• twitter'da birisi son 20 yılda şampiyonluk yarışında bulunan takımları bir tablo haline getirmiş.

    https://twitter.com/.../1148979361829117953

    doğrudan tablo görünümü için; http://gss.gs/ao2.jpg

    bu tabloya bakınca geçmişte bu sporla ilgili ne kadar anım olduğunu hatırladım. aynı zamanda eskiden ne kadar rekabetin olduğu ya da bazı takımların "neydi be" yılları olduğunu tekrardan görmüş oldum.

    tablo üzerine birkaç yorum yapmak gerekirse, ülkenin en büyük market şehirlerinden birisi olmasına rağmen new york knicks'in en son 2000 yılında şampiyonluk için adının geçtiği görülüyor. o zaman kadroda mirsad türkcan da vardı ve çok iyi hatırlıyorum patrick ewing 40 yaşına yakındı ve hala muhteşem oynuyordu. zamanın en iyi üçlükçülerinden birisi olan latrell sprewell de o takımdaydı ve yine yanlıi hatırlamıyorsam o zamanlar yıllık 8 milyon dolar civarında kazanmasına rağmen bu parayla geçinemiyorum diye açıklama yapmıştı afdshaga.

    yine o dönemde benim çok çok beğendiğim rasheed wallace'lı portland da iyiydi. scottie pippen da vardı yanlış hatırlamıyorsam ve her nedense bir dallas maçı öncesinde maça hazır olmak için saha kenarında bisiklette ısınmaya çalıştığı bir görüntü hiç aklımdan gitmiyor. portland çok sağlam takımdı ve dallas'la iyi bir rekabeti var. 2 sene üst üste falan playofflarda karşılaşmış hatta bir seri 7. maça gitmişti. maçın oynandığı günün ertesinde sabah internet kafenin önünde açılmasını beklemiştim skora bakmak için. not: teletext öğleden sonra ancak sonuçları giriyordu afdgshsh.

    tabloda en dikkat çeken takım kesinlikle san antonio spurs. 2000-2010 yılları arasına spurs hanedanlığı denmesinin sebebini tabloda zaten çok net görüyoruz. son 20 yılın en çok şampiyon olan olmasa da genel olarak kesinlikle en başarılı takımı.

    nba'in benim gözümde zirve yaptığı yıllar 2003-2008 yılları arasıydı. tabi takımım dallas'ın o zamanlar çok iyi olması da bunda önemli bir etken. dallas ve san antonio arasında iki texas takımı olması hem de iki takımında başarılı olması yüzünden mükemmel bir rekabet vardı. aralarındaki maçlar inanılmaz değer taşırdı. nba genelinde o zaman batı resmen hegamonya kurmuştu. doğunun fiks favorisi mehmet okur'lu detroit pistons'tı. bir ara jason kidd, kerry kittles, kenyon martin ve richard jefferson'lı new jersey nets iyiydi hatta san antonio ile finale kalmışlardı. ben de ölümüne nets'i desteklemiştim ama kadro derinliği çok zayıftı. kidd efsaneydi o zaman. sonra shaq miami'ye gidince dwayne wade ile birlikte iyi bir takım kurmuşlardı. hatta shaq ve alonzo morning iki kule şeklinde oynuyordu. malum 2006 final serisinde dallas'ımı yenerek beni psikolojik çöküntüye sürüklemişlerdi.

    batıda yine steve nash'li pheonix suns bir ara çok iyiydi. dallas'la yaptıkları maçlar uçuk sayılarla biterdi hep. tabloda new orleans hornets'in sadece 2008 yılında adının şampiyonluk için geçtiği görünüyor. o zaman da chris paul'ün hamlığını üstünden atıp büyük bir yıldıza evrildiği ve playofflarda dallas'ımı geçtikleri zamandı. o zaman o seriden sonra da bir süre kendime gelememiştim. benzer bir zamanda lebron'ın cleveland'ı doğuda tek güç olma yolunda ilerliyordu.

    diğer takımlar bir şekilde giderken medya tamamiyle boston ve lakers üzerine odaklanmış, 80'li yılların rekabeti tekrar canlanıyor havası yaratmaya çalışıyorlardı. işte maalesef ki o zamanlarda iki takımın da büyük bir güç yaratmak adına oluşturduğu kadrolar kaçınılmaz sonun başlangıcı niteliği taşıyordu. hakkını vermek lazım iki sene güzel final serileri izlettiler bize. ama başlattıkları bu akım 2010 yılında miami heat'te kurulan 3 süperstar'lı takım zımbırtısı yavaş yavaş koca organizasyonu etkisi altına almaya başlamıştı. işte o zaman dallas mavericks tıpkı bu sene toronto raptors'ın yaptığı gibi güç birliğine karşı koyan takım oyunuyla şampiyon olmuştu. ama dallas'ın şampiyonluğa giden yolu son iki yılın şampiyonu los angeles lakers'ı süpürerek geçmesi şampiyonluğu daha da muazzam hale getirmişti.

    sonra lock out oldu ve lig aralık ayında başladı. ondan sonra da hiçbir şey eskisi gibi olmadı. iddia ediyorum 2012 öncesi nba'in verdiği zevk ile şu anki kıyaslanamaz bile. o zamanki anlaşma gereği getirilen saçma sapan kurallar, kontrat esnetmeleri, çığırından çıkan paralar, takımların cart curt vergisi adı altında salary cap'in rahatlıkla aşılması gibi durumlar güç dengesinin içine etti. sadece şu tabloya bakınca bile 2008-2012 yılları arasında şampiyonluk yarışında adı geçen takımların çokluğunun nasıl zamanla eridiğini görebiliriz.

