• bundan bir süre önce “ntvspor izleyicisiyle buluşuyor” başlığıyla bir davet yapmıştı. gelin sorunlarınızı, beklentilerinizi, eleştirilerinizi anlatın diyorlardı. bizlerden e-mail istediler. tam da bir çok mecrada aynı anda başlattığımız nontvspor protestosunun hemen ardından geldi bu girişim. ben de gönderdim e-mail, daha önce blogda, facebookda, galatasaray sözlük’te yayınlanan gayet sert ifadeler içeren yazılarımı ekleyerek.
    geçtiğimiz perşembe ntvspor’dan davet geldi. 26 eylül pazar günü 12:00’de görüşmeye bekliyoruz diyorlardı. önce telefonla konfirmasyon için aradım. ismimi söyledim, tamam dediler. başka bir bilgi lazım mı, e-mail, telefon gibi diye sorduğumda “gerek yok captano değil mi?” dediler. şaşırdım elbette, ulan dedim bunlar beni bekliyor herhalde, sakata gelmeyelim esprileri de havada uçuştu.

    pazar normalde uyuduğum saatte olduğu için toplantı cumartesi gecesi rakı-balık yapmadan geçirdim. sabah sabah gittim maslak’a. sözlükten hadomer ve winoforever ile birlikte.

    bir konferans salonunda yapıldı toplantı. isimlerimizi işaretlediler listeden falan. güzel bir salondu ve ntvspor neredeyse tam kadro oradaydı. fuat akdağ, haluk yürekli, ercan taner, mehmet demirkol, mert aydın, burcu esmersoy, sine büyüka, murat caner, ntvspor internet sorumlusu can bey. rıdvan dilmen, ersin düzen ve güntekin onay’ın olmaması eksiklikti elbette. özellikle rıdvan dilmen. gerçi orada olsaydı konular çok çok uzardı sanırım, gözünün içine baka baka herkes rahatça eleştiremezdi. beni etkilemezdi aslında ama gelmedi.
    doğrusu böyle bir kadro ile bizi dinleyeceklerini tahmin etmemiştim. sanıyordum ki, birkaç kamera arkasındaki müdür, birkaç asistanla bizi dinleyecekler, notlar, kayıtlar alıp gidecekler. başta fuat akdağ olmak üzere çok ilgiliydiler doğrusu. çok memnun oldum bu durumdan.
    bir çok övgü, bir çok eleştiri yöneltildi ntvspor’a.

    maç günü olduğu için sırtında captano yazan formayla gittim elbette, toplantıdan sonra da nevizade’de buluşacaktık arkadaşlarla. sıra bana geldiğinde formayla gelmemin tavır olmadığını, maç günü olduğu için formayla geldiğimi söyledim. mehmet demirkol : ne tavrı olacak canım dedi, birazdan anlarsınız deyip çalımlayıp geçtim demirkol’u.
    nontvspor’un kıvılcımını çakan adam olduğumu söyledim ve fuat akdağ : biliyoruz biliyoruz, buradan da nevizadeye gideceksiniz, hadi bakalım. merak etme burada taşlar, sopalar yok dedi, hep beraber güldük.
    nontvspor’u başlatmamıza sebep olan her şeyi anlattım, 3 örnek verdim o an aklıma gelen. haluk yürekli yeterli bulmadı. istersen liste gönderelim önerisi yaptım. galatasaraylı muhabir ve yorumcu bulunmadığını, özgür buzbaş’ın fenerbahçeli olduğunu ve galatasaray taraftarının genciyle, yaşlısıyla rahatsız olduğunu ekledim. fuat akdağ, özgür’ün fenerli olduğunu benden öğrendiğini söyledi, “ben o konularla ilgilenmem, işini doğru yapmasıyla ilgilenirim” dedi.kontra olarak bilmesi gerektiğini söyledim, nevizadeye gideceğimi biliyorsun, muhabirinin hangi takımı tuttuğunu niye bilmiyorsun dedim, saygıyla elbette.
    rıdvan dilmen’in fenerbahçe ve alex şablonuyla konuştuğunu anlattım. mehmet demirkol, eskiden de hagi şablonuyla konuşulurdu dedi. sanki hagi ile alex birmiş gibi.

    ara verildiğinde haber müdürü haluk yürekli “yanınıza geliyorum” dedi, “dışarı gel” dedim gülüşmeler olduj ikişer sigara içtiğimiz süre boyunca nontvspor’un yanlış bir slogan olduğuna ikna etmeye çalıştı. biz de ona nontvspor’un izlememeya yönelik olmadığını, sadece galatasaray taraftarının duyduğu rahatsızlığı dile getirmek amacında olduğunu anlattık. bizden yorumcu ismi istedi. kanat atkaya’yı söyledik. kadrolarında olduğunu söyledi ama çok az göründüğü fikrinde olduğumuzu, bize yetmediğini söyledik. ancak, anlaşıldığı kadarıyla nontvspor kampanyası sesini duyurmuş.

