resim
Sabri Sarıoğlu
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:41
Uyruk:Türkiye
  • 10352
    bazı taraftarımızın izlemeye tenezzül dahi etmediği bir video üzerinden eleştirdiği eski futbolcumuz. sabri'nin taraftara vefasız dediği iddia ediliyor oysa sabri'nin böyle bir açıklaması yok. taraftar ıslıklamakta haklıdır gibi bir ifade de kullanıyor üstelik. vefasızlıktan bahsederken teknik direktör getirirken bunu kesinlikle oynatmayacaksın falan diyen, galatasaray'ın parasını sağa sola saçan ya da saçtıran adamlardan bahsediyor, taraftardan değil.

    sabri'nin en büyük suçu bizi ucuza alıştırmış olmasıydı. alt yapıdan çıkmış, senelerce çok ucuza oynamış, zaman zaman teklifler gelmiş ama satılmamış. sonra ne zaman avrupa'daki emsalleri için absürd olsa da galatasaray'ın o yılki maaş politikasında çok da absürd olmayan 1.8 milyon euro maaşı verdik o zaman ortalık karıştı. 1.8 çok para mıydı? evet çok paraydı. ama biz o parayı tarık çamdal'a da veriyorduk zaten, bazı futbolcularımıza o paranın 2 katından fazlasını veriyorduk üstelik. diğer topçulara bol kepçe maaş dağıtılırken sesi çıkmayan taraftar iş sabriye gelince ayaklandı. e dedim ya ucuza alıştırdı bizi diye. ilk çıkışını yaptığı zamanlar menajeri ile kulübü köşeye sıkıştırsa yüksek kontratı kapsa kim eleştirirdi 1.8 maaşı? hiç kimse eleştirmezdi. ben sabri olsam senelerce hizmet ettiğim, lig tvnin 20 efsane sağ bek golü listesine 3-4 golle girdiğim ve ucuz paraya oynadığım bir ortamda 1 sene tarık çamdal ile aynı maaşı aldım diye taraftar böyle mevzu çıkartsa zoruma giderdi şahsen. ona rağmen adam çıkıp taraftara tek kelime etmedi. hala maçlarımızı da tribünden takip ediyor. senin benim gibi galatasaraylı adam. senin benim gibi galatasaraylı olmasa bu muameleye katlanır mı zaten?

    alt yapıdan çıkmış bir topçu için ucuza oynamanın en kötü yanı da kolay dokunulabilir olmak. mesela sabri yüksek kontrata oynayan yabancı bir futbolcu olsaydı başlığında hala speedy gonzales güzellemeleri olurdu. biri çıkıp sabri bu takıma artık as sağ bek olmaz dediğinde linç yerdi. eski golleri es asistleri gösterilirdi. sonra bak gördün mü orta yaptı başka sağ bek olsa orta yapmazdı bu yüzden sabri bu takımın as beki gibi önermeler görürdük. şimdi hiç kimse çıkıp da yok mok demesin. sabri'nin %20'si kadar bile futbolcu olmayan linnes'e neler yazıldığını gördü bu gözler.
  • 10354
    kendisinin kadro dışı bırakılmasının sorumluları cenk ergün, emre utkucan ve cesare prandelli üçlüsüdür.
    bunun sebebi ise o dönem scout ekibi ve cenk ergün sayesinde transfer edilen sağ bek tarık çamdal'a kadroda yer açılması isteğidir.

    hatta emre utkucan'ın nargile mekanı olan tophane'de "kardeşim ile nargile keyfi" başlıklı tarım çamdal ile nargile içtikleri fotoğrafı twitter'da paylaşmasıydı. fakat bu twitter apar topar silinip, tarihe karışmıştı aynı mancini ve muslera hakkında söyledikleri gibi.

    o dönem cenk ergün ve emre utkucan ikilisinin cesare prandelli üzerinde çok büyük bir etkisi vardı çünkü kendileri galatasaray'a teknik direktör yapmışlardı kendisini.
    sabri'nin de kırılma anı programında bahsettiği gibi kadro hakkında yeterli bilgisi olmayan prandelli'ye liste verilip, bu oyuncuların kadro dışı bırakılması istenmişti.
  • 10355
    galatasaray'dan ayrılma sürecini a spor'a açıklamış olan eski kaptanımız.

    --- alıntı ---

    yeni sezon toplantısı yapıldı, ilk antrenmana çıkacağız öncesinde sağlık kontrolüne gittik, sonra antrenman yaptık akşam yemeğe çıkacağız hamit altıntop falan birlikte. bana bir telefon geldi dediler ki 'yarın sabah 9'da cenk ergün ile toplantı yapılacak' ben de merak ettim telefon ettim birisine. o da bana 'kadroda düşünülmeyen isimlerle toplantı yapacaklar' dedi. ben de direk cenk ergün'ü arayıp o zaman benim toplantıya gelmeme gerek olmadığını söyledim.

    sebep sunmadılar bana. mancini döneminde problemim yoktu mancini ile de aram çok iyiydi. 'mancini ayrılırken rapor yazmış prandelli böyle bir karar almış' dediler ben de iletişime geçtim mancini öyle bir rapor sunmamış.

    ben altyapıda antrenmanlara çıkarken duygun başkan geldi, abdurrahim albayrak beni aradı 'biz geliyoruz dedi bir yere ayrılma' dedi. tamam dedim. antrenmana çağırdılar 11'de antrenman var biraz erken gel dediler. gittim prandelli'nin yanına. sonra bana 'bu verilen kararda benim müdahilim yoktu, sportif direktör vermişti isimleri' dedi. ben de 'hocam geçmişe takılıp kalan biri değilim' dedim. ayrılığımla alakalı ben daha önce 'bazı oyuncuların kaptanlık sevdası, benim galatasaray'dan ayrılmama sebep oldu' demiştim.

    geri döndüm antrenmanlara başladım. takımı toparlamaya yardımcı oldum. hamza hamzaoğlu geldi takıma iyi bir hava geldi şampiyon olduk. sözleşmem bitmişti uzatılacaktı. ben sözleşmeye tek gittim menajer götürmedim. dursun başkan, mehmet özbek, cüneyt tanman ve ben. 'şu kadar ücret düşünüyoruz 1+1' dediler. ben de rakama hiç laf söylemedim ama neden 'kısa süre' diye sordum ffp dediler. ben de tamam dedim.

    sezon bitti, mustafa denizli hoca geldi bana 'mehmet özbek seni çağırıyor' dedi. gittik. mehmet özbek bana '1 maça daha çıkarsan sözleşmenin opsiyonu uzatılacak, ffp sıkıntısı var, şu opsiyonun iptali için imza atarsan devam edeceğiz' dedi ben de sorgusuz sualsiz imzaladım. sezon bitince yenileyeceklerine dahil söz verdiler, sezon bitti, cenk ergün aradı beni. tabi bunlar olana kadar cenk ergün benim ayrılmam için, kötülemek için, yönetimle neler konuşmuş neler. bana telefon açtı 'seninle sözleşme uzatmayı düşünmüyoruz' dedi. ben tabi şaşkınlık içerisindeydim. ayrılma sürecim bu şekilde.

    --- alıntı ---
  • 10356
    altyapıdan çıkacak futbolcuların illa bir arda güler veya arda turan olması gerekmediğinin kanıtı olan futbolcu.
    neyi kastettiğimi şöyle özetleyeyim. vatskenayduu sağ olsun 9 nisan 2013 galatasaray real madrid maçı'nın özetini paylaşmış. anılar tazelenmiş oldu ve bu özette sabri sarıoğlu'nun bu maça nasıl damga vurduğunu bir kere daha anladım. adam oyuna ikinci yarı girmesiyle birlikte orta sahadaki pas trafiğinin liderliğini yapmış. attığımız gollerde illa bir şekilde yerini almış.
    işin ilginç yanı pas trafiğine liderlik yaptığı sıralarda sahada felipe melo, selçuk inan ve wesley sneijder gibi isimler de vardı. fatih hoca'nınki de ilginç bir strateji gerçekten.

    futbolculuk hayatı boyunca taraftar tarafından en çok yenmeye çalışılan kişi olmuştur belki de ama kendisi öyle veya böyle katkı verebilen biriydi.

    diyeceğim odur ki altyapıda aradığımız şey illa bir süperstar olmamalı. gerekirse bir yedek olmalı, gerekirse yediği laflara rağmen formasına bağlı kalıp çalışan, katkı vermeye çalışan biri olmalı. anadolu kulüplerinde bir sezonluk parlayan futbolculara o kadar para verip, her seferinde aynı şeyi yaşayıp yedeğe çekmektense bunu kendimiz çıkarmalıyız.

    entryde bahsi geçen özet: https://twitter.com/.../1522290056257495040
  • 10359
    galatasaray'da geçen toplam 15 sezonda, toplam aldığı süreyi, 90'a böldüğümüzde, her sezonda tamı tamına 26.5 maça çıktığını gördüğümüz eski futbolcumuzdur.
    bu dönemlerde galatasaray'ı:
    mircea lucescu
    fatih terim
    gheorghe hagi
    eric gerets
    kalli
    cevat güler
    michael skibbe
    bülent korkmaz
    frank rijkaard
    bülent ünder
    roberto mancini
    cesare prandelli
    hamza hamzaoğlu
    mustafa denizli
    jan olde riekering
    gibi teknik direktörler çalıştırmıştır.

    15 sezonda, 15 ayrı teknik direktörle 26.5 maç ortalamasını yakalamasına, toplamda 43 kere milli olmasına ve bu 15 sezonda galatasaray 6 türkiye ligi, 4 türkiye kupası, 5 tane de türkiye süper kupası kazanmasına rağmen, hala daha kendisine aydın yılmaz muamelesi yapılması gerçekten çok ilginç.
  • 10360
    kendisinin eğlenceli ve hafif dalga geçilebilecek durumları vardı ve bu durumları mizahi yönden çokça kullanıldı ancak takıma verdiği katkısı ve profesyonelliği açısından kendisine laf edilmesi her zaman garibime gitmiştir.

    yoksa ben de formasına "sarbi" yazıldığında yada taca giden top için attığı vücut çalımı gibi durumlarına gülmüşüm eğlenmişimdir.
  • 10361
    kendisi hakkında duyduğum en güzel benzetme, türkiye'de siyaset galatasaray gibi; solu yok, sağı da sabri. 2000'lerin her diliminde vardı neredeyse ve hep olumsuz manada eleştirildi. tabi bunda orijininin sağ bek olmamasının da etkisi olabilir. çubuklu avea sponsorluğunda formalarımızla hazırlık kamplarına ilk götürüldüğünde hücuma dönük bir orta saha olarak hatırlıyorum. yine de güzel hatıralar bıraktı, bizi bıraksa da sarı-kırmızı'dan başka forma giymedi. sembolik de olsa son giydiği forma galatasaray forması olmalıydı.
  • 10366
    alt yaş gruplarında o kadar yetenekliydi ki, hemen anlıyordunuz bu çocuktan bir şeyler çıkacağını. 10 numara pozisyonunda oynuyordu. şutları yaşıtlarından çok çok daha şiddetliydi. nereden mi biliyorum? bana epey şut çekmişliği gol atmışlığı var. ara sıra yakın oturduğumuzdan beraber giderdik antrenmanlara.

    18-19 yaşından sonra gelişimi durdu, o bile yetti senelerce profesyonel futbol oynamasına. efendi bir çocuktu, varlık içinde büyümedi diyebilirim. hak ettiği yerlere geldi. nice yıllara kardeşim.
  • 10367
    kendisine düzgün bir jübile yapılmaması bu kulübün ayıbıdır. gerçi en son kime düzgün bir jübile yaptık onu bile hatırlamıyorum.

    ayrıca futbolu çok iyi bilen bir takım galatasaray taraftarının kum torbası olmuş bir futbolcudur. muhteşem bir futbolcu değildi ama rotasyon da iş yapıyordu. biraz da goygoy muhabbetlerin kurbanı oldu diyebiliriz. iyi oynadığı ve kötü oynadığı maçlar da olsa emeği için teşekkür etmek gerekir.
  • 10369
    son 20 yılın gökhan gönül'den sonra süper ligdeki en iyi yerli sağ bekidir. 05/06 kayserispor şampiyonluk maçı, 07/08 bursaspor maçı, 12/13 real madrid maçı, euro 2008 almanya maçı kariyerinin referans maçlarındandır. sosyal medyanın popüler oluşu ile karikatürize olan ilk topçulardan olması kariyerini olumsuz etkilemiştir. son 20 yılda galatasaray altyapısından çıkan en önemli 5 futbolcudan biridir. bizdendir, mutlu yıllar dilerim kaptana.
  • 10370
    kendisi galatasaray efsanesidir.

    nice yıllara kaptan.

    bursa’ya attığı bale vari gol, dağa taşa attığı şutlar, lahm’ın belini kırması, bordeaux maçında attığı son dakika golü falan unutulmaz ama ben en çok real maçında, drogba’nın topukla gol attığı pozisyonda modric’e çalım atıp amrabat’a topu aktarmasıyla hatırlayacağım.

    edit: sağ olsun kaptanmuslera uyardı, sneijder’in attığı golde asisti yaparken, modric’e çalım attı diye. goller üst üste gelince insan kaçırıyor tabi ):
  • 10373
    güzel ve bazende saç yoldurtan anılarla ayrılmış, temiz ve iyi bir insan. bazen olmayınca olmuyor, gençlikte ivmesiyle gelişseydi bambaşka yerlere gelebilirdi(k).
    türbülanslı dönemde ortaya çıkmanın vermiş olduğu talihsizlikler var, istikrarlı galatasaray'da oynayamadı. gerçi son yıllarımız biraz istikrar biraz türbülans şeklinde gidiyor.

    kendisini hem parladığı maçlarla, hem komik internet reklamıyla hemde sarhoş ortalarıyla bir bütün olarak iyi anımsayacağım. nice sağlıklı yaşlara.
App Store'dan indirin Google Play'den alın