• 1
    kökeni insanoğlunun avcılık günlerine dayanan, oku bir yay aracılığıyla hedefe göndermeyi amaçlayan spor dalı.okçuluk ilk kez 1904 yaz olimpiyatları'nda olimpik programa alınmış, 1972'den beri aralıksız olarak programlarda yer almaktadır.bu branşta ilk dönemlerde fransa,belçika ve büyük britanya söz sahibiyken, daha sonraki dönemlerde abd,rusya,iskandinav ülkeleri,italya ve kore bu ülkeleri izlemiştir.1931'de kurulan ve halen 140 ülkenin üye olduğu uluslararası okçuluk federasyonu (fita - fédération internationale de tir a l'arc) okçuluk dalında en büyük otoritedir.

    ekipman ve kurallar

    yaylar, fiber, ahşap, karbon veya çelikten imal edilir. oklar ise fiber, karbon, alüminyum tahta veya çelikten olabilir. oklar komppozit olarak bir kaç malzemenin birlikte kullanılması ile de yapılabilir. okun arkasında oku yönlendiren 3 tane tüy bulunur. oklar 60 ila 71 cm. uzunluğunda, ağırlıkları ise 20 ila 28 gram arasında olmalıdır. hedef, çember çizgilerle beş renge boyanır. bu renkler merkezden dışa doğru sırasıyla sarı, kırmızı, mavi, siyah ve beyazdır. her renk şerit de ikiye ayrılır. böylece hedef içten dışa doğru 10'dan 1'e inen sayılarla numaralanır. 122 cm çapındaki hedef 90, 70, 60 metre atışlarında, 80 cm çapındaki hedef ise 50 ve 30 metre atışlarında kullanılır. salon yarışlarında; 25 metre uzaklıktaki hedefin çapı 60 cm, 18 metre uzaklıktaki hedefin çapı ise 40 cm olmalıdır.

    her ok hedefte vurduğu yere göre puan alır. bir ok halkaları ayıran çizginin tam üzerine saplanmışsa daha yüksek olan puanı alır. uluslararası yarışmalarda erkekler iki turda 144'er ok atarlar. her turda okçu 90, 70, 50 ve 30 metreden hedefe üçer düzine ok atar. bayanlarda 4 ayrı mesafeden 3'er metredir. okçular her seferinde sayılarını okumadan önce 6 atış yaparlar. 50 ve 30 metreden daha küçük hedefe yaptıkları atışlarda ise 3 atışta bir sayı okunur.

    * ***
  • 2
    kısa süren okçuluk yaşamımda öğrendiklerimi size anlatayım;

    *bir kere son derece monoton bir spordur, bayağı bir insan beraber atış yaparsınız ancak aslında herkes bireysel takılır. bu açıdan bir süre sonra bayar, at vur at vur nereye kadar dersiniz.

    *ok üç parmakla tutulur yaya yerleştirilir, yayın üstünde deri vardır yoksa el kesilir, omuzlar ile parmaklar aynı hizada olur ve ne rahat ne de kendini kasmadan bir duruş pozisyonunda atış yapılır.

    *herkes atışını tamamlamadan gidip hedeften okları toplamaya yeltenirsen okları bir tarafına yersin. tehlikelidir, dikkatin dağılmaması lazım, yoksa ambulans çağrılır.

    *aynı zamanda sol kolun üstüne koruyucu yerleştirmeden atış yaparsanız, ya da koruyucu kayarsa kola çarpan yay yüzünden kolunuz morarır, bir kere de birşey olmaz, ancak birkaç kereden sonra yayı tutamaycak duruma gelebilirsiniz.

    *hedefe odaklanırken tam ortaya nişan alınmaz çünkü nişangah ile ok arasında mesafe olur, ortanın az biraz üstüne nişan almak hedefi ortadan vurmanıza yardımcı olur, zira eğik atış denen bir hadise var sonuçta ok havada dümdüz gitmiyor, ama hedefe çok yakınsanız ortaya nişan alınabillir.

    *yayın gerginliği kişiden kişiye ayarlanır, sonuçta atış yaparken yay titrerse ok saçmasapan yerlere gidebilir ve hedefe gitmeyen ok eğer salondaysanız duvara çarpar ve yamulup kullanılamaz hale gelir.

    sonuç olarak azami dikkat ister, laubaliliğe gelmez alimallah alırsınız birini aşağı, bu kadar. spor dolu günler dilerim.
  • 3
    ok adı verilen ucu sivri çubukların, yay yardımıyla cansız hedeflere atılması esasına dayanan spor dalıdır. alan okçuluğu ise bir alan üzerinde çeşitli yerlere yerleştirilen 4 hedefe ok atmaya dayanan spor dalıdır.

    oyun alani

    atışların yapıldığı mesafelere göre kategorilere ayrılan okçulukta erkekler; 90 m, 70 m, 50 m ve 30 m, bayanlar; 70 m, 60 m, 50 m ve 30 m’lerde yarışırlar. yarış alanı düz bir zemin olup kuzey ve güney yönlerinde uzanan yarış alanlarında, her atış kulvarında genellikle iki hedef bulunur.

    kullanilan malzemeler

    çelikten yapılan okların uzunlukları 60-71 cm, ağırlıkları 20-28 gr arasında değişir. ağırlıklarına ya da germe ağırlıklarına göre sınıflara ayrılan yaylar, genel olarak fiber, karbon, ahşap ve özel magnezyumalüminyum alaşımından imal edilirler. yaylarda denge sağlayabilmek amacıyla yayın kabza kısmına dengeleyici adı verilen küçük ağırlıklar tutturulur. yay ve okların dışında okçular, parmaklarını yayın etkisinden korumak için bir parmaklık, yayı tutan kollarını korumak için de bir kolluk kullanırlar.

    sıkıştırılmış samandan yapılan hedeflerin yüzeyleri kâğıt, kumaş ya da benzeri maddelerle kaplıdır. çapları, 122 cm ve 80 cm olan iki tür hedef yüzü vardır. 122 cm’lik hedef yüzleri 90 m, 70 m ve 60 m atışlarında 80 cm’lik hedef yüzleri ise 50 m ve 30 m atışlarında kullanırlar. bütün hedeflerin kalınlıkları genelde 10-15 cm’dir. hedefler eşit genişlikte, iç içe 10 değerlendirme bölgesine ayrılırlar. 120 cm’lik hedef yüzlerinin değerlendirme bölgelerinin genişliği 6.1 cm, 80 cm’lik hedeflerin genişliği 4 cm’dir. hedef yüzeyleri içten dışa doğru sarı, kırmızı, mavi, siyah ve beyaz renklerdedir. bir renk, iki değerlendirme bölgesini gösterir. bir hedefi 24 sporcu kullanabilir. yarışmacılar beyaz yarışma kıyafeti giyerler. ayrıca okları net olarak görebilmek için dürbün kullanırlar.

    fita uluslar arasi 122 cm hedef yayi

    a.dış beyaz 1 sayı
    b.iç beyaz 2 sayı
    c.dış siyah 3 sayı
    d.iç siyah 4 sayı
    e.dış mavi 5 sayı
    f.iç mavi 6 sayı
    g.dış kırmızı 7 sayı
    h.iç kırmızı 8 sayı
    i.dış sarı 9 sayı
    j.iç sarı 10 sayı.

    uzun uzadıya kuralları;

    okçuluk bedensel güç gerektiren bir spor değildir. bu nedenle bu spor dalında kimin en iyi olduğunu anlamak çok zordur. ancak sporcunun bir stilinin olması, onun iyi bir okçu olduğuna işarettir. atışların hepsi aynı biçimde olmalıdır. sporcunun atışta sırası ile yaptığı hareketler; oku yaya takma, yayı parmaklarla kavrama, yayı germe, nişan alana kadar tutma ve oku yaydan bırakmadır. bir atış ne kadar rahat yapılırsa, o kadar isabetlidir.

    yarışçıların ilk önce uzun mesafe atış yaptıkları bireysel ve takım okçuluk yarışmalarında, atışlar ayakta ve hiçbir yerden destek almadan yapılır. atış pozisyonunda bir ayak ön, diğeri geride olacak biçimde atış çizgisini iki ayak arasında kalır. sporcu, atış çizgisine adım attığı andan itibaren, yarışma türüne göre belirlenen sürede atışlarını yapmak zorundadır. sürelerin dolmasından sonra yapılan atışlar hata olarak kabul edilir. ok yere düştüğü zaman" tekrar atış çizgisi"nin dışında değilse, yarışmacının atışını yinelemesine izin verilir.

    hedefi bulan her oka, hedef merkezinden uzaklığına göre sayı verilir. her dairenin puan değeri dıştan içen doğru 1 puan fazlalaşır. ok, hedef üzerindeki daire çizgilerine saplanırsa daha yüksek olan puanı alır. hedefi delip geçen, hedefe çarpıp düşen ya da hedefteki başka bir oka çarptığı okun üstünde bıraktığı iz belirlenirse sayı alır. yanlış hedefe giden ya da önce yere çarpıp sonra hedefi vuran oklara sayı verilmez. okçuluk yarışmaları iki ana başlık altında toplanır:

    1. bireysel karşilaşmalar

    olympic yarışma kuralları
    bireysel karşılamalar 3 roundda yapılır:

    a. qualification roundu
    bu roundda ilk 32’ye girecek bay ve bayan okçular belirlenir. erkekler ve bayanlar farklı zamanlarda, genellikle bayanlar sabah, erkekler öğleden sonra yarışırlar. 3 veya 2 okçu aynı hedefe, aynı zamanda atış yapar. atış çizgisindeki sıralanmayı ya okçular kendi aralarında tayin ederler veya atış çizgisi hakemi tarafından kurayla tayin edilirler. hedefler arasındaki mesafe 3.5 m veya daha fazladır. erkeklerde 90 ve 70, bayanlarda 70 ve 60 m olan uzun mesafe atışlarında okçular, 4 dakikada 6’şar ok attıktan sonra skorlarını yazarlar. kısa mesafeler (50 ve 30 m) 2.5 dakikada 3 ok atıldıktan sonra skorlar yazılır.

    bayanlar veya erkeklerden birer grup iki mesafe atışı yaptıktan sonra, diğer grup iki mesafeyi öğleden sonra atar. mesafeler arasında, hedeflerin taşınmasına yetecek kadar ara verilir. bu ara, 1520 dakika kadardır. bayanların ve erkeklerin atışları arasında hedeflerin taşınması ve sahanın temizlenip hazırlanması için en az 1 saat ara verilir. qualification roundda ilk 32’ye giren bayan ve erkek okçular, eliminasyon rounda geçerler. qualification roundda 32. sırada eşitlik varsa, sahanın ortasında tarafsız bir hedefe
    3 ok atışı yapılır.

    b. eliminasyon roundu
    bu roundda final rounda kalacak 8 okçu belirlenir. üst sırayı alan 32 erkek ve bayan okçu, qualification rounddaki sıralamalarına göre eliminasyon roundu şemasına yerleştirilirler.

    bütün eşleştirilmelerde bir önceki yarışmada yüksek puan atan okçu, atış çizgisinde sağ tarafta atar. eğer eşitlik varsa bir önceki atışlardaki puanlara bakılır. bu atış pozisyonu 12 okun hepsi atılıncaya kadar aynı kalır.

