• 35826
    "şampiyonlar ligi'ne galibiyetle başlamak güzel olurdu ama bir puanla dönüyoruz, aslında galibiyet alacak fırsatlar da yakaladık ama olmadı. şampiyonlar ligi'nde dış sahada puan almak zordur. burada 1 puan almak bizim için avantaj olacak. bundan sonra kendi evimizde oynayacağız. taraftarımızın da desteğiyle galibiyetler alabiliriz.'' *

    steven nzonzi

    https://www.youtube.com/watch?v=p-2PZDMXKXg
  • 35827
    ''oyunu onlar kontrol ettiler. buranın kazanmak için zor bir yer olduğunu biliyoruz. çok güçlüler, en iyi oyunculara sahipler. bunlar mazeret olamaz ama iyi oynamadık ve birçok konuda gelişmek için hala zaman var. çok çalışmaya devam etmeliyiz. gidecek uzun bir yol var.

    (psg daha mı fazla mücadele etti?) hayır, bu yüzden bizi yenmediler. her zaman agresif olmaya çalışıyoruz. çok çalıştık ama burası çok zor bir deplasman. burada mükemmel bir görüntü çizmezseniz, kazanamazsınız. daha iyi taraf onlardı; çalışmaya devam etmeliyiz.

    (isabetli şutunuz yoktu) şanslarımız vardı ve topu iki kere filelere gönderdik ancak geçerli sayılmadı. bence hiçbir bahane olamaz. iyi performans göstermedik. kötü oynadıktan hemen sonra maç hakkında konuşmak çok zor. çok çalışıyoruz ve bunu tersine çevirmek için zamanımız var. gelişmemiz gerektiğini biliyoruz.

    casemiro

    https://en.as.com/...68841486_002402.html
  • 35829
    kadro fazlasını vaat ediyordu

    brugge, galatasaray’ın savunmada top yapma sorunu üzerine giderek maça başladı. lemina ve seri’nin n’zonzi’ye fazla yakın oynamaları, galatasaray’ın merkezde üçgenleri kuramayışı ev sahibinin işini kolaylaştırdı. alana yayılma konusunda bir plana ihtiyaç var. pozisyonları değerlendiremeyişleri galatasaray’ı dakikalar geçtikçe topa biraz daha sahip olan bir takım yaptı. ancak bunun biraz da orta sahada geçiş oyununda kapılacak topları beklemeleri sebebiyle olduğu söylemek lazım. ikinci yarıda brugge’ün kovaladığı sadece savunma arkasına atılan toplar oldu. diagne oyuna girdikten ve feghouli merkeze geçtikten sonra galatasaray artık oyuna ortaktı. ama üzerine konuşulacak bir hücum planı sergilemeleri de mümkün olmadı. sadece babel’in yaratacağı işlere kaldı oyun. bu tabloda 1 puan iyi ama kadro kalitesi daha fazlasını vaat ediyordu.

    gecenin sorusu

    falcao’yu yalnız bırakmaya kimsenin hakkı yok. onu destekleyecek bir yapı kurulur mu?

    maçın starı

    vanaken olağanüstü bir soğukkanlılık, yeterli bir atletizm, doğru kararlarla hem savunma hem de hücumu kurma yönünde mükemmeldi. n’zonzi’nin yaptığı sanki daha önemli. belçikalı planın parçasıyken fransız plansızlığın içinde büyük liderlik yaptı.

    maçın olayı

    savunma ikilisini geriye götüren performansları mı? rakipte beşiktaş’tan neredeyse kovulan mitro hatasız oynadı. sorun sanki sadece onlar değil. orta sahanın alan yerleşimi ve pas otomatiği tamamlanmadan stoperlerin titrek oyunu da devam eder.

    kısa mesaj

    terim’in kısa zamanda bir oyun planı oturtması lazım. galatasaray kadrosu neyse o kadar oynuyor. terim etkisi lazım.

    mehmet demirkol *
  • 35830
    son 15 daha iyi olmalıydı!

    bruge’un daha hızlı oyuncuları olsa da galatasaray teknik kapasite açısından (vormer hariç) rakibinin çok üstünde. vormer de artık yaşlandı. galatasaray, vormer’in maçın son çeyreğinde yorulacağını ve bruge’un sadece savunma arkasına top yollayacağını hesaba katarak son 15’te daha fazla gaza basmalıydı.

    rakibe göre hız-teknik dengesi açısından galatasaray maça iyi başladı. ilk 45’te bruge savunma arkasına koşularla daha fazla gol girişimi yapan taraf olsa da gole çok daha fazla yaklaşan babel ile galatasaray’dı: hollandalı, pozisyonu çok iyi geliştirdi ama kendi devler ligi standardına göre kötü bir son vuruş tercihi yaptı. marcao ve luyindama bu kez gereksiz risklere girmeyerek doğrusunu yaptılar. n’zonzi oyunu çok iyi dikte etti ama seri iyi oynasa da yoruldu, lemina zaten şu anda yüzde 100 seviyede değil. belhanda’nın da eksikliği bunlara eklenince galatasaray, falcao’yu yeterince besleyemedi.

    gecenin sorusu

    fatih terim’e son yabancı oyuncu kararı eğer yarın sabah sorulsaydı yine nagatomo’yu mu tercih ederdi yoksa linnes özellikle devler ligi için daha mı iyi bir opsiyon olurdu?

    maçın starı

    n’zonzi, mevkisinin gerektirdiği her şeyi doğru yaptı. galatasaray’ın en hazır ve verimli oyuncusu fransız çapaydı.

    maçın olayı

    muslera, kalitesini bir kez daha gösteren çok kritik bir kurtarışa imza attı. turgay şeren, simoviç, taffarel, muslera galatasaray kalecilerinin kare ası. mondragon da iyiydi ama muslera’nın devamlılık farkı ülkemizde futbolu bırakınca daha net anlaşılacak!

    kısa mesaj

    galatasaray, 3.’lük için olmazsa olmaz 1 puanı cebe koydu ancak son 15’te ilk 2’yi zorlatabilecek olmazsa olmaz 3 puan için daha fazlasını yapabilirdi. belki de fikstürde son maç bruge’da oynansa daha oturmuş ve fizik kondsiyon seviyesini yükseltmiş galatasaray bunu yapabilirdi.

    ali ece *
  • 35831
    kötünün iyisi!

