• 2
    herkesin haklı sebepleri olabilir. kaç senedir digiturk üyesiyim. bazen de maçlara giderim. her ay elimden geldiğince gs store’dan birşeyler alırım. bırakta iki laf etme hakkım olsun. ne yapayım topçunun önünde ceket mi ilikleyeyim. selçuk inan’ı da tarık’ı da istemiyorum, belhandayı da. ama kulüp zamanında yaptığı yüksek değerli sözleşmelerden dolayı bunları gönderemiyor. fakat bırakında iki söz edelim. bazılarınız belhanda’ya söz edildi diye adamın her yerini yalayacaksınız. hagi’de yok böyle lobi. abartmayın bu kadar.
  • 3
    kendi taraftarına saygısızlık eden futbolcudan daha masumdurlar.

    taraftar haklıdır arkadaş! çok absürt durumlar hariç her zaman haklıdır. sadece gittikleri yol farklıdır. bazıları x futbolcu gitse daha iyi bir takım izleyeceğini düşünür, bazısı, hayır, kalsa daha iyi bir takım oluruz diye fikir yürütür. bunların hepsi aslında takımın nasıl başarılı olacağı ile ilgili farklı fikirler. kimsenin takımın kötülüğünü düşündüğünü düşünmüyorum.
  • 4
    vardır bu taraftar, bizim içimizde de vardır, evet takımının kötülüğünü düşünmüyor olabilir ama, sosyal medyada alacağı kıçı kırık üç beş etkileşimi takımından daha fazla düşündüğü de kesindir.

    genelleme yapmak yanlış ve imkansız tabi ama iğrenç bireyleri barındıran bir sosyal medya neslinin ve dolayısı ile taraftar kitlesinin de olduğunu inkar etmek doğru bir yaklaşım olmaz.
  • 6
    belhanda ve feghouli saygıyı hak edecek ne yaptı da saygı gösterecegim aq? on milyonlarca euro maliyeti var ikisinin de. ikisi de sacma sapan kırmızı kartlar görüp takımı yaktılar. kac mac kurtardılar olm bunlar? bildigin bizi kerizlediler sene boyunca.

    ben takımımda kuzey afrikalı disiplinsiz futbolcu istemiyorum arkadas. gidip fransa ikinci liginde top kostursunlar.

    bu adamların yerine vasat üstü kanat ve göbek oyuncumuz olsaydı 17-18 sezonunda 12-13 puan farkla sampiyonduk.

    bırakın bu hep destek tam destek fenerli zırvalarını. yutmayız biz.
  • 8
    aynı zamanda gomis'in yerine umut nayır, feghouli'nin yerine barış alıcı, belhanda'nın yerine de dorukhan toköz'ün alınmasına ses çıkarmayacak olan taraftardır.

    sonra da abi ya işte vizyon bu geleceğimizi inşa ediyoruz diye ortalıkta gezer, ligi 8. bitirince de yönetim istifa diye bağırır.
  • 11
    burası halen özgür bir ülke ve platform olduğu sürece kimsenin parmakla işaret edemeyeceği insandır.

    bu “ayrımcılık” gibidir. nasıl ki ayrımcılık konusunda “bazen olabilir” diyemiyorsan, eğer bu başlık altında, galatasaray forması giyen oyuncuları eleştirenlere laf sokuyorsan, o zaman tarık çamdal’a, selçuk inan’a, endoğan adili’ye de laf etmeyeceksin. ya hiçbir oyuncuya saygısızlık yapmayacak, şartlar ve aldığı ücret ne olursa olsun destekleyeceksin; ya da istediğini eleştirebileceksin. “belhanda’ya yapılanı doğru bulmuyorum” dedikten sonra “tarık çöp gitsin” dersen kendinle çelişmiş olursun.

    şunu kimse unutmasın; günümüz futbolunda topçusundan hocasına kadar herkes taraftar yüzünden bu paraları kazanıyor; zira oyunun popüler olmasının, endüstriyelleşmesinin ve gelirin artmasının yegane sebebi taraftar. avrupalı taraftar 5 sene futbolla ilgilenmesin, stadlarda 3-5 bin kişiye oynansın, en kral topçu 1 milyon dolara oynar piyasa buna düşer çünkü. bakın; avrupa’da en fazla kazanan sporcular f1 yarışçıları ile birlikte futbolcular iken, futbolun daha az popüler olduğu, daha yeni yeni izlenmeye başladığı amerikada futbolcuların ortalama maaşı, basketbol, amerikan futbolu, hokey ve beyzboldan sonra 5. sırada geliyor.

    bu kapsamda, eğer bu topçular senin, benim sayemde oradalar ise ben eleştiririm. kimse kusura bakmasın ama benim bütün hafta ve yıl boyunca modumu doğrudan etkileyen bir forma için savaşmayan, bir tık fazla iş yapmayan, özetle takımıma ve mesleğine saygı göstermeyen adama da gram saygı göstermek zorunda değilim.