• 2
    taraftar kendi takımına kötü söz söylemez, futbolcusuna hakaret edemez, adı üzerinde "tarafız". ama gözün gördüğünü, aklın düşündüğünü en azından çok gaza gelinen zamanlar dışında ( tribün, tv başına kritik bir maçın izlenmesi, ortamda üzerinize gelen bilumum diğer takımların destekçileri ile oluşan gergin ortamlar vs.) ifade edebilmek erdemdir. hiç sevgilinizi eleştirdiğiniz olmaz mı sizin? bu da onun gibi bir şey aslında.

    edit:imla
  • 5
    gerçek bir taraftar,* tuttuğu takımı düzlüğe çıkarmanın yolunu en az yöneticiler kadar düşünür ya da bir antrenör gibi taktikler-oyuncular üzerine kafa patlatır*, kafasında bir sonraki maçı oynar bütün hafta, bir sonraki sezona transfer yapar. işte bu noktada objektif olmak bir zorunluluk haline gelir.
  • 9
    kendi halinde iki kelime olarak durduğu yerde bile kocaman bir tezat olan bir acayip tabir. teknik olarak imkansızdır. bir konuda taraf olan insandan objektif davranmasını beklemek insafsızlıktır. buna rağmen şimdilerdeki çok bilmiş bir takım futbol çevreleri konuşup görüştüğü adamlarda bu özelliği arar, bulamayınca ayıplar falan...

    asıl sövülecek kısım ise, böylesine imkansız bir tabiri kendine yakıştırıp "ben objektifim" ayağına önüne gelene sallayan arsızlardır...
  • 11
    bir kısmı objektif olmakla iktidar destekli takım yalayıcılığını karıştıran taraftardır. en azından galatasaray sözlük'te.

    ne yapalım sinirlenip ana avrat sövelim, küfrü yediğinizle kalın biz de ceza aldığımızla mı kalalım? objektifmiş de, penaltıymış da, aman efendim başakşehir de çok müstesna planlara sahip harikulade hücumlar yapmış da. abi hadi ya. gidin makro inşaat'tan ev falan alın, içini de deco vita'dan döşersiniz. size de bu yakışır.
  • 13
    (bkz: 17 mart 2019 kayserispor başakşehir maçı)

    ne kadar büyük anti-ibfk ve iktidar karşıtı olduğum eski entry'lerimle ortada. bu maçtaki penaltı pozisyonu için hakemi suçlamak zorunda değilim. eğer ben hakem olsaydım içim kan ağlaya ağlaya penaltı verirdim. bu sözlüğün en güzel tarafı aklı selim davrananların çoğunlukta olması idi. hala öyle olduğunu ümit ediyorum.
  • 15
    objektif olacağım diye saçmalayanları vardır lakin gözüyle izlediği maça fanatikçe yorumlar yapıp, holigan gibi sağa sola saldıranlardan bin kat daha iyi taraftardır.

    rakiplerin maçlarını izleyip rakibi öven, imrenen taraftarlar vardı burada 2 sezon önce. beşiktaşlı kaynıyordu adeta.
    şimdi de başakşehir maçlarını izleyip sürekli hakem, tff, bilmem ne diye haklı haksız her pozisyonu taraflıca değerlendirip, aksini söyleyene saldıran tipler belirdi.

    her iki profil de sözlükten soğutuyor.
  • 16
    sözlüğün antu'ya dönmesine engel olan taraftarlardır. haksız bir şekilde rakibinin önüne geçmek istemeyen insanlardan oluşur. her zaman galatasaray'a yapılan haksızlıklara da en sert şekilde tepki vermişlerdir. maç biter bitmez maçın siniriyle entry girerek sözlüğün anasını belleyen tiplerden daha çok hakkını vermektedirler bu sözlüğün.
  • 19
    --- alıntı ---
    bakın, 32 yıllık fenerbahçeliyim ama bu başakşehir denen takım şampiyon olmasın. galatasaray olsun olacaksa ama bunlar olmasın.

    o nasıl uzatmadır, o nasıl penaltıdır? göz göre göre alay etmektir bu bizlerle. işin kötü yanı, bu saçmalıkları görüp de halen daha galatasaray taraftarına ağlamayın demek saçmalığın ta kendisidir.

    başakşehir türk futbolunun başına dert olacak, gözleriniz bu kadar mı kör? bugün karşısında galatasaray var, belki seneye fenerbahçe olacak, o zaman aynı şeyleri biz mi söyleyeceğiz sevgili fenerbahçeliler? he ama sakın o zaman buraya gelip ağlamayın başakşehir kollanıyor diye ve ‘biz bunları söylemiştik zamanında’ diyeceğiz size.

    devam edin böyle, aferin devam edin. şakşakçılığa devam edin, seneye bizim hakkımız yendiğinde o zaman göreceğiz sizleri.

    tanım: saçma sapan bir maç.

    --- alıntı ---

    ekşi sözlükten birebir kopyaladım, objektif dediğin taraftar böyle olur...
  • 20
    bak açık konuşayım, 17 mart 2019 kayserispor başakşehir maçı bittiği an galatasaray 5 yemiş gibi bir hüzün kapladı içimi. o psikolojiyle masayı koltuğu ne varsa tekmeledim, yumrukladım. şaka değil.

    demem o ki, en azından şurada sinir katsayısı yüksek insanları düşünerek biraz daha bekleyerek yapsınlar objektif yorumlarını. zira sinirli ve sakin 2 adam arasından sakin olandan beklersiniz alttan almayı. bir durun, izlemediyseniz bilmiyorsunuz. ama gerçekten kavgaya girmekten beter bir 90 dakika izledik. kayseri ha yedi ha yiyecek derken ne sakinlik kaldı ne de o kafayla düşünmek.

    ben mevzu bahis pozisyonunun penaltı olmadığını düşünüyorum. aynısını geçen hafta bu kez başakşehir aleyhineyken vermediler zira. şimdi ben oturmuşum 90 dakika, kayseri kazansa da galatasaray'ımız puan farkını azaltma şansı yakalasa diye maçı izlemişim. her başakşehir atağında yüreğim ağzıma gelmiş. 90+7'de, bak uzatmanın da uzatması artık, olmayan bir penaltıyla maç 1-1'e gelmiş. ya düşün o psikolojiyi. yazma amk 2 dakika. ne olmuş? bekle, akşam yazarsın.
  • 21
    objektif olma da bir sorun yok. basaksehirin oynadığı futbolu da begenebilirsin, bunların hepsini anlarım ama kollanmıyorlar diyemezsin. 17 mart 2019 kayseri basaksehir maçında ki penaltı bana göre değil. ama buna penaltı diyerek objektif olunmaz. bir çok girdim de söyledim hala söylüyorum. bu adamlar verilen penaltılarla falan değil görmedikleri kartlarla ayakta duruyorlar. bu takımın oyuncularina mecbur kalmadıkları sürece kart çıkarmıyorlar ve bu sebeple de eksik kalmiyorlar. emre gibi bir futbolcu bile bu sezon ilk kez cezalı durumdaydı. sarı kart ya da kırmızı kart görmesi riski olmadan oynuyorlar ve bu sayede istedikleri gibi topa müdahale edebiliyorlar. şu maçta irfan kahveci kart görmedi. bugün akşam bursa galatasaray macinda çok özel bir durum olmazsa lyunduma sarı kart görmeyecek ve malatya maçında çok küçük bir müdahale yaptığında görecek.
  • 23
    aklımda çok fazla şey var.

    futbolundan tutun da ülkenin siyasal iklimine kadar bir ton şey. sosyolojik ve ahlaksal olarak çıkarım yapılabilecek bir sürü şey. ama bu çıkarımları ne yazımda yapıp teker teker anlatıp destekleyecek kadar enerjim ne de bunları yaparken bu yazıyı süpet etkili bir şekle sokacak kadar edebiyata ve söz sanatlarına yatkınlığım var. o yüzden sade ve yalın şekilde yazacağım.

    işte yukarıda bahsettiğim siyasal ikliminden futboluna bir ton şeyin tek ortak paydası yozlaşmışlık, adalet gözetmeden hep bana hep banacılık ve aşırı bir kutuplaşma. öyle bir dönem ki bakıyorsun kendini öylesine geliştirmiş ve donanımlı görünen adam bile bu yozlaşmadan payını almış ve ipin ucunu kaçırıyor. kaçırıp üstüne de olması gerektiği gibi hak, adalet gözeten, adil olmaya çalışıp empati kuranlara saldırıyor.

    elbette haberim var. elbette hakkını hukukunu gözettiğim kişi ve kurumların dahi bu yozlaşmışlıktan, aşırı tarafçılıktan en fazla nemalanan kişiler olduğunu biliyorum. evet biliyorum ama yine de ben kendi içimdeki, olması gereken adalet duygusunu koruyacağım. koruyacağım çünkü bu günlerin bir daha olmasını yaşanmasını istemiyorum ve bir gün işler değiştiğinde bu günler geride kaldığında hepimizin normal ve güzel günler yaşamasını istiyorum. o gün geldiğinde bir şeyleri değiştirebilmemiz açısından bazı insanlsarın ve pek daha çoğunun bu adalet duygusunu kaybetmemesi gerektiğini düşünüyorum. bunun için de katı bir taraf olmayı, hep kendi avantajımı gözetmeyi reddediyorum.

    yaşadığımız her alandaki en büyük sorunun sebebi bu ve sonrasında gelen rövanş alma hissi. reddediyorum.

    objektif taraftar mıyım? hayır. taraftar iken objektif olamam ama kendi içimde adil kalmaya çalışıyorum yarın da aynı şekilde kendi hakkımı arayabilmek için, utanmadan.
  • 25
    bazı beyinsizler iddia etti diye iktidar destekli takım yalayıcısı olmayacak insanlardır. buna hakaret denilip silinecekse veya uçurulacaksam, günün ilk entry'sinde hiç tanımadığı insanlara sırf tartışmalı bir penaltı kararından dolayı "iktidar yalayıcı" diyenler de dahil edilsin.

    ben başakşehir'in şampiyonluğu bizden binlerce kat fazla hakettiğini düşünüyorum, bunun için yıllardır her alanda insanları bıktırmış hükümeti destekliyor olmuşum, hadi ordan

    bunu düşünen adam, başakşehir 2 maç kaybetse "seçimden önce insanların gazını alıyorlar" diyecek adamdır. onun için futbolda her sonuç başka bir şeye bağlıdır. koskoca galatasaray futbol takımının en rahat rakibe karşı bile göt zoruyla pozisyona girebildiği bir dünyada, her maç her rakibe karşı 50 tane pozisyon bulan, bütün oyuncuları sahada yürüse bile zeki oldukları için gol atabilecek bir takım olan başakşehir her zaman hakemle kazanır.

    mevcut iktidarı sevmezsin, zaten biz de onları sevdiğimizden başakşehir'i savunmuyoruz. ama yeter cidden. konya'ya penaltı verilse iktidar şehri, başakşehir'e verilse akpspor, rize'ye verilse cb'nin memleketi. her halta bir gerekçeniz var maşallah. kendisi hiçbir başarı gösterememiş ve her olayda amerika şöyle, israil böyle diye saçmalayan malum kitle gibisiniz.

    adamlar çatır çatır oynuyorlar. senin sol kanadında onyekuru isimli bir -sansür- varken onlarda arda gibi beyinden oluşan bir futbolcu var. orta sahada emre belözoğlu tek başına selçuk-fernando-donk-n'diaye 4'lüsünün toplamından daha kaliteli. takıma yeni gelen stoperler hariç, kalan 9 mevkide başakşehir'den iyi olan tek bir futbolcu söyleyin lütfen.

    muslera(artık malesef) = mert
    mariano (beyimizin keyfi gelecek, önünde feghouli olacak, sağ stoper sağ beke iyi kayacak ohoo) < caicara
    iki takımın sol beki de sürekli değiştiği için kıyaslamıyorum
    mahmut/irfan - emre ikilisi = 10x fernando+donk+selçuk+n'diaye
    visca = feghouli
    mossoro > belhanda
    arda. bizim takımda sol kanatta oynayan varlığın adını bir kez daha yazmak istemiyorum.
    adebayor-robinho > diagne-mitroglou

    hakemler her zaman iyi oynayan takımın yanında olmuştur. kötü oynayan takım hep kaos içinde olduğu için sürekli saçma olaylara girer, bu negatiflik hakemlerin kararlarına da yansır.