    galatasaray bu sezonu daha da iyi bir pas takımı olmak üzerine kurguladı. brugge, galatasaray’ın bu grupta topu alıp dominant oynayacağı tek rakipti. fakat görüldü ki, bu sezon galatasaray’ın en zayıf noktası savunmasının arkası. luyindama- marcao ağır iki stoper, mariano formsuz, nagatomo rölantide oynuyor. babel’in 31’de savunmanın arkasında yakaladığı fırsatı görünce aklıma ünal karaman’ın attığı şutlar geldi. kaleciyi öldürmeye! vurmak yerine boşluğu aramalıydı. hoş zaten bugüne kadar pek aradığı da görülmedi. feghouli, cezayir milli takımı’yla harika bir yaz geçirip afrika şampiyonu olduğundan beri sahalara bir türlü dönemiyor. feghouli’nin formsuzluğu mu mariano’yu düşürüyor, yoksa brezilyalının formsuzluğu mu cezayirliyi etkiliyor kestirmek güç. zira ikisi de vasatın altında olunca brugge karşısında sağ kenar tıkandı. emre mor girdikten sonra feghouli’nin cezayir milli takımı’ndaki gibi merkeze geçmesi galatasaray’ı daha doğru bir düzene taşıdı. fakat görünen o ki, galatasaray belhandasız oyuna hiç hazır değil.

    gecenin sorusu

    iki stoper bir sağ bekten oluşan 3’lü brugge savunmasına karşı emre mor ilk 11 başlayıp fegholi- falcao’lu bir forvet düzeni daha verimli olmaz mıydı?

    maçın starı

    muslera maçın genelinde çok iyi iş çıkardı ama özellikle ikinci yarıda kurtardığı iki pozisyon var ki adeta brugge’e karşı galatasaray’ı ayakta tutan adamdı.

    maçın olayı

    türkiye’de olsa sabaha kadar tartışılacak bir penaltı pozisyonunu var hakemlerinin çok kısa sürede inceleyip doğru kararı vermesi.

    kısa mesaj

    galatasaray brugge'ü içeride yenip avrupa ligi’ni garantiler, real ve psg’ye karşı alacağı her puanla yukarıya hesap yapar.

    serkan akcan *
  • 35832
    bir puanlı başlangıç

    galatasaray, şampiyonlar ligi ilk maçında club brugge’a konuk oldu. sarı-kırmızılı takım mücadeleye ideal on biri ile çıktı. karşılaşmanın ilk bölümünde belçika ekibi hızlı ataklarla orta sahamızı kolay geçti. kanatları etkili kullanan brugge 8. dakikada bonaventure ile golle çok yaklaştı.

    babel fırsatı tepti

    10. dakikadan sonra galatasaray orta sahada toparlandı ve daha fazla topla oynamaya başladı. seri, lemina ve babel ataklara yön verdi. 31. dakika kendi kaptığı topla ceza sahasına girdi. kaleci ile karşı karşıya kalan yıldız oyuncu sert vurdu mignolet yüzde yüzlük golü önledi. iki ekibin de tempolu oynadığı ve gol aradığı ilk yarı 0-0’lık eşitlikle sonuçlandı.

    muslera devleşti

    belçika ekibi ikinci yarıya iyi başlayan taraftı. lemina’nın oyundan düşmesi, temsilcimizin orta alanda aksamasına neden oldu. 51. dakikada bonaventure, savunmanın büyük hatası sonrası muslera ile karşı karşıya kaldı. tecrübeli eldiven rakibinin şutunu zor da olsa çeldi ve skoru 0- 0’da tuttu. 53’te muslera bu sefer ceza sahasında rakibin kafa vuruşunu çizgiden çıkarttı. fatih terim’in lemina-emre değişikliği ve feghouli’yi merkeze çekmesi galatasaray’ın temposunu yükseltti. 61. dakikada feghouli ceza sahası dışından vurdu, top üst direğe çarpıp auta gitti. iki takımın da skoru değiştirme fırsatını yakaladığı mücadele 0-0’lık sonuçla tamamlandı. temsilcimiz bu beraberlikle şampiyonlar ligi’ne bir puanla başladı.

    metin karabaş *
  • 35833
    pas versene falcao'ya!
    brugge maça çok yüksek tempoda başladı. bizim ligimizin alanyaspor'u gibi bir oyun tarzları var.
    hücumda oynayan hızlı ve hareketli oyuncuları, galatasaray savunmasını çok rahatsız etti.
    özellikle bonaventure, diatta ve ricca'yı durdurmakta çok zorlandı galatasaray.
    savunmamızın arkasına attıkları uzun toplarda hep tehdit oluşturdular.
    club brugge'ün baskısını kırdıktan sonra babel ve falcao ile rakip kalede etkili olmaya çalıştı sarıkırmızılılar.
    babel, feghouli, nzonzi ve seri çok gayretliydi. falcao'yu top gelmiyor maalesef.

    ***
    kenarlardan ne feghouli, ne de babel, falcao'yu topla buluşturmayı denemedi bile.
    oysa kaleye vurmak yerine falcao'yu topla buluştursalar daha ilk yarıda skor üstünlüğünü sağlardı galatasaray. böyle bencillik olmaz ama...
    falcao neden alındı? neden kenardan fatih terim, bu iki oyuncuya 'vurmak yerine falcao'ya pas atın' uyarısını yapmadı anlayamadım...
    şu bir gerçek ki, galatasaray falcao'yu kullanmayı beceremedi dün...
    ***
    yine de ilk yarının en net pozisyonunu babel ile biz yakaladık.
    babel, karşı karşıya pozisyonda kaleci mignolet'i geçemedi.
    oysa biraz daha köşeye vursaydı kaleci hiçbir şey yapamazdı.
    maç boyunca muslera da harika kurtarışlar yaptı.
    ikinci yarıda zaman zaman baskı yesek de çabuk toparlandık. falcao ve feghouli ile yakaladığımız iki pozisyonda gole çok yaklaştık.
    sonuçta şampiyonlar ligi gruplarına puanla başlamak moral ve hedef açısından çok önemliydi.
    bu puanın deplasmanda alınması da ayrıca önemliydi.
    devler ligi'nde kazanamıyorsan, kaybetmeyeceksin!
    aslan cimbom da bu konuda çok tercübeli, dün gece bunu bir kez daha gösterdiler.
    galatasaray bu brugge'ü tt stadı'nda buruşturur....

    zeki uzundurukan *
  • 35834
    falcao’ya göre
    devler ligi'ne brugge gibi sert bir deplasmandan puan alarak başlamak galatasaray için moral oldu. çünkü belçika takımlara galatasaray'a hep ters geliyor. galatasaray topa hep hakim oldu. ancak brugge'un bonaventura ile vanaken gibi çabuk oyuncularının luyindama- marcao ikilisinin arkasına yapacağı hızlı koşulara önlem almak için fatih terim savunmayı öne fazla çıkarmadı.
    luyindama "söyle ayna benden büyük stoper var mı?" gibi riskli ve aşırı güvenli oynamayı bırakmalı.

    galatasaray kağıt üzerinde bireysel becerileri ve tekniği yüksek oyunculardan kurulu bir takım. bu oyuncular yüksek tempoda oynamıyor ve sürekli ayağa pas yaparak hücuma ağır çıkıyor. kanatlardan hızlı hücum yapılmadığı sürece falcao pozisyon bulmakta zorlanır. terim mutlaka falcao'yu besleyecek ve gol yollarında verimli olacak bir oyun düzeni planlamalı.
    galatasaray'ın saha içindeki en torpilli oyuncusu babel olarak görünüyor. hollandalı yıldız maalesef topla fazla oynuyor, gol yollarında çok egoist davranıyor.
    ilk yarıda akılalmaz bir gol kaçıran babel'e birileri falcao ile oynadığını ve pas vermesi gerektiğini hatırlatmalı.

    nzonzi çok dengeliydi, basit oynamayı tercih etti, riske girmedi, rakipten kritik toplar çaldı ve buluştuğu topları hatasız kullandı.
    lemina fizik olarak tam hazır değil. doğru pozisyon alan seri çok çalıştı, oyunun yönünü değiştirdi. seri'nin topla dikine gitme konusunda hızlanması gerekiyor.
    bir kalecinin ne kadar önemli olduğunu muslera bir kez daha gösterdi. muslera iki net gol pozisyonunda bonaventure ile okere'nin vuruşlarını mükemmel kurtardı.
    fatih hoca, emre mor'u kanatlara hız kazandırmak adına hazırlamalı ve feghouli'ye de oyunu yönetme yetkisini vermeli.
    emre girip feghouli direksiyona geçince galatasaray rakip kaleye daha etkili hücum etti.

    levent tüzemen *
  • 35835
    beraberlik iyidir
    dün akşam şampiyonlar ligi tarihinin en zevksiz maçlarından birisini izlemiş olabiliriz.
    galatasaray'ın younes belhanda'nın yokluğundaki orta sahası isim olarak etkileyiciydi.
    1 yıl önce galatasaray'ın bir sonraki sezon orta sahasında seri, lemina ve n'zonzi oynayacak deseler, şaşkınlıktan küçük dilini yutanlar hayli fazla olurdu.
    gel gör ki bu üçlünün dün akşamki performansı ligdeki kasımpaşa maçında çok etkili oynayan ömer bayram'la görev aldığı her sürede layığıyla yerine getiren ryan donk'u arattı.
    feghouli hala yorgun ve geçirdiği böbrek operasyonunun tesirinden çıkamamış gözüküyor. geçen sezonu sürklase eden cezayirli'nin biraz daha süreye ihtiyacı var gibi.
    babel'i ise ilk kez beğenmedim.
    beklentinin üstünde oynayan tek oyuncu jean michel seri'ydi.

    orta saha ve kanatların çok zor işlediği bir ortamda falcao'ya da çok fazla iş düşmedi.
    gecenin kahramanıysa tartışmasız kaleci muslera'ydı.
    muslera da 72. dakikada rakip takımda diagne girince, bizler gibi rahat bir nefes aldı kuşkusuz.
    şampiyonlar ligi'nde içeride kazanmak dışarıda kaybetmemek, tüm takımlar için temel bir hedef.
    sarı kırmızılılar dün akşamki beraberlikle en azından grup üçüncülüğü için önemli bir temel attı.
    belçika temsilcisini galatasaray'ın istanbul'da çok da zorlanmadan yeneceğini zannediyorum.

    psg ve real madrid maçları için umutlu olmak adına henüz erken.
    umuyorum bu takım bir arada oynadıkça bize o umudu verecek düzeye gelebilir.
    fakat dürüst olmak gerekirse galatasaray'ın bu hafta ligde oynayacağı yeni malatya maçında bile favori olduğunu söyleyemeyecek bir süreçteyiz.
    saha dışına yönetimi ve teknik heyetiyle fazlasıyla odaklanan galatasaray, saha içindeki yapısal problemleri ve takımın formunu artık gündeminde üst sıralara taşımak zorunda.

    serkan korkmaz *
  • 35836
    zaman gerekli
    galatasaray, ilk 10-15 dakikalık bölüme iyi başladı, topa sahip oldu ve oyunu kontrol etti. sonraki bölümde ise hem yavaş oynamaya, hem de orta sahada basit pas hataları yapmaya başladı, ileride topu tutamadı.
    club brugge, oyun planını kaptan vormer'in üzerine kurmuş ve onun kullandığı toplarda etkili olmaya çalışan bir takım. hücuma direkt çıkabilen okereke, diatta ve bonaventure ile direkt g.saray kalesine hücum denediler.
    zaman zaman da etkili oldular.
    tabii ki g.saray'ın en büyük sıkıntısı geçen yıla göre değişen orta saha ve hücum hattı. nzonzi, seri ve lemine iyi oyunu olabilirler ama birbirini tamamlayan futbolcular değil. özellikle hücuma katkısı beklenen seri ve lemina, alan kat edip topu taşıyan oyuncu özelliği taşımıyor. bu nedenle bu konuda ciddi bir sıkıntı yaşandı.
    feghouli de geçen sene bıraktığı noktanın çok uzağında. babel iyi niyetli, takımda adam eksilten, topu öne taşıyan, tempo driplingi yapan bin oyuncu. ama şu görülüyor ki g.saray geçen yılki gibi orta sahada birbirini tamamlayan oyuncuları ve onyekuru gibi savunma arkasına koşular yapan bir ismin eksikliğini hissediyor.
    bu durum ister istemez falcao'nun oyununu etkiledi. orta sahadan gelecek pasları ve kenar organizasyonlarından gelecek ortaları alamadı. galatasaray'ın hücum setleri genelde sağ kenardan çizilir. ancak hem mariano hem de feghouli'nin formsuzluğu bu bölgeyi olumsuz etkiledi. dolayısıyla falcao ceza sahasında fazla topla buluşamadı.
    maçın en başarılı ismi şüphesiz muslera'ydı. başlı başına bir savunma sistemi gibi yerden havadan, uçan kaçan bütün topları kurtardı.
    galatasaray, son bölümde rakibinden daha iyi oynadı. ceza sahası dışında ve içinde oyuncuların birbiriyle uyumu istenilen seviyede olmadığı için gol üretilemedi. dün şu görüldü ki;
    galatasaray'ın bir arada oynama pratiğine ve zamana ihtiyacı var.
    şampiyonlar ligi'nde ilk deplasmanından 1 puanla dönmek ilerideki maçlar için moral ve motivasyon açısından çok önemliydi.

    reha kapsal *
  • 35837
    "şampiyonlar ligi gerçekten çok zor. tempo olarak bütün takımlar sahaya ne kadar güçleri varsa koyuyorlar. orası bir vitrin. brugge takımı kendi sahasında hangi takımla oynarsa oynasın, o takımın canını yakabilir. fizik güçleri en üst seviyede. genç ve dinamik bir takım. bekleri, orta saha ve forveti hepsi gol kovalıyor. bilhassa duran toplarda çok etkililer.

    galatasaray dün böyle bir takımdan deplasmanda bir puan aldı. bu büyük başarı. şu an yine söylüyorum, sarı-kırmızılılar tam olarak hazır değiller. ne lemina, ne falcao, ne feghouli ne de seri... yüzde yüzle oynamıyorlar. fizik olarak zamana ihtiyaçları var. herşeye rağmen ne kadar güçleri varsa sahaya koydular. nzonzi süpürge gibi. defansını rahatlatıyor, isabetli paslar atıyor, rakip hücuma çıktığı zaman da ataklarını kesiyor. dün gece pırıl pırıl parladı.
    seri için söylenmedik laf kalmadı. belhanda’dan daha başarılıydı. babel yoruluncaya kadar iyi mücadele etti. kaleci ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda topa daha dikkatli vursa takımını galip getirebilirdi. her şeyden önce de çok eleştirdiğimiz cim bom’un defansı risksiz oynadı. marcao olsun, luyindama olsun kasımpaşa maçında yaptıkları hataları yapmadılar. çok süratli ve tempolu santrforları okereke’ye topa vurdurmadılar.

    muslera çok önemli üç kurtarış yaptı. zaman zaman eleştiriyoruz ama şampiyonlar ligi’nde iyi bir kalecin yoksa başarılı olamazsın. uruguaylı file bekçisi de vazifesini kusursuz yaptı. lemina çok büyük bir yıldız. kondisyon olarak hazır değil. çok değil, iki-üç hafta sonra galatasaray’ın futbolunu olumlu anlamda çok farklı yerlere götürecek. rakip atakları kesiyor. arkadaşlarıyla mükemmel paslaşıyor, kaleye şut çekiyor. bir futbolcuda aranan meziyetlerin hepsi var.
    falcao’yu arkadaşları topla buluşturamadılar. buna rağmen orta sahasına yardım ediyor, boş alanlara kaçıyor, bilhassa yan toplarda bir tek top gelmedi. belçika’da alınan bir puanın ne kadar önemli olduğunu ilerleyen haftalarda göreceğiz. özellikle iç sahadaki maçlardaki 50 bin taraftarıyla bütünleşerek bu grupta iddialı olabileceğini, galatasaray dün gece bize gösterdi."

    osman şenher *
  • 35838
    "bu maçın 11'lerini avrupa'nın 5 büyük liginin gazetecilerinin önlerine koysanız, size g.saray 11'ini yarım saat anlatırlarsa brugge'u ancak 5 dakika anlatabilirler. şampiyonlar ligi'ne birinci rakip gördüğünüz takımla deplasmanda başladığınızda yenilmemek ilk doğrunuz olur. g.saray'ın sezon başından beri güven vermeyen defans göbeği, sürekli değişen orta sahası, klas ama hazır olmayan falcao'su ile bu deplasmanda ne yapacağı soru işaretiydi.

    futbol bazen günlük performans oyunudur. dün defans göbeği kasımpaşa maçındaki bireysel hatalarını tekrarlamadı. nzonzi güven veren futboluna devam etti ama sıkıntı belhanda'nın yokluğunda seri'nin iki maç cezanın ardından faslı oyuncunun dublörü bile olamamasıydı. babel milli aradan sonra kasımpaşa maçında hız kesmişti ama dün özellikle ilk yarıda g.saray'ın hücumdaki en akıllı adamıydı. ev sahibi takımın iki topu direkten döndü. şampiyonlar ligi seviyesinde bir ev sahibi takım için muslera'ya kaç puan vereceğiz diye sordurtmak, onların performansını anlatmaya yeter.

    g.saray, falcao gibi klas santrforuna gollük pası atana kadar iyi futbol oynadı diyemem. terim dün lemina'nın yerine emre mor'u alarak, o kazanan karakterini takıma hatırlatmaya çalıştı.

    eylül'ün 3. haftasında bile hazır olmayan bir takım vardı dün akşam. real madrid ve psg'nin olduğu grupta brugge'u geçmek başarı değil, gereklilik diye not düşmüştüm kura çekildiğinde. kalan 5 maçta terim'in takımının bir oyun ezberi bulması lazım. bu, bir ay boyunca belhanda'sız olacak. günümüzde oyunu kazanan orta sahalar. seri, lemina ve nzonzi arasındaki iletişim arttıkça öndeki feghouli, falcao ve babel de çok daha fazla topla buluşacak

    son not: ileriye doğru koşanlar, sağından-solundan alkış da alır, yuhalanır da ama onlar ileriye koşarlar. g.saray, şampiyonlar ligi'nde, bazıları da kortejin sağında-solunda gürültü peşinde!.."

    bülent timurlenk *
  • 35839
    "iyi başlamak, puanla başlamak önemliydi.. bu nedenle g.saray'ın aldığı 1 puanı önemsiyorum.. ama kadro açısından rakibinden daha kaliteli bir takım olan g.saray'ın 3 puanla dönmesini beklerdim. ligin başından beri sıkıntıları var.. muslera'nın yine kritik kurtarışları olmasa istanbul'a dönüş acı olacaktı.

