• 2
    göreve geldikten sonra ilk işi kadrodaki azeri oyuncu sayısını arttırmak olmuş. sebep olarak da iyi yabancı oyuncuların avrupa'nın önemli kulüplerine zaten gittiğini, kendilerine kısmen daha alt seviyede oyuncuların kalmasını göstermiş.

    antrenör olarak prensibi; rakibin eksiklerinden çok kendilerinin güçlü yönlerine odaklanmakmış. salzburg ile olan eşleşmelerine dair basın toplantısında; ''salzburg çok hızlı olabilir ancak biz onlardan daha yavaş olmayacağız'' açıklamasında bulunmuş.

    kendisi guardiola hayranıymış ve ilgi çekici bir futbol oynuyorlarmış azerbaycan'da. hatta kafkasların barcelonası diye bir benzetme yapılmış kendileri için azerbaycan'da.

    milli takım için ismi geçiyormuş son dönemlerde. ayrıca basın mensuplarına göre kendisi önümüzdeki yıllarda türkiye'ye transfer olup, kariyerine burada devam edebilirmiş.

    enteresan ve ilgi çekici bir teknik adama benziyor kısaca. karabağ'ı bu sene şampiyonlar ligi'nde takip etmek gerek.
  • 4
    eskiden pes'in pes olduğu yıllarda, övünmek gibi olmasın ama şiir gibi oynadığımdan mütevellit sürekli arkadaşlarımı kızdırmak için, aldıkları güçlü takımlara karşı adı duyulmamış takımları seçip oynardım. bu sayede kendisiyle tanışıklığım eskiye dayanmaktadır. azerbaycan'ı yönlendirirken, oyunda takımın en iyi şut çeken oyuncusuydu.