• 7
    hakan şükür'ler, hakan ünsal'lar, bülent korkmaz'ların katılmadığı düşünce. kulübü babalarının malına çeviremedikleri için şimdi sürekli bok atıyorlar. artık hepsinden nefret ediyorum böyle yapmaya çalışanların. iğreniyorum ve yaptıklarını haince buluyorum. olmaz olsun sizin gibi galatasaraylılar.
  • 8
    sonuna kadar katıldığım sözdür. canım kadar sevdiğim futbolcuları barındırdı bu kulüp. hatta daha da ileri gidip "kurban olayım ulan ben sana, o topa vuruşuna, o top sürüşüne" dediğim insanlar oldu. ama hiç bir zaman armadan daha değerli görmedim.

    hele ki gelip bu kulüpten ekmek yedikten sonra ihanet eden, aldığı paranın hakkını vermeyen, buraya gelince şımaran tiplere bu sevgimi, bu canımı, bu hakkımı, verdiğim emeği, döktüğüm göz yaşımı, maça yetişmek için girdiğim otobüs sıralarını, alnımdaki teri, kaybettikten sonra hüngür hüngür ağlayıp ateşle havale geçirdiğim çocukluğumu, mahalle maçlarında gol attıktan sonra isimlerini haykırışlarımı helal etmiyorum.

    bir de bu kulübe emek vermiş olan insanların verdikleri emeği, kendilerini galatasaray'dan büyük görmeleri çok daha acı verici. onlara da hakkımı helal etmiyorum, etmeyeceğim de.

    galatasaray ne lisenin, ne yönetimin, ne ultraslanın, ne futbolcuların, ne de sponsorların takımıdır. galatasaray hiç bir oluşum yokken, o stada oğlunu kızını omzuna alıp, eşinin elinden tutup maça giden babaların, aldığı her kuruş için ter döken sporcularının, armayı şov için değil, içinden geldiği için öpenlerin, git denildiğinde, bu galatasaray'ın iyiliği içinse buna "tamam" diyerek sessizce gidebilenlerin ve en önemlisi bunu dışarıdan izleyen ve doğru bir şekilde analiz eden, her durumda, her şartta takımını destekleyen taraftarın takımıdır.

    biz çok şanslıyız, ne gururlar yaşadık. ne mutluluklar.. şampiyonluklar dile kolay..
    sevdamınızın adı galatasaray.
  • 10
    hagi'den itibaren "galatasaray evladi" olmayıp, galatasaray için efsane olan oyuncuları harcamak için kullanılan cümledir. bu oyunculara gücü yetmeyenler galatasaray'ı öne sürerek tartışmayı bitirmek isterler.

    artık şu sözden öyle bir soğudum ki kimin söylediğini, yazdığını görsem küfür ediyorum. bu kadar aptal bir insan sürüsü olabilir mi ya? sözün hakikati var diye kendini haklı sanıyor. elinde dayandığı fikir yok, bilgi yok, yalnızca bir yerlerden transfer ettiği düşünceler var o kadar.

    sniejder'ı seversin, sevmezsin yahut gitsin istersin, gitmesin istersin eyvallah. ancak karşı görüşe sürekli "ehehe sniejderspor eheheheı" deyip elde avuçta bir şey olmadan düşmana saldırır gibi saçmalamak neyin nesi?

    olaylardaki son yazıyı bir okuyun*, iki gs taraftarı arasında sorun çıkmaz ve sair yazıyor. çıkar arkadaş. çıkıyor. ben bu adamlar yüzünden ülkeden de soğudum, hatta bundan önceki devletimizden bile soğudum, en son -başarırlarsa- galatasaray'dan da soğutacaklar...

    komso galatasaray'dan boyok doğoldor.

    validenizin ellerinden öperim.
  • 19
    kimse galatasaray'dan büyük değildir. dolayısıyla bir utanmaz herif gelip de o ulu camianın halihazırda en büyük değerlerinden birini köpek kovar gibi kovamaz. galatasaray başkanlık makamına küfür edilmesini kabul edemeyeceğini söyleyen ama varlığı o makama en büyük küfür olan yalancı adam dursun aydın özbek. galatasaray spor kulübüyle bir iki sene önceye kadar hiçbir bağı olmayan, galatasaraylı olup olmadığı bile belli olmayan bunun gibi canlılar bana galatasaray'ı, galatasaraylılığı, galatasaray sevgisini öğretemez.
  • 22
    yerine göre çok saçma laf.

    messi de barcelona'dan büyük değil, ama herifler nazını, kaprisini çekmekteler çünkü nihayetinde barcelona'nın menfaati bunu gerektiriyor. *

    zamanında galatasaray taraftarına çok şirin gözüktüğü için çok sevildiği iddia edilen melo'yu hatırlamak da mümkün. oysa taraftarın ciddi bi kısmı ne melospor'lu ne de sneijderspor'lu. taraftar bu oyuncuların devamını galatasaray'ın lehine-menfaatine görüyor; o kadar... tıpkı semih'in, sabri'nin, aydın'ın gitmesini kulübünün menfaatine gördüğü gibi...
  • 24
    sadece yabanci oyuncular icin kullanilan ve hatta gecerli olan soz obegi.

    bir kere de selcuk formayi cikardiginda bir yonetici babayigit ciksin da konussun. ha pardon orda da mancini galatasaray'dan buyuk degildi di mi?

    surda sneijder'a hatta melo'ya vs sallayan tiplemelerden de sabri icin selcuk icin soylendigini gormedim. e tabi sneijder'i aysal zorla getirmisti di mi terim'e?

    melo ise hoca degisse dr aslan gibi oynamis sabotajcilari taraftarin onune atmisti degil mi?

    su laf uzerinden sneijder'a, ona insan gibi muamele yapilmasini isteyen taraftara sozum ona laf caktigini zanneden tiplemelere iki cift lafim var.

    kardesim siz cok yanlis geldiniz. galatasaray taraftari zekidir. sizin kulaginiza ufuruldugu gibi ultraslan ne derse onu dusunmez. oylesine salak bir adamin pr'ini yapiyorsunuz ki cikip erkek gibi sneijder sistemimize uymuyor kendisinden memnun degiliz diyemiyor. neden? cunku galatasaray taraftarindan korkuyor. sizin gibi klavye delikanlisi degil. olamiyor. halbuki erkek olsa ciksa tudor'la beraber erkek gibi meramini anlatsa belki taraftar tamam diyecek. aksine mobbing uygulayarak, gerizekalica ayak oyunlari yaparak, daha adami gondermeden onun numarasini baska oyuncuya verip oyuncuyu magdur gostererek kendi kuyusunu kaziyor.

    bu kuyuya dusenler de haydi soz meclisten disari diyelim, hal boyleyken, bu kadar formsuz bir sneijder, yonetim yuzunden bu kadar magdur duruma dustugunde su lafi bayrak yapan, buyuk ihtimalle riva projesinden oturu dursun'un imajini taraftar nezninde duzeltmek isteyen siyasi/sportif troller.

    en yakin zamanda ulkenin ve galatasaray'in yakasindan dusmeniz dilegiyle.
  • 25
    kimse ne hoca ne oyuncu ne başkan galatasaray'dan büyük değildir lakin;
    bir başkan gider riva'da fırsat yakalar, kimsenin aklına gelmeyen işlerle geleceğe yöenlik büyük bir kaynak sağlar.
    bir başkan florya'nın çimlerini kendi elleriyle sular, toprak sahayı çim yapar.
    bir başkan almanya milli takım hocasını getirir ve bu hoca futbol fikrinde devrim yapar, altyapıdan üstyapıya kadar her kademeye yeni bir vizyon getirir.
    onun yardımcı sonraki teknik direktör olur ve avrupa'daki başarı çıtasını öyle bir yere koyar ki koşar durursun yıllarca peşinden.
    yıllarca takım kaptanlığını yapan ama bir kere bile şampiyonluk yaşayamayan hocanı alır getirirsin, eline altyapıdan yetişmiş iyi bir jenerasyon, yanına da uluslararası yıldızları koyarsın.
    maaş seviyen yerel ligdeki rakiplerin üzerindedir ama 4 yıllık şampiyonluk ve uefa zaferi gelir.
    bir başkan gelir önceki sezon 8. olan takımı tekrar "evladına" emanet eder, şubeleri anlayanlara emanet eder, şampiyonlukla yetinmez takımı dünya çapında yıldızlarla takviye eder, hayalleri gerçek kılar.
    konsol oyunlarında oynadığımız adamları sahada izleyebildik, formalarını aldık.
    o formaları fransa devlet başkanının oğlu, rooney'in oğlu, amerikada çok popüler şarkıcılar çin'liler giydi, galatasaray armasını dünyanın dört bir yanına taşıdı bu yıldızlar.
    bu yıldızlar sayesinde emirates cup'a çağrıldık, marka büyüdüğü için hazırlık maçlarımızı ampır ampır takımlar yerine liverpool, inter, atletico madrid, arsenal, porto gibi takımlarla yapar olduk.
    galatasaray ismini çok daha önemli yerlere taşıdı o galatasaray'dan büyük olmayan kimseler ama sonra öyle biri geldi ki; ama öyle biri...
    ismiyle, sıfatıyla, yalanlarıyla, beceriksizliğiyle, daha ilk gününde gösterdiği vefasızlıkla (ali dürüst ve abdürrahim'e), galatasaray ismi üzerinden zenginleşme çabasıyla galatasaray ismini ite köpeğe alay konusu etti.
    tarihindeki başarısızlık ilklerini yaşattı. yabancı sınırı olmayan yerde yerli çöplerle borç yükünü artırdı. önceki dönemde alınan adamlar dışında bonservis geliri alamadı ve alacak gibi de görülmüyor.
    galatasaray 6. olduğu sezonun ardından 4. oldu, derbi kazanamadı vs ama en kötüsü, galatasaray taraftarını da vizyon açısından oldukça kötü etkiledi.
    kimse galatasaray'dan büyük değildir ama biri o isme layık olup, katma değer sağlarken diğeri olanı yer ve marka kaybı yaşatır.
    unuttuğum varsa affola.