    şöyle bir bakarsak: 1- galatasaray'ın temposu yok.. topa sarı-kırmızılı takım hız katamıyor.. çok yavaşlar.. 2- kanatlardan istenilen oranda ofansif anlamda destek gelmiyor. 3- savunma çok kötü.. arkaya atılan üç topta belçika takımı sıkıntı yarattı. stoperlerin uyumu yok.. sanki bu iki adam bu sezon ilk defa yan yana oynuyorlar. istanbul'daki maçta endişelerim daha büyük.. 4- galatasaray'ın sahada final pasları atacak adamı yoktu. belhanda arandı.. pas kalitesini yukarıya çekebilirdi.. 5- falcao orta saha oyuncularından çok uzak kaldı.. top adama geliyor, yanında kimse yok. tek başına kaldı... falcao'yu besleyecek adam yok. 6- duran toplarda da g.saray etkisiz. oysa fizikli bir takım.. 7- deplasmanda oynuyorsanız, bir de yüzde yüz pozisyon yakalarsanız atacaksınız. ah babel ah.. golü atsan her şey farklı olabilirdi.. tablo farklı olurdu. 8- emre mor oyuna girdikten sonra artıları oldu. kısacası yenemiyorsan yenilme.. galatasaray da öyle yaptı.. bu futbola bir puan da iyidir..

    bu arada türk takımlarının ligimizdeki çekişmesini anlıyoruz..

    fakat avrupa'da bir durun artık.. g.saray dahil her takımımızın alacağı puan önemli.. biraz birbirinize destek olun.. ayıp oluyor artık.. bu kadar huzursuzluk, gerilim yaratmak kimseye şu ana kadar bir şey kazandırmadı, bundan sonra da kazandırmaz.."

    murat özbostan *
  • 35840
    galatasaray orta sahası verimsiz. belhanda ve akbaba dönerse işler değişebilir.
    "club brugge, bir proje takımı. ajax, porto ve salzburg gibi gençlere yatırım yapıyor, parladıklarında markette değerlendiriyor ve yenilerini buluyor. yazın premier lig’e 60 milyon euro’ya 3 süper oyuncu sattılar (wesley, nakamba ve danjuma). onların formalarını diatta, dennis ve okereke gibi 20’liklere verdiler. kadroları olağanüstü değil ama kesinlikle bir planları var:

    dün maçın başından sonuna kadar 3-5-2 oynadılar. bu sezon 10 resmi maçta hiç üçlü savunma oynamamışlardı ama dün bu tercihin bir nedeni vardı: geriden topu savunma arkasına uzun vurmak ve dennis-okereke ikilisini kaçırmak. kaçırdılar da... vormer ve kadife ayaklı vanaken mükemmel uzun paslar attılar arkaya. neyse ki çok becerikli değillerdi son vuruşlarda.

    galatasaray’sa kaliteli bir takım. ama durağan. dün ilk 11’de 33’lük tam 5 adam vardı. bu bir şampiyonlar ligi kadrosu ama sanki 2019’un değil. 2015’in ya da bilemediniz 2016’nın devler ligi kadrosu gibi bu. belhanda ve emre akbaba döndüğünde işler değişebilir. ama bu haliyle galatasaray orta sahası verimsiz. durağan görüntüye rağmen 1 puan iyi sonuç. galatasaray bu brugge’ü istanbul’da yenerek en azından üçüncülüğü koyacaktır cebine.

    charleroi ertelemesi

    belçika federasyonu, brugge’ün devler ligi play-off’u öncesi charleroi lig maçını ‘ülke puanı açısından hayati önem’ gerekçesiyle ertelemiş. bu çağda erteleme, elbette ilkel. ancak bizim avrupa temsilcilerimiz de 11’inci sıraya düştüğümüzün farkında olarak sahaya çıkarlar umarım."

    uğur meleke *
  • 35841
    "terim, brugge'e 6 net pozisyon veren takıma 60 dakika dayandı.
    kendi resimlerine, isimlerine, tarihlerine bakmaktan dünyada değişen futbol şekillenmesine seyirci kalanların hiçbir mazereti olmayacak. başlayan şampiyonlar ligi’nin ilk haftasında en kötü maçı brugge’de seyrettik.

    barcelona, napoli, salzburg, ajax, liverpool, 16-17 yaşlarındaki gençleri sahaya sürmekten çekinmezken, avrupa’nın tapon toplama merkezi (ttm) türkiye’nin şampiyonu, lemina, seri, nzonzi, luyindama, marcao, feghuli, belhanda gibi veteranlarla değişimin ve futbol düzeninin gerisinde kalmaya mahkum. deneyim, hamle yaptırmaz. hayal ettirmez. statüyü koruma, elindekini kaybetmeme arzusu öne çıkar.

    terim, yıllık 3 milyon euro ile avrupa’nın en pahalı teknik direktörlerinden biri. ama yeni futbol anlayışının gençlere ve atlet özellikli isimlere kapı açtığının farkında olması lazım. şu an şampiyonlar ligi’nin en kötü iki stoperi galatasaray’da. ve bence yine tüm gruplardaki en kötü, yavaş, yorgun, güçsüz orta saha oyuncuları da galatasaray’da. sahi, seri, lemina, nzonzi neredeydi dün?

    neredeydi galatasaray orta sahası? falcao’ya bu paralar rakip ceza sahasına gelmeyecek topları beklemek için mi verildi? takımın gole odaklı, yaratıcı, kazanmaya hedefli tek oyuncusu babel, 31. dakikadaki mutlak golü kaçırmasa skor başka olurdu demeyeceğim. çünkü brugge de o kadar çok kaçırdı ki...

    aslında brugge çok abartılacak bir takım değil. fizik, kondisyon üstünlüğü ve de atletik özellikleriyle orta sahayı hızlı geçerek galatasaray’a baskın düzenlediler. ilk 30 dakikada 3’ü kafayla, 4 net gol pozisyonunu 1’i direkten dışarıya attı brugge. peki bu pozisyonlarda luyindama ve marcao, önlerindeki nzonzi, seri ne yaptı? bilardo yavaşlığında oynadıkları futbolla tam bir seyirciydiler. ve terim, brugge’e 6 net pozisyon veren takıma 60 dakika dayandı.

    ve sahada yok olan lemina’yı çıkarıp, emre mor’u oyuna sokarak kenarda cılız kalan feghouli’yi ortaya alarak takıma kişilik katmayı aklına getirdi. brugge, galatasaray’a pas yapma, topla oynama şansını verirken, yapılacak hataları kolluyor ve galatasaray savunmasını arkasına hızlı adamlar kaçırarak gol pozisyonu arıyordu. 74’ye oyuna giren diagne, galatasaray’dan bildiğimizden farklı değildi. marcao’nun eline çarpan top, hakem ve var kararıyla tespit edildi. penaltı değil.

