resim
Milan Baroš
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Santrfor
Yaş:44
Boy:1.83
Uyruk:Çek Cumhuriyeti
  • 5301
    cok laf anlatmaya gerek yok kendisi hakkinda. youtube orda. galatasaray hamburg macindaki gole bakilabilir top surme yetenegi icin. yine ayni youtube'da baros galatasaray yazinca attigi gollere ulasilabilir. uzak yakin mesafe golleri, girdigi verkaclar, rovasata golleri. hepsinden onemlisi paslasma kudreti, ust duzey pozisyon bilgisi.

    bakin burasi onemli!

    topu elle kontrolu ve faul beklemesiyle elestirilirdi. kimlerin gudumunde oldugu malum ultraslan belki de tarihin en garip pankartina imza atmisti guney tribunun altina, 11/12 sezonunda. ingilizce bu pankartta krallar ayakta kalir minvalinden seyler yaziyordu. omrumde ilk defa ultraslanin bir futbolcuyu bu sekilde tatli/sert elestirdigini gormustum. cok tanidikti uslup. sizce oyle degil mi? o sezon baros'un son sezonu ve herhalde en kotu sezonuydu. sacini kazitmasi vs bir psikolojik sorunun isaretiydi.

    tabi son sezonu uzerinden bir futbolcuyu elestirmek komik bir hadise. bakin burak'la ayni cumle icinde bile kullanmiyorum ozelliklerini. baros en bencil halinde bile pas atip verkaca girebiliyordu. fiziksel ozellikleri degisti diye adamin teknik ozellikleri neden degissin ki zaten?

    kewell'a beraber cl kupasi kaldirmis futbolcu.
  • 5304
    aynı doğum gününü (28 ekim) paylaştığımız için hoşnut olduğum, eski gol kralımız.

    başka türlü de olabilirdi. *

    milan baros, takıma her zaman yararlı olmasa da (sakatlık, hakeme itiraz ve gereksiz kartlar), galatasaray taraftarı kendisini çok sevmiştir. klas golleri hala zihinlerdedir. 17 mart 2012 fenerbahçe galatasaray maçının son saniyelerinde, durum 2-2 iken direkte patlayan topu da unutulmazlar arasındadır.

    http://media04.ligtv.com.tr/.../3/17/laner00001.jpg

    http://4.bp.blogspot.com/...A/s1600/pozisyon.jpg

    http://i.radikal.com.tr/...8/fft5_mf941723.Jpeg

    http://img2.mynet.com/...usluman-olsa_640.jpg

    aynı milan baros gibi, galatasaray taraftarı da bu kaçan gole çok üzülmüştür. ama 12 mayıs 2012 fenerbahçe galatasaray maçında, sahasında kupa kaldırdığımın çocukları efsanesi yaratılacak ve tüm galatasaraylılar çok mutlu olacaklardır.

    ayrıca tüm galatasaray futbol takımı gibi, milan baros da kadıköy semalarında çok güzel kaymıştır. bir fernando muslera, bir felipe melo, bir necati ateş kadar olmasa da, kaymıştır yani.

    http://hm.cdn.md/...coglu_12052013_b.jpg

    http://galeri12.uludagsozluk.com/...rbahcedir_709156.jpg * * *

    doğum günün kutlu olsun the king!
  • 5305
    burak yilmaz'in galatasaray'a verdigi katkinin yarisini bile veremedigini iddia eden trollleri ortaya cikaran golcu. yabanci diye hemen baslayin "ama turk olsaa sevilmezdi:(" magduriyetine monaco. kendisi 120 macta 60 gol atmis, ismi lazim olmayan tarafindan sakatlanana kadar gayet iyi oynamis, hatta sakatlandiktan sonra bile o lanet 2010-2011 sezonunda birileri cafelerde sigara icerken, digeri sinema kapatirken, obur ismi lazim olmayan mac satarken gollerine devam etmis.

    sutu kendi cekmek istedi diye arkadaslarinin pozisyonunu bozmaya calismayan, top surme yeteneginin yanisira yer yer uzaktan sutlarla kaleyi goren, cek cumhuriyeti'nde gencken ostrava'nin maradona'si lakabi takilan ve o taptiginiz fatih terim'in 4-4-2'sinde elmander ile birlikte iyi ikili olusturmus futbolcu. sorunlari yok degildi elbet, sık sakatlik, sari kart, ve elle kontrol gibi. ama buraya gelip de "ama burak'in yarisi kadar katki veremedi yeaaa" diye aglama kardes. haksizlik yaparsin.

    o ozledigin 2011-2012 sezonunun gizli kahramanidir milan baros. 2-1 biten kader maclarindan bursaspor macina bak o sezon orda onu goreceksin.
  • 5313
    burak kendisini alt yapılarda yerlere atıp kankası selçuk'la enseye şaplak göte parmak yaparken, bu adam avrupa şampiyonası'nda büyük takımları elden geçiriyor ve gol kralı oluyordu. istatistik fetişistlerinin burak'ı kendisinden daha iyi görmesi doğal bir durum. baros bir sezonda 20 gol atmış, burak ise 25 atmış. sonuç tabi ki burak daha iyi.

    ha efsane değildir. tüm mesajları okumadım ama efsane diyen de olmamış zaten kendisine. eğer kadıköy'de direkten dönen o topu sokmuş olsaydı işte o zaman efsane olacaktı, maalesef olmadı.
  • 5316
    demeyeyim diyorum da harbiden hakki yenen eski futbolcumuz. durup durup "baros efsane degildi yea" diyen zihniyet kadar sacma zihniyet görmedim.

    baros tabi ki efsane degil, ujfa da degil, eboue de degil, drogba da degil.

    bir futbolcu efsane degil diye itin seyine sokulmaz. baros para kazandi, iyi kazandi ve bence hem performans hem de hak olarak geregini yapti. aldigi para bence %90 hakkiyla alinmıştır.

    durup durup baros efsane diyen de kotu niyetlidir. yattığı yerden parayi goturdu diyen de kördur veya kör cahildir.

    baros efsane degildir. baros bizde oynadigi sure boyunca hep mucadele etmis, cimbomu sevmis, bizi sevmis, emek vermistir. sempatik olmasi da bazi taraftarlarımızca efsane ilan edilmesine sebep olmustur, ki yanlıştır.

    baros uzerinden goygoy yapmayi bırakın. hele ki burak yılmaz ile karşılaştırmayin.

    furbolcu ve insan kalitesi olarak baros burak'i top diye oynar ancak burak daha çok gol atarak daha fazla katki sağlar. nerede? türkiye'de paşam!

    burak stsl forvetidir. baros dunya capindadir.
  • 5317
    çek cumhuriyeti'nin prag şehirine çalışmaya gidişim, onu takiben perşembe gününden itibaren işten izin alarak polonya'nın eski başkent'i olan krakow'u gezmek isteyişim, bunu takiben biletlerin alınması, polonya'ya gitmek için otobüsle ostrava'daki tren istasyonuna gidilmesiyle bir sonraki trenin ertesi gün oluşunu öğrenmem ve bunun ardından da milan baros'un banik ostrava takımında oynadığını şehir adından hatırlamam, alelacele erken saatten de faydalanarak antrenmanın nerede yapıldığını, bulup bulamayacağımı çevre iş yerlerinden araştırmam, antrenman sahasının yürüyerek 1 saat mesafede olduğunu ama antrenman olup olmadığından emin olmayarak yola çıkışım, sahaya vardığımda antrenmanın 3 saat sonra olduğunu ama seyirci alınmadığının bana söylenmesi... ama mutlu biten bir günün ana temasını oluşturan güzel insan. hiç bilmediğim, daha önce bulunmadığım ve tekrar bulunmayacağım bir şehir için bana "oha, baros'un yaşadığı kutsal topraklardayım lan" tepkisini verdirmiş, fenerebahçe'ye son dakikada kaçırdığı golü hala unutamadığım ve yüreğimde yara oluşturmuş eski galatasaray forveti...

    daha iğrenç bir dille anlatamazdım biliyorum ama normal anlatılmayacak kadar ilginç bir gün oldu benim için, o sebeple böyle yazdım.

    girişte çok dil döktüm, giriş olduğunu varsaydığım yerdeki görevli pek mutlu ve ingilizce konuşabilen birisi değildi, çok dil döktüm fakat pek oralı olmadı, "no permission"dan öte pek bi cevap aldığımı hatırlamıyorum. bunu takiben en azından girişi bulmak için yine çevrede bir kaç gördüğüm kişiye sordum, genelde buralardan içeri girildiğini söylediler ve ben de enteresan bir sandviç alarak beklemeye başladım. sanırım o görevli abimiz gece nöbetçisi gibi bir şeydi, zira ostrava'ya varışım zaten havanın yeni yeni aydınlanmasına tekabül ediyordu zaten. velhasıl bir saat kadar sonra sanıyorum, görevli değişti. yeni gelen bayan daha bir sıcak kanlıydı fakat o bu sefer düzgün bir ingilizce ile beni alamayacağını söyledi. ben de kendisinden futbolcular buradan giriyorsa milan baros'a yaklaşabilme şansım olur mu veya kendisi ondna rica edebilir mi diye söyledim, "o bizim için herhangi bir futbolcu değil bir devrin başlangıcıydı, sadece onu görmeye geldim" gibi bir abartı söylemle sanırsam hanım ablamızın kalbini çalabildim :)

    bir kaç futbolcu olduğunu sandığım tip geldi içeri girdi, bir kısmı dışarıya park etti bir kısmı arabayla içeri girdi, kim dışarıya kim içeriye park ediyor anlamadım açıkçası. hanım ablaya "geldi mi" diye bir kaç kez sordum, "henüz değil" cevabı aldım bir kaç kez. ben ayakta dolaşırken hanım ablamız beni çağırıp binanın içerisinde lobimsi bir yere oturttu, "bekle" dedi sırıtan bir ağızla, ben de ağzı yarılan bir gülüşle "harbi mi lan" minvalinde "really?" reaksiyonu verdim. bir kaç dakika sonra çek golcü, milan baros'un yüzüne bakarken buldum kendimi. "i am galatasaray fan, i am just here to see you" gibi kelimelerden oluşan, bir kaç katı uzunlukta hatırlayamadığm saçma cümleler kurdum. o da hoşgeldin dediğini sandığım şeyler söyledi, öyle mal mal yüzüne bakakaldım adamın. bu adamı ali sami yen'de ve arena'da 5 yıllık tribün maceramda onlarca kez izledim, ama o an en paha biçilmeziydi dostlar.

    adamın işi vardır, er ya da geç gidecek diye telaşlanmaktan anın tadını falan da çıkaramadım, dediğim gibi mal mal bi kaç cümle kurdum. kurabildiğim tek mantıklı ve dokunaklı cümle "seninle aynı tarafta savaşmak onur vericiydi" tadında olan "it was a pleasure to fight with you for the same side" gibi bir şeyler söyledim, yarım ağızla falan sırıttı, welcome dedi, tokalaştık ve milan baros dediğimiz adam uzaklaştı.

    sonra da aynı yolu tam kapasiteyle sırıtarak geri yürüdüm, kuramadığım cümleleri tekrar ettim falan... böyle heyecanlandığım ve sebepsiz mutlu olduğum zaman çok azdır.

    nerede olursak olalım, kim olursak olalım, yüzümüzü ne zaman, nasıl güldüreceğini bilemezsiniz galatasarayın, sağol varol...
  • 5318
    takımdan ayrılalı 3 sene geçmesine rağmen sözlük istatistiklerinde hala en çok konuşulanlar arasında yerini alan, ilerleyen yaşıma rağmen bende hala forması ve fotoğrafının bulunduğu tablosu, duvarımda posteri olan, adına girilen onca entry'e saygısızlık etmemek ve söylenecek her sözün söylendiğini düşünerekten sadece ''adam gibi adamdır'' diyebileceğim, 15 numaranın ve çenede ki cücüğün en çok yakıştığı çek cumhuriyetli eski forvetimiz.
  • 5321
    goal filminin sonunda newcastle united karşısında liverpool'u 2-0 öne geçiren golü ceza sahası dışından sol ayakla kalecinin soluna ve uzanamayacağı direk dibine yerden bir şekilde atıyordu...

    (bkz: yalanına sokayım yönetmen kardeş)

    not 1: ha istese atar tabi ama bari biraz daha beklenen türde bir milan baros golü olsaymış... ayrıca filmin çekildiği dönem saçı kısaydı, oysa filmde uzun işte klasik liverpool dönemi milan baros, o halde ya efekt var ya da dublör, lakin filmin o sahnesi dikkatle izlenirse adamın koşuşu baros falan değil, yani net dublör.

    not 2: https://youtu.be/TGf8BSnQiHY?t=6133
  • 5322
    iyi ki o leş sezonlardan sonra 2012'deki son şampiyonluğuna kadar kalmış. bu güzel adamı stanculu, culiolu dönemle hatırlamak istemezdim açıkçası. kalması çok muhtemel değildi aslında terim istemiyordu baros'u. hiç unutmam liverpool ile yapılan hazırlık maçında döktürmüştü, maçtan sonra terim baros için üstü kapalı küçümseyici laflar söylemişti. ama kaldı bir şekilde. iyi ki kaldı.
  • 5323
    istanbul atatürk havalimanı dış hatlar geliş terminalinin gördüğü en görkemli 3. karşılamayla karşılanan, gerek emek gerek performans olarak bu karşılamanın hakkını sonuna kadar veren bir güzel insan. mart ayına kadar "saraçoğlu'nda uefa'yı alacağız galatasaray" gazıyla iteklenen, guerrero sonrası o hayaller de suya düşünce matematiksel olmasa da ruhen havlu atılan sezonda gol kralı olacak kadar katkı vermiştir. bir dünya yıldızı olmasa da onun bir tık altı bir futbolcu olarak göt kalkması ve benzeri hadiselerden pek nasibini almamış bir simaydı. işine ve kendisine saygısı olan büyük bir profesyonel idi.
  • 5324
    yeri gelmişken:
    fatih terim , türkiye'de çok büyük bir efsane olarak anılır. ancak, ben onunla ilgili iyi şeyler hatırlamıyorum, hiçbir şey hatırlamıyorum. onun çok muhteşem bir hoca olduğunu söylerlerdi ama çalıştıktan sonra gerçeği gördüm. dünyada ondan daha iyi olan bir sürü hoca var.
    fatih terim'in galatasaray'da taktik konusunda konuştuğunu hiç hatırlamıyorum. terim takıma sadece ‘rakibi yıkmak’tan bahsederdi.
  • 5325
    yeri gelmişken kendisinin yaptığı kaypaklıktan da bahsetmek lazım.

    2011-12 sezonu başlarken kimse galatasaray'a ve futbolcularına şans vermiyordu. önceki sezonları yarı sakat yarı cezalı geçiren ve hakkında kimsenin umudu olmayan baros o taktisyenliğine laf ettiği terim sayesinde ikinci baharını yaşadı. taktik bilmeyen fatih terim'in 4-4-2'sinde yanında elmander ile yaptığ işleri unutmadık ama sezon sonu sözleşmesi bitince ve takımın hedefleri büyük olunca kendisine elvada dedik.

    işte o elvedayı dedik diye baros çirkinleşti ve türkiye'deyken edemediği lafları kaypak bir şekilde ülkesinde söyledi. 33 gollü burak ile devre arasında drogba'yı alacak terim'e karşı sırf kendisini takımda tutmadı diye terbiyesizce konuştu.

    salt terim'i kötülemek adına bu tip adamlara prim vermeyin. yürekli olan, tıpkı sneijder gibi ülkedeyken ve sözleşmesi devam ederken konuşur.

    edit: freyimsi stark uyardı altı ay kadar takımda kalıp öyle ayrılmış baros. gider gitmez bu lafları etmesi daha kötü açıkçası.
App Store'dan indirin Google Play'den alın