resim
Milan Baroš
Takım:Vigantice
Mevki:Santrfor
Yaş:44
Boy:1.83
Uyruk:Çek Cumhuriyeti
  • 5277
    yattığı yerden 2,5 milyon euro cukkaladığı sezon o kadar fit durumdaydı ki kendisine yat uyu dendi. büyük ayıp! halbuki ondan 1 sezon önce 5 senelik galatasaray kariyerinde ilk ve tek şampiyonluğu yaşadığı sezonda* 8 gollük müthiş! bir katkı sağlamıştı. utanmadan bir de 3 senelik galatasaray kariyerinde 2. şampiyonluğunu yaşayan, 12/13 sezonunda 24 gol, 14/15 sezonunda 16 gol atılmış burak yılmaz beceriksizi ile kıyaslıyorlar. herkes adına özür dilerim senden baros the king.
  • 5278
    burak yılmaz üzerinden kıyaslanıp taraflardan birinin gereksiz yere övülmesi veya yerilmesi oldukça saçma kaçan oyuncudur. şu da bir gerçektir ki milan baros 2011-2012 sezonunda attığı gollerden bağımsız olarak şampiyonluğa çok büyük katkı vermiş, adeta 2014-2015 sezonundaki hamit altıntop tadı yakalamıştır.

    hatta tam olarak belirteyim, 12. ve 20. haftalar arasında düzenli olarak johan elmander'le birlikte 4-4-2 dizilişinde çift forvet olarak oynamışlar, bu süreçte elmander 4 gol 3 asist, baros ise 5 gol 6 asist istatistiklerine ulaşırken takımımız 9'da 9 yapmış, 25 gol atıp 7 gol yemiştir.

    (bkz: oha)

    elbette tüm takım o ara çok formdaydı ama 4-4-2'nin zirvesi de o dönemdi ki en baba galibiyet serimiz de yine o dönemdi. tabi ki net rakamlar için kaynaklara baktım ama süreç olarak unutmak imkansız yani yapmayın etmeyin.

    baros bu süreçten önce çok şans bulamamıştı ve fizik durumu pek iyi değildi. hatta kadroya giremediği maçlar bile oldu. bu süreçte bomba gibi oynayıp elmander ile müthiş bir uyum yakalamıştı. bu sürecin kendi adına sonunu ufak bir sakatlık, ardından da uzun sayılabilecek bir kırmızı kart cezası getirdi, zaten bir daha da kariyeri adına da belini doğrultamadı. 4-4-2 dizilişi açısından harikalar yaratmasa da bireysel yeteneği ile çok ciddi fark yaratıp şampiyonluğun bir başka mimarlarından olan necati ateş kendisinin yerini aldı ve elmander'le farklı telden çalsalar da takım açısından gayet olumlu bir şekilde görevlerini yaptılar.

    kış kıyamete gelen o efsane süreç de gümbürtüye gitti tabi.
  • 5280
    burak yılmaz ile kendisini kıyaslamak net antu kafasıdır, fenerbahçelileşmektir, herşeyden önce baros'un kendisine hakarettir. bi tarafta 30'undan sonra kendini geliştirmiş hali bile bize saç baş yolduran, kaval kemiğiyle gol vuruşu yapmaya çalışan, ofsayt qralı, takım oyununa tepki olarak doğmuş bir burak var, bir tarafta da 20'li yaşlarının ortalarında şampiyonlar ligi kazanmış, tekniğini, zekasını, yıldızlığını bütün dünyaya kabul ettirebilmiş, avrupa futbol tarihine damga vurmuş bir baros var. öyle ki çek cumhuriyeti'nde bi reklamda ujfalusi ile beraber oynamışlardı, o derece sevilen adamlar bunlar. yapmayın etmeyin.

    galatasaray efsanesi değildir ancak gösterdiği performansla efsane olmaya yaklaşmış forvetlerden birisidir.
  • 5283
    benim için takım arkadaşları m.sarp ve servet çetin liderliğinde hocalarını göndermek için maç satarken kendini tek başına paralayan futbolcuydu. tarihini hatırlamıyorum ( hatırlayan varsa mesajla bilgilendirsin, editleyeyim) meşhur ankaragücü maçı, golünü attıktan sonra topu santraya taşıyıp bu adilere bağırışıyla hatırlayacağım ben onu. diğerlerine uyup giydiği formaya ihanet etmedi. eboue gibi yatmışmış. ben baros'un ne zaman 1 sezon boyunca top oynamadığını hatırlamıyorum. bana bir hatırlatsanız ya. çok sakatlanmış diyolar. adamın ayağı kırıldı. bir süre oynayamadı tabii. bizim takım ne yapıyordu o zamanlar? forvet olan bütün futbolcuları elden çıkarmak niyetindeydik. bu adam ihtiyaçtan dolayı sakatlığını atlatmadan oynatıldı kardeşim. ayağında basma problemi vardı adamın. ama kronik sakat, yattı, takımın parasını yoldu. ne güzel unutuyorsunuz yaşananları. gerçi ona bakarsan o günlerde hocasını göndermek için takıma gol yediren servet'e tepki gösteren taraftar şuanki takımda hocasına göre top oynayan adamlara olüp bitiyor.
  • 5285
    şu an tam kendisine ihtiyacımız var. şu anki haline değil tabi, bize geldiği haline.
    o haliyle gelse, -sakatlık olmadığı sürece şu ligin tozunu attırır.

    ayrıca bu adamın eleştirilmesini anlıyorum, ancak bu adamın "hain" ilan edilmesini çözemiyorum ve samimi bulmuyorum.
    süre aldığı zaman boyunca her daim en iyisini vermeye çalışmıştır, komple forvettir.

    keşke yeniden, eski haliyle gelse veya bu tarz bir 'striker' bulsak.
    gerçi o zaman burak'ı napacağız değil mi hamza hoçam?!
  • 5289
    uzun süren sakatlığının ardından bir ankaragücü maçı ile sahalara dönen, henüz ısınmaya çıktığında bile tüm ali sami yen tribünlerini sevinç çığlıklarına boğan, oyuna girdikten sonra da golünü atıp o meşhur "milan baros" tezahüratlarını gırtlağımız patlarcasına bağırmamıza sebep olan müthiş forvet. baros denince hep o akşam, hep eski açık tribün gelir aklıma, yüzümde tatlı bir tebessüm..
  • 5290
    elmander'i seven adamın burak yılmaz'ı eleştirmesini anlarım da şu adama tapan adamların burak yılmaz'ı yerden yere vurmasını anlayamam. burak yılmaz'la aynı stilde oynayan, burak yılmaz'dan çok daha fazla rakip defans oyuncularına faul yapan ortalama 2 maçta 1 sarı kart gören burak yılmaz'dan tek iyi yönü top sürme konusunda 1 tık daha üstünde olması olan ancak bazı yönlerden de bırak yılmaz'ın 1 tık altında olan bir oyuncuydu kendisi. severdik yalan yok. dediğim gibi benim itirazım da baros'u sevenlerin burak yılmaz'ı yerden yere vurmasına. hemen hemen birebir aynı tipteki 2 oyuncu çünkü
  • 5292
    burak'la karşılaştırılması son derece yanlış. burak gibi yer yüzünün en düşük yüzdeli gol atan insanını ben koala ile bile karşılaştırmam. önce burak gol pozisyonu-gol oranını %5 e çıkartsın. ondan sonra nefes alan şeylerle karşılaştıralım. şu anki burak vs si damacana ile yapılabilir. kale önüne koy çarpıp gol olan topların istatistiği bize daha anlamlı sonuçlar verir.
  • 5295
    2004-2005 yılında kendisi şampiyonlar ligi kupasını kaldırırken burak yılmaz kendi kalesine gol atıyordu. yani atıyormuş;

    ''burak, 2004-2005 sezonunda ise profesyonel lig kariyerindeki ilk golünü attı. alsancak stadı’nda karşıyaka sk önünde 2-0 yenik durumda olan takımı adına farkı bire indiren golü atan genç forvet, bitime üç dakika kala kendi kalesine yaptığı vuruşla rakibini 3-2 öne geçirdi. o dönemki adıyla türk telekom lig a’da 2004-2005 sezonunu 29 maçta attığı sekiz golle tamamladı ve takımının en skorer ismi oldu.''

    aljshdlajshdjashdlkajhsdkajhsdkjahsdjkahsdjka. amk.
  • 5296
    ilginç bir şekilde profesyonel kariyerinin en verimli yıllarını kulüp bazında sadece bizde ve de buna ek olarak elbette çek cumhuriyeti milli futbol takımında geçirmiştir. herhalde kendisiyle kulübümüz arasında gerçekten bir uyum sağlanmıştı.

    http://www.cimbomluyuz.org/...ds/2009/02/baros.jpg

    ceza sahasında her türlü pozisyonu kovalayan kaliteli bir bitiriciydi. saçma sapan goller kaçırmaz, özellikle de bire birde süper kaleci çalımlardı. fizik gücü de iyiydi ve mücadeleci bir yapısı vardı. topla arası süper olmasa da sahada pasif olarak takılmaz, geriye gelerek pas almaya ve takım oyununa katkıda bulunmaya çalışırdı. bir de sakatlıkları bir kenara kesinlikle bir oyun istikrarı vardı. lakin kafa toplarında eksikti, bir de hakemi aldatma, itiraz ve eliyle koluyla topa müdahale etme konusunda zaaf sahibiydi. sakatlıklar da kendisini iyice geriye götürdü.

    ben şahsen baros'u özlüyorum. pekala baros olarak bize gelen fakat bizim formamız altında bir kat daha baros olmuş bir oyuncuydu. bu açıdan drogba'dan ayrılır. mesela kewell de kendisine bir miktar daha kewell'lik kattı bizdeyken... avrupa futboluna geri kazandırdığımız bu tip hafif düşüşe geçmiş yıldızlar çok fazla değildir. mesela sneijder'in hem bu, hem de kulüp efsanesi olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini düşünüyorum.

    neyse, laf lafı açtı :(
  • 5297
    bir forvetin şu tarz koşular yaptığını kendisinden sonra görmedik. ders niteliğinde hiç fazla araştırmadan aklıma gelen üç gol.

    hamburg maçı. arda ve lincoln'e pres var. baros kaçıyor ve kaleciyle karşı karşıya.
    https://www.youtube.com/watch?v=ObRu9PLYbSc

    bursa maçı. top defanstan çıktığı anda baros'u takip edin. başından beri nereye gideceğini biliyor.
    https://www.youtube.com/watch?v=55H0RgP_AFo
    4:30'dan itibaren.

    şu video'da 3:50'den sonra. beşiktaş maçı. lincoln'e topu veriyor ve sonra 4 beşiktaş defansı boşa odaklanmış oluyor.
    https://www.youtube.com/watch?v=s1VTsVeUHyg

    edit: link tekrar güncellendi
  • 5299
    son yıllarda galatasaray forvet oyuncuları içerisinde "gol vuruşu"olan tek oyuncuydu. drogba'yı bir kenara koyuyorum tabii. gol vuruşundan kastım, her pozisyon için, gol olma ihtimali en yüksek vuruş. ayak içi de vurur, sert de vurur, topun dibine de girer. takımın gol yükünü çeken burak mesela, 2-3 standart vuruşu var. bunları bazen başarıyla uyguluyor. ama işte 2-3 vuruşun yetmeyeceği kadar geniş aslında ceza sahası. baros başkaydı. son yılların en iyisiydi.

    edit:feanor07'nin hatırlatması, illie ve ümit karan'ın hakkını vermek lazım. ama baros'un top sürüşü ve pas oyununa katkısı tüm bu isimlerden daha iyiydi.
App Store'dan indirin Google Play'den alın