    galatasaray'i reforma ihtiyaci var

    bu galatasaray’ın bir reforma, değişime, sihirli ele ihtiyacı var. bunu yapacak tecrübe takımın başında. ama ne demişler: “deneyim, hamle yaptırmaz”. bu stoperlerle, bu yavaş, yorgun orta saha ile ve konvansiyonel futbol anlayışıyla galatasaray istediği hiçbir yere gidemez. takıma taç atışları için antrenör atayan klopp’un bir bildiği olsa gerek. futbol, değişiyor".

    ilker yasin *
  • 35842
    “hatırlarsanız moskova’da oynayacağımız bir şampiyonlar ligi maçımızdan önce bazı kelamlar vardı. 17 kulübün adıyla yayınlanan saçma sapan bir bildiri vardı. içeriği doğruydu ama galatasaray’a yönelik olduğu için karşısında durduk. şimdi yine ülkemizi temsilen burada bulunuyoruz, yine arkamızdan birtakım laflar ediliyor. bunlar hiç hoş şeyler değil. hangi amaca hizmet etmek için ya da hangi vizyon içerisinde bu açıklamalar yapılıyor bilemiyorum. ben bunu açıklamakta zorlanıyorum. eskilerin bir sözü vardır, saçmalamanın açıklaması olmaz. saçma sapan konuşan birine yanıt vermeye kalktığınızda siz de saçmalarsınız. bu konudan şiddetle rahatsızız. hollanda’nın önümüze geçmesi önümüzdeki dönemde türkiye’de şampiyon olan takımın ön elemeye gitmesi demek. biz türk futbolunu kalkındırma amacındayız ama öne gidenleri geriye çekmeye çalışıyorlar. bu hiç iyi bir şey değil. ben kelimeleri seçmekte zorlanıyorum, edebimi de bozmak istemiyorum. insanı hayvandan ayıran şey edeptir. edep içinde kalınmasını bütün spor kamuoyundan rica ediyorum.

    ben tff’nin attığı tweet’i ilk gördüğümde zaytung gibi troll bir hesap zannettim. böyle bir mesajı ancak uefa atabilir. uefa’nın atması gereken bir mesajı tff atıyor. neden tff isim zikrederek; sadece galatasaray’ın değil, başakşehir, beşiktaş, yeni malatya gibi kulüplerimizin ismini zikretmekten imtina ediyor anlamıyorum. bu takımlar türk futboluna puan kazandırmak için mücadele ediyor. bunu anlayabilen birisi varsa bana açıklasın.

    ben kavga ile, çatışma ile bu toplumun daha da huzursuzluğa gideceğine inanan bir insanım. hiçbir zaman diğer camialara saygısızlık edecek bir söz kullanmak istemiyorum. o camiaları temsil eden insanların sözlerine çok dikkat etmesi gerekir. ben 19.05 eyleminin bilinçli yapıldığına inanıyorum. bunun aksine kimse beni ikna edemez diye düşünüyorum. sosyal medya hesaplarını hepiniz bilirsiniz. orada kimse rastgele bir paylaşım yapmaz. aksini kanıtlamaları güç. hedef saptırmaya, gündemi değiştirmeye yönelik söylemler türk futbolunun marka değerine hiçbir şey katmaz. tam tersine zarar verir. ben söyleyecek kelime bulmakta zorlanıyorum.

    biz sayın belediye başkanı’nı ziyaret ediyorduk. bazı taraftarlarımız tutuklanmış. brugge çok sakin bir kent. galatasaray taraftarını görünce burada tabii ki endişeleniyorlar. huzura alışmış bir şehir. ateşli ve dinamik taraftarımızı görünce polis de sanırım anlamsız hareketler yapıyor. biz onu önlemeye çalıştık. sayın vali olsun, club brugge başkanı olsun temasa geçerek konuştular. bildiğimiz kadarıyla sıkı yönetim ilan edilmiş. galatasaray taraftarı hiçbir zaman sokağa dökülmez, sahaya girmez, benzin istasyonu yakmaz. galatasaray taraftarı bu konularda sağlam ve sağlıklıdır. avrupa’ya da bunu öğreteceğiz inşallah.

    hocamızın dediğine ben de katılıyorum. maçlar sahada kazanılır, masada kazanılmaz. bu söze itiraz edecek birisi var mı? bu söze itiraz eden insan masa düzeneği yapacak insandır. bu söze ben tepki vermem. bu sözü herhangi bir rakibimizin teknik direktörü veya başkanı dese, doğru söylüyor derim. maçlar sahada kazanılır. hakemle veya kendine göre uydurulmuş kurallarla değil. ben çok dikkatli olunmasından yanayım. ülkemizin gerginlik ateşine atılmamasından yanayım. lütfen saygı sınırları içerisinde kalalım, sinsi hareketlerden kaçalım. ülkeye ve sporumuza yararı olmaz.

    akşamki maçta oyuncularımızın ve teknik heyetimizin elinden geleni yapacağına inanıyorum. burada binlerce taraftarımız var. galatasaray bir dünya markası. ben türkiye’nin de diğer ülkeler gibi 5-6 takımla şampiyonlar ligi’nde yer almasını istiyorum. falcao’nun gelişi dünya etkileşiminde galatasaray’ı değil türkiye ve istanbul’u da birinci sıraya taşıdı. bu ülkenin tanıtımına ve marka değerine de katkıda bulundu. rakibimize saygı duyuyoruz. daha önce club brugge ile üç kere oynamışız ve galibiyet alamamışız. inşallah bu makus talihimizi de bugün kırarız.”

    mustafa cengiz
  • 35843
    "oyunsal anlamda çok büyük sıkıntımız yok. istatistik ve oyunsal anlamda güçlüyüz. iyi oynuyoruz, takımın oyunu bizi tatmin ediyor. ancak savunmada son haftalarda yaptığımız bireysel hatalar aytemiz alanyaspor maçında mağlup olmamıza neden oldu. mke ankaragücü galibiyeti bizi tekrar lige döndürdü, takıma moral oldu."

    "büyük bir camiayla oynayacağız, bunun zorluğunun farkındayız. biz de iyi hazırlanacağız. kazanmak istiyoruz. iyi bir oyunla sahada güçlü bir kadroyla durarak, kazanmak istiyoruz. ancak son haftalarda sakatlıklar bizi çok sıkıntıya sokmaya başladı. gökhan töre ve moryke fofana'nın olmayışı, bunlara thievy bifouma da katıldı. büyük bir ihtimalle 3 kenar oyuncumuzun oynayamayacak olması bizim için üzücü durum. ancak ligde bu tür sakatlıklar oluyor. erken başlayıp, tempolu maçlar oynayınca bu dönemlerde sıkıntılar yaşıyor. adale sakatlıkları bize biraz sıkıntı oldu. kadromuz var, karşılaşmaya iyi şekilde hazırlanarak, almamız gereken en iyi sonucu almaya çalışacağız."

