• 2
    **bir suredir devam eden selcuk inan tartismasindan sonra hakkinda bir seyler yazmak istedim**

    kendini geriye atarak esas isi uzun toplarla takimin ve oyunun ritmini belirlemek olan, deep-lying playmaker'in italyancasi.

    bu mevki uzeirnden selcuk inan cikarimi yapmadan once amerikalilarin bu pozisyon icin taktigi ismi yazmakta fayda var : "quarter back role". aslinda bu benzetme cok sey anlatiyor ancak futboldan anlamayan, futbolcunun kosu hizindan bahseden cok sevgili arkadaslar icin biraz daha acalim.

    bu mevkinin oyuncusunun genis saha gorusu olmasi, top hakimiyeti, topu saklayabilmesi ama herseyden ote uzun toplari isabetli atmasi beklenir. bu mevkinin oyuncusundan dribling beklenmez, oyunu pasla yonetir. kosu hizi da ilgisizdir cunku kosularini da geriden "trailer" gelerek yapar. "late runs" da denir, hiza degil zamanlamaya dayalidir, seken topu almak ya da ceza sahasi cevresinde sut cekmek icin yapilir. denklemimizden hizi cikardiysak bu salak onermenin bir daha ortaya cikmamak uzere rafa kaldirilmasini diliyorum.

    simdi gelelim bu mevkinin uygulamadaki oyuncu profiline. bunun icin iki tip oyuncu vardir: herkesin bildigi ornekleri verelim, birinci tip xavi'dir. cevik ve dar alanda cabuk donen, fizik yapisi daha celimsiz ancak yere saglam basan oyuncu tipi. ortak ozelliklerini tek tek tekrar yazmiyorum tabiki isabetli pas orani, saha gorusu, top saklayabilme, oyun kontrolu.....
    diger oyuncu tipi pirlo ve xabi alonso gibidir. iki futbolcu yazmamin sebebi pirlo ve xabi alonso ayni seyleri yapmazlar ancak 3.bir futbolcu profili olarak da yazmayi dogru bulmuyorum. pirlo yasinin da etkisiyle kendini defansin onunde surekli tutarak uzun paslarla oyunun ritmini ayarlar. pirlo duz cizgi kosusu selcuktan da yavas bir oyuncudur bu arada, isteyen karsilastirabilir. xabi alonso, pirlo'ya gore fiziksel mucadeleyi daha fazla seven topu once saklayip sonra pas alternatifi arayan bir oyuncu. pirlo once pas alternatifi ariyor, eger mumkun degilse topu saklayarak bazen calim atarak takima opsiyon saglamaya calisiyor.
    hangi tip oyuncu olursa olsun, regista yani deep-lying playmaker'dan asla defansif olmasi beklenmez. "tackling" ozellikleri arasinda aranmaz, golge savunma yapip adamini kovalayabilmesi yeterlidir.

    http://viewfromthestands9.wordpress.com/...dern-day-phenomenon/
    bu linkte cok doyurucu olmasa da kisaca bahsedilmis. hos bir ayrinti, sneijder'in inter'deki son zamanlarinda geriden oyun kurmaya baslamasi, united'in transfer radarina girmesinin sebebi diyor. sneijder! yani defansif yonu emre colak kadar olan adam bircoklarinin nazarinda.(?)
    unutmadan, oyun hizinin yuksek olmasini isteyen takimlar xavi gibi cevik, vucudunu cabuk dondurebilen oyunculari tercih eder ve daha kompakt bir takim olustururlar, fiziksel ustunlugu tercih edip takimin agirlik merkezini one alip real gibi inside forvetlere agirik verenler xabi alonso gibilerini tercih eder. elinizde prilo var ise her turlu pirlo'yu tercih edersiniz :) pirlo oyun hizini yuksek tempoda da oynayabilen cok ozel bir oyuncu ancak asla xavi kadar pas hizi yuksek degil, xavi'nin cevikligi bir kere bunun olmasini imkansizlastiriyor. galatasaray icin bakarsak, tugay kerimoglu turkiye'nin en teknik, en yetenekli oyuncusuydu ancak ingiltere gormemis tugay galatasaray icin oyun hizini yavaslatan bir etkendi, yerine suat gectiginde ise supersonic bir hiza ulasti galatasaray. suat kaya da xavi gibi kisa boylu ancak cevik, cabuk hizlanip vucudunu topa gore cok cabuk konumlandiran bir oyuncuydu. xavi kadar teknik ve pasor olmasa da inanilmaz isler yapmistir takim icin.

