tff başkanı olmak için kapı kapı dolaşıp, ankara’dan ayrılmıyormuş. lakin zor gözüküyor. kamuoyu saffet sancaklı’yı isterken, konuşulan isim göksel gümüşdağ imiş. sürpriz de fiko diyorlar.
3146
şu dakikalarda bilal kısa'nın " hakemler adil değil" açıklamasıyla da harlanan, mağlubiyet sinirini roberto carlos'a etik dersi vermeyle uğraşan şikeci.
1958
boyundan büyük sıçmaya çalışmıştır ve olmamıştır. yalnız öyle veya böyle allah hiç kimseyi rasim ozan kütahyalı ve ahmet çakar ile muhatap olmak zorunda bırakmasın.*
320
dünkü 100'de 100 futbol programında beşiktaş'ın galatasaray karşısındaki çaresizliğinin kendisini iyiden iyiye kızdırdığı belli olan fenerbahçeli objektif (!) futbol yorumcusu. galatasaray'ın yapabildiklerinden, böylesine yorgun bir kadro ile dahi gösterdiği performanstan da söz etmek yerine mustafa denizli'nin saçma sapan oyuncu tercihleri üzerine odaklanması ve haddini aşarak yıllarca türkiye'de teknik direktör olarak kariyer merdiveninin en üst basamaklarında yer alan teknik adamın bu adamlığını tartışmaya açıp sonrasında nezaketen affımıza sığınması enteresandı. bir kere sevgili rıdvan dilmen, iddia'nın zottirik yorumcularından biri olacağına seni de sahalarda görmek istediğimizi tüm kalbimizle beyan etmek isteriz. gel gel ama ne olur gel de göster teknik adamlığın kitabının yazıldığını dosta düşmana. oturduğun yerde kıçını yayarak akıldan ve mantıktan uzak yorumlar yapacağına bize eylemenin faziletini bir kez daha yaşat. zor değil mi?
bir de galatasaray'ın kadrosunun geçen seneye göre değişmediği tezini neredeyse yaptığı son üç beş yorumda inatla işlemeye devam ediyor. rıdvan dilmen zannediyor ki bir takımda fark yaratan bir takımın hani neredeyse 25 kişilik kadrosundan en az 10 oyuncusu değişmesidir. takımların işleyen dişlilerden ibaret bir makina misali olması gerçeğini göz ardı ediyor sürekli. bir takımın oynayan 11 oyuncusundan kalecinin diğerlerinden bariz kötü olması halinde ağzıyla kuş tutsa bir yere varamayacağı açıktır. bu sebeple aksayan taraf nereyse oraya yapılan takviye takımı bir anda bir önceki dönemden çok farklı bir yapıya büründürebilir. önemli olan takım makinasının aksayan dişlilerin hangileri olduğunu isabetli biçimde tespit etmektir. sonrası ise oralara yapılan takviyelerdir. galatasaray'da olan da budur. hiç değişmese bile teknik ekibin değişmesi bile son derece fundamental bir değişim değil midir? futbolcuya dayalı düzenin bitmesi gerektiği fikrini dillendiren bu adamlar yorumlarında ise futbolculara dayalı yorum yapıyorlar ya, bitiyorum. teknik analiz falan yok. keita gelmiş, elano gelmiş, kewell daha güçlendiğini söylüyor. geçen sezon anormal sakatlıklar vardı. bu sezon onların hiçbiri yok. en önemlisi herkes teknik ekibin liyakat ve yeterliliği hakkında soru işaretlerini müsait yere iliştirmek üzere elinde taşımıyor. bilmiyorum ki rıdvan dilmen sana daha fazla ne desem? milli takım mesela geçen yılki şampiyonada avrupa üçüncüsü oldu. ama şimdi dünya kupasına katılmayı da büyük ölçüde artık başka bir bahara bıraktı. teknik ekip aynı ekip değil mi? futbolcularda büyük ölçüde öyle. e peki değişen ne? değişenin ne olduğu işte futbolun esas olarak üzerinde odaklandığı şeydir. eğer o farklılığı adam gibi ortaya koyup gerekli analizleri yapabiliyorsan sen büyük adamsın. yoksa bu böyleydi ama bu sene farklı demenin 5 yaşındaki çocuğun yorumundan farkı yoktur. yaratıcılık mevcut sorulara en uygun olabilecek çözümü geliştirebilmenin yanında adam gibi soru sormayı da içerir. işte bütün mesele bu rıdvancım.
