yok baya zor ediyor. mourinho şuna yanında iş verse de rahatlasa.
652
galatasaray'ın başında çok değil biraz galatasaray'ı düşünen bir başkan ve yönetim olsa sezon sonu yorumculuğu bırakacak bu şahıs eğer sözünün eri ise ama işte galatasaray'ın başındakilerin tek dersi florya'dan gelecek para ki onu da hiç edecekler. uçup kalmayacak galatasaray hiç boşuna ümitlenmeyin bu konuda.
bu takimin basinda birazcık takımı düşünen adamlar olsa bu takım ilk kampa net bir 8 numara transferini çoktan bitirmiş olarak giderdi, inşaat alanında da antrenmana falan çıkmazdı.
653
kazandığı sürece mourinho’yu eleştirmeyeceğini söylemişti oyun üzerinden. göztepe maçı hakem maçı bir takımdan diğerine versin, mou o şekilde kazansın önder özen de kazanıyor diye eleştirmesin ne güzel memleket. bakalım bu akşam ne diyecek? ben sufle vereyim, çift forvet çıktı taktik dehası büyük hoca.
cidden severek takip ettiğim 3-5 yorumcudan biriyken tek cümleyle kendini ne hale soktun hoca, yazık.
654
fener şampiyon olmazsa yorumculuğu bırakacağını açıklayan şahıs. bir yorumcu niye böyle bir iddia girer, hele ki kendisi gibi objektiflik hassasiyeti olan biri. artık o da patlamış içindeki fener fanatizmini ortaya çıkarmış.
allah'ın izniyle sezon sonu seni de emekli edeceğiz ve bir daha ekranlarda görmeyeceğiz. ne de olsa kendi vaadin.
655
gözler kendisinde. bu gün fenerbahçe'yi çift forvet oynatma cesaretini gösteren mourinho takdiri hak ediyor derse şaşırtmaz. biraz rio ferdinand kadar omurgalı olun.
--- alıntı --- “burada kaldığı süre boyunca jose mourinho için oyun eleştirisi yapmayacağım. çünkü o, yüksek temponun veya güzel oyunun altını çizen birisi değil. jose mourinho, kupanın ve galibiyetin altını çizen bir teknik direktör.” --- alıntı ---
662
17 ağustos 2024 göztepe fenerbahçe maçı sonrası "mourinho oyuncuları tanıyana kadar puan kayıpları olacak. birinin daha önce tanıtmış olması gerekirdi" demiş. buna karşı serdar ali çelikler "hiç uzatmayalım o bu, oldu. berbat bir hocalık." diyerek noktayı koymuş.
galatasaray sözlüğün sol frame’sinde adını görmek istemediğim adamlardan sadece biri.
bunlardan tonlarca var. takip edilmeleri, rating almaları ya da ciddiye alınmaları bize yakışmıyor. %100 doğru konuştuklarında dahi gizli gündemleri olduğuna emin olduğum fakat ispatlayamacağımız bir güruh var. dijitali bu şahıslarla doldurdular. amaçları ki ülkenin her yerini saran yozlaşma olsa gerek…
gerçeklerle değil varsayımlarla, kuramlarla konuşan, hayattaki gerçekle değil de kendi gerçekliğiyle yorum yapan kim varsa izlenmeyi, tanınmayı ya da bizim sol frame’de bulunmayı hak etmiyordur. hazır kendisini solda görmüşken, kendisi üzerinden bir maruzatımı anlatayım dedim.
664
mourinho özelinde kişi kültleştirmesi yaptığını düşündüğüm yorumcu. mourinho bir teknik direktör olarak zaten efsanedir, eyvallah. ama aslında olmayan vasıf, unvan ve çeşitli nitelikleri ona yüklemeye gerek yoktur. kişilik özellikleri ve futbol anlayışı üzerinden onun özgüllük ve bir arilik taşıdığını öne çıkarmaya da gerek yoktur. bu kurgusal kültleştirmede belirli bir eşiğin ardından sağlanan sahte temsil, bu kişiyi ilahi olanla yan yana koyulabilmesini dahi destekler. bu hata yapabilen insanoğluna yapılacak en büyük kötülüklerden birisi bile olur.
