• 4676
    sakatlığı nedeniyle oyuncuya yüklenmek istemiyorum ancak yerden yere vurulan robin van persie bile 20 kasım 2016 fenerbahçe galatasaray maçı'nda ağları havalandırarak fb'nin o derbiyi kazanmasında baş rolü oynamıştı. sezon başından bu yana hiçbir kritik maçta falcao etkisini maalesef hissedemedik. kalan maçlar arasında belki de en önemli karşılaşmanın 23 şubat 2020 fenerbahçe galatasaray maçı olduğunu düşünürsek, ben de falcao'nun en azından bu maçta farkını ortaya koymasını bekliyorum. yoksa korkarım ki bu sezon bizim adımıza en büyük hayal kırıklığı yaratan isim kendisi olacak.
  • 4677
    henuz adem buyuk’u kesip 11e girecek bir performans gostermemistir. 23 subat 2020 tarihli derbide ismine, gecmisine guvenip 11de oynatabiliriz, belki adinin ve gecmisinin hakkini verir, mumkundur, ama belki de sahada kaybolur, bence bu daha olasi. fenerbahce stoperlerinin arasinda kaybolur, zaten pivot ozellikleri yok, baski yiyecegimiz bir macta sahaya mental bir liderlik veya fundamental bir ustunluk koyma sinyali de vermiyor.

    yine de ismine istinaden oynatilacak sanirim. nezdimde de son sansi olacak bu. derbide fark yaratamazsa “ama sakatliktan yeni cikti” falan gibi bahanelerin de artik yeri kalmaz. tum sezonu sakatliktan yeni cikmis bir bicimde geciriyor zaten.

    kisaca, bence 11de olmayi once hak etmeli, ama adina guvenilip sahaya surulecek. ve bu son sansi. derbide de ise yaramayacaksa verdigimiz maasi tumuyle kaybetmis olacagiz. sampiyonlar ligini ve diger derbileri bos gecti zaten. konya’ya kayseri’ye gol atmak icin biraz fazla pahali.
  • 4680
    malesef galatasaray kariyerinde hiç bir maçta adem büyük kadar faydalı oynayamamıştır. bu bakımdan sakatlıktan çıkıp geri dönüşü takıma güç mü kazandırır yoksa güç mü kaybettirir emin değilim.

    evet potansiyeli, geçmişi falan adem'in çok çok üzerinde. yani bu açıdan bir kıyas yapmak dahi komik olurdu. fakat takıma girecek, form tutacak, takım ona alışacak... tüm bunlar malesef zaman istiyor ve adem rolünü öyle iyi üstlendi ki saydığım her şeyi eksiksiz yerine getiriyor.

    ve bizim ligde 22. haftadan itibaren kalan maçlarımızın her biri ayrı ayrı zor. falcao'dan fayda sağlamak için uğraşacak vaktimiz yok. e bu adamı yedek kulübesinde de oturtamazsın. hem adem'n arkasında beklemez, hem de maliyetini düşündüğümüzde olacak iş değil.

    iyileşse bile en erken 19/20 sezonu 23. hafta fenerbahçe deplasmanından sonra ilk 11 düşünülmesi gerekiyor.
  • 4682
    bugüne kadar ciktigi maclarin hepsinde en dogru sekilde ve neredeyse hatasiz oynamistir.

    kimse bir macini örnek olarak gösterip "aha bu macta kötü oynadi" diyemez.

    topla arasi cok iyi, teknigi bir forvet icin üst seviyelerde.

    oynadigi maclarin cogunda bir tane gol pozisyonuna bile girememisligimiz var. bunun sorumlusu ligin ilk devredeki vasat orta sahamizdi. artik orta sahamiz bambaska.
  • 4684
    takımda bulunan ve kadıköyde fenerbahçe'ye gol atan iki isimden biridir. bir diğeri için martin linnes. bu psikolojik olarak önemli bir durum. biz bile dandik halı saha maçlarında oynadığımız, kendimizi daha iyi hissettiğimiz sahalarda oynamayı seviyoruz. hatta kaleler bile değişince bocalıyoruz. futbolda da psikoloji gerçekten zannedildiğinden daha önemli olduğu düşünürsek kadıköyde oynaması gereken oyuncuların başında gelir falcao.

