• 1
    galatasaray futbol takımı'nın son iki sezonda sahip olduğu yabancı defansif orta saha oyuncuları.
    tarihimizin en kötü sezonunda defansif yönü kuvvetli, topa ve oyuncuya sert yürekli, lider ruhlu ama ağır ve dengesiz lorik cana.
    şu an sahip olduğumuz attığımız gollerin yarısını atan felipe melo.

    kuşkusuz yapılabilecek bir karşılaştırma.
  • 6
    cana'nin galatasaray'da oynadığı sezon ki kadro ile melo'nun içinde bulunduğu kadro cok farklı bir kere. melo > cana elbette orası net, fakat cana'nin bu kadar ağır eleştirilmesinin en büyük nedeni geçen sezon ki galatasaray takımıdır. yokları oynayan bir takımda teknik yetenekleri olmasa bile canla başla mücadele ettiği için saygı duyulacağı yerde eleştirilerin dogrudan karakterine yapılması cok üzücüdür.
  • 8
    biri 2 metre öteki adamdan başka pas atamayan, yarı sahayı geçince davullar çalınan, adam geçtiğinde ağzı açık bırakan, gol attığında dumura uğratan futbolcudur.
    *

    diğeri oyunun yönünü her türlü değiştirme özelliği bulunan, zor adam geçiren ve zor top kaybeden, sahada basmadık yer bırakmayan, takım sonuca gidemediğinde golünü atan, hırslı ve azimli fubolcudur.
    *

    cana belki daha yakışıklıdır ama o da futbolda para etmiyor be arkadaş.
  • 9
    felipe hakkinda transfer olacagi gunlerde yazmis oldugum http://gss.gs/722761 linkindeki gorusum aslinda bu karsilastirmayi sonlandiriyor. bir de bu arkadas icin yabanci sinirlamasi olmadigi icin takimda kalabilirdi gorusu var. kusura bakmayin ama senelik toplam maliyeti 5-6 trilyonu bulan "oynamayacak" adamin takimda kalmasi pek mantikli degil. zaten hoca diger yabancilarla beraber kendisini de bir bakima bu yuzden sutladi. kaldi ki fena oyuncu olmadigini oyuncunun kendi de biliyor. yedek beklemek gucune gidebilirdi. gittigi yerde mutludur umarim.
  • 10
    cana duz bir futbolcuydu.paslari iyi olmayan, hucuma katkisi olmayan, defansif manada ise en onemli ozelligi sertlik olan begenmedigim bir futbolcuydu.melo ise topu ayaginda cok iyi tutan, cok teknik,adam gecebilen,sutlari ve paslari iyi olan ve defansif yonu cok kuvvetli hirsli bi futbolcu.defansif ortasaha nasil olmali diye ders veriyor adeta.en azindan ilk 4 macta boyleydi.kendisine hayranim ayrica
  • 11
    lorik cana ile muslera'yı değişen, lorik cana'dan boşalan yeri melo ile dolduran her kim ise, galatasaray'a hagi'yi aldıran adam kadar sevap işlemiştir. melo ismini, bu sene diğer tüm transferler gibi, bize transfer olduğunda öğrenmiş oldum. tıpkı lorik cana gibi, onu da ilk galatasaray maçında gördüğümde tanımıştım. yabancı futbolcular konusunda cahilliğimi kabul ediyorum, kesin olarak içinizde, galatasaray maçı hariç olan maçları en az seyreden benimdir. hele ki yabancı maçları senede 5 defa seyretmişsem, çok seyretmişim diyorum. ne var ki, yine de hatırı sayılı yabancı futbolcu tanıyorumdur. ama yalan yok, kewell'i, neill'i, tanımıyordum da baros'u tanıyordum. lincoln'ü tanıyordum mesela, misimoviç'i de, ama keita'yı hiç duymamıştım.

    evet tarihin en berbat sezonundan sonra, başında imparator'un olduğu galatasaray'da tüylerimi diken diken edecek, beni futbola bağlayan zayıf ipliği mumlayacak, yeniden alıp bayrağımı tribünlerde nöbet bekletecek futbolcuları bekledim. ne yazık ki, hiç biri bu vasıflara sahip bir futbolcu değil benim için. ama biri var ki ''tanımıyorsan tanı be abi'' diye hırladı, oynadığı ve 2-0 yenildiğimiz ilk lig maçında. lorik cana'yı da oynadığı ilk lig maçında tanımıştım. şimdi hipotezi ortaya atıyorum. lorik cana ve felipe melo şimdi tam oynayacakları, bayrak adam olacakları takımdalar. her ikisi de sezon sonu dolmadan taraftarlarının 10 numaralı futbolcuları olacaklardır. galatasaray'lı cana için düşündüklerimi yazmıştım. asla galatasaray futbolcusu değildi ve olmayacaktı. melo ise tam galatasaray futbolcusudur, takas cuk oturmuştur.

    galatasaray; türkiye'de oynadığı bütün maçların favorisidir. çıkacağı ilk lig maçında, kimle oynarsa oynasın galatasaray yenilir diye servet basan bir kumarbaz mevcut değildir. çünkü galatasaray'ın ismi, markası sezona puan farkıyla önde başlar zaten. maçlar oynandıkça, oynanan oyunlar, oynayan oyuncular artı veya eksi yönde kağıt üzerindeki avantajı değiştirirler. lorik cana'lı bir orta sahası olan galatasaray'da oynadığı bütün maçlara favori çıkar. ama oyun üstünlüğünü ele geçiremez. güzel futbol oynayamaz, çünkü cana ancak top rakipteyken üstünlüğünü ortaya koyabilen bir cengaverdir. şut çekemez, topla dans edemez, penaltı atamaz, frikik kullanamaz, gerekirse kaleye geçemez. ancak kafa kafaya veya karşı takımın daha iyi olduğu maçları oynayabilir. dolayısıyla da, kazma bir orta sahayla oynayan galatasaray çok fazla maçını mahkum oynayacak, kaybetme olasılığı artacak, cana gibi savaşan futbolcu eksikliğiyle, defansın baltalığı, kalecilerin kötülüğü birleşip tabelaya facia olarak yansıyacaktır. nitekim yansımıştır da. lazio'nun oynayacağı maçların çoğu kendisinden daha güçlü takımlarla olacağı için, cana'dan sadece lazio'nun daha az gol yemesine katkıda bulunması beklenecektir. halbuki galatasaray'da, savunmacı diye bir futbolcu yoktur. varsa hemen ilişkisi kesilmelidir. ne savunması, neyi savunacak galatasaray savunma futbolcusu. kalecisi bile galatasaray'ın gol atması için uğraşmalıdır. galatasaray'ın sağbeki, stoperi teknik olmak zorundadır. galatasaray'daki kazma futbolculardan nefretim bu yüzdendir. her maça yenmek için çıkacaksın, bu yönde bir taktiğin, oyun kurgun olacak, gerekirse hezimete uğrayacaksın. ama adın galatasaray'sa hezimete uğradığın takımı 15 gün sonra hezimete uğratabilme ihtimalin olacak. beni galatasaray imanlı biri olarak yaşatan tek şey bu ihtimaldir.

    pitbull'lu galatasaray oynayacağı bütün maçları kazanmak için oynar. benim tanıdığım fatih terim hiç bir maçta beraberliğe el sıkışmaz. galatasaray isminin avantajına, oynayan oyuncuların kalitesi eklendiğinde mutlaka saha neticeleri de gelecektir. melo topu rakipten kapmak için cebelleştiğinden çok daha fazla olarak topla oynarken görünecektir. gol atması tesadüf, ya da çok iyi futbolcu olduğundan değildir. oynayacağı en randımanlı takım galatasaray olduğu içindir. yani zaten savaşçı bir futbolcunun bir de bütün maçları üstün oynayan bir takımın orta sahasında oynaması, kendisine hem moral, hem zevk, hem de itibar kazandıracaktır.

    melo, galatasaray'ın göğüs göğüse oynayacağı maçlarda, takıma orta saha üstünlüğünü sağlatabilirse, işte o zaman tam kararımızı vereceğiz. işte o zaman, sahada her sene olan fakat aslında taraftarın kalbine gömülü 10 numarasının 3.sahibi olarak nesiller boyu isimini, sarı kırmızılı harflerle arena'ya kazıyacaktır. galatasaray futbolcusunu birazcık tanıyorsam da, metin oktay ve hagi'den sonraki 10 numaralı galatasaray formasının arkasında pitbull yazmalıdır ve yazacaktır da.
  • 13
    lorik cana'nın kalmasından yanaydım imparator doneminde. hem oyunu hem karakteriyle fatih hocanın sistemine cok uyacagını dusunurken bir anda cekti gitti ve beni uzdu. ozellikle kendisini marsilyada kaptanlık yaparken yayınlanan bi videosunda gorunce heh işte aradıgımız adam kaptan bu demiştim fakar acık soylemek gerekirse ki ben beraber oynadıgı oyunculardan oldugunu dusunuyorum kendisi hiç fayda saglayamadı bize. buna ragmen içtenligiyle savasma azmiyle benim için hep ozel kalıcak bir oyuncudur. melo ile kıyaslamak istemiyorum cunku cana barıs ayhan mustafa ile oynarken melo selcuk gibi turkiye'nin en iyi yerli orta sahasıyla oynuyor. cana adamdır. melo pitbull.