• 3
    cin bakışlı hollandalı. uzun yıllar barca'da oynadıktan sonra ülkesine, psv'ye döndü. burda emeklilik yıllarını yaşadı desek haksızlık yapmış oluruz cocu'ya. yine canla başla mücadele etti. gücü yetse 40'ına kadar oynardı herhalde. aslında yaklaşmadı da değil... oyunu toparlayan bir yapısı vardı. defansif özellikleri güçlü olan bir oyuncunun bu özelliğe sahip olması o takım için büyük şans. son olarak da söylemeden geçemeyeceğim çok ilginç bir burun yapısı vardı bu adamın.
  • 12
    top oynarken ileride teknik direktör olacağı en bariz belli olan oyunculardan biriydi. cin gibi gözleri, oyun zekasıyla kendini belli ediyordu.

    psv eindhoven'ın başındaki 2. sezonunda şampiyonluk yaşamış ve kulübün hasretini sonlandırmıştır. yine uzun süredir şampiyonlar ligi'nde göremediğimiz takımı da böylece bu arenaya geri getirmiş oldu. gruptan çıkmayı başardığı ilk cl sezonunda atletico madrid ile iki maçı da 0-0 bitirecek kadar iyi dersine çalışmasına rağmen penaltılarla veda ettiler turnuvaya. takipteyim çocukluğumun topçusu.
  • 13
    hey gidi cocu be. 2001-2002 sezonundaki barcelona eşleşmelerinde hakemin yanına bülent kaptanla para atışı için geldiğinde, hakemle tokalaşırken formanın arkasında görmüştüm ilk defa garip soyadını ve çocuk aklımla direk dalgamı geçmiştim, "soyada bak koku ehehe" diye.

    şimdi koca psv'ye hoca olmuşsun. zaman ne çabuk geçiyor, ne ara yaşlandık biz bu kadar?
  • 15
    kendisinin teknik direktörlük tecrübesi olmamasına rağmen psv'nin başında başarılı olmuştur. kendisi ile karşılaştırılan bülent korkmaz'ın hem galatasaray hemde diğer takımlarda teknik direktörlük deneyimi olmasına rağmen ise hiçbir başarısı yoktur. sanki bülent korkmaz ilk defa teknik direktör olacak. sanki bilmediğimiz bir adam. tövbe yarabbim.
  • 18
    bir bilgiyi öğrenmek için illaki o ortamda bulunmak mı gerekiyor ? çamur atacağınıza biraz araştırsanız, phillip cocu'nun 5 sene boyunca psv altyapısında ve a takım yardımcı antrenörlük görevlerinde yer aldığını görürsünüz. yani öncelikle bizdeki tabirle pişiriyorlar. bu 5 senelik süreçte psv'nin altyapıdan çıkardığı oyuncuları da görebilirsiniz. en son memphis depay'ı 30 milyon euro civarı bir bonservisle united'a gönderdiler. sonra bülent korkmaz, vefa,gıpta, küfür falan filan.
  • 19
    gs sözlük yazarlarının hakkında , tüm antrenörlük hayatını araştırıp gelip bilgi paylaştıkları teknik direktör.
    adam sanki harıl harıl tesisleri falan gezdi eindhoven'da roportajlar falan yaptı da araştırın biraz diyor.
    biz salağız zaten wikipedia'ya yazamıyoruz cocu diye.
    hala öğrenmek istiyorum neymiş o çok ciddi altyapı çalışması ?
    ulan ortaya saçma sapan bir şey atıyorsunuz dayanağını sorduğumuz zaman da çemkirerek üste çıkıyorsunuz.

    memphis depay'ı çıkarmış. cocu mu çıkardı depay'ı ? depay psv altyapısından çıkan ilk oyuncu mu ? adamlar bu işin piri zaten cocu olmaz başkası olur yine çıkarırlar.
    çıkardılar da.
    cocu 5 sene altyapıda çalışmış falan peki o halde orhan atik de 5 senedir bizim altyapımızda o zaman onun da cocu'dan farkı yok ? o zaman o hoca olsun ?

    yemin ediyorum şu platformda hiçbir şey bilmeden havaya sıkmanızdan gına geldi artık.
    insanı herşeyden soğutursunuz siz.

    edit: bulent 2-0dan maç vermişmiş bu da zaten hemen kötü teknik direktör yapıyor bülenti.
    3-0 dan sampiyonlar ligi kupasını kaybetmiş bir teknik direktör var mesela şu an galatasaray'a gelse havaalanına ışınlanırsınız.
  • 20
    atletico madrid maçlarının ikisini de izledim, bir hollanda takımından beklenmeyecek derecede iyi defans yapan, sert, diri ve hızlı atağa çıkan bir takım yaratmış. atletico ki o da sert bir takımdır, onun karşısında hiç ezilmedi psv, zaten penaltılarla elendi.

    yeni nesil hollandalı teknik direktörlerden en iyisi olmaya aday. bir gün top class takımlardan birisini çalıştıracağına da eminim. bizimkilerin kafa yapısı arızalı olduğundan ve hiçbir zaman kendilerini geliştirmediklerinden hiçbiri cocu mocu olamaz. boşuna hayal görmeyiniz.
  • 21
    bazı yazarlar gerçekten yüksek bir çıldırtma potansiyeline sahip. bu nasıl sığ bir düşüncedir. tesisleri mi gezdiniz, röportaj mı yaptınız, cocu'nun amcaoğlu musunuz? hollanda altyapıları zaten dünyanın en iyisi olarak ün yapmış durumda. şimdi bunu herkes aşağı yukarı kabul ediyor. bu bilgiye sahip olanlar, harıl harıl hollanda'da bütün takımların altyapısını mı gezmiş olmak zorunda veya görev alan kişilerle röportaj yapmış olmak zorunda mı ?

    arkadaş yukarıda "çok ciddi altyapı çalışması almış" diyor. evet almıştır. adam hali hazırda onca sene altyapıda görev yapmış. görev yaptığı takım orhan atik'in galatasaray u19'u değil. orhan atik değil 5 sene, 35 sene de görev alsa altyapıda, ne kendisi ne de altyapı gelişir. çünkü sistem baştan çarpık. kendisinin bilgi birikimi de yetersiz. olay illaki altyapıda görev almak değil. gelişmek ve geliştirmek. cocu ve diğer hollandalı antrenörler veya doğru yapılanmış altyapı görevlerinde bulunan antrenörler çok güzel tecrübeler ediniyor ve aktarıyorlar. ha sen illaki "altyapıda neler yapıyorlar tek tek açıkla." dersen onu bizzat bilemem. "psv altyapısında ilk gün: bugün çocuklarla tanıştık." şeklinde bilgilerim yok. görüldüğü üzere bilmediği konularda "bilmiyorum." deme erdemine de sahip hava sıkan o yazarlar.

    depay örneğinde kendi ağzıyla adamlar bu işin piri demiş. e işin piri olduğu için iyi bir eğitim aldığını söylüyoruz ve bülent korkmaz'la karşılaştırmanın abesle iştigal olduğunu savunuyoruz.

    neyse sözün özü; iyi, hoş, eğitimi sağlam ve gelecek vaadeden bir teknik direktör kendisi. eski futbolcusu olmasından mütevellit, gelecek senelerde barcelona'da td'lik yapacakmış havası var.
  • 22
    haftalardır seyahatler vs. derken sözlüğü sadece fırsat buldukça okuyarak takip ediyorum, bugün dayanamayıp yazacağım. evet kabul ediyorum, memleket ortalamasını yansıtıyor burası ve şaşırmıyorum. ancak bazen öyle şeyler yazılıyor ki, insan okurken beyni yanar. adam çıkmış cocu ve bülent korkmaz'ı kıyaslayıp niye istemiyorsunuz demiş. diğer yazarlar örneklerle neden istemediklerini anlatmışlar. sonra da bu kıyaslamacı birey çıkıp diyor ki neymiş o ciddi altyapı çalışması? bak güzel kardeşim, yukarıda yazılmış zaten, bir zahmet edip okusan adamın 2008'de futbolu bıraktıktan sonra dört yıl altyapılarda bilfiil çalıştığını, milli takım yardımcı antrenörlüğü yaptığını ve evet depay'ı da a takıma çıkardığını göreceksin. iki şık var, ya bunları biliyorsun ve hala üste çıkmaya çalışıyorsun. yani karşındaki insanların zekasına dümdüz hakaret ediyorsun. ya da ciddi bir anlama problemi var ortada. yerlilere tapınmanız vs. bunları tamamen geçiyorum, öyle seviyorsundur, tamamen tercih derim... ama ortada kabak gibi factler varken neyin peşindesiniz? bülent korkmaz iyi teknik direktördür diyen bir tane insan bulamazsın, hala bik bik... ayrıca bir de orhan atik geçiyor ki, evlere şenlik!..
  • 23
    2010 dünya kupasında frank de boer'le beraber, hollanda milli takım teknik direktörü van marvijk'in yardımcılığını yapmıştı. sonra cocu psv'nin, de boer'de ajax'ın başına geçti.