    "daha 30 haftalık çok uzun bir süreç var. herhangi bir takımı yargılamanın henüz çok erken olduğunu düşünüyorum. hedefi olan takımlar bu yıl çok güçlü kadrolar kurdu ve önemli oyuncular transfer etti. bu yıl onlarla oynamak bizim için biraz daha zor olacak gibi görünüyor. herkes müsabakalarda bir sistem oturtmaya çalışıyor, biz de onun mücadelesini veriyoruz. bu kolay değil, herkes için zaman alıyor. bu nedenle herhangi bir takım için değerlendirme yapmanın çok doğru olduğunu düşünmüyorum. önümüzde uzun haftalar var, 10-12. haftada takımlar adına bazı şeyler netleşir diye düşünüyorum. galatasaray büyük takım, son 2 sezonun şampiyonu, saygı duyuyoruz. biz de btcturk yeni malatyaspor takımı olarak kazanmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. kimsenin şüphesi olmasın."

    sergen yalçın

    sezon sonunda takımı daha üst yerlere avrupa ligi'ne taşımak istiyoruz. galatasaray tanınmış bir takım. son maçta aldığımız 4-0'lık galibiyetle öz güvenimiz yerine geldi. galatasaray'a karşı son oynadığımız maçtan daha üstün performans sergilememiz gerekiyor, bunu yaparsak, kazanacağız."

    afriyie acquah

    22 eylül 2019 yeni malatyaspor galatasaray maçı öncesi basın toplantısı
  • 35844
    "galatasaray , çok büyük bir kulüp. böyle bir takımda oynadığım için çok gururluyum. başlarda türkiye'ye uyum sağlamakta zorlandım ancak daha sonrasında şovumu yaptım. buranın kralı benim."

    "çok sıkı çalışıyorum ve ligi iyi artık daha iyi tanıyorum. paris saint germain ve real madrid'e karşı çok güzel maçlar oynayacağız. bu maçlarda kendimi gösterme şansım olacak."

    "standard liege'deki herkesle temas hâlindeyim. takımın neredeyse tüm maçlarını izledim. orada çok güzel zamanlarım oldu. ancak şu anda belçika'ya dönmeyi düşünmüyorum."

    christian luyindama
  • 35846
    "çok fazla değerlendirilecek bir şey yok. sistem, organizasyon, bireysel performans, takım savunmasında hata... bunu açıklanacak bir şeyi yok. çözüm bulmak için çalışacağız. öne geçmemize rağmen bu seviyede böyle bireysel hatalar yapamazsın, hiçbir sistem bunu kaldırmaz. çözüm bulmak zorundayız. bu şekilde hem bireysel hata yapamazsın, ne şekilde oynarsan oyna bu kaldırmaz."

    "bununla ilgili kendimizi sorgulayacağız oyuncu da aynı şekilde. bunun sağlıklı bir açıklaması yok. kötü bir görüntü var. beşiktaş taraftarından bu anlamda özür diliyoruz. içimizde çalışarak buna çözümler bulmaya çalışacağız. özür diliyoruz. rakibi de bu anlamda tebrik ediyorum".

    "sahanın içerisinde doğru durmuyorsan bunu bireysel performanslarla, sistemle açıklayamazsın."
    "sistemin, topu ayağından basit kaybetmekle, rakipten 7-8 metre uzak kalmayla alakası yok. eski sisteme geçsen de üç metreyi kapatamıyorsan açıklaması yok."

    "kendimizi ve oyuncuları sorgulayacağız. sistem topa sahip olma sistemi olsa da bir doğru duruş ve mesafe vardır. doğru mesafelerde durmuyorsan bunu bireysel hatayla veya sistemle anlatamazsın. bunun çözümünü bulacağız".

    abdullah avcı

    (bkz: 19 eylül 2019 slovan bratislava beşiktaş maçı)
  • 35847
    saçmalığın daniskası

    beşiktaş eski kaptanı rıza çalımbay’ın çalıştırdığı takımlar yenilince açıklaması standarttır: “basit goller yedik!.” beşiktaş, çalımbay yönetimindeki sivasspor deplasmanından beri saçmasapan her türlü golü yiyor!

    karius’un önünde rebocho varken kaleden çıkması saçma, top yerine rebocho’ya müdahale etmesi süper saçma!

    beşiktaş, kâğıt üstünde bratislava’nın üzerinde kalitede gözükse de mental ve kolektif açıdan geride. bratislava ilk 45’te taktiksel açıdan tek boyutlu oynayıp 10 kişi topun arkasına geçerek bir forvetle beşiktaş savunmasının arkasına sarkmaya çalıştı. bunu 1.5 kez başardı ama ikinci yarıda çok daha fazlasını yaptı.

    beşiktaş skoru 1-0’dan 2-1’e çevirdiği bölümde topa ne kadar sahip olduysa o kadar tehlikeli oldu. ljajiç’in kısa süre maça ağırlığını koyan klası maçı 2-1’e getiren bir numaralı faktördü. lakin beşiktaşlı oyuncular saçmasapan hatalar yapmaya yemin etmiş gibi savunmanın o ana kadar en güven veren ismi ruiz’in ıskası skoru 2-2’ye getirdi. gerisi maalesef çorap söküğünden de beter şekilde geldi!

    gecenin sorusu

    karius 75’teki kurtarışı yapabilecek kadar potansiyelli bir kaleciyken 14. dakikadaki basit hatayı nasıl yapabiliyor? artık 26 yaşına geldi, bunları düzeltmek için ekstra mental çalışma yapmayı hiç düşünüyor mu?

    maçın starı

    sporar, hem kontratak koşularında hem hava toplarında hem de merkezden verkaçlarda etkili bir forvet. beşiktaş’ın burak hariç tüm forvetlerinden daha etkili oynadı. ya da dün gece beşiktaş takım savunması o kadar berbattı da sporar bu kadar iyi gözüktü!

    maçın olayı

    bu sezon da final maçı hariç uefa ligi karşılaşmalarında uefa’nın var sistemini kullanmaması. kendi adını taşıyan bir kupaya bu kadar “üvey evlada masraftan kaçınalım!” tavrı, infantino’nun kötü mirasından da ötesi bir iki yüzlülük!