    1/16 ve 1/8 final atışları üçüncü günde sabah bayanlar, dördüncü günün sabahında erkekler olmak üzere yapılır. bayanlar ve erkekler, 70 metrede 122 cm’lik hedefe atış yaparlar. eliminasyon roundda 4 eş (8 okçu) aynı zamanda 8 ayrı hedefe atış yaparlar (her okçuya bir hedef verilir). bu 8 okçu, grup b, grup c, grup d, grup a sırasıyla ok atarlar.

    eşleşen iki okçunun hedefleri, 3 metre ara ile 6 metre enindeki aynı koridor içindedir. hedeflerin üzerindeki bayrakların ve hedef numaralarının renkleri değişerek yerleştirilir. bir maçta her okçu 4 dakikada 6 ok olmak üzere iki seride toplam 12 ok atar. okçunun malzemesinde meydana gelen arızalarda zaman durdurulmaz. okçu, okçuların bekleme sahasında ekstra bir yay bulundurabilir ve zaman müsaade ederse kalan oklarını atabilir.

    6 okluk her seri sonunda okçular skorları yazıp hedefteki oklarını alırlar. gerekli sayıda resmî skorer ve her çift okçu için bir hakem görevlendirilir. eşitlik varsa, son oklar çekilir çekilmez hemen tek ok atışı yapılır ve merkeze yakın ok kazanır. elimine olan okçular sahayı terk edebilirler veya okçuların bekleme sahasında kalarak turnuvayı izleyebilirler.

    1/16 finallerin sonunda kazanan 16 okçu, 1/8 finallere geçer ve 8’er okçu iki round şeklinde (her roundda 4 eş) atış yapar. grup c+d önce yarışır, kazanan 8 okçu öğleden sonraki finallere kalır.

    c. final roundu
    altın, bronz ve gümüş madalya kazanacak okçuları belirlemek için yapılan karşılaşmalardır. finaller genellikle öğle sonrası saatlere alınır. maçlar sırayla ve ayrı ayrı yapılır. üst sıraya yerleşen 8 okçu birbirini takip eden 4 maç şeklinde karşılaşır. atış sırası, grup b, grup c, grup d ve grup a olarak belirlenir.

    final yarışmasındaki bütün maçlarda okçular sırayla ve birer birer atış yaparlar ve her ok için 40 saniye zaman verilir. her maçta, bir önceki roundda yüksek atan okçu sağ tarafta atar ve sıra tayini için atış çizgisi hakemi tarafından yapılan yazıtura atışında ilk seçeneği yapar (yazı veya tura). yazıtura atışını kazanan okçu, 3 ok atacağı ilk seride kimin önce atacağını tayin eder. belirlenen atış sırası her seride değişerek devam eder.

    eğer bir önceki roundda skorlar eşitse, eşitlik bozuluncaya kadar daha önceki roundlara geri gidilir. maçı başlatmak için okçular 2 düdükle çizgiye çağrılırlar. 10 saniyelik bekleme süresinden sonra tek düdükle ilk 40 saniyelik atış süresi başlatılır. ilk ok atılıp hedef altındaki küçük skorbordda puan yazılır yazılmaz, ikinci okçunun ilk oku için 40 saniyelik süreyi başlatan tek düdük sinyali verilir. eğer okçu verilen 40 saniye içinde okunu atamazsa, tek düdük sinyali tekrarlanır. okçular bu sırayla üçer ok attıktan sonra üç düdük çalınarak seri sonu ilân edilir ve skor yazılarak oklar çekilir. atılan üç okun skoru yazılıp, oklar getirilinceye kadar okçular atış çizgisini terk edebilirler. son ok hedeften çekilir çekilmez atış amiri, iki düdükle okçuları çizgiye çağırır ve 10 saniye sonra (eğer hedef boşaltılmışsa) tek düdükle atış sinyali verilir.

    seyirciler ve televizyon için işleri hızlandırmak amacıyla okçular, skor yazmak ve oklarını almak için hedefe gitmezler. görevli olarak skor yazılımını ve okların hedeften çekilmesini izlemek üzere sahaya girme yetkisi olan bir ajan, her hedefte 2 veya 3 hakem resmî skorer ve gözlemci olarak görev alır. her hedefte 2 ok taşıyıcı bulunur. bu kişiler 60 m çizgisinde hedeflerin 5 m sağ ve soluna yerleştirilmiş olan fotoğrafçı bariyerlerinin arkasında beklerler. böylece her üç ok sonunda çabucak hedefe gidip skorları yazar ve okları çekerek tekrar bariyerin arkasına geçerler.

    final ve eliminasyon roundlarında okçunun malzemesinde çıkacak sorunlar için saat durdurulmaz; okçu verilen zaman içinde atışlarını yapmak zorundadır. yarışmacı okçuların bekleme alanında yedek malzeme bulundurulabilir. her okçu için iki gözetlemeci bulunur ve her biri hedefin iki tarafındaki fotoğrafçı paravanlarının arkasında yer alır. bu gözetlemecilerin her ikisinde de güçlü dürbünler bulunur ve resmî olmayan skoru hemen ilân ederler. her hedefe tayin edilen başhakem, resmî olmayan sonuçların belirlenmesini kontrol ederek atış amiri ve skorbord operatörü ile haberleşir.

    gözetlemeciler tarafından belirlenen ve resmî olmayan skorlar, hedef altındaki küçük skorbord ile ana skorborda yazılır. eğer ilk gözetlemeci skordan emin değilse, diğer paravanın arkasındaki ikinci gözetlemecinin yardımı istenir. skorların anında ilân edilmesi, istenen durumdur. başhakem veya gözetlemeci hakem, gecikme olmaması açısından bizzat skorları ilân edebilirler.

    anonsçuda da bir dürbün bulunur ve eğer skorlar belirgin şekilde gözlenebiliyorsa anons eder. eğer emin değilse, skoru hakemlerin bildireceğini duyurur.

    eğer okun değeri her iki gözetlemeci tarafından da kesin tayin edilemezse, geçici olarak düşük değer ilân edilir ve durum seyircilere bildirilir.

    her hedefte üç ok toplam değerini ve o ana kadar olan toplam skoru göstermeye yetecek genişlikte elektrikli flipplate, skorbord vardır. okçunun sırt numarası, ülkesi ve ismi de skorbordda yer alır. sporcuya ilişkin bilgiler eğer elektrikli skorbord iki satır alabiliyorsa burada, eğer bu mümkün değilse bunun üzerine yerleştirilecek başka bir levhada belirtilir.

    her üç okluk seriden sonra atışlar durdurulur. okların skorları yazılarak hedeften çekilir ve ilân edilen skorlarla karşılaştırılır. ilk üç ok, ikinci üç okun atılmasından hemen sonra atış çizgisine geri getirilir. seriler arasında geçmesi gereken zaman 30-45 saniye civarındadır.

    ok taşıyıcılar, yarışmacılar atış yaparken hareket edemezler. 8 okçunun katıldığı çeyrek final yarışması bittikten sonra kazanan 4 okçu yarı final rounduna geçerler. atış düzeni, önce c+d ve sonra a+b grupları şeklindedir. yarı finallerde kaybeden iki okçu bronz madalya finalinde, kazanan iki okçu altın madalya finalinde yarışırlar. böylece altın ve gümüş madalya kazananlar belirlenir.

    finallerdeki eşitlikler de (altın madalya finali hariç) tek ok atışıyla çözümlenir ve merkeze yakın ok kazanır. skorborddaki sonuçlar hakemlerin kontrolünden sonra kesinleşir.

    karşılaşmanın bitişinden hemen sonra "en geç bir saat içinde" doping kontrolü yapılır. sırasını bekleyen okçular için yarışma sahasının yakınında ısınma hedefleri bulunur. bütün bu kurallar hem erkekler, hem de bayanlar için geçerlidir. olimpiyat ve dünya rekorları 12 ok’luk seri ve 60 ok’luk eliminasyon ve final roundları için belirlenir.

    atışlar sırasında ilk atılan üç ok, ikinci üç ok atıldıktan hemen sonra okçuya geri getirildiğinden, her yarışmacının sadağında en az 6 iyi okun bulunması gerekir.

    atiş sirasi tablosu

    altın madalya finalleri atış sırası
    birinci seri a b a b a b
    ikinci seri b a b a b a
    üçüncü seri a b a b a b
    dördünü seri b a a b a b a
    1. eşitlik atışı a b
    2. eşitlik okları b a
    3. eşitlik okları a b
    4. eşitlik okları b a (merkeze yakın ok)
    5. eşitlik okları a b (merkeze yakın ok)

    a. b(m) c d e(cm) f
    4 15-20-25-30 4 1 30 16
    4 35-40-45 3 1 45 12
    4 50-55-60 3 1 60 12
    4 35 1 1 45 4
    1 6-8-10-12 1 4 15 4
    1 30-35-40-45 1 4 45 4
    1 45-50-55-60 1 4 60 4

    a. b(m) c g(cm) e(cm) f
    4 5-15 2 80 15 8
    4 35-40-45 4 320 30 16
    4 50-55-60 5 600 45 20
    4 35 3 480 60 12

