• 28802
    neymar ile cavani arasında çıkan penaltı kullanma krizi ile ilgili olarak,

    “cavani saygı görmeyi hak ediyor. yıllardır psg’de gol atıyor ve penaltıları kullanıyor. neymar, bunu messi’ye yapamazdı.”

    “neymar ile cavani arasında bir sorun var. bütün takım bunun farkında. mantıksız olan şey dani alves’in yaptığı şey. cavani’ye topu vermiyor ancak sanki neymar’ın metresiymiş gibi ona veriyor”

    diego forlan

    dani alves'e iyi geçirmiş yalnız.
  • 28804
    3 ay geride kaldı. bu 3 ay senin için nasıl geçti özetleyebilir misin?
    "benim için çok güzel geçti. galatasaray’ı keşfetmiş olmaktan dolayı çok mutluyum. burası bir aile gibi. insanlar beni iyi bir şekilde karşıladı. burada takım arkadaşlarıma, teknik ekibe ve taraftarlara teşekkür ediyorum. beni ayrıca havaalanında da taraftarlar çok güzel karşıladı. onlar sayesinde de hızlı bir şekilde adapte olabildim galatasaray’a…"

    yeni bir takım kuruluyor ve transferin de hemen transfer sezonun başında gerçekleştirildi. bu projede nasıl bir rol alacağın anlatıldı?
    "bu bir takım projesiydi. cenk bey’le (cenk ergün) görüştüm. kendisinin büyük bir yönetici olduğunu düşünüyorum. onun da kurulumunda büyük emeği olduğu bir takım var burada. büyük bir takım olacağını zaten kendisi bana belirtmişti. takım kurulduktan sonraki hedefin de avrupa olduğunu söylemişti. bana ayrıca burada performansım da iyi olursa taraftarların bunu memnuniyetle karşılayacağını, yeni bir sayfa açılacağını belirtti. bu konuda beni buraya getirdiği için ona çok fazla borçluyum. bana inandı ve güvendi. ona ve hocaya sonsuz saygılarımı iletiyorum."

    taraftarlarla bu kadar etkili bir bağ yakalayacağını bekliyor muydun?
    "ben bekliyordum. galatasaray’a geldim çünkü marsilya’ya benzer bir tarzı var. benim için çalışma prensibi çok önemli. burada marsilya’da olduğu gibi baskılı bir çalışma ortamı var. bu benim tarzım. iki sene boyunca galatasaray’ı takip ettim ve kulübü tanımaya çalıştım. çalışıyorum ve beni seveceklerini tahmin ediyordum. galatasaray’ın hedeflerini gerçekleştirebilecek bir golcü olduğumu düşünüyorum."

    gol sevincin de herhalde bu bağın oluşmasında bir etki yaratmıştır…
    "evet ama ben havaalanındaki karşılamadan çok fazla etkilendim. 32 yaşıma geldim ve bugüne kadar böyle bir şey görmedim. açıkçası hazır olmadığım ilk maçlardan sonra biraz üzüldüm. çünkü avrupa kupalarında devam etmek istiyorduk ve edemedik. bu sevinci onlara yaşatamadım. hazır olmadığım ve oynayamadığım için de çok üzüldüm bu konuda. ancak bunu telafi etmek için çok çalışıyorum, gayret gösteriyorum. taraftarların beklentilerinin büyük olduğunun bilincindeyim ve bu beklentiyi karşılamak için de her şeyi yapacağım."