mourinho budur, sonuç alır. ama bazen alamaz da. mourinho budur, 2-0'dan sonra otobüsü çeker. ama bazen o otobüsü patlatırlar da. mourinho budur, olmaz denileni yapar. ama bazen olur denileni de yapamaz. mourinho budur, ilk defa böyle bir şey görüyorum. gördüğü şey de 3 forvetin sahada olması. donk'u forvet oynatan fatih terim de tanrı o zaman. yok daha neler.
duygusal olan kişilik özelliği, abartılı anlatımı, fener taraftarının başarıya olan açlığı, hatta siyasi görüşünde olan kişi kültleştirmesi maalesef onu mourinho konusunda çok büyük bir yanılgıya düşürdü. normalde sevdiğim bir adam ama çok büyük konuştu. 1 numaralı tezi sonuç alıyor tezi bile 2 maçta uçtu gitti. büyük fiyasko ne olursa olsun. çık hata yaptım de, bir şey kaybetmezsin.
665
iki üç kez "al çalıştır" diye takım verilen ve hepsinde zikip atan adam.
bir bu, bir de maymun çiçeği salgınıyla ilgili geçenlerde yorum yaptığını gördüğüm doktor yavuz dizdar. çok değil, üç sene önce yeni yeni başlayan covid19 salgını için "covid öldürmeyecek, bir iki kişiyi hasta edip geçecek, rahat rahat takılın, maskeye gerek yok." diye analiz kasan adam şimdi çıkmış maymun çiçeği yorumluyor. bu ülkede her şey oluyorsun ama rezil olamıyorsun.
666
az yaşını alan, güncelliğini kaybetmeye de başlayınca başlıyor saçmalamaya. ya galatasaray'a veya bir değerine ağır sallıyor, ya büyük konuşuyor, ya da acayip iddialara giriyor. hepsinin amacı aynı, yeniden gündeme gelmek.
bu da büyük konuşup mesleği üzerine söz verdi. ah önder ah, bu aptallık değil de nedir? ayrıca mourinho'nun da çok umrundasın sanki.
667
kendisini saha dışından soyutlayarak saha içine odaklanıp teknik taktik üzerinden bir yorumculuk kariyeri kurduktan sonra teknik taktik konuşmayacağım derseniz elinizde hiçbir halt kalmaz konuşacak.
önder özen ne konuşacak bu saatten sonra?
hayır, yani. mou üzerine teknik taktik konuşmayacaksanız nasıl olacak bu işler?
ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını, ne yapamadığını konuşmayacaksanız nasıl olacak?
garip bir söylem. bu zamana kadar söylediklerine ihanet içinde kendisi. yazık.
668
jose mourinho'yu asla eleştirmeyeceğini söylememiş yorumcu. maalesef türk insanının dinlediğini ve okuduğunu anlama becerisine çok güveniyor... adamın söylediği şu: "mourinho iyi oyun vadetmiyor, ben de oyunun kalitesini eleştirmeyeceğim."
bu aynı zamanda şu demek: "mourinho iyi oyun vadetmiyor, o zaman oyunun kalitesini övmeyeceğim, bana kupa getir."
mourinho sonuç alamadığında eleştirmezse o zaman tutarsız davranmış olur önder özen. şu an söylediğinde hiçbir sorun yok, tutarlılık anlamında.
bununla beraber, yorumcuların iyi oyunu tanımlaması gerek. iyi oynayan takım en çok hücum eden takım mıdır? örneğin bir takım 52 şut çekip 5 gol atsın ama 6 tane yiyip yenilsin. iyi oynadığını mı söyleyeceğiz? bence sadece 1 şut çekip rakibine pozisyon vermeden maç kazanan takım bundan daha iyi oynamıştır.
bir diğer mesele de şu: bir adamın iyi oyun vadetmemesi de eleştirilecek bir şey değil midir? hele futbola dair kapsamlı bir bakış açısı olan, okumuş etmiş, bir hayat görüşü olan önder özen gibi bir adamın mourinho pragmatizmine hayran olması anlaşılır değil. ama adam eleştirmeyeceğini falan söylemedi, "iyi oyun yok" diye eleştirmeyeceğini söyledi. ikisi arasında dağlar kadar fark var.
669
sözlerini yememek için kırk takla atan şahıs.
en son "mou futbolcuları tanıyana kadar bu tarz puan kayıpları olacak" buyurmuş. hatta ligin en iyi kadrosu fenerde demesine mütevellit onur tuğrul bile "allah aşkına hocam en iyi kaleci, en iyi savunma hattı, en iyi hücum hattı galatasaray'da neye dayanarak böyle söylüyorsunuz ? " demiş. gs'nin bekleri olmadığı için böyle buyurmuş önder hocamız da.
hoca 2 ay oldu onlarca kez antrenmana çıktı daha ne yapacak gbtsine mi bakacak futbolcuların ?
özetle yaptığı çifte standart hareketle bizim bazı taraftarların nezninde de var olan sempatisini yitirdi. hepimiz biliyoruz ki aynı kayıplar ismail kartal zamanında olsa akbaba gibi üşüşmüşlerdi kafasına.
bakalım mou'ya tapmaktan ne zaman vazgeçecek ?
670
kendisi serbest çalışan bir yorumcu değildir, k.o.ç. holdingin maaşlı (mamalı) işçisidir.
671
kendisiyle kişisel olarak tanışma şansım da oldu. açıkçası naif, kaliteli ve etrafındaki insanlara saygılı bir birey olduğunu düşünüyorum. tek sorunu iflah olmaz bir mourinho fanı olmasında sanırım. bu kafadan çıkıp aşırı büyük cümlelerinden vazgeçmesi şart. yoksa yıllardır özene bezene yarattığı takımlar üstü imajı iki haftada yerle yeksan olacak. izlenme oranlarına bakarsa şimdiden anlaşılabilir zaten durum.
672
sevmeyenleri, takip etmeyenleri anlamakla beraber, kendi adima ulke futbolunda en azindan uslup ve kibarlik manasinda farkli buldugum icin sevdigim ve cogu fikirlerini onemsedigim yorumcu. 21 ağustos 2024 young boys galatasaray maçı oncesi yayininda ilginc bir onerisi olmustu ve macta malesef yedigimiz 2.golde bunu gormek canimi cok sikti. yani sadece tv basindan maclari izleyen bir futbol yorumcusunun dikkatini cekiyorken, nasil teknik heyetimiz, profesyonellerimiz bu isleri kaciriyor, boyle basit hazirliklari yapmiyor anlamak mumkun degil.
young boys'un pas oyunu oynamayacagini, uzun vuracagini, ileride de uzun boylu oyunculardan kurulu oldugunu, ozellikle target manlerinin hava topunda iyi oldugunu belirtti. gectigimiz sezon nelsson-abdulkerim'in ozellikle bu tarz forvetlerden balotelli ve karagumruklu marcao karsisinda zorlanmalarini ornek verdi. biz de net hatirliyoruz ki rakiplerle bogusmaya ve hava topu duellolarina girmeye calismalari yuzunden hatalar yaptilar, ustunluk de kuramadilar hic zaten. bu sebepten hic enerjilerini bu rakipten de hava topu almaya harcamamalari gerektigini, adamin topu indirmesini bekleyip yerde mudahale etmelerini onerdi. young boys'un ligdeki bir rakibinin bunu yaptigini ve forveti baya etkisiz hale getirdigini anlatti. kalecilerinin uzun aut atisinda nelsson'un adamla hava topuna cikmasi (zira ortasahamizda zaten boy sorunumuz mevcut) yerini kaybetmesi, abdulkerim'in de adamin indirdigi topta paralize olmasiyla oldukca basit bir gol yedik. bu kucuk(!) detayi paylasmak istedim basligi altinda, bence degerli...
önder özen: "mourinho gibi insanlar tazminat kovalayamaz. onların gururu alacağı tazminattan çok daha önemlidir kendileri için. parayı bir tarafa bırakırlar gururlarına bakarlar. gururlarının incinmesi onlar için büyük bir para kaybından çok daha büyük bir kayıptır."
bu ve uğur meleke gibilerinin fenerbahçeli yabancı teknik direktör hayranlığı beni benden alıyor. biri 2000 yıl sonra yeni isa indi der öbürü onur gurur meselesi yapar der. adam 100 milyon euro’dan fazla tazminat koparmış, ilhan palut’u yenmek falan çok umrunda değil. sahada 1-2 üçgen görünce direkt aşık olup methiyeler diziyorlar hocalara. heriflerin isimli hocalara zaafları var ve bunu yenemiyorlar ilginç bir şekilde.