    simdi bu pozisyonun klasiklerini inceledikten sonra arada kalmis bazi detaylari yazalim. kendini her geriye atan regista degildir. mesela 2. yilindan sonra melo surekli geride kaldi selcuk onde ama melo regista degildi, defansif orta sahaydi. selcuk ise oyunu sol half'tan kurmaya calisti, baya bir bocaladi takim. butun avrupa terim'in kararini tartisti cl maclarinda, neden elinde selcuk varken melo geride? bizim futbolumuzda defansif olan geride olmali diye salak bir mantik oldugu icin bunu yanlis yorumluyoruz. halbuki dinamizmi ve temposu olan melo onde selcugun onunu temizlese (milan'da ve juventus'da pirlo'nun onunun temizlendigi gibi) selcuk onu acik olarak oynayabilecek ve henuz anlamayan kaldiysa anlatalim belki birilerinin kafasina girer, selcuk onu acik oynadiginda degil turkiye'nin avrupanin en tehlikeli adamlarindan biri. buradan selcuk'un neden bunu her zaman yapamadigina ve eksiklerine gelelim.

    selcuk xavi gibi bir fizige sahip degil, o ceviklikte olmasi beklenmez haliyle. ancak selcuk xabi alonso kadar reaksiyon hizi yuksek bir oyuncu da degil, pirlo kadar teknik ve hizli karar veren bir oyuncu da degil. selcuk'u elestireceksek gercek sorular bunlar. selcuk kosu hiziyla elestirilmemeli, elestirilemez cunku sacma. maraton kosan bir adama neden ilk 100 metreyi bolt gibi 10 saniye altinda kosamiyorsun diye sormaya benzer bu, ahmaklik. selcuk'un calismasi gereken bazi kas gruplari var aslinda, belinden yaptigi donusleri hizlandirmak icin. belki dikkatli izlerseniz zidane'in da aslinda selcuk gibi bir fizige sahip oldugunu ve degil xavi belki pirlo kadar bile esnek bir bele sahip olmadigini gorursunuz. ancak zidane bu dezavantajin ustunde calisip bu eksikligi hissettirmeden oynayabiliyordu. top gelmeden ne yapacagini coktan karar veren bir oyuncuydu zidane. hos zidane deep-lying playmaker'di diyemeyiz zaten ki kendisi salt pasla oyun kuran degil, dribling ustunden oyun kuran biriydi. bu gereksiz detayi gectikten sonra selcuk'un diger eksigine gecelim, selcuk pas hizi yavas bir oyuncu. topu aldiktan sonra cogu zaman ne yapacagina karar veriyor ve topa gore vucudunu konumlandirmakta gecikiyor. bu nedenle topu once saklamak zorunda kaliyor. bunun da cozumu basit, sadece tugay'a "abi sen ingiltere'de neyi farkli yaptin yalvaririm ogret" demesi gerekli. selcuk bu basit ayarlamalarla daha fazla onu acik oynama sansi bulur ve galatsaray'in hizi bir kademe daha artar.
    selcuk'tan box to box oyuncusu ozellikleri isteyenler olmus, saka gibi. surekli bindirmeliymis, hizli olmaliymis, rakip ceza sahasinda daha cok bulunmaliymis, kendi ceza sahasini korumaliymis.....okurken yoruluyor insan ve bu adam bunlari yaparken bir de oyun kuracak. bunlari dunyada yapabilen tek bir insan evladi var, schweinsteiger. schweinsteiger xavi gibi inceci degil ama onun yaptigi her isi yapabilen bir adam. pirlo gibi agir abi bir oyun kurucu degil ama onun yaptigi her isi de yapabiliyor. dunyanin en iyi box to box'i lampard'sa lampard'in yaptigini her haftasonu yapiyor ve lampard'dan daha hizli (adam eski kanat oyuncusu, sahada en hizli adamlarin mevkisi)
    selcuk'tan ne beklediginizle ayni zamanda galatasaray'dan ne beklediginiz de ilintili. emre beloz'le karsilastirilmis. yok ciddiyim karsilastirilmis hatta emre baskin cikmis. pesi sira insanlar da emre cok kaliteli oyuncu yazmis ne guzel. ben besiktaslilari pek kale almam cunku futboldan anlayan bir tane besiktasliya rastlamadim, anlasa zaten besiktasli olmazdi. goruyorum ki bizim aramizda da bunlarla ayni zihniyette olanlar var. emre'nin selcuk'la ayni mevki olmamasiyla baslayip detaylandiralim.

