resim
Josep Guardiola i Sala
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:55
Uyruk:İspanya
  • 1002
    kariyerinde çalıştırdığı takımlara bakarak aldığı başarıları küçümsemek komiklik olan, dünya futbolunu değiştirmiş, kimle nerede oynarsa oynasın, oyunundan taviz vermeyen, futbol devrimcisi teknik direktör.

    başarılı olmasa, oyunu beğenilmese neden büyük takımlar kapısında yatsın, bugün city'den ayrılsa liverpool hariç kalan dev takımların hepsi gel bizi çalıştır diye devasa bütçeler sunar önüne.

    pep'i takımın başına getirmek istemek, ben şampiyon olmak istiyorumun ötesidir, ben size hükmetmek istiyorum demektir.
  • 1003
    dünyada transfer yapan tek hoca. öyle ki aynı kulvarlarda yarıştığı takımlar hiç para harcamıyor, sadece pep harcıyor.

    city'nin başına geldiginden beri en çok para harcayan takımlara bakalım:

    1- barcelona: 943 milyon euro
    2- chelsea: 881 milyon euro
    3- city: 844 milyon euro
    4- juventus: 827 milyon euro
    5- manu: 735 milyon euro
    6- psg: 705 milyon euro
    8- arsenal: 645 milyon euro

    yahu everton bile 500 milyon euro para harcamış. bu takımların başarı geri dönüş oranlarına bakın. hangisi city hariç harcadığı paranın karşılığını aldı 5 yılda. aynen kardeşim, zengin takım hocası. e madem diğer takımlar da başarı kazansaydi. aha al işte parayı harcamış hepsi bol bol.

    adam ortaya bir vizyon koymuş ve her sene ilmek ilmek işleyerek bu vizyona uygun topcuları takıma koymuş. yahu adam forvetsiz girdi 21/22 sezonuna. bak baya baya forvet yok. foden oynuyor. yine patır patır gol atıyor. adam forvetsiz şampiyonluk challenge'ına girmiş. olur da. sürpriz olmaz yani. sevmeyevibilirsiniz elbette ancak bu adamın ortaya koyduğu vizyonu, daha doğrusu devraldığı ve en tepeye koyduğu vizyonu şu an dünyada birçok hoca takip ediyor, uygulamaya çalışıyor.

    everton'in bile 500 milyon eur harcadığı bir ligde o paraları harcaması normal. yahu ingiltere ligi'nde lig sonuncusu takımlar bile tek kalemde 20-30 milyona transfer yapıyor. hala çok para harcıyor deniyor.
  • 1005
    ya adam gittiği takımları robot gibi oynatıp dünyanın en iyi takımları yapmış, city gibi hücum hattının boy ortalaması 1.75 olan takımına ortalarla gol attıracak bir hücum düzeni bile kurdurmuş. rakibe top bile vermeden resmen yukarıdan bakarak aciziyetlerini gösterebilmiş ama neymiş hep iyi takımları yönetmiş ondan ötürü en iyi olamazmış. resmen haterlık diz boyu komedi.
    bu adam en iyi olduğu için en iyi takımlar, en iyi oyuncular peşinden ayrılmıyor olmasın?
    dünyada hiçbir takımın kendisinin city'si kadar pürüzsüz oynayamadığı kişidir. eleme turu eşleşmelerinde özellikle kendisine karşı antitez geliştirebilen bir iki hocaya karşı kaybetmişliği vardır.

    edit: ek olarak belirteyim kendisi bayern'den ayrıldıktan sonra takımın robben gibi lider oyuncuları boşluğa düştüklerini ifade etmişlerdir. adamlar istedikleri antrenmanları yapamadıklarını ifade edip hoca kellesi alıyorlardı. öyle bir adamdır kendisi.
  • 1006
    son 15 yıla damga vuran teknik direktör. futbola kattıkları alınan kupalardan daha değerlidir. maalesef alakasız coğrafyalarda futbola büyük katkı yapan kişiler üzerinden bile ilginç kıyas ve argümanlarla taraf olup hak edilen saygıyı gösteremiyoruz.

