• 77
    bu laf edildiğinde onur ciddi iyi kalecilik performansı gösteriyordu. yabancı sınırı vardı ve kaliteli türk futbolcu bulmak çok zordu. muslera için 30 milyon eu'lar konuşuluyordu. haliyle takımdaki kaliteli futbolcu sayısını muslera'dan gelen parayla 2 arttırma fikri altyapısı ile söylenmiş sözdür. kendince haklı bir temeli vardır. dalga geçmek, hele hele bu günün koşullarıyla değerlendirmek haksızlıktır. bruma yerine umut bulut'u kanatta oynattığımız günlerdi. o günler için tartışılması gerekiyordu. tartışıldı ve kabul görmedi.

    şimdi 6 yabancı ile kadro kurmayı deneyin de görelim. kimleri gönderip yerlerine kimleri koyuyoruz...
  • 78
    (bkz: alakasız başlıklarda bugün)

    zamanın gerektikdiklerine göre 1 yabancı hakkını kalde kullanmayıp o sıralarda formda olan bir yerli kalecinin takıma dahil edilmesi üzerine kurulan önerme. ben satılsın onur alınsın demedim hiç ama bahsedilen 20-30 milyon eurolar masada olsa satılıp onur alınabilir diye düşünürdüm. o günlerde masaya 20 milyon gelse fatih terim başta olsa eminim ki o da satılmasına onay verirdi.
  • 79
    onur kıvrak gerçekten iyi bir kaleciydi. yaşadığı iki ayrı sakatlık kariyerini bitirdi. iki sakatlık sonucunda zıplama konusunda sorunlar yasadi.kariyerinin bittiğini anlayınca da gereksiz ve aynı zamanda rahatsız edici şekilde trabzon taraftarlığı yaparak kariyerini devam ettirmek istedi ama başaramadı. gelmesi gereken yere gelemediği gibi yaptıkları ile kendisine duyulan saygıyı da kaybetti. yoksa 2013 yılında fm oynarken muslera'yi satıp onur'u almisligim vardır.
  • 81
    bir soylemi sartlarina gore degerlendirmeyi bilmeyenlerin gulup gecmekten baska bir sey yap(a)mayacagi onerme.

    1- onur o zamanlar muslera nin cok az altinda oynuyordu. en iyi yerli kaleciydi.
    2- muslera ya cift hanel teklifler vardi ve finansal sikintilar vardi.
    3- yabanci siniri vardi ve defansta baya bi turk oyuncu vardi (ayni lisan onemli)
    4- takimin hem mental hem fiziksel iskeleti ts li oyunculardan olusuyodu yani kimya icin olumsuz olmazdi.

    sonuc olarak mantikli 4 adet kural ile o zaman desteklenmesi cok guluncek bir durum olmuyor. onur un performansinin dusup futbolu birakmasi tamamen trabzonlularin malligi. bunlarin bizde olacaginin bir olasiligi pek de yoktu.
  • 82
    6 sene öncesinin gündemi. yabancı sınırı söylendiği gibi altı kişiyidi ve ilk onbirde riera, dany ve eboue gibi oyuncular vardı. fakat o zamanki fm tayfası herkesi satıp herkesi alabileceğimizi ve takımın düzeninin bozulmayacağı konusunda iddialıydı. dany'i takımda tutup muslera'yı satıyordu arkadaşlar. fm'yi uzun yıllar oynamış benim gibi galatasaray'lılar için bile gerçekten komik bir öneriydi.

    onur kıvrak da asla muslera'ya yakın bir kaleci değildi. fotoğraf çektiren kaleci ekolündendi. maçı izlerseniz yer tutmayı bilmediğini, top kontrolünün zayıf olduğunu görüyordunuz. maçı izlemeyip özeti izlerseniz refleksleri iyi olduğundan her maç çataldan çıkardığı bir iki topu görüyordunuz.

    bu arkadaşlar da gaza gelip "onur pekala muslera'nın yerini doldurabilir" filan yazıyordu.

    bugüne geldiğimizde onur'un futbolu 30 yaşında bıraktığını, muslera'nın hala galatasaray'a faydalı olduğunu görüyoruz. başlığı açan, o dönem de bu transfer önerilerine karşı çıkan kişilerden biri olarak bu duruma sadece gülüyorum. zamanında vizyonu yüksek bir adammışım. *

    siz de ilk geldiği dönem prandelli'ye nasıl yükseldiğimi okuyup dalga geçebilirsiniz. yazdıklarıma kılıf uydurmam. herkes her şeyi doğru bilmek zorunda değil. insanız neticesinde hata yapabiliyoruz.
  • 84
    zamanın koşullarında çok da mantıksız olmayan önerme. ısrarla yinelemek gerekir, "zamanın koşullarında" diye.

