen sağ ve sol kanada yabancı yıldız falan almak aslında hayaldir. ya elmander'i yedek tutup sağa hamit'i alıp yabancı transferini sola yapacağız ya da eboue-ujfalusi-melo-elmander arasından en az birini maça başlayan her 11'den çıkartacağız. çünkü ne yazık ki türkiye'ye zar zor bir yıldız getirip, o kadar para döküp onu 11'de başlatmama lüksümüz şimdilik yok. mesela ronaldinho'yu yedek bırakıp maç kaybettiğimizi düşünün; dolayısıyla mutlaka seneye ujfa'dan, eboue'den melo'dan formayı alabilecek yerli oyuncular bulmalı, hızla takıma adapte etmeliyiz. nasıl ki semih çıkıp bir dönem tezahürat yaptığımız servet'i kestiyse, nasıl ki selçuk, emre ve engin bir anda çıkıp oyun yönlendirmeye, goller atmaya başlayarak alıştığımız 10 numara yabancı transferinin eksikliğini gidermeyi başardıysa, altyapıdan veya gurbetçi genç isimlerle kontenjan sorununa ayar çekilebilir.

    umarım bu büyük geçiş dönemini atlatıp biz de 3-5 sezon sonra milan gibi ronaldinho'yu, madrid gibi kaka'yı, barça gibi alexis sanchez'i ve diğer takımlardaki benzer örneklerde olduğu gibi bu kalibrede oyuncuları kadro genişliği adına kulübemizde tutacak ilk 11'ler oluşturabiliriz. elbette bunun için tümden ligimizin kalitesinin artmasına ihtiyaç var; ama örneğin anzhi'deki para bizde olsa kulüp kalitemiz, tanınırlığımız, kültürümüz ve istanbul avantajıyla lige bakılmaksızın anzhi'nin isteyip de alamadığı o çok büyük yıldızları getirebiliriz. şimdilik stadımız, riva projelerimiz, şirketleşme, sponsorluk ve benzeri gelir aktivitelerimiz yolunda görünüyor. ülkenin sosyo-ekonomik konjonktürel şartlarından -hatta örneğin şikeciler yüzünden uefa yönetimi avrupa'dan tüm takımlarımızı men etse şaşırmayacağımız bir ortam var- doğan olumsuzluklara rağmen bu vizyonda ilerleyip her yıl şampiyonlar ligi finaline aday gösterilen bir kulüp olmak dileğimiz.
  • 8
    puan olarak üstümüzde yer alan ön eleme oynayacak takımlar gruplara kaldığı takdirde dördüncü torbadan katılacağız. bu sebeple güçlü takımlar çekileceği garanti.

    tahminen:
    1.torba: barcelona, manchester, bayern, real, arsenal, porto, lyon, milan

    2.torba: benfica, valencia, shakhtar, cska, zenit, schalke, psv, sporting

    3.torba: tottenham, m.city, dinamo kiev, olympiakos ajax, basel, panathinaikos, anderlecht
  • 9
    ilk torbadan lyon, 2.sinden sporting, 3.sünden de dinamo kiev'i falan istediğim, (bkz: şeker gibi ) kuranın çekilmesi gereken sezondur efendim. böylece 2. olarak adımızı bir üst tura yazdırırız diye düşünüyorum. tabii ki erkenden konuşmamak lazım, şikecileri 2 maçta da yenelim de ondan sonra düşünürüz.

    edit: ilovedonut'ın uyarısıyla 2 portekiz takımından porto'yu değiştirdim.
  • 10
    sampiyonlar ligi icin benim kafamdaki kadro su sekilde olurdu. parantez icindekiler alternatiflerdir varolan futbolcunun yerine degildir. ayrica sinirsiz yabanci hakkimiz da olacak.

    ----------------------muslera--------------------------

    eboue--------ömer toprak (semih kaya)-----ujfalusi------christian fuchs

    hamit--------selcuk(kim källström - nuri sahin)-----melo(samuel holmén)-----douglas costa(emre)

    -------------berbatov(alan dzagoev)--elmander-----------

    var olan futbolculari zaten biliyoruz.digerleri icin,

    ömer toprak: tas gibi defans ve bundes liga tecrubesi
    christian fuchs : bu gözlerin gördugu en iyi sol beklerden biri, eboue'nin beyaz versiyonu ve ayaklarina daha hakim olani.
    kim källström : isvec disiplini ve istikrari ile her sene vazgecilmezimiz.
    samuel holmen: melo ve fernandes'den sonra turkiye ligindeki en iyi yabanci defansif orta saha. isvecli.
    douglas costa : sag kanat sol kanat farketmiyor amrabat'in 10 kati daha yetenekli. lucescu belki bi kiyak gecer bize.
    dimitar berbatov : gol makinesi.
    alan dzagoev: butun buyuk kulupler pesinde almamiz cok ama cok zor. gelirse cok cocuk kestirir.
    hamit altintop: konusmaya bile gerek yok.
    nuri sahin galatasarayli oldugunu ve fatih terim'i baba gibi sevdigini biliyoruz. kalitesi tartisilmaz.

    eger buyuk oynayacaksak ve sampiyonlar ligini hedefliyorsak bu futbolculardan turk olanlarini kesin almali, yabanci olanlardan da 2-3 tanesini takima kazandirmaliyiz. 6 yabanci sinirimiz oldugu icin turkiye'de dönusumlu oynayabilirler. gerci kariyerleri onlarin yedek beklemesine musade etmez. benim ki sadece bir hayal. imparator farkini da unutmamiz gerekir.
  • 13
    takım kimyasıyla çok fazla oynanmadan, ilk 11'e 2 * şampiyonlar ligi düzeyinde takviye ile katılmamız gereken turnuva.

    ayrıca bu turnuvadan 7 yıldır uzak kaldığımız gerçeğini de göz önüne alırsak; daha ilk sezonumuzda, nasıl bir kadro kurarsak kuralım, asarız keseriz şeklinde beklentiyi yüksek tutmamak gerekir.

    unutmayalım ki 5 sene boyunca birlikte oynayan, avrupanın hemen hemen her takımını dize getirmiş olan galatasaray tarihinin en başarılı kadrosu * bile 6. yılında gruplardan çıkmayı başarabilmişti.

    _______muslera

    eboue semih ujfalusi hakan

    mcgeady selçuk melo g.töre

    elmander berbatov

    yukarıdaki kadro, 3 takviye ile, takım kimyasını bozmadan, ilk sezonumuz için şampiyonlar liginde gayet iş yapabilecek bir kadro. ancak asıl önemli olan nokta, yedek kulübesinin kalitesini güçlendirecek hamleler.
  • 14
    muslera-eboue-semih-ujfalusi-selçuk-melo-elmander . gelecek sezon şampiyonlar ligi ideal ilk on biri için muhafaza edilmesi gereken yedi isim . ismini saymadığım dört oyuncunun oynadıkları bölgeler için elde bulunan alternatiflerin çoğu şampiyonlar ligi'nde pek iş yapacak gibi durmuyor.eldeki mevcut oyuncular içinde fiziki açıdan güçlenmiş emre çolak, burada kazandığı para göz önüne alındığında elden çıkarmanın zor olduğunu düşünürsek riera (aynı zamanda sol bek alternatifi de olabilir) ve gelecek sezon takıma döneceğini açıklayan culio sahadaki ilk onbire iyi birer alternatif olabilir . fakat defansın solu ,orta sahanın her iki kanadı ve forvet bölgesine üst düzey transferler gerekiyor. açıkçası zaten sır olmayan bu eksikliklerin ne ölçüde, kimlerle giderileceği gelecek sezon çok yüksek ihtimalle katılacak olduğumuz şampiyonlar ligi'ndeki başarı düzeyimizi direkt etkileyecek.
  • 18
    başta fatih terim, saat 21:45, yayıncı star tv. 90'lı yıllara geri dönüp mükemmel nostalji yaşatacak olan sezon.

    bizim gibi şampiyonlar ligi ile büyümüş nesil için çok önemliydi.

    gerçekten çok bekledik bunu. nokta atış transferlerle omurgası belli olan takıma, iyice yükseğe çıkaracak adamlar ile 2. tur veya çeyrek final hayal değil. kıçı kırık apoel takımından neyimiz eksik bizim. aksine yüzlerce fazlamız var.