• 77
    dün akşam hocamı internetten araştırırken çok çarpıcı bir detay gördüm.

    hepimiz bu adamı istiyoruz, kesinlikle bir futbol mantalitesi ve sistemi olan bir hoca. ismi var, tecrübesi ve cv'si azımsanmayacak bir seviyede. proje adamlarının başında gelen isimlerden biri elbette ve bu anlamda dünyadaki en kalitelilerinden de.

    ancak bu adam 1957 doğumluymuş. yani 58 yaşında. kasım'da da 59 yaşını bitirmiş, 60'ından gün alıyor olacak. hepimizin istediği o genç ve uzun vadeli teknik direktör tanımınını yaş konusunda biraz sıkıntıya sokuyor. şuna da katılıyorum, yaşı yine hala problem değil, zira nereden baksanız 8-10 sene daha üst düzey takımları yönetebilecek enerjiye de sahiptir. buna mukabil ülkemizdeki teknik direktörlerin bir takımda çalıştığı süreleri de dikkate alırsak (en fazla çalışan 4 seneyle fatih terim işte) hiç problem bile değil.

    kaldı ki bu adamın ismini bilen, ne iş yaptığını, hangi takımlarda nasıl bir izlenim bıraktığını bilen bir yönetici de var mıdır galatasaray'da, o da meçhul tabi.

    maksadım bu adamın yaşlı olması konusunda, ya da uzun vadede düşünülmemesi üzerine bir fikir üretmek değil, kesinlikle yanlış anlaşılmasın. sadece ben bu adamı daha genç zannediyordum. 50'li yaşlarına henüz gelmiş biri sanıyordum. bilmiyorum bu kanıya daha önceden benimle beraber ulaşan var mıdır. ayrıca adam hakikaten fiziksel olarak da çok genç duruyor. hiç 60'ına gelmiş gibi çökmüş biri de gözükmüyor.

    adam en başta kendisine bakıyor. bu adamın elbette takımı da genç olur, dinamik olur. hatta yaş ortalaması da düşer.
  • 79
    yas olayini yanlis anliyoruz. teknik adamin genc olmasi sart degil; onemli olan basariya ve futbola karsi olan acligi. favre bmg'de onemli isler yapsa da daha yapacak cok seyi olan bir antrenor. eminim simdi bostayken deli gibi taktigini, sistemini gelistirmenin yollarini dusunuyordur. futbol asigi her teknik adamin yapacagi gibi.

    arsene wenger ile mustafa denizli ayni yastalar. ama biri kariyerinin basindan beri ara bile vermeden calisiyor ve hala dinc. digeri son 10 yilda iran ligi'nden baska yerde calismamis, biraksan yorumculuk yaparak emekliligin tadini cikariyordu. esofmanlarimi giyip sahaya ineyim evresini coktan gecmis...

    hele bir de herkes gelmesini istiyorsa gelmesin kafasi var. evet herkes istiyorsa kesin prandelli kadar hoca olur, baska profilde hoca yok cunku dunyada. cok zor degil acip google'dan nasil biri oldugunu, nasil futbol oynattigini okuyabilir ya da izleyebilirsiniz. diger turlu ezberden yorum yapmak bildigin cehalete kayiyor, yapmayin.
  • 80
    geçtiğimiz günlerde schalke'nin yeni sportif direktörünün kendisiyle buluştuğu yazılıyordu dış basında. parası ve potansiyeli bol olan, hem de bildiği ülkenin bir takımı ciddi şekilde kendisine talipse ikna edebileceğimizi sanmıyorum. son iki sezondur avrupa'daki düşük performansımız, yediğimiz ceza, finansal sıkıntılar üst üste eklenince imajımız ciddi zedelendi zira.

    favre öyle bir adam ki; kurduğu takımla bir süre sonra sıçıp batırsa bile kendisinden sonra gelen teknik adam elinde taktiksel açıdan donanımlı, nerede ne yapması gerektiğini bilen, tempolu ve dikine oynayan bir takım bulacaktır. biz o takımı nasıl kuracağız diye hayıflanmaya da gerek yok, adam kariyeri boyunca para saçan kulüplerde çalışmadı zaten. görece düşük bedellere yüksek performans sağlayacak oyuncuları bulabilen bir teknik adam kendisi. ama işte ikna edebileceğimize inanmıyorum.
  • 81
    (bkz: lucien favre/#1919220).
    galatasaray ismi cazibelidir, ünal aysal'ın dediği gibi herkesin istediği seksi bir kulübüz. diyelim ki bu adamı ikna ettik ve geldi. bu yönetimin arkasında durmayacağı onu türlü yalanlarla kandırıp buraya getireceği aşikar. eline selçuk, olcan, balta, yasin, semih, umut, sabri gibi adamları verip malzeme bu başarılı ol diyecekler. yaptırmak istediği transferlere kendi menajerleri, para kazanamayacak diye engel olacaklar. sonra türk basınının ulemaları geldiğinde favre mükemmel, favre galatasaray'ın aradığı isim derken; giderken büyük bir küstahlıkla 'favre diyince küfür etme isteği oluşuyor, sonra diyorum la havle' şeklinde kafiyeli yorumlar yapacaklar. sonra rijkaard, tigana, del bosque, aragones defterlerini açacaklar. en son türk futbolunun çok zor olduğundan, ispanya'da, ingiltere'de, fransa'da takım yönetmenin basit olduğundan, türkiye'de tüm faktörlerin yönetilmesinin gerekliliğinden, burda futtbolculara abi yaklaşmanın öneminden, yabancıların görev tanımının dışına çıkmadığından bahsedecekler.

    o yüzden favre, bielsa ya da garcia; aklınız varsa gelmeyin bu kulübe. bu kulüp yönetim bazında yerli guardiola tolunay kafkas'a, yerli mou hikmet karaman'a, yerli mancini cihat'a müstehak. gelip de kariyerinizi harcamayın, burdaki topçular para mevzuuna gelince profesyonel, paranın karşılığını almaya gelince duygusal, insan, hassas, abi desteğine ihtiyaç duyan birer çocuklardır, siz alışamazsınız.
  • 83
    uzun vadeli düşünen, takımı bataktan çıkarabilecek fakat sabredilmesi gereken bir teknik direktör olur. örneğin son 10 yılda favre başımızda olsaydı şampiyonluk sayımız, başarılarımız falan bundan az olmazdı bence ve ara sıra düştüğümüz rezil duruma düşmezdik, ekonomi de bundan kat kat daha iyi olurdu. bir sezon şampiyon bir sezon ilk 3 dışında olmazdık. kariyerinde uzun vadede başarıya ulaştıramadığı, en azından arkasında düzgün takım bırakmadığı takım yoktur desek yeri. yine de şu ana kadar hep orta sıra takımlarını alıp sağlam, başarılı, ilk 5 yarışında olan takımlar yarattı. şampiyonluğa oynatmaktan ziyade uzun vade planlar yapan bir hoca. bu da bizim zihniyete tamamen ters.

    favre bizi uzun vadede çok yüksek ihtimal bataklıktan kurtarır. ekonomik olarak çok daha iyi bir kulüp haline getirir ama bizim ülke zihniyetine de tam terstir. özendiğimiz takımlardan biri olabiliriz ama sabredilmeyip çat diye ilk başarısızlıkta gönderilebilir de... şu ana kadarki kulüplerde şampiyonluk baskısı beklentisi yoktu. istediğini yapabiliyordu...
  • 85
    sadece favre için söylemiyorum bundan sonra kim gelirse ben hocanın yerinde olsam en az 4 sene kontrat ve astronomik bir tazminat isterim kovulma durumunda. biri gelsin ve uzun süre bişeyler yapmaya çalışsın. bıktım artık birinin gelip birinin gitmesinden. başarısızlık somut kriterlere bağlanıp sözleşmeyi feshetme hakkı eklenmeli hatta. mesela 2 sene üst üste ilk 2'ye girilememesi, ilk 4'ün dışında kalınması. liderle puan farkının şu kadar olması gibi. bunlar bir çırpıda aklıma gelen uzun uzadıya düşünülmeyen şeyler tabi. artık ben de avrupa takımları gibi bir teknik adam 5-10 sene çalıştırsın istiyorum. yoksa kralını getir 2 seneye kıçına teneke bağlayıp yollanacağı çok açık. isim x olmuş y olmuş önemli değil.
  • 86
    finansal fair play yaptırımlarına maruz kalan galatasaray için adı tekrar telaffuz edilen isviçreli hoca. dursun özbek yönetiminde alınan karara göre kademeli olarak gerçekleşecek takımı gençleştirme operasyonunun en önemli faktörü imiş. bunda isviçreli'nin düşük maliyetli ve genç oyuncular ile başarılı sezonlar geçirmesinin en büyük sebep olduğunu söylenebilir.
  • 88
    istemediği teknik direktörleri göz göre göre satan selçuk inan ve çetesinin haddini bildirmesi için gelmesini istediğim teknik adam. favre, sisteminde selçuk gibi oyuncular olmadan rahatlıkla oynayabilir. selçuk da artık yedek kulübesinde sahadaki birkaç emir kuluna "oynamayın, takımı satın, hoca gitsin" talimatı vermekten başka bir şey yapamaz. burak gidince etkisi hafifledi ama yine de favre gibi bir adamı bile yiyebileceğinden korkuyorum.
  • 91
    muslera-telles-carole-koray-linnes-jose-emre-bruma-wesley-sinan-elmanderimsi forvet ile neler yapar çok merak ettiğim teknik adam. o orta sahayı geçerler mi? geçerler. ama favre'nin de ilginç bir temposu var ve bahsettiğim takım bu tempoya, paslaşmalara uygun. seneye sadece türkiye'de oynayacağız. rakiplerimiz orta sahayı geçmek için önce topu alabilmeli. bahsettiğim takım da favre ile oynarsa topu alması zor olur. ha marvelous nakamba, daniel amartey gibi bir orta saha alınacaksa, iş mükemmele yakın olur.

    carole'da iyi sol stoper, iyi yedek sol bek olur gibime geliyor. deneyeceksin işte, türkiye'deyiz seneye.