    sadece galatasaray değil diğer takımların taraftarlarının da saygısını kazandın. bununla ilgili ne söyleyebilirsin?
    "teşekkür ediyorum. bu, çok memnuniyet verici bir şey. bu aslında bana olan saygının bir göstergesi. türkiye’de kötü şeyler olduğunu duyuyordum televizyondan ama buraya gelince farklı bir ortam olduğunu gördüm. türkiye’ye gelince açıkçası insanların beni ne kadar benimsediğini gördüm. onun üzerine de ailemi çağırdım. burada türklerin beni ülkelerine kabul etmelerini, sevmelerini, saymalarını ailemin de tecrübe etmesini istediğim için onları da buraya çağırdım. ailem ve çocuklarımın türklüğü öğrenmesini, görmesini, buraya uyum sağlamalarını, dilini öğrenmelerini çok istedim ve onlar da bunun üzerine geldi. bunun taraftarlarla, türk insanı ile karşılıklı bir aşk olduğunu düşünüyorum."

    marsilya’da geçen sezon son 3 haftada gol atmıştın. bu sezon da 5 lig maçında gol attın. üst üste 8 maçtır gol atıyorsun. burada çok hızlı bir başlangıç oldu. bunu bekliyor muydun?
    "buraya geldiğim zaman tam anlamıyla formda değildim. bu nedenle de çok fazla çalışmaya ihtiyaç duyuyordum ve bu çalışmayı sağladım. yeni takım ve yeni arkadaşlarımla beraber de oynamayı öğrendim. onlarla birlikte form tuttum. formda olmak için çok fazla çalışmak gerekiyordu. galatasaray taraftarlarının oluşturduğu beklenti beni olumlu etkiliyor. bu beklentiyi kaldırabilen bir oyuncu ancak büyük takımlarda oynayabiliyor. ben de ancak beklentilerin yüksek olduğu yerlerde oynayabiliyorum. galatasaray’ın da tarihi zengin olan bir kulüp olduğunu biliyorum. baktığınız zaman 4 yıldızı takmış olması, o kadar kupayı almış olması galatasaray’ın büyüklüğünü gösteriyor. benim oynayabileceğim tek yer de burasıydı."

    çok özel bir kariyerin var ama kariyerinde lig şampiyonluğun yok. bu hedef seni nasıl motive ediyor?
    "maalesef daha önceki oynadığım takımlarda lig şampiyonluğu elde edemedim. ama önümde daha uzun yıllar var. bu süreç içerisinde galatasaray benim için önemli bir şans. galatasaray sayesinde kupa kazanmak ve avrupa’da oynama şansını yeniden elde ettim. kariyerimde çok fazla gol atmış olsam da lig şampiyonluğu kazanan bir takımda ne yazık ki olamadım. fakat kendime ve takımıma güveniyorum. bu noktada allah’a inanıyorum. galatasaray’a daha önce de gelebilirdim ama allah şimdi gelmemi istedi. galatasaray’ın burada bana ihtiyacı olduğunu belki hissetti. ben galatasaray’ın zirvede olması için elimden gelebilecek en yüksek performansı göstereceğim. fakat tabii bu sadece benimle biten bir şey değil. takım çalışması da önemli. ama ben en iyisinin yapılması için elimden gelen her şeyi yapacağım."

    bursaspor maçı hakkında ne düşünüyorsun?
    "zor ve ambiyansı yüksek bir maç olacak. paul le guen’i tanıyorum. kendisi oyun tarzı olarak iz alan bırakan bir hoca. ancak bizim de bunun karşısında kendi yeteneklerimiz var. bu düğümü çözebileceğimize inanıyorum. oraya gidip serinkanlı olup iyi bir maç çıkaracağımıza inanıyorum."

    - bafetimbi gomis
  • 28805
    "biz iyi bir takım kurarak galatasaray seyircisini harekete geçirdik. şimdi ortalama 40 bine yakın taraftara oynuyoruz. şimdi biz aradaki gelir farklılığını geçen seneyle kıyasladığımız zaman biz her maçta bu sene 1 milyon euro kasaya fazla para koyuyoruz. şimdi içerde 17 maç oynadığımızı düşünün, 17 milyon euro eder. sponsorlarımızı etkisi, sahaya aldığımız led reklamlar, halı reklamlar, gs store'daki satışlar... 45 bin kişini geldiği bir stad düşünün ne kadar kar ettiğimizi siz hesaplayın. şimdi soruyorum; ticaret kafasıyla baktığımız zaman yaptığımız iş doğru mu yanlış mı?"

    "galatasaray'ın en çok tartışılan yönlerinden bir tanesi, daha doğrusu camianın, genel kurul üyelerinin tartıştığı konu; 40 milyon lira harcadın transfere, zaten para yoktu dediler. yani para yoksa yapmazdık. olmadığı zaman zaten yapmıyorduk. şimdi ise mali durumumuz müsait ve bu transferleri yaptık. bunu hangi matematiğe, hangi aritmetiğe ticari olarak dayandırarak yaptık? bunu daha önceden söyleseydik tevatür olarak algılanabilirdi. ama şimdi ise reale baktığımız zaman şu çok net; geçen seneki stat gelirinden, yani naklen yayın, merchandising falan bunları söylemiyorum. sadece stada gelen seyirci kapasitesine bağlı olarak durum şudur; geçen sene daha mütevazi bir takımla oynarken gelirimiz x lira, bu sene seyirci kapasitesine bağlı olarak her maçta gişe hasılatı olarak 1 milyon euro fark atıyoruz. aradaki fark maç başına tam 1 milyon euro. 17 iç saha maçını hesaplarsak 17 milyon euro yapar. maç günü mağazaların önünde de uzun kuyruklar oluyor. kulübün sporsorlarına da baktığımız zaman unicef gibi isimler galatasaray'a geliyor. bu yan faktörleri saymıyorum bile. sadece gişe geliri ile biz aradaki 20 milyon euro'luk farkı yaratmışız. taraftarın mutluluğu da bize beleş kalmış. taraftarı mutlu etmek bize büyük mutluluk veriyor. bana göre bu durum, taraftarın stada dönmesi yönetim için önemli bir faktör. böyle bir vizyon ortaya koyup, 'taraftarımı hem memnun edeyim, hem mali yapım düzgün çalışsın' demek önemli. bugün kimse galatasaray için şunu söyleyemiyor; galatasaray parasını ödeyemiyor, borcunu veremiyor diyemiyor. bunların hepsi bitti. biz yönetime geldikten sonra birinci önceliğimiz mali yapıydı, bunu çözersek öteki tarafı daha kolay çözeceğimizi biliyorduk."

    "galatasaray gibi kulüpleri yönetmek için projeleriniz olması lazım. finansal yapıyla ilgili, futbol takımının başarısıyla ilgili olur alt yapıyla ilgili olur, ama olmalı. birçok farklı projeleriniz olabilir. futbol takımıyla ilgili projemiz şu; biz bonservis itibariyle 40 milyon dolarlık transfer yaptık. 10 taneye yakın futbolcu aldık ve yepyeni bir takım kurduk. bu arada da elimizde mevcut bulunan futbolcuları da sattık. buradan da 18-19 milyon euro civarında da bir gelir elde ettik. yani hesaba vurduğun zaman 20-21 milyon euro fazla transfer yapmışız. ama taraftarımız bunu kısa sürede gişe hasılatıyla kapatacak."