    yabancı kısıtının ciddi şekilde baş ağrıtması, bu yüzden 1 yabancı hakkını kaleye gömmeme fikri; nando'nun ışıl ışıl parlaması, maaşının transferini isteyen olası takım(lar) için altından kalkılabilir olması ve yaşının uygunluğu sebepleri; çok yüksek bir bonservis bedeli (o dönem için 20 bandı) getirebileceğinin düşünülmesi, onur'un da söz konusu zaman aralığında ciddi iyi performanslar sergilediği gerçeği vb. kısacası bu savın böyle bir ortamda dillendirilmesi kadar doğal bir şey olamaz.

    her şey olmasa da birçok şey günün koşullarına göre değerlendirilmeli.
  • 87
    bir zamanlar benim de kıyısından köşesinden sahip olduğum düşünce. tarihi bir olayı incelerken “o günkü koşulları” da ele almalıyız. o zamanlar yabancı sınırı gerçekten can sıkan bir hâle gelmişti. (gerçi bu garabet tüm zamanlarda can sıkar) muslera’nın büyük takımların radarında olduğu söyleniyordu ve onur kıvrak da gayet iyi bir performans sergiliyordu. muslera’ya yapılacağı söylenen 20-25 milyon euro iştah kabartıyordu. tüm bunlar bir araya gelince bir an acaba dedim elbette. şimdi ise muslera bir gün futbolu bırakacak diye üzülüyorum. hayat işte.
  • 88
    2019 yılında onur'un bugünkü halini görüp yorum yaparsanız, gayet haklısınız tabi ki. fakat kendisinin sakatlık geçirip ve akabinde yaşadıklarıyla kariyerinin böyle sonlanacağını tahmin eden vardıysa farklı yollarla bu ülkede çok ekmek yiyebilir. tüm bu yaşadıklarımız, bu söylem ortaya çıktığında onur'un potansiyelli bir kaleci gerçeği olduğunu değiştirmiyor. onur bazı özelliklerini geliştiremeden futbolu bıraktı. fakat işin ilginç tarafı aynı muslera, yine bu platformda "bazı özelliklerini geliştiremediği için" yerden yere vurulmuş adamdı, buna da şahit olduk; iki maç işler kötü gitsin, yine olacağız.
    övgü ve eleştirinin nasıl yapıldığından nasipsiz bir memlekette bugün için sahne sizin.

    ekleme: kendi mesajlarıma dönüp bakarken şubat-2018'de kendisi için yazılanlara göz atmanızı öneririm örneğin.
  • 89
    bu önerme gündeme geldiğinde onur kıvrak 2. büyük sakatlığını yaşamamış, muslera gibi maç kazandıran bir kaleciydi. 5 yabancı hakkımız vardı. muslera, chedjou, melo, sneijder, drogba ile 5 oluyordu.eboue, telles ve bruma gibi oyunculara yer açamıyorduk. muslera için de o zaman 30 milyon eurolar telafuz ediliyordu. yani o günün şartlarında çok saçma bir önerme değildi. bakın yapılmalıydı demiyorum, muslera’ya 30 milyon euro teklif gelse belki yapılırdı da. ama önerme olarak saçma değildi. asıl saçma olan bugün ısıtılıp önümüze koyulması.
  • 92
    hala “zamanın şartları” diyerek savunulan saçmalık. bu önerme o gün de saçmalıktı, bugün de saçmalık, 500 yıl sonra da saçmalık olacak. sıradan bir kaleciden bahsetmiyoruz. tek başına kupa kazandıran bir kaleciden bahsediyoruz. yabancı sınırı 1 olsun, onda da muslera’yı kullanırım gerekirse. buna anlam veremiyorsanız rakiplere sorun anlatsınlar muslera’yı.
  • 94
    bu mevzu ilk ortaya çıktığı zaman onur kıvrak cidden iyi bir performans gösteriyordu. zaten ortada yabancı sınırı vardı. kaleye türk olan ve iyi bir performans gösteren birisine teslim edip yabancı haklarını diğer mevkilerde kullanmak mantıklı bir hamle olarak düşünülmüş olmalı. benim hiçbir zaman böyle bir isteğim olmadı ama empati kurmaya çalışıyorum. hele birde muslera'dan iyi bir bonservis elde edebileceğimiz düşüncesi varsa işte o zaman iyice düşünülebilir bir hamleydi. birde ts bir ara iyice altyapımız gibi bir şey olmuştu. (bkz: selçuk inan) (bkz: engin baytar) (bkz: umut bulut) (bkz: burak yılmaz)

    neyse, iyi ki yaşanmamış. ligin en iyi kalecisine sahibiz, şampiyonluk modunu açmış muslera ise dünyanın en iyi kalecilerinden... seviyoruz seni be aslanım.
  • 95
    her kim ki ffp sebebiyle para lazım diye kadrodaki en iyi oyuncuları satıp daha uygun fiyata x’i, y’yi alalım diye düşünür; aklına evvela gelmesi gereken başlıktır. evet, değerini bulan oyuncuyu satmak, geliri doğru yerde değerlendirip potansiyelli oyuncu almak gerekir, yapılsın ama abartmamak ve uçmamak kaydıyla. bu her zaman doğru sonuç vermez. muslera’yı zamanında 20 m eur gibi bedelle satsaydık şu an 22 şampiyonluğumuz olabilir miydi acaba? kazanç - kayıp dengesini iyi değerlendirmeden her şeye atlarsak bir anda sıradanlaşmış bir takım olabiliriz. bu konuları çok dikkatli değerlendirmek lazım.
  • 97
    (bkz: tarihi olayların yaşandığı dönemlere göre değerlendirilmesi)

    başlığın ilk girdisi 2013 yılında girilmiş ki bu muhabbetler daha da önce başladı. fernando muslera'nın ikinci senesi diyelim. henüz efsanemiz değil yani. üstelik gayet formda bir onur recep kıvrak var. yabancı sınırı belimizi bükmekte. alper potuk için savaş çıktığı günlerdeyiz o zamanlar. bu durumda takımın genel durumu için bunu istemek çok da mantıksız değildi. şuanda şartlar farklı. şuan yabancı sınırı bire düşürülse yine de muslera kalır çünkü o artık efsanelerimizden, ancak o zamanın şartlarına göre çok da mantıksız değildi. örneğin; onur'u alıp, bir yabancı sağ bek ile takımı takviye etseydik tarık çamdal faciasını yaşamazdık belki de. belki de onur bize geldikten sonra berbat oynardı ve her şey çok daha kötü olurdu. bilemiyoruz. yine söylüyorum, o dönemde çok mantıksız değildi.
  • 99
    bu önerme aslında yabancı sınırlaması nedeniyle sunulan bir önermedir. bunun konuşulduğu dönemde de kimse onur’un muslera’dan iyi kaleci olduğunu düşünmüyordu zaten. saha içinde 6 yabancı oynatılabildiği bir dönemde çok iyi bir performansa sahip olan onur’un düşünülmesi o dönem için çokta mantıksız değildi aslında ki muslera içinde çok yüksek bedeller konuşuluyordu. ama şu an yabancı oyuncu serbestken çok genç ve iyi bir kaleci olmasına rağmen uğurcan’ı muslera ile takas etseler istemem. muslera efsanedir.
  • 100
    football manager oynayan ergen mantığı idi. bu yakıştırmayı yapmamın sebebi bu düşüncenin, o dönem için basit de olsa bir mantığı vardı ama gerçekçiliği yoktu. mevzu bahis dönem 2013 - 2014 yılları. o dönem galatasaray selçuk inan ve burak yılmaz başta olmak üzere trabzon'un 2011 kadrosundaki oyuncuları almış ve 2 sene üst üste şampiyon olmuşken, trabzonspor kulübü ve kamuoyunun galatasaray'a karşı kızgınlığı, öfkesi had safhadeyken, onur kıvrak gibi o dönemki bayrak adamını bonservisle hiçbir şekilde galatasaray'a satmazdı. mümkünatı yoktu yani trabzonspor'un 5-10 milyon euro gibi bir bonservisle onur'u galatasaray'a satmalarının. bu yüzden football manager dedim heralde oyunda falan yapıyorlardı yani o dönemki futbol ortamının gerçekçiliğini hiçbir şekilde hesaba katmadan üretilmiş bir söylemdi. zaten 2015 şampiyonluğunda muslera'nın ilk god mode açarak şampiyonluk getiren performansı, yine 2015 yazında yabancı sayısı 14'e yükselmesi,onur kıvrak'ın sakatlıkları ve performansındaki dramatik düşüşle 1 - 1.5 senede tamamen absürt bir şeye dönüşüp kendiliğinden tedavülden kalktı.

    he tabi şu konuda haksızlık etmeyelim; bunu söyleyenler hiçbir zaman onur>muslera demedi. kendilerince takımı daha iyiye götürebilecek bir arayışta olmaları sebebiyle iyi niyetli bir hataya düştüler. bu hata da aşırı öngörösüzlük, futbol bilmemek değil; çok basit çok sığ çok yüzeysel bir düşüncenin dillendirilmesiydi.
App Store'dan indirin Google Play'den alın