    mesela klopp bana daha çok hitap ediyor ama pep'e de büyük saygı duyuyorum. gelmiş geçmiş en iyi hoca olarak alex ferguson' u görüyorum ama bu pep'i övmeme ona çok büyük saygı duymama engel değil. bütün sezonlar oynattığı istikrarlı oyunu dünyanın en zor liginde kabul ettiriyorsa bu benim için son bir maça bakan şampiyonlar ligi kupasından daha değerlidir. elbette kupa kazanmak adını tarihe yazdırmak için değerli. ki zaten pep bunu barcelona'da dünyanın en iyi takımını yaratarak defalarca kez yaptı.

    bugün oynattığı oyunu acaba izlediniz mi? merak ediyorum. 99 yılından beri manchester united taraftarıyım ama hayranlıkla izledim. adam concelo'dan sol bek yapıp, önünde de sol ayaklı oyuncu kullanma pahasına 100 milyon euroluk grealish'i yedek bırakıp, son 2 maçta 5 asistlik katkı aldı. elindeki oyuncuları başka bir şeye çeviriyor. hem oyunu hem oyuncuyu yükseltiyor.

    çok ilginç bir argüman var, alsın orta sıra bir takımı başarılı yapsın o zaman deniyor. futbol izleyen bir insanın bunu söylemesi müzmin nadolu takımı hocalarının "bana büyük takımı versinler var ya..." demesinden öte bir vizyon değil. sen başarılıysan, hep en tepedeysen kendini neden aşağıda kanıtlamak zorunda olasın ki? insanlar seviye arttıkça test edilir ama biz en tepedeki adamı aşağıya çekip hadi bakalım diyoruz.

    pep guardiola, dünyanın en iyi takımı olan o barcelona'yı yarattı ve senelerce dünya futboluna ambargo koydu. bazen kupayı alamadı belki ama oyunuyla devrim yaptı. bayern'e gitti orada yaptı, city'e gitti dünyanın en zor liginde rekor puanla şampiyon yaptı. ve oynattığı tiki taka futbolunu evrimleştirip başka bir seviyeye getirip, bunu takıma adapte edip lige ambargo koydu.

    futbolda neyi nasıl yaptığınız kadar istikrar da önemlidir. pep, yaklaşık 15 yıldır zirvede ve devamlı oyununu geliştirip, dokunduğu çoğu futbolcuyu başka bir seviyeye çıkarmış, oynattığı oyun her daim gelişen futbolda öncü olmuş bir isim. futbolu seviyorsak bu oyunu oynatanlara, geliştirenlere de saygı duymalıyız. ayrıca henüz 50 yaşında olduğu unutulmasın.
  • 1008
    böyle büyük maçlarından sonra * ekteki videodaki süleyman çakır gibi tepki verdiğim futbol adamı.

    https://twitter.com/...s/782843575998550016

    --- alıntı ---

    josep guardiola. en büyük o mu? bilmiyorum... ama, çok büyük!

    --- alıntı ---

    bakın 6 kasım 2021 manchester united manchester city maçındaki manchester city istatistikleri:

    https://twitter.com/.../1456993443436187650

    818 pasta 751 isabet. sadece 67 isabetsiz pas ve %91.8 pas isabet oranı.

    adam old trafford'da united'a karşı %91.8 isabet ile pas yapmış ama halen eleştirecek bir şeyler bulunuyor hakkında. "tarihin en pahalı kadrosuyla" yapıyormuş ya bu işi, olmazmış. tabi zaten türkiye 2. lig beyaz gruptan bir takım ile aynı united karşısında %91.8 ile pas yapması gerekiyordu, yapamadığı için bir şey bilmiyordur kesin.

    benim için tarihin en iyi 5 teknik adamı içerisinde adı silinmez şekilde yazılıdır, bir united sempatizanı olarak yazıyorum bunu da. aynı zamanda pas oyununu da sevmeyen birisiyim, bilen bilir bilmeyen de eski maç yazısı entry'lerimden görebilir.