    2. takim yarişmasi

    yarışmanın 1. ve 2. gününde atılan tek fita qualification roundu sonuçlarına bakılarak en iyi 16 takım sıralanır. takımın bütün üyeleri aynı cinsten ve aynı ülkeden olmalıdır. eğer 16. sıra için eşitlik söz konusu ise 9 ok atışlık bir seri, bu eşitliği ayırmak için kullanılır. takımlar 16 takımlık eşleştirme şemasına (kapalı salon fita round’da olduğu gibi) yerleştirilir. bireysel qualifikasyon roundu sonuçlarına göre, birinci gelen takım 16. takımla karşılaşır. eğer 16 takımdan az takım varsa, üst sıralardaki takımlar avantaj kullanır ve yarışmazlar.

    bayan ve erkek takımları farklı zamanlarda (genellikle bayanlar sabah) yarışırlar. hedef yüzü bayan ve erkekler için 122 cm ve 70 metrededir.

    takımın her üyesi üçerden 9 ok atar ve 3 seri atış yapılır. her takım bir seride 9 ok x 3 seri=27 ok kullanır. her takım ayrı hedefe atış yapar. eşleşen iki takım, 6 m enindeki koridor içine 3 m arayla yerleştirilmiş hedeflere atış yaparlar. 1/8 finalinde ise yüksek sıralamada olan (puanı fazla olan) takım sağ tarafta atış yapar. sonraki roundlarda bir önceki elemede yüksek puan atan takım, yeni atış için sağ taraftaki hedefi kullanır. her takımdan bir okçu atış çizgisinde bulunabilir ve o okçu 1 m çizgisinin arkasına çekilmeden takım arkadaşı atış çizgisine gelemez. sırasını bekleyen takım üyeleri, 1 m çizgisinin arkasında durmak zorundadır. bu 1 m’lik bekleme çizgisi, takım atışları için kullanılacak olan hedeflerin atış çizgilerinin arkasına çizilmiştir. takım yarışında takım üyeleri sırayla atış yapar ve diğerleri 1 m çizgisinin arkasında beklerler. eğer sırada bekleyen okçu, takım arkadaşı 1 m çizgisinin arkasına geçmeden atış çizgisine gelirse, hakem sarı uyarı bayrağını kaldırır. bu kuralın o maç esnasında takımın herhangi bir üyesi tarafından tekrar ihlâli durumunda o maçtaki en yüksek ok veya okların iptaliyle cezalandırılır. hakem bu cezayı kırmızı bayrak kaldırarak ilân eder. yarışmacı atış çizgisine gelmeden kirişine ok takamaz. takımın her üç üyesi de verilen zaman içinde oklarını atmak zorundadırlar. takım üyeleri istedikleri sıra ile ve atış çizgisinde iken 1., 2. veya 3. oklarını da atabilirler. zaman limiti 3 dakika olup bu zaman limitinin bitiminden sonra atılacak ok, en yüksek skorun silinmesi ile cezalandırılır. zaman limiti, "katılımcı" takım yarışını teşvik ve heyecanı artırmak için gereklidir. bekleyen okçulardan biri dürbünle atılan okun skorunu söylerken diğeri de atış yapan arkadaşına bilgiler aktarabilir (rüzgar vs.). bir antrenör, koçların bekleme sahasında ve bir metre çizgisinin arkasında sahanın açık tarafında bulunabilir, ancak dürbün kullanamaz.

    eliminasyon roundu: ilk roundda (1/8 finaller) 16 takım 8 çift hâlinde, 4’ü orta çizgisinin sağında, 4’ü solunda olmak üzere atış yaparlar. okçular kendi skorlarını söylerler ve oklarını kendileri hedeften çekerler.

    ikinci round (çeyrek finaller): sekiz kazanan takım, aynı anda 4 çift hâlinde ve orta çizginin iki tarafında ikişer çift olacak şekilde atış yapar. okçular kendi skorlarını söylerler ve oklarını kendileri hedeften çekerler.

    takım yarışlarını başlatmak için 2 düdük çalınır. 10 saniye sonra da "atışa başla" işareti olarak tek düdük çalınır. her iki takım da 9 ok atmak için 3 dakika süreye sahiptir. 3 dakikanın sonunda "atışı durdurun!" anlamında 3 düdük çalınır. eğer takımdan biri 3 dakika dolduktan sonra atış yaparsa, takım o serideki en yüksek puanını kaybeder.

    final roundları: sona kalan 4 takım, takım yarışının yarı final karşılaşmalarını yapar. bu 4 takım arasındaki iki maç ayrı ayrı oynanır. bir önceki roundda yüksek puan alan takım sağ tarafta atış yapar. yarı finalde kaybedenler bronz madalya için, kazananlar ise altın ve gümüş madalya için karşılaşırlar.

    final roundlarında okçular skor yazmak veya oklarını almak için hedefe gitmezler. onların yerine gözlemciler okların değerlerini belirlerler. tartışmalı oklar ve resmî skorların kaydı için hakemlere büyük görev düşer. her takım için bir ajan tayin edilmesi istenir. bu ajanlar, okların değerleri okunurken okçuların temsilcisi ve gözlemci olarak bulunurlar ve okları hedeften çıkartarak ok taşıyıcılara verirler. ok taşıyıcı olarak görevlendirilen kişiler ise okları bir sonraki 9 ok atıldıktan sonra sahiplerine geri götürürler.

    atılan 9 okun skorları yazılırken takım, atış çizgisini terk edebilir. "çizgiye çağırma" 2 düdükle yapıldıktan sonra 10 saniye beklenir ve tek düdükle "atışa başla" işareti verilir. bu işlem 3 seri boyunca tekrarlanır.

    eğer eşitlik söz konusu olursa, takımdaki okçular birer ok atarlar ve yüksek atan kazanır.

    malzemelerde çıkabilecek sorunlar için saat durdurulmaz. malzemesinde sorun çıkan okçu atış çizgisini terk edip arkadaşları oklarını atıncaya kadar sorununu hallederek zaman bitmeden kalan oklarını atabilir. bütün okların 3 dakikalık zaman içinde atılması zorunludur. takımdaki okçular, bekleme alanında yedek malzeme bulundurabilirler.

    hakemlerin onayından sonra elektronik skorborddaki skorlar kesinleşir. bütün okçuların oklarının üzerinde isimleri yazılıdır. böylece her okçunun gerekli sayıda ok atıp atmadığı kontrol edilir. her okçunun iyi 6 oku vardır. ilk atılan 3 ok, ikinci seri 3 oktan sonra sahibine iade edilir. sırasını bekleyen okçuların ısınması için yarışma sahasına yakın bir ısınma sahası bulunur.

    takım yarışmasında olimpiyat ve dünya rekorları aşağıdaki değerler üzerinden belirlenir:

    1. bir maçta atılan 27 ok,
    2. 4 final maçında atılan 108 ok.

    bireysel final karşılaşmalarında düdük sinyalleri ve atış sıralaması

    seri
    1. * * 10 saniye * a * b * a * b * a * b * * * skor yazılımı ve ok toplama.
    2. * * 10 saniye * b * a * b * a * b * a * * * skor yazılımı ve ok toplama.
    3. * * 10 saniye * a * b * a * b * a * b * * * skor yazılımı ve ok toplama.
    4. * * 10 saniye * b * a * b * a * b * a * * * skor yazılımı ve ok toplama.

    puan eşitliği * * 10 saniye * a * b * * * skor yazılımı ve ok toplama.

    not: okçular her seride üçer ok atarlar. her seride ilk oku atan okçu sırayla değişir.
    ilk seride ilk oku atan okçu ikinci seride ikinci olarak atar. yine üçüncü seride ilk ve dördüncü seride ikinci atar.
    her seri sırasında ok atılıp skorboardda puan ilân edilir edilmez tek düdük çalınarak, ikinci okçunun süresi başlatılır. eğer okçu 40 saniye dolduktan sonra okunu atarsa, o serideki en yüksek ok değeri geri alınır.
    * her sinyal bir yıldızla gösterilmiştir.

    eşitlik durumu

    1. bireysel eşitlikler

    a. qualification roundu
    32. sıra için:
    1. sahanın ortasında tarafsız hedeflere atış yaptırılır.
    2. sağ veya sol hedef için yazıtura atılır. eğer 2’den fazla okçu varsa çizgi hakemi kura çekimine nezaret eder.
    3. atışlar son atılan mesafedeki hedeflere yapılır.
    4. total skor için üçer ok attırılır.
    5. her iki okçu da üçer okunu 2.30 dakika içinde atar.
    6. eğer yine eşitlik varsa, okçular yerlerinde kalmak şartıyla, 50 saniye içinde 1’er ok daha atarlar ve merkeze en yakın ok kazanır.
    7. eğer yine eşitlik varsa tekrar birer ok attırılır ve merkeze yakın ok kazanır ve bu atışlar eşitlik bozuluncaya kadar devam ettirilir.
    8. merkeze yakın okun ölçümü, okun kenarından 10 sahasının merkezindeki (+) işaretine kadar olan mesafedir.

    daha üst sıralardaki bütün eşitlikler standart yöntemlere göre çözümlenir (hit’ler, 10’lar, 9’lar sayılır). eğer eşitlik bozulmazsa, ilk 32 içindeki eşitlikler yazıtura ile çözümlenir. ilk 32’ye giremeyenler arasındaki eşitlikler, hit’ler, 10’lar ve 9’lar ile çözümlenemezse iki okçu eşit sayılır.