    emre galatsarayda oynarken etliye sutluye karismamasi emredilmis, butun oyun amaci pres yapip kaptigi her topu en cabuk hagi'ye arif'e veya hakan'a atmakla gorevli bir adamdi. asla oyun kurucu degildi, takimda tugay gibi bir adam, suat gibi bir adam ve hagi gibi biri varken adama napiyorsun sen derler. emre oyun kurucu degildir, oyun temposunu ayarlayamaz. emre pas futbolu oynamaz, dribling uzerinden oynar. kotu pasor demek degil bu, adamin oyun mentalitesi orta sahayi driblingle gecme uzerine. bir dakika orta saha'yi driblingle gecmek? eh zaten bunu soyledigimiz anda bu adam deep-lying playmaker olmaktan cikiyor, ne halt yemeye onunla kiyasladik. neyse biz yine de ciddiye alip karsilastiralim. emre beloz futbol temposu yapmaz, kendi oyun temposu vardir. cok iyi oynadigi, tek basina aldigi maclarini hepimiz gormusuzdur ancak takim yonetmek baska bir is. oyunu bir saga, bir sola cevirip, uzun toplarla defans arasina adam kacirip, orta saha ustunlugunu pasla butun takimi oynatarak yapan bir adam degil. topa basarak yapiyor bu isi. yaptigi iste iyi olmasi onu selcuktan ustun yapmaz cunku ayni mevkinin adami degiller, ayni yerde oynasalar da etkisi bambaska olacak iki oyuncular.
    amaciniz sahada birinin cikip butun mac calimlarla kendini alkislattirmasini seyretmekse emre dogru adres olabilir, ama takim halinde bir oyun istiyorsaniz, paslarla takimin butunun oyuna dahil olmasi, oyleyse selcuk.

    ayrica selcuk bu haliyle yeteri kadar hizlanamadigi icin mancini yeni arayislar icine girdi ve yekta, emre colak gibi oyunculari orada denedi. burada asil hamle selcuk'u pasiflestirmek degil, zidane'in real madrid'de oynadigi gibi advance playmaker tadinda bir verim almaya calisiyor ve asil olay melo'nun temposundan da yararlanabilmek.

    siz baliktan agaca cikmasini bekleyip baligi elestirirseniz daha cok beklersiniz sevgili futbol fakiri arkadaslar. her oyuncu tipinin farkli gorevleri ve farkli getirileri vardir. once bunu bir aklimizin kosesine yazalim sonra beklentilerimizi oyuncuya gore kurup adam gibi elestirelim. elestirmek istedikten sonra messi'nin de elestirecek bir yonunu buluruz. mesela "selcuk neden hizli kosamiyor"un karsiligi olarak messi'nin boyu da c.k kadar niye santrafor yerinde oynuyor kafa vuramazki diyebiliriz, ama dememliyiz, aptal yerine dusmek istemeyiz oyle degil mi?

    edit: hizli, sinirle yazilmis yazinin duzeltmeleri.