    "bu noktada galatasaray, hedeflediği, projelendirdiği karı yakalamıştır. bugün itibarıyla garanti edilen para yaklaşık 200 milyon dolar. emlak konut'un projelerine bakın. asgari tutar deklare edildikten sonra, ihale sonrası, işin bitiminde karlılık hangi oranda realize olmuş? bizim elimizde grafikler var. bu bir süreç. ihaleden sonra, emlak konut'un tüm projelerinde karlılık ilk başta 10 liraysa, proje bitiminde 20-30 lira oluyor. 2-3 misli daha fazla para oluyor. binalar yapılıp satıldıktan sonra kar daha da artıyor. bugün itibarıyla 200 milyon dolar şu an konuşulan para, iş bittikten sonra 350-400 milyon dolar civarında olacak. emlak konut'un güvenilirliği çerçevesinde olan bir gelişme. bu noktada galatasaray devlet güvencesiyle hedefine ulaşmıştır. bu çok önemli. şimdi riva projesi başarıyla ilerliyor. bu başarıda, emlak konut çalışanlarının payı büyüktür. galatasaray'a bu kapıyı açan da sayın cumhurbaşkanımızdır. bu bölgede 900 tane villa yapılacak. biz galatasaray ailesi olarak orada olmak istiyoruz diye kendilerine deklare ettik. bu bir site organizasyonu, grup evler var. 50 veya 70 civarı bir grup ev istiyoruz diye bir konuşma yapıldı. olacak gibi gözüküyor. bu projeden gelen parayı tamamen galatasaray'ın banka borçlarının kapatılması yönünde kullanacağız. galatasaray sportif a.ş.'nin gelirleri, bugün itibarıyla performansa bağlı olarak artmıştır. bu gelirler, galatasaray spor kulübü'nü rahatça döndürüyor. yeter ki, her yıl 150 milyon tl civarı ödenen faizlerden kurtulalım."

    "florya, başbakan'ın imzasına kaldı. beklemedeyiz. onay çıktığı anda işlemlere başlayacağız. burası için ihaleyi alan firmadan 50-70 kadar evin gs üyelerine ayrılmasını istedik."

    "2 taraf da üzülmesin berabere kalsınlar. 2 taraf da önemli kulüpler, üzülmesinler." *

    "real madrid ve barcelona gibi dünya devi kulüplerin müzelerinden çok daha iyisini çok daha görkemlisini yaptık. bunu 1 ay sonra açacağız ve tüm galatasaraylılara yakışır bir müze oldu."

    - dursun aydın özbek
  • 28806
    hollywood için hikayem var. romantik komedi tadında... ama aslında gerçek bir hikaye. hırvat bir adamın, bara girmesiyle başlıyor. 21 yaşındaydım, ispanya'ya transfer için gelmiştim. ertesi gün imza atacaktım ve o gece uyuyamayacağımı biliyordum, çok gergindim. abime dedim ki ''hadi biraz içelim, sonra yatalım''. bu sözler hayatımı değiştirdi.

    bardaki o kadın... filmlerde yavaş çekimde birisini gösterirler ya, işte o kadın oydu. çok güzeldi. o an dedim ki 'sevilla güzel bir yermiş. sevilla için oynayacağım ve bu kadınla evleneceğim' imza attıktan sonra 3 ay her gün o bara gittim. ispanyol bilmiyordum ama her gün oradaydım...

    çok saçma bir şekilde fazla kahve içiyordum. 20 - 30 kez çıkma teklifi ettim, hep reddetti. bir gün neden reddettiğini açıkladı.

    sen bir futbolcusun ve gelecek sezon başka bir ülkeye gidebilirsin dedi. ona asla ayrılmayacağımı söyledim. ardından beraber geçirdiğimiz yıllar ve sahip olduğumuz iki çocuk...

    başlarda ispanyolcam zayıftı. babası bir şeyler söylüyordu. ben anlamadığım halde gülüyordum. sonunda 'önemi yok. 2-3 ay içinde her şeyi öğrenirsin' dedi. sevilla insanları harika karaktere sahip. kalpleri çok temiz.

    eşimle tanıştıktan sonra futbol oynamak daha özel oldu. ne için oynadığımı bilmek güzel oldu. bundan sonra kariyerimde yeni bir boyut kazandı.

