resim
Roberto Mancini
Görev:Teknik Direktör
Takım:Al-Sadd
Yaş:61
Uyruk:İtalya
  • 2177
    öncelikle böyle başlayalım (bkz: #1443631)

    14 mart 2014 karabükspor galatasaray maçına en baştan başlayalım.

    - ilk 11'de beşiktaş maçında oynattığın veysel sarı neden yok?
    - ilk 11'de selçuk inan neden var?
    - sneijder neden hala sol kanatta oynuyor, bu adam sezon başından beri sol kanatta verimli oynayamacağını daha nasıl söylesin?
    - ilk yarı neredeyse pozisyonun yok, ikinci yarı 1 hücum adamı daha neden almıyoruz? emre çolak --> selçuk inan değişikliği neden olmuyor? emre çolak bu tip kilitlenen maçlarda çalım atıyor araya bırakıyor bir anda bir şey yapıyor ama yapıyor.
    - chelsea maçında hajrovic gibi bir adamı ilk 11'de sürecek kadar ışık görmüşken, karabük maçında neden yok? olsun demiyorum, sadece 2 maç arasında ne fark var da hajrovic yok.
    - dakika 88'de (uzatma en az 5 dk olacağını herkes biliyor yani maçın bitimine en az 7 dakika daha var) doldur boşalt yaparken neden drogba çıkıp ceyhun giriyor? ceyhun'a baktım forvet de oynamadı.

    bu sorulara mantıklı cevapları varsa chelsea maçında görürüz yoksa sene sonunu mancini görür sonra gider. o da iç sahadaki aldığımız galibiyetlerin hatrına. onu da taraftar aldırıyor da neyse.

    edit: emre çolak sakatmış, el nino ve sarikirmizidunya'ya teşekkürler.
  • 2652
    selçuk inana bağırdığı için kötü eleştiren sinyor.aynı maçı izlediysek eğer yaklaşık 5-10dakika sonra aynı pozisyonda drogba boşken wesley şut çekti farklı auta gitti mancini naptı drogba boş diye işaret etti bağırdı.terim yapınca büyük adam mancini yapınca yanlış denilmesi çok abartı.ayrıca feneri gayet iyi analiz etmiş.tek kale top oynadık rakibi oynattırmadık ekstradan terimin dahi cesaret edemediği emre-caner 2lisinin üstünde baskı kurduk.sürekli fauller sert hareketler ile kendilerini ezdik.bunun akabinde kart geldi zaten.tam bir italyan mantalitesi gördük.sen başımızda kal seneyede çalıştır takımı daha iyi hala getir.
  • 3076
    teknik direktör olarak saygımın sonsuz olduğu insan. fakat takım iki pas yapamayacak kadar moralsiz ve olan kabiliyetlerini yitirdiyse, istediğin kadar taktik dehası ol, futbolu hatmetmiş ol. bu iş olmaz. ne yazık ki seneyede benzer bir kadro ile oynamak zorundayız ve bu takımın en azından yarısı resmen mental olarak yerlerde. galatasaray topçusu olmamalı hiçbiri ama el mahkum. yapılacak en akıllıaca hamle kendisini göndermektir.
  • 5502
    çok sevdiğim eski italyan teknik direktörümüz. ancak bu kadar. o orada, biz burada güzeliz. zamanında oynattığı futbolu ben hatırlıyorum. iç sahadaki birkaç iyi oyuncu galibiyet beni kesmez. fb'nin şampiyon olduğu son sezonda o vardı. hatta nisan ayında falan şampiyon olmuşlardı yanlış hatırlamıyorsam. burada hocayı övenler ya o zamanları unuttular ya da başka bir şey. neyse.
  • 4339
    veysel, umut gundogan vb. aldirmasinin nedeni yabanci siniridir. drogba-sneijder ikilisinin yuksek maliyetinden dolayi yonetim genc potansiyelli yabanci oyunculara yoneldi. yani hajrovic, telles, ontivero falan bir plandi. telles disinda tutmadi orasi ayri. ayrica hajrovic'e turk pasaportu cikartilamadigindan isler sapa sardi.