    2012 sonrası için bir şey yazmaya da gerek yok zaten. yeni yetme gsw'liler ve liselilerin köriiii, sakalllıııı diye nba nba dedikleri döneme denk geldiği için bir şey yazmaya gerek yok.
  • aman da aman kimler gelmiş hoş gelmiş, sefalar da getirecekmiş iiinş. az kaldı hanımlar beyler, şunun şurasında salı gecesini çarşamba gününe bağlayacak olan saatlere ne kaldı ki. start'ı toronto raptors - new orleans pelicans maçı ve melekler şehri derbisiyle veriyoruz. hadi yine iyiyiz.

    yeni sezondan çok umutluyum. son yıllarını golden state warriors hegemonyasıyla geçiren ve bana kalırsa bu sebepten bir nebze olsun zarar gören nba markası için bir rebirth süreci olacak 2019-2020. bilhassa geçtiğimiz sezonun normal sezon internet (league pass) ve televizyon rating'leri önceki sezonlara göre geride kalmıştı. normal sezonu takiben 2019 nba playoff'larında lebron james'in yer alamaması yine nba'in izlenirliğine darbe vurmuş idi. her ne kadar 2019 nba finalleri kanada'da izlenme rekorlarını alt üst etse de (north'a duacıyız) nba finallerinin genel rating ortalaması son senelerin en düşük seviyelerinde seyretmişti. 2019 finallerinin hemen akabinde bu durumun sebepleriyle alakalı bir anket yapılmıştı abd'de (sanırım fox sports); oylayıcıların %30 küsürü warriors'ın nba'i tekdüzeleştirdiğinden (saygın fakat tekdüze dendiğini hatırlıyorum) dem vurmuş, %20 küsür kadarı lebron'un playoff'lardaki yokluğuna değinmiş, yine %20 kadarı ise rekabetçi takım sayısının azlığından, bu takımların çoğunun çokça tanking'le seyir zevkini baltaladığından bahsetmişti (yüzdeleri aklımda kaldığı kadarıyla yazdım). paragrafın başında ümitvar olduğumu belirtmemin nedeni ise tam olarak söz konusu ankete verilen yanıtlara gelebilecek olası reaksiyonla(rla) ilişkili:

    1. warriors güç* (kevin durant'ten bahsediyoruz en nihayetinde) kaybetti. kayba ek olarak klay thompson'ın sakat oluşu da ayrı bir sorun. rakiplerin hiç güçlenmediği bir ütopyayı farzetsek bile warriors'ın eski dominasyonunu gösteremeyeceği herkesin malumudur kanımca.

    2. lebron'un yeni los angeles lakers'la playoff yapamaması imkansıza yakın (imkansız demiyorum zira olur da takımın 4-5 ana parçası bağlarını koparır falan, ihtimal dahilinde yani) bir olasılık. bu yaklaşım da çürüdü ya da çürüyecek.

    3. rekabetçi takım sayısı... bence asıl önemli olan detay bu nokta olacak güncel sezon için; los angeles'lar, bucks, sixers, rockets, jazz, warriors, nuggets, nets, celtics, blazers ve raptors (sıralama bahislerde favori gösterilen takımların sıralaması şeklinde). 12, en ama en az ise 6-7 takım iddialı konumda. bu sıralamadaki takımların haricinde kings, mavericks (kristaps porzingis & luka doncic corp.), pacers, pelicans, spurs, timberwolves da suyu bulandırabilecek potansiyelde oyuncu gruplarına sahip olan ekipler (yıllar önce batı 8.'si warriors'ın batı lideri mavs'i çeyrek finallerde 2-4 ile geçmesini unutmayalım pls). dolayısıyla bu sezon rekabet geçtiğimiz sezonlara nazaran daha üst seviyede olacaktır. bir de şu var tabii; birçok yıldız takım değiştirdi, işin güzel tarafı ise bu takım değiştiren yıldızların tek bir takımda toplanmaması oldu. genel haliyle dengeli bir yıldız dağılımı söz konusu (işbu girinin yazarı bunu beğendi). işin tanking kısmına daha sezon başlamadan yorum yapmak doğru olmayabilir çünkü hangi takımın hangi noktada böyle bir işe girişeceğini an itibarıyla kestirebilmek çok güç ki nba yönetiminin bu konuyla ilgili çalışmaları da malum, eskisi gibi sert tanking'lere gidemeyebilir takımlar.

    böyleyken böyle yani ahali. ben bu sezonun önceki sezonlara göre daha izlenilesi, sempatik, sevilesi olacağını düşünüyorum. son olarak betting odds'lar hakkında fikir sahibi olmak isteyenler için mini almanak (?): https://www.thelines.com/odds/finals/

    basketbolla kal sözlük.
  • 10 şubat 2013 nba maçları:

    gecenin ilk maçı denver nuggets (32 - 18) ile cleveland cavaliers (16 - 34) arasında. mücadele türkiye saatiyle 2.20'da başlayacak.
    denver son 8 maçtır kazanıyor, müthiş bir form grafiğine sahipler. cleveland ise son 5 maçında 3 galibiyet elde edebilmiş.
    denver'ın sayı lideri danilo gallinari, 17.1 sayı ortalamasıyla oynuyor. cleveland'ı taşıyan isim kyrie irving. 23.9 sayı, 5.4 asist ve 1.7 top çalma ortalamalarıyla oynuyor. anderson varejao ise ligin en çok ribaund çeken oyuncusu, 14.4 ribaund ortalamasıyla oynuyor.