    çok büyük hoca. çok büyük.

    edit: opta analyst'in paylaştığı veriler ektedir.

    https://twitter.com/.../1457002757106376706

    --- alıntı ---

    man city made more passes in the second half than united did in the entire match

    --- alıntı ---
  • 1009
    en baştan beri şanslı bir hava yakalamış, sonrasında bu hava ile hem kendini geliştirmiş, hem iyi işler yapmış, fakat henüz klopp kadar iyi olup olmadığı ölçülmemiş hoca. xavi ile arasındaki fark bu olacak teoride, xavi kendisi kadar yetenekli hoca olsa bile kendisinin yakaladığı şansa sahip olmadığı için asla guardiola kadar büyüyemeyecek.

    kendisinin hocalığa başladığı nokta zaten dünyayı ezip geçen barcelona takımı. xavi, iniesta, messi falan. başarılarını küçümsemek evet yersiz, fakat bugünkü barca ile hocalık kariyeri başlasa idi, kendisini şu an orta sıra ispanyol takımlarında izliyor da olabilirdik. barca’nın o halinde hocalığa başlamak işini inanılmaz kolaylaştırdığı ve zaten o takımda başarısız olması başarılı olmasından daha zor olduğu için hep top seviye takımlarda çalışma şansı yakaladı, öyle ki en son geldiği nokta city, istediği oyuncuyu gözünü kapatıp alabildiği bi yer.

    pochettino kadar kötü hoca değil, buna kabul, ama dortmund’u o seviyeye çıkarmış, geldiğinde ortalama oyuncular olan salah’tan, mane’den, firmino’dan falan süperstar çıkarmış klopp ile kıyaslanamaz bile.
  • 1010
    dünyanın en iyi teknik direktörlerinden biridir. özellikle lig gibi uzun maratonlarda kendisini alt etmek çok zor.

    kurduğu yapı kendisinden alt kalite takımları domine etmek, en az süprize mahal verecek bir yapı. takımları; fizik güç, atletizmden ziyade alan kontrolü, dar alan becerisi, teknik kalite üzerine kurulu olduğu için genelde lig boyunca daha az sorun yaşıyor. örneğin geçtiğimiz sene kevin de bruyne'i kaybetmiş olmasına rağmen çok rahat ikame edebildi. hatta forvetsiz falan da oynayabiliyor.

    şampiyonlar liginden deki başarısızlığı da tam olarak bundan. çünkü ikili eşleşmelerde savunma kalitesi, savunma oyuncularının kalitesi, fizik güç, atletizm falan daha çok ön plana çıkabiliyor. en net yüksek örneği 2010 yılındaki mourinho'nun inter'inin şampiyonlar ligi kazanmasıydı aslında. 2010 yılında inter şampiyonlar ligini kazanırken eto'nun hem hücum oyuncusu hem de bek gibi oynadığından falan bahsedilirdi. yani aslında olağanüstü fiziksel efor ortaya koymak. guardiola'nın kurduğu yapılar ise bu tarz büyük fiziksel efor koyacak oyunculardan kurulu yapılar olmuyor. dolayısıyla nisan ayında 2 hafta içinde oynadığın iki maçta seni alt edebilecek fiziksel efor, savunma kalitesi, atletizm falan görebiliyorsun ama 30 küsür haftaya yayılacak bir şey değil. savunma kalitesi derken burdan kasıt organizasyon kadar yine oyuncu ve oyunla ilişkili. mesela 2021 şampiyonlar ligi finalinde chelsea savunmacıları daha kaliteliydi ve sahaya yansıdı. ama guardiola savunmacılardan daha fazla teknik ve oyun hakimiyeti odaklı tercihler yaptığı için bu tip eşleşmelerde zayıf karnından yumruk yiyebiliyor.
  • 1011
    manchester city'nin teknik direktörü olmasına rağmen chelsea'ye uefa şampiyonlar ligi'ni kazandıran menajer.

    şaka bir yana, bence dünyanın en iyi teknik direktörü. elindeki futbolcu dünya yıldızı da olsa, ona istediğini yaptırıyor. futbolcuları, yapmak istediği şeye inandırıyor. hiçbir futbolcu guardiola'nın ipini çekemiyor. çünkü o, futbolculardan daha fazla çalışıyor.
  • 1013
    --- alıntı ---

    "formula 1'de gördünüz, verstappen ve hamilton inanılmazdı, ancak bazen başarı size bağlı olmayabilir. bazen bir kural, bazen bir var uygulaması, bazen de kötü bir karar kazanmanıza engel olur."

    --- alıntı ---
    şunu diyen adam dünya üzerinde en iyi futbolu oynayan 3-5 takımdan birinin teknik direktörü.
    yani o bile bir yerden sonra hakemi de yenemeyeceğinin farkında.
    bahane olsun diye demiyorum ama 2021-2022 sezonunda bize karşı adil bir hakem yönetimi olsaydı şu an liderin en fazla 4-5 puan gerisinde olurduk.
    avrupa’da grubundan lider takım için bu kadar puan farkı kabul edilebilir bir durum olurdu.
    yönetimin etkisizliği vs bunlar tabii ki eleştirilebilir ama kardeşim hırsızın hiç mi suçu yok?
    aleni ve göz göre bir takım böyle doğranmaz.
  • 1015
    dusununce farkina vardigim ilginç bir olay : asla bir futbolcu grubu kendisini yiyemedi.
    butun futbol gurmelerinin bildigi bir konsepttir bu "hoca yemek". taktiklerini, antrenmanlarini begenmediginiz hocayi gondertmek için bilerek iyi oynamazsiniz ve hoca eninde sonunda gonderilir.
    ancelotti, conte, zidane, pochettino, klopp, mourinho. bu hocalarin hepsi bu olayi en az bir kere tattilar ama pep bu olayi hiç yasamadi. sirf bu bile, kendisinin oyuncularini ve soyunma odasini nasil iyi yonettiginin gostergesi olabilir.
    çok buyuk hoca. lig gibi uzun maratonda kendisini mat etmek, imkansiz gibi bir sey.
  • 1016
    bana göre en iyilerden biri değil. sürekli liglerin açık ara en iyi takımlarında çalıştı. bu beni kolaya kaçan biri olduğunu düşündürüyor. fakat şöyle bir gerçek var ki: oyuncu yönetimi gerçekten inanılmaz. bunu kendisini pek sevmeyen biri olarak kabul etmek zorundayım. bu kadar yıldızlar topluluğu takımla çalış ve yıldızların %90'ından verim almayı başar. yeni yeni bernardo silva, sterling gibi adamlar sorun çıkarmaya başlamıştı ama bernardo'nun geldiği nokta ortada. inandığı sisteme oyuncularını inandırıp, sisteme uygun hale çevirmesi takdire şayan. bu sene de ligi kazanacaklar ve yanılmıyorsam conte ve klopp'a birer kez kaybetmiş olarak 4/6 yapacak. bence çok rahat 5/6 yapması lazımdı çünkü klopp'un önceki sezonki lpool takımını geçememesi kabul edilebilir. premier ligde kaldığı ve bu kadar kaliteli kadrolara sahip olduğu sürece başka şampiyon çıkmasını imkansız görüyorum. üzerinde baskı yaratan şampiyonlar ligini de kesinlikle kazanacaktır. ingiltere'den erken ayrılırsa ferguson'un hemen arkasına, uzun süre çalışırsa ferguson'un dahi önüne geçecektir. izlettiği futbol zaman zaman ekran başında uyku getirse de şans faktörünü minimuma indiren bu oyununun üstüne çıkabilecek bir takım olmayacaktır.
  • 1017
    kendisine futbola etkisi sebebiyle kızgınım. pep geriden oyun kurulumu, pas oyunu, ayağı düzgün kaleci gibi bir sürü terimi futbol literatürüne kazandırdı ve oyununu seven, sevmeyen olsa da teknik olarak muazzam seviyeye getirdi. fakat benim kızgın olduğum nokta herkesin boyuna posuna bakmadan bu oyuna öykünmesi. x bir anadolu takımına bakın. adamın elinde kazma orta sahadan bozma stoper, yetersiz sol açıktan bozma bek, ne bileyim koşmak dışında bir katkısı olmayan bir oyuncu grubu var, yedek kulübesi desen evlere şenlik ama neymiş pas oyunu oynacakmış. yahu sen kliselesmis futbol taktiklerini bile düzgün oynayamıyorsun ki pas oyunu oynayasin. kayma çalışmayı bilmeyen adam pas açısı çalıştırmaya özeniyor. hakikaten tuhaf. sözün özü çok etkili ve bir o kadar da maliyetli bu oyuna öykünmek oyunu sıkıcı hale getiriyor. umarım bu pas futbolu sevdası özellikle dar bütçeli takımlar tarafından bir an evvel terk edilir.
  • 1018
    dünyanın en rekabetçi ligini ocak ayında bitirmiş olan teknik direktör. ilk geldiği yıllarda kendisi için "burası premier lig, burada uzun top oynarız, burada sert oynarız, dışarıda killa hakan şarkısındaki hava gibi oynarız (puslu, sisli, yağmurlu) burada istediklerini yapamazsın, burası premier lig" demişlerdi. adam premier ligi bitirdi...

    nisan veya mayısta buyuk oranda rakibi bozma odaklı eleme maçları sonucu şampiyonlar liginden elenirse gene hoca değil vs olacak tabi...
  • 1019
    dünyanın en iyi teknik direktörü, futbolun dahi çocuğu.

    fakat bu entryi kendisini övmeye ayırmayacağım. aksine kendisine kızgınım... pep hocam, senin yüzünden ulaşılması mümkün olmayan bir seviyeyi taklit etmeye çalışıyoruz. elindeki imkanlarla çıtayı öyle bir yere çıkardın ki herkes seni taklit etmeye çalışıyor. bunun nafile bir çaba olduğunu anlayan teknik direktörler seni taklit etmeye hiç yeltenmediler bile. italya'da, almanya'da, ingiltere'de bambaşka ekolleri deniyorlar. gelgelelim türkiye'de "guardiolacılık" diye bir meslek türedi. efsane statüsündeki teknik direktörümüz fatih terim de 3,5 senedir bu hayal uğruna, eldeki futbolcu grubuyla gerçekleşmesi imkansız bir oyunu oynatmaya çalışıyor. her futbolcu bu nafile çaba uğruna ıskartaya çıkıyor. futbolculara yapamadıklarını dikte ettiğimiz için futbolcular yapabildiklerini de unutuyorlar.

    geriden oyun kurma takıntısı ve sağ/sol iç sistemi* türkiye'ye yaydığın zehirli düşüncelerden iki tanesi. aslında daha çok numaran var ama türk antrenörler henüz sadece bu ikisini idrak edebildi. aytaç'lar, taylan'lar, berkan'lar, cicaldau'lar ile bir hayali oynamaya çalışıyoruz. şimdi de senin yardımcın olduğu iddia edilen, adı sanı belirli olmayan bir şahıs peyda oldu. değil bir tane, beş tane yardımcını yollasan da nafile. bu orkestra o şarkıyı çalamaz.

    velhasıl, başta fatih terim olmak üzere tüm türk hocalara çağrımdır, ne olur guardiola'yı taklit etmeye çalışmayın. oynattığı futbolu oynatmaya çalışmayın. taklidin taklidinin kötü bir taklidi oluyorsunuz. pragmatik ve kadroya uygun futbol oynatın. insanların da akıl sağlığıyla oynamayın.
  • 1020
    manchester city'le ingiltere ligini domine eden antrenör. müthiş bir deha olmasına rağmen, müthiş bir vizyoner olmasına rağmen hayalinde futbol ve oynatmak istediği futbol pahalı, lüks, zengin işi.

    futbol zihniyeti fatih terim'e bir zehir gibi işlemiş durumda, paralize etti bu düşünce fatih terim'in takımı olan galatasaray futbol takımını. kabiliyeti olmayan adamları taraftar önüne atmaktan başka bir şey değil bu. üzerimize giymeye tshirt yok ama lacoste olsun istiyoruz o tshirtin.
  • 1021
    yıllardır şampiyonlar ligi şampiyonu olamayan fakat dünyanın en iyi hocası olduğu iddia edilen isim, şahsen simeone’nin atletico madrid’inin son 10 yıla vurduğu damga mı daha başarılı yoksa guardiola mı deseler kesinlikle simeone derim. kadro kalitesi olarak o günlerde galatasaray’a benzer seviyelerde olan assunçao’lu, arda turan’lı, adrian’lı kadroyu nerelere getirmeyi başardı. la liga’da orta sıra takımı olan atletico’yu messi ve ronaldo’nun önünde şampiyon yaptı, şampiyonlar liginde final oynattı. transfer ettiği oyuncuların çoğundan yüzde yüz verim almayı başardı. guardiola’lı bayern mi yoksa heynkes’li bayern mi insanlara futbolu doyuruyordu. guardiola’nın en büyük şansı teknik direktörlük deneyiminin başında xavi, iniesta, busquest, messi gibi isimlerle çalışmasıdır. zidane’ın en büyük şansı kariyerinin başında modric, kroos, casemiro, ronaldo gibi isimlerle çalışmasıdır.
  • 1022
    tarihin en iyi antrenörleri arasındadır. elinde güçlü imkanların olması kendisinin suçu değildir. her sene futbola yeni bir varyasyon katan nadir hocalardan birisidir.