    iyi adamdi. efendiydi. burada kendisine sallayanlar,fatih terim'in kovulmasini sindiremedikleri ve yerine kendisi geldigi icin kin besliyorlar. (ki iclerinde bazilari var ki terim'in kovulmasindan mancini'yi sorumlu tutuyorlar neymis fatih terim gorevdeyken mancini ile gorusulmus) yoksa calistigi sartlar altinda kotu bir is cikarmadi. sezon ortasinda takimin basina geldi. sampiyonlar liginde gruptan cikardi. hayatinda belkide baska hicbir ulkede gormeyecegi abzurt bir kontenjan (6+0+4) altinda surekli oyuncu degisikligi ve formasyon kaydirmasi yapmak zorunda kaldi. takimdaki iki kanat oyuncusu aydin ve bruma sakatlandi. tek falsosu kanimca deplasman basarisizligiydi ki onu da sezonun sonuna dogru halletmistik ama haziran'da yollar ayrilinca tekrar basa donduk. prandelli'nin yerinde olsaydi sampiyonlar liginde belki gruptan cikamazdik ama en azindan anderlecht'i tokatlar, uefa'ya giderdik. onun disinda gayet iyi bir ic saha karnesi vardi (juventus, kopenhag, fenerbahce, besiktas, trabzonspor galibiyetleri vs. sadece iki yenilgi aldik, biri dunyalari kacirip son dakikada kontra-ataktan yedigimiz kayseri, digeri de cuneyt basgan'in katkisiyla kasimpasa maci.)

    ayrica yonetim ile anlasamayip klupte bir gelecek goremeyince para yemek yerine usulca istifasini verdi (ki bu adam icin "tazminat yiyici" deniyordu) bir mourinho veya simeone degil. sapkadan tavsan cikarmaz. ama basarili bir teknik direktordur. gittigi her takimda en az bir tane kupasi vardir. bunlarin disinda premier ligteki imajinin aksine turkiye liginde efendi bir adamdi. diger teknik direktorlere ve rakiplere saygiliydi. belki bu sene prandelli'nin yerine kalsa isler daha farkli olabilirdi o bilinmez. ama allaseniz su adamin basligina artik "ontiveruuuuu, hajruviicccc, salih dursuuun" diye kusmayin. yukarida siraladik.
  • 3366
    --- alıntı ---

    galatasaray teknik direktörü roberto mancini'den oldukça iddialı açıklamalar geldi.

    geldiğiniç günden bu yana galatasaray’da neler gördünüz?

    ilk gün en güzel gündü. yeni bir takım, yeni bir hedef, yeni taraftarlar, yeni bir başkan... ikinci gün ise juventus’a karşı oynadık zaten. ligi ve takımı tanımak zor oldu. ama o bölümü hızlı geçtiğimi ve ortadaki zorlukları, engelleri hızlı anladığımı düşünüyorum. ama sezon başı kampına katılmadığınız zaman kendi takımınızın genel durumunu tam olarak bilemezsiniz. aynı zamanda diğer takımların yapılarını da bilmediğiniz için yeni gelen teknik adamlar sıkıntı çeker. ben de o zorlukları yaşadım.

    ligdeki büyük yarışta sizi en çok ne zorladı, en kolayı ise neydi?

    ilk başlarda özellikle takımın kondisyon durumunu anlamak o kadar da kolay olmadı. o kısa sürede takımı tanımak rakipleri tanımak kolay olmadı. antalya’da devre arasında bir kamp yaptık ama o hiçbir zaman sezon başı kampına benzemez, yerini tutmaz. on günlük bir süreçti ve biz arada maçlara çıktık. ardından hemen lig başladı. o yüzden sezon öncesi kampı yapmamak benim için en zor olaydı. futbol sade ve kolay bir şeydir. dünyanın her yerinde 11’e 11 ve 1 topla oynanıyor. bana kolay gelen kısım bu bölümdü.

    taraftarlara ve basına bu güne kadar söylemek isteyip de söyleyemediğiniz bir şey var mı?

    basın toplantılarında bugüne kadar her şeyi söyleyen bir teknik adamım. o yüzden bugüne kadar takımıma ait söylemediğim bir şey olmadı. basın toplantıları bizim için şans bu yönden. ve italya’dakilere göre kısa sürmesi de benim türkiye’deki şansım.

    ‘burada mutluyum ve kalıyorum’

    bu sezon başarmak istediklerinizin ne kadarını başarabildiniz?

    bir dahaki sezona birlikte başladığımızda şampiyonluğu da kazanacağız. ben takıma geldiğimde bir müddet geçmişti ve fenerbahçe ile beşiktaş bizden daha iyi başlamışlardı. başkanla, lutfi bey, bülent bey ile bir araya geldiğimde ligin geri kalan bölümünde bir takım problemler olabilir, daha çok çalışmamız gerekebilir ama temel hedefimizin şampiyonlar ligi olduğu konusunda fikir birliğine vardık. ortada bir gerçek var ki biz de bu hedefi şu an başardık. türkiye kupası’nı kazanmak da önemli hedeflerimizden biriydi. ama yöneticilerimizle konuştuğumuz da kalan sürede daha çok takım olup şampiyonlar ligi’ne direkt katılmak konusunda anlaşmıştık. şunu da hatırlatmak istiyorum biz fenerbahçe ve beşiktaş’tan 20 maç daha fazla oynadık. şampiyonlar ligi, türkiye kupası ve türkiye ligi maçları yaptık. bu tempoda bazen enerjimizi koruyamamamız çok doğaldı. böyle baktığınızda hedeflerimize ulaştık diyebiliriz.

    hedeflerinize ulaştınız yani...

    benim kişisel hedefim o puan farkını kapatıp şampiyonluğu kazanmaktı. galatasaray gibi en üst seviye takımların hedefi zaten her zaman şampiyonluktur. ama genel olarak bu sürede bunları yapabilmişsek bu da bir başarıdır. ama kişisel olarak hedefim her zaman şampiyonluktur.

    diğer kulüplerden teklif aldınız mı? türkiye’de kalacak mısınız?

    şu ana kadar resmi olarak hiçbir takımdan teklif almadım. bu günler herkesin adının bir yerlere yazıldığı dönem, ben bu duruma alışığım ve herhangi bir sıkıntı duymuyorum. galatasaray’da çok mutluyum ve gelecek sene de galatasaray’da olacağım.

    başkanın ikincilik ve türkiye kupası olmazsa olmaz şartlarıydı...

    bizim aramızda böyle bir olmazsa olmaz şartlarımız yoktu. zaten galatasaray’ın hedefi direkt şampiyonluktur. o yüzden gelecek sezon hepimizin olmazsa olmazı şampiyonluktur. gelecek sezona birlikte başladığımızda şampiyon olacağımızdan eminim.

    ‘drogba’nın boşluğu nasıl dolar bilmiyorum’

    "genç oyuncularımız kaliteli isimler ama bu tempoyu kaldıracak düzeyde değiller. bir yandan seneye drogba’nın yokluğunu nasıl dolduracağımız belli değil"

    önümüzdeki sezon şampiyon olabilmek için takımı yeterli görüyor musunuz?

    hayır görmüyorum.

    neye ihtiyacınız var ?

    iyi oyuncularla iyi oyuncuları değiştirebileceğimiz bir takıma ihtiyacımız var. bu kadar yoğun maç trafiği içerisinde bazen gençlere yer veriyoruz. evet gençler kaliteli ama bu tempoyu kaldıracak düzeyde değiller. bir yandan seneye drogba’nın yokluğunu nasıl dolduracağımız belli değil. sneijder takımın en önemli oyuncularından biri. dünya kupası’na gidecek. dünya kupası’na giden oyuncuların nasıl döneceği belirsiz oluyor.

    drogba’yla devam etmek ister miydiniz?

    bu ona bağlı. dünya kupası oynayacak, onun kendine gelme süreci farklı olacak. çünkü drogba 25 yaşında değil. onunla ilgili 2 aydır bir belirsizlik var. bunlar ona bağlı.. drogba, sneijder, melo, selçuk gibi isimlerin eksikliğinde sıkıntı çekiyoruz. ocak’ta aldığımız genç oyuncularla bu eksikliği kapatmaya çalışınca da düzenimiz bozuluyor. yedeklerimizin as kadromuz kadar kaliteli isimlerden oluşması gerek. daha çok çalışmaları ve gelişmeleri lazım. belki de başka takımlara kiralanıp orada forma şansı bulup geri dönmeleri gerekiyor.

    drogba’nın bazı oyuncuların dengesini bozduğu iddiaları var...

    drogba gelmiş geçmiş en iyi golcülerden biri. o yüzden böyle bir liderliğinin ve karakterinin olması çok doğal. bence drogba ve sneijder türk futboluna ve futbolcularına çok şey katabilir. sadece onlar değil. saha içerisinde selçuk da bir karakter, burak da bir karakter, melo da bir karakter. bu tip oyuncuların lider olarak öne çıkmaları gayet doğal ama drogba da bir dünya markası. drogba sahada yüzde yüzü ile oynamasa bile her zaman rakip için bir soru işaretidir.

    ‘başkandan bazı isteklerim olacak’

    ünal aysal, “roberto mancini ile oturacağız şartları konuşacağız. transfere 40-50 milyon euro ayıramam” dedi. sizin hedefiniz nedir. istediğiniz oyuncuları almak için ne kadarlık bir bütçeye ihtiyacınız var?

    başkanın düşüncelerine saygı duyuyorum. çünkü ben teknik direktörüm o da başkan. zaten bunları oturup konuşuyoruz. sezon bittiği zaman ben menacer olarak bir takım isteklerde bulunacağım. o da başkan olarak bütçeyle ilgili olarak kendi kararlarını verecek. ama bu sezon sonunda netlik kazanacak.

    genç oyuncuların hepsini siz mi istediniz ve bu oyuncuların hangileri bu takımda kalıp forma giyebilir?

    ocak ayı transfer döneminde başka oyuncular da alabilirdik. bunu zaten daha önce de söyledim. ocak döneminde transfer yapmak zordur. iyi oyuncu almanız zordur. biz brezilyalı savunmacıyı istemiştik (rodholfo) ama alamadık. onun yerine burdisso’yu son dakikada kiralık olarak aldık. onun dışında telles 21 yaşında geleceği parlak bir isim. lucas, oğuzhan, koray, salih ve umut’un oynamaları için daha fazla çalışmaları gerekiyor. telles, lucas, berk, oğuzhan iki yıl içerisinde çok güçlü oyuncular olabilir. çok çalışırlarsa ilk 11’de takımın bel kemiğini oluşturabilirler.

    ‘kağıtla mutlularsa benim için sorun yok’

    fenerbahçe son maçında sahada bir kağıt dolaştırdı. bu konuda size bir gönderme yaptılar. ne düşünüyorsunuz?

    bu çok önemli değil. onlar bununla mutlularsa ben de onlar adına mutlu olurum. önemli olan ligde bir takımın şampiyonluğu hak edip etmediğidir. bence onlar da şampiyonluğu hak etmişlerdi. ben de onları tebrik etmiştim zaten. ama tekrar söylüyorum bu şakayla mutlu oluyorlarsa ben de onlar adına mutlu olurum.

    ‘tribün protestosu taraftarın hakkıdır’

    terim’in arkasında kim gelirse gelsin birkaç mağlubiyetten sonra protestolara maruz kalacaktı. taraftarların protestoları için ne düşünüyorsunuz? bavulunuzu toplamayı düşündünüz mü?

    ben biletini alıp stada gelmiş taraftarın takımı kötüyse ıslıklamasına, protesto etmesine hiçbir zaman laf etmem her zaman saygı duyarım. benim sevmediğim manipüle edilmiş seyirci. ortada hiçbir neden yokken takımını protesto edenleri sevmiyorum.

    ‘felipe melo’yu hep uyarıyoruz’

    melo bu sezon çok iyi bir performans gösteriyor. fakat saha içindeki tavırları sebebiyle sürekli eleştiriliyor. bu hareketler takıma nasıl yansıyor?

    melo’dan çok memnunum. oynamadığı zamanlarda orta sahada problem yaşadık. onun dışında her zaman söylüyoruz. kendisi de biliyor bunu. hakemlerle diyaloglarında kart sorunu yaşıyor. melo takımın en iyi oyuncularından biri. sadece o değil sneijder de bizim için bu sezon en iyi performansı sergileyen futbolcularımızın başında geliyor.