    gecenin ikinci maçı charlotte bobcats (11 - 38) ile philadelphia sixers (21 - 27) arasında. mücadele türkiye saatiyle 3.00'da başlayacak.
    bobcats felaket durumda, 6 maçlık mağlubiyet serisine sahipler. sixers ise son 5 maçta 3 galibiyet elde etti.
    bobcats takımının sayı (17.6), asist (5.6) ve top çalma (1.9) lideri kemba walker. sixers takımını taşıyan isim jrue holiday. 19.3 sayı ve 8.9 asist ortalamasıyla oynuyor.

    üçüncü maç ise detroit pistons (19 - 32) ile milwaukee bucks (25 - 23) arasında. mücadele türkiye saatiyle 3.30'da başlayacak.
    iki takımında form durumu iyi değil. detroit son 5 maçında 2 galibiyet almışken, bucks cephesinde bu sayı 1.
    detroit'in sayı (16.1) ve asist (9.5) lideri greg monroe. bucks takımını taşıyan isim brandon jennings . 18.6 sayı, 6 asist ve 1.9 top çalma ortalamalarıyla oynuyor.

    dördüncü maç golden state warriors (30 - 20) ile dallas mavericks (21 - 28) arasında. mücadele türkiye saatiyle 3.30'da başlayacak.
    iki takım son 5 maçında sadece 2 galibiyet elde edebildi. warriors 3 maçtır kazanamıyor.
    stephen curry warriors takımının lideri. 20.9 sayı, 6.7 asist ve 1.6 top çalma ortalamalarıyla oynuyor. dallas'ın sayı lideri o.j. mayo (18), ribaund lideri ise shawn marion. (8.3)

    gecenin son maçı ise utah jazz (28 - 23) ile sacramento kings (17 - 33) arasında. mücadele türkiye saatiyle 5.00'da başlayacak.
    utah son 5 maçta 3 galibiyet alırken, kings 4 maçtır galibiyet yüzü göremiyor.
    utah'ın sayı (17.4) ve ribaund (9.6) lideri al jefferson. kings takımını ise 22 yaşındaki demarcus cousins taşıyor. 17.2 sayı ve 10.1 ribaund ortalamalarıyla oynuyor.
  • gerizekalıca yaptırımların kısa adıdır.

    30 kasım 2012 miami heat san antonio spurs maçından sonra nba başkanı david stern yaptığı açıklamayla beni bu organizasyondan ve uygulamalarından bir kez daha soğutmuştur.

    san antonio maçtan önce en önemli 4 oyuncusu tim duncan, manu ginobili, tony parker ve danny green'i yorgun oldukları gerekçesiyle texas'a geri gönderdi ve rotasyon oyuncularıyla maça çıktı. skor'dan da anlayabileceğiniz gibi maç çok yakın geçmiş ve hatta ray allen'ın maç bitimine yakın üçlüğü ile ancak miami heat maçı kazanacak hamleyi yapabilmiş.*

    spurs'un gençleri miami ile başa baş oynayabilmişken insanların onları tebrik etmesi ve takımın koçu gregg popovic'in rotasyon oyuncularını bile bu denli hazır tuttabildiği için bir kez daha hayranlıkla adının anılması gerekirken organizasyonu para akıtan musluk gibi yıllardır yöneten spor etiği özürlüsü david stern maçtan sonra bu önemli maçta bu şekilde rotasyona gidip seyir zevkini düşürdüğü için san antonio spurs kulübüne gerekli yaptırımların uygulanacağını söylemiş.

    peşinen söyleyim dallas mavericks taraftarıyım ve bu maçtaki iki takımdan da pek haz etmem ama burda bariz bir haksızlık var. bir takımın nasıl kurulacağına sadece takımın koçu karar verir. san antonio spurs'ün yaşlı bir takım olduğunu yıllardır aynı çekirdek oyuncularla oynadıkları için dünya alem biliyor. ve bu takım 5. günde 4. maçına çıktı bu gece.

    peki şimdi rakibe bakalım. rakip miami son maçını 24 kasım 2012 cumartesi günü yapmış. bir tarafta son 5 günde 4 maça çıkmış bir takım diğer tarafta 8 günde 2 maça çıkmış bir rakip. kimse kusura bakmasın ama böyle bir durumda miami'nin karşısını iki takımı birden çıkarsan zaten yine miami gelip gelirdi. bu tür maçlar zaten maç takvimi mağlubiyeti olarak daha program açıklanır açıklanmaz üstü çizilir.

    ben bu oyunu izlerken mücadele görmek istiyorum, ayaklarını yerde sürüyen oyuncular değil. san antonio spurs teknik heyetini kararından sonra kutluyor, genç oyuncularını verdikleri söylenen mücadeleden dolayı tebrik ediyorum.
  • geçmişteki heyecanı artık olmayan organizasyon. bunda nba yönetiminin de üst düzeyde katkısı olmuştur, maalesef ki.

    2017-2018 sezonunu baz alacak olursak, tam 10 takım bilerek maç kaybedip draftta son sırada yer almaya çalışıyor. evet yanlış duymadınız tam 10 takım tanking yaparak bilerek maç kaybediyor. bu sayı ligin takım sayısının üçte biri demek. hal böyle iken orta seviyedeki yıldız oyuncular bir bir takımlarından ayrılıp kalbur üstü takımlara kendilerini yamamaya çalışıyorlar. bu da üst seviye takımların daha da güçlenip bırakın tanking takımlarını, orta seviye takımlarla bile aradaki farkı inanılmaz derecede açmalarına sebep oluyor. dolayısıyla yıllardır gördüğümüz super power takımların arasında oynanan bir lig haline geldi nba.

    nasıl bu noktaya gelindi?

    yıllar önce nba'de alt seviyedeki takımların bile iyi oyuncuları, yıldızları olurdu ve her takım birbiriyle iyi mücadele ederdi. özellikle yayın gelirlerinin artmasıyla salary cap denen nanenin inanılmaz boyutlara ulaşması ve sadece nba değil dünyadaki bütün sporların geleceğini karartacak pornografik rakamların maaş olarak ödenmeye başlaması işi çığırından çıkardı. büyük takımlar bu salary cap sayesinde daha fazla yıldız kampı kurabilmek için miami heat'in 2010'da yüce lebron sayesinde başlattığı bu akım organizasyonun üstüne ilk kiri sıçratmış oldu. daha önce lakers ve celtics'te toplanan yıldızlar zamanına göre çok daha makul maaşlarla bir araya gelmişti ki aralarında minimum salary'e oynayan büyük yıldızlar bile vardı, o yüzden o birleşmelere laf atmak nispeten haksızlık olur.

    yıldızların büyük paralar kazanmak için alt seviye takımları bir bir terk edip süper güçler kurma hevesi, kötülerin daha da kötü olup draft'tan onları mecburen kabul edecek yeni süper yıldızlar çıkartmaya çalışmasına neden oldu. philadelphia 76'ers denen oluşum yıllarca bile bile maç kaybederek draftta bir numaraları topladı ve bir allah'ın kulu da çıkıp "sen ne yapıyorsun kardeşim?" demedi. ta ki nba yönetimi geçen sene artık bu iş olmaz 2019 itibariyle draft sistemini değiştiriyoruz diyene kadar...

    çok geç kalınmış bir adım belki ama 2019 yılından itibaren ligi son sırada bitiren takımın draftta 5. sıraya kadar düşebilme, sondan 2. ve 3. sırada bitiren takımların 8. sıraya kadar düşme ihtimalleri var. son 3 sırada bitiren takımların her birinin lottery'de 1. sıradan seçme hakkını kazanabilmeleri için %14 şansları olacak. bu nispeten olumlu bir adım ama o kadar geç kalınmış bir adım ki bu sezon içerisinde 10 takım maçları bilerek kaybetmek için çemberleri dövmeye çalışırcasına bakalım hangimiz daha kötüyüz edasıyla maçlara çıkıyorlar.

    ligin pazarlaması arttı, gelirleri arttı salar cap de bu doğrultuda arttı diyenler için de, amerikan futbolu amerika'da bir numaralı ve en çok izlenen spor. asıl pornografik rakamların orada oluşması gerekirken yıllık 15-20 milyon dolar civarında alan bir sporcu için buna mega deal deniyor. yani yönetim isteseydi bu salary cap'i dilediği gibi kısabilirdi ama 2012 başındaki lockout resmen oyuncuların zaferiyle sonuçlandı ve bu günlere gelinmesine sebep oldu.

    bu iş ne zaman ve nasıl düzelir bilmiyorum ama dünyanın mega organizasyonlarından birisi olan ve yıllarca uykularımdan günümden gecemden fedakarlıklar yapıp, canlı izlemek için taaa amerigalara gittiğim nba benim gözümde maalesef ki azalarak bitmektedir.
  • eskiden kanal d'de sabaha karşı 4 gibi canlı maç yayınlanırdı. cipslerimi içeceklerimi hazırlar maçı izlerdim. sonra nba'yi komple şifreli kanallarda yayınlamaya başladılar. ne eski heyecanım kaldı nba için ne de izleme isteğim. bir insanın zevkleri nasıl törpülenir çok iyi uyguladılar şifreli maçlarla.

    en son izlediğim nba maçı doğu batı finalinde lakers - minnesota final serisiydi. 4-3 lakers kazanmıştı sanırım ama minnesota çok iyi mücadele etmişti. kg için minnesota'yı tutardım. sonra ben tamamen koptum nba'den. şu an hangi takımda kimler var bir haberim. çok popüler birkaç isim dışında isim bile bilmiyorum. ah ulan şu paralı kanallar.
  • 2010 yılından sonra oyuncuların skor efektifliğini gösteren grafik (x ekseninde kullanılan şut sayısı, y ekseninde doğru şut seçimi yer almakta): https://pbs.twimg.com/...g&name=4096x4096

    2010 yılından sonra bölgeler bazında en yüzdeli oyuncular: https://pbs.twimg.com/...g&name=4096x4096

    2010 yılından sonra bölgeler bazında en yüzdesiz oyuncular: https://pbs.twimg.com/...g&name=4096x4096

    2010 yılından sonra bölgeler bazında en skorer oyuncular: https://pbs.twimg.com/...g&name=4096x4096

    not: en yüzdeli ve en yüzdesiz oyuncular grafiğinde boyalı bölge için en az 2500 atış denemesi, kalan bölgeler için en az 500 atış denemesi kriteri dikkate alınmış.
  • yaz döneminde free agent haline gelecek oyuncular arasında top 10 şu şekildedir...

    10-manu ginobili (san antonio)
    9-ray allen (boston)
    8-carlos boozer (utah)
    7-paul pierce (celtic)
    6-dirk nowitzki (dallas)
    5-amar'e stoudemire (phoenix)
    4-joe johnson (atlanta)
    3-chris bosh (toronto)
    2-dwyane wade (miami)
    1-lebron james (cleveland)

    **

    gerçekten insanın ağzını sulandıran bir free agent listesi var bu sene. basit bir değerlendirme yapacak olursak

    *lebron james konusunda şu ana kadar çok fazla dedikodu üretilmedi. fakat ortada bulunan bir tanesinin gerçekleşme ihtimali oldukça kuvvetli. o da lebron'u önümüzdeki seneden itibaren madison square garden'da izleyecek olmamız. new york knicks son takas hamleleri ile birlikte sene sonuna tasarlardığı 36 milyon dolar gibi bir salary cap boşluğu açma planını büyük ölçüde başardı. yani james konusunda şu ana kadar en somut hamleleri new york yaptı. ancak diğer takımlarda tetikte beklemekte. hatta çok ilginç bir iddia lebron ile wade'in aynı anda bir takımda oynama ihtimalinin olabileceği...

    *dwyane wade konusunda şu anda en çok ısrarcı olan klüp chicago bulls. tyrus thomas ve john salmons gibi oyuncularını göndererek sene sonunda kontratı bitecek olan hakim warrick ve flip murray gibi oyuncuları aldılar. dedikodulara göre dwyane wade chicago'dan bir ev almış bile...

    *hakkında en fazla söylenti dolaşan oyuncu kesinlikle amare stoudemire. all-star hafta sonu boyunca gündemi meşgul etmeyi başardı kendisi ile ilgili takas iddiaları. en önemli talipleri philadelphia 76'ers, chicago bulls ve cleveland cavaliers gibi görünüyor...

    *chris bosh konusunda en önemli takipçi chicago bulls. hatta büyük planları dwyane ile bosh'a aynı anda formayı giydirmek. derrick rose, kirk hinrich ve luol deng üçlüsü ile beraber bu iki oyunucunun katılımı chicago'yu doğuda büyük bir güç halinde getirecek. ancak cap room'da doğabilecek sıkıntılardan ötürü hinrich ve deng'i de feda edebilirler***, yerlerine daha düşük kontrat meblağlarına sahip oyuncularla anlaşarak daha da büyük bir plan tasarlayabilirler***....

    *boston üç sezondur geçirdiği o güzel dönemi geride bırakmak üzere. ellerindeki müthiş üçlü allen-garnett-pierce bu sene sonunda yol ayrımına geliyorlar. boston yönetiminin ray allen'ın salary cap yüzünden bırakmak, paul pierce ile devam etmeye çalışmak yönünde planlar yaptığı konuşulmakta. bu hareket ile beraber boston'un yeniden bir yapılanmaya gideceğini tahmin etmek çok zor değil...

    *boozer konusu tam bir muamma. utah yönetimi portland'a gidecek olan paul millsap'ı luxury tax ödemek pahasına da olsa takımda tutmayı başardı. bunun mali külfetini tahmin etmek zor değil. utah yeni sezonda daha sağlıklı bir cap room'a sahip olmak zorunda, bundan ötürü boozer ile yollarını ayıracaklarına dair haberler sıkça yayınlanıyor...

    yaz dönemi yaklaştıkça dedikodular da artmakta. bakalım trade hamleleri yeni sezona kadar nasıl sonuçlanacak?...
  • çok kaliteli ve keyifli bir organizasyon. sözlüğümüzde hiç ilgi görmemesinden, konuşulmamasından dolayı üzgünüm. tamam, bleach gibi çoğunlukla maç sonucu yazıp sol framede başlık hortlatmayalım ama en azından konuşulsa çok daha iyi olurdu. ayrıca nba hakkındaki entryler ilgi görmez, duvara konuşur gibi yazarsınız. bir süre sonra da ya içindekileri yazmak güzel şey de iş güç arasında boşa uğraşırcasına yazmak güzel değil durumuna düşüyorsunuz.

    şöyle de bir absürtlük var. nba ve genel olarak basketbol ile ilgili daha çok entry görmek isteyenlerin oranı %70'lerden fazla çıkıyor ama ne icraat ne de manevi destek var. ilginç.

    kobe'nin bırakacağını açıkladığından sonraki philadelphia lakers maçında ve son golden state maçlarında sözlükte güzel bir ortam oluştuğunu düşünüyorum...
  • şöyle bir olayın yaşandığı organizsyon:

    https://www.youtube.com/watch?v=eOJZiDiEsM0

    özet: 2003 yılında tribünde yaptığı "dans" sebebiyle tribünden çıkarılan taraftara aynı salonda ve 2015 yılında yapılan ve taraftarın da geri çevirmediği sıra dışı bir jestin videosudur. oyun ile alakası olmadığı halde sırf bu hareket bile spor ve taraftarlık kültürünün nba özelinde ne kadar sıra dışı seviyelere geldiğini gösterir.
  • sosyal medyada takip ettiğim bir sayfa nba' de olan transferlerin tamamını paylaşmış, merak edenler için alıntıladım.

    --- alıntı ---

    nba / transfer | new orleans pelicans, jj redick ile 2 yıl - 26.5 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    sacramento kings, harrison barnes ile 4 yıl - 85 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    detroit pistons, derrick rose ile 2 yıl - 15 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    memphis grizzlies, jonas valanciunas ile 3 yıl - 45 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    chicago bulls, thaddeus young ile 3 yıl - 41 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    dallas mavericks, kristaps porzingis ile 5 yıl - 158 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    houston rockets, gerald green'i gelecek sezon için kadrosunda tuttu.

    orlando magic, terrence ross ile 4 yıl - 54 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    brooklyn nets, garrett temple ile 2 yıl - 10 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    sacramento kings, trevor ariza ile 2 yıl - 25 milyon dolarlık kontrat imzaladı.

    charlotte hornets, terry rozier ile 3 yıl - 58 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    houston rockets, danuel house ile 3 yıl - 11.1 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    orlando magic, al-farouq aminu ile 3 yıl - 29 milyon dolarlık kontrat imzaladı.

    phoenix suns, ricky rubio ile 3 yıl - 51 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    indiana pacers, jeremy lamb ile 3 yıl - 31.5 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    utah jazz, bojan bogdanovic ile 4 yıl - 73 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    indiana pacers, malcolm brogdon ile 4 yıl - 85 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    --- alıntı ---

    nba / transfer (2) | philadelphia 76ers, tobias harris ile 5 yıl - 180 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    milwaukee bucks, khris middleton ile 5 yıl - 178 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    new york knicks, julius randle ile 3 yıl - 63 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    washington wizards, thomas bryant ile 3 yıl - 25 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    portland trail blazers, rodney hood ile 2 yıl - 16 milyon dolar için anlaşmaya vardı.

    philadelphia 76ers, mike scott ile 2 yıl / 9.8 milyon dolar için anlaşmaya vardı.

    san antonio spurs, demarre carroll ile 2 yıl / 13 milyon dolar için anlaşmaya vardı.

    oklahoma city thunder, nerlens noel ile anlaşmaya vardı.

    milwaukee bucks, george hill ile 3 yıl - 29 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    new york knicks, taj gibson ile 2 yıl - 20 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    utah jazz, ed davis ile 2 yıl - 10 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    oklahoma city thunder, mike muscala'yı kadrosuna kattı.

    golden state warriors, klay thompson ile 5 yıl - 190 milyon dolarlık kontrat için yeniden anlaşmaya vardı.

    portland trail blazers, mario hezonja ile anlaşmaya vardı.

    sacramento kings, cory joseph ile 3 yıl - 37 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    los angeles clippers, patrick beverley ile 3 yıl - 40 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    new york knicks, bobby portis ile 2 yıl - 31 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    --- alıntı ---

    nba / transfer (3) | portland trail blazers, damian lillard ile 4 yıl - 196 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    denver nuggets, jamal murray ile 5 yıl - 170 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    orlando magic, nikola vucevic ile 4 yıl - 100 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    sacramento kings, dewayne dedmon ile 3 yıl - 40 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    dallas mavericks, dwight powell ile 3 yıl - 33 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    chicago bulls, tomas satoransky ile 3 yıl - 30 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    washington wizards, ish smith ile 2 yıl - 12 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    houston rockets, daniel house ile 3 yıl - 11 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    milwakuee bucks, robin lopez ile 2 yıl - 9.8 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    new york knicks, reggie bullock ile 2 yıl - 21 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    new york knicks, wayne ellington ile 2 yıl - 16 milyon dolarlık kontrat için anlaşmaya vardı.

    orlando magic, michael carter-williams ile 1 yıllık sözleşme için anlaşmaya vardı.

    los angeles lakers, troy daniels ile 1 yıllığına anlaşmaya vardı.

    memphis grizzlies, marko guduric ile anlaşmaya vardı.

    new orleans pelicans, nikolo melli ile 2 yıllık anlaşmaya vardı.

    nba | takas gerçekleşti!

    portland trail blazers: hassan whiteside
    miami heat: mo harkless, meyers leonard

    --- alıntı ---
  • nba 2009-2010 sezonunda şu saate kadar oynanan maçlardan sonra oluşan sıralamalar şu şekildedir...

    -doğu konferansı-

    atlantik grubu

    1- boston celtics**
    2- toronto raptors**
    3- new york knicks*
    4- philadelphia 76'ers*
    5- new jersey nets*

    merkez grubu

    1- cleveland cavaliers**
    2- chigago bulls**
    3- milwaukee bucks*
    4- ındiana pacers*
    5- detroit pistons*

    güneydoğu grubu

    1- orlando magic**
    2- atlanta hawks**
    3- charlotte bobcats**
    4- miami heat**
    5- washington wizards*

    -batı konferansı-

    kuzeybatı grubu

    1- denver nuggets**
    2- utah jazz**
    3- oklahama city thunders**
    4- portland trail blazers**
    5- minnesota timberwolwes*

    pasifik grubu

    1- los angeles lakers**
    2- phoenix suns**
    3- los angeles clippers*
    4- sacramento kings*
    5- golden state warriors*

    güneybatı grubu

    1- dallas mavericks**
    2- san antonio spurs**
    3- houston rockets*
    4- memphis grizzlies*
    5- new orleans hornets*

    not: gbkz.li olan takımlar kendi konferanslarında ilk 8'e giren takımlardır...
  • 2014 yılında hatırlayacağınız gibi belkide tarihinin en iyi play off maçları oynandı. ilk tur maçları bakımından kesinlikle açık ara en iyisiydi ama diğer maçların da ondan aşağı kalır yanı yoktu.

    bu sezon sonu da gerçekten hoş bir play off yarışı var. hem doğu hem batı için. her iki taraf için de kısaca bir şeyler karalamak istiyorum. önce batıdan başlayalım.

    son 10 yılda olduğu gibi bu yıl da doğunun çok üstünde. nba draft sistemi sayesinde her zaman dengelerin eşit kalacağı, 2-3 yıl kötü giden bir takımın istemese bile yükseleceği bir sistem. ama uzun zamandır batı üstünlüğü biraz da doğu takımlarının yanlış hamleleri ve berbat draft seçimlerinden kaynaklanıyor. neyse konuyu dağıtmayalım.

    batı da 8. sıra için 2 aday var. new orleans pelicans ve oklahoma city thunder. her iki takım da şu an 43 galibiyet 36 mağlubiyette. doğal olarak ikisini de son 3 maçı.

    nop @ hou
    nop @ min
    sas vs nop

    diğer yandan

    okc @ ind
    por vs okc
    okc @ min

    görüldüğü gibi ikisininde iddiasız minesota ile deplasmanda maçları var. tahminim o maçlar win-win geçer. nop pazar gecesi houston'a konuk olacak. ileride bahsedeceğim ama houston'un bu maça belki de pelicans kadar ihtiyacı var. o yüzden tahminim mvp olmak isteyen harden'ın takımından yana. ve yine ileride bahsedeceğim ama sas ile de maçları var. spurs'de son maça asılıp kazanmak isteyecektir. okc ise hiç olmazsa portland'ı içeride yener ve 8. sırayı alır westbrook'un ekibi. bu noktada enes ve ömer hakkında da kısa bir şeyler söyleyeyim. enes thunder'a gittikten sonra muazzam bir performans sergiliyor. hucumda tam anlamıyla bir canavar. her türlü silaha sahip ve arkadaşları da ona güveniyor. savunması yine istenilen düzeyde değil ama ona da git gide alışıyor. ömer ise istikrarlı bir sezonu geride bırakıyor. istatistik kağıdına yansımayan muazzam savunması devam ediyor. son oynadıkları maçta 22 dakikada 18 reb çekti yine. kısacası her ikisini de play-off larda görmek isterdik ama maalesef sadece birini görebileceğiz.

    gelelim batıda önemli olan bir diğer konu 2. lik savaşına.

    önce sıralamayı gösteriyim;

    [biçim]
    2 memphis 54 - 25
    3 san antonio 54 - 26
    4 portland 51 - 28
    5 l.a. clippers 53 - 26
    6 houston 53 - 26
    [/biçim]

    portland kuzeybatı gurubunun birincisi. o yüzden 4. sıradan aşağıya düşmüyor. tabloya göre 2.lik için en şasnlı takım memphis gözüküyor ama bence değil. bu gece clippers'a konuk olacaklar. ben o maçta clippers'ı galibiyete yakın görüyorum. ayrıca memphis'in diğer maçları gsw deplasmanı ve doğu için playoff mücadelesi veren indiana karşısında. houston, sas ve clippers'ın geriye kalan maçları ise kağıt üzerinde çok daha kolay. eğer clippers-houston kalan 3 maçını, sas kalan 2 maçını memphis ise clippers dışındaki diğer maçlarını kazanırsa 4 takım da aynı galibiyet mağlubiyet ile bitirmiş olacak. çık işin içinden çıkabilirsen. ama bir tahminde bulunursam 2. sıra için 10 maçtır kazanan ve sadece 2 maçı kalan spurs'ü seçerim. bekleyip göreceğiz.

    1. lik ise curry ile birlikte harika bir sezon geçiren gsw'nin

    doğu tarafından playoff yarışında 3 takım iki kişilik yer için savaşıyor.

    [biçim]
    7-boston 37-42
    8-brooklyn 37-42
    9-indiana 36-43
    [/biçim]

    aslında indiana'nın işi çok zor. kalan maçları okc ve wizards ile içeride, memphis ile deplasmanda. hiç biri kolay maç değil ve mutlak 3 de 3 yapmalılar ki bu bile yetmeyebilir. o yüzden playoff şanslarını düşük görüyorum.

    tablonun geri kalan kısmı;

    [biçim]
    1-atlanta 60 19
    2-cleveland 51 28
    3-toronto 47 32
    4-chicago 47 32
    5-washington 45 34
    6-milwaukee 39 40
    [/biçim]

    toronto ve chicago dışında yerler belli gibi. 3. sıraya ama chicago daha yakın. hem kalan maçlar, hem de eşitlik halinde 4 maçın 4 ünde de chicago kazandığı için üstüne geçeceğinden 3.lüğü chigago alır.

    son olarak kısaca mvp yarışına da değineyim.

    net olarak sadece 2 aday var. ya curry ya da harden. ama bence seçim o kadar zor değil. hem nba 1. liği avantajı, hem sezonu domine etmesi ve de son maç performansları* bakımından curry bu yarışın kazananı oldu bence.

    yazıyı okuyanlara teşekkürler. play offlarda görüşmek üzere.
  • sonu formula 1 gibi olacak diye korktuğum organizasyon.

    önce gerçek basketbol bitti. sonra shaq gibi, ewing gibi , hakeem gibi , divaç gibi adamlar o güzel fillere (at taşır mı onları amk) binip gittiler. tamamen kısa dominasyonuna geçildi.

    bir final serisinde bir takımda beş numara lebron james , diğer takımda beş numara dreymond green (ki kendisi 3,5 tan 4 numaradır) oynar mı lan?

    uzun oyuncu oynatıyorsun hop , hemen hack geliyor. ama beş kısayla da bu oyun hiç sarmıyor.
  • normal sezonun tamamlanmasına az kaldı. playofflar öncesi hem doğu hem batıda ortalık karışmış durumda. doğuda cavaliers liderliği celtics'e kaptırmak üzere. hatta büyük saçmalamaları halinde wizards'ın dahi altında kendilerini bulabilirler. fikstürde bir adet celtics - cavs maçı görünüyor. o maçta kılıçlar çekilecektir. bunların dışında miami ve bulls arasında son bilet için kıyasıya bir yarış var.

    batıdaysa durant'in sakatlığı köri'nin formsuzluğu derken götü başı dağıtan warriors nihayet toparladı. geçen seneki gibi durant'siz ama emin adımlarla ilerliyorlar. spurs bir ara batıda yönetime el koymayı denese de başarılı olamadı. fakat yine de hala şansları var. en azından hala aralarında yapılacak maç var. aşağılardaysa westbrook takımına playoffları hediye etti. sıralamadaki yerlerini koruyacaklardır. siğpiğ tıri'nin dönmesiyle clippers'ı geçme ihtimalleri kalmadı gibi. son olarak portland ile nuggets son bileti kapmak için yarış içerisinde.

    son durumlar böyle. batı zaten iyiydi. bu sene doğuda da rekabet olmasını bekliyorum. cavs yine favori tabi orası ayrı.
  • bu sezon çok tatlı olan lig.

    birkaç sezondur yalnızca cleveland - golden state rekabetinden ibaretti. houston'da harden'ın yalnız kalması, oklahoma'nın işi westbrook'la götürmeye çalışması, şanlı san antonio'nun big three'sinin dağılması falan, baymaya başlamıştı sanki. amma ve lakin bir döndü pir döndü... minnesota'nın batı konferansında yarışa dahil oluşu işi güzelleştirdi güzelleştirmesine de, asıl değişim doğu konferansında. boston'ın epik yükselişi, detroit'in şahlanışı, new york'un uzun zaman sonra potaya dahil oluşu (porzingis bey çok yaşa) fakat her şeyden önce philadelphia gencolarının embiid - simmons önderliğinde "döndük" naraları nba'i o biçim keyifli hale getirdi.

    nihayet!
  • şahane bir sezonun oynandığı lig.

    geçtiğimiz 5 belki daha fazla yılda hep bir ya da iki takım ağır favori olarak götürürdü işi; cavs, heat, spurs, warriors. hele ki son 4 sezonu baz alırsak, ligin başladığı gün warriors'ın nba şampiyonu olacağı biliniyordu bile. arada bir sezon lebron'lu cavs'in warriors'a karşı 3-1'den geri gelip 3-4'le şampiyonluğu göğüslediği seriyi saymazsak (2 sezon öncesi) gidişat hep buydu. bunu neye benzetebiliriz? mesela ligue 1. paris saint germain'in şampiyon olacağı lig başlamadan belliydi. hatta serie a'daki juventus dominasyonu da aynı şekilde...

    ancak bu sezon çok başka.

    şu an bir şampiyon gibi oynayan tek takım bana kalırsa toronto raptors lakin bu demek değil ki kanada temsilcisi önceki yıllarda olduğu gibi elini kolunu sallaya sallaya ipi göğüsleyecek, zira rakipleri de sağlam. milwaukee bucks'ın yunan tanrısı önderliğinde oynadığı basketbol büyük keyif veriyor misal. 76ers ve celtics irili ufaklı sıkıntılarla boğuşsalar da potadalar. batı konferansı zaten bambaşka bir boyut*. "kıyısından playoff yaparsa yapar" denen lebron'un lakers'ı batı konferansında kafaya oynuyor. duraklama hatta gerileme sekansına giren, takım için restleşmelerle hafiften gazı kaçan warriors yine de iddialı. clippers'ın, nuggets'ın, okc'nin yaptıkları, mavs'in doncic ile çıkışı ortada.

    şahsen bu sezon büyük keyif alıyorum nba takip ederken. benzer tatlı belirsizlik nhl'de de var ama bu başka entry'nin konusu.
  • 2019-2020 sezonunda takimlara birer tane challenge hakki verilecek. eski kurallar devam ediyor. son iki dakikada yine otomatik olarak kontrol edilecek, cikan toplar falan, ama bu kuralla birlikte takimlar faule, goal tending gibi kararlara itiraz edebilecek mac icinde. onemli olan bir diger nokta da itirazda hakli da olsan haksiz da olsan, en fazla bir kere itiraz hakkin var. tenis gibi degil yani. ayrica bunu kullanmak icin mola hakkin olmasi da lazim. muhtemelen mac sonuna saklanacaktir bu itiraz hakki. cunku son iki dakikada cikan toplara falan direkt olarak bakilsa da, faule bakamiyorlar, bu kuralla birlikte mac sonlari daha uzayacak gibi duruyor. kalici degil, bir sezonluk deneme yapacaklar. duruma gore tekrar degisebilir kurallar onumuzdeki senelerde.