• 26 ocak 2012 galatasaray olympiakos basketbol maçının normal son saniyesinde yaklaşık 20 metreden attığı üçlükle oha dedirten yunan basketbolcu. her ne kadar basketbol için "ebesinin fizanı" diye betimelenbilecek bir mesafe olsa da o pozisyonda topu elinden bilerek ve çemberi görerek çıkarmıştır. elinden çıktığı anda bu pozisyonlarda son bir hamle olarak yapılan serseri şutlardan farklı olduğunu belli eden top biraz da yunan mitoloji tayfasının yardımlarıyla çemberden geçip maçı uzatmaya taşımıştır. 15 ocak 1990 selanik doğumlu oyuncunun eşgali şöyle birşeydir:

    http://4.bp.blogspot.com/...1600/k.sloukasgr.jpg
  • dün gece 2'de ataşehir'de çorba içerken içeriye temiz yüzlü bir adam girdi topallayarak.

    karşımda oturan arkadaşım "uzun boylu, sporcu sakatlığı var ve fenerbahçe eşofmanı giyiyor" denklemini çözerek adamın fenerbahçe'de profesyonel sporcu, hatta basketbolcu olduğuna kanaat getirdi. ben de "yok artık lan gece 2'de profesyonel sporcu adana mı kovalıcak ehe ehe ehe aziz yıldırım görse kalp krizi geçirirdi" derken içeriye sanırım sevgilisi veya eşi girdi. hanımefendiyi görünce sporcu olma ihtimalini kafamda yükselttim.

    içerideki insanlarla çat pat ingilizce bir şeyler konuştu, daha sonra tek duyabildiğim "mc donalds" oldu. garsonun el işaretleri ile mc donalds istikametini göstermesiyle topallayarak yürümeye başladı.

    arkadaşımla adamı takip etmeye karar verdik, çünkü benim için gizemli bir kişilik haline gelmişti. fenerbahçe eşofmanı giymesi, uzun boylu olması, topallaması ve yanında güzel bir kızın olması profesyonel sporcu olduğunu düşündürürken aynı zamanda gece 2'de iyi bir patates kızartması peşinden koşması ve gözüme çok yapılı gelmemesi sahtekar olma ihtimalini de masaya sunuyordu.

    adamı takip ettik, yaklaşık 200 metre topalladı. yüzünde acı çekiyormuş gibi bir hal vardı. mc donalds'a sonunda ulaştı. sevgilisi, -daha sonra anladığım üzere arabayı getirmek için- ters istikamete tekrar yürüdü. arkadaşımı göz kulak olması adına takip mesafesini koruması şartıyla peşinden gönderttim ve adamı izlemeye devam ettim.

    mc donalds'a ulaştığımızda bir anda oturan insanlar kendi aralarında fısıldaşmaya ve benim fotoğrafımı çekmeye başladılar. adam içeriye girdi ve 4 tane menü söyledi, 0.75 kuruş farkla büyük seçim yaptırdıktan sonra paketini alıp güzel bir arabaya binip uzaklaştı.

    içimdeki kurt bir türlü gitmemişti. hemen maçkoliğe girdim ve aman allah'ım o da ne 28 ocak 2016 fenerbahçe cedevita zagreb maçı ile karşılaştım. tek tek maçkolikteki yabancı basketçileri google'da aratıp adamın resmini buldum

    https://i.ytimg.com/...gA/maxresdefault.jpg

    topallayan adam kostas sloukas'tan başkası değildi! hem de önceki geceki maçta sakatlanmış!

    http://www.milliyet.com.tr/...0/default.htm?ref=HD

    yapbozun son parçası yerine oturmuştu.

    gecenin köründe sapık gibi adamı takip ettiğime mi yansam, koskoca olympiakos'un eski 10 numarasını tanımadığıma mı yansam, profesyonel sporcuya gece 2'de mc donalds öneren vizyonsuz garsona mı yansam diye düşünüp uykuya daldım. rüyamda lazio'yu 4-3 yeniyorduk

    geçmiş olsun sloukas.