    2014'te barcelona beni istediğinde ilginç bir tecrübe oldu. çünkü eşimin ailesi, sevilla'da kalmamı istiyordu. ancak, barcelona'ya gitmemin de çok büyük bir fırsat olduğunu biliyorlardı. bizim için çok zor bir karar oldu. tahmin ettiğinizden de zor.

    sevilla, gelen bonservis fiyatından çok etkilenmişti. bu da beni mutlu etti. çünkü sevilla, benim hayatımı değiştirdi. sevilla taraftarı olan eşimin babası, 'tamam, iyi şanslar. ama özür dilerim. sevilla'ya karşı oynadığında seni desteklemeyeceğim' dedi.

    her çocuğun hayali barcelona'da oynamaktır. bir futbolcu olarak tabii ki daha çok maç ve kupa kazanmak istersiniz. oyun kurucu olarak, dünyanın en iyi forvetleriyle birlikte oynadım.

    örneğin messi... onunla her gün antrenman yapmak, benim gibi futbol aşığı bir insan için inanılmaz bir zevk. sadece o değil. neymar, xavi, suarez, iniesta, pique...

    sanki dev bir makine gibi takım. eğer barcelona'da oynamaktan zevk almıyorsanız, futboldan zevk almıyorsunuz demektir.

    ilk başlarda tarzanca bir ispanyolcam vardı ve zor adapte oluyordum. eşime bunun için teşekkür etmem lazım. o, tarzancadan sevilla kaptanı olmamı sağlayan, barcelona'da şampiyon olmamı sağlayan ana neden.

    şimdi, küçük kızımız da futbol taraftarı oldu. maçları izlediğinde başkası gol attığında deliye dönüyor ama. 'hayır! senin gol atman lazımdı!' diye bağırıyor.

    messi veya suarez atmış önemli değil. onun tek beklediği babasının gol atması. o yüzden en iyisini yapmaya çalışıyorum. belki leo messi ile bunun hakkında konuşmalıyım.(gülerek)

    ivan rakitic

    cool story bro. bir de bakın rakitic de olsan reddedilebiliyorsun. demek ki ispanya'da kızlar teklif etmiyormuş, arda'yı şimdi daha iyi anladım :(
  • 28807
    “osmanlıspor’un biraz daha zamana ve oyuncuların öz güvene ihtiyacı vardı. takımda bazı şeyleri ileriye götürdük; topla oynamaları 30-35’ken 60-65’e yükselttik. bir tek bunu sonuçlara yansıtamadık. yoksa osmanlıspor çok iyi yönetilen, mükemmel bir takımdı. futbol hayatım boyunca da ilk defa istediğim sonuçları alamamanın üzüntüsünü yaşıyorum.

    giyim tarzımı eleştirenlere gülüyorum… aslında twitter falan kullanmam. bu insanların durumlarını aklım almıyor. sabahları moda ve stil programları var. herhalde herkes onları izliyor… allah’ın apaçisi, giyinme özürlüsü bana sallıyor. başarısız, vasıfsız kişiler küfür ederek, kendilerini yücelttiğini zannediyorlar. kendilerini gördükten sonra anladım ki bu ülkede evliya olsan problem yaşarsın. beni eleştiren kişilere gerçekleri anlatmışımdır.tabiri caizse bunlara tükürdüğünü yalatmışımdır. elhamdülillah müslümanım ve türk’üm. çok başarılı mıyım? hayır. bu ülkede uefa ve şampiyonlar ligi kaldırdım mı? hayır. ben onları da istedim ve bunun için de çalışıyorum.

    sivasspor’a baktığınız zaman takıma kayyum atanmış ve uefa’ya götürdüm. buca’da yaşadığım süreç var ve yanlış lanse edildi. buca’da mehmet seyit özkan ve mehmet bektur vardı. mehmet seyit özkan altyapıdan yetiştirdiği takımların başarılı olmasını istedi ve hazmedemedi. altyapıya yatırım yapan başkan olduğu için de destek aldı. transfer rakamları konuşuluyor. buca’da benim olduğum dönemde yapılan transfer toplam 17’dir. hangi takım çıkarsa zaten 16-17-18 transfer yapmak zorunda. ben, bucaspor’a gittiğimde benden büyük ismet ve erman vardı. benden büyük adamları mı oynatacaktım? şu an trabzonspor’da olan kamil ahmet çörekçi’ye 50 milyar lira ödeyerek aldık. diğerlerine de bonservis vermedik. mehmet bektur oradadır ve sorun her şeyi söyler. mehmet seyit özkan giderken antrenman çimlerini bile söktürdü. buca bu durumdaysa ona sormak lazım! bana gitmem için her türlü oyunlar oynandı ve benim yerime hoca getirildi.

