resim
Roberto Mancini
Görev:Teknik Direktör
Takım:Al-Sadd
Yaş:61
Uyruk:İtalya
  • 4120
    galatasaray'da başarılı olmuş, olmamış, onu bir kalem geçiyorum; bu adam ingiltere premier lig şampiyonu hoca apoleti ile galatasaray'a geldi. teknik ekibi ivan carminati, fausto salsano ve attillo lombardo gibi dünyanın en kaliteli asistanlarından oluşan bir kadroya sahipti. zannediyorum inter'de de bu ekibiyle devam ediyor.

    city'de para bok, bir zahmet yapsın diyenler bok yesin afedersiniz. öyle her parayı basan şampiyonluk yaşayamıyor anam be. premier lig'de şampiyonluk yaşamış teknik direktörleri say desen ilk 3'e, 4'e sokacağın adama haksızlık yaptığını anlamalısın.
    bir bak, louis van gaal dediğiniz adamın kariyerini bir allah'ın kulu tartışamaz, lakin bir dünya para harcamasına rağmen burnu boktan kurtulmuyor united'ın.

    roberto mancini, hiçbir şekilde hamza hamzaoğlu hoca ile kıyaslanamaz, şartlar o kadar farklı ki.. bir kere fatih terim'in gidişi bizler dahil bütün camia içerisinde deprem, hatta tsunami yarattı. iki sene üst üste şampiyonluk ve süper kupa kazanmış bir takımın öyle veya böyle en başarılı teknik direktörünün ayrılığı sonrası bir travma yaşanacaktı elbette. ki zaten duygusallıkta çığır açmış bir memleketin insanları olarak bu daha da büyütüldü. adamın ilk iç saha maçında ultraslan denen taraftar bozmaları 'imparator fatih terim' diye bağırdı. hatta belki de içimizde bile vardır o kesimden. bir kere kendi taraftarı bile karşısına aldı bu adamı, sanki her şeyin mümessili kendisiymiş gibi. bir sürü saha dışı şeyle, rakiplerle, hakemlerle, sikindirik federasyon ile uğraştığı yetmiyormuş gibi bir de kendisine karşı negatif bakan bir taraftar topluluğu ile karşılaştı.

    hamza hoca'nın durumunda ise işler bayağı bayağı kendisi lehine işliyordu. millet prandelli gitsin diye salavat çekip dualar ediyordu. bir de yerli bir teknik direktör ve eski bir galatasaray oyuncusu olduğu için ortama ve milli takımdan tanıdığı oyuncu grubuna az çok aşinaydı. yerli oyuncu kitlesi kendisine daha sıcak bakıyordu. ki zaten burak ve selçuk'un artan performanslarına bakarsanız anlayabilirsiniz bunu. tabi bu durum sadece onunla ilgili de değil elbette, muhakkak hamza hoca'nın teknik adamlık hüneri de vardır.

    bu durumu dünya futbol tarihinde kaç tane teknik adam yaşamıştır bilemiyorum. bana her türlü şeyi söyleyin, o dönemin yabancı sınırlaması 6+0+4'üne, galatasaray camiasının ağırlığına, fener medyasının götünden uydurma haberlerine, hiçbir şey bahane değildir. çünkü aşağı yukarı her galatasaray teknik adamı bunlarla uğraşmak zorunda kalmıştır. rijkaard da, skibbe de, fatih terim de, hamza hamzaoğlu da, gheorghe hagi de.

    ancak kendi taraftarının bile karşısına aldığı bir duruma, hele ki ilk iç saha maçında hiçbir galatasaray teknik direktörü maruz kalmadı.

    sırf bu yüzden ötürü bile bir başka değerlendirilmelidir. ayrıca bu durumu hiç de yadırgamadı, en azından belli etmemeye çalıştı. 'fatih terim bu takımın efsanesidir, anlayışla karşılıyorum' diyerek sorun yok mesajı verdi.

    kendisine karşı kulüp olarak çok büyük ayıp ettik. fatih terim - ünal aysal işbirliğinin çok sıkıntılı bir şekilde bitmesini bu adamdanmış zannettik. kendisine karşı daha ilk maçında bunu utanmadan da söyledik. yerli hırtoların kezban gibi kaprisleriyle uğraştırdık. kanat oyuncusu kullanmasına izin dahi veremedik. gelecek sezon planlamasında onun fikirlerini sallamayıp, teknik heyet raporu dışında burak ve selçuk'un kontratlarını fahiş fiyatlardan uzattık.

    bütün bunlara rağmen o ne yaptı? 10 senedir kazanılamayan, el emeği göz nuru bir türkiye kupası, bir şampiyonlar ligi son 16 turu ve lig ikinciliği.

    haa bir de 9 milyon euro'luk tazminatı var tabi. resmen üstü kalsın dedi ve ceketini alıp çekti gitti adam. ve giderken de bir parçasını burada bırakıp gitti. o günden daha 1-1.5 ay geçmiş veya geçmemişti ki, macaristan'da tekrar ziyaretine geldi eski takımının. burak'la, felipe melo'yla, selçuk'la muslera'yla öpüşüp kucaklaştı. vatandaşı olan halefine başarılar diledi.

    demek ki instagram’da bize yalakalık yapmıyormuş, bazıları gibi kader ortaklarıyla arkadan iş çevirmiyormuş.

    edit: birkaç kelime düzeltmesi.
  • 659
    eğer ben memleketimi tanıyorsam, bu adama bu ülkede ekmek yedirmezler.

    futbolu izlemeye başladığınız andan itibaren düşünün, şöyle gözünüzde canlandırın. hangi spikerin, hangi türk hocaya ''ceyhun'u niye oyuna aldınız, biz anlamadık ?'' diye soru sorduğunu hatırlıyorsunuz. yani bu minvalde bir yaklaşım gördünüz mü? götün yiyorsa fatih hocaya sorsana öyle bir soru. soramazsın, çünkü o hakkını savunur. ama adam azıcık beyefendi (yazar burada kesinlikle fatih terimle bir kıyaslamaya girmiyor. lütfen yanlış anlaşılmasın) diye vurun abalıya. maçtan sonra azıcık metin tekin'i dinledim. o naif, kimseye kötü konuşmaya metin tekin, mancini'yi yerden yere vuruyor. emin olun bu maç yine böyle bir futbolla, böyle bir skorla bitseydi ve takımın başında fatih hoca olsaydı, aynı metin '' hocanın yapacağı bir şey yok. pozisyonlara girdin, artık atacaksın bunları. galatasaray gayet baskılı oynadı ama futbol bu olmayınca olmuyor'' diyecekti.

    velhasıl biz millet olarak faşistiz. sevmeyiz türk olmayanları. yalansa yalan deyin. burak'ın bu sene kaçırdığı golleri, bir yabancı futbolcu kaçırsaydı, neler olurdu az düşünün ? gazeteler, yorumcular, rıdvanlar, güntekinler yerden yere vurmaz mıydı?

    bakın bu sadece mancini meselesi değil. biz şu an takımın başına mourinho'yu da getirsek aynı şeyler yaşanacak. işin özü allah yardımcısı olsun, bu ülkede yabancı bir teknik direktörsen işin zor.
  • 4534
    şu adamı sahiplenemedik ya ona yanarım. tam da sistemi ve takımı rayına oturtmuştu. tek dezavantajı 2.5 senede bize büyük başarılar yaşatan fatih terim'in olaylı ayrılışından dolayı taraftarın güvenini kazanamamış olmasıydı. gerçi devre arası transfer saçmalığında büyük pay kendisinin ama yine de insan acaba demekten kendini alamıyor.
    neyse ben yine de olumlu yönleriyle hatırlamak istiyorum. ve de kendisine 'hepi börtdey' sinyor diyorum. *
  • 5049
    kovulan hocanın tazminatını sonuna kadar alması bir haktır. takımdan ayrılmak isteyen hocanın istifa etmeyip kovulmak için herşeyi yapması ise bir ahlaksızlıktır.

    kendisine ünal aysal bir meydan okuma sunmuş* kendisi bu meydan okumayı kabul etmemiş ve görevinden kendi isteği ile ayrılmıştır. yani sanki kendi kovulmuş da tazminat kabul etmemiş gibi, galatasaray'a büyük bir maddi kıyak yapmış gibi lanse etmeye gerek yok. mancini yaptığı işe büyük saygı duyan ahlaklı bir adamdı ve ahlaklı bir insanın yapması gereken şeyi yaptı. istese reijkaard gibi de yapabilirdi ama kendisi de rezil olurdu o zaman. reijkaard gibi ekmeksiz kalırdı.
  • 1014
    ilk 11de oynatacağımız 4 futbolcumuz sakat. muslera, hamit altıntop, sneijder, hakan balta. semih sakatlıktan yeni çıkmış.sakat oyunculardan ikisi yerli. muslera takımın yüzde 40. hamit altıntop ve hakan balta sakat olmazsa en azından yabancı oyuncuları daha iyi kullanabiliriz. farklı sistem ve taktikleri ,uygulayabiliriz. sakat ve yabancı sınırı nedeni ile oturmuş bir savunmamız yok.yedek oyuncularımız kalite olarak sözlük tarafından beğenilmiyor. engin göbekli, ceyhun mancinin, aydın terimin prensi. yekta bu takımın oyuncusu değil. sabri dağlara taşlara. emre ancak kuzey güney izlesin. beyinsiz.*. gökhan iyi yedek oda sakat olmasa. riera oynasa dert, oynamasa dert. * bu liste uzar gider.. 6+0+4 kuralı takımın anasını ... lige ayrı takım, avrupaya ayrı takım. aynı 11le oynadığımız maçlar yok. uyum yok, basında devamlı galatasaray ve oyuncuları hedefte. burak, sneijder, drogba, mancini. performansı yükseldi bir iki güne umutun adını görürüz.. evet suçlu mancini. yazdıklarımı okudum. ruhsuzlaşıyormuyum acaba.. ruhum nerede..?
  • 2458
    kendisini savunsam ve biraz daha şans verilmesini istesem de aşağıdaki argumanlara katılmıyorum:

    1) takımı kendisi yapmadı.

    kendisi yapmak zorunda değil. bu derece üst düzey bir hoca elindeki kadroya da futbol oynatabiliyor olmalı. ki kadro bir iki eksik dışında türk ligi ortalamasının 5 gömlek üzeri bir kadro.

    2) bir felsefe oturtacak.

    buna da katılmıyorum. mancininin öne çıkan, onu ayıran bir tarzı ve felsefesi olduğunu düşünmüyorum. bir mourinho veya ribbeck veya pep takımını hemen tanırsınız ne yapmaya çalıştıklarından. mancini daha çok para bas - yıldız al - bireysel başarı ile başarı getir tarzını benimsemiş gibi geldi bana hep. bu tarzın bizim kulüp kültürümüze uyacağını düşünmüyorum.

    benim kendisinden en büyük beklentim iyi savunma yapmayı öğretecek, kolay gol yemeyen bir takım kuracak olması. bu da şu ana kadar olmadı. bunu yapabilse ve biraz da duran toplardan gol atmayı öğretse, yüksek hücum gücümüzle her kulvarda rahat başarılı olacağımızı düşünüyorum.
  • 4926
    eski teknik direktörlerimizden. 2011-12 sezonunda manchester city'yi premier league şampiyonu yapmıştır.

    beni çok üzdü bu gece. kendi bir şey yapmadı da, onun vesilesiyle dönen muhabbet üzdü diyeyim daha ziyade.

    (bkz: #2253841)

    insanlar manchester city'nin premier league şampiyonu olmasını, old trafford'da manchester united'a 6 gol atmasını falan baya normal olaylar sanıyorlar. beni üzen şey bu. bugün yine çok ufak bir kesim böyle. çoğunluk yine en kötü eski cm'lerden falan biliyor en büyük yıldızın paulo wanchope olduğu kadroları, premier league puan tablosunda city'yi görememeyi. 3-5 sene sonra napacağız? yazarların çoğunun yaşı yetmeye başladığında daha yaya toure yeni gelmiş city'ye mesela, öyle bir ortam düşünün. interneti kapattırmak zorunda kalabilirim ciddi manada.

    benim bildiğim kadarıyla parayla başarı satın alınabilir ama tarih satın alınamıyor. fakat lanet olsun ki 5-6 sene ligde alakalı kalmayı satın aldıktan sonra sadece bu arayı bilen yeni bir nesil geliyor. ve lanet olsun ki internet tam da o yaş grubunun oyun alanı, deplasmanda oynuyoruz.
  • 3257
    burak yılmaz'ı sağ kanatta oynattığı ve burak'ın da tüm maç dökülmesine rağmen haybeden bir gol attığı kayserispor deplasmanından sonra 'burak sağ kanatta iyi oynuyor,gol de attı' demiş teknik direktörümüz.
    mağlup götürdüğümüz maçın son dakikalarında drogba'yı oyundan almışlığı var.
    sezon boyunca kadro istikrarı yakalayamadık ve oyuncularımızın çoğu yanlış pozisyonlarda oynadı.
    umut-burak-selçuk gibi oyunculardan verim alamadık.

    tüm bunlara rağmen isteğim;eğer lucescu gelecekse gönderilsin.aksi takdirde yeni hocaya ısınmakla uğraşmayalım.
  • 1052
    italya serie a ve ingiltere premier lig'de şampiyonluk yaşamış teknik direktör.

    galatasaray futbol takımı'ndaki kimse o'nun isteğiyle alınmamıştır. ne kurulan kadro ne de oynatılmak istenen sistem o'nun kafasındakiyle hiçbir şekilde uyuşmamaktadır. dolayısıyla konuşulması gereken en son kişi de kendisidir.

    ligtv'deki maraton programında hangi sıfat ve siyasi özgeçmiş ile milletvekili olduğunu bilmediğim ve fırsatını buldu mu galatasaray'a sallamaktan zevk aldığını düşündüğüm hakan şükür dün şöyle bir laf etti kendisi için. "günde çift idman yaptırıyormuş, taktik ve fizik ağılıklı olduğu için oyuncular yorgun düşüyormuş. dolayısıyla gerçek performanslarını sahaya yansıtamıyorlarmış!" bakın siz şu işe. yılda milyon eurolar kazanacaksın, galatasaray gibi 20 milyon taraftarı olan bir kulübü temsil edeceksin ve günde çift idmana tavır alacaksın. yok ya? bu ülkede yılda kazandığı 15.000 tl ile ailesine, çoluğuna çocuğuna bakan insanlar var. neyin tribi ulan bu? ondan sonra avrupalılar nasıl yapıyor, biz neden yapamıyoruz? bik bik bik. nedeni açık değil mi? tembellik değilse nedir bu? sen iki antrenman arasını profesyonel bir sporcu gibi değerlendirirsin, adam gibi gider öğlen uykunu uyursun (biraz araştırın, avrupa'da üst düzey oynayan her futbolcu öğlenleri uyur), beslenmeni ona göre yaparsın, seks hayatına dikkat edersin olur biter. başka işi mi var bu futbolcuların? hayatta en sevdikleri oyunu oynayıp milyon dolarlar eurolar kazanıyorlar. kim böyle bir hayata sahip dünyada? kaç kişi? bunu söylemek başlı başına ayıptır, bunca taraftarın mensubu olduğu camiaya yapılan terbiyesizlikten başka bir şey değildir.

    futbolu biraz yakından takip edenler bilir. muhsin ertuğral yıllarca yaşadığı yurt dışı deneyimlerinden sonra ingiltere'de edindiği antrenman bilgisini, geldiğinde sivasspor için uygulamak istedi. istediği şey sadece günlük 2 saat olan antrenman süresini 3 saate çıkarmaktı. fakat o sıralar, daha evvelinde 2 sene şampiyonluk kovalamış götü kalkık fakat bir o kadar da kıytırık sivasspor oyuncuları (ki bunların başında mehmet yıldız gelir) bu karara trip atıp kulüp başkanı mecnun odyakmaz'a şikayetti bulunurlar. daha sonrasında takımdan kovulan muhsin ertuğral, verdiği bir röportajda "günlük 2 saat olan antrenman süresini 3 saate çıkaramadım" diye hafif sitemkar bir söylemi vardı. bunu hiç unutmuyor ve türk futbolcusundaki mantaliteyi anlatması açısından önemli bir veri olarak görüyorum.

    işte mancini de böyle bir zihniyetin hakim olduğu dünyaya geldi. ve henüz 2 ay oldu. tamamen farklı ama bir o kadar da günümüz futbolunun doğru ve gerçek olan zihniyetlerine hakim olan bir adam, kurulmasında zerre dahilinin olmadığı bir takımı ve zihniyeti çalıştırıyor. bence işin sonunda başarısız olacak zira zihniyet onu yiyecek. zira ne medya ne de yönetimlerin sabrı 1984 yılında derwall'in gelip de devrim dediğimiz şeyi yaptığı zaman ki gibi değil malesef. adamı 2 günde bitiriyorlar. büyük dolduruşa gelen başkan ve yönetimler de apar topar hocaları kovup günü kurtarmaya çalışıyorlar. umarım yanılan ben olurum. umarım yönetim adam gibi masaya yumruğunu vurur ve türkiye'de aslolan kaotik sisteme kendi bünyesinde çomak sokarak gerçek farklılığı yaratır. her ne kadar bugüne kadar yaşadığımız örnekler bize bunların tersini söylese de ünal aysal gerçek farkını umarım bu konuda gösterir.
  • 5453
    en korktuğun şey kendisinin italya milli takımı’ndan ayrılmasıydı. kendisi olmasa zaniolo’nun milli rakıma seçileceğini pek düşünmüyorum çünkü. bu etiketi kaybederse bir daha şimdiki paraları etmez. inşallah kendisini bu yaz elimizden yüksek miktarlara çıkarırız. daha önceki zaniolo entry’mde de bu düşüncemi belirtmiştim.

    (bkz: nicolo zaniolo/#3676542)
  • 1519
    fatih terim gibi bir isimden sonra geldiği için bir türlü ısınamadım. şimdiye kadar, uzaktan takip ettiğim kadarıyla tarzını da beğenmezdim. çok ciddi önyargılarım vardı kendisine karşı. teker teker kırmaya başladı hepsini. kendisini aileye kabul ettirmeye çalışan enişte safhasını aşmıştır benim nazarımda. tarzı ve tavrıyla, yapabileceklerinin bir kısmını bize göstermiştir. hoşgeldin mancini abi. özür dilerim senden.
App Store'dan indirin Google Play'den alın