    görüşme sırasında enteresan istekler de oldu. scout ekibi kurulmasını isteyenler, iş isteyenler, güzel hatunların daha fazla sayıda olmasını isteyenler. bunun dışında desteklediğim istekler de oldu. kıyıda köşede kalmış branşlara daha fazla yer ayrılması, futbol hikayelerine yer verilmesi gerektiği gibi. doğru elbette, futbol her yerde konuşuluyor spor kanalı olarak farklı bir yol izlenmesi gerekiyor gerçekten de. ama bir ticari işletme olarak da ratingleri çokça önemsemek zorundalar da elbette. tam bu sırada mehmet demirkol aynı program içinde trabzonspor ve beşiktaş konuşulurken bile ratingin düştüğünden bahsetti. habertürk’te uğur meleke ile yaptıkları programın 0 rating aldığını ve bu yüzden kaldırıldığı anlattı.

    o kadar konuştuk, anlattık ama fuat akdağ, bütün topları göğsünde yumuşatıp yere indirdi. her eleştiriye “olur öyle, biz böyle tercih ediyoruz” yaklaşımı sergiledi. bu görüşme işe yarayacak mı bilmiyorum ama edindiğim izlenim ntvspor doğru yolda ilerlediğini check etmiş oldu, kendilerine göre. çünkü önerilen her şeyi zaten biz de bunu düşünüyoruz, böyle programlar yapmayı planlıyoruz diye cevapladılar.

    elbette çok yetkin bir ekip ve ekonomik olarak güçlü bir şirket. daha da başarılı olacaklardır.

    biz gerekenleri anlattık, bundan sonra takibe devam edeceğiz.
  • hala bu kampanyayı ucundan köşesinden gram kadar anlamayıp üzerine yersiz yersiz konuşanlar var.

    nontvspor.com ne diyordu:

    "#nontvspor, ntvspor’u tamamiyle boykot etmek değil, ülkenin elle tutulur tek spor kanalı olan ntvspor’un yanlı tutumunu ve bu taraflı yayın politikasını eleştirmektir. ntvspor, tarafsızlığı tamamen ilke edininceye kadar da bu tavrımız devam edecektir."

    şurada anlatılanı anlamayıp hala başkalarına, bir zümreye nasıl laf geçiririm telaşına düşenler var.

    size her şey müstahak, ama kusura bakmayın galatasaray'a değil.

    galatasaray'ı karşısına alan tüm ibnelerin karşısına dikileceğiz. bu kampanya da bunun tezahürüdür. sanki babamızın hayrına yaptık.
  • galatasaray hakkında menfi algıyı en çok "spor servisi" denen programda en kalifiye elemanları mehmet demirkol aracılığıyla yapmaktadırlar.

    bugün yayına recep bölükbaşı'nı bağlayarak başladılar. mevzu ozan tufan tabi. galatasaray'la ozan'ın ismi hiçbir şekilde bir araya gelmedi her nedense. mahmut uslu'nun açıklamasına rağmen fenerbahçe'nin 8 milyon avroluk bir teklifi olduğu haberi okundu. recep başkanın açıklamasına rağmen beşiktaş'a transferi çok olası bulundu. ufacık doğru hareketlerin ekseriyetle kutsandığı bu guzide spor kanalımızda, hamza hocanın ertuğrul sağlam'dan medeni bir davranışla ozan'ı istemesinin bahsi bittabi açılmadı. bakın şimdi niyet okuyuculuğu yapmak istemem ama fenerbahçe bugün şampiyonlar ligine katılsaydı, mehmet demirkol'un şöyle bir yorumu olurdu; "ozan'ın uluslararası olması için kendini bu seviyede test etmeli, fenerbahçe çok doğru seçim." isim galatasaray olunca yorumu; "melo'nun alternatifi olmaaaaz, olamaaaaz." eksenine kayıyor.

    şimdi galatasaray ile ilgili ne konuşuldu peki sorusuna gelelim. bursa maçının üstünden günler geçmesine rağmen hamza hoca ve sneijder krizi ile başlandı. türlü art niyetli imalar ile devam edildi. olmazsa olmazları fotomaç kaynaklı ibrahimovic haberini atlamadılar. her zaman çok titiz yorumlarıyla dikkat çeken mehmet bey yine yeni yeniden; "melo 5 milyon alıyor" dedi. adamın garanti ücreti 3.1 milyon avro, maç başı 25.000 avro. çıktığı maç sayısı 34, kaldı ki ben bu 25.000 avronun tüm kulvarda ki maçları kapsadığını sanmıyorum ama hadi kapsasın. matematik 3.95 milyon avro diyor. yani yuvarlasan 4'e yuvarlanıyo ama 5'e yuvarlamakta herhangi bir beis görülmüyor hiç.

    esasen çokta rahatsız etmiyor beni ama bu algının müşterisi olup kendi kulübüne nefret kusmak hiç hoş değil.
  • yeniden nontvspor !

    28.temmuz.2010’da başlamışız bu kampanyaya. ilk blog yazıları bu tarihte, belki de bir iki gün öncesinde twitter’da başlamış olabiliriz, önemli değil. önemli olan üzerinden bu kadar geçen zamanda ne değiştiği.

    ntvspor cephesinde değişen bir şey yok. hep aynılar. hep aynı yönden ve aynı renk gözlüklerle bakmaya devam ediyorlar. ama bizde değişen bir şeyler var. kampanya başladığında henüz lig başlamamıştı, henüz takımımızın derdine düşmemiştik. nontvspor üzerine de başka şeyler üzerine de eğilebiliyorduk. sonra lig başladı ve aynı sırada işler de kötü gitmeye.

    ama yine de “ntvspor izleyicisiyle buluşuyor” toplantısı sırasında takım toparlanmış, üst üste 4. galibiyetini almıştı. biz dertlerimizi o gün fuat akdağ’a da haluk yürekli’ye de anlatmıştık. bizi anladıklarını daha hassas davranacaklarını hissetmiştik. doğrusu kısa süre böyle de oldu.

    ama ilerleyen haftalarda takım iyice kötü gitmeye başladı. yenilgiler arka arkaya gelmeye başladı. rijkaard gitti, yönetim karıştı. alelacele hagi göreve getirildi. hagi’nin göreve getirilmesi sırasında bir sürü haber dolaştı ortalıkta. yönetimden doğru dürüst açıklama gelmedi.

    bu sırada galatasaray taraftarı olan bizler takımın derdine düştük. bir çoğumuz gazete okumayı, tv izlemeyi bıraktı. galatasaray sözlük’te girilen entry sayısı düştü, bir çok yazar birbiriyle kavga etmeleri yüzünden sözlükten ya atıldı ya da kendileri bıraktı.

    işte bu sırada ntvspor gibi hürriyet gibi fenerbahçeliliği tescilli yayın organları işlerini yapmaya devam etti.

    ama şimdi devre arası. artık zamanımız var. artık ntvspor’a da, hürriyet’e de ayıracak zamanımız var.

    biz nontvspor’u ntvspor izlenmesin diye başlatmadık. ntvspor, fenerbahçe yanlısı yayınlarından vazgeçsin diye başlattık. bunu da hem yazılarımızda hem de yüzyüze çok net ve açık şekilde anlattık. ama hiçbir değişiklik olmadı.

    dertlerimiz şunlardı:
    bir tane bile galatasaraylı yorumcu bulunmaması, galatasaray muhabiri özgür buzbaş’ın fenerbahçeli olması (özgür buzbaş’la ilgisi yok konunun, kişisel olarak beğeniyorum kendisini) , rıdvan dilmen’in aşırı fenerbahçeyi kollayan yorumlar yapması, mehmet demirkol’un fenerbahçe’ye başka galatasaray’a başka bakmaya ısrarla devam etmesi.

    hiçbir şey değişmedi. hatta şöyle örnekler de gördük:
    en yakın zamanda gerçekleşeni bugün oldu. mehmet demirkol, yarın oynanacak galatasaray-fenerbahçe maçının seyircisiz oynanması gerektiğini söyledi. maç bizim sahamızda, rakip taraftar olmayacak ama maç seyircisiz oynansın. süper fikir, bizim niye daha önce aklımıza gelmedi.
    devam ediyorum,
    mehmet demirkol geçenlerde aziz yıldırım’ın sivasspor maçının devre arasında hakem odasını basma haberini pas geçip o maçta fenerbahçe’nin verilmediğini iddia ettiği penaltı pozisyonunu uzun uzun konuştuğunu da gördük.
    örnekleri çoğaltacağım.
    galatasaray karpaty lviv deplasmanına gitmeden önce milliyet gazetesinde abuk sabuk bir haber çıktı. karpaty’nin tesislerinin döküldüğü, kaleci eldivenlerinin bile delik olduğu yazıldı. spor servisi programında bu haber doğru kabul edildi, uzun uzun konuşuldu. bu haber de, bunun üzerinde araştırmadan konuşanların tek bir amacı olabilir; galatasaray’a rakibi üzerinden vurmak. ama işte takım oradan turu kaybedip geldiği için biz de unuttuk bunu.

    yine mehmet demirkol, geldiği günden beri” hagi teknik direktör değil” diyor. bu fikrini destekleyecek her şeyi de kullanmak için uğraşıyor. mesela 26 kasım 2010’daki programda bir gazetede lucescu’nun ağzından yapılan haberde “hiçbir hoca kendi kurmadığı takımda başarılı olamaz” sözünü hagi kendisi söylemiş gibi yorumlayıp “böyle bir şeyi kabul eden çaresiz teknik direktördür” dedi.
    rıdvan dilmen ise bildiğimiz gibi.

    not defteri programındaki konuklar : acun ilıcalı, emre belözoğlu.

    haber bültenlerinde spor servisi’nde u17 maçındaki olayları ne kadar iştahla konuştular öyle yahu. tamam büyük bir olay ve küçücük çocukların dövülmesinin kesinlikle savunulacak yanı yok, ama neden bir tane galatasaraylı’ya sorulmadı acaba tam olarak ne olduğu?

    bir tane bile galatasaraylı yorumcu olmadığını söylemiş miydim?

    bunları incık cıncık anlatıyorum çünkü ntvspor binasındaki toplantıda 3 örnek vermiştim ama “bu kadar örnek yetmez” gibi bir tavır takınmışlardı.

    son olarak bu yazıyı okuduğunu bildiğim ntvspor mensuplarının dikkatini çekmek istiyorum. galatasaray sözlük’teki ntvspor başlığını baştan itibaren bir daha okuyun.
    ilk entrylerle son zamanlardaki entryler arasındaki farka çok dikkat edin. galatasaray’lıların ntvspor’un kuruluşunu nasıl coşkuyla karşıladığını, sonrasında nasıl cephe aldıklarını görün.
    nedenlerini iyi düşünün, ama çok iyi ve bu kampanyanın amacını da iyice anlayın.

    http://nontvspor.com
    http://nontvspor.blogspot.com/
    http://www.facebook.com/...248253548&v=wall
  • bir hareket başlattı galatasaraylılar twitter üzerinden. ntv ve ntvspor’u protesto kampanyası. sadece #nontvspor yazarak.
    epeydir biriken bir sıkıntıydı aslında bu ve bir çok yazı yazda galatasaraylı’lar. beşiktaşlı’lar yazdıysa bilmem, fenerbahçeli’ler de yazmıştır belki ama onların en azından başka takım taraftarı yaftası yapıştırmadıklarını sanıyorum ve umuyorum, yoksa komik olurdu.

    fenerbahçe sempatizanı yayın politikası izliyor ntv grubu. bu çok net. özellikle rıdvan dilmen’i diğerlerinden çok uzak bir yere koyarak değerlendirmek gerek.
    zira yorumculardan sergen yalçın, mustafa doğan ne yazık ki futbol düşünen, okuyan adamlar değil bu çok belli. sergen’in çok kısa süren bir a2 takım hocalığı var, mustafa doğan’ın böyle bir girişimi bile yok.
    hoca veya gazeteci olmayıp da futbolu düşünmek için çok sevmek gerekir. ama bu iki eski futbolcu “biz zamanında uzun süre 1.ligde oyandık, bizim başka donanıma ihtiyacımız yok” diyerek kendilerini geliştirme, dünya futbolunu takip etme ihtiyacı görmüyorlar, bu çok belli yorumlarından. futbol düşünmedikleri için kendi fikirleri yok bence, bu yüzden sık sık kendileriyle de çelişiyorlar, aynı programda bile. halbuki bu iki eski futbolcunun en iyi bildiği şey saha içi, yedek kulübesi, soyunma odası, takım otobüsü, kamplar, idmanlar, tesisler ve buralarda ne olduğu. bu konulara ağırlık verip yorum yapsalar çok başarılı olurlar. ama onlar zamanında hiçbir görev üstlenmedikleri, sorumluluk almadıkları transfer, takım tertibi, oyun şablonu gibi konulara girip batağa saplanıyorlar.
    bilerek ve isteyerek bir kulübün aleyhine yorum yapacak (hem de kör gözün parmağına yapmadan) donanıma sahip değiller. sergen şahane pasları, frikikleri anlatsa, yorumlasa, m.doğan hagi gibi birini tekme tokat nasıl durdurduğunu anlatsa inanın daha doğru olur.
    bu yüzden bu arkadaşları devre dışı bırakıyorum.

    bu grubun en aklı başında adamı mehmet demirkol. futbol düşünen, takip eden biri. kalemi kuvvetli denenlerden. gerçek bir yazar, telefonla gazeteyi arayıp kafasındakileri anlatıp yazısını başkası yazan biri değil. fenerbahçeli olduğunu yıllarca gizledi ve hala sorarsan söylemiyor. okuldan galatasaraylı, babadan fenerbahçeli, tribünleri yüzünden beşiktaşlı’yım diyor. kimilerine göre galatasaray aleyhinde konuştuğu kadar fenerbahçe aleyhinde de konuşuyor.
    doğru mu? doğru. ama rahatsız edici bir şey var konuşmalarında. fenerbahçe hakkında konuşurken, eleştirirken ki tavrı, ses tonu ile diğerleri hakkında konuşurken ki farklı. fenerbahçe hakkında konuşurken babasını eleştiren bir çocuk tavrı var. “kızmayın bana, bunları söylemem lazım” yaklaşımı var. işte bu beni çok rahatsız ediyor, ne söylediği ve herkese ne söylediği herkese birden eleştiri getirmesinden çok nasıl bir üslup kullandığı önemli ve can sıkıcı.

    rıdvan dilmen bu işe başladığında böyle değildi, en azından bu kadar fenerbahçe taraftarı gibi değildi. hatta “ben önce futbolcu, sonra teknik direktörüm” , “benim mesleğim teknik direktörlük, şimdi yorum yapıyorum sadece” diyordu ve sorun yoktu hakikaten.
    şimdi çok bariz şekilde, alenen fenerbahçeli yorumlar yapıyor ve türkiye’nin en iyi yorumcusu olarak lanse ediliyor. kime göre, neye göre?
    türkiye’nin saha içini en iyi bilen adam olduğundan eminim rıdvan dilmen’in. futbolun her alanını iyi biliyor ama bildiklerini hiç güncellemiyor. değişen dünyadan bihaber yaşıyor ne yazık ki. işi futbol yorumculuğu olan, ülkesinde 10 yabancı futbolcuya izin verilen biri nasıl olurda dünya futboluna bu kadar uzak olur. o kadar para kazanırken niye kendine danışmanlar tutmaz. dünya futbolunu çok iyi takip eden, fm gibi oyunlardan bile bir çok şey öğrenen zeki, çalışkan ve kendisiyle çok ucuza çalışacak gençler bulabilir istese. ama o program sırasında güntekin onay’a sormayı tercih ediyor.
    üzgünüm ama ne izleyiciye ne de işine saygısı yok rıdvan dilmen’in.

    elinde bir fenerbahçe şablonu ve cevap anahtarı var. her soruya fenerbahçe örneğiyle cevap veriyor. benim evde hatunla konuşmalarım gibi. ille her konuyu futbola getirip açıklama yapı bana göre daha açıklayıcı bilgi vermem, hatuna göreyse “manyaksın sen” şeklinde.
    dünyanın her hangi bir yerinde bir gol olur, golcünün ön direğe koşu yapıp attığı “alex koşusu” yaptı der. galatasaray orta sahaya futbolcu alır “alex gibi oynarsa şöyle olur, oynamazsa böyle olur” der. nasıl bir futbolcu olduğundan haberi bile yoktur zaten.
    rijkaard’la ilgili bir soru sorulur daum’dan, aykut kocaman’dan örnek verir.
    daha önce de yazmıştım, bir taraftarın silahla yaralandığı fenerbahçe - everton hazırlık maçında bu konu konuşulurken, daha doğrusu güntekin onay konuşurken kafasını öne eğmiş ve tek kelime etmemişti. işte o zaman rıdvan dilmen rengini belli etmişti.
    şampiyonluğun kaçtığı trabzon maçı sonrası çıkan olaylarıysa normal karşıladı. gerçi bütün medya mevzuyu çok güzel soğuttuğu için sadece 2 maç ceza aldı fenerbahçe. organize işler bunlar.

    bir ntv grubunun geneline bakmak lazım. bariz şekilde spor haberlerinde yanlı yayın yapıyor. galatasaray taraftarını heyecanlandıran transfer haberlerini vermekte nazlanırken, açıklaması yapılmayan transferin olmayacağı haberi için özel röportaj bile yapabiliyor.
    galatasaray ikinci başkanının canlı yayında söyleşisini kesip gürcan bilgiç’in 2 saat sonra başlayacak fenerbahçe maçı hakkındaki görüşlerini vermekten çekinmiyorlar. galatasaray o gün yaptığı transferin haberini vermek için önce fenerbahçe’nin idman haberlerini verip galatasaraylı’ları sinirlendirmekten çekinmiyorlar.

    bu protesto ortaya çıktıktan sonra bloglarda, sözlüklerde yazılar yayınlandı. yazılanlar içinde “tiraj ve rating için fenerbahçe yanlısı yayın yapılması zorunludur, hangi takımı tutarsa tutsun medyacılar böyle davranmak zorundadır gibi fikirler öne sürenler oldu. bu yeni bir şey değil elbette. yıllardır söylenen en büyük yalanlardan biri. kökeni 70’li yıllardan 80’li yıllara kadar süren fenerbahçe takımının galatasaray ve beşiktaş’a göre başarılı olmasına dayanır. fenerbahçeli islam çupi’nin müthiş kıvrak diliyle yazdığı “türkiye'de fenerbahce cumhuriyeti sağlıklı, başarılı ve ilkse bu ülkede herşey mutlu ve huzurludur. esnafın yüzü güler, parekendeci ve toptancıların tezgahında mal kalmaz. tiyatrolar, sinemalar, sazlar, barlar ve meyhaneler doludur. stadlar türkiye'nin her yerinde silme doludur. fenerbahçe gittiği her kente kendi ile birlikte büyük bereketini götürür. fenerbahce cumhuriyeti ortada yoksa türkiye yoktur, futbol yoktur, bolluk yoktur, insanlar yoktur. canlılar güç nefes alır ve bu ülke kısa süre yaşayan yer olmaktan cıkıp mezarlık olur. onun içindir ki...

    fenerbahce büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü ne kupa büyüklüğüdür. onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte. adı konamaz.” türk futbol tarihinin en yanıltıcı açıklamalarından biri bu iddiayı desteklemiştir.

    http://captano.blogspot.com/...enerbahce-agrlg.html burada medyadaki fenerbahçe ağırlığının sebeplerini anlatmıştım. tiraj-rating kaygısıyla fenerbahçe haberi yapılması gerektiği fikrinin kökenini anlamaya destek olan bir yazdır.
    ve 2010 türkiye’sinde külliyen yalandır.
    çok merak ediyorum nasıl ölçülüyor bu. fenerbahçe yazılınca tiraj-rating artışını kim, nasıl ölçüyor.
    islam çupi bir fenerbahçeli’ydi ve bu sözleri çok eski zamanlarda yazmıştı, her şeyi değişen türkiye’de bunun aynı kaldığını iddia etmek zavallılıktır.
    bir de “beğenmeyen izlemesinciler” var. elbette beğenmeyen izlemeyecek. ntv grubunun nasıl yayın politikasını kendisi belirleme hakkı varsa isteyenlerin de protesto hakkı var. demokrasi havari kesilip “istedikleri gibi yayın yaparlar, beğenmezsen izleme” diyenler bir de böyle düşünsün. işlerine gelirse elbette.

    eğer şöyle şeyler varsa ki var :

    twitter'dan.

    ali ece* :
    captano@aliece1888 http://nontvspor.blogspot.com #nontvspor
    aliece1888 @captano bazı eleştirilere katılıyorum ama rakip yayıncı kuruluşta program yapacak birisi olarak konuşmam çok etik dışı olur, bana uymaz
    aliece1888@captano teşekkür ederim, gizli gizli okuyorum zaten hepsini
    aliece1888@captano daha ayrıntılı bilgi için linki inbox'ıma yollar mısınız?

    bedri baykam* :
    captano@meettheturk http://nontvspor.blogspot.com #nontvspor
    meettheturk @captano teşekkurler dostum, size bu hissi yaşatıyorlarsa kesin haklısınız derim

    protesto, hedefi vurmuş olabilir.
    ofk maçını cevad prekazi'ye yorumlatma kararı alan ntvspor'un bu protestoya kulak verdiğini ve bundan sonra daha dikkatli olacağını ummak istiyorum. peşini bırakmadan devam etmek gerekli.
    (bkz: captano)

    en ufak bir örgütlü tepkinin bile aslında sonuç getirebildiğini gördük. prekazi'yi ntvspor kadar nontvspor da çıkarttı ekrana.

    (bkz: dağhan ırak)

    #nontvspor protestosu amacına ulaşmaya doğru gidiyor.

    capsli :
    http://nontvspor.blogspot.com/...erbahceli-medya.html
    ve
    http://captano.blogspot.com/...erbahceli-medya.html
    ya da
    http://nontvspor.com/
  • sonuna kadar haklı bir kampanyadır. unutmayalım kapatılsın ya da linç edilsin kampanyası değil, tarafsız yayın kampanyasıdır.

    bu kampanya desteklenmelidir; çünkü 3 kez sansürlenmiştir.

    çünkü erik gerets'in alnı yarılırken bir şey demeyen insanlar, mondragon'un yanı başında patlayanların hesabını sormayanlar, hasan şaş'ın korner atışında tepesine yağanları hatırlamayanlar, deplasmana giden taraftarların koltuklarına bir tutam ot ve pislik koyulduğu, tepelerine sidikli şişeler yağdırıldığı günleri konuşmayanlar, hala u17 maçını konuşuyorlar. *

    geçen sezon, defalarca canlı yayına fenerbahçe yöneticilerinin bağlanarak resmen ortaklaşa bir şekilde kerem gönlüm'ün* doping olayına basketbol hayatını bitirmeye çalışırlarken objektiflerdi, diana taurasi'nin doping olayından sonra ne kadar yayın yapacaklar, kaç fenerbahçe yöneticisini canlı yayınla bağlayacaklar göreceğiz.

    tarafsız olmadıklarını, sözcü bir televizyon kanalı olduklarını daha dün görmediniz mi? adnan polat ve yıldırım demirören de bu kanala çıkmadı mı? neden tek kanalda yayınlandılar? dün çıkan beyefendiye nazaran daha önemsiz kişiler miydi yoksa söyleyecekleri daha değersiz şeyler miydi? rıdvan efendi şahane salvolarla, sağlı sollu ataklarla saldırmadı mı? adnan polat'a 3 kere rijkaard'ın arkasında duracak mısınız diye sormadı mı? dün güntekin onay arkadaşımız ne dedi programın sonunda? aziz bey çok net şekilde transfer ile ilgili sorulara, aykut kocaman ile ilgili sorulara cevap verdiği için ısrarla üzerine gitmeyeceğiz. arkadaşım adnan polat net değil mi? yoksa ciddiye mi almıyorsunuz?

    bu sezon tarihi bir kötü sezon geçiriyoruz, peki ya fenerbahçe? aykut kocaman'ın başında olduğu takım; bu sezon, önce şampiyonlar liginden, sonra avrupa liginden elenmedi mi? türkiye kupasında da neredeyse elenmiş durumdalar. peki rıdvan konuşuyor mu arkadaşını? peki ya demirkol? ama ne oldu rijkaard kuş oldu uçtu bu süreçte. aykut hala takımın başında. sahip çıkılmalıymış hocaya, fenerbahçe taraftarı devamlı dizginleniyor. devrim yapacakmış aykut hoca. arkadaş, bir durun, devrim nedir biliyor musunuz? siz bu kelimenin anlamını bizden öğrenmediniz mi? bu kadar pompalamayın.

    lorik cana hakkında söyledikleri, transferlerimiz hakkında yaptıkları yorumlar vs. defalarca burda anlatılmıştır. her bir konuşulan o kadar önemli ki. her söyledikleri ile o kadar güzel kamuoyu oluşturuyorlar ki. bunlara sen inanmazsın, ben de inanmam. çünkü galatasaray'ı bir şekilde takip ediyorum. ama bugüne kadar taşrada en çok desteklenen takım olan galatasaray'ın uzaktaki taraftarları ne olacak? sadece gazete ile sadece televizyon ile bu takımdan haber alabilenler ne olacak? geçen sezon rıdvan o kadar güzel sallıyordu ki rijkaard'ın arkasından; adana'da*, çevremdeki herkese böyle olmaması gerektiğini anlatmaya çalışmaktan dilimde tüy bitti. açıklamaları neydi biliyor musunuz? b planı yok!

    televizyonlar, gazeteler, ne kadar önemli biliyor musunuz? günümüzde twitter, facebook ne kadar önemli platformlar biliyor musunuz? ne kadar kişiye kolayca ulaşabiliyorlar hiç düşündünüz mü? tartışmak, ve kendilerini savunmak yerine sansürleme korkuları neden bu kadar çabuk çıktı ortaya?

    kazanmayı haketmişsen, tabiri caizse cayır cayır yenmişsen, "yenmeyi başardı" cümlesini galatasaray için koyamazsin!

    yendiğin bir maçın fotoğraflarına bakıyorsan ve hep rakip takımın hücumları yer alıyorsa bunun adi yanciliktir!

    neymiş efendim, objektiflermiş, bık bık. ya bırakın arkadaşlar hiç kimse kendi takımını bu kadar linç etmez,

    arkadaşlarım, galatasaray taraftarları,

    unutmayin;

    galatasaraylisiniz;

    bu ülkenin en büyük başarilarini yaşatansiniz,

    ilksiniz, teksiniz...

    ve türkiye'nin en büyük spor kulübünün taraftarisiniz! sahip çikin yahu! bu kadar mi zor hakkiniz olan bir şeye sahip çikmak?

    düzeltme :

    sevgili bunu yazan tosun'dan şu bilgi geldi;

    (bkz: #554574)*

    olay sansür değil demek ki ancak halen bu kadar tepkiye sessiz kalmaları kabul edilebilir değildir. bu sessizlik; bu tepkinin, bu kampanyanın ses gelene kadar devam etmesi gerektiğini göstermektedir.
  • --- alıntı ---

    doğuş yayın grubu yönetim kurulu başkanı erman yerdelen, ziyaretten çok etkilendiğini belirtirken, "umarım galatasaray bu statta önemli galibiyetler, zaferler kazanır" diyen yerdelen, "tabi ki; fenerbahçe maçı hariç" şeklinde espri yaptı.

    --- alıntı ---

    yapmayacaksın ula espri mespri. adnan polat kankansa git mikrofonların olmadığı yerde ona yap. sırf bu yüzden nontvspor.
  • ya canınızı sıkmak istemem ama maalesef bunu yazmak zorundayım;

    --- alıntı ---

    “the new algorithm identifies topics that are immediately popular, rather than topics that have been popular for a while or on a daily basis, to help people discover the ‘most breaking’ breaking news from across the world. (we had previously built in this ‘emergent’ algorithm for all local trends, described below.) we think that trending topics which capture the hottest emerging trends and topics of discussion on twitter are the most interesting.”

    --- alıntı ---

    adamlar trending topics'in algoritmasını değiştirdiği için bu protesto sürekli trending topics'ten düşmekte. yani siz entivispor'a hayır deseniz, yarın o gidip trending topics'te 1. sıraya çıksa, ertesi gün yine düşecek. ne diyorsunuz siz? sbt? :(

    ntvspor'un ya da ntv'nin bize gelip sansür uygulayacağını sanmıyorum anlayacağınız. bugün 1000 tane #nontvspor tweet'i mi attınız? yarın 3000 tane atarsanız, yine trending topics'te kalırsınız.

    neden mi değiştirmişler algoritmayı? yoooo yoo, ntvspor istememiş bunu.

    (bkz: justin bieber)**

    --- alıntı ---

    the company also makes it clear that the algorithm doesn’t block any topics from trending. this is essentially a response to the countless justin bieber fans complaining that bieber is no longer a trending topic.

    --- alıntı ---

    kampanyaya karşı olduğum anlaşılmasın şu mesajımdan. yoksa ben çok takip etmiyorum zaten.

    not: twitter kullanmıyorum.
  • http://www.galatasaray.org/...on-sinirlamasi/38965

    --- alıntı ---
    ntv spor televizyon kanalında 24 şubat 2018 cumartesi günü yayınlanan kırmızı çizgi programında futbol takımı oyuncularımızın onur ve şereflerine yönelik iddialarda bulunulmuştur.

    canlı yayında böylesine çirkin iddiaların büyük rahatlıkla dile getirilmesine izin veren yayıncılık anlayışı nedeniyle ntv ve ntv spor yönetimleri, söz konusu program ve yorumcular hakkında bir yaptırım uygulayana ve kurumsal düzeyde camiamızdan ve oyuncularımızdan özür dileyene kadar, bu yayın kuruluşları temsilcilerinin galatasaray’a ait basın toplantısı, organizasyon ve davetlere akreditasyonu durdurulmuştur.

    konuyla ilgili kişilere dair kulübümüz ve oyuncularımız adına ayrı ayrı hukuki süreç başlatılmıştır.

    kulübümüze ve kulübümüzü temsil eden bireylere yönelik bu ve benzeri saldırılara tepkimiz bundan sonra da sürecektir.

    kamuoyuna saygılarımızla,

    galatasaray spor kulübü

    --- alıntı ---
  • bu hareket çok hızlı başladı, internet sitesi nontvspor.com ilk 5 günde 14.000 yorum aldı*. sezon başıydı. sezon ilerleyip de takım kötü gitmeye başlayınca galatasaray taraftarının gözü ne ntvspor ne hürriyet görür oldu. zaten mesela galatasaray sözlükte, ntvspor veya hürriyet'e gerek kalmayan yorumlar yazılıyordu.

    iş bu sebeple, nontvspor hareketi çok yavaşladı. konunun ntvspor toplantısına gitmesiyle ilgisi yok. hatta, o toplantıdan sonra, ntvspor'un bu protestodan çok rahatsız olduğunu gördük ve yazdık bu izlenimleri. tepkiler, toplantının devamındaki hafta yine arttı, ama takım kaybettikçe etkisini yitirdi.

    mevzu bundan ibarettir.

    ama asıl sebep şudur: toplantıya katılanlara avanta verdiler, iyi de paraydı. hatta bekar arkadaşlarımız ntvspor çalışanı güzel hanımlarla yemeğe falan da çıktılar. hem avanta almışsın, hem de manitanın çalıştığı kuruma giydirmek delikanlıya yakışmaz. konu böyle kapandı.

    *