    tabii ki sadece bu da yeterli değil. falcao, ne olursa olsun, takımımızda bulunan ve ceza sahasında topla buluşma ihtimali en fazla olan oyuncu. dün (bkz: martin linnes/@mhmtsc) şu girdide de belirtmiştim, topla buluşmanın ne kadar önemli bir husus olduğunu. falcao'da ceza sahası içinde sürekli topa giden bir oyuncu. zaten bunu adem büyük'ün oynadığı maçlarda ceza sahasında topla buluşma sayılarına ve etkili olduğu kısımlara bakarak söyleyebiliriz. bu bir adem büyük eleştirisi değil, sadece ceza sahasında falcao kadar aktif olamadığının göstergesidir. bu yüzden karşı alana ve ceza sahasına oyunu yıktığımız zaman falcao çok önemli bir golcüdür. zaten bunu da oynadığı kısa sürede gösterdi.

    kendisinin oynadığı maçlarda etkisiz olduğunu söylemek de sürü psikolojisi gibi geliyor bana. falcao'nun 19 ocak 2020 galatasaray denizlispor maçında attığı golü atabilecek forvet oyuncusu ligimizde çok azdır. belki de yoktur. aynı şekilde 26 ocak 2020 konyaspor galatasaray maçında attığı gol. kapalı konya defansının açılmasını sağlayan, dar alanda kontrol ve vuruş açısına bakılarak gol olması zor olan bir pozisyondu. bu golde daha da önemlisi yaptığı koşu ve defansın dengesini nasıl bozacağını bilmesi. zaten bu özellikler falcao'ya el tigre denilmesine, avrupanın en büyük takımlarında oynamasına sebep oldu. mesela diagne'nin topu ağzına atmazsanız gol atması çok mümkün değildir, fakat ceza sahasının herhangi bir alanına atılan topta falcao'nun orada olma ihtimali çok fazla.

    bütün bunları düşündüğümüzde ve şuan satılması gibi bir durum söz konusu olmadığına göre kendisine destek olunmalı ve takıma katkı yapmasını beklemeliyiz.

    bir de şunu belirteyim, bir oyuncu hakkında her gün satılsın demek, o oyuncuyu sattırmıyor. merak etmeyin en az sizin kadar kulübün maddi durumunu düşünen insanlar var.
  • 4689
    yazın olur da satılırsa, gelecek bonservis bedelinin çok büyük kısmı eski takımı monaco’ ya gideceği için, finansal anlamda hanemizde hep eksi olacak oyuncudur.
    daha önce defaatle söylediğim gibi umarım kendisi bize ciddi ders olur ve belirli bir yaşı geçmiş ve geçmişte hoş eda bırakmış isimleri transfer etmeyiz.
    bazen hataları kabullenmek gerekir. tabii oynadığı maçlarda elinden geleni yapması, hırsı ve oyuna ağırlık koyma çabası es geçilemez ama maalesef bazı şeyler geçiyor zaten geçmese bize gelmezdi.
  • 4690
    33 yaşında kendisini isteyen başka takımlar da olmasına rağmen eski kulübünün tahsis ettiği evden çıkıp, otele yerleşerek ve idmana çıkmayı da reddederek kulübümüze geldi. geldiği gibi gördüğü inanılmaz sevginin de etkisine kapılarak sahip olduğu her şeyi sahaya yansıtmaya çalışırken takımın antrenörlerinin de büyük bir acemilikle oyuncuya aşırı yüklenmesiyle dünya üzerindeki herhangi futbolcunun yaşayabileceği en korkunç sakatlıklardan birini erken fark edip 2 aya kendine gelip oynamaya hatta ve hatta goller atarak skora etki etmeye başladı. sonra taş gibi zemini olan bir sahada gencecik bir futbolcuyla aynı deparı atıp aynı sakatlığı yaşadı ve şu an sahalara geri dönüyor. kendisini her izlediğim maç bu oyunun kendisi futbol bilgisinde ve yeteneğinde bir futbolcu için ne kadar kolay olduğu.

    bu sporu en hafif tabiriyle üstün körü takip eden bir grup taraftar tarafından geri dönemeyeceği, bittiği ve hatta öldüğü konuşulmakta. yanlış anlamasın o taraftarlarımız, onlara bir hakaret kastım yok ama bu oyuncuyu anlayabilecek bir bilgi birikimini bulundurmamaktalar. öldüğüne, bittiğine, daha oynayamayacağına da kendisi karar verir. sürekli her platformda sanki çok özel bir tespitmiş gibi bitti, öldü, gitti, sene sonu gönderelim yazmanın, yazanın egosundan başka hiçbir şeye olumlu etkisi olmadığını artık görmek gerek. sene sonuna kadar iyi oynamazsa ne bu ne önümüzdeki yaza transfer yapması ne de şampiyon olmamız çok mümkün gözükmüyor. rica ediyorum şu üzerine çok az düşünülmüş ve tek cümleden oluşan fikirlerinizi uzak tutun bu adamdan hem burada hem sosyal medyada. galatasaray için faydalı bir şey yapmak istiyorsak yapabileceğimiz en iyi şey bu adamı gazlamak. çünkü şu adam şampiyonluğu ne kadar isterse, şampiyonluk için şansımız o kadar yüksek.
  • 4693
    çok kolay adam asıyoruz. çok çabuk gaza geliyoruz. sadece taraftar olarak değil ülkece sorunumuz bu. sakatlık kendisinin suçu değil öncelikle... her futbolcunun başına gelebilen bi durum. bu sakatlık belası yüzünden r9'un futbol hayatı erken bitti. damağımızda tat bile bırakmadı. gözümün görmüş olduğu en büyük futbolcudan bahsediyorum bak, sakın bana messi ve cristiano ronaldo demeyin, şu an dünyanın en iyileri bunlar ama bu adam bambaşkaydı. ama sakatlanıyorlar işte. bu işin doğasında var. ha profesyonel yaşamasa, alemci olsa ya da yeterince çalışmasa anlarım ki gayet çalışkan bir insan. bir de adam prime döneminde dünyanın en önemli 3 5 golcüsünden biriydi yahu el insaf.

    yaşına takılanlar var, messi kendisinden 1 yaş küçük, ronaldo ise 1 yaş büyük. kendisinden 5 yaş büyük olan zlatan milan'a kurtarıcı olsun diye geldi. ezbere yorum yapmamak lazım. futbol oynama süresi uzadı artık. futbolcuların olgunluk yaşları 30'a dayandı hatta. o yaşa kadar kaybettikleri tek şey hız, belki çeviklik. ama kazandıkları şeylerle kaybettiklerini kolayca unutturabiliyorlar..

    sözün özü, şu an bile dünyanın en iyi golcülerinden biridir kendisi. sağlıklı oynadığı her maçta da gereken performansı göstermiştir. suyun karşı tarafı kendisinden 10 kat daha az yetenekli vedat'ı baş tacı ederken bizim şu yukarıdaki muhabbeti yapmamız gerçekten ayıp. rvp muhabbetinden dolayı yapıyorsunuz bunu tamam da rvp geldiği süre boyunca fenerbahçe'yi önemsemedi. yatmaya geldiği, parasına baktığı o kadar belliydi ki, bir de falcao'ya bakın. allah aşkına hangi hareketi rvp'ye benziyor tek bir örnek verir misiniz?
  • 4694
    zamaninda dunyaninda en iyi futbolcularindan biri olmasi, bu sene bize gerekli katkiyi vermedigi gercegini degistirmeyen golcu. sezonun yarisindan fazlasi gecildi, hala daha gecmisti yaptiklari ve “oynasa” yapabileceklerinden bahsediliyor. sorun da burada zaten. kendisi 34 yasinda. bugun donse yarin sakatlanacak bir halde.

    bana yar olmayan falcao’yu ben napayim amk? eskiden cok iyiydi, ee? takimin acik ara en cok kazanan futbolcusu degil mi bu adam? evet. sabirsizmisiz. niye sabirli olalim? bu adam 20 yasinda mi? seneye 35, obur sene 36 yasinda bu adam beyler. bu seneden daha da sikintili bir fitness durumuyla karsimizda olacak her gecen sene bilginize.
  • 4697
    transfermarktta tam 2 sayfa sakatlık geçmişi olan futbolcumuz. sakatlıklar da öyle ufak tefek sakatlıklar değil. son 2 sezon şans eseri bir şekilde 30 küsür maç oynamış diye yok aslında müzmin değil, sakat adam 33 maç oynayamaz falan denmesi beni benden alıyor. ya tamam size göre biyonik adam olsun ama ben bu adam gelirken temaslı oynanan ligimizde sakatlıklarla boğuşacağına emin gibiydim. keşke yanılsaydım. keşke bi daha sakatlanmasa. ama öyle olmuyor bu işler işte.

    şirketten 240.000 km de ağır hasar kayıtlı bir araba verdiler. lastiğin biri tel kırmış. değiştirttim bir hafta sonra diğer lastiğin ortası çökmüş direksiyonu sallıyordu. onu da değiştirttim bu sefer mazot hortumu delinmiş. damlata damlata gidiyormuşuz. yağmur yağınca fark ettim. götürdük yaptırdık falan derken şimdi de arka lastikte balon çıktı hafif. işte falcao da tam bu hesap artık. bi yeri düzelince başka yeri arıza veriyor.