    b. eliminasyon roundu
    eşitlikler, tek okla ve merkeze en yakın atış okun kazanması prensibine göre çözümlenir. her iki okçu da atış çizgisine beraberce gider ve o maç için atış yaptıkları hedeflerine 40 saniyede birer ok atarlar.

    final roundu: altın madalya finali hariç, eşitlikler tek okla ve merkeze en yakın okun kazanması ile çözümlenir. okçular hedeflerinde kalırlar ve atış sırası sanki 5. seriyi atıyorlarmış gibi değişir. eğer tekrar eşitlik olursa, atış sırası yine yeni bir seri imiş gibi değiştirilir. her okçu tek ok atışı için 40 saniyelik süreye sahiptir.

    altın madalya finali: okçular daha önce 12 ok attıkları hedeflerinde kalırlar. tek ok atışı yapılır ve yüksek puan atan kazanır. önceki üç okluk seride ikinci atan okçu burada ilk atar. 1 ok için verilen süre 40 saniyedir. eğer eşit puan atılırsa, ikinci oklar attırılır. atış sırası değiştirilir. ikinci oktan sonra da eşitlik varsa 3. oklar atılır ve atış sırası yine değişir. her ok atıldıktan sonra, hedefteki okların skoru yazılır ve oklar hedeften çıkartılırlar. eğer 3 oktan sonra eşitlik devam ediyorsa, dördüncü oklar attırılır. bu sefer merkeze en yakın ok kazanır. atış sırası yine değiştirilir. eğer dördüncü oktan sonra eşitlik yine bozulmazsa 5. oklar attırılır ve yine merkeze en yakın ok kazanır.

    2. takım eşitlikleri

    a. qualification roundu
    ilk 16’ya giren bayan ve erkek takımları, yarışmanın ilk iki gününde yapılan bireysel qualification roundundaki puanların toplamı ile belirlenirler. eğer 16. sırada (son sırada) eşitlik varsa, atılan son mesafeye bir seri (9 ok) atış yapılarak bu eşitlik çözümlenir. sahanın ortasında tarafsız iki hedef seçilir. üç okçu da birlikte ve 2.5 dakika içinde 3’er ok atarlar. eğer 9 oktan sonra yine eşitlik varsa, her iki takımın üyeleri de 50 saniye içinde birer ok daha atarlar. eğer yine eşitlik varsa, merkeze en yakın oku bulunan takım (son 3 ok atışında) eliminasyon rounda geçer. eğer merkeze en yakın okta eşitlik varsa, takım üyeleri birer ok atarlar (50 sn’de) ve merkeze en yakın oku bulunan takım kazanır. atışlar gerekirse eşitlik bozuluncaya kadar sürer ve takımın bütün üyeleri aynı anda aynı hedefe atış yaparlar.

    fita ruoundda eşitlik: fita kurallarına göre eşitlik atışla bozulur. ilk 16’ya giren takımlar arasında eşitlik varsa vuruş, 10’lar ve 9’lara bakılarak eşitlik bozulmaya çalışılır. eğer yine eşitlik söz konusu ise takımlar arasında yazıtura atılır.

    b. eliminasyon roundu
    takım olympic round yarışmalarının eliminasyon ve final roundlarında bütün eşitlikler, takım üyelerinin birer ok atmasıyla (3 ok) çözülür. eğer hâlâ eşitlik varsa, merkeze en yakın oku bulunan takım kazanır. takım shootoff’larında üyelerin birer ok atmaları için verilen süre, normal atış süresinin (9 ok’un) 1/3’üdür ve bu süre şu anda 60 saniyedir. eğer yine eşitlik varsa, takımlar tekrar üç ok atar (her okçu 1 ok) ve yukarıdaki kurallar eşitlik bozuluncaya kadar yarışma sürdürülür. takımdaki okçular birer birer atış çizgisine gelerek oklarını atarlar.

    siralama işlemleri

    maç şeklindeki bir yarışmada ilk 32 okçu veya ilk 16 takımın sıralanması kadar, yarışmaya katılan diğer okçuların da sıralanması gerekmektedir. bu sıralamada aşağıdaki kurallar uygulanır:

    1. ilk 16 maçtan sonra (1/16 finalleri) kaybeden 16 okçu, bu roundda attıkları puanlara göre 1732. sıralara yerleştirilirler.
    2. eliminasyon ve final roundlarında eşitlik durumlarında, okçunun bir önceki rounddaki puanına veya sırasına bakılır. eğer hâlâ eşitlik varsa, daha önceki roundlardaki skorlara bakılır ve eşitlik bozuluncaya kadar geriye gidilir. eğer qualifikasyon roundda da eşitlik varsa, en fazla vuruş, 10 ve 9’lara bakılır.
    3. ikinci round maçlardan sonra (1/8 finalleri) kaybeden 8 kişi, yukarıda tarif edildiği şekilde 9-16. sıralara yerleştirilir.
    4. üçüncü round maçlardan sonra (çeyrek finaller), kaybeden 4 yarışmacı aynı şekilde 5-8. sıralara yerleştirilir.
    5. ilk 4 okçu bitirdikleri şekilde sıralanırlar.
    6. takımlar için de aynı sistem kullanılır.
    7. 32.den sonraki sıralama qualification roundda (tek fita sonuçları) aldıkları sıraya göre yapılır. takımlarda 16.dan sonra sıralama yapılmaz.

    final maçlarinin başlatilmasi

    bireysel final roundlarında ilk seriden önce atış sırasını belirlemek amacıyla, yazıtura atışı yapılır. yazıtura atışının nasıl yapılacağı önceden belirli kıstaslara bağlanmıştır. uluslar arası yarışmalarda farklı dil sorunu nedeniyle çıkabilecek anlaşmazlıkları ortadan kaldırmak için hedef tayini de önceden saptanmış kurallarla belirlenir. hedef tayini organizasyon tarafından qualification rounddaki sıralamaya göre yapılır. 1/16 finallerinden sonra (takımlarda 1/8 finalleri) bir önceki roundda yüksek atan okçu (veya takım), sağ taraftaki hedefe atış yapar. eğer eşitlik varsa, daha önceki rounddaki puanlara bakılır.

    anonsçu bireysel yarışlarda maçı başlatmak ve yazıtura atmak için aşağıdaki işlemleri yapar:

    1. hakemler ve okçular veya takımlar) okçuların bekleme alanında beklerler.
    2. anonsçu maçı açıklar ve hakemi ve ülkesini ya da hakemleri ve ülkesini ilân eder.
    3. hakem(ler) atış çizgisine gelir ve yüzünü seyircilere döner.
    4. anonsçu, önce bir önceki roundda yüksek puan atan okçuyu (veya takımı) ve ülkesini anons eder.
    5. okçu (veya takım) atış çizgisine gelir ve yüzünü seyircilere döner.
    6. ikinci okçu (veya takım) anons edilir ve o da aynı şekilde atış çizgisinde yerini alır.
    7. anonsçu yazıtura işlemini ilân eder (sadece bireysel yarışlarda).
    8. hakem ilk atışı yapacak okçuyu işaret eder (sadece bireysel yarışlarda).
    9. anonsçu yazıturanın sonucunu ve ilk seride kimin ilk atacağını ilân eder (sadece bireysel yarışlarda).
    10. okçular el sıkışırlar.
    11. maç başlar.
    bu işlem, yazıtura atışı hariç, takım eliminasyon ve final roundlarında da aynıdır.

    okçunun temsilcisi

    okçunun veya takımın ajanı, eğer mümkünse takımın üniformasını giyer. okçunun veya takımın hedefindeki başhakem tarafından okunan ok değerlerini ve skorer tarafından skor yazılımını gözler. eğer çizgide ok varsa, temsilci ikinci ve üçüncü hakemi çağırarak okun değerlendirilmesini isteyebilir. okların hedeften çıkartılmasından ve ok deliklerinin işaretlenmesinden sorumludurlar.
    önceden mutlaka saha giriş izni verilmiş olması gereken temsilci, mutlaka takımın dışından biri olmalıdır (örneğin; başka bir ülkenin takımından, organizasyon komitesinden, fita hakemi veya üyesi gibi).

    ok taşiyicilar

    bu kişiler organizasyon komitesi tarafından görevlendirilirler ve görevleri ile uyumlu benzer giysi veya üniforma giyerler.

    ok taşıyıcılar bir önceki turda atılmış okları gözlemcilerden teslim alıp belirlenmiş zaman içinde okçulara teslim ederler.

    eğer ok taşıyıcı, okları getirirken düşerse ve okçu oklarını kontrol etmek isterse, bu durumda extra zaman tanınır.

    alan okçuluğu

    bir alan üzerinde, çeşitli yönlerde yerleştirilmiş çeşitli büyüklükte dört hedefe ok atmaya dayanan spor dalıdır.

    "avcı turu" ve "alan turu" olmak üzere iki değişik turda yarışılır. her tur farklı bir alanda yapılır.

    alan okçuluğunda kullanılan oklar ve yaylar, hedef okçuluğunda kullanılanların benzeridir. çapları 60 cm, 45 cm, 30 cm ve 15 cm olan 4 değişik hedef kullanılır. her hedef üzerinde üç halka bulunur. alan turunda kullanılan hedeflerde içte ve dışta siyah, ortadaki beyazdır. avcı turundaki hedefler ise birbirlerinden iki ince beyaz ayrım halkaları ile ayrılmıştır ve üç siyah halka bulunur. hedefler pist zemininden 15 cm yüksekliktedir.

    alan okçuluğu bireysel bir yarış şeklidir. bir okçu her turda 28 hedefe toplam 112 ok atılır.

    alan turu: her bölüm, 56 atış yapılan, iki bölümden oluşur. her bölüm için uzaklıklar ve atılan ok sayısı değişir.

    buna göre:
    a. her uzaklığa atılan ok sayısı,
    b. atış uzaklıkları,
    c. hedef sayısı,
    d. atış yerindeki kazık sayısı,
    e. hedef yüzeyinin çapı,
    f. toplam ok sayısı,
    g. hedefe yapılan atışların toplam uzaklığını ifade eder.

    avcı turu: alan turunda olduğu gibi her bölümünde 56 atış yapılan iki bölümden oluşur. her hedefe 4 ayrı uzaklıktan birer atış yapılır.

    dörder kişilik gruplar hâlinde yapılan yarışlarda, bütün yarışmacıların aynı anda atış yapmaları gerekir. atışlar, ayakta ve ayaklar yere çakılı kazıkların gerisinde olacak şekilde yapılır. ok, yarışmacının isteği dışında yaydan çıkarsa ve yarışmacıdan bir yay boyu uzaklıkta yere düşerse atış tekrarlanır.

    karşılaşmaların sonunda toplam puanı en fazla olan yarışmacı 1. olur. eşitlik durumunda, puan alıcı okları en fazla olan kazanır. hedefi delip geçen ya da çarparak yere düşen oklar değerlendirmeye alınır. bir okçunun bir hedeften alabileceği en fazla puan 20, bir turda alabileceği en fazla puan 560’tır.

    teknik bilgileri de var tabii;*

    yaptığınız sporun güvenliğinden sizler sorumlusunuz:

    1. hiçbir zaman yayınızı boş olarak bırakmayınız: yay boş olarak gerilip bırakıldığında ortaya çıkan enerji, yayınıza ve size ciddî zarar verebilir.

    2. yayınızı aşırı sıcak ve neme maruz bırakmayınız: bu olay, kapalı bir araçta güneşli bir günde limplerinizin hasar görmesine neden olur. uzun süre sıcak ve/veya nemli ortamda depolama da yaya hasar verir.

    3. her kullanımdan önce yayınızı dikkatli bir şekilde gözden geçirin: kiriş, limp ve yükselticileri (riser) kontrol edin. hasarlı kirişleri değiştirin.

    4. okçuluğun hedef arkasına gerili ağın sağlamlığından emin olun: yanlışlıkla kaçan bir okun başka hasar vermemesi için ağın sağlam olması gerekir.

    5. hedeften emin olun: hedefin düşük ışık konumunda olmasına dikkat edin ve arkasında, kişi, bina, yol, araç veya benzeri objelerin olmamasına özen gösterin.

    6. tüm oklarınızı gözden geçirin: atıştan önce olası hasarlanmalar için oklarınızı gözden geçirin. hasarlı tüyleri veya arkalıkları hemen değiştirin.

    7. her zaman güvende olun: hiçbir zaman oku havaya doğru atmayın. çocuklar mutlaka yetişkinlerin gözetiminde eğitilmeli ve atış yapmalıdır.

    8. tüm uyarıları okuyun ve dikkate alın: yapılan tüm uyarılar ve konulan tüm kurallar, belli tecrübeler ışığında belirlenmiştir.

    makaralı yay bakımı
    yay mekanik bir cihazdır ve periyodik bakıma ihtiyacı vardır. her yıl bir uzman tarafından bakımı yapılmalıdır. gözden geçirilmesi gereken yerler, akslar, kiriş, taşıyıcı kablolar, limpler, yükselticiler, aksların yağlanması ve pimlerdir.

    kiriş ve kablolar: düzenli şekilde kiriş ve kablolarınızı bal mumu ile wax'lamanız gerekir.

    bunun sıklığı her iki haftada bir olmalıdır. sadece makaralı yay için üretilmiş kiriş ipleri kullanınız. olimpik yaylar için üretilenler kolayca kopabilir veya uzama yapabilirler.

    eksenlerin yağlanması: yağlama işlemi de düzenli aralıklarla yapılmalıdır. bu her 1500-2000 atışta bir olur. toz, kir, nem gibi ortamlarda çalışıldığında, yağlama işlemi aynı gün yapılmalıdır.

    yay presi: yayın boşaltılması için daima çift kollu yay presi kullanın ve bunu bilen birisi ile yapın. asla tek kollu yay presi kullanmayın.

    tanımlar hiç bitmez;*

    olympic/round yarışmasındaki tanımlar

    qualification roundu: olympic round yarışmasının ilk iki gününde atılan tek fita atışıdır.
    eliminasyon roundu: bireysel yarışmada 32 ve 16 okçunun (bazen 1/16 ve 1/8 finalleri diye anılır), takım yarışmasında 16 ve 8 takımın (bazen 1/8 ve 1/4 finalleri diye anılır) yarıştığı bölümdür.
    finaller: bireysel yarışmalarda, çeyrek final (8 okçu), yarı final (4 okçu), bronz madalya finali ve altın madalya finalidir. yine takımlarda yarı final (4 takım), bronz ve altın madalya final eşleşmeleridir.
    eşleşme: eliminasyon ve final roundlarında iki okçunun veya iki takımın aralarında yaptıkları yarışmalardır.
    bronz madalya finali: yarı final karşılaşmalarında dört okçu veya takımlardan kaybedenlerin eşleştirilmesidir.
    altın madalya finali: yarı final karşılaşmalarında dört okçu veya takımdan kazananların eşleştirilmesidir.
    round: eliminasyon aşamasında 32 ve 16 okçunun eşleştirilerek karşılaşmaları ve finallerde önce 8, sonra 4 okçunun, bronz ve altın madalya finallerinde ikişer okçunun art arda yaptıkları karşılaşmalardır. yine takım yarışlarında eliminasyon round aşamasında 16 ve 8 takımın, sona kalan 4 takımın ve daha sonra bronz ve altın madalya finallerinde ikişer takımın karşılaşmaları da, bu tanım içerisinde yer alır.

    "round" terimi klâsik fita karşılaşmasını tanımlamak için "fita round", olympic round yarışmasını tanımlamak için "fita olympic round" olarak kullanılır.

    dünyada okçuluk;

    okun, insanlık tarihi boyunca bir savaş ve av silâhı olarak kullanılması nedeniyle okçuluğun kökeni de çok eski çağlara kadar inmektedir. önceleri askerî bir araç olarak kullanılan ok, sonraları eğlence ve yarışmaların vazgeçilmez aracı durumuna gelmiştir.

    modern anlamda okçuluğun başlangıcı 1500’lü yılların başlarına rastlar. ilk okçuluk dernekleri 16. ve 17. yy.larda ingiltere’de kurulmuş, 19. yy.da ingiltere’den, abd, kanada ve avustralya’ya geçmiş, 20. yy. başlarında da gerçek anlamda bir spor olarak kabul edilmeye başlanmıştır. ilk kez 1900 paris olimpiyat oyunları’nda erkekler kategorilerinde programa dâhil edilerek 1920 yılına kadar olimpiyatlarda yer almıştır. bayanlarda ise sadece 1904-1908 olimpiyat oyunları’nda yer alan bu spor, daha sonra 1972 yılına kadar olimpiyatlara alınmamıştır. ilk zamanlarda duran ya da uçan kuşları vurmaya dayanan okçulukta, sonraları modern bir spor anlayışı içinde, cansız hedeflere atışlar esas alınmıştır. okçuluğu gelişmiş ve sistemli bir spor hâline getirebilmek amacıyla 1931’de belçika, fransa, polonya ve isveç’in öncülüğünde, uluslar arası okçuluk federasyonu (fita; federation internationale de tir l’arc) kurulmuştur. okçulukta asıl önemli gelişmeler de ancak bu tarihten sonra sağlanabilmiş ve ilk kez 1933’te dünya okçuluk şampiyonası düzenlenmiştir. 1940’lı yıllarda fita tarafından düzenlenen okçuluk karşılaşmaları, 1957’den sonra iki turda yapılmaya başlanmış, sonraları okçuluğa olan ilgiyi artırmak amacıyla, 1985’te büyük fita turnuvası adı altında yeni bir turnuva geliştirilmiştir.

    türkiye'de okçuluk;***

    eski türklerde ata ve fiziksel güce verilen öneme paralel olarak, bunları tamamlayan ok ve okçuluğa da büyük önem verilmiştir. köklü bir okçuluk geleneğine sahip olan türklerde okun güzel kullanılması, beceri ve gücün bir simgesi olmuştur. bugünkü spor kulüplerine benzeyen "okçuluk tekkesi" ve "ok meydanı" gibi ocakların kurulması, osmanlılar döneminde de bu spora verilen önemi göstermektedir. osmanlı türklerinde okçuluk, eski türklerdeki okçuluk anlayış ve uygulayışının bir uzantısıdır. ancak osmanlı türklerinde okçuluk daha büyük önem kazanmış, amaç ve uygulayışa yenilik ve genişlik kazandırılmıştır. eski türklerde olduğu gibi osmanlılarda da okçuluk, ordunun etkinliğini ortaya koyan bir araçtı. bu nedenle bu aracı en iyi biçimde kullanabilmek için eğitim ön plânda tutulmuştur. eğitim, doğal olarak yarışmayı da bünyesinde barındırıyordu. okçuların birbirlerinden üstün olduklarını gösterme çabaları, onları günümüzün insanını şaşkınlık içerisinde bırakan başarılara itmiştir. düzenlenen yarışmalarda elde edilen dereceler sicil defterlerine işlenmiştir. türk oklarının, ortaları kalın, baş ve sonlara doğru incelen, çok düz, esnek ve kozalaklı ağaçlardan yapıldığı saptanmıştır. batılı araştırmacıların yaptıkları saptamalara göre, "türklerde okun uzunluğu, öncelikle oku atacak kişinin boyuna ve yayın niteliklerine bağlı" bulunmaktadır.

    orhan bey bursa'da yaptırdığı "atıcılar alanı" ile okçuluğun gelişmesi konusunda ilk girişimi yapan hükümdar oldu. yıldırım beyazıt da gelibolu'daki ok meydanı’nı yaptırdı. daha sonraki dönemlerde, ülkedeki önemli ok meydanlarının sayısı 34'ü buldu.

    fatih sultan mehmet’in "üzerine asla bina olunmaya." (yapılmayacak) diye buyurduğu okçular meydanı (istanbul’da, günümüzde okmeydanı semti), türklerde gerçek anlamda ilk spor sitesi olarak kabul edilmektedir. bu arada şunu da belirtmek gerekir; geçici, hatta devamlı ok atılan her yere "ok meydanı" denilmemiştir. düzenlenen alanların bu adı alabilmesi için sınırları taşlarla çevrili ve gerekli tesisleri olan, usta kemankeşlerin menzil taşlarının yer aldığı yönetici ve eğitici kadroları bulunması zorunluydu. atışlar "kanunname" adı verilen bir takım spor kuralları çerçevesinde yapılmış, o dönemlerde bu sporu yapabilmek için "kabza"ya (bugünkü adıyla lisansa) sahip olmak, bunu alabilmek için de 900 geze ok atmak gerekmiştir. bu kanunnamelerin en önemlilerinden olan "kanunnamei rimat", ii. beyazıd zamanında hazırlanmıştır. 29 sayfadan oluşan bu kanunname, dönemin ünlü kemankeşleri (okçuları) tarafından yazılmış, böylece okçuluk ciddî ve kesin esaslara bağlanmıştır. kanunnamei rimat’ta okçuluk adabı, menzil ve puta atış usulleri ile atış müsabakalarında verilecek armağanlarla ilgili bölümler yer almıştır. osmanlılarda en uzağa atılan ok "menzil oku", hedefe atılan oklar ise "puta oku" olarak tanımlanmıştır. okçu olmak isteyen öğrenciler ağır antrenmanlardan geçmişler, ancak yetiştikten sonra okçu unvanına sahip olabilmişlerdir. türk okçuluk tarihinin en önemli isimlerinin başında, "tozkoparan" namıyla ün salmış miri Âlem ahmet ağa, asıl adı abdi olan bursalı şüca ile kemankeş kara mustafa paşa gelmektedir.

    evliya çelebi’nin seyahatname adlı kitabına göre yaycıların piri, ilk halife ebubekir'in oğlu mehmet kabul edilir. ok yapımcıları istanbul'daki 200 dükkânda 300 kişi idiler. ok yapımcılarının piri olarak kavvasoğlu ve ömerinoğlu ebumuhammed gösterilir. bölgelerdeki okçuluk çalışmasının topluca yapılması amacıyla okçuluk tekkeleri kurulmuştur. bu kuruluşlara, "kemankeş tekkesi", "tirendazlar zaviyesi" ve "atıcılar dergâhı" gibi adlar verilmiştir.

    okçular tekkesi, günümüzün değerlendirilişi ile bir kulüp idi. bu tekkenin başında bulunan kişiye, "şeyh" denirdi. bu kişi devlet tarafından görevlendirilmiş kulüp başkanı durumundaydı. şeyhe aynı zamanda "binyüzcü şeyh" adı da verilirdi. şeyhler, usta kemankeşlerin en olgun ve en akıllılarından seçilirdi.

    osmanlılarda başlıca iki tür atış vardı; menzil (uzaklık) ve puta (hedef) atışları. bu iki atışa da katılabilmek için okçunun kabza almış olması gerekirdi. ok meydanlarında "menzil atmak" ya da "menzil dikmek" (rekor kırmak) için yarışılan günlere "meydan günü" denirdi. okun düştüğü uzaklık "gez" ile ölçülürdü. orta boylu bir kişinin normal olarak attığı bir adım boyu "bir gez" olarak kabul edilirdi (bir gezin uzunluğu yaklaşık 66 cm'dir). hedefe ok atışları ise kuvvet, teknik, beceri ve görüşün birleşiminde noktalanıyordu. hedefe atışlara, "nişan atışları", "puta atışı" ya da "puta koşulları" denilirdi. ok uçları da farklı olabilirdi; düdüklü oklar, havada ıslık çalarak giderdi. uçları testere gibi olan saplandıkları yerleri paramparça etmeden çıkmazlardı. geniş uçlu temrenler av ve savaşta, uçları meşinli oklar eğitimde kullanılırdı. parlayıcı fitilli (dumdumlu) oklar tüm okların en önemlisiydi. bunlar, deniz savaşlarında düşman yelkenlilerini ateşe vermek için kullanılırdı. ayrıca uçları zehirli oklar da vardı.

    türkiye’de modern anlamda okçuluk sporu, 1930’lu yıllarda atatürk’ün girişimiyle başlanmıştır. cumhuriyet döneminin ilk okçuları ise ibrahimbekir özok kardeşler, ilk okçuluk kitabını yazan mustafa kani efendi’nin torunu vakkas okatan, prof. necmeddin okyay ve hâlim baki kunter olmuştur. ancak atatürk’ün ölümü üzerine koruyucusunu yitiren okçuluk, yeniden duraklama dönemine girmiştir. 1953 yılında cumhurbaşkanı celal bayar’ın katkıları ve fazıl özok’un çabalarıyla beden terbiyesi genel müdürlüğünde, bu konuda yeni çalışmalar başlamıştır. düzenlenen konferanslar ve basılan broşürlerle 1960’larda okçuluk yeniden ilgi görmüş ve gelişme göstermeye başlamıştır. 1923 yılında tici bünyesinde kurulmuş olan okçuluk federasyonu, 1962’den sonra faaliyetlerini bağımsız bir federasyon olarak sürdürmeye başlamış ve ilk federasyon başkanlığına fazıl özok getirilmiştir. paris’te yapılan 1962 avrupa okçuluk şampiyonası’nda sporcumuz yücel cavkaytar, gençler kategorisinde şampiyon olarak uluslar arası alanda önemli bir başarı elde etmiştir. aynı şampiyonada cemal değirmenciler de büyükler uzun mesafe atışında avrupa şampiyonu olmuştur.

    1982 yılında okçuluk federasyonu kapatılarak atıcılık federasyonu’na bağlanmış, ancak 1983 yılında yeniden kurularak başkanlığına dr. uğur erdener getirilmiştir. aynı yıl izmir’de ilk kez organize edilen balkan şampiyonası’nda okçularımız, bayanlarda ve erkeklerde ikinci olma başarısını göstermişlerdir.

    1984 los angeles olimpiyat oyunları’nda, izzet avcı 288 metre yarışmasında 2361 puan elde ederek 62 sporcu arasında 45. sırada yer almıştır.

    1985’te atina’da yapılan balkan okçuluk şampiyonası’nda, türk bayan takımı balkan şampiyonu olmuş, elif ekşi 50 metre atışlarında balkan rekoru kırmıştır. elif ekşi’nin başarıları 1986 yılında ispanya ve kanada’da sürmüştür.

    1988 seul olimpiyat oyunları’nda, bayanlarda elif ekşi 62 okçu arasında 1204 puanla 42., huriye ekşi 1205 puanla 41., selda ünsal, 1181 puanla 50. oldu. elif ekşi, huriye ekşi, selda ünsal 15 ekibin katıldığı takım yarışmasında 3590 puanla 14. sırada yer aldılar. erkeklerde vedat yüksel 84 sporcu arasında 1257 puanla 18. oldu ve ikinci tura yükseldi. yüksel, ikinci turda 24 sporcu içerisinde 302 puanla 22.liği elde etti. kerem ersu, 84 sporcu arasında 1237 puanla 34.lüğü elde ederken, izzet avcı 84 kişi arasında 1192 puanla 61.likte yer aldı. vedat erbay, kerem ersu ve izzet avcı, 22 ekibin katıldığı takım yarışmasında ise 3686 puan elde ederek olimpiyat 14.sü oldular.

    1990 yılında okçuluk bayan millî takımımız barcelona’da düzenlenen yarışlarda avrupa 3.sü, 1991 yılında ise zehra öktem krakov’da dünya 2.si olmuştur. 1991 yılının aralık ayında olimpik sisteme uygun olarak ilk kez izmir’de türkiye salon okçuluk şampiyonası düzenlendi.

    1991 yılında avrupa okçuluk birliği yönetim kurulu üyeliğine, okçuluk federasyonu başkanı uğur erdener seçildi ve 4 yıl bu görevini sürdürdü.

    1992 barcelona olimpiyat oyunları’nda bayanlarda natalia nasaridze çakır 1307 puan kazanarak 61 sporcu arasında 12. olma başarısını gösterdi. aynı oyunlarda zehra öktem 1271 puanla 28., elif ekşi 1258 puanla 39.luğu elde ederken, bayan millî takımımız takım yarışmasında olimpiyat 7.liğini kazandı. erkeklerde kerem ersu 75 sporcu arasında 1254 puanla 39., vedat erbay 1250 puanla 50. ve özcan ediz de 1229 puanla 59. sırada yer buldu.

    1993 eylülünde dünya okçuluk şampiyonası 54 ülkenin katılımıyla ilk kez türkiye’de (antalya’da) organize edilmiş, aynı yıl yapılan akdeniz oyunları’nda necla babaş, elif ekşi ve natalia nasaridze’den kurulu bayan takımımız gümüş madalya kazanmıştır.

    1994’te çek cumhuriyeti’nde düzenlenen avrupa okçuluk şampiyonası’nda, elif altınbayrak, elif ekşi ve zehra öktem’den oluşan bayan millî takımımız ilk turda 246 puanla avrupa rekoru kırarak takım hâlinde üçüncü olmuş ve bronz madalya elde etmiştir. aynı yıl atina’da yapılan balkan şampiyonası’nda sporcularımız, 6 altın 4 gümüş ve 2 bronz madalya almış ve tüm kategorilerde balkan şampiyonu olmuştur.

    1995’te ingiltere’nin birmingham kentinde yapılan dünya salon okçuluk şampiyonası’nda bayan okçumuz natalia nasaridze, iki dünya rekoru kırarak bronz madalya kazanmıştır. nisan ayında abd’de düzenlenen uluslar arası okçuluk kupası’nda, bayan millî takımımız 14 takım arasında şampiyon olmayı başarmıştır.

    prof. dr. uğur erdener 1995 yılında endenozya'da uluslar arası okçuluk federasyonu yönetim kurulu üyeliği seçimini kazandı ve türkiye okçulukta uluslar arası alanda söz sahibi oldu.

    1996’da slovenya’da yapılan avrupa şampiyonası’nda natalia nasaridze altın, elif altınkaynak bronz madalya kazanmıştır.

    1996 atlanta olimpiyat oyunları’nda elif altınkaynak ferdî yarışmada 311 puanla dördüncülüğü elde ederken, bronz madalyayı 1 puan farkla kaçırdı. natalia nasaridze çakır ferdî yarışmada 64 sporcu içerisinde 21., elif ekşi 47. sırada yer aldı; bayan millî takımımız takım yarışmasında olimpiyat 4.sü oldu. erkeklerde tunç küçükkayalar ferdî yarışmada 64 sporcu arasında 59.luğu elde etti.

    1997 yılında dünya 4. salon okçuluk şampiyonası, istanbul’da abdi ipekçi salonu’nda yapılmış, türkiye takım yarışmalarında dereceye giremezken natalia nasaridze üçüncü olmuştur. endonezya’daki dünya şampiyonası’nda, natalia nasaridze, elif altınkaynak ve elif ekşi’den oluşan bayan millî takımımız dünya 2. olma başarısını gösterdi.

    1998 yılının nisan ayında abd’nin tuscon kentinde düzenlenen uluslar arası arizona kupası okçuluk yarışmaları’nda, bayanlarda natalia nasaridze 1. olurken, bayan millî takımımız ev sahibi abd’nin ardından 2.liği elde etti.

    1999 yılında fransa’nın riom kentinde organize edilen 40. dünya okçuluk şampiyonası’nda sporcularımız dereceye giremedi. şampiyonada güney kore en başarılı ülke oldu. küba’da yapılan dünya salon okçuluk şampiyonası’nda natalia nasaridze, deniz günay ve elif altınkaynak’tan oluşan bayan takımımız dünya ikinciliğini kazandı. natalia nasaridze, polonya’daki dünya şampiyonası’nı, bireysel dalda gümüş madalya ile tamamladı. uğur erdener 1999 yılında avrupa okçuluk birliği’nde asbaşkanlığa getirildi ve uluslar arası okçuluk federasyonu asbaşkanlığı görevini de üstlendi. erdener 2000 yılında polonya’da yapılan seçimlerde avrupa okçuluk birliği’nin başkanlığına yükseldi.

    2000 sydney olimpiyat oyunları’nda, bayanlarda elif altınkaynak bireysel yarışmada ingiliz rakibine, natalia nasaridze güney afrikalı, zekiye şatır ukraynalı rakibine yenilerek elendi. bayanlarda takım düzeyinde türkiye 4. oldu. erkekler bireysel yarışmada hasan orbay, çeyrek finalde koreli rakibine yenilerek elendi. serdar şatır elemelerde fransız, özdemir akbal da avustralyalı rakibine yenilerek dereceye giremediler. erkekler takımı sydney’den 5. olarak döndü. 2000 yılının 3-5 mart tarihleri arasında, polonya’nın spala kentindeki 7. avrupa salon okçuluk şampiyonası’nda millî sporcularımız bayanlarda natalia nasaridze ve hasan orbay hem dünya rekoru kırarak, hem de altın madalya kazanarak büyük bir başarı elde ettiler. erkek millî takımımız şampiyonayı bronz madalya kazanarak 3. tamamladı. 13-17 haziran tarihleri arasında antalya’da yapılan 17. avrupa ve akdeniz okçuluk şampiyonası’nda türkiye, tarihinde ilk kez erkek ve bayan takımının yanı sıra natalia nasaridze ile 3 altın madalya kazandı ve turnuvanın en başarılı ülkesi oldu.

    2001’in şubat ayında istanbul’da düzenlenen uluslar arası trt cup okçuluk yarışması’nda, finalde ukrayna’ya üstünlük sağlayan italya şampiyon olurken, türkiye almanya’nın ardından 3. oldu. 21-24 mart tarihleri arasında italya’nın floransa kentinde yapılan 6. dünya salon okçuluk şampiyonası’nda türkiye, büyük erkekler olimpik atışlarda özdemir akbal ile 1 bronz madalya kazandı. 2001 yılında almanya’nın whyl kentindeki avrupa gençler kupası okçuluk yarışmaları’nda türkiye, bayanlar takım ve bayanlar bireysel dalda ilke beslen ile 2 altın, ayrıca 2 gümüş madalya kazandı. aynı yıl hırvatistan’ın poreç kentindeki 8. avrupa gençler okçuluk şampiyonası’nda millî takım sporcularımız birer gümüş ve bronz madalyanın sahibi oldu. 16-22 eylül tarihleri arasında, çin halk cumhuriyeti’nin başkenti pekin’deki 41. dünya okçuluk şampiyonası’nda, sporcularımız dereceye giremedi.

    2002 yılının mart ayında ankara’da yapılan 8. avrupa salon okçuluk şampiyonası’nda türk sporcular başarılı olamazken, italya 3 altın ve 2 gümüş madalya ile ilk sırada yer aldı. 22-25 mayıs tarihleri arasında yunanistan’ın başkenti atina’daki uluslar arası gençlik kupası okçuluk turnuvası’nda türkiye, bir ikincilik ve iki de üçüncülük kazandı. 29 mayıs-2 haziran tarihleri arasında almanya’nın whyl kentindeki uluslar arası grand prix büyükler okçuluk yarışmaları’ndan millî takımımız bayanlarda bir ikincilik ve iki üçüncülük kazanarak yurda döndü. 22-27 temmuz tarihleri arasında finlândiya’nın oulu kentindeki 18. avrupa büyükler okçuluk şampiyonası’nda türkiye, bayanlar olimpik yayda derya sarıaltın ile 1 gümüş madalyanın sahibi oldu. 7-11 ağustos arasında çek cumhuriyeti’nin nymburk kentinde organize edilen 7. dünya gençler ve yıldızlar okçuluk şampiyonası’nda sporcularımız dereceye giremediler.

    2003 yılında mart ayında fransa’nın nimes kentinde yapılan 7. dünya salon okçuluk şampiyonası’nda türkiye, büyük bayanlar olimpik yay takım müsabakalarında bir gümüş madalya kazandı. 18-21 haziran’da antalya’daki 16. uluslar arası altın ok "grand prix" okçuluk turnuvası’nda yay bayanlar takımımız 1 üçüncülük elde etti. abd’nin new york kentindeki 42. dünya okçuluk şampiyonası’nda sporcularımız başarılı olamadılar. 27-30 ağustos tarihlerinde yunanistan’ın selânik kentinde düzenlenen 9. avrupa gençler okçuluk şampiyonası’nda türkiye, yıldız bayanlarda begül löklüoğlu ile bir altın ve üç bronz madalyanın sahibi oldu.

    2003 yılında okçuluk federasyonu başkanı uğur erdener, uluslar arası okçuluk federasyonu birinci asbaşkanlığına seçildi. okçuluk dünya şampiyonası öncesi new york'ta yapılan seçimlerde erdener, abd'li fita başkanı easton'un desteklediği rakibi belçikalı raoul theeuws'e, 40'a karşı 47'lik bir üstünlük sağladı.

    okçuluk federasyonu başkanları

    1962-1980 fazıl özok
    1980-1981 lütfullah kayalar
    1981-1981 uğur erdener
    1981-1983 fazıl özok
    1983-1993 uğur erdener
    1993-2000 uğur erdener
    2000 ugur erdener.

    veee olimpiyat şampiyonları;

    1972 j. williams abd 2.528
    1976 d. pace abd 2.571
    1980 t. poikolainen fin. 2.455
    1984 d. pace abd 2.616
    1988 j. barrs abd 338
    1992 s. flute fra. 110
    1996 j. huish abd 114
    2000 s. fairweather avus. 338
    2004 m. galiazzo it. 111

    erkekler takım

    1988 g. kore
    1992 isp.
    1996 abd
    2000 g.kore
    2004 g.kore

    bayanlar bireysel

    1972 d.wilbert abd 2.424
    1976 l. ryon abd 2.499
    1980 k. losaberidze sscb 2.491
    1984 h.s. seo g.kore 2.568
    1988 s.n.kim g.kore 344
    1992 j.y.cho g.kore 112
    1996 k.w.kim g.kore 116
    2000 j.m. yun g.kore 324
    2004 s.h.park g.kore 110

    bayanlar takım

    1988 g.kore
    1992 g.kore
    1996 g.kore
    2000 g.kore
    2004 g.kore.

    veee iz bırakanlar;

    ahmet (tozkoparan)
    miri Âlem 1460’ta doğdu. türk okçuluk tarihinde efsaneleşen bir isimdir. ii.beyazıd, yavuz sultan selim ve kanunî sultan süleyman devirlerinde kaptanı deryalığa kadar yükseldi. diz üstü çökerek attığı okun hızı yüzünden zemin üzerinden toz kalktığı için, "tozkoparan" lâkabıyla tanındı. ok meydanı’ndaki bütün rüzgâr yönlerinde yaptığı atışlarda ulaştığı menzilleri aşan okçu çıkmadı. bazı mesafe atışlarında elde ettiği dereceleri; lodos menzilinde 838 m, poyraz menzilinde 839 m ve en iyi derecesi 846 m’dir. tozkoparan 1550 yılında öldü.

    altinkaynak, elif
    1974 yılında isparta’da doğdu. akdeniz ünv. beden eğitimi ve spor y. okulunda okudu. 1996 yılında slovenya’da düzenlenen avrupa okçuluk şampiyonası’nda avrupa 3.cüsü oldu. altınkaynak, 1996 atlanta olimpiyatları’nda da bireysel dalda bir puanla gümüş madalyayı kaçırıp dördüncülük elde ederken ortalama derecesiyle dünya sıralamasında 1. sırada yer aldı. 1997 yılında endonezya’da bayanlar dünya takım ikinciliği ve 1999’da küba’da dünya salon şampiyonası ikinciliğini elde eden millî takım kadrosunda yer aldı. 2000 yılında antalya’da avrupa şampiyonu olan takımda bulundu.

    avci, izzet
    okçuluğa başladıktan üç yıl sonra millî formayı giydi. 16 kez millî oldu. 1985 yılında seul dünya şampiyonası’nda 50 m’de 3. olarak dikkatleri çekti.

    cavkaytar, yücel
    1948 yılında doğdu. ok atmaya 13 yaşında başladı. 14 yaşındayken millî takıma seçildi. 1962 yılında avrupa gençler şampiyonluğunu kazandı ve yılın sporcusu seçildi. en başarılı olduğu bir sırada, 1967 yılında öldü.

    behlül, baydar
    okçuluk hayatına, izmir bölgesi'nde ferdî sporcu olarak 1984 yılında başladı. üniversite döneminde verdiği uzunca bir aradan sonra, 1994 yılında ankara bölgesi’nde makaralı yay kategorisinde yarışarak türkiye'nin ilklerinden oldu. çok sayıda türkiye birinciliği bulunmaktadır. yurt içi ve yurt dışında bir çok rekor kırmış, bu rekorların bazıları da hâlen kırılamamıştır.

    cavli, tülin
    1949 yılında ankara’da doğdu. okçuluğa 20 yaşında başladı. 1983 yılında türkiye şampiyonu ve balkan ikincisi oldu. 7 kez millî formayı giydi.

    değirmenciler, cemal
    1936 yılında bursa’da doğdu. okçuluk sporuna 1961 yılında bursa avcılıkatıcılıkokçuluk kulübü’nde başladı. 1962’de paris’te düzenlenen avrupa okçuluk şampiyonası’nda ilk defa millî formayı giydi. bu şampiyonada 497 metrelik derecesiyle uzun mesafede avrupa şampiyonu oldu. 1964’te italya’da yapılan dünya okçuluk şampiyonası’nda ülkemizi temsil etti.

    ekşi, elif
    1967 yılında doğdu. kardeşi huriye ekşi ile birlikte son dönemin başarılı okçularındandır. büyük bayanlar btgm kupası’nı aldı. 50 metrede balkan şampiyonu oldu. 1986 yılında uluslar arası barcelona müsabakaları’nda 30 metrede birinci, aynı yıl kanada victoria kupası’nda da birinci oldu. 1988’de abd uluslar arası okçuluk kupası bireysel müsabakalarında 2538 puanla ikincilik, ertesi yıl abd’de birincilik kazandı. 1990 ve 1994 yıllarında avrupa 3.sü olan takımımızda yer aldı. 1997 yılında endonezya’da bayanlar dünya takım ikinciliği elde eden millî takımımızın kadrosunda yer aldı. elif ekşi, türkiye’nin en istikrarlı okçularındandır.

    ekşi, huriye
    1969’da doğdu. 1985’ten sonra yurt içi ve yurt dışında önemli dereceler aldı. 1988 balkan şampiyonası’nda gümüş madalya kazandı. kanada victoria kupası’nda ikincilik elde etti. son dönemin başarılı okçularındandır.

    erbay, vedat
    1967’de doğdu. 1984 yılında okçuluğa başladı. 1986 yılında kanada victoria kupası’nda tek fita’da ikinci oldu.

    erdener, uğur
    1950 yılında trabzon’da doğdu. 1977 yılında hacettepe üniversitesi tıp fakültesini bitirdi ve aynı üniversitenin göz hastalıkları anabilim dalı öğretim üyesi oldu. spora atletizm ile başladı. uzun yıllar oynadığı basketbolda millî antrenör oldu. 1982’de atıcılıkokçuluk federasyonunda asbaşkan, 1983’te aynı federasyonda başkan olarak görev aldı. 10 yıl bu görevi sürdüren erdener 1993 yılında yapılan seçimleri kazanarak okçuluk federasyonu başkanlığını sürdürdü. avrupa ve dünya okçuluğunda söz sahibi olma hedefiyle çalışmalara başlayan erdener, 1991 yılında avrupa okçuluk birliği yönetim kurulu üyeliğine seçildi. 4 yıl bu görevini sürdüren uğur erdener, 1998 yılında asbaşkanlık seçimini kazandı. 2000 yılında ise polonya'da yapılan seçimle avrupa okçuluk birliği başkanlığına getirildi. 1995 yılında endenozya'nın jakarta kentinde uluslar arası okçuluk federasyonu yönetim kurulu üyeliği seçimini kazanan prof. dr. uğur erdener, 1999'da fransa'da asbaşkanlık görevini üstlendi. 2003 temmuzunda neyork'ta yapılan genel kurulda ise 1. asbaşkanlık görevine getirildi.

    erer, kemal
    1948 yılında ankara’da doğdu. 18 yaşında okçuluğa başladı. mersin, konya ve ankara’da faaliyetlerini sürdürdü. akdeniz oyunları’na ve olimpiyatlara katılarak 29 kez millî oldu.

    kemankeş mustafa paşa
    1593’te doğdu. iv. murat ve sultan ibrahim’in veziriazamlarındandır. okçuluktaki büyük ustalık ve becerisinden dolayı "kemankeş" lâkabıyla tanındı. yeniçeriliğinden başlayarak "kabze" alan mustafa paşa, veziriazam olunca da oku elinden bırakmadı. ok meydanı’ndaki menzil ve puta atışlarında büyük başarı kazandı. adına menzil taşları dikildi. 1645 yılında öldü.

    nasaridze, natalia
    1973 yılında doğdu. 1991’de türkiye’ye iltica etti. ay yıldızlı forma ile sayısız başarılara imza attı. 1995’te ingiltere’de yapılan dünya salon okçuluk şampiyonası’nda iki dünya rekoru kırarak üçüncü oldu. 1996 yılında avrupa şampiyonluğunu elde etti. aynı yıl atlanta olimpiyatları’nda olimpiyat rekoru kırdı. 1997 yılında endonezya’da bayanlar dünya takım ikinciliği ve 1999’da küba’da dünya salon şampiyonası ikinciliği elde eden millî takımımızın kadrosunda yer aldı. 2000 yılında antalya’da avrupa şampiyonu olan takımda bulundu.

    ongun, arın
    1969 yılında ankara’da doğdu. 14 yaşında okçuluk sporuna başladı. 36 kez türkiye rekoru kırdı. 16 yaşında avrupa 5.si ve dünya 34.sü olma başarısını gösterdi. yedi kez millî formayı giydi.

    öktem, zehra
    1958’de trabzon’da doğdu. itü kimya mühendisliğini bitirdi. lise yıllarında voleybol oynadı. okçuluk sporuna çok geç başladı. 1988’de 30 yaşındayken başladığı okçulukta gösterdiği başarılar nedeniyle aynı yıl millî takıma girdi. dört yıl sürdürdüğü spor yaşamında en önemli başarısını, 1991 yılında dünya 2.si olarak ve 1994 yılında avrupa 3.sü olan takımda yer alarak gösterdi. uluslar arası yarışmalarda dereceler elde etti. 5 kez türkiye rekoru kırdı.

    özok, bahir
    1893 yılında doğdu. kemankeş (ok atan, yay çeken) bir aileden gelen bahir özok, son halife abdülmecid’in okçuluk öğretmeni olarak sarayda görev aldı. 1938 yılında atatürk’ün huzurunda yaptığı başarılı okçuluk gösterilerinden sonra, atatürk tarafından türkiye’de okçuluk sporunun geliştirilmesi için görevlendirildi. ilk okçuluk federasyonu başkanı fazıl özok’un babası olan bahir özok, 1959 yılında öldü.

    özok, fazıl halife
    abdülmecid efendi’nin okçuluk öğretmeni olan ve cumhuriyet’in kurulmasından sonra atatürk tarafından okçuluğun geliştirilmesi için görevlendirilen bahir özok’un oğludur. 1941 yılında dönemin cumhurbaşkanı olan celâl bayar’ın hamiliğiyle okçuluk sporu için çalışmalara başladı ve kurulan ilk federasyonun başkanlığını aralıklarla 1982 yılına kadar yaptı. özok "soydan gelme okçu" olarak tanınır.

    şüca, abdi (bursalı)
    1482 yılında doğdu. denizcilik yaptı. iyi bir yüzücü ve pehlivan olarak tanındı. yaşlı ve üstat bir hocadan okçuluk öğrendi. şüca lâkabıyla tanındıktan sonra istanbul’a geldi, burada 1271 gez mesafelik atışıyla büyük başarı gösterdi. 1555’te öldü.

    not: alıntı.
  • 5
    okçuluk her zaman ilgimi çekmiştir. bundan 5 yıl önce, ülkemin 4. büyük ili bursa'da yaşar iken başlamaya karar verdim. federasyonun sitesinden bursa kulüplerine bir bakayım dedim, ve evet bursa ilinde okçuluk kulübü yoktu. bursa'da hakemi var, antrenörü var ama kulüp yok. ayıba bakar mısınız?

    federasyona konuyla ilgili mesaj gönderdim. cevap gelmedi. sonrasında bir mesaj daha, umursayıp dönen yok. gençlik spor genel müdürlüğü'ne yöneldim bu sefer. yapılan ayıbı anlattım, çözüm istedim. onlar döndüler sağ olsunlar. bir bayan beni aradı ve "siz bir kulüp kurun" dedi. antrenörü, hakemi maaş alıp oturuyor, kulübü ben kuracakmışım! hayır kurayım ama ben işim dolayısıyla hiçbir stk' ya üye bile olamıyorum. nasıl bir dernekte kurucu üye olayım?

    birkaç mesajlaşma daha oldu. artık en sonunda bıktılar sanırım federasyonun bursa temsilcisi beni aradı. birde temsilci var yani şehirde! uludağ üniversitesinde bir topluluk oluşturacaklarını istersem katılabileceğimi söyledi. tamam dedim. ben sizi arayacağım dedi 5 yıl oldu artık aramaz herhalde.

    işte güzel ülkemde federasyonlar böyle çalışıyor. spor böyle gelişiyor. milyon dolarlık bütçeler böyle harcanıyor.