    ‘trabzon maçını sabri’yle çözdük’

    geldiğiniz günden bu yana en çok eleştirildiğiniz noktalardan biri sürekli taktik ve kadroda değişikliğe gitmeniz...

    en iyi 11’i, başladığınız 11 olarak düşünürsünüz. ama futbol bazen oyun içerisinde değişiklikler gösterebilir. mesela trabzon maçına 4-2-3-1 ile başladık. sonra taktiğimizi değiştirdik ve maçı çok farklı kazandık. kupa maçında kanatta hızlı bir oyuncuya ihtiyacımız vardı. oraya sabri’yi aldım. ama genel olarak bu değişik kadro ve taktikle çıkmamızın sebebi çarşamba-pazar maçlar yapmamızdı.

    --- alıntı ---

    http://www.3puan.com/content?id=2267
  • 2692
    hakan balta, semih tandemiyle müthiş bir savunma gücü oluşturan teknik adam. kendisinden önceki savruk defans anlayışımız ile şimdiki savunma anlayışımız arasında dağlar kadar fark var. geldikten sonra yaptığı en iyi iş takım savunmasında oldu. fakat drogba'nın ağır maç trafiğini kaldıramaması, burak'ın kimi zaman şanssızlık, kimi zaman beceriksizlikten gol vuruşlarını yapamaması, umut'un yeteri kadar forma bulamaması, bulduğu karşılaşmalarda ise yeteri kadar katkı sağlayamaması bizi şampiyonluktan etti. savunmadaki başarımızı ofansta da gösterebilirsek, gelecek sezon takım ligi domine eder bu çok net. drogba'nın yerine iyi bir golcü transferiyle ben mancini'ye varım diyorum.
  • 5335
    galatasaray sonrası kulüp performansı iyi olmayan eski hocalarımızdandır. hadi inter ile 2. dönemini bir kenara bırakıyorum çünkü çok dominant bir juve vardı ama zenit performansı skandaldan da ötedir. çok iyi bir bütçeye sahip olmasına rağmen korkunç bir sezon geçirmiştir. bunun yanı sıra italya milli takımı ile olan performansı ise mükemmele yakındır. bence milli takım hocalığı kendisine çok yakıştı. yakın dönemde başka bir kulüp takımı çalıştıracağını düşünmüyorum. muhtemelen de milli takım sonrası emekli olacaktır.
  • 896
    lucescunun yüz elli yılda kazanamadığı kupayı 10 seneye sığdırmış adam.

    10 yılda 12 kupayı babasının parasıyla marketten satın almadı. 4 kalecili, 3 stoperli, 3 kanatlı, 1 sol bekli bir takım devraldı. bu kadar dengesiz bir kadro planlaması kelimenin tam anlamıyla "enkaz" olurdu; eğer öncesinde iki şampiyonluk olmasaydı.

    fatih terimi eleştirmenin şu aşamada anlamı yok. ama terimin kurduğu saçma sapan kadro üzerinden manciniyi eleştirmek de en hafif tabiriyle çarpıklık.
  • 4552
    "futbolun dahi liderleri" kitabında sayfalarca anlatılan bir adama rezil teknik adam dedirten kifayetsiz özgüvenin yeryüzünden silinmesi lazım.

    dün twitter'da internet kullanıcılığının geldiği noktayla ilgili bir olay vardı. harry potter kitabının yazarı j.k. rowling'e, kitaptaki bir karakter hakkında bir fan kendince ayar veriyor. o öyle değil bir adam diyor. karşısındaki kitabın yazarı, karakterin yaratıcısı, yani o sanal dünyanın tanrısı. ama umrunda değil, çünkü o an en haklı o. çünkü klavyesi var.

    mancini gibi adamlara bok atmadan önce bir titremek lazım. senin hayatın boyunca öğrenemeyeceğin kadar adamın unutmuşluğu var.
App Store'dan indirin Google Play'den alın