4630
şeytan şeytandır, bu su götürmez bir gerçek. fakat ilgili konu üzerine anlatmaya çalıştığı şey alt yapı hocaları ile a takım hocaları arasındaki maaş uçurumuydu. onermede hata yok. doğru ifade edemedi. kurduğu cümleler ile alakalı eleştiri bence devlet televizyonuna çıkmış adamın, ülke ekonomisi ve ülke insanı zor durumdayken bu konuyla ilgili çağrışım yapabilecek bir konuda kendini doğru ifade edebilecek bilgi, birikim ve kelime dağarcığına sahip olmamasıdır.
3863
birinin gidip şuna “savaştayız ve sen maç yorumluyorsun.” demesini istediğim şeytani yorumcu.
3374
aziz yıldırım sportif direktör olarak görev vermek istiyormuş. televizyonda pr yapacağına geçsin bakalım işin başına.
büyük(!) feneri sadık'ı aldı ya, hemen başladı yerli yerli demeye. neden çünkü son çırpınışları. ama boşa çırpınışlar bunlar şeytan, boşa çırpınışlar. :)
2098
ahmet çakar ile girdiği diyalog sırasında "benim iddianameden haberim yok, benim savcıdan haberim yok, benim kanundan haberim yok. ben onu bilmem ben bunu bilmem. " diye çıkışmıştı. peki sorarlar adama, kamoyuna açılmış bu tür konulardan haberin yoksa, internetten iki tık ile kanunu da bulabilirken, iddianameyi de bulabilirken bunlardan haberin yoksa baros'un sakatım ayağına yattıp paraları yediğini nereden biliyorsun da her program bunu söylüyorsun? açıkla bunu. nereden biliyorsun? kaynağın ne, kim?
3581
o lakabı ilk kim taktıysa gerçekten çok ileri görüşlü kişiymiş kendisi.
559
fanatik iddaa'da verdiği maçları itinayla takip ettiğim futbol yorumcusu. adam ne dese tersi çıkıyor. "en güvendiği maçlar" diye bir bölüm var. orada verdiği maçların tersine oynandığı takdirde iddaa kuponunun tutmama ihtimali yok denecek kadar azdır.*
3375
rahatsizligi devam ederken, herhangi bir kulupte, aktif bir gorev almasi pek kolay olmadigi gibi, gerekli de degildir.
ama cidden isterim bu gelen agam, giden pasamci, surekli adam kayirmaci karakterin fenerbahce'de gorev almasini. sirf tanidiklarla doldurur kulubu. iyi olur.
2016
7 aralık 2011 galatasaray fenerbahçe maçı sonrasında "yahu bu ziegler juventusta yıllardır kaç tane maça çıkmış nasıl bu kadar kötü oynadı anlamıyorum" demiş kişidir.
not : ziegler juventusta hiç bir maçta forma giymedi.
463
"maç kesin bitti değil mi güntekin ?" cümlesini kurarsa şaşırmam bu ruh haliyle. yazık lan adama*
2541
futbolun hülya avşar'ıdır.hangi yeteneğiyle efsane olduğu bilinmemekle beraber hiç de sorgulanmamaktadır.
3415
tarafsızlığı o kadar tartışılan biri nasıl olur da ülke futbolunda bu denli söz sahibi olabilecek anlamıyorum.
4164
rıdvan dilmen: "bak, fenerbahçe'nin amblemi ne der? ortada bulunan sarı, fenerbahçe'ye duyulan gıptadır ve kıskançlıktır. lacivert ise asalettir, soyluluktur. palamutunda bile anlam vardır. kudret vardır, güç vardır, sevgi vardır, temizlik vardır." (ntv)
kudretli palamut aşkına.
2530
bir maçı yorumlarken üçleme hastalığına yakalanmış insan. maç heyecanını birebir yaşamakta. genelde fenerbahçe'nin maçlarında yapar bunları.
zamanında adanasporu çalıştırırken kumar oynamak için futbolculardan borç aldığını, borç vermeyenleri takıma almadığını duymuştum. kaynak, o dönemde cem uzana direkt bağlı, üst düzey bir holding yöneticisi olan arkadaşım.