    kısa mesaj

    farka gitmesi gereken maçta beşiktaş bu sezon mental ve kolektif açıdan ne kadar dağınık olduğunu en kötü şekilde gösterdi! orta sahaya çapa olarak alınan elneny, ikinci maçında da stopere yama yapılmaya çalışıldı, olmadı; bu kadar kötü form durumundaki lens ve güven’in oyuna girmesi zaten kadro sığlığının en acı kanıtı!

    ali ece *
  • 35848
    başakşehir roma'da yandı

    başakşehir karşısında roma maça oldukça hızlı başladı. mahmut ve irfancan önderliğinde oyunu dengeye getiren hatta uzunca bir süre topun hakimiyetini eline geçiren başakşehir, caicara’nın 42’de kendi kalesine attığı gole kadar bu oyununu sürdürdü. ikinci yarının başlamasıyla roma ev sahibi baskısını kurmaya başladı.

    dzeko’nun golü maçı çözdü

    dzeko’nun attığı golün ardından başakşehir çözüldü. arda-crivelli değişikliğiyle 3. bölgede topa sahip olmaktansa doğrudan kaleye gitme fikri belirdi. fakat crivelli-gulbrandsen- visca üçlüsünün etkisi beklenenin altındaydı. zaniola’nın golüyle maç 3-0’a geldikten sonra başakşehir için maç bitmişti, kluivert’in uzatmadaki sayısı tabelayı belirledi.

    visca devreye girmedikçe

    sonuç olarak roma bu grubunun açık ara favorisi, sahasında kazanması çok doğal. başakşehir sezona genel anlamda iyi başlayamamanın verdiği güvensizlikle roma’da daha iyisini yapabilirdi. fakat geçen mart ayından bu yana vasatını bile oynayamayan visca’nın sorumluluk almadığı bir maçtan puan almak o kadar da kolay olmuyor.

    serkan akcan *
  • 35849
    kısaca; çöküş!

    evet, güçler eşit değildi ama beşiktaş’ın oyununu test edip, geliştirmek için fırsattı bratislava maçı. pas oyununu denedi, kısmen becerdi, sürdüremedi. oyun boyunu kısaltmayı denedi ve kısmen becerdi, sürdüremedi. geriye düştüğü oyunda ayağa kalkmayı denedi, becerdi ama sürdüremedi. yani beşiktaş’ta düzeltilmesi gereken çok şey var. önde baskı oyunu çoğu maçta şart ama bu oyunun riski yenilen golde olduğu gibi dönüş hızı ve arka alanda uyumu zorunlu kılıyor. keza pas oyunu da öyle... doğru pas açısı, hız ve denge istiyor. doğrudan oyun ya da rakibe alan kontrol edilecek alanlar bırakıp çoklu baskın hücum aksiyonları şart... elneny, ljajic ve dorukhan merkezli oyun vaatkar ama bu haliyle yeterli değil. sahadaki kadronun maçı koparıp güvenli oyun aşamasına geçmesi kısa vadede mümkün görünmüyor. hele ki beraberlikten sonra kopuş ve uzatmadaki çöküş açıklanabilir gibi değil.

    gecenin sorusu

    iki maçtır 37 yaşındaki atiba oyuna girince atak kesip atak başlatarak takıma şekil şemal veriyorsa bu ciddi sorunların olduğunu gösterir mi? ve bu lens sahada yapamadıklarını antrenmanlarda yapıyor mu acaba

    maçın starı

    beşiktaş’ın verimli ismi dorukhan ve elneny destekli adem ljajic görünse de geometrik oyunu bilen bratislava’da sporar ve onu besleyen david holman fark yaratan oyunculardı.

    maçın olayı

    berabere giden maçta plan değil de can havliyle saldıran beşiktaş’ın uzatmalarda iki atakta iki gol yemesi elbette! deplasmanda bir puan kötü müydü?

    kısa mesaj

    yakın geçmişin olumsuz mirası beşiktaş’ı zorluyor. düzelmez değil ama iş artık zor görünüyor...

    cem dizdar *
  • 35850
    "trabzonspor ilk kez yenilmiyor, son kez de olmayacak. daha önce de puan kayıpları oldu bordo-mavililer’in. ancak o maçların hiçbirinde özellikle dünkü ilk yarıdaki görüntü yoktu. çünkü ünal karaman’ın takımı hep kendi oyununu önceliyor, genelde kendi 1. bölgesinden uzakta kalma hedefiyle sahaya çıkıyor ve başarıyordu. elbette avrupa’da, üstelik rakibe karşı farklı oyun planlarının ortaya konulması doğal. fakat getafe’yi de öyle dillere destan bir takım gibi görmemizi beklemesin kimse. oyunu tutmak, rakibe gerektiğinden fazla tedbir almak, bu zamana kadarki tüm ezberleri bozup bambaşka işler yapmaya çalışmak trabzonspor’a dün bu görüntüleri yaşattı. top kendi kendi alanına yaklaştıkça trabzonspor’un avantajları ortadan kalktı, stoperler başta olmak üzere ne kadar kusuru varsa ortaya saçıldı. evet, bordo-mavililer’in eksikleri çok ve kritik eksikler bunlar. lakin eldekilerin de çıkabileceği zirve bu oyunlar değil, daha iyisi yapılabilir. herkesin dün geceden gereken dersleri alması, yönetimin de şimdiden bir, hatta 2 stoper bakmaya başlaması şart.

    gecenin sorusu

    trabzon’un teknik heyeti ve dolayısıyla yönetimi stoper arayışlarına başladı mı acaba?

    maçın starı

    özellikle son maçlarda hep sıcak, hep konsantre. en az hatayla oynaması bile yeri geliyor puana yetmiyor. yine de uğurcan dün gece de takımı adına fark yaratan isimdi.

    maçın olayı

    nwakaeme, gecenin gidişatını değiştirecek fırsatı yakaladığında daha dakikalar 70’i görmemişti. nefis sıyrılışın ardından çıkardığı pas sturridge’yi bulsa bambaşka bir senaryodan konuşabilirdik.

    kısa mesaj

    en kötüsü böyle bir ortamda panik yapmak olur. her açıdan! sakin kalmak biraz nefeslenip bu kez gerçekten de ‘önümüzdeki maçlara bakmak’ lazım."

    serhat demirtaş *
App Store'dan indirin Google Play'den alın