resim
Milan Baroš
Takım:Vigantice
Mevki:Santrfor
Yaş:44
Boy:1.83
Uyruk:Çek Cumhuriyeti
  • 5302
    ne top kontrolü, ne top sürüşü dengeli olmayan bir adamdı. burak yılmazdan tek fazlası yoktu bizde oynadığı dönemde. efaneleştirmeye bayılıyoruz ülkece.

    boşta değilse kafa golü atamaz, ikili mücadelelerde genelde başarısız olur, duvar olamaz, topa bomba muamelesi yapardı. allahı var savunma arkasına çok iyi koşardı ve eğer formundaysa hat trick yapacak kadar iyiydi. gel gelelim gollerinin dağılımı bile genelde dengesizdi. bir maçta üç atar, beş maç atamaz, altıncı maçta iki tane atar, vs. bu döngü böyle giderdi. gol kralı olduğu sezon dahi böyleydi performansı.

    hakemle dalaşmaları, elle kontol konusunda uzmanlaşması, gördüğü gereksiz kırmızı kartlar gibi olguları hepten geçiyorum.

    son tahlilde hiçbir zaman mücadeleden kaçmadığı için kendisini çok severdim. kewell yerine elli kere de tercih ederim. galatasaray yıllarında ise burak yılmazdan iyi değildi, onun kadar katkı da vermedi. öyle temiz gol vuruşu vs. de yoktu. öyle olsa bizdeki 20 gollük sezonu dışında mutlaka sağlam gol istatistikleri olurdu zaten. 11 golü geçtiği sezon yoktu eskiden neredeyse. zaten bize geldiği dönemden önce fiziken de kariyer olarak da düşüşteydi. öyle eskisi gibi önüne katıp gidemiyordu. gol vuruşu ise hiçbir aman ahım şahım olmadı.
  • 5303
    kewell'ın da dediği gibi; futbol türkiye'de galatasaray'a karşı oynanan bir oyun olmasından mütevellit formamız için savaşan her oyuncunun hakemlerle sorun yaşaması doğaldır. suç, kendisine sahip çıkmayan camiadadır.

    ilgincime giden, hasan şaş da hakemlere çok itiraz eder, kart görürdü. ama yorumcu olunca hakemler fb ile gs'yi kolluyorlar, demişti.

    baros, henüz böyle bir şey söylemediği için benim adıma; forması için savaşan, fenerasyonun tetikçi hakemlerine katlanamayan ve bir futbol teröristi çubuklu tosun tarafından futbol kariyeri hiç edilmiş bir galatasaray aslanıdır, efsanesidir.
  • 5304
    #1749905

    en ofsayt entrylerimdendir. bundan 4-5 yıl önceye kadar türkiye' ye doğru düzgün yıldız futbolcu 3-5 yılda bir gelirdi. parasını versen bile getiremezdin. şimdi öyle değil parasını verdiğini yüzde doksan getiriyorsun . rvp de geldi drogba' da geldi. diyeceğim o ki milan baros yıldız özlemiyle yanıp tutuşan galatasaray taraftarlarının o dönemki abdurrahman çelebi' lerindendir. diğer olaylarına hiç girmiyorum yukarıdaki entryde mevcut.
  • 5305
    gözlerinden ateş çıkardı,

    kurşundan daha hızlıydı,

    yarı insan yarı tanrıydı...

    arkadaş hepimiz izledik bu adamı işte!

    pozisyon almasını iyi bilen, bitirici bir forvetti.

    dribling yeteneği, dikine gitme, sırtı dönük oynayabilme gibi yetenekleri vasattı.

    daha sonra sakatlandı ve asla eski formuna ulaşamadı hepsi bu.

    ne anlattınız amk ya!

    bir de riera vardı gidince badem gözlü olanlardan.

    geldiğinde bitikti, sol açıkta çok etkili olamadı,

    sonra adamsızlıktan sol beke devşirdiler, kademe hatasından kanser etti taraftarı.

    evet elinden geleni yaptı ama vasatı aşamadı, hepsi bu.

    gözünüzü severim ne çok seviyorsunuz adam efsaneleştirmeyi ya!
  • 5306
    dribbling ve dikine gitme yetenegi vasat denmis. yok artik. baros'un dribbling yetenegi ust duzeydi. ilerde top tutardi. gol krali oldugu sezon tribundeydim canli izledim. o sezon bol bol ilerde top tutarak lincoln, arda, ve kewell'a yer acmistir. vasati asamadi denmis birde. 120 kusur macta 60 gol gayet muazzam bir istatistiktir. o emre denilen insanimsi kendisini sakatlamasa o 60 olacakti 80.

    ayrica, tum takim maci birakmis, servet donen topa kosmazken, arda sinemalarda takilirken bu adam gol atiyordu. evet o meshur 2010 yilindaki 4-2 kaybettigimiz ankaragucu maci. sezon 2010-11. yani kimse bu adama tanri demiyor ama vasatti dersen, art niyetlisin arkadasim. ayrica 2011-12 sezonunda elmander ile iyi bir ikili olmasina ragmen, hem necati hem de fatih terim'in formayi kesmesi sonucu forma giyememistir. ama son donemlerde artik kosamayacak hale geldigi euro 2012'de gorulmustur.

    bu demek degildir ki ilk sezonlardaki katkisini ve kalitesini tartisacagiz. ilk parladigi yillarda adama cek cumhuriyetinde "ostrava'nin maradona'si" diyorlardi. bizim kamil'e gore "vasatti yeaa, dribling yapamazdi yeaa" hee canim hee. zaten burak yilmaz henry mubarek. oyle suruyor topu...
  • 5307
    dribbling ve dikine gitme yetenegi vasat denmis. yok artik. baros'un dribbling yetenegi ust duzeydi. ilerde top tutardi. gol krali oldugu sezon tribundeydim canli izledim. o sezon bol bol ilerde top tutarak lincoln, arda, ve kewell'a yer acmistir. vasati asamadi denmis birde. 120 kusur macta 60 gol gayet muazzam bir istatistiktir. o emre denilen insanimsi kendisini sakatlamasa o 60 olacakti 80.

    ayrica, tum takim maci birakmis, servet donen topa kosmazken, arda sinemalarda takilirken bu adam gol atiyordu. evet o meshur 2010 yilindaki 4-2 kaybettigimiz ankaragucu maci. sezon 2010-11. yani kimse bu adama tanri demiyor ama vasatti dersen, art niyetlisin arkadasim. ayrica 2011-12 sezonunda elmander ile iyi bir ikili olmasina ragmen, hem necati faktoru hem de fatih terim'in kendisini veto etmesi sonucu son donemlerde fazla sans bulamamistir. ama son donemlerde artik kosamayacak hale geldigi de euro 2012'de gorulmustur.

    bu demek degildir ki ilk sezonlardaki katkisini ve kalitesini tartisacagiz. ilk parladigi yillarda adama cek cumhuriyetinde "ostrava'nin maradona'si" diyorlardi. burda "vasatti yeaa, dribling yapamazdi" hee canim hee. zaten burak yilmaz henry mubarek. oyle suruyor topu...
  • 5308
    cok laf anlatmaya gerek yok kendisi hakkinda. youtube orda. galatasaray hamburg macindaki gole bakilabilir top surme yetenegi icin. yine ayni youtube'da baros galatasaray yazinca attigi gollere ulasilabilir. uzak yakin mesafe golleri, girdigi verkaclar, rovasata golleri. hepsinden onemlisi paslasma kudreti, ust duzey pozisyon bilgisi.

    bakin burasi onemli!

    topu elle kontrolu ve faul beklemesiyle elestirilirdi. kimlerin gudumunde oldugu malum ultraslan belki de tarihin en garip pankartina imza atmisti guney tribunun altina, 11/12 sezonunda. ingilizce bu pankartta krallar ayakta kalir minvalinden seyler yaziyordu. omrumde ilk defa ultraslanin bir futbolcuyu bu sekilde tatli/sert elestirdigini gormustum. cok tanidikti uslup. sizce oyle degil mi? o sezon baros'un son sezonu ve herhalde en kotu sezonuydu. sacini kazitmasi vs bir psikolojik sorunun isaretiydi.

    tabi son sezonu uzerinden bir futbolcuyu elestirmek komik bir hadise. bakin burak'la ayni cumle icinde bile kullanmiyorum ozelliklerini. baros en bencil halinde bile pas atip verkaca girebiliyordu. fiziksel ozellikleri degisti diye adamin teknik ozellikleri neden degissin ki zaten?

    kewell'a beraber cl kupasi kaldirmis futbolcu.
  • 5311
    aynı doğum gününü (28 ekim) paylaştığımız için hoşnut olduğum, eski gol kralımız.

    başka türlü de olabilirdi. *

    milan baros, takıma her zaman yararlı olmasa da (sakatlık, hakeme itiraz ve gereksiz kartlar), galatasaray taraftarı kendisini çok sevmiştir. klas golleri hala zihinlerdedir. 17 mart 2012 fenerbahçe galatasaray maçının son saniyelerinde, durum 2-2 iken direkte patlayan topu da unutulmazlar arasındadır.

    http://media04.ligtv.com.tr/.../3/17/laner00001.jpg

    http://4.bp.blogspot.com/...A/s1600/pozisyon.jpg

    http://i.radikal.com.tr/...8/fft5_mf941723.Jpeg

    http://img2.mynet.com/...usluman-olsa_640.jpg

    aynı milan baros gibi, galatasaray taraftarı da bu kaçan gole çok üzülmüştür. ama 12 mayıs 2012 fenerbahçe galatasaray maçında, sahasında kupa kaldırdığımın çocukları efsanesi yaratılacak ve tüm galatasaraylılar çok mutlu olacaklardır.

    ayrıca tüm galatasaray futbol takımı gibi, milan baros da kadıköy semalarında çok güzel kaymıştır. bir fernando muslera, bir felipe melo, bir necati ateş kadar olmasa da, kaymıştır yani.

    http://hm.cdn.md/...coglu_12052013_b.jpg

    http://galeri12.uludagsozluk.com/...rbahcedir_709156.jpg * * *

    doğum günün kutlu olsun the king!
  • 5312
    burak yilmaz'in galatasaray'a verdigi katkinin yarisini bile veremedigini iddia eden trollleri ortaya cikaran golcu. yabanci diye hemen baslayin "ama turk olsaa sevilmezdi:(" magduriyetine monaco. kendisi 120 macta 60 gol atmis, ismi lazim olmayan tarafindan sakatlanana kadar gayet iyi oynamis, hatta sakatlandiktan sonra bile o lanet 2010-2011 sezonunda birileri cafelerde sigara icerken, digeri sinema kapatirken, obur ismi lazim olmayan mac satarken gollerine devam etmis.

    sutu kendi cekmek istedi diye arkadaslarinin pozisyonunu bozmaya calismayan, top surme yeteneginin yanisira yer yer uzaktan sutlarla kaleyi goren, cek cumhuriyeti'nde gencken ostrava'nin maradona'si lakabi takilan ve o taptiginiz fatih terim'in 4-4-2'sinde elmander ile birlikte iyi ikili olusturmus futbolcu. sorunlari yok degildi elbet, sık sakatlik, sari kart, ve elle kontrol gibi. ama buraya gelip de "ama burak'in yarisi kadar katki veremedi yeaaa" diye aglama kardes. haksizlik yaparsin.

    o ozledigin 2011-2012 sezonunun gizli kahramanidir milan baros. 2-1 biten kader maclarindan bursaspor macina bak o sezon orda onu goreceksin.
  • 5320
    burak kendisini alt yapılarda yerlere atıp kankası selçuk'la enseye şaplak göte parmak yaparken, bu adam avrupa şampiyonası'nda büyük takımları elden geçiriyor ve gol kralı oluyordu. istatistik fetişistlerinin burak'ı kendisinden daha iyi görmesi doğal bir durum. baros bir sezonda 20 gol atmış, burak ise 25 atmış. sonuç tabi ki burak daha iyi.

    ha efsane değildir. tüm mesajları okumadım ama efsane diyen de olmamış zaten kendisine. eğer kadıköy'de direkten dönen o topu sokmuş olsaydı işte o zaman efsane olacaktı, maalesef olmadı.
  • 5323
    demeyeyim diyorum da harbiden hakki yenen eski futbolcumuz. durup durup "baros efsane degildi yea" diyen zihniyet kadar sacma zihniyet görmedim.

    baros tabi ki efsane degil, ujfa da degil, eboue de degil, drogba da degil.

    bir futbolcu efsane degil diye itin seyine sokulmaz. baros para kazandi, iyi kazandi ve bence hem performans hem de hak olarak geregini yapti. aldigi para bence %90 hakkiyla alinmıştır.

    durup durup baros efsane diyen de kotu niyetlidir. yattığı yerden parayi goturdu diyen de kördur veya kör cahildir.

    baros efsane degildir. baros bizde oynadigi sure boyunca hep mucadele etmis, cimbomu sevmis, bizi sevmis, emek vermistir. sempatik olmasi da bazi taraftarlarımızca efsane ilan edilmesine sebep olmustur, ki yanlıştır.

    baros uzerinden goygoy yapmayi bırakın. hele ki burak yılmaz ile karşılaştırmayin.

    furbolcu ve insan kalitesi olarak baros burak'i top diye oynar ancak burak daha çok gol atarak daha fazla katki sağlar. nerede? türkiye'de paşam!

    burak stsl forvetidir. baros dunya capindadir.
  • 5324
    çek cumhuriyeti'nin prag şehirine çalışmaya gidişim, onu takiben perşembe gününden itibaren işten izin alarak polonya'nın eski başkent'i olan krakow'u gezmek isteyişim, bunu takiben biletlerin alınması, polonya'ya gitmek için otobüsle ostrava'daki tren istasyonuna gidilmesiyle bir sonraki trenin ertesi gün oluşunu öğrenmem ve bunun ardından da milan baros'un banik ostrava takımında oynadığını şehir adından hatırlamam, alelacele erken saatten de faydalanarak antrenmanın nerede yapıldığını, bulup bulamayacağımı çevre iş yerlerinden araştırmam, antrenman sahasının yürüyerek 1 saat mesafede olduğunu ama antrenman olup olmadığından emin olmayarak yola çıkışım, sahaya vardığımda antrenmanın 3 saat sonra olduğunu ama seyirci alınmadığının bana söylenmesi... ama mutlu biten bir günün ana temasını oluşturan güzel insan. hiç bilmediğim, daha önce bulunmadığım ve tekrar bulunmayacağım bir şehir için bana "oha, baros'un yaşadığı kutsal topraklardayım lan" tepkisini verdirmiş, fenerebahçe'ye son dakikada kaçırdığı golü hala unutamadığım ve yüreğimde yara oluşturmuş eski galatasaray forveti...

    daha iğrenç bir dille anlatamazdım biliyorum ama normal anlatılmayacak kadar ilginç bir gün oldu benim için, o sebeple böyle yazdım.

    girişte çok dil döktüm, giriş olduğunu varsaydığım yerdeki görevli pek mutlu ve ingilizce konuşabilen birisi değildi, çok dil döktüm fakat pek oralı olmadı, "no permission"dan öte pek bi cevap aldığımı hatırlamıyorum. bunu takiben en azından girişi bulmak için yine çevrede bir kaç gördüğüm kişiye sordum, genelde buralardan içeri girildiğini söylediler ve ben de enteresan bir sandviç alarak beklemeye başladım. sanırım o görevli abimiz gece nöbetçisi gibi bir şeydi, zira ostrava'ya varışım zaten havanın yeni yeni aydınlanmasına tekabül ediyordu zaten. velhasıl bir saat kadar sonra sanıyorum, görevli değişti. yeni gelen bayan daha bir sıcak kanlıydı fakat o bu sefer düzgün bir ingilizce ile beni alamayacağını söyledi. ben de kendisinden futbolcular buradan giriyorsa milan baros'a yaklaşabilme şansım olur mu veya kendisi ondna rica edebilir mi diye söyledim, "o bizim için herhangi bir futbolcu değil bir devrin başlangıcıydı, sadece onu görmeye geldim" gibi bir abartı söylemle sanırsam hanım ablamızın kalbini çalabildim :)

    bir kaç futbolcu olduğunu sandığım tip geldi içeri girdi, bir kısmı dışarıya park etti bir kısmı arabayla içeri girdi, kim dışarıya kim içeriye park ediyor anlamadım açıkçası. hanım ablaya "geldi mi" diye bir kaç kez sordum, "henüz değil" cevabı aldım bir kaç kez. ben ayakta dolaşırken hanım ablamız beni çağırıp binanın içerisinde lobimsi bir yere oturttu, "bekle" dedi sırıtan bir ağızla, ben de ağzı yarılan bir gülüşle "harbi mi lan" minvalinde "really?" reaksiyonu verdim. bir kaç dakika sonra çek golcü, milan baros'un yüzüne bakarken buldum kendimi. "i am galatasaray fan, i am just here to see you" gibi kelimelerden oluşan, bir kaç katı uzunlukta hatırlayamadığm saçma cümleler kurdum. o da hoşgeldin dediğini sandığım şeyler söyledi, öyle mal mal yüzüne bakakaldım adamın. bu adamı ali sami yen'de ve arena'da 5 yıllık tribün maceramda onlarca kez izledim, ama o an en paha biçilmeziydi dostlar.

    adamın işi vardır, er ya da geç gidecek diye telaşlanmaktan anın tadını falan da çıkaramadım, dediğim gibi mal mal bi kaç cümle kurdum. kurabildiğim tek mantıklı ve dokunaklı cümle "seninle aynı tarafta savaşmak onur vericiydi" tadında olan "it was a pleasure to fight with you for the same side" gibi bir şeyler söyledim, yarım ağızla falan sırıttı, welcome dedi, tokalaştık ve milan baros dediğimiz adam uzaklaştı.

    sonra da aynı yolu tam kapasiteyle sırıtarak geri yürüdüm, kuramadığım cümleleri tekrar ettim falan... böyle heyecanlandığım ve sebepsiz mutlu olduğum zaman çok azdır.

    nerede olursak olalım, kim olursak olalım, yüzümüzü ne zaman, nasıl güldüreceğini bilemezsiniz galatasarayın, sağol varol...
  • 5325
    takımdan ayrılalı 3 sene geçmesine rağmen sözlük istatistiklerinde hala en çok konuşulanlar arasında yerini alan, ilerleyen yaşıma rağmen bende hala forması ve fotoğrafının bulunduğu tablosu, duvarımda posteri olan, adına girilen onca entry'e saygısızlık etmemek ve söylenecek her sözün söylendiğini düşünerekten sadece ''adam gibi adamdır'' diyebileceğim, 15 numaranın ve çenede ki cücüğün en çok yakıştığı çek cumhuriyetli eski forvetimiz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın