• 26 ocak 2020 konyaspor galatasaray maçı'ndaki iyi oyununu doğrudan fatih terim ile ilişkilendirmeliyiz naçizane görüşüme göre. oyun kurgusu , savunmadan çıkarken oyuncuların alan yerleşimi dikkate alındığında , hocanın özellikle lemina’nın geçmiş pozisyonları üzerine de kafa yorduğunu çözümledim. lemina maç boyu 2 stoper arasına girmedi misal. ahmet sola doğru açılırken donk’un merkezde kaldığı ve lemina’nın sağ çizgide kaldığı bir çok sekans var. bu yerleşimde mariano nerede? terminolojiye “half space” olarak giren, benim “ iç koridor “ diye adlandırdığım yerde, ki en önemli direkt paslarını da iç koridordan attığına dikkat ettim. mariano’nun pas kalitesi ve tekniği ile fatih terim konya’nın ikili dörtlü ( two banks of four ) bloğunu ekstra orta saha oyuncusu ile aşmayı planlamış ve başarılı olmuş. böylelikle seri üzerinde kurulan baskıyı da boşa çıkartmış ve alanda bir fazla oyuncu ile bulunmuş. çizgide sürekli git gel ile uğraşmayan mariano da çoğu bölümde enerjisini korumuş.
  • zeki futbolcu. 7 aralık 2019 galatasaray alanyaspor maçında- savunma arkasına koşup seri'nin uzun pasında penaltıyı takımımıza kazandırdı. dikkatli izlerseniz orada ofsayta düşmemek için önce yatay bir koşu atıp daha sonra dikine hareketleniyor, ve gerçekten de ofsayta bu sayede düşmeyip kazandırıyor penaltıyı. bunu yapan forvet bile bulmak zor artık, hele bizim ligimizde. özellikle lig standartlarında kaliteli zeki bir futbolcu mariano. üstelik pozisyon alması da iyi.

    ancak artık fiziksel olarak o kadar geriye gitti ki kendisini beğenmek mümkün değil. kafasında ne oynarsa oynasın ayaklarına yansımıyor. depar atarken arkasından biri çekiyormuşcasına koşmasını geçtim, sağında solunda iki takım arkadaşı varken ortadaki rakibe atıyor topu yerden. adamın beyninin komutu ayaklarına ulaşmıyor. gerçekten iyi bir futbolcunun fiziksel olarak bu kadar geri gitmesini izlediğim için üzgünüm. sen iyi bir sağ bektin mariano, ama artık yolların ayrılma vakti geldi. yine de seni gittikten sonra iyi hatırlayacağım.
  • (bkz: 9 şubat 2020 kasımpaşa galatasaray maçı) daha önce yazdığımı kopyalıyorum aşağıya
    26 ocak 2020 konyaspor galatasaray maçı'ndaki iyi oyununu doğrudan fatih terim ile ilişkilendirmeliyiz naçizane görüşüme göre. oyun kurgusu , savunmadan çıkarken oyuncuların alan yerleşimi dikkate alındığında , hocanın özellikle lemina’nın geçmiş pozisyonları üzerine de kafa yorduğunu çözümledim. lemina maç boyu 2 stoper arasına girmedi misal. ahmet sola doğru açılırken donk’un merkezde kaldığı ve lemina’nın sağ çizgide kaldığı bir çok sekans var. bu yerleşimde mariano nerede? terminolojiye “half space” olarak giren, benim “ iç koridor “ diye adlandırdığım yerde, ki en önemli direkt paslarını da iç koridordan attığına dikkat ettim. mariano’nun pas kalitesi ve tekniği ile fatih terim konya’nın ikili dörtlü ( two banks of four ) bloğunu ekstra orta saha oyuncusu ile aşmayı planlamış ve başarılı olmuş. böylelikle seri üzerinde kurulan baskıyı da boşa çıkartmış ve alanda bir fazla oyuncu ile bulunmuş. çizgide sürekli git gel ile uğraşmayan mariano da çoğu bölümde enerjisini korumuş.
  • herkesi, her şeyi konuştuk da, bu amcamı konuşmadık yahu. birkaç pozisyonda yerini kaybetmesi dışında, neredeyse top bizdeyken hep en doğru pas istasyonu, en rahatlatıcı hamle konumundaydı. özellikle seri, donk ve feghouli'ye her sıkıştırma geldiğinde kendisini boşa atışı ve topu alıp, isabetli bir şekilde oyun kurmaya yönelik hamleleri başarılıydı. gördük ki, terim'in kendisinde isteği, bu oyun tarzı için doğru kararmış. ayrıca kart gördüğü pozisyondaki hamlesi de tam yeri ve tam zamanındaydı. çok büyük tehlike potansiyeli olan bir atağı, akıllı faulü ile durdurdu ve pozisyonu öldürerek duran topa dönüştürdü, savunmamızın dönmesine, alanı paylaşmamıza fırsat tanıdı.*

    bu son sezonuna rezalet başlamıştı, gayet iyiye gidiyor, bu gidişle ligin son üç dört maçında ilk sezonundaki halini bile görebiliriz.

    eline ayağına sağlık garip reyiz. başına da pet şişe gelmişti, dilerim bir şeyin yoktur.
  • https://twitter.com/...s/964186264143613952

    kimse kimseye bir sey etmemistir. mariano'nun sozlesmesinde her mac 11 oynama zorunlulugu yoktur. ilk geldiginde ismiyle degil gosterdigi cok iyi performansla formayi kapmistir. simdi formu dusunce ve ayni zamanda linnes de formdayken de kesilmistir. 1-2 hafta dinlenmesi mariano'dan kalan haftalarda cok daha iyi yararlanmamizi saglayacaksa kesilmesinde bir beis goremiyorum, dedigim gibi linnes de yoklugunu aratmiyor zaten bence.
  • takımın açık ara en iyi bekidir. linnes canımız ciğerimiz ama mariano 3 tane linnes, 5 tane nagatomo eder.

    savunması kötü gibi bir algı oluşturuldu ama diğer beklerin savunması ne kadar kötüyse mariano'nunki de o kadar kötü. dikkat edin, inanılmaz bir savunmacı, kyle walker gücünde demiyorum. linnes'in fiorentina ile yapılan hazırlık maçındaki savunma performansını bir izleyin derim.

    olayın hücum kısmını tartışmaya bile gerek yok. kayseri maçının 11e 11 bölümünü bir izleyin. girdiğimiz 3/5 pozisyonun hepsine mariano'nun feghouli'yi kaçırmasıyla girdik. diğer takımların kanat oyuncularının oyun zekası bu kadar yüksek değil.

    yani itin şeyine sokulacak bir adam değil. linnes ve nagatomo ile aynı kefeye konulacak bir adam hiç değil. he bize alıştırdığı seviyenin gerisinde mi? evet. ama toparlayacaktır diye umuyorum.
  • 26 ocak 2020 konyaspor galatasaray maçında hızlı hücuma çıkarken sağdan ters kanada, ömer bayram veya saracchi'nin koşu yoluna iki kez uzun pas, bir de ilk yarıda feghouli'nin önüne bir ara pas attı ki maçı izlerken yanımdaki arkadaşıma dönüp "bu pası linnes atamazdı, işte bu yüzden hoca hala ondan vazgeçmek istemiyor" dedim. bu da gayet doğal çünkü linnes ve mariano oyun karakterleri olarak başka dünyaların insanları ama iyi bir mariano, hocanın futbol dünyasının insanı.

    sezonun geri kalanında forma rekabetinde yalnız olmadığını bilmesi ve takımın, maça hükmetme yetisinin artması performansını yukarıya çekeceğinin hayalini kurdurtuyor.

    kısacası son bir iş kaldı mariano, son bir iş...
  • dün gece mocuishle ile yazışırken de söyledim. ozan, serdar, emre akbaba ve linnes hariç teklif gelen bütün futbolcu satarım. yabancı sınırı mevzusu olmasa onları da düşünürdüm ama malum ne yapacakları hiç belli olmuyor. flamengo'nun mariano için 3,5 milyon euro önerdiği söyleniyor. he üstünü alabilirsek çok sevinirim ama bu rakama mariano'yu satmamak kulübe ihanet olur. başımıza ne geldiyse onu satmayalım bunu satmayalım diye diye geldi. akıllı planlaması olan kulüpleri satışlar hiç etkilemez. şimdi diyeceksiniz ki biz o planlamayı yapamıyoruz. vallahi yönetim yapamıyorsa bir zahmet hoca yapsın. 2017 ocak ayında garry'i aldık ve 2017 haziran ayında bruma'yı sattık. aldığımız garry'i, bruma'yı arattı mı? hayır... belki bu planlanan bişeydi, belki değildi bilmiyorum ama sonuçta akıllı bir hamleydi. elimizde linnes var ve oynamadığı zaman tepki koyuyoruz. yuto da sol bekte zaten. gider bir genç sol bek alırız. yuto yeri gelir sağ beki de yedekler. çözümsüz iş yoktur. yeter ki planlama olsun.

    (bkz: 2018 - 2019 sezonu ara transfer dönemi)
  • bazı oyuncular vardır küçük maçlarda devleşir.*

    bazı oyuncular vardır büyük küçük dinlemeden her maç rakibe korku salar.*

    bazı oyuncular da vardır ki küçük maçlarda vasat oynar ama büyük maçlarda kalitesini belli eder. bu adam bence mariano. geçtiğimiz sezonlarda bunun örneklerini izletti bize.

    umarım 28 eylül 2019 galatasaray fenerbahçe maçı için de aynı performansı sergiler.
  • baba sen ne mübarek bi adamsın ya. öyle bi top attın ki adamın ağzına, 'al gardaş, bunu gol yap, kimse de bir şey diyemez' dedin. bomba kıvamındaki topun, kone olmasa başka bir adam tarafından gol yapılacağına şüphem yoktu. müthiş bir top kesti.

    sıkıntı, asist olarak yazılmıyor oluşu. halbuki böyle kendi kalesine gol atan adamlara atılan toplar 2 asist falan olmalı. ulan kendi oyuncundansa, rakip takımın oyuncusuna gol attırmak daha zor :(

    adam hiçbir hazırlık maçına çıkmadan geldi, laap diye ilk 11'e çıktı, onda da hiçbir falso vermeden harika bir maç tamamladı. tebrikler mazlum kral.*
  • ayhan akman'ın 2 gün önce denk geldiğim bir yorumunda yaşlı da olsa hala taş gibi topçu dediğini duyduğum futbolcu. birlikte de çalışmışlar. gerçekten futbolcuymuş, bazı şeyleri çoğu kişiden daha iyi yapıyormuş, muhtemelen oyun görüşü, şut ve pas kalitesi falandır. kendine daha iyi bakıyordur. daha çalışkandır. muhtemelen fatih hoca da bunlara güveniyor yani. ben de linnes veya bu adamdansa yuto'nun kenarıda kalmasını dilerdim.
  • sözlükte ve sosyal mecrada çok fazla gömülen oyuncu. ben de isterim sürekli bindiren, ortalar açan, açık oyuncusunu çıkartmayan ve sürekli geri gelerek savunmada zaaf yaşamayan bir oyuncu ama ffp kapsamında böyle bir değişim yapmamız imkansızdı. şuan da elimizde bulunan linnes dahil en iyi sağ bek oyuncusu kendisidir. tekrar ediyorum, sistemimize çok uygun olduğu söylenemez ama eldeki bulgurdur.

    ayrıca 22 eylül 2019 yeni malatyaspor galatasaray maçındaki şener'in beğenilip, mariano yerine oynasın denmesini çok garip buluyorum. şener'i rotasyonda tabiki kullanabiliriz fakat, sağlıklı bir mariano önemli maçlarda oynaması elzemdir. bunun da en büyük sebebi pas istasyonu olabilme özelliğidir. 18 eylül 2019 club brugge galatasaray maçında mariano tam 81 kere pas denemesinde bulunmuş. 22 eylül 2019 yeni malatyaspor galatasaray maçında ise şener sadece 23 pas girişiminde bulunmuş,ki malatyaspor'a göre çok daha hızlı ve çok daha iyi bir takım brugge, yani kıyas bile edilemez. bizim gibi takımlar için bu istatistikler küçük ama bizim için önemli. pas almayı bilmek de pas atmak kadar önemli.

    tekrar ediyorum, yeterliliği tartışılır ama bizim takımda kendisinin görevini yapabilecek bir bek oyuncusu maalesef yoktur.