• müthiş bir ahlaka sahip olan ve hayat boyu galatasaray'da kalmasını istediğim norveçlimiz.

    27 ağustos 2018 galatasaray alanyaspor maçını saha kenarında 2. sıradan izliyorduk ve galatasaraylı oyuncular tam önümüzde ısınıyordu.

    feghouli, yunus, selçuk, mugdat ve linnes uzun süre ısınma hareketleri yaptı. selçuk genelde maçı izleyip arada yalandan iki üç hareket yaparken linnes'i izlerken ben yoruldum. bu arada etrafımızdakiler sürekli oyunculara seslenip fotoğraf istiyorlardı. selçuk 2 yada 3 kez geldi maç sırasında. linnes ise çağrılara "gelemem ısınıyorum" olarak anlamlandırdığım hareketlerle cevap veriyordu.

    3. değişiklikten sonra ısınma gereği kalmadığından kalan oyuncular kulübeye dönerken linnes kalıp fotoğraf için tribüne geldi. sonuç olarak da profesyonelli ve iş etiğiyle beni bir kez daha hayran bıraktı.
  • linnes'in oyuna girdiği son maç 30 ağustos 2019 kayserispor - gs maçı
    onyekuru'nun da ilk 11 başladığı son maç 25 ağustos monaco - nimes maçı (sonra eylül'de 2 maçta sonradan oyuna giriyor toplam 16 dk)

    yani bu adamlardan ikisi de 5 aydır maç yapmıyor.

    ocak'tan beri ise...

    linnes ligde denizli - kayseri 90'ar dk. kupada iki rize maçı ve bu alanya maçı. hazırlık kampında da altay - adana demir maçlarında oynadı. yani ocak'tan beri 7. maçına çıktı. hala maç ritmi bekleniyor, lig bitecek...

    onyekuru 3 gün önce ilk maçına çıktı ve asistini yaptı. onyekuru da 5 aydır yok. onyekuru norveçli olsa "ne iyi bakmış kendisine sonuçta norveçli deriz. veyahut linnes cezayirli olsa, naptın 5 ay nargile mi içtin" derdik. ön yargılar...

    not: fatih hoca linnes'in hasta olduğunu söyledi. umarım bu maçtaki tutuk performansı bununla ilgilidir.

    (yaklaşık 5 yıldır yazmıyordum ama ara ara okuyordum. şimdi biraz daha boş zamanım olunca sözlüğe dönmek istedim. tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanı... herkese selam)
  • bazi anlar vardir. dibe vurdum sanirsin. gecen sene esinin blogunu okuyorum bir besiktas* maci oncesi. linnes'in nasil heyecanli oldugunu anlatiyor bu maca dair. mac gunu geliyor, linnes 18'de yok. linnes florya'yi terk etti haberleri geliyor. dibi gordum diyorsun, cikis yolu ararken araligin 21'inde bir adam cikip geliyor. sana her zaman guveniyor, gun geliyor seni mariano'nun bile onune koyuyor. o gun cikamadigin besiktas macina* 1 sene sonra cikiyorsun kader ya. macin basinda mariano sakatlaniyor, sen giriyorsun yerine. macin da yildizi oluyorsun. hikaye yazmak oyle kolay bir is degil ama sen bu hikayenin bas kahramanisin. sampiyonluktaki emegin, azmin, caban cok fazla. cok guzel adamsin linnes.
  • galatasaray futbol takımı kadrosu içinde kadıköy galibiyeti gören tek oyuncu.

    edit: jeff murdock uyardı, fernando da varmış. porto ile..

    edit 2: herkes uyardı serdar ve tolga ciğerci de varmış. vay amk.

    edit 3: porto kadrosunda maicon da varmış aslında ama süre almamış. onu da yazalım.*

    edit 4: ahmet çalık da varmış. vay amk ya.. bi ben yokum herhalde.
  • ben 14 ağustos 2017 galatasaray kayserispor maçında kendisi adına üzüldüm biraz.
    takımın tamamı sanki okul sonrası halı sahada maça gelmiş,gün boyu okulda yerinde duramamış, hepsi haylaz ders mers umrunda olmayan, varoluş amacı futbol oynamak olan tiplerden oluşuyor.
    bu ise garibim tüm ödevlerini yapmış, bir gün sonraki matematik sınavını bir yandan düşünen, futbol oynamayı da seven ama hayatının amacı yapmamış, kitap okuyan, klasik müzik dinleyen ve arkadaşları tarafından saygı duyulan bir tip.
    herkes çantasını fırlatıp defteri kitabı sağa sola atıp sahaya dalarken bu efendi arkadaş kravatını çıkarıp gömleğini katlayıp ayakkabılarını nizami şekilde bağlamış tozluklarını çekmiş sahaya girmiş gibi.
  • kadro dışı kalsa bile tribüne gelip takım arkadaşlarını destekleyecek, 40 kişi arka arkaya fotoğraf çekilmek için beklese hiçbirini kırmayacak, uyumsuzluk çıkarıp takımı karıştırmayacak adam kim? kim o kim?
    bu adam
    işte bu yüzden tribündedir maalesef
    bazen hayat böyledir, iyi olmak bedel ödemektir
    2. yarı takıma alınıp bazı maçlarda kaptanlık verilmesi gereken adam.
  • https://rerererarara.net/...in+linnes/@salyangoz

    şaka değil kendisi hakkında 20 tane entry girmişim. 20 tane övgü. tabi bunlar sadece başlığına yazdıklarım. transfer olduğundan beri hemen hemen yedek beklediği her hafta ilgili maç başlıklarına da bu adamın ilk 11 oyuncusu olması gerektiğini yazdım. herhalde martin linnes temalı 100'ün üzerinde entrym vardır bu sözlükte.

    bir ülke liyakata önem vermeli. malesef bizim sistemimiz liyakatı yok etmek üzerine tasarlanmış. içinden çıkanı da, içine gireni de anında dejenere edecek kadar bozuk bir yapı...

    martin linnes sabri sarıoğlu'nun arkasında yedek bekledi.
    latovlevici'nin arkasında yedek bekledi.
    bana göre yasin'in de arkasında yedek bekledi.
    esasında galatasaray kariyerinde gerçekten kötü tek maçı var.
    kadro planlamasını ben yapıyor olsam linnes gibi 6-7 oyuncu koyarım takıma. ortalamanın bir tık üzeri yetenekte. disiplinli, her zaman maksimumunu veren, her zaman kendini hazır tutan, takımı için oynayan... yanına koyacağınız 2-3 tane yıldızla ucuz maliyetli, ligde ve avrupa'da hep hedefe oynayan bir takımınız olur.

    yanılmadığımı biliyordum. iyi olduğu bu kadar bariz görünen bir futbolcu hakkında yanılıyor olamazdım. gerçekten yanıldığımı anlasaydım futbol bilgimi sorgulardım. ve insan böyle bir konuda yanılmadığını görünce gerçekten çok seviniyor. çünkü siz yanılmadığınızı gördüğünüzde galatasaray kazanmış oluyor. ben demiştim diyebilmenin en güzel hali....
  • profesyonel yaşam da mis gibi de duygusallığa yer vardır arkadaşlar. karşınızdakiler insan. robot değil. kapitalizmin insanları tek tipleştirme ve makineleştirme çabalarına alet olmayın. yaşayan her canlı gibi insanın da duyguları vardır. en düşük seviyeden en yüksek seviyeye, her çalışanın duyguları vardır. insanlar mutlu oldukları yerde performanslarını yükseltirler. bir örgütün içindeki bir bireye davranış, o örgütün diğer bireylerini de etkiler. birlikte hareket, özellikle futbol gibi takım sporlarında, çok önemlidir. en umarsız insanın bile aklında "bugün ona, yarın bana" düşüncesini belirir. bugün birine haksızlık yapıldığında bundan, az ya da çok, diğerleri de etkilenir. bir grupta* bir bireyin haksızlığa uğraması nedeniyle yaşadığı mutsuzluk, diğerlerine de sirayet eder.

    bu yüzden "prifisyinil yişimdi diygisilliği yir yik" gibi klişe cümlelerden kaçının. ben bir sosyal bilimciyim. örgüt kültürü ve liderlik alanlarında çalışıyorum. alanımın en iyisi değilim elbette ama en iyilerini okuyorum. ve size net şekilde söyleyebilirim ki profesyonel yaşamda duygusallığa en az normal yaşam kadar yer vardır. çünkü profesyonel yaşam, aile yaşamı, sokak yaşamı vb... gibi parça parça yaşamlar yoktur. insanın tek bir yaşamı vardır. bunu segmentlere ayırdıkça duygularını kaybeder. duygularını kaybettikçe canlılığın kaybeder. bir robottan farksız olur.
  • fatih hoca kusura bakmasın da kendisinin güvendiği oyuncuları gördükten sonra fatih terim'in kendisi hakkındaki görüşü neyse tam zıttı olacak futbolcu.
    ben eminim ki fatih terim'in linnes'e olan bu tavrının sebebi mariano konusundaki fiyaskosunu hazmedemiyor oluşu ve en önemlisi de herkesin "neden linnes kadroya dahil edilmedi?" eleştirisidir. fatih terim sene başında yaptığı kadro plansızlığından zerre ders almamış, yahu kardeşim önce elindeki istenmeyen oyuncuları elden çıkart sonra yönetimden transfer iste. hatalı olduğunu kabul etmek bir insanın ağrına bu kadar gitmemeli arkadaş.
    hocam sen futbolcu transferinden anlamıyorsun nokta. transfer geçmişin büyük fiyaskolarla dolu, 100 transfer yaptırdıysan anca 10 tanesi tutmuştur ki takıma büyük paralar kazandıran bir transferin olduğunu da hatırlamıyorum.

    fatih terim'in transfer cv'si ortadayken yapılacak her eleştiri haktır, zira ortada su götürmeyen objektif veriler vardır. başlı başına taylan antalyalı mevzusu bile yeterli bir şeyleri anlayabilmek için ama aramızda galatasaray'dan çok terimsporlular olduğu için gerçekler bile inkar edilir.
    mariano'ya, selçuk inan'a, emre mor'a, belhanda'ya güvenen insan linnes'e güvenmiyorsa ben buna ancak gülerim arkadaş. şu saydığım dört isim takımın anasını ağlattı ama kabak linnes'in başına patlıyor.
  • 14 eylül 2018 galatasaray kasımpaşa maçı’nda oyundan alındığında taraftarımızca ismine tezahürat yapıldığında inanılmaz mutlu oldum, kendisi bunu hakediyor. sevildiğini hissetmesi açısından da çok iyi oldu, onu sahiplendiğimizi gördü, yaptıklarını bildiğimizi fark etti. belki daha önce de tezahürat yapmışızdır da ben kaçırmışımdır bilmiyorum. sessiz sedasız işini yapan kuzeylim. bizden birisin, seni seviyoruz.
  • hakkindaki buyuk bir yanlisi duzeltmek istedigim oyuncu. kendisine yapilan zam 50% degildir.

    geldigi sozlesme: https://www.goal.com/...ferini-kapa-bildirdi

    950k + mac basi 10k. ortalama 30 mac oynamis kendisi sozlesme uzatilana kadar, bu da 1.25 m euro yapiyor.

    uzatma: https://www.galatasaray.org/...smesi-uzatildi/43909

    sabit ucret 1.4 m

    yani arttirilan ucret sadece ve sadece 150k. bu da %10 kadar bir sey yapiyor.

    simdi dagilin, bilgi sahibi olmadan 50% artti yeaaa gibi yazilar yazip sozluge bilgi kirliligi yapmayi birakin.
  • birçoğumuz ağzında gümüş kaşıkla doğmadı. dahası yıllarca okul okudu. öyle veya böyle bir konuda uzman oldu.

    ama okul okuyarak dirsek çürüten kimse ortalama üstü yaşantının üzerine çıkamadı. oysaki üç beş bağlantı ile yahut inşaat beton işleriyle gemiyi yürüten kişiler dirsek çürüten, düşünen, düşünmeyi öğrenen, bilgi birikimi sahibi insanların patronu oldu.

    belki de bu nedenledir ki bir kere de çığırtkan olanın değil sessizce işini yapanın kazandığını görmek istiyoruz. dışlansa bile profesyonelce çalışmalarını sürdüren insanların günün sonunda bir şeyler elde etmesini istiyoruz.

    istiyoruz ki 6 aydır takımla çalışmamış linnes bütün testlerde birinci çıksın. istiyoruz ki ikinci yarı öyle bir girsin ki sahneye, aids olmasına ve her şeyini kaybetmesine rağmen afrika için yardım konserinde yardıran freddy mercury gibi ışıldasın.

    son kazanan profesyonelce yıllarca işin uzmanı olmaya çalışmış sıfırdan bir kariyer inşa etmeye çalışan o üniversiteli çocuk olsun.
    linnes içimizde böyle bir arzu belki de...
  • sessiz sedasız formayı mariano'dan sökmüş ve kariyerinin en parlak performansına ulaşmış, norveçli oyuncumuz.

    yedek kalsa da kendini hazır tuttu ve fatih terim'in gelişiyle kazandığı özgüven onu bu noktalara getirdi. oyununun en önemli eksiği de zaten bu özgüvensizlikti. umuyorum bu noktadan sonra mariano ile ikisi kulübümüze büyük fayda sağlayan bu rekabeti en üst düzeyde sürdüreceklerdir.

    şampiyonlukta payın büyük norveçli, her şey için çok teşekkürler! birlikte nice şampiyonluklara...
  • ne zaman bekler cezalı, sakat vs. duruma gelmiştir forma mecbur kendisine kalmıştır, elinden geleni fazlası ile yapmasına rağmen bir hafta sonra mutlaka yine yedek kalmıştır.

    her iki bek futbolcumuzda vasat altı performans sergiler iken kendisini gözler aradığında, forma adaletinden söz edilip durulmuştur.

    halbu ki böyle bir adalet sistemi selçuk inan denen futbolcunun sözleşmesinin uzaması ile birlikte kesin ve katti olarak görülmüştür ki yoktur, olmamıştır.
  • batıl inançlara sahip biriyim. kedidir, aynadır vs. değil ama en azından bir ilahi adalet denilen bir şeyin varlığı hakikat. kendisi takımdaki en düzgün karakterli oyuncumuzdu. yedek kalmak, oyundan alınmak, tribünde beklemek bunların hiçbirine karşı tavır göstermedi. ne bileyim belhanda gibi bir oyuncuya kendisine yapılanlar yapılsa, herhalde ortalığı savaş alanına çevirirdi. bu koca yürekli adam 1 kasım 2019 galatasaray çaykur rizespor maçında eşi ve çocuğuyla birlikte tribündeydi.
    https://pbs.twimg.com/...=jpg&name=medium
    ekranda görünce yutkundum. bu sezonki forma adaletsizliği onun kadro dışı kalmasıyla başladı. sonrası da geldi. umarım ara dönem ile birlikte hem forma adaletini hem de özlediğimiz galatasaray'ı görürüz.
  • aslanım benim! sahada bana en çok güven veren iki üç isimden biri. her fırsat tanındığında gayet de eli ayağı düzgün performans gösteriyor, kaldı ki son haftalarda takımın en iyilerinden. gel de bu adamı sene başından beri oynatmayan şans tanımayan riekerink'e kızma. nasıl kızmayacaksın abi, devrim yapacak, gençleri takıma adapte edecek, sistem kuracak denilerek getirilen adam aslan linnes yerine sabri'yi oynatıyor. taş gibi adam lan, başka alsak bundan daha iyi olma ihtimali yok. ve avrupa piyasasını az biraz biliyor, oyuncudan da anlıyorsam linnes ayarında bir bek oyuncusunu bizim türkiye'ye getirmemiz mümkün değil ekonomik olarak. ismen büyük isimleri kastetmiyorum kaliteden bahsediyorum burada. böyle potansiyelli, ciğersiz, disiplinli, takım oyununa yatkın ve keskin orta açabilen bir futbolcu var elimizde ve birilerinin keyfi olsun diye yedek bırakıldı bunca zaman. göreceksiniz bu denli formda olan bu çocuk ilk lig maçında yine kesik yiyecek. adalet? öyle bir şey yok.

    17 ocak 2017 elazığspor galatasaray maçında da döktürmüştür. kendisine yapılan haksızlıklar yasin'e yapılsa herhalde maçın orta yerinde belinden bir tabanca çıkartıp yedek kulübesini tarumar ederdi, jor'un kafasına sıkardı. bulmuşlar böyle efendi garip çocuğu evire çevire kullanıyorlar. gıkı çıkmıyor garibin.

    bir taraftar olarak linnes'e yapılan haksızlığa göz yumamam, bir birey olarak bir taraftar olarak isyanım var! madem bir devrim istiyoruz, madem sabriler semihler bitsin diyoruz o zaman tutarlı olup bu çocuğa ve diğer tüm gençlere destek olalım.

    sabri yeri gelir ofsayttan tonla gol yedirir, kulübeden ses çıkmaz ertesi hafta yine oynar.

    sabri'nin kanadı otoban olur kimse gık etmez, ertesi hafta yine sabri oynar.

    sabri kırk yılın başı güzel top oynar hemen ödüllendirilir. ee linnes?

    linnes 35 dakika kötü oynadı diye jor tarafından bi saha kenarında dövülmediği kaldı. belki o gün hoşumuza gitti disiplin sağlanıyor falan diye ama biz zannetmiştik ki disiplin herkese sağlanacak. eee sabri paşam kötü oynadığında da yapışsana yakasına, bağırıp çağırsana 30 bin kişinin önünde. neden yapmıyorsun? bu genç çocuğun suçu ne? efendi olmak mı, iyi niyetli olmak, iyi insan olmak mı? bu kadar haksızlık olur mu ya bir insana karşı. daha sezonun ilk maçında görece takımın genç oyuncularından birini yaka paça çekiştirip bağırıyorsun! ama aynı hataları başkaları yapınca ''ben görmedim, duymadım'' oluyor. vay be...

    linnes oynadığı hiçbir maçta sabri'den kötü oynamadı. evet, yaka paçaya alındığı maçta bile. gelin görün ki toplasan 5 maç şans tanınmadı ligte. ne güzel adalet be.

    martin linnes'in arkasında durmak, bu saatten sonra benim için insanlık borcudur. haksızlığa boyun eğemem.