resim
Roberto Mancini
Görev:Teknik Direktör
Takım:Al-Sadd
Yaş:61
Uyruk:İtalya
  • 490
    kendisiyle özel olarak görüştüm, bayramını kutladım o da kutladı sağolsun. oturduk saatlerce konuştuk, o anlattı ben dinledim
    ben anlattım o dinledi. tam kalkıyordum sinyor! dedim dikkat et kredin dolmuş, bir maç daha kaybedersen işin yaş, taraftar seni özel olarak kovacakmış, elinde bu gücü var çünkü dedim. inanamadı ilk başta nasıl olur dedi. hocam ben bilmem ben seni uyandırayım diyebildim sadece. bunun üzerine bembeyaz olmuş mancini karabükspor maçının skoruna göre son dakikaları görmeden çıkma ve italya'ya dönme kararı aldı.
  • 2840
    ha gayret, kendisi hakkında 10 tane giride daha "seneye şampiyonluğu unutun" yazarsanız başkan gönderecekmiş. ellere kuvvet.

    biliyorum ki aramızda sırf bu adam gitsin diye galatasarayın başarısız olmasını isteyenler var. çoğunun amacının mancini olmadığını da biliyorum. tek amaçları mancini üzerinden ünal aysalın elini zayıflatmak ve akıllarınca f.t.nin intikamını almak.

    f.t.nin cinsel uzvunda değilsiniz ama haberiniz olsun. o şu anda büyük ihtimalle tffden kırdığı parayı keyifle yiyor ve galatasaray taraftarını kutuplaştırarak nasıl kendisine militanlar yarattığını görerek içten içe egosunu okşuyor. bu bir nevi parasız kölelik. yani en çaresizi. umrunda bile olmadığınız bir adamın fedaisi olmak. üzücü bir durum. allah kurtarsın.

    umarım aysal, adnan polat gibi yapmaz da arkasında durur, radikal değişiklikler dahil ne isterse verir. aysal da popülizme kurban edecekse kendini, mancininin alacağı o boru gibi tazminat da helal olsun şimdiden. enayi parası diye yer.
  • 1935
    orta saha tercihleri uzerinden oyuncularla ilgili gorusleri hakkinda fikir yurutebilecegimizi dusunuyorum.

    mancini "on stoper" diyebilecegimiz bu rolde standard tercih olacak melo'yu dusunmek ve onde yekta, umut gundogan veya emre colak'tan yararlanmak yerine melo'yu onde dusunuyor hep. bunun uzerinden galatasaray'in neden sureklilik arzedecek sekilde belirli bir seviyenin ustunde oynayamadigini, bir nevi kor-topal ilerledigini incelemek istedim.

    ***

    - melo hucum olarak da etkili bir oyuncu. saha gorusu var, deliciligi var (ozellikle son donemlerde gobekten muthis cikislar yapiyor). bursaspor maci asistleri, son besiktas macinda penalti oncesi topun dibine girerek veysel'e hazirladigi pozisyon... geriden gelerek hava hakimiyetiyle de avantaj saglayabiliyor (kopenhag maci ilk gol). melo bu pozisyonda skor uretimine cok ciddi katki sagliyor.

    - melo'nun onde oynamasinin bir ekstra avantaji da savunmayi daha onden baslatmasi. galatasaray'in ileri uclusu agresif olmaktan ve rakibi bozmaktan cok cok uzak, ki bu takimin acik ara en onemli defosu. bu yuzden rakipleri siklikla merkez ikiliyle karsilanmak durumunda kaliyor galatasaray. bu durumda melo'nun on hatta olmasi agresifligin neredeyse stoper bolgesinden degil (ki bu cok gec zaten!) ortasahadan baslamasini sagliyor, rakipler savunma onune gelene kadar en azindan melo'yu gecmek zorunda kaliyor.

    - cok basit bir sebep olsa da, melo gibi takimin tonunu, havasini belirleyen bir oyuncunun oyunun merkezinde olmasi bir yan rolde olmasindan daha yararli. karakter olarak da buna uygun, bu tur sorumluluklari aldiginda verimi artan bir oyuncu. oyun konsantrasyonu boylece artiyor.

    ***

    diger yandan ceyhun'un yarattigi dezavantajlar var. agir bir oyuncu oncelikle. city'de gareth barry boyle bir oyuncuydu, takima problem yaratacak kadar agirdi. ancak ayagi duzgundu, sut tehditi vardi (aslinda ceyhun'un da var ama asla kullandigini gormedik), tecrubeliydi ve oyun bilgisi yuksekti. evet, ceyhun kendini kanitlayip terim donemindeki paf oyuncusundan daha fazlasi olabilecegini kanitladi ancak galatasaray puan farkinin cift hanelere ciktigi bir sezonu sampiyon tamamlamaya, bunu yaparken sampiyonlar liginde iz birakmaya ve kupayi da almaya calisiyorsa ceyhun'un yeterliliginin sorgulanmasi cok normal.

    burada devreye alternatifleri giriyor haliyle... emre colak, yekta, umut gundogan. sondan baslayalim, umut soru isareti bir oyuncu. cok acik bir katki vermedigi surece subat sonunda kadroya girip sezonun son maclarinda ilk 11 oynamaya baslamasi zor gozukuyor. daha cok sure alanlar ise emre colak ve yekta. bu iki oyuncunun top hakimiyeti ve oyun zekasi bence yeterli seviyede, ancak hucumda uretimleri cok yetersiz. yekta pozisyona girmesini bilen, arayan bir oyuncu olmasina ragmen son pas ve son vuruslarda mental sikintilari olan bir oyuncu. emre de benzer, yeteneklerine ragmen karar verme problemi yasiyor zaman zaman, gol ve asist sayilari onun pozisyonunda oynayan bir oyuncu icin cok dusuk.

    ligin ikinci yarisinin ilk macinda melo'yu geride, selcuk'un yaninda emre'yi oynatti mancini. ve belki de yilin en kotu maclarindan birini oynadi galatasaray!

    anafikir su- hicbir alternatif melo'nun ortasahada verdigi hucum katkisini dahi veremiyor, savunmayi soylemeye bile gerek yok. haliyle mancini ceyhun'un defansif katkisini emre colak'in hucum katkisina tercih ediyor. ama galatasaray'in ortasahasinin beklenen seviyede olmadigi ortada.

    ***

    selcuk meselesine gelince...

    galatasaray'in bu probleminin gectigimiz sezon devre arasinda basladigini soylemek lazim. buyuk hedefler dogrultusunda oyun temelli futbol anlayisindan oyuncu temelli anlayisa gecti galatasaray ve drogba ile senijder geldi. zaten takimla birlikte hareket etme zaafiyeti bulunan burak'la olusan bu uclu haliyle zaafiyet yaratti. o gunden beri selcuk da pirlovari bir oyun kurucu rolunden cok yonlu, efor bazli bir fizik performans oyuncusuna donustu. oyunda etkili oldugu bir diger yon duran toplardaki surekliligi de elinden alininca 1 sene icinde ulkenin en iyi yerli oyuncusundan performansi sorgulanir bir oyuncu seviyesine geldi selcuk. bence hala ayni oyuncu, ama takim farkli artik...

    galatasaray selcuk'un etkinligini artirabilmek adina iki sey yapmak zorunda. ya onde oynayacak ve onde basacak, boylece kisa alanda pres yapilacak, ya da savunmayi daha ileriden baslatip selcuk'un birincil groevinin rakibi karsilama haline gelmesini engelleyecek...

    mancini bunu deniyor. galatasaray onde oynayabildigi maclari zaten rahat goturuyor. oynayamadiginda ise ilerideki burak-sneijder-dorgba uclusuyle takimin geri kalani arasinda kocaman bir bosluk olusuyor, seken toplar rakip hucumu haline geliyor ve karsilayan ilk isimler yine selcuk-melo oluyor. savunmayi onden baslatmak icin umut'u oynattiginda ise ciddi bir yetenek eksikligi yasaniyor zira umut ne yuzu donuk ne sirti donuk toplu oyunda iyi bir oyuncu degil. bunlar da haliyle cozum olmuyor galatasaray icin.

    ***

    bu mesele tabi sene basinda yasananlar ile alakali.

    selcuk-melo'yla turk futbolunun ustuste sampyion takimlarinda rastlanan bir merkez ikili yakalanmisti. melo fizik, savunma oncelikli ve komple bir futbolcu. selcuk savunmasini aksatmayan, muthis duran top kullanan, pas kalitesi ve oyun gorusu yuksek bir oyuncu. bunlari tamamlayacak ucuncu parca ise topu driplingle ileri tasiyabilen, takimin temposunu yukseltecek, yorulmak bilmeyen mucadeleci bir oyuncuydu.

    bu oyuncu yuzde yuz tanima uymasa da hamit altintop'tu galatasaray icin. geldiginde sakatti, taraftar memnun kalmadi performansindan zira adaptasyonu surecinde farkli mevkilerde oynadi, takimin sistemi degisti, forvetler etkisizdi, vesaire... daha sonra form tuttu, takim oynadigi zaman hamit takim savunmasinda pozisyon almada, hucum cikislarinda, cok yonluluguyle ve profesyonelligiyle bence cok cok yararli oldu.

    galatasaray bu ucluyu, icinde bulundugumuz sezonun onemi ve fikstur yogunlugunu da dusunerek alper potuk transferiyle guclendirmeliydi. saha ici bir yana, bu uc oyuncuyu dinlendirmeye, yerli havuzunu kaliteli tutmaya, yas ortalamasini dusurmeye, rekabette gerekli mesaji vermeye yarayacakti. olmadi. kendi fikrimdir, galatasaray icin puzzle'in eksik parcasinin tamamlanmasiydi. eldeki alternatifler yeterli katkiyi vermedi, hamit de sakatlaninca bugun icinde bulundugumuz durum cikti ortaya.

    ***

    bu sartlarda sezonu ite kaka bitirmekten baska sansi var mi galatasaray'in? ben pek umutlu degilim.

    hamit donebilir mi, donse tam performans verebilir mi, bence cok zor.
    sneijder ve burak'in aniden hucumda rakibi bozan oyunculara donusmesi sozkonusu degil.
    haliyle selcuk'a binen yukun azalmasi zor, paralel olarak veriminin artmasi zor.

    diger yandan takimin ilerde oynamasini saglayabilecek drogba ise 35 yasinda olmasina ragmen mart ayi gelmeden neredeyse 35 maca cikti bile! bu sezonu yaklasik 50 macla bitirmesi demek. bu yastaki bir oyuncuya, hele de fizigiyle oynayan bir oyuncuya bu kadar yuk bindirirseniz bugunku koordinasyonu yetersiz, basit hatalar yapan ve gozle gorulebilecek derecede yorgun drogba'yi izlemek durumunda kalirsiniz. (benzer bir durumu galatasaray liv hospital carlos arroyo ile yasadi bu sezon...)

    yani galatasaray icin bu kadroyla bu sikisikliktan cikis yolu var gibi gozukmuyor...

    ***

    mancini ozeline donunce... cozum uretmesi gereken kendisi. ceyhun tercihi iyi, guzel, ancak galatasaray hala ilk yaridaki problemlerini yasamaya devam ediyor. ligin 2. yarisinda oynanan 2 deplasmanda 4 puan kaybetti galatasaray. bu cizgi degismedikce bu takimin sampiyonluk kovalamasi imkansiz. ceyhun tercihiyle ne besiktas macinda, ne antalyaspor macinda cok bir ilerleme saglandigini soylemek guc.

    kisacasi mancini'nin denemeye devam etmesi gerek. dogru formulu bulamamasi veya bulana kadar kaybedilecek zaman galatasaray'in sampiyonluk yarisinda cok da ciddi bir tehdit olusturamamasi demek olacak.
  • 5130
    euro 2020'de aynı grupta yer aldığımız ve grubun ilk maçında karşı karşıya geleceğimiz italya milli takımı'nın teknik direktörü, galatasaray'ın da eski çalıştırıcısı. kendisi dönemindeki galatasaray iki uç noktalarda yer alıyordu. 3-4 aylık deplasman fobileri, ilginç oyuncu değişiklikleri bir yana, juventus ve kopenhag maçlarıyla 9 sene sonra kazanılan türkiye kupası zaferi diğer yana. ahde vefadır, rahmetli alpaslan abi'nin de dediği gibi, "galatasaray'ın yararına olacak bir taşı yerinden kaldırıp, iki metre öteye koyanlara bile müthiş bir saygı duyarım" sözünden hareketle kendisini iyi yâd ederim.

    ayrıca 56 yaşındaki bir insan için inanılmaz düzgün bir fiziği vardır. sporu bırakan çoğu insan bırakın normal kiloda seyretmeyi, birkaç kilo fazlasında bile zor kalabiliyorlar. mancini ise bu konuda gerçekten ciddi bir takdiri hak ediyor. çoğu 20'li 30'lu gençlere taş çıkartır vücudu. hele ki o yaşında bunun zahmeti çok daha zor olsa gerek.

    https://i2-prod.mirror.co.uk/...-in-Saint-Tropez.jpg

    fakat mümkünse bir daha galatasaray teknik direktörü olarak gelmesin. dolar kuru gibi bir galatasaray izlemek sanıldığı kadar iyi değildi. iç sahada köpekbalığı gibi olup, deplasmanda british shorthair gibi kalıyorduk. ayrıca her ne kadar iyi bir taktisyen olsa da çoğu maçı başta sneijder olmak üzere yetenekli oyuncularımızın bireysel becerileriyle açıyorduk.

    bazen uzaktan da sevmek güzeldir. mancini de öyle birisi olsa gerek.

    56. doğum günüymüş bugün, mutlu, huzurlu, başarılı seneleri olsun.
  • 4159
    arkadaşlar bizzat milano'dan bildiriyorum.

    5 aydır buradayım. inter milan'ın maçlarını mümkün mertebe birçok taraftarlar farklı farklı mekanlarda izliyor, dost ortamında mancini üzerinden bol bol nabız yokluyorum. kendisi her şeye rağmen gayet seviliyor ve destek görüyor. sezon başında gelseydi böyle olmazdı deniyor. futbolculara biraz yükleniliyor. takımdan hiç memnun değiller ama mancini'ye çok güveniyorlar, hatta galatasaraylı olduğumu bilenler kendisini fatih terim ile bile kıyasladılar. yani inter'in "imparatoru" gibi bir benzetme yapanlar oldu.

    hani dalga geçelim de, bizdeki yaptıklarıyla geçelim, adam burada gerçekten seviliyor, ben bile şaşırdım açıkçası çünkü takımın durumu cidden hiç iyi değil ama demek ki iyi bir iz bırakmış geçmişte yaptıklarıyla... biliyorum kulağa salakça ve basit geliyor ama ne yapayım ben de duyduğumu, gördüğümü aktarıyorum. ister inanın ister inanmayın. yani mesela mourinho bir dönem gelip işini yapıp gitmiş profesyonel çalışan ise mancini daha bir milano'nun çocuğu gibi. hiç yorum katmadığım durum aynen bu şekildedir. tabi futbolu livescore'den takip etmek de ayrı güzel olmalı.
  • 3762
    burdisso'yu kiralık alarak takımı ekonomik krize sokan hoca. 8 milyon euro'luk transfer harcamasını müteakip belini doğrultamayan kulüp zaten bitmiş demektir. 8 milyon'a amrabat alınıyor lan. pardon, amrabat'ı alan sinyor başka sinyordu değil mi? ona toz konduramayız.

    sezon başında bruma'ya 10 milyon euro, chedjou'ya 6 milyon euro vermiş, erman'a durduk yere 750 bin euro vermiş kulüpte bu adam mali krizin sorumlusu gösteriliyor ya, ben bir şey diyemiyorum.

    düzeltme: saçma sapan saldırılara yanıt vermekten yazamamışım. çok güzel adamsın sinyor, nereye gidersen git bir "fanboy"un var artık.
  • 1391
    kendisine futbolculuğu zamanında da çok değer verirdim, hatta mahallede top oynarken "mancini" olduğum zamanlar da olmuştur.

    galatasaray'a geldiğinde galatasaray'daki ortamı kısaca değerlendirelim;
    fatih terim gibi yaşayan bir galatasaray efsanesi hiç mustahak olmadığı şekilde takımdan uzaklaştırılmış (kovulmuş diyemiyorum, ağzıma yakışmaz), tribünlerin büyük kısmı başkan aysal ve ekibine karşı cephe almış, futbolcuların moralleri bozulmuş ve konsantrasyonları dağılmış, işgal medyası mikser gibi sürekli galatasaray'ı karıştırmaya devam ediyor, galatasaray puan olarak da ligdeki rakibinden geriye düşmüş, şampiyonlar ligine çok kötü bir başlangıç yapmış bir takım bir camia halindeydi. yani tam bir kaos ortamı yaşanıyordu.

    şu durumda olan bir takıma teknik direktör olarak gelmek ve attığın imza kurumadan şampiyonlar liginde juventus deplasmanına çıkmak kocaman bir yürek işidir, öncelikle bunu belirtelim.

    mancini ali sami yen'de ilk maçlarında tribünlerde sürekli olarak (ki doğaldır) imparator fatih terim tezahüratları altında görevini yapmaya, takımını tanımaya çalışıyordu. taraftarın mancini ile alakası hiç yoktu, sanki ciddiye alınmıyordu sinyor. galatasaray iyi sonuçlar aldığında bazı kesimlerce takım zaten fatih terim'in takımıydı diye yorumlanıyor, takım kötü sonuçlar alınca da mancini bu işi bilmiyor diye eleştiriliyordu. sinyor mancini kendisi açısından şanssız olan bu dönemi biraz şansıyla, biraz iyi ve sakin yapısıyla, biraz yönetim desteğiyle (taraftar desteğini bu süreçte hiç alamadı diyebilirim), biraz da sneijder ve melo'nun yüksek performanslarıyla ama daha çok üstün sistem/teknik bilgisiyle en az kayıpla geçmeyi başardı.

    2-3 aylık döneminde mancini galatasaray'da 2013'ü çok güzel olmasa da güzel bir şekilde kapatabildi. takım şampiyonlar liginde gruplardan çıktı, uyduruk bir kupa da olsa türkiye kupasında devam ediyor, ligde ise puan cetvelinde istenilen yerde değil lakin takımın son haftalardaki yükselişi puan farkının kapatılabileceğinin emarelerini vermeye başladı. (gbkz: en önemlisi de rakamları, puanları bir yana bırakırsak futbolculara eski özgüvenlerini aşılamayı başardı, bence en önemli nokta bu).

    yukarıda teknik olarak pek belki de hiç yorum yapmadım kendisiyle alakalı, zaten diğer çoğu sözlük yazarı yeterince teknik yorumlar yapmışlar, ellerine sağlık.

    şu anda belki de kendi tahmininden iyi bir şekilde ilerliyor galatasaray'da. taraftar desteğini de tam olarak arkasına aldığında, ali sami yen arena roberto mancini diye inlediğinde kendisi bugüne kadar bulutlar arkasında gördüğü güneşi en parlak şekliyle görecektir.

    sana sarı-kırmızı atkı çok yakışıyor.
  • 3637
    rijkaard gittiğinde arkamızdan sövmedi , skibbe, kalli , hagi her fırsatta yerin dibine sokup çıkardıysa da ben görmedim yapmadıysalar da onların da çok karakterli insanlar olduğunu gösterir ama kendisi kendisinden önceki imparatormuz gibi sadece bize çelme takmak için kurulmuş bir federasyona maşa olmadı. yardımcıları her fırsatta galatasaray'a geçirmedi. bu bile nekadar düzgün bir karakterde insan olduğunu gösterir. yoksa bugün italyan televizyonuna yardımcısı bağlanıp bu şınayder türkiye liginde de bukadar koşuyor mu bakmak lazım falan demesi gerekiyordu düzgün karakter gereği olarak.
  • 1505
    ilk geldiğinde çoğu kesim burada parasını alır, takım ligde ve avrupada çuvallar, o da kovulur gözüyle bakıyordu. fakat geldiği ilk günden beri takımı tanıyarak eksikleri belirledi ve devre arasında ne eksik gördüyse hepsini teker teker düzeltme yoluna gitti. kendisi zaten gençlere önem veren biri. aldırdığı genç futbolcuların hepsi yetenekli ve uygun fiyatlı. tecrübe ve gençlerin birlikle olduğu harika bir takım kuruyor. kendisine saygım sonsuz.
  • 4168
    semih'i sağ bek oynatarak defansı düzlemişti bu adam. hatta o semih gitti 2 tane asist yaptı trabzon deplasmanında.
    ceyhun takıntısı bile, bu takımın defansif denkleminin çürük olmasını anlamasından ileri geliyordu.
    arena'daki iç saha maçları dışında takımı beklenileni veremiyordu. bunun sebebi, defansa fazlasıyla kafayı takmış olmasıydı. ama görüyorum ki haklıymış. ligde 34 gol yiyen, tüm kupalarda 60 küsür gol yiyen bir takımı zamanında gayet de iyi yönetmiş, daha iyisini de yapamazmış.
App Store'dan indirin Google Play'den alın