    elazığ’da da aynı şeyler oldu. 16-17 tranfer yaptık ve o sezon ligde kaldık. sivasspor’da 73 puanla uefa’ya gittim mi? gittim. şampiyonlar ligi’ne gittik mi? gittik. sonra eskişehir’de, ’32 transfer yaptın’ diyorlar. 7. haftada geldim, transfer sezonu bitmiş. devre arasında anadolu’dan tek transfer yapmayan takımdır. ama sorsan hep iftira. iftiranın da bir şeyi olur. gaziantep’de 18 transfer söylentileri var. ben gittim ligin bitmesine 12 hafta vardı. nasıl bir yalancısınız, şerefsiz, haysiyetsiz misiniz? gaziantepspor’da ilk dönem imkansız denilen işi yaptık.

    geçen sezon 14 hafta kala yine kurtarmak için gittim ama bir tek ben inanmışım. maalesef ibrahim kızıl ekonomik olarak son noktaya geldiği için… kimse evine ekmek götüremiyodu. personele, futbolculara harçlıklar dağıttım. cemal kalyoncu’dan rica ettik. ‘3 trilyon ihtiyacımız var’ dedik. isim hakkı için 4 yıllık 12 trilyona sponsor oldu. maaşlar dağıtıldı. daha sonra yabancılar kaçmaya başladı, intihar olayı da oldu. en son da 12 trilyon engellendi. kümede kalma da ortadan kalktı.

    transferi ben yapıyormuşum gibi ülkede öyle bir ortam yaratıldı ki… hıncal uluç; galatasaray, fenerbahçe ve beşiktaş’ın reyting yaptığını biliyor. sivasspor’dayken, ‘bir şey yapamaz’ dedi. sivasspor’u uefa’ya götürdüm ve onun yüzüne vurdum ve ondandır beni eleştiriyor. hıncal uluç dörtlü koşu yarışında 100 metreyi bitiremeyen bir adam. dedeciğim artık evine git.

    osmanlıspor’da zaten toplam 8 transfer yapıldı. 2 tanesi göreve gelmeden gerçekleşti. 8 tranfer için ’18’ diyorlar. üzerine ‘1’ rakamı ekleniyor. kulüp zaten, ‘bülent uygun, transfere müdahil değil’ diye açıkladı ama insanların kafasında algı yaratılıyor. bu ülke nereye gidiyor? algı yapmaya çalışıyorlar. insanlar bizi eleştirebilir ama iftira atmadan. zaten ülkemizde sıkıntılı insanlar var. bize ana avrat küfür ediyorlar. twitter ve instagram’da bir gider var! varsa yeteneğin kendin de yap! ‘bülent uygun, osmanlıspor’da başarısız oldu’ dese kabul ederim. bunun adı başka bir şeydir. ben az 150 kişiyi mahkemeye verdim. bunlardan çok ağır küfür olmayan özür dilediler hesaplarından onları affettim.

    türkiye’de her şey mükemmel yönetiliyor, projeler filan falan dediklerime inanmayın her şey batak içerisinde. ilk günah çıkartılan da teknik direktörler. zaten transferi teknik direktörler yapmıyor. başakşehir örneği var: göksel gümüşdağ, abdullah avcı üzerinden yapıyor ve sonuç ortada.

