• 1
    ülkemiz içince çok ciddi bir çoğunluk pasif agresif insanlardan oluşmaktadır. sevmeyen, övmeyen ve takdir etmeyen kişiliklerin, iş yerinde, okulda, aile hayatında öfkelerini içine attıkları ve öfkelerini verecek her hangi bir ortamda boşalmaları çok sık karşılaşılır.

    en güzel örneği içince sapıtmak veya direksiyonda canavarlaşmak. bir başka örnek ise tuttuğu takıma, hocasına ve oyuncularına saldırmak.

    galatasaray taraftarının yeni evi asy arena içinde oynanan kupa vs maçları dahil an itibariyle %95'ine gittim gelen taraftar sevgisini değil daha çok öfkesini göstermekte. skor iyi ise memnun, ancak değilse oyuncusunu ürkütecek seviyede bir serzeniş içinde.

    fatih terim hocamız yaklaşık 1 hafta önce sevgizlikten bahsetti. ardından gs tv'da sessiz sinema başladı. inanılmaz keyifliydi. bu yönü ile sessiz sinema pasif agresif taraftara oyuncuları sevdirmek için mükemmel bir adım oldu.

    galatasaray'ın 2 büyük sorunu vardır. birincisi borç durumu ikincisi taraftarının öfkesi. borç durumunu ünal aysal ve yönetimi ele almış gözükmekte. ikinci konu ise gs tv yanında gs sözlük vs mecralarda konunun gündeme gelmesi ile bizi kendimize getirebilir.

    daha önce yazmıştım konu hakkında aşağıdakine benzer bir öneri de taraftarı belki rahatlatabilir; "her hafta bir oyuncunu iç saha maçında seyircine sevdir. onun özelliklerini stat tv'sinden hatırlat. taraftar ve oyuncu birleşmesi için etkinlikler yap. seyircisinden korkan oyuncu sorununu çöz" (bkz: #1083684)
  • 2
    en büyük sorunlarımızdan biri.

    hakem bizi doğrarken (bkz: 23 kasım 2018 galatasaray konyaspor maçı) taraftar grubumuzdan yükselen ses: “hep oyunlar, senaryolar...sustuysak bir yere kadar. aklınızdan çıkarmayın, türkiye’dir galatasaraaaaay”

    2011 yılından beri bize ne kazandırdı bu pasif söylem? sustuysak nereye kadar? adamlar bizi her seferinde beceriyor ve yaptıkları yanına kar kalıyor. çok mu s.klerinde sustuysak bir yere kadar?

    başımıza ne iş gelirse gelsin çareyi yönetime, hocaya, sözlük moderasyonuna sallamakta bulanlar var. kardeşim sizin düşmanınız kim?

    karşı tarafa veremediğiniz tepkiyi niye kendi tarafımızdakilere nefret kusarak veriyorsunuz? bir şey yapmak istiyorsan boş yapma. önce konfor alanını terk et! aspor denilen kanalı izleme! turgay demir denilen hastalıklı fanatiği izleyip buraya gelip sövüyorsun, entry silinince moderasyonu eleştiriyorsun. izleme o hastayı! reyting verme! yapı kredi’deki hesabını kapattın mı? bein sports üyeliğini iptal ettin mi? pasif agresif tutumu bırakıp gerçek reaksiyon veremiyorsan kendini eleştir. boykot yazdığımız zaman bizimle t.şak geçenler oldu. ülker yemek zorunda mısın? lafa gelince herkes organik beslenmek ister. neden yiyorsun sağlıksız ürünler? omega 3 tüketsene. kısacası laylaylom bitti efendiler. bir şeyleri protesto edeceksek nitelikli şekilde edeceğiz. boş yapmanın manası yok. büyük galatasaray taraftarı yürüyüşünde bulunup tff’ye yürüdüm. melo retweet ile ceza aldığında florya’ya gittim. ulan trabzonsporlularla bile tff’ye yürüdüm. bir bok elde edemedik. doğru protestolar, üyelik iptalleri, doğru yasal tepkiler ile yürümek zorundayız. kolayı seçip boş tezahüratlar yaparak, yönetime küfür, moderasyona laf etmekle olmaz.

    sonuç alınacak tepkiler vermeliyiz. yoksa düzmeye devam ederler! pasif agresif tutumla bir şey kazanamayız.