    eleştirenlerin çoğu barcelona, bayern munich, manchester city’de çok büyük imkanlarla çalıştığı için yapılıyor. adam bildiğin büyük ekonomilerle başarı yakaladığı için eleştiriliyor. manchester city ile 6. sezonunu geçiriyor ve 4. şampiyonluğuna koşuyor. premier lig’de bunu başarmak başlı başına zaten muazzam bir iş. kendisi ne kadar para harcıyorsa rakipleri liverpool, united, chelsea’de o kadar para harcıyor zaten.

    bir başka konu ise hazıra konmasıyla alakalı. xavi, iniesta ve messi’ye hazıra kondu ve başarılarını öyle kazandı diye lanse ediliyor. öncelikle pep guardiola’nın barcelona’nın başına geçtiği 2008 yılına gelelim. xavi, iniesta ve messi üçlüsü her ne kadar 21. yüzyılın en iyi 5 oyuncusu arasında olsa da 2008 yılından önce barcelona’nın üzerinde o kadar etkili değillerdi.

    pep guardiola takımın başına geçtiğinde real madrid son iki sezonu şampiyon olarak bitirmişti. üstelik barcelona’nın kadrosunun da madrid’den aşağı kalır yanı yoktu. ronaldinho, henry, eto’o, messi, xavi, iniesta, deco, puyol. bu kadro iki sene üst üste real madrid’e şampiyonluk verdi. peki pep geldikten sonra ne yaptı ? ilk iş olarak takımın en önemli yıldızı ronaldinho’yu gönderdi. üstelik ronaldinho gittiğinde sadece 28 yaşındaydı. ilk sezonunda son iki sene kupa kaldıramamış bu kadroya 6 tane kupa birden kazandırdı. düşünün teknik direktörlük kariyerinizde ilk yılınız ve kazanabileceğiniz bütün kupaları kazanıyorsunuz.

    2009 yazına gelindiğinde ise real madrid 6 kupalı barcelona’yı durdurabilmek için tarihin en görkemli transfer dönemini geçirdi. ronaldo, kaka, benzema, xabi alonso gibi dünya yıldızları takıma katıldı. pep’de bu dönemde yıldız isteyebilirdi ama yapmadı. tam tersine takımda ki yıldız oyuncuları gönderirken, kendi çıkarttığı oyuncular ile yoluna devam etti. manchester 2. takımından pique, altyapıdan busquets ve pedro, sevilla’dan dani alves ve valencia’dan david villa gibi nispeten daha alt takımlardan oyuncu aldı. bu sıra da tabiki de kupaları toplamaya devam etti. madrid tarafı teknik direktör pozisyonuna da dünyanın en iyilerinden birisi mourinho’yu getirdi ama pep onu da ilk maçında 5’leyip rezil etti.

    diyeceğim şu ki guardiola 2008-2012 arası futbola hükmederken ortalama kullandığı kadro şu şekildeydi.

    valdes
    alves-puyol-pique-abidal
    xavi-busquets-iniesta
    pedro-messi-villa

    3 futbolcu 20 yaşında kariyerine başlamadan guardiola’nın himayesine girdi(pique-busquets-pedro), 2 futbolcu bir alt sekme takımlardan geldi(alves-villa), 3 futbolcu kariyerlerinin en verimli dönemlerini geçirdi(xavi-iniesta-messi). geriye de takım kaptanları puyol ve valdes kalıyor zaten. aldığı nokta yıldızlar topluluğu ve başarısız barcelona iken, bıraktığı nokta kendi sistemi ile 4 senede 16 kupa kazanmış barcelona.

    ayrıca bu dönem içerisinde messi olmadan barcelona iskeleti ile 3 kupa kazanmış ispanya milli takımı da var. bu adamın dünya futboluna kattıkları bam başka bir seviye. sırf orta sıra takımı alıp yükseltmedi diye kötü hoca muamelesi yapılamaz. öyle ki yukarıda anlattığım gibi barcelona’da oyuncu ismi olarak küçülmeye giderken bütün kupaları topladı. yani bu önerme de bir nevi çürümüş oluyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın