resim
Mustafa Kapı
Takım:İskenderunspor
Mevki:Merkez Orta Saha
Yaş:23
Boy:1.75
Uyruk:Türkiye
  • 677
    17 yaşında, yönlendirilmeye sonuna kadar müsait topçulardan 60 yaşında adam olgunluğu beklediğimiz için elimizden uçup giden genç yeteneklerden biri. altyapıların durumu ortada. serdar kelleci daha yeni anlattı ozan kabak'ın bile nasıl harcanmak üzere olduğunu. bu çocukların ne yaşadığına dair kimsenin en ufak fikri yok.

    türk insanının bu huyu deli ediyor beni. çocuk daha 17 yaşında, taraftarın hoşuna gitmeyen bir şey yaptı diye neredeyse ölmesi için ayin düzenlenecek. sanırım herkes 17 yaşındayken hayatın anlamını çözüp her şeyin en doğrusunu yapıyordu. kaldı ki mustafa'nın yanlış yaptığı tamamen subjektif bir görüş. henüz 19 yaşında bir oyuncu için yine erkenden atıp tutuyoruz.
  • 678
    yaptığı tercihlerden dolayı sözlük abileri tarafından aşağılanan çocuk. kendisinin galatasaray'ı sattığı falan yok, sözleşmesi olmayınca fransa'nın iyi takımlarından lille'in yolunu tuttu sadece. bu çocuğa kızacağınıza yönetimdeki altyapı-a takım arası geçiş politikalarının zayıflığını eleştirin. eminim kendisini aşağılayan her kişi, bırakın futbolu türkiye'den yurtdışına gitmek için binbir türlü yolu deneyen insanlardır.

    yetenekli futbolcu, umarım kimseye aldırmaz ve galatasaray altyapısının kalitesini bizlere izletir.
  • 681
    son 2 yılda rezerv lig dahil toplamda 300 dakika bile forma giyemeyen oyuncu.

    şöyle yıldız olacak, ahanda meteor olacak diye diye şişirdiğimiz bu çocuk 20 yaşına geldi ama halen daha forma şansı bulamıyor. üstelik montella gibi gençleri oynatmayı seven bir teknik adam bile kendisini tercih etmiyor. nedeni basit, çünkü 13-14 yaşlarında fiziğin pek önemli olmadığı zamanlarda az biraz yeteneğiyle ön plana çıkıp belirli yaşa kadar sürekli bunun ekmeğini yedi. 17-18 yaşına geldiğinde de halen daha 13 yaş fiziğiyle sahada dolaştığı için kimse kendisine güvenmedi ve güvenmemeye devam edecek. aslında olay sadece fizikte değil çünkü bu çocuğun yetenek anlamında da pek bir numarası yok.

    geçenlerde brezilya'da işlek bir yerde koşu yapmaya çıkan bir grup sporcu vardı. o sporcular bir kafenin oradan da geçerken, kafedeki müşterilerin bir kısmı da onlarla beraber koşmaya başladı. yerinden kalkıp koşan müşterileri gören diğer müşterilerde panikle aynı yöne koştular ve yüzlerce müşterisi bulunan kafe birden bomboş olmuştu. neden biliyor musunuz? çünkü kafedeki müşteriler, sporcuların koşu için değil de sanki bir şeyden kaçtıklarını düşündükleri için onların peşinden gitmişlerdi. bir nevi sürü psikolojisi diyebiliriz. bunu mustafa kapı ve diğer birçok sporcuya da uyarlayabiliriz. x oyuncu çok yetenekli, çok çalışkan diyen birini gördüğümüz zaman, hiç sorgulamadan ister istemez o oyuncunun gerçekten de yetenekli olduğunu düşünürüz. o oyuncunun herhangi bir maçını izlediğimizde de sırf yetenekli olduğunu kendimize kanıtlamak içinde attığı bir pasa bile tav olup "vaayy be!" diyoruz. oyuncuya sırf pas attı diye yüksek bir not veriyoruz ve sonra büyük beklentilere giriyoruz. oyuncunun menajer şişirmesi olduğunu anlamak da bazen çok uzun zamanlar alabiliyor. bazen de işte mustafa kapı gibi 2-3 yıl bile geçmeden anlayabiliyorsun.

    peki oyuncuların bu hale düşmesine çok mu seviniyorum? tabi ki de hayır diyeceğimi düşünüyorsunuz ama yanılıyorsunuz çünkü deli gibi seviniyorum. yine mustafa'dan örnek vereyim, mesela çocuk daha hiçbir şeyi kanıtlamadan direkt avrupa'ya kapak atmak istedi. hani sen türkiye'de atıyorum malatyaspor'a karşı bile forma giyemezken, lille takımında psg'ye karşı mı oynayacaktın? madem avrupa'ya gidecek vizyonun vardı, orada hemencecik forma giymemeyi de göze alman gerekirdi. birkaç yıl boyunca avrupa'da kalıp nadiren forma şansı bulmak mı, yoksa türkiye'de kalıp türkiye'nin en büyük takımında birçok maça çıkmak mı daha mantıklıydı? lille'de kaldığı 1 yıl boyunca forma şansı bulamadan adana demirspor'a gönderilen mustafa, mantıksız olan tercihi günbegün yaşayarak gördü. galatasaray'a kazık atmaya çalışan mustafa'nın bu halini gördüğüm içinde ne yalan söyleyeyim seviniyorum.

    7.5 milyon euro çıkış maddesi bulunan ozan kabak, galatasaray'da düzenli olarak forma şansı bulmasına rağmen gitmek istedi ama galatasaray'a olan borcunu göstermek içinde bekledi ve 11 milyon euro bonservis kazandırarak gitti. stuttgart, schalke, hoffenheim, norwich, liverpool gibi takımlarda oynadı ve oynamaya devam ediyor çünkü iyi bir oyuncu. yediği, içtiği, uyuduğu camiaya tabir-i caizse ihanet eden mustafa kapı ise şu anda adana demirspor'da bile kadro dışı kalıyor. buna seviniyorum çünkü bizde ihanet edene merhamet edilmez!
  • 682
    şu çocuğun başlığı altında ne yaygara koparılmıştı. sanki kendini ispatlamış olağanüstü bir yetenek elden kaçırılmış gibi bir hava vardı.

    altyapı oyuncularına gereğinden fazla önem veriliyor burada. 20 yıldır altyapı futbolcularına ne övgüler yapıldı ne beklentilere girildi. %95'i a takımda oynayamadı. toplasan 5-6 tane isim sayarız.

    olmadan oldum havalarına giren çocuk.
  • 685
    malumunuz bu sezon stoper pozisyonuna 4 taksitle toplam 1.75m euroya potansiyel vadeden mathias ross jensen'i transfer ettik.

    kendisinin yaşı mustafa'ya çok yakın. ikisini çook kabaca ayak üstü size kıyaslayım.

    mustafa'nın şu ana kadar 1. lig seviyesinde çıktığı maç sayısı 5, aldığı süre 143dk.
    jensen'in ise 1. lig seviyesinde çıktığı maç sayısı 105, aldığı süre yaklaşık 7000dk.

    mustafa'nın skora katkısı orta saha olarak 1 asist, jensen'in ise stoper olacak 7 gol 1 asist.

    bunları jensen inanılmaz bir oyuncu olacak demek için yazmıyorum. tam tersi, jensen kendini geliştirirse yüksek ihtimal ile ortalama bir oyuncu olacak. demem o ki ortalama bir oyuncunun bile geçmesi gereken kariyer yolu tam olarak bu. mustafa o yola hiç giremedi bile daha, yanına bile yaklaşamadı, hatta daha da artırıyım şu an bambaşka bir yolda ters istikamete 300km hızla ilerliyor.

    o sebeple bence bizim taraftar kendisinin kapısına boş yere içip içip dayanıyor. kendisinden bir bok olacağı yok, bizde olsa da yokmuş. ben bizim teknik direktörlere ve yönetimlere bu konuda hep sektiriyorum ama bence bizimkiler o kadar da boş değil. malın iyisini, kötüsünü, wonderkid diye abartıla abartıla anlatılanlardan hangisinin bokunun seyrek düşeceğini anlıyorlar.
  • 687
    bizden ayrılarak mükemmel bir eşik atlamış(!) eski futbolcumuz.

    ben bir genç oyuncu konusunda olaya iki taraftan bakmayı doğru bulurum. genç futbolcu süre bulamadığı için gitmekte haklıdır, futbol takımı ise futbolcu yetersiz olduğu için süre vermemekte haklıdır. bu paradoks genç futbolcu konusunda inanılmaz bir döngü içerisindedir. ama bu kardeşimizde durum biraz farklı. kendisini galatasaray'dan üstün görerek ayrılmıştır giderken. aynısı bartuğ elmaz için de geçerli.

    geldiğimiz noktada ise 20 yaşına kadar a takım seviyesinde doğru düzgün maça çıkamamış. kendisine bu kariyer planlamasını kim yapmış bilemiyorum ama büyük çuvallamış gözüküyor. atılımını ne zaman yapacak o bile belli değil.
  • 688
    ismi mevcut yeteneğinin önüne geçmiş genç futbolculardan biri. riekerink dönemiydi sanırım forma giyen en genç futbolcu olsun diye o dönem sahaya atılması klüp açısından bariz popülist bir hareketti ve bu hareket sonucu insanlar mustafanın çok büyük bir yetenek olduğunu zannettiler ki hala böyle olduğunu düşününler var. kendisi yetenekli bir futbolcu hiçbir zaman olmadı.
  • 691
    1 ekim 2022 ve 15 ekim 2022 tarihlerinde adana demirspor u19 takımı ile maçlara çıkmış. toplam 118 dakika süre aldığı bu 2 maçta 1 gol atmış. kendisi 8 ağustos 2002 doğumlu, yani 20 yaşında. u19'un açılımı under-19. 20 yaşındaki birisinin u19'da oynaması kurallara aykırı değil mi? 20 yaşındaki birisini u19'da oynatmak yerine beğenmediğim, saçma bulduğum rezerv lig devam etseydi daha iyiydi.
  • 692
    değişik bir cümle kurmuş eski futbolcumuzdur.

    "galatasaray'dan ayrıldığım için pişman değilim çünkü avrupa'da oynama hayalimi gerçekleştirdim."

    iyi de güzel kardeşim sen avrupada oynayamadın ki. revize etmen lazım bu cümleni.

    "galatasaray'dan ayrıldığım için pişman değilim çünkü avrupa'da bulunma hayalimi gerçekleştirdim."

    bak daha güzel oldu.

    neyse ayağına taş değmesin paşam. yolun açık olsun.
  • 693
    galatasaray’da oynayacak bir kapasitesi olmadığını fark edip ayrılmış ve kariyerini aktif şekillendirmek istemiş olabilecek oyuncu.

    her ayrılana kızıp bağırıp çağıracaksak işimiz var. bu adamlar insan, mal değil. kendi hayatlarına yön verme hakları olmalı. taraftar nezdinde görecekleri değerin kendileri için önemini kendileri belirleyecekler tabii ki de. ayrıldı ve bitti takımınızdan, bu kadar. galatasaray’da on numara ve kaptan olan, altyapıdan çıkmış arda bile günü geldi ayrıldı. doğru dürüst maçı olmayan mustafa’ya takılmamamız lazım.
  • 697
    bana halen 17/18 gibi geliyordu yaşı ama 20 olmuş bile. üstelik süre de alamıyor. wonderkid denen adam, 20 yaşında süre alamıyorsa wonderkid değildir. bakın kazımcan, yusuf, emin vs. hepsi mustafa'dan genç yahut aynı yaşta ama ciddi süreler alıyor, hem de galatasaray'da. adana'da süre alamıyorsa kendisini gönderenler haksız değilmiş. atalay babacan'ın izinde bir kariyer devamı bekliyorum mustafa'dan.
  • 698
    oh my dear child...
    adana demirspor'da da süre bulamayan ex-wonderkid'imiz.

    kendisine üç tane kıyaslamalı örnek vererek başlamak istiyorum.

    1) atalay babacan
    altyapı yıllarında, mustafa'ya kıyasla top kontrolü, teknik, vizyon ve pas kabiliyeti açısından çok daha üst seviyedeydi. maçların büyük bir kısmında forvetin arkasındaki yaratıcı oyuncu rolünde oynadı. bütün bunlara rağmen fiziğini bir türlü istenilen seviyeye çıkaramadığı için beklenen patlamayı yapamadı.

    2) bartuğ elmas
    altyapı yıllarında, mustafa'ya kıyasla top kontrolü, teknik, vizyon ve pas kabiliyeti açısından çok daha üst seviyeydi. build-up'da topu ayağına aldığında, bazen top gelmeden önce karar verip, anında dikine pasla kanatları veya santraforu kaçırabiliyordu. bütün bunlara rağmen oyunun fiziksel mücadele kısmından kaçtığı için kendini regista rolüyle sınırlandırmak zorunda kaldı. sanırım, azim, cesaret ve kararlılık konusunda ciddi problemleri var, veya allah vergisi yeteneklerle kutsandığı için diğer oyunculara üstten bakıyor.

    3) celil yüksel
    altyapı yıllarında, mustafa'ya kıyasla top kontrolü, teknik, vizyon ve pas kabiliyeti açısından çok daha alt seviyede idi. önce 2 yıl adanaspor forması ile 1. ligde fiziğini yeterli seviyeye getirdi. azim, cesaret, devamlılık ve kararlılık konusunda alt ligde bile göze çarpıyor. 90 dakika boyunca oyunun içinde, kimi zaman top taşıyor, kimi zaman omuz omuza mücadelede, kimi zaman pas arası yapıyor, kimi zaman da geriden gelerek sürpriz şutlar atıyor.

    şimdi geri dönelim sana mustafa mıstık. sende bartuğ elmaz veya atalay babacan'daki allah vergisi üst düzey yetenek var mı? varsa da ben göremedim.
    celil yüksel'deki çalışkanlık ve dayanıklılık var mı? varsa da ben göremedim.

    o yüzden acil bir şekilde kendini doğru tahlil edip, doğru kişilere özenmelisin. atalay babacan ve bartuğ elmaz'ın doğuştan gelen özelliklerini elde edemezsin. ama azıcık çaba ve istek gösterirsen, celil yüksel'in ayırt edici özelliklerine belli oranda sahip olabilirsin.

    karar senin.
App Store'dan indirin Google Play'den alın