    yabancı kuralı olmalı. gerek diğer konularda yabancılarımız var onlar bizim gibi. yabancının bir kriteri ve olmalı ama bu kadar olmamalı. 10 milyon genç var ve bunun yetiştirilmesi lazım. ben 25 yıldır söylüyorum. biz demek ki altyapıya önem vermiyoruz. direkt kaldırılsa, elde olanlarla idare edeceğiz. altyapı eğitim sistemini doğru kurduktan sonra 6,7 en fazla 8 olan bir ortam yaratılmalı. bana; hagi, alex, quaresma lazım. takıma kalite katacak adam lazım. her takımın 17-18 yabancısı var ve dışarıda kalıyor. altyapı hocamın maaşı 1500 tl. teknik direktörler ve sporcular vergilerini kendi versin. kazanan benim karşılığını da devlete ödeyeceğim. yöneticiler üslupsuz açklamalar yapıyor ve kulüp ödüyor… bunu kişi kendi ödmeli bunu yapalım bir daha yapacacak mı?” geçen sezon tff hangi takıma 5 trilyon verdi? sen bunları neden denetlemiyorsun? herkes her şeyi biliyor kimse bir şey yapmıyor. bunları söylemesi gereken tff başkanı, a milli takım teknik direktörü ve yöneticiler.

    bana ’85 transfer yapmış diyor’ ortaya çıkıyor, hiç birinde yapmamışız. başarılarınla prim yapamıyorlar. 2-3 like ve rt onları mutlu ediyor. bunlar da insanları yönetiyor. 1 milyon takipçisi var ve gündem olmaya çalışıyor.

    arda turan da mesela türkiye’nin pırlantası. hataları da var ama yerden yere vurduk. herkes kendi ülkesinin yıldızlarını parlatıyor. biz de yerin dibine sokuyoruz. kenan sofuoğlu, toprak razgatlıoğlu olmasa genç yok. demek ki bunları yapacak yönetici yok. yönetici transfer edelim o zaman. şenol güneş, dünya üçüncülüğünü tattırdı. adamın giydiği ceketten dolayı yerden yere vurdular. medyada adamı resmen harcamaya kalktılar. şenoş güneş, fatih terim, abdullah avcı ve aykut kocaman bunlar değerlerdir. bu ülkeye hizmet etmişlerdir. bu değerlerin yaptıkları da ortadadır. a milli takıma teknik direktör olması gereken kişi şenol güneş’tir. a milli takım’da da değişiklikler olmalıdır. uçakta o kadar adamı deplasmana götüreceğine altyapıya harca.

    profesyonel hakemlik olsun’ dedim diye zekeriya alp efendi beni 12 yıl önce çok eleştirdi. trilyonlar kazananların olduğu yerde hakemlerin de sabit maaşları ve doğru olduğu yerde antrenör ve primleri olmalı. benim dediğim sisteme geçilmedi ama var en azından maçın kaderini etkilyecek bir karar mercidir. osmanlıspor – sivasspor maçında 1. dakikadaki pozisyon penaltı değildi, bursa’da gaziantep’in düştüğü maçta penaltımız verilmedi. bülent yıldırım’ın hataları saymakla bitmez! en azından maçın kaderini etkileyecek hataların önüne geçmiş oluruz. türk sporuna hayırlı olsun.

    biraz dinleneceğim. antrenman bilimi üzerine bir kitap yazdım ama, ‘başarısız olunca senin yazdığın kitaptan ne olur’ derler. çok değerli isimlerden bir antrenörlük kitabı yazdım. bunu okuyan artık bana bilimsel sallayabilecek. o anlamda güzel bir kitap. maliyeti çok yüksek olsa da 15 temmuz şehitleri ve gazileri için bağışlayacağım. kitabın da basımı bitti. ben takımla uğraşmaktan vakit bulamadım.

    katar’dan sezon başı 3 takımdan teklif vardı. osmanlıspor’a gideyim diye dua ettim ama ‘hayırlısıyla’ demediğim için olmadı herhalde, kısmet değilmiş. şimdi de yurt dışından ve katar’dan bir teklif var. önümüzdeki süreçte bakacağım. allah izin verirse erkek çocuğum olacak. biraz da hanımım ve çocuğumla ilgileneceğim. çalışırsan her şeyi başarabilirsin. mourinho için, ‘8 kez topu sektiremez’ dedim ama o adama imkan verildi ve başardı. tercümanlıktan gelip, imkanlar verildiğini anlattım. yine diyorum. 8 kez top sektiremez. fakat imkan verilirse, başarı gelir. wenger de olsak babalarını oğlu da olsak, 25 yıl sabretmezler.

    sir bülent uygun

    laf söyledi bak kabağı durumu olmuş da özellikle işaretlediğim yerler kendisi hakkında ip uçları veriyor. tıynetsiz birisi bence.
  • 28812
    "(bursa taraftarı için) onların desteğine sırtımızı dayayacağız maç boyunca. stadın kalabalık olacağını düşünüyorum. zor ama mümkün. daha önce futbolculuk döneminde galatasaray'a karşı gol attım. fantastikti galatasaray takımına karşı oynamak. gerçekten iyi bir takım. onlara karşı oynamak her zaman güzeldi ama bütün bu anlattıklarım geride kaldı. bugün bursaspor'un teknik direktörüyüm ve bununla gerçekten çok büyük gurur duyuyorum. elimden geldiğince bu maça ve takım için neler yapabileceğime odaklanmaya çalışıyorum. ligin favori takımı olarak gösteriliyor galatasaray ama onların favori gösterilişine sahada en iyi şekilde cevap vereceğiz, diye düşünüyorum."

    "gomis'in ne kadar iyi olduğunu biliyorum. çok iyi ve etkili bir forvet. ona dikkat etmeliyiz."

    "geçen sezon ekibimle fransa ligi üzerinde çok çalıştık. bütün maçları izledik ve marsilya'nın da tabii ki maçlarını izledik. ne kadar iyi bir forvet olduğunu çok iyi biliyoruz. çok dikkatli olmamız gerekecek ona karşı ama sadece o değil belhanda da gayet iyi bir oyuncu. ön tarafta çok etkili. ikisine karşı çok dikkatli olmamız gerekecek."

    bursaspor teknik direktörü paul le guen

    (bkz: 24 eylül 2017 bursaspor galatasaray maçı)
  • 28820
    "bursaspor maçı öncesi sağlık problemimiz yok, inşallah tam kadro olarak bursa'da olacağız. martin linnes'in geçen haftadan kalan kasığında bir ağrısı olmuştu, onu tedbiren durdurmuştuk. hafta boyu tüm idmanlara katıldı. herhangi bir sıkıntısı yok, inşallah o da bizimle olacak."

    "latovlevici'nin maskesini biraz ufaltmayı düşünüyoruz.. önceki maskesi damağı ve çeneyi koruyordu. şimdi sadece burna yönelik bir maske ile oynayabilir. lato'nun görüş açısını sağlayacak dizaynda maske yaptırdık. ne olursa olsun oyuncu daha önce böyle bir maskeye alışkın olmadığı için mutlaka bir rahatsızlık verir. tahminim milli takım arasından sonra lato'nun o maskeye ihtiyacı olmayacağı."

    - yener ince
  • 28824
    “maçtan önce takıma yardımcı olmak için burada olduğumu söylemiştim. gol attım; güzel ve iyi oldu. buraya gelen taraftarlarımıza da destek olmak için bu gol önemliydi.

    buraya gelmeden önce planlarımız yaptık. topu elimizde tutmak önemliydi. ikinci yarıda daha basılı oynadık. bunun sonucunda da bursa geriledi. bu da bizim avantajımız oldu. buraya gelip bu şekilde oynayabilen fazla takım yok.”

    - sofiane feghouli

    (bkz: 24 eylül 2017 bursaspor galatasaray maçı)