    bizde de euro 2008'de terim'in yardımcılığını yapan oğuz çetin trt'ye, metin tekin'de ntv spor'a yorumcu olarak gitti. fark bu işte...
  • 24
    hakkında sabah yazdığım entry aşağıdaki şekilde olan genç teknik direktör.

    --- alıntı ---
    psv eindhoven'a geldiğinde hiçbir teknik direktörlük başarısı yoktu. zaten teknik direktör olarak ilk çalıştırdığı takım psv.
    fakat bu adama gıpta ile bakarken bülent korkmaz'a küfürler ediyoruz daha resmileşmemişken bile.

    --- alıntı ---

    bülent korkmaz'ın burada eleştirildiği nokta ne ? hiçbir teknik direktörlük başarısı bulunmaması değil mi ? benim gördüğüm genel eleştiri bu yönde.
    ben de dedim ki cocu'nun da hiçbir teknik direktörlük başarısı yok. ama işte adam başarılı. yanin bunun bununla alakası yok. eleştirirseniz bile dayanaklı eleştirin diyorum. ama sanki phillip cocu -kendisini de hiç sevmem bu arada bunu da psv eşleşmelerimizi hatırlayanlar anlayacaklardır- adamın eniştesiymiş gibi savunmaya geçiyorlar. başlıyorlar akıllarınca ezmeye "sen bilmiyorsun araştırmıyorsun o çok ciddi altyapı çalışması yaptı". "neymiş ya bu çalışma" dediğimde pert. cevap yok çemkirme var.
    zaten aman bir yabancı başarılı spor insanını bizim türklerle aynı cümle içinde kullanmayalım. hemen yerli sevici yaftası yapıştırılır, hemen evlere şenlik onunla bunu karşlaştırıyor vallahi pes bilmem ne çocuk gibi laf sokmalar başlıyor.
    burada kesinlikle cocu ile bülent korkmaz'ı karşılaştırmıyorum. bulent korkmaz'ın t.d. olarak herhangi bir başarısının olmamasının , ileride başarılı olmayacağı anlamına gelmediğini cocu üzerinden açıklıyorum.
    benden bu kadar.
  • 25
    daha açık şekilde yazayım: bizde üç büyüklerden emekli olan futbolcuların hemen bir takımın başına teknik direktör olarak geçtiğini, sonra o iğrenç sirkülasyonda o anadolu takımı senin bu anadolu takımı benim dolaştıklarını, eğer bir karambol veya fırsat bulurlarsa büyük takımlarda şanslarını denediklerini, bütün işlerin ahbap çavuş ilişkileriyle yürüdüğünü, hiçbir doğru dürüst eğitim almadıklarını vs. hepimiz biliyoruz değil mi? genç milli takımlar sorumlusunun bilmem ne kulübünden teklif geldi, hemen istifa ediyorum dediği bir ülkeyiz biz. öyle eğitim alayım, işi öğreneyim falan yoktur. insanların bu kıyaslamaya neden kızdığını anlatabiliyor muyum canım kardeşim? yerlileri çok sevebilirsin, illa bu toprağın kokusu olsun diyebilirsin, söyledim ya bu bir tercih. ama allah aşkına şunu bir söyleyiver: şakır şakır ingilizce bilseler, yani dil problemi olmasa, şu an türkiye'deki teknik direktörlerin kaçı herhangi bir yabancı takımı çalıştırabilir? buna altyapı hocaları vs hepsi